logo
11 MAYIS 2026

30 bin Fransız sokaklarda...

Fransa'nın başkenti Paris, 'Sarı Yelekliler'in 17 Kasım’dan bu yana en büyük eylemine sahne oldu. Cadde ve sokakları savaş alanına dönen Paris’te 1000’e yakın kişi gözaltına alındı. Ülke genelinde 30 binden fazla kişinin katıldığı gerçekleşen gösterilerde duyulan ortak slogan ‘Macron istifa’ oldu

09.12.2018 00:00:00
30 bin Fransız sokaklarda...
30 bin Fransız sokaklarda...
Hükümetin akaryakıt ile gaz ve elektrik zamlarını iptal etmesine rağmen geri adım atmayan Sarı Yelekliler, 8 Aralık'ta gerçekleştireceklerini önceden ilan ettikleri büyük protesto için dün yine Paris sokaklarındaydı.

Günlerdir protesto olaylarına sahne olan Paris'te yüksek tansiyon hâkimdi. 2 Aralık'taki gösterilerde yaşanan şiddet olayları yüzünden kırmız alarm veren Fransa İçişleri Bakanlığı dünkü eylemler için ülke genelinde sokaklara 90 bine yakın polis yığdı. 8 binden fazla polis ise Paris'te görevlendirildi.

Başkentte Champs Elysee bölgesindeki dükkân ve mağazalar kepenk kapattı. Eyfel Kulesi de şiddet olaylarının çıkma ihtimaline karşı kapatıldı. Dün sabah erken saatlerde Paris'in farklı yerlerinde küçük gruplar halinde bir araya gelen Sarı Yelekliler'in Paris'in Champs Elysee caddesinde yürüyüşe başladı. Sayıları beş bine ulaşan Sarı Yelekliler, kentin göbeğinde polisle yeniden karşı karşıya geldi. Düne kadar gösterilere kontrollü müdahalede bulunan Fransız polisi, bu defa göstericilere sert müdahalede bulundu.

Göz yaşartıcı bomba ile protestolara müdahale eden güvenlik güçleri 1000'e yakın sayıda göstericiyi gözaltına aldı. Yaklaşık 300 gösterici de tutuklandı. Fransa'da yaklaşık üç haftadır süren on yıllardır görülen en büyük isyan dalgasında şu ana dek 4 kişi öldü. Dünkü gösterilere ülke genelinde 30 binden fazla kişi katıldı.

Trump'tan Fransa Tweeti

Öte yandan Fransa'daki gösteriler ABD Başkanı Donald Trump'ın da gündemindeydi.

Fransa genelinde Sarı Yelekliler tarafından düzenlenen protestolar hakkında Twitter hesabından bir açıklama yapan Trump, "Paris Anlaşması, Paris için pek de işe yaramıyor. Fransa'nın her yerinde protesto ve kargaşa var. İnsanlar doğayı koruma önlemi olarak üçüncü dünya ülkelerine büyük meblağlar ödemek istemiyor. 'Trump'ı istiyoruz' naraları atıyorlar. Fransa'yı seviyorum'.." notunu yazdı.

Macron'un istifası isteniyor

17 Kasım'dan bu yana Fransa'da sokaklarda olan Sarı Yelekliler, akaryakıt zamlarının süresiz bir şekilde iptal edildiğinin açıklanmasına rağmen geri adım atmadı. Macron hükümetinin olaylara daha sert müdahale kararı alması da göstericileri yıldırmayacağa benziyor.

Üstelik ülkede yaşanan gerilime rağmen yapılan anketler Fransa halkının Sarı Yelekliler'e desteğinin artarak devam ettiğini gösteriyor. Dün yaşanan gösterilerde Champs Elysee meydanını dolduran binlerce eylemci, "Macron istifa", "Koyun değiliz" şeklinde sloganlar attı.

Ülkenin diğer kentlerindeki gösterilerde de 'Macron istifa' sloganları sık sık duyuldu. Protestocuları ikna edip olayları durdurma konusunda Fransa hükümeti başarılı olamazsa başta Macron olmak üzere hükümetten şok istifalar gelebilir.

Macron'un istifa etmesi durumunda en geç 35 gün sonra yeniden seçim olacak. Fransa Anayasası'na göre cumhurbaşkanının istifa etmesi durumunda, yerine Fransa Parlamentosu'nun üst kanadı olan Senato başkanı geçici olarak görevi devralıyor.

Böylelikle Macron'un istifa etmesi halinde Senato Başkanı Gerard Larcher'in geçici cumhurbaşkanı olacak. Anayasanın 7. maddesine göre, eski cumhurbaşkanının istifasından sonraki 20 ile 35 gün arasında yeniden seçimlerin yapılması gerekiyor.

Mazot 9.3 TL benzin 10 TL

İsyan ederek ülkedeki cadde ve sokakları savaş alanına çeviren Fransızlar Avrupa'nın en pahalı petrolünü tüketiyor. Yıl boyunca fiyat artışları yetmezmiş gibi yeni vergi planı bardağı taşıran son damla oldu. 1 Ocak 2019'da yürürlüğe girecek planla dizele 6.5 sent, benzine 2.9 sent ek vergi binecekti.

Şu anda akaryakıtta iki türde alınan verginin payı yüzde 60. Petrol fiyatlarındaki düşüşe rağmen Fransa'da Ocak'tan bu yana dizel 7.60 sent, benzin 3.90 sent zam gördü. Şu anda dizelin litresi 1.54 euro (9.3 TL), benzininki 1.66 euro (10 TL). Aslında İklim-Enerji Katkısı (CCE) adıyla akaryakıta gelen karbon vergisi, 2014'te yani François Hollande döneminde yürürlüğe girmişti.

Yani kararı Hollande aldı, kabak ise Macron'un başına patlamış oldu. 2014'te ton başına 7 euro ile başlayan karbon vergisi, 2015'te 14, 2016'da 22, 2017'de 30, 2018'de 44 euroya çıktı. Bu rakam 2019'da 55, sonraki üç yılda 65, 75 ve 86 euro olarak artacak. Bu kalemde 2019'da hedeflenen vergi miktarı 7.8 milyar euro. İşte bu artışlar Sarı Yelekliler isyanını tetikledi.

Yıllarca dizel motor almaya yönlendirilmiş insanlar dizel yakıtın benzinle neredeyse eşitlenmesine de öfkeli. Şüphesiz Fransa'da yaşanan toplumsal patlamanın altındaki öfke yığılmasında birkaç neden daha var: Maaşlardan vergi kesintisi yüzde 37.3'ü bulurken Macron büyük şirketlere vergi indirimi yaptı.

En şok edici olanı 1.3 milyon euronun üzerinde varlığı olanlar için konulmuş Servet Vergisi'ni kaldırmasıydı. Buna ilaveten işten çıkartmaları kolaylaştıracak ve çalışanların tazminat haklarını budayacak şekilde çalışma yasasında reforma gitti. Dar gelirli ve öğrencilerin bel bağladığı kira yardımlarında kesinti yaptı.

Macron tüm bunları özel yetkiyle, parlamentoyu bypass eden kararnamelerle, yani "otoriter" bir tavırla yaptı.

Olaylar başka ülkeler de sıçradı

Fransa'yı günlerdir esir alan Sarı Yelekliler isyanı, Avrupa'nın başka kentlerine de bulaştı. Belçika'nın başkenti Brüksel ve Hollanda'nın başkenti Amsterdam'da da dün Sarı Yelekliler sokaklardaydı. Sosyal medya üzerinden yapılan çağrılarla başlayan gösterilere binlerce kişi katıldı.

Brüksel'de dün yaşanan protestolarda 100'e yakın kişi gözaltına alındı. Belçika'nın Fransa sınırının yakınında bulunan, Batı Flaman bölgesinde Sarı Yelekliler E17 otoyolunu kesti. Her iki yöne de barikatlar kuran göstericiler, araç geçişine izin vermedi. 

Hollanda'da "sarı yelekliler" yoğunluklu olarak Lahey, Amsterdam ve Rotterdam kentlerinde toplanarak hükümetin istifasını istedi.

"Rutte istifa" ve "Rutte defol git" sloganları atan Hollandalı "sarı yelekliler" Başbakan Mark Rutte'nin istifasını talep etti.

Sarı Yelekliler isyanının Fransa'daki gibi büyümesinden endişe eden Belçika Başbakanı Charles Michel önceki gün, 2019 akaryakıt vergilerinin iptal edilebileceğini açıklamıştı. Hollanda Başbakanı Mark Rutte de, "Aslında hepimiz Sarı Yelekliyiz" açıklaması yapmıştı.

HABER MERKEZİ



İmamoğlu'yla birlikte 3 isim bir kez daha hakim karşısında: 'Casusluk' davası başlıyor

Geçen yıl "casusluk" suçlamasıyla tutuklanan Hüseyin Gün’ün iddiaları sonrası açılan davada, tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, gazeteci Merdan Yanardağ ve Necati Özkan hakkında "siyasal casusluk" suçlamasıyla yargılama süreci Silivri’de başlayacak

10.05.2026 22:13:00
Haber Merkezi
İmamoğlu'yla birlikte 3 isim bir kez daha hakim karşısında: 'Casusluk' davası başlıyor
İmamoğlu'yla birlikte 3 isim bir kez daha hakim karşısında: 'Casusluk' davası başlıyor
Geçen yıl "casusluk" suçlamasıyla tutuklanan Hüseyin Gün'ün iddiaları sonrası açılan davada, tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, gazeteci Merdan Yanardağ ve Necati Özkan hakkında "siyasal casusluk" suçlamasıyla yargılama süreci Silivri'de başlayacak.

Geçen yıl "casusluk" suçlamasıyla tutuklanan Hüseyin Gün'ün iddiaları üzerine başlatılan süreçte hazırlanan iddianame kapsamında önemli bir dava başlıyor.

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, gazeteci Merdan Yanardağ ve danışman Necati Özkan hakkında "siyasal casusluk" suçlamasıyla açılan davanın ilk duruşması, Silivri'de görülecek.

Davanın İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından ele alınacağı belirtilirken, duruşma öncesinde açıklama yapan Merdan Yanardağ, basın kuruluşlarına çağrıda bulundu. Yanardağ, "Basın örgütlerini, kamuoyunun doğru ve eksiksiz bilgilendirilmesi adına duruşmayı izlemeye davet ediyoruz" ifadelerini kullandı.

Söz konusu dava, siyasi ve medya çevrelerinde yakından takip edilirken, yargılama sürecinin nasıl ilerleyeceği merak konusu oldu.

İBB soruşturması kapsamında Han İnşaat'ın sahibi Orhan Yıldırım gözaltına alındı

İBB soruşturması kapsamında Han İnşaat'ın sahibi Orhan Yıldırım gözaltına alındı

10.05.2026 21:32:00
İhlas Haber Ajansı
İBB soruşturması kapsamında Han İnşaat'ın sahibi Orhan Yıldırım gözaltına alındı
İBB soruşturması kapsamında Han İnşaat'ın sahibi Orhan Yıldırım gözaltına alındı
İBB iştiraki Ağaç ve Peyzaj A.Ş. soruşturmasında hakkında gözaltı kararı çıkarılan Han İnşaat'ın sahibi Orhan Yıldırım Türkiye'ye dönüşünde gözaltına alındı.
İBB'ye yönelik yürütülen soruşturma kapsamında Ağaç ve Peyzaj A.Ş. üzerinden ihalelere fesat karıştırıldığı iddiasıyla operasyon düzenlenmişti.
Operasyonda 30 şüpheliden 29'u gözaltına alınırken, 1 kişi hakkında yurt dışında olduğu gerekçesiyle yakalama kararı çıkarılmıştı.
Hakkında gözaltı kararı bulunan Han İnşaat'ın sahibi Orhan Yıldırım Türkiye'ye dönüşünde yakalandı.

İmamoğlu çiftine Almanya'dan "Dünya Vatandaşlığı Ödülü"

Dilek ve Ekrem İmamoğlu, Almanya'da Immanuel Kant Vakfı tarafından verilen "Dünya Vatandaşlığı Ödülü"ne layık görüldü

10.05.2026 17:59:00
Haber Merkezi
İmamoğlu çiftine Almanya'dan "Dünya Vatandaşlığı Ödülü"
İmamoğlu çiftine Almanya'dan "Dünya Vatandaşlığı Ödülü"
Almanya'da Immanuel Kant Vakfı tarafından verilen "Dünya Vatandaşlığı Ödülü"ne, tutuklu bulunan CHP'nin Cumhurbaşkanı Adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile eşi Dilek İmamoğlu layık görüldü.

Barış ve demokrasi eğitimi, insan hakları, çevre bilinci ile bağımsız, eleştirel, kültürel ve etik projeler alanında faaliyet gösteren vakfın verdiği ödül için Albert Ludwig Freiburg Üniversitesi KGI Salonu'nda tören düzenlendi.

Vakıf, ödülün İmamoğlu çiftine verilme gerekçesi olarak, Dilek ve Ekrem İmamoğlu'nun, demokrasi ve hukukun üstünlüğü için gösterdiği çabalara, yolsuzluk ve siyasi baskıya karşı verdiği mücadeleye vurgu yaptı.

Eski Almanya Cumhurbaşkanı Christian Wulff'un takdim ettiği ödülü, İmamoğlu çifti adına CHP İstanbul Milletvekili ve CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın aldı.

Ödül törenine CHP Baden Birlik Başkanı Cengiz Yavuz, CHP Freiburg Temsilcisi Ercüment Çeri ve CHP Freiburg Gençlik Kolları üyelerinin yanı sıra Almanya Federal Hükümeti Müsteşarı Frank Schwabe ile Freiburg Belediye Başkanı Martin Horn da katıldı.

Kıtaları birleştiren" İstanbul Boğazı'ndan bu yılın ilk 3 ayında 9 bin 195 geminin geçtiği belirlendi

İstanbul Boğazı'ndan bu yılın ilk 3 ayında 9 bin 195 geminin geçtiği belirlendi

10.05.2026 15:43:00
AA
Kıtaları birleştiren" İstanbul Boğazı'ndan bu yılın ilk 3 ayında 9 bin 195 geminin geçtiği belirlendi
Kıtaları birleştiren" İstanbul Boğazı'ndan bu yılın ilk 3 ayında 9 bin 195 geminin geçtiği belirlendi
Bu yılın ilk üç ayında, 3 bin 277 genel kargo ile 1833 dökme yük gemisi Boğaz'ı kullandı.

Ocak-mart döneminde geçen 9 bin 195 geminin 5 bin 792'sinin kılavuz kaptan hizmeti aldığı hesaplandı.

Boğaz'da, geçen yılın aksine 300 metreden büyük gemiler bu yılın ilk üç ayında geçiş yapmadı.

Geçen gemilerin 370'i 250-300 metre, 593'ü 200-250 metre, 2 bin 416'sı 150-200 metre, 3 bin 306'sı 100-150 metre, 2 bin 510'unun ise 100 metreden küçük olduğu belirlendi.

İstanbul Boğazı'ndan ocak-mart döneminde kimyasal yük taşıyan 451 tanker de geçti.

Yılın ilk çeyreğinde, 288 barç, 1833 dökme yük gemisi, 11 çimento gemisi, 984 konteyner gemisi, 3 bin 277 genel kargo gemisi, 125 canlı hayvan taşıyan gemi, 9, savaş gemisi, 77 yolcu gemisi, 53 Ro-Ro, 1511 türü belirtilmemiş tanker, 207 sıvılaştırılmış petrol gazı taşıyan tanker, 57 römorkör, 30 araç taşıyan gemi ve 282 diğer türlerdeki gemi Boğaz'ı kullandı.

En çok gemi yükü ocakta taşındı
Bu dönemde, İstanbul Boğazı'nı kullanan gemilerin, taşıdığı yüklerle birlikte toplam ağırlığı 135 milyon 182 bin 851 groston olarak hesaplandı.

Boğaz'da en az yük şubat ayında taşınırken toplam 41 milyon 343 bin 780 groston ağırlığında gemi bu dönemde seyretti.

AA muhabirinin Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının verilerinden derlediği bilgilere göre, Boğaz'ı kullanan gemiler, bu dönemde en çok yükü toplam 51 milyon 711 bin 485 grostonla ocakta taşıdı.

İstanbul Boğazı'nı ocakta 42 milyon 127 bin 586 groston ağırlığında 3 bin 25, şubatta 41 milyon 343 bin 780 groston ağırlığında 2 bin 687, martta 51 milyon 711 bin 485 groston ağırlığında 3 bin 483 gemi kullandı.

"Kıtaları birleştiren" Boğaz'dan bir günde ortalama 102 geminin geçtiği hesaplandı.

Gemi sayısı geçen yıla göre azaldı
İstanbul Boğazı'nı kullanan gemi sayısının geçen yılın aynı dönemine göre azaldığı tespit edildi.

Geçen yılın ocak-mart döneminde 9 bin 351 geminin kullandığı Boğaz'dan bu sene 9 bin 195 gemi geçiş yaptı.

Boğaz'da, geçen yıl bu dönemde 141 milyon 160 bin 81 groston ağırlığın gemilerle taşındığı belirlenmişti.

Asya ve Avrupa'yı birleştiren İstanbul Boğazı, 2024 yılının ilk 3 ayında 10 bin 106 gemi ile 157 milyon 101 bin 576 groston yük taşımış, bu gemilerin 6 bin 275'i kılavuz kaptan hizmeti almıştı.

İstanbul Boğazı, 2023 yılının ilk çeyreğinde 9 bin 250 gemi ile 149 milyon 543 bin 961 groston yük taşırken bunlardan 6 bin 217'sine kılavuz kaptan hizmeti verilmişti.

İstanbul'da güneşi gören sahile koştu

İstanbul'da etkili olan güneşli havayı fırsat bilen vatandaşlar, kentin gözde sahil noktalarından biri olan Emirgan'da yoğunluk oluşturdu. Hava sıcaklığının 20 dereceyi aşmasıyla birlikte hafta sonunu dışarıda değerlendirmek isteyen İstanbullular, Boğaz manzarası eşliğinde sahile adeta akın etti

10.05.2026 15:40:00
İhlas Haber Ajansı
İstanbul'da güneşi gören sahile koştu
İstanbul'da güneşi gören sahile koştu
İstanbul'da etkili olan güneşli havayı fırsat bilen vatandaşlar, kentin gözde sahil noktalarından biri olan Emirgan'da yoğunluk oluşturdu. Hava sıcaklığının 20 dereceyi aşmasıyla birlikte hafta sonunu dışarıda değerlendirmek isteyen İstanbullular, Boğaz manzarası eşliğinde sahile adeta akın etti.
Sabahın erken saatlerinden itibaren Emirgan sahiline gelen vatandaşlardan kimileri balık tutarken, kimileri yürüyüş yapmayı tercih etti. Sahil hattında yoğunluk yaşanırken, aileler ise ağaç gölgelerinde piknik yaptı. Öte yandan sıcak havanın tadını çıkarmak isteyen çok sayıda vatandaş, Boğaz manzarasına karşı vakit geçirip bol bol fotoğraf çektirdi. Sahilde oluşan yoğunluk havadan da görüntülendi.
Ailesi ile birlikte sahile yürüyüşe gelen Taşın Özdemir, "Havalar güzel, biz de değerlendirmek için ailecek Emirgan sahile geldik. Geziyoruz, dolaşıyoruz. Havaların daha da ısınmasını bekliyoruz" dedi.
"Havayı güzel bulduk, kendimizi sahile attık"
Güzel hava nedeniyle sahile balık tutmaya geldiğini belirten Sinan Kaya, "Havayı güzel bulduk, kendimizi sahile attık. Uzun zamandır boğazda balık yoktu. Balık tutmaya geldik. Havaların güzelleşmesiyle birlikte balık bollaşmaya başladı. Balık tutuyoruz, piknik yapıyoruz. Havayı güzel bulan insanlar kendilerini sahile atmışlar" diye konuştu.İHA

Yüzlerce kişi Sumud filosuna destek için pedal çevirdi

Gazze'ye insani yardım ulaştırmak ve ablukayı kırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu'na destek vermek üzere düzenlenen bisiklet turunda dayanışma mesajı verildi

10.05.2026 15:25:00
İhlas Haber Ajansı
Yüzlerce kişi Sumud filosuna destek için pedal çevirdi
Yüzlerce kişi Sumud filosuna destek için pedal çevirdi
Gazze'ye insani yardım ulaştırmak ve ablukayı kırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu'na destek vermek üzere düzenlenen bisiklet turunda dayanışma mesajı verildi.
Türkiye Yeşilay Cemiyeti ve Filistin'e Destek Platformu, Gazze'ye insani yardım ulaştırmak ve ablukayı kırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu'na destek vermek üzere bisiklet turu düzenledi. Etkinlikte yüzlerce katılımcı dayanışma ve insanlık adına pedal çevirdi. Sepetçiler Kasrı'ndan başlayan 20 kilometrelik tur; Karaköy, Beşiktaş, Unkapanı, Balat ve Eyüpsultan güzergâhının ardından yeniden Sepetçiler Kasrı'nda sona erdi.
Toplumsal duyarlılığı güçlendirmeyi amaçlayan etkinlikte, Gazze'de yaşanan insani krize dikkat çekilirken uluslararası dayanışmanın önemine vurgu yapıldı. Türk ve Filistin bayraklarıyla donatılan bisikletler, tur boyunca dayanışmanın ve kardeşliğin sembolü oldu. Katılımcıların yoğun ilgisi ve coşkulu atmosferiyle gerçekleşen etkinlikte, ablukanın sona ermesi ve insani yardımların kesintisiz şekilde Gazze'ye ulaştırılması çağrısı yapıldı.İHA

659 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildi

Ticaret Bakanlığı Gümrükler Muhafaza ekiplerince Gürbulak, Kapıkule, Kapıköy, İpsala Gümrük Kapıları ve İstanbul Havalimanı'nda gerçekleştirilen 6 ayrı operasyonda, toplam 659 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildi

10.05.2026 10:41:00
İhlas Haber Ajansı
659 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildi
659 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildi
Ticaret Bakanlığı Gümrükler Muhafaza ekiplerince Gürbulak, Kapıkule, Kapıköy, İpsala Gümrük Kapıları ve İstanbul Havalimanı'nda gerçekleştirilen 6 ayrı operasyonda, toplam 659 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildi.

Ticaret Bakanlığı Gümrükler Muhafaza ekiplerince uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele kapsamında yürütülen çalışmalar neticesinde; son bir hafta içerisinde gerçekleştirilen 6 ayrı operasyonda uyuşturucu kaçakçılığına ağır darbe vuruldu.



Gerçekleştirilen operasyonlarda; Gürbulak Gümrük Kapısı'nda 286 kilogram metamfetamin, İstanbul Havalimanı'nda 173 kilogram esrar, Kapıkule Gümrük Kapısı'nda 153 kilogram esrar, Kapıköy Gümrük Kapısı'nda 25 kilogram esrar, İpsala Gümrük Kapısı'nda 22 kilogram esrar olmak olmak üzere toplam 659 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildi. Ele geçirilen uyuşturucu maddeler imha edildi.



Konuya ilişkin bakanlıktan yapılan açıklamada, Gümrükler Muhafaza ekiplerinin gelişmiş risk analiz sistemleri, teknik kontrol altyapısı ve sahadaki etkin operasyon kabiliyetiyle tüm kara, hava ve sınır kapılarında kaçakçılıkla mücadele faaliyetlerini aralıksız sürdürdüğü ifade edildi.

Öte yandan, uyuşturucu kaçakçılığı başta olmak üzere, terörizmin finansmanı ve kara para aklama suçlarına kaynak sağlayan her türlü kaçakçılık faaliyetinin önlenmesine yönelik çalışmalarının aynı kararlılıkla devam edildiği aktarıldı.

Ayrıca, kaçakçılıkla mücadele çalışmaları kapsamında ilgili Cumhuriyet Başsavcılıkları ile koordinasyon içerisinde yürütülen soruşturmaların Edirne, Saray, Doğubayazıt ve Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılıkları nezdinde devam ettiği kaydedildi.

DSÖ'den bir kritik hantavirüs açıklaması daha


 
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), hantavirüsün küresel nüfus için oluşturduğu riski düşük olarak değerlendirdiğini, bu nedenle epidemiyolojik durumu izlemeyi ve risk değerlendirmesini güncellemeyi sürdüreceğini bildirdi.

09.05.2026 11:10:00
HABER MERKEZİ/AA
DSÖ'den bir kritik hantavirüs açıklaması daha
DSÖ'den bir kritik hantavirüs açıklaması daha

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Arjantin'den Afrika'nın batısındaki Cabo Verde'ye (Yeşil Burun Adaları) giden Hollanda bandıralı "MV Hondius" isimli geminin yolcularında hantavirüs tespit edilmesi sonrasında yaşanan gelişmelere ilişkin yeni bir yazılı açıklama yaptı.







Açıklamada, 2 Mayıs'ta bir yolcu gemisinde ciddi solunum yolu hastalığı olan bir grup yolcunun DSÖ'ye bildirildiği kaydedilerek, "O sırada, gemi işletmecisine göre, gemide 147 yolcu ve mürettebat bulunuyordu ve 34 yolcu ve mürettebat daha önce gemiden inmişti" denildi.







Hepsi And virüsü

Daha sonra 8 Mayıs itibarıyla 3 ölüm de dahil toplam 8 şüpheli hantavirüs vakasının bildirildiği kaydedilen açıklamada, 6 şüpheli vakada hantavirüs enfeksiyonu olduğunun doğrulandığı ve tümünün "Andes (Güney Amerika'daki And Dağları kaynaklı)" virüsü olarak tanımlandığı aktarıldı.







İzlemede olacağız

Açıklamada, DSÖ'nün uluslararası temas takibini desteklediğine değinilerek, "DSÖ, bu olayın küresel nüfus için oluşturduğu riski düşük olarak değerlendiriyor. DSÖ, epidemiyolojik durumu izlemeye ve risk değerlendirmesini güncellemeye devam edecek. Gemideki yolcular ve mürettebat için risk orta düzeyde kabul ediliyor" denildi. Şu anda 4 hastanın hastanede tedavi gördüğü belirtilen açıklamada, bunlardan birinin Güney Afrika'nın Johannesburg kentinde yoğun bakımda olduğuna, ikisinin Hollanda'daki farklı hastanelerde ve diğerinin de İsviçre'nin Zürih kentinde bulunduğuna işaret edildi.







Hantavirüs nedir?

