logo
24 HAZİRAN 2026

4.5 milyon İstanbulluya hizmet edecek proje tamamlandı

İBB bağlı kuruluşu İSKİ, İstanbulluların geçici su kesintisi yaşamaması için başlattığı alt yapı yatırımını tamamladı. Dudullu ve Ömerli arasında yaklaşık 15 kilometre uzunluğundaki yeni içme suyu iletim hattı, düzenlenen törenle hizmete başladı. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, şehrin iki yakasındaki 8 ilçeye su sağlayan projenin açılışında konuştu

18.08.2022 14:51:00
4.5 milyon İstanbulluya hizmet edecek proje tamamlandı
4.5 milyon İstanbulluya hizmet edecek proje tamamlandı

ÜMRANİYE/ İSTANBUL

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı (İBB) Ekrem İmamoğlu, yapımı tamamlanan Ömerli-Dudullu Ek İçme Suyu İsale Hattı ve Su Dağıtım Sistemi'nin açılışına katıldı. Sancaktepe, Ümraniye, Ataşehir, Kadıköy, Üsküdar, Fatih, Zeytinburnu ve Bahçelievler ilçelerindeki arıza ve bakımlarda yaşanan sorunları ortadan kaldıracak isale hattının resmi açılışında konuşan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, "150 Günde 150 Proje" maratonunda her biri İstanbul'un lehine akıl ve bilimsel tabanda geliştirilen projeleri hayata geçirildiği söyledi. Süreci iyi analiz edilmiş, maliyetleri ve finansmanından ihalesine ve sürecin sonraki takibi, denetimi ve sona erdirilişiyle beraber bütüncül bir biçimde şehrin sorunlarını ele aldıklarını belirten İmamoğlu, "Süreç başlangıçlarında vatandaşlarımızın taleplerini alıyoruz. Sosyal faydayı maksimum gözeten ve doğru yatırım anlamında da hareket eden bir anlayışla yol yürüyoruz. Günü kurtarma odaklı değil. İçerisinde seçime endeksli bir hareket yapalım kaygısı yok.

Gözünü boyayalım anlayışı da yok. Artı devamlılık kaidesi içerisinde görev kime nasip olursa olsun başlangıcından bitimine yani bir sonraki, bayrak devredeceğimiz ana kadar süreci mutlak şeffaf bir biçimde yönetiyoruz. Muamma, bilinmez hiçbir tarafı olmayan anlayışla yürütüyoruz. Bir proje kavramına böyle bakıyoruz. Dolayısıyla bugün yaptığımız açılış tam da böyle bir hizmetin tarifi" dedi.

ORTADA İŞE YARAMAYAN BETON GÖVDE VAR

Törende CHP Genel Başkan Yardımcısı Onursal Adıgüzel ve CHP Grup Başkanvekili Engin Altay'ı ağırlayan İBB Başkanı İmamoğlu, konuklarına çözümsüzlüğe mahkum edilen Melen Projesi'nin TBMM gündeminde yer alması için çağrı yaptı.

2016 yılında tamamlanacağı gün ve saat verilerek ilan edilen Melen hakkında 6 yıl geçmesine rağmen adım atılmadığını paylaştı. Kurmaylarıyla birlikte Melen'e yaptı inceleme gezisini anımsatan İmamoğlu, "Bu süreçte anladık ki Sayın Cumhurbaşkanı'nın bundan haberi dahi yoktu. Çünkü daha sonrasında, acele bir süreç tarifiyle Şubat 2020'de tekrar ihalesi yapıldı. Ek bir bütçeyle tamiratı çatlakların giderilmesiyle ilgili bir süreç belirlendi.  Ama biz o zaman dahi aldığımız bir takım tekniklerde hazırlanan projenin yetersiz ve sorunu çözümleyemeyeceği konusunda ciddi uyarılar yaptık.

Hatta biz bu uyarıları Devlet Su İşleri hatta o dönemin Tarım Orman Bakanı'na ve ilgili kişilere, kurumlara ilettik. Sadece ben değil. O dönem görev yapan Genel Müdür arkadaşımız defalarca yine Genel Müdür Yardımcısı arkadaşlarıyla beraber gidip gelmelerine rağmen bu uyarılar dikkate alınmadı. İhale yapıldı. İhale yapıldıktan bugüne yaklaşık bir, bir buçuk ay önce ne yazık ki Genel Müdürümüz beni ihalenin feshedildiği ile ilgili uyardı.

Görülüyor ki iki sene sürecinde -genelge gereği yüzde 15'i aşamayan müteahhitlerin fesih yetkisi verildi biliyorsunuz tek taraflı - görülüyor ki iki senede yüzde 15 bile aşılamamış. Çünkü daha önce aldığımız duyumlarda ne yazık ki ne yapılacağını tam bilemeyen projenin yetersiz olduğu, hatta bu konuda müteahhitin de birkaç kez kurumu yardığı yani o dönemdeki işe alan duyumları tarafımıza iletildi. Baktığınızda nasıl hesaplanır bilmiyorum ama şu anda şu anda belki de 10 milyara yakın. Ortada işe yaramayan  beton gövde var." ifadelerini kullandı.

"2071'E KADAR ÇÖZDÜK DENİLEN MELEN ŞU TAM BİR MUAMMA"

Melen Havