logo
28 TEMMUZ 2026

44 bin 4/C'li işçiye mülteci muamelesi

04.03.2011 00:00:00
 
4/C'li personele "köle ve mülteci" muamelesi yapılmakta olunduğunu ifade eden HAKSEN Genel Başkanı Ayhan Çivi, "4/C'liler aynı işi yaptıkları memurlara göre yarı ücretle ve hiçbir sosyal yardım ödenmeden çalıştırılmaktadır" diye konuştu

Kamu Çalışanları Hak Sendikaları Konfederasyonu (HAKSEN) Genel Başkanı Ayhan Çivi, dört kişilik bir ailenin, sağlıklı ve dengeli beslenebilmesi için yapması gereken ve açlık sınırı olarak adlandırılan harcama tutarının yaklaşık 890 TL olarak hesaplandığını ve 2011 yılındaki tüm maaş artışları dahil üniversite mezunu bir 4/C'linin eline aylık ortalama en fazla 916 TL ücret geçtiğini söyleyerek, "Bu 4/C'li personelin geriye kalan 26 TL ile eğitim, sağlık, ulaşım, barınma, giyim, ısınma, ulaşım, haberleşme ve diğer insani ihtiyaçlarını karşılamasının mümkün olmadığı açıktır" dedi. HAKSEN Genel Başkanı Çivi, Anayasa Mahkemesinde bekleyen "4/C iptal başvurusu" ve 4/C'li personelin sorunlarına ilişkin Anayasa Mahkemesi önünde bir basın açıklaması yaptı. Çivi yaptığı açıklamada, Türkiye İstatistik Kurumunda 19 yıl 4/C statüsünde anketör olarak çalıştıktan sonra isteği dışında kıdem tazminatı dahi ödenmeden emekliye sevk edilen HAKSEN üyesi Sabahattin Gürler adına sendikaları tarafından ilgili Bakanlar Kurulu kararının iptali ve yürütmesinin durdurulması için 2009 yılı Mart ayında Danıştay 2. Dairesine dava açıldığını ve bu davaya ilişkin yürütülen mücadelede kendi Konfederasyonlarından başka kimsenin bir payının olmadığını savundu. Çivi, "Danıştay 2. Dairesince yürütmenin durdurulmasının reddi nedeniyle Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna yaptığımız itiraz sonucu Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 24 Mart 2010 tarihinde aldığı kararla, 657 sayılı Yasanın 4/C maddesinin Anayasamızın 7 maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvuru yapmıştır" dedi. Çivi, Anayasa Mahkemesi'nin 20 Mayıs 2010 tarihindeki ilk incelemesinde 4/C iptal başvurusunu esastan inceleme kararı aldığını ve 10 aydan beri söz konusu incelemenin devam ettiğini vurguladı.

44 bin 4/C'linin gözü mahkemede44 bin civarındaki 4/C'li personelin beklentisine cevap verilmesi gerektiğini ifade eden Çivi, "Zira, herhangi bir yasal düzenleme olmadan sadece her yıl çıkarılan Bakanlar Kurulu kararıyla belirlenen koşullarla çalıştırılan binlerce 4/C personeline yapılan keyfi uygulamalar nedeniyle onlarca uyuşmazlık konuları her geçen gün artmaktadır" diye konuştu. Sendikaları tarafından çeşitli hususlarda 4/C personeli adına İdari yargıya yaptıkları onlarca başvurunun sonuçlanması için Anayasa Mahkemesi'nin kararının beklendiğini savunan Çivi, "Bu başvurular her geçen gün de artarak devam etmektedir. Bir taraftan 4/C personelinin hak kaybı devam ederken diğer yandan idari yargıya meşgul etmektedir" şeklinde konuştu.

4/C'liler mülteci mi?Kamu kurum ve kuruluşlarında sözde geçici ve mevsimlik işlerde çalıştırılmak amacıyla istihdam edilen binlerce 4/C personelinin kamudaki diğer memurlarla birlikte sürekli hizmetlerde çalıştırılmadığını, herhangi bir yasa olmaması nedeniyle 4/C'li personele "köle ve mülteci" muamelesi yapılmakta olunduğunu ifade eden Çivi, "4/C'liler aynı işi yaptıkları memurlara göre yarı ücretle ve hiçbir sosyal yardım ödenmeden çalıştırılmaktadır. Kamu yöneticileri kuralları ve çalışma şartlarını kendileri belirlemekte ve personeli buna uymaya zorlamaktadır. Böylesi bir çalışma düzeninin özel sektörde dahi sürdürülmesi mümkün değildir. 4/C personelinin her türlü ekonomik ve sosyal hakkı yargıya taşınmak zorunda bırakılmıştır. Böylesine ihtilaflı ve tartışmalı bir statü ile binlerce insanın geleceği tüketilmektedir" dedi.