Hantavirüs, çoğunlukla kemirgenlerden bulaşan bir hastalık olarak biliniyor.
Kemirgenlerin kurumuş dışkı, idrar ve salyalarının karıştığı havanın solunması, bazen de kemirgen tarafından ısırılma ya da tırmalanmayla bulaşan virüs, ateş, yorgunluk ve kas ağrısı gibi semptomlara yol açıyor.
Solunum yetmezliğine de sebep olabilen virüs, bazı durumlarda iç kanama ve böbrek yetmezliği şeklinde seyrediyor.

İsrail basını Türkiye'yi düşman kategorisine koydu


 
İsrail basını, Tel Aviv yönetiminin Türkiye'nin yükselişinden rahatsız olduğunu belirterek "Türkiye'nin, Yunanistan'dan Yemen'e Mavi Vatan İmparatorluğu inşa ettiğini" savundu.
 

09.05.2026 00:20:00
AA
İsrail basını Türkiye'yi düşman kategorisine koydu
İsrail basını Türkiye'yi düşman kategorisine koydu

İsrail'in Kanal 13 televizyonunda yayınlanan analizde, "bölgedeki güç merkezlerinde faaliyetlerini sıklaştıran Türkiye'nin baskın yükselişinin, İsrail için eşi benzeri görülmemiş bir zorluk teşkil ettiğine" dikkati çekti.
Analizde, Türkiye'nin "bölgedeki güç merkezlerinde faaliyetlerini sıklaştırdığı ve bölgedeki jeopolitik boşluğu dev adımlarla doldurduğu" öne sürüldü.

Türkiye'nin "Mavi Vatan" doktriniyle, Karadeniz ile Akdeniz arasındaki kilit deniz geçiş noktalarını kontrol edeceği ve Doğu Akdeniz'deki gaz ve petrol yataklarına ulaşarak, enerji bağımsızlığını sağlayacağı savunulan analizde, "Türkiye artık sadece haritalar çizmekle yetinmiyor. Bunları güç ve agresif bir diplomasi yoluyla hayata geçiriyor" ifadelerine yer verildi.
Analizde, "Türkiye'nin Suriye ve Libya'da kontrol sahibi olduğu" vurgulanarak, bunun Akdeniz'den Avrupa'ya bir "deniz köprüsü" oluşturmasını sağladığı; "Somali'de ise Babül Mendeb Boğazı üzerinde etki sahibi olduğu ve burada uydu fırlatma kapasitesine sahip bir üs kurduğu" belirtildi.

İsrail merkezli yayın organı, ABD ve Avrupa için Türkiye'nin değişilmez bir müttefik olduğuna işaret ederek, "Eşsiz coğrafi konumu sayesinde Türkiye NATO ve ABD için stratejik bir dayanak noktası olarak yeri doldurulamaz bir öneme sahiptir." ifadelerini kullandı. Üç kıta arasında bir köprü görevi görmesi, Boğazlar gibi kritik geçitleri kontrol etmesi, Orta Doğu'yla tampon bölge işlevi görmesi ve ABD ile askeri işbirliği yapmasının, Türkiye'yi hayati bir konuma taşıdığı ileri sürüldü.

İsrail, Türkiye'yi durdurmaya çalışıyor

Analizde, İsrail'in Suriye'ye düzenlediği saldırılarla, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ile kurduğu ittifakla ve Somaliland'ı ülke olarak tanımak gibi adımlarla Türkiye'yi durdurmaya çalıştığı ifade edildi.

"Türkiye'nin baskın bir güç olarak yükselişi, İsrail için karmaşık ve eşi benzeri görülmemiş bir zorluk teşkil etmektedir." ifadesini kullanan İsrailli yayın organı, Ankara'nın Tahran'ın aksine bir NATO üyesi ve ABD ile müttefik olduğuna dikkati çekti.

Bu durumun, Türkiye'nin Gazze ve Suriye'de İsrail ordusunun hareket kabiliyetini kısıtlamasına neden olduğu ve İsrail'in çıkarlarını doğrudan tehdit ettiği de kaydedildi.

Oytun Erbaş’tan Hantavirüs’e karşı ilginç öneri

Prof. Oytun Erbaş’tan çarpıcı uyarı geldi. Erbaş, "Hantavirüs’e karşı dünyanın en güvenli yeri İstanbul. Kedilere mama vermeyi kesin, fare avlasınlar. Sokak kedileri doğal kalkanımız, avcı içgüdüsünü geri kazandırırsak virüs tehdidini durdururuz” dedi

08.05.2026 19:20:00
Haber Merkezi
Oytun Erbaş’tan Hantavirüs’e karşı ilginç öneri
Oytun Erbaş’tan Hantavirüs’e karşı ilginç öneri
Prof. Dr. Oytun Erbaş, son günlerde dünya gündemine oturan Hantavirüs vakalarıyla ilgili yaptığı açıklamada, Türkiye ve özellikle İstanbul'un bu konuda dünyanın en güvenli yerlerinden biri olabileceğini belirterek dikkat çeken bir öneride bulundu.

Erbaş, "Hantavirüs konusunda dünyanın en güvenli yeri Türkiye ve İstanbul. Kedilere mama vermeyi kesiyoruz, bundan sonra fare avlayacaklar" dedi.

Hantavirüs nedir, nasıl bulaşır?

Hantavirüs, kemirgenler (fare, sıçan gibi) aracılığıyla bulaşan bir virüs ailesidir. Virüs, enfekte hayvanların idrarı, dışkısı ve tükürüğü yoluyla çevreye yayılır. İnsanlar genellikle bu maddelerin toz haline gelip solunması veya doğrudan temasla enfekte olur. Belirtiler grip benzeri başlar: ateş, kas ağrısı, yorgunluk, baş ağrısı. İlerleyen aşamalarda solunum yetmezliği ve böbrek sorunları gibi ciddi komplikasyonlar gelişebilir. Ölüm oranı bazı varyantlarda yüzde 40'lara kadar çıkabilmektedir.

Dünyada son dönemde İsrail, İsviçre gibi ülkelerde vakalar rapor edilirken, Türkiye'de şu ana kadar doğrulanmış vaka bulunmuyor. Ancak uzmanlar, kemirgen popülasyonunun artması halinde riskin yükseleceği uyarısında bulunuyor.

Erbaş'ın tezi: Kediler doğal fare kontrolü

Oytun Erbaş, İstanbul'un "kedi şehri" kimliğinin bu virüse karşı en büyük avantaj olduğunu vurguluyor. Şehrin binlerce sokak kedisi, fare ve sıçan popülasyonunu doğal yollardan kontrol altında tutuyor. Mama ve yemle beslenen kediler ise av içgüdüsünü kaybederek fare avlamayı bırakıyor. Erbaş'a göre çözüm basit: Dışarıda mama ve yem vermeyi azaltmak veya kesmek. Böylece kediler doğal avcı rollerine dönecek ve kemirgenleri azaltacak.

Erbaş, sokak hayvanları konusunda daha geniş eleştirilerde de bulunuyor. Başıboş kedi ve köpek sayısının 25 milyona ulaştığını, dışarıda bırakılan mamaların bakteri (salmonella, E. coli) üremesine yol açtığını ve hijyen sorunları yarattığını belirtiyor. "Dışarıda yem vermeyin, evde besleyin veya sahiplenin" çağrısı yapıyor.

Diğer uzmanlar ne diyor?

Göğüs Hastalıkları Uzmanı Şevket Özkaya da benzer görüşleri paylaşıyor. Kemirgen temasının riskini vurgularken, sokak hayvanlarının (özellikle kedilerin) kemirgen popülasyonunun kontrolünde önemli rol oynadığını belirtiyor. Kapalı alanlarda fare dışkısı temizlerken maske kullanılmasını ve havalandırma yapılmasını öneriyor.

Tarihi örnekler de kedilerin önemini destekliyor. Orta Çağ'da veba salgını sırasında kedileri öldüren toplumlarda fareler artmış ve salgın şiddetlenmişti. Benzer şekilde, İstanbul'un kedileri yüzyıllardır şehrin "doğal muhafızları" olarak görülüyor.

Ne Yapılmalı?

- Kemirgen görülen yerlerde maske takın, temizlik yaparken ıslak bez kullanın, ellerinizi sık yıkayın.

- Sokak kedilerine mama yerine doğal av ortamı sağlayın. Aşırı mama bırakmak hem kedilerin avcılığını köreltiyor hem de hijyen sorunları yaratıyor.

- Kemirgen kontrol programları güçlendirilmeli, sokak hayvanı popülasyonu dengeli yönetilmeli.

Oytun Erbaş'ın açıklaması, hem Hantavirüs korkusunu hem de Türkiye'ye özgü "kedi çözümü" tartışmasını alevlendirdi. Bazıları "Kediler kurtarıcı" derken, diğerleri mama kesmenin pratik olmadığını savunuyor. Ancak uzmanlar ortak noktada birleşiyor: Fare ve sıçan kontrolü, Hantavirüs'e karşı en etkili önlem.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.