4/C'liler açlığa mahkum edildiTürk-İş tarafından 29 Şubat 2011 tarihinde yapılan açıklamada, dört kişilik bir ailenin, sağlıklı ve dengeli beslenebilmesi için yapması gereken ve açlık sınırı olarak adlandırılan harcama tutarının yaklaşık 890 TL olarak hesaplandığını ve 2011 yılındaki tüm maaş artışları dahil üniversite mezunu bir 4/C'linin eline aylık ortalama en fazla 916 TL ücret ödendiğini söyleyen Çivi, "Bu 4/C'li personelin geriye kalan 26 TL ile eğitim, sağlık, ulaşım, barınma, giyim , ısınma , ulaşım , haberleşme diğer insani ihtiyaçlarını karşılamasının mümkün olmadığı açıktır. Bu nedenle, 657 sayılı Yasanın 4/C maddesine göre görev yapan geçici personel arasındaki temel ücret farklılığının giderilerek, en düşük memur maaşı düzeyine çıkarılması gerekmektedir" diye konuştu.

Madencilerin parası yine ödenmedi

Eskişehir'de Doruk Madencilik'te çalışan işçiler ödenmeyen hak edişleri için yeniden Ankara'daki Yıldızlar SSS Holding önünde oturma eylemi başlattı

27.07.2026 17:00:00
Haber Merkezi
 
Madencilerin parası yine ödenmedi
Madencilerin parası yine ödenmedi
Yıldızlar SSS Holding bünyesinde Eskişehir'de faaliyet gösteren Doruk Madencilik'te çalışan Türkiye Maden İşçileri Sendikası (Türk Maden-İş) üyesi işçiler, "alacaklarının resmi taahhütlere rağmen ödenmediği" gerekçesiyle holding binası önünde oturma eylemi başlattı.

Sıcak havaya rağmen eylemde olan işçiler, "Ölmek var, dönmek yok", "Ankara, Ankara duy sesimizi, bu gelen madencinin ayak sesleri" sloganları attılar. Baretlerini yere vuran işçiler düdük çaldılar. İşçiler öğle yemeğinde soğan, domates ve ekmek yediler.

ANKA'nın haberine göre, 3,5 yıldır çalışan bir işçi, "Soğan ekmeğe muhtaç kaldık" diye sözlerine başladı. İşçi, işverenin 23 Temmuz'da ödemelerin yapılacağına ilişkin sözünde durmadığını anlatarak, "Kıdem tazminatlarımız var. TMSF'den alacaklarımız var, maaşlarımız var. Onlara hep söz verdi ama vermedi. Soğan ekmeğe muhtaç koydu bizi. Evdekiler ne yiyor, bilemiyorum. Biz şimdi burada yiyoruz ama evdekiler ne yer, ne içer bilemiyoruz. Oraya da bir şey götüremiyoruz" ifadelerini kullandı.


"KOLESTEROL, TANSİYON İLACI KULLANIYORUM"


Murat Kaya isimli işçi ise 2012'den bu yana çalıştığını, 2024'te emekli olduğunu ve yine de çalışmaya devam ettiğini kaydetti. Kaya, emekli olunca tazminatını ve geçen aya ait ücretini alamadığını söyleyerek, "Haziranda grev yaptık. Maaşları aldık ama Çalışma Bakanlığı bize Temmuz'un 23'ü diye söz verdi. Artık şirketle muhatap olmuyoruz, Çalışma Bakanlığı ile oluyoruz" dedi.

Kullandığı ilaçları gösteren Kaya, "Kolesterol ilacı kullanıyorum, tansiyon ilacı kullanıyorum, kalp ilacı kullanıyorum" diye konuştu.

Hüseyin Kara isimli işçi de 11 sene elektrikçi olarak çalıştığını ve dört yıldır da tazminatlarının ödenmesini beklediğini kaydetti. Kara, "En son grevden sonra söz verdiler, üç taksitte ödeyeceklerini. Bunların sözü hiç bitmiyor" şeklinde konuştu.

Muhataplarının kendilerine alacaklarının ödeneceğini söylediğini aktaran Kara, "Gün verdiler, 23'ünde ödenecek diye, 27'si oldu Temmuz'un, halen bekliyoruz. Çalışma Bakanlığı'na ayrıyeten hakkımı helal etmiyorum. Arkadaşlarımın da helal edeceğini sanmıyorum. O da garantörlük sözü verdi. Onun sözü de yerde kaldı" dedi.


"300 AİLENİN VEBALİ KENDİSİNDE"


Yaklaşık 16 senedir çalıştığını söyleyen bir diğer işçi, muhataplarının ödemelerini ayın 23'ünde yapacaklarını belirttiklerini aktararak, "Bekleyecek sabrımız yok. 300 tane aile boşandı burada. 300 tane ailenin vebali de kendisinde. Diyecek başka bir şeyim yok. Kendi vicdanına kalmış. Biz sadece bekliyoruz, yatırırsa acaba... Başka bir yerde de çalışamıyoruz. İş de bulamadık. Başka yere uyum sağlaması da zor. Şu anda yaşımız geldi 40-45'e. Nasıl yapacağız, bilmiyorum" ifadelerini kullandı.

Necmi Karaöz isimli bir işçi ise iki çocuğu olduğunu dile getirerek, "Zor şartlarda geçiniyoruz. Belli bir bölüm paramızı ödediler ama hak ettiğimiz paraları, 23 Temmuz'da söz verilen ödemeleri yapmadılar. Şu an onları bekliyoruz, onu almaya çalışıyoruz" şeklinde konuştu.

Öğretmenlerin ders programları artık e-Okul’a emanet

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), 2026-2027 eğitim-öğretim yılı planlaması kapsamında okul yöneticilerinin en büyük yüklerinden biri olan haftalık ders programı hazırlama sürecini tamamen dijitalleştirerek yapay zekâ destekli merkezi bir e-Okul modülüne devrediyor

27.07.2026 16:30:00
Eyüp Kabil
 
Öğretmenlerin ders programları artık e-Okul’a emanet
Öğretmenlerin ders programları artık e-Okul’a emanet
Milli Eğitim Bakanlığı, eğitimde dijitalleşme ve bürokrasinin azaltılması vizyonu doğrultusunda radikal bir adım daha atıyor. MEB bünyesinde geliştirilen yeni algoritma ve e-Okul entegrasyonu sayesinde önümüzdeki eğitim döneminden itibaren binlerce okulda haftalık ders programları okul idarecileri tarafından manuel olarak değil, sistem tarafından otomatik olarak hazırlanacak.

Pilot uygulamalarının Fen, Anadolu ve Sosyal Bilimler liselerinde başlatılması planlanan proje, okullardaki yönetim yükünü azaltmayı ve ders dağılımındaki insan kaynaklı eşitsizlikleri ortadan kaldırmayı hedefliyor.

Yapay zekâ ders çakışmalarını ve boş dersleri bitirecek

Geliştirilen yeni modül, her okulun kendi öğretmen kadrosunu, norm durumlarını, seçmeli ders havuzunu ve laboratuvar gibi fiziksel alan kapasitelerini saniyeler içinde analiz etme yeteneğine sahip.

Milli Eğitim Bakanlığı yetkililerinden sızan bilgilere göre sistemin eğitim dünyasına getireceği temel çözümler şunlar olacak:

-Farklı sınıfların veya öğretmenlerin aynı saatte aynı derse ya da salona atanması problemi tamamen tarih olacak.

-Öğretmenlerin haftalık ders yükleri, gün içerisindeki blok ders saatleri ve boş geçen "pencere" saatler yapay zekâ tarafından en ideal şekilde dengelenecek.

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında genişletilen seçmeli ders havuzunun öğrenci taleplerine göre en verimli şekilde eşleştirilmesi otomatik sağlanacak.

Okul müdürlerinin günler süren mesaisi dakikalara iniyor

Her yıl eylül ayı öncesinde okul müdürleri ve müdür yardımcılarının günlerce üzerinde çalıştığı, öğretmenlerin özel durumları ve istekleri doğrultusunda defalarca revize edilen ders programı tablosu, artık tek bir panel üzerinden yönetilecek.

Ağustos ayının sonunda tüm okul yöneticilerinin erişimine açılması beklenen e-Okul ders planlama modülü, okul yönetimlerine sadece sisteme veri girişi yapma ve nihai onay mekanizmasını çalıştırma rolünü yükleyecek. Eğitim sendikaları, bu adımın okul idarecilerinin zamanını evrak ve planlama işlerine değil, doğrudan eğitim kalitesini artırmaya ve rehberlik faaliyetlerine ayırmasına olanak tanıyacağını belirterek gelişmeyi olumlu karşılıyor.

Eğitimde "bireyselleştirilmiş" yapay zekâ dönemi genişliyor

MEB'in dijital dönüşüm hamlesi sadece idari süreçlerle sınırlı kalmıyor. 2026 yılı vizyon programı doğrultusunda uzaktan eğitim altyapısı ve yapay zekâ destekli bireysel öğrenme platformu MEBİ, öğrenme analitiği araçlarıyla güncelleniyor. Ders programlarının dijitalleşmesiyle entegre olarak, öğrencilerin eksik kaldığı kazanımlar e-Okul sistemi üzerinden tespit edilecek ve dijital platformlar aracılığıyla kişiye özel telafi içerikleri önerilecek.

"Öğretmen odasındaki adalet duygusunu pekiştirecek"

Eğitim analistleri, okul yönetimlerinin ders programı hazırlarken zaman zaman insiyatif almak durumunda kaldığını ve bunun öğretmenler arasında haksızlık algısı yaratabildiğini hatırlatıyor. Yeni sistemin merkezi ve objektif kriterlere dayanması sayesinde öğretmen odalarındaki motivasyonun artacağı, "zor ve verimsiz gün kombinasyonlarının" yapay zekâ eliyle adil bir şekilde dağıtılacağı vurgulanıyor.

Kazada can veren 5 kişinin cenazeleri defnedildi

Antalya'nın Manavgat ilçesinde minivanın uçuruma yuvarlandığı kazada yaşamını yitiren 5 kişinin cenazeleri Konya'da toprağa verildi

27.07.2026 14:32:00
Anadolu Ajansı
 
Kazada can veren 5 kişinin cenazeleri defnedildi
Kazada can veren 5 kişinin cenazeleri defnedildi

Antalya'daki işlemlerin ardından memleketleri Konya'ya gönderilen aynı aileden Erol Arslan (48), Ayla Arslan (46), İlayda Arslan (15), Ebrar Arslan (12) ile Metehan Uğurlu'nun (4) cenazeleri, merkez Karatay ilçesindeki Aliyenler Mezarlığı'na getirildi.

Cenazeler, burada öğle namazına müteakip kılınan cenaze namazının ardından defnedildi. Törende, Arslan ile Uğurlu ailelerinin yakınları gözyaşı döktü.

Hayatını kaybedenlerden Ebrar Arslan'ın, 2 gün sonra doğum günü olduğu öğrenildi.

Taşağıl-Derebucak Yolu Beydiğin Mahallesi'nde dün meydana gelen kazada kontrolden çıkan Erol Arslan (48) yönetimindeki 42 AKL 36 plakalı minivan, uçuruma yuvarlanmış, kazada sürücü ile araçta bulunan Ayla Arslan (46), İlayda Arslan (15), Ebrar Arslan (12), Metehan Uğurlu (4) hayatını kaybetmiş, yaralanan Abdurrahman (28) ve Hatice Uğurlu (23) hastaneye kaldırılmıştı.

Yasa dışı bahisle mücadelede 47 bini aşkın siteye erişim engeli

İçişleri Bakanlığı koordinesinde çevrim içi yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında, bu yıl 47 bin 493 internet sitesi erişime engellendi

27.07.2026 12:10:00
AA
 
Yasa dışı bahisle mücadelede 47 bini aşkın siteye erişim engeli
Yasa dışı bahisle mücadelede 47 bini aşkın siteye erişim engeli
İçişleri Bakanlığı koordinesinde çevrim içi yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında, bu yıl 47 bin 493 internet sitesi erişime engellendi.

AA muhabirinin Bakanlık kaynaklarından derlediği bilgiye göre, internet ve sosyal medya platformlarındaki çevrim içi yasa dışı bahis faaliyetleri, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığının siber suçlarla mücadele birimlerince 7 gün 24 saat esasıyla yürütülen "siber devriye" çalışmalarıyla takip ediliyor.

Siber ekipler, teknolojik imkanlardan yararlanarak yasa dışı bahis sitelerini, bu sitelerin reklamını yapan hesapları ve ödeme sistemleriyle bağlantılı dijital izleri inceliyor.

Suç unsuru tespit edilen site ve hesaplar hakkında adli ve idari süreç başlatılıyor.

680 operasyonda 3 bin 231 şüpheli tutuklandı
Bu kapsamda İçişleri Bakanlığınca çevrim içi yasa dışı bahis suçuna yönelik yıl başından bu yana 680 operasyon düzenlendi.

Operasyonlarda 5 bin 629 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerden 3 bin 231'i tutuklanırken, 1515'i hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Söz konusu dönemde erişimi engellenen yasa dışı bahis sitesi sayısı da 47 bin 493 oldu.

Soruşturmalar kapsamında yasa dışı bahis oynatan veya oynanmasına imkan sağlayanların yanı sıra sitelerin altyapısını yöneten, reklamını yapan, para nakline aracılık eden ve suç gelirlerinin aktarılmasında rol aldığı değerlendirilen kişiler de takibe alınıyor.

Yasa dışı bahis sitelerinin faaliyetlerini sürdürebilmek için kullandığı banka, elektronik para ve kripto varlık hesapları da siber ekiplerin teknik çalışmaları ile mali incelemeler kapsamında araştırılıyor.

Mersin'deki denizde 4'üncü kişinin cansız bedeni de bulundu

Mersin'in Tarsus ilçesinde denize giren 5 kişiden 1'i kurtuldu, 4'ü boğuldu. Gece anne, baba ve annenin kız kardeşinin cenazesinin bulunmasının ardından devam eden çalışmalarda, kayıp yeğenin de cansız bedenine ulaşıldı

27.07.2026 11:49:00 / Güncelleme: 27.07.2026 11:52:21
İHA
 
Mersin'deki denizde 4'üncü kişinin cansız bedeni de bulundu
Mersin'deki denizde 4'üncü kişinin cansız bedeni de bulundu
Olay, dün akşam üzeri Tarsus ilçesine bağlı Kulak Mahallesi sınırlarında meydana geldi. Alınan bilgiye göre, denize gelen 5 kişilik aile yüzmeye başladı. Bir süre sonra baba Savaş (42), anne Zehra (39), kızları Fatma Öztürk (16) ile annenin kız kardeşi Ceylan Dağşan (30) ve yeğen Halil Öztürk (16) dalgaların arasında gözden kayboldu.

Durumun 112 Acil Komuta Merkezi'ne bildirilmesi üzerine bölgeye Sahil Güvenlik Komutanlığı, AFAD, Mersin İl Emniyet Müdürlüğü Su Altı Grup Amirliği, itfaiye, sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Ekipler bölgede arama kurtarma çalışması başlattı.



Bu sırada vatandaşların yardımıyla Fatma Öztürk bulunarak sudan çıkartılıp hastaneye kaldırıldı. Yapılan çalışmalarda anne, baba ve annenin kız kardeşinin cansız bedenlerine ulaşıldı.

Kayıp yeğenin bulunması için ise ekipler gece çalışma yaptı. Yapılan çalışmalarda 16 yaşındaki Halil Öztürk'ün cansız bedeni de bulunarak hastane morguna kaldırıldı.

Öte yandan, hastanede tedavi altına olan 16 yaşındaki Fatma'nın durumunun ise iyi olduğu bildirildi.

Yasa dışı bahis soruşturmasında 80 gözaltı kararı

Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yasa dışı bahis ve suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerinin aklanmasına yönelik yürütülen iki ayrı soruşturma kapsamında toplam 80 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Soruşturmalarda yaklaşık 20 milyar TL'lik işlem hacmi tespit edilirken, çok sayıda adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi

27.07.2026 11:02:00
İhlas Haber Ajansı
 
Yasa dışı bahis soruşturmasında 80 gözaltı kararı
Yasa dışı bahis soruşturmasında 80 gözaltı kararı
7258 sayılı Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanun'a muhalefet ile suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçlarına yönelik Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde iki ayrı soruşturma yürütülüyor.

Mersin İl Jandarma Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yürütülen soruşturmada, yasa dışı bahisten elde edilen gelirin nakline aracılık etmek, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve örgüte üye olmak suçlarına yönelik çalışma gerçekleştirildi. MASAK'tan temin edilen banka hesap verileri üzerinde yapılan incelemelerde toplam 7 milyar TL işlem hacmi bulunduğu tespit edildi.

Soruşturma kapsamında daha önce gözaltına alınan şüphelilere ait dijital materyallerin incelenmesinde, yasa dışı bahisten elde edilen gelirin nakline aracılık etmek amacıyla kurulduğu değerlendirilen suç örgütü yapılanması içerisinde "Saha Grubu" ve "Havale Ofis Grubu" adı altında faaliyet yürütüldüğüne ilişkin bulgular elde edildi. Bu kapsamda Mersin'de 20, İstanbul'da 1, Hatay'da 2 ve Çankırı'da 1 olmak üzere toplam 24 şüphelinin adresine 27 Temmuz 2026 tarihinde eş zamanlı operasyon düzenlendi.

Mersin İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yürütülen ikinci soruşturmada ise teknik ve fiziki çalışmalar sonucunda 56 şüpheli tespit edildi. Şüphelilerin banka, kripto varlık ve ödeme kuruluşlarına ait hesaplarında yapılan incelemelerde toplam 12 milyar 976 milyon 499 bin 349 lira 68 kuruş işlem hacmi bulunduğu belirlendi.

Soruşturma kapsamında Mersin merkezde 43, Erdemli, Tarsus ve Silifke'de birer, Adana, Antalya, İzmir, Kilis, Mardin, Siirt ve Tekirdağ'da birer şüphelinin adresi tespit edildi. Şüphelilerden 4'ünün ceza infaz kurumunda, 2'sinin ise Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde bulunduğu belirlenirken, yasa dışı bahis para transferlerinde "Finans Ofisi" olarak kullanıldığı değerlendirilen 3 adres ile şüphelilere ait 50 ikamet adresi olmak üzere toplam 53 adrese 27 Temmuz 2026 tarihinde eş zamanlı operasyon başlatıldı.

Bilgilendirme notunda, her iki soruşturma kapsamında toplam 80 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiği, soruşturmalara konu işlem hacminin 19 milyar 976 milyon 499 bin 349 lira 68 kuruş olduğu belirtilerek, soruşturmaların Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde çok yönlü ve titizlikle sürdürüldüğü kaydedildi.

Gülistan Doku soruşturmasında 18 kişi daha gözaltına alındı

Tunceli'de 5 Ocak 2020'den beri haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili soruşturma kapsamında 18 şüpheli daha gözaltına alındı

 

27.07.2026 10:50:00
Anadolu Ajansı
 
Gülistan Doku soruşturmasında 18 kişi daha gözaltına alındı
Gülistan Doku soruşturmasında 18 kişi daha gözaltına alındı

Erzurum ve Tunceli cumhuriyet başsavcılıklarının talimatı doğrultusunda, Erzurum İl Jandarma Komutanlığı tarafından bu sabah Nevşehir, İstanbul, Isparta, Bilecik, Bursa, Çanakkale, Ordu, Aydın, Diyarbakır, Kayseri, Ankara, Erzincan, Eskişehir, İzmir ve Antalya'da eş zamanlı operasyon düzenlendi.

Operasyonda aralarında emniyet müdürü, emniyet amiri, başkomiser, komiser, başpolis, 10 polis memuru, bilgisayar işletmeni ve 3 emekli polis memurunun bulunduğu 19 zanlı hakkında işlem yapıldı.

Gözaltına alınan 18 şüphelinin jandarmadaki işlemleri sürüyor.

15 zanlı tutuklanmıştı

Tunceli'de okuyan üniversite öğrencisi kızları Gülistan Doku'dan (21) 5 Ocak 2020'den itibaren haber alamayan ailesi, memleketleri Diyarbakır'dan Tunceli'ye gelerek 6 Ocak 2020'de emniyete kayıp başvurusunda bulunmuş, yürütülen arama çalışmalarından sonuç elde edilememişti.

Ulaşılan yeni bilgiler doğrultusunda Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca, "kasten öldürme", "kasten öldürmeye yardım", "cinsel saldırı", "suç delillerinin gizlenmesi-yok edilmesi", "bilişim sistemine hukuka aykırı olarak girmek suretiyle verileri yok etme-bozma", "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", "suçu bildirmeme" ve "suçluyu kayırma" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında 32 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Zanlılardan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, eşi Handan Sonel ve oğulları Mustafa Türkay Sonel, Doku'nun SIM kartındaki verileri sildiği iddia edilen eski polis Gökhan Ertok, hastane kayıtlarını sildiği öne sürülen dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir, eski Tunceli İl Özel İdaresi çalışanı Erdoğan Elaldı, Celal Altaş, Nurşen Arıkan, Ferhat Hanedan Güven, Doku'nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov, annesi Cemile Yücer ve eski polis olan üvey babası Engin Yücer, Tuncay Sonel'in o dönem koruma polisliğini yapan Şükrü Eroğlu, güvenlik korucusu Fatih Özmen ve Doku'nun telefonuna müdahale ettiği değerlendirilen bilişim şirketinin sahibi Mehmet Aca tutuklanmış, Uğurcan A, Munzur Üniversitesinin güvenlik kameralarından sorumlu Savaş G. ve Süleyman Ö, hastane kayıtlarını sildiği iddia edilen B.Y. ve Y.E, iş insanı O.Y, Y.A, F.K, A.Ş, H.K, E.E, M.Y, T.S, E.Y, haklarında yurt dışına çıkış yasağı kararı verilerek adli kontrol şartıyla, Y.S, M.P. ve Y.A. savcılık ifadesinin ardından serbest bırakılmıştı.

Kırmızı bültenle aranan firari şüpheli Umut Altaş ise ABD'de gözaltına alınmıştı.

Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca, eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel hakkında yürütülen soruşturma çerçevesinde dönemin Tunceli Emniyet Müdürü Yılmaz Delen, tanık olarak ifadeye çağrılmıştı.

Mutlak butlan kararı Yargıtay'da "ön inceleme" aşamasında

Dosyanın esasa ilişkin incelemesinin yeni adli yılın başlayacağı 1 Eylül'den sonra yapılması bekleniyor

26.07.2026 19:00:00
Haber Merkezi
 
Mutlak butlan kararı Yargıtay'da "ön inceleme" aşamasında
Mutlak butlan kararı Yargıtay'da "ön inceleme" aşamasında
Yargıtay'a gönderilen, CHP'nin 38. Olağan Kurultayı hakkında Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'nin tedbiren verdiği "mutlak butlan" kararı hakkındaki dosya, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nce "ön inceleme"ye alındı. Tetkik hakimi, incelemesini tamamladıktan sonra raporunu heyete sunacak, heyetin esasa ilişkin incelemesinin, yeni adli yılın başlayacağı 1 Eylül'den sonra yapılması bekleniyor.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, 21 Mayıs'ta, CHP'nin 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde yapılan 38. Olağan Kurultayı'nın "mutlak butlan" ile sakatlandığına ve iptaline, 4-5 Kasım 2023 tarihli kurultay öncesinde görevde bulunan Kemal Kılıçdaroğlu ile birlikte Parti Meclisi ve Yüksek Disiplin Kurulu üyeleri hakkında da "karar kesinleşinceye kadar" tedbiren görev üstlenmelerine/göreve iade edilmelerine hükmetmişti.

Kararın temyiz edilmesi sonrası dosya, 20 Temmuz Pazartesi günü başlayan adli tatil öncesi, 17 Temmuz Cuma günü temyiz incelemesi için Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'ne gönderilmişti.

Dosya tetkik hâkiminde
Adli tatil olmasına rağmen süreçte dosyanın kayıt ve tevzi işlemleri yapılabiliyor. Alınan bilgiye göre, bu kapsamda, Yargıtay'daki dosya durumu "kayıt aşamasında" iken "ön inceleme" olarak değişti. Böylelikle Yargıtay'daki süreç başladı.

Ön inceleme aşamasında, dosyanın teslim edileceği tetkik hakimi, nihai kararı verecek Yargıtay 3. Hukuk Dairesi heyetine sunacağı raporunu hazırlamaya başlayacak.

Tetkik hakimi, incelemesini tamamlamasının ardından raporu Yargıtay 3. Hukuk Dairesi heyetine sunacak. Dosyanın esasa ilişkin incelemesinin, yeni adli yılın başlayacağı 1 Eylül'den sonra yapılması bekleniyor.

Tuncer Bakırhan'dan çerçeve yasa açıklaması: Her şey değil ama çok önemli bir aşama

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırılan yeni çözüm süreci kapsamında hazırlanan çerçeve yasanın bu hafta TBMM'ye gelmesini beklediklerini söyleyerek, "Bu yasa her şey değil ama çok önemli bir aşamadır" dedi

26.07.2026 18:00:00
Haber Merkezi
 
Tuncer Bakırhan'dan çerçeve yasa açıklaması: Her şey değil ama çok önemli bir aşama
Tuncer Bakırhan'dan çerçeve yasa açıklaması: Her şey değil ama çok önemli bir aşama
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin Mersin İl Başkanlığı Olağan Kongresi'nde yaptığı konuşmada, hükümetin "Terörsüz Türkiye süreci" olarak adlandırdığı süreç kapsamında hazırlanan çerçeve yasanın bu hafta TBMM'ye sunulmasını beklediklerini belirtti.

Orta Doğu'daki gelişmelere dikkati çeken Bakırhan, Türkiye'de yeni bir çözüm sürecinin konuşulmasının önemli olduğunu ifade ederek, "Acıları yeniden depreştirecek değil, acıların yeniden yaşanmaması için mücadele edeceğiz. Amed'in onuruyla Edirne'nin onurunu birlikte savunacağız. Siirt'in acısına da Trabzon'un acısına da saygı duyacağız. Umarım bu kez bu süreci ıskalamayız" dedi.

"Müzakereyle çözümünü sağlayacak bir süreç içindeyiz"
Bir aksilik çıkmazsa çerçeve yasanın en kısa sürede Meclis'e geleceğini ifade eden Bakırhan şunları söyledi:

"Bu yasayı küçümsememek gerekiyor. Bu yasa 50 yıllık acının, kanın, çatışmanın ve şiddetin ortadan kalkarak Kürt meselesinin demokratik ve hukuk zemine geçmesini sağlayacak bir yasadır. Kürt meselesini şiddet zemininden alarak diyalog ve müzakereyle çözümünü sağlayacak bir süreç içindeyiz."

Meclis'e gelecek yasanın terör eylemine karışmış, karışmamış gibi kategorik ayrımlar yapmaması gerektiğini savunan Bakırhan, "Yüreğinde ve aklında barışa inanan ve barışa gelmek isteyen hiç kimseye bu yasa kapıları kapatmamalıdır. Yasa, gelmek isteyen hiç kimseyi dışarıda bırakmamalıdır. Yarım bir yasa değil, tam bir yasa olmalıdır" dedi.

TBMM'de öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri içeren teklif görüşülecek

Genel Kurul'da öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri içeren Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi görüşülecek

26.07.2026 15:40:00 / Güncelleme: 26.07.2026 15:46:02
AA
 
TBMM'de öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri içeren teklif görüşülecek
TBMM'de öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri içeren teklif görüşülecek
TBMM Genel Kurulu'nda, öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri içeren Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmelerine başlanacak.

Haftalık çalışmalarına 28 Temmuz Salı günü başlayacak Genel Kurul, öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri içeren Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'ni ele alacak.

Teklifle, teorik ve uygulamalı derslerden başarılı olmuş ancak uygulamalı eğitime veya intörnlük eğitimine başlamamış veya tamamlamamış ya da başarısız değerlendirilmiş olanlara, uygulamalı ya da intörnlük eğitimlerini tamamlama imkanı tanınacak.

Kişisel emek ve birikimine dayanmayan, başkaları tarafından ücret karşılığında veya ücretsiz olarak üretilmiş yayın ve çalışmalarını atama, yükselme, unvan ve derece kazanılmasında kullananların yanı sıra bu fiilleri başkaları adına yapanlara veya bu fiillere aracılık edenlere yönelik de meslekten çıkarma cezası uygulanacak.

Yükseköğretim kurumlarında hazırlık dahil bütün sınıflarda intibak, önlisans, lisans tamamlama, lisans ve lisansüstü öğrenimi görürken belli sebepler dışında ilişiği kesilenlerden daha önce "öğrenci affından" faydalanmayanlar, başvuruda bulunması halinde 2026-2027 eğitim öğretim yılında öğrenimlerine başlayabilecek.

Türkiye'deki devlet yükseköğretim kurumları, Cumhurbaşkanı kararıyla yurt dışında yerleşke, akademik birim, program ve bu kapsamda ihtiyaç duyulan diğer tesisleri kurabilecek.

Kişisel emeği ve akademik birikimi dışında ücretli veya ücretsiz olarak kısmen yahut tamamen başkalarına yazdırdığı tez, makale, kitap veya yaptırdığı proje gibi çalışmalarla önlisans, lisans veya lisansüstü diploma derecesi ya da akademik ünvan alan kişiler üniversite öğretim mesleğinden çıkarılacak, bu yolla kazanılan akademik derece ve ünvanlar geri alınacak.

Tıpta uzmanlık eğitimi kontenjanlarında ortaya çıkan araştırma görevlisi kadro ihtiyacı başta olmak üzere yükseköğretim kurumlarının öğretim elemanı kadro ihtiyacının karşılanması amacıyla 48 üniversiteye profesör, doçent, doktor öğretim üyesi, araştırma görevlisi kadroları ihdas edilecek.

Vakıf yükseköğretim kurumlarının personel ücretlerinden kesilen gelir vergisinin iade edilmesine yönelik teşvikten yararlanabilmesi için aranan toplam öğrenci sayısının en az yüzde 50'sinin tezli yüksek lisans ve doktora öğrencilerinden oluşması şartı kaldırılacak.

Salı ve çarşamba günleri, Meclis'te grubu bulunan siyasi partilerin grup toplantıları gerçekleştirilecek.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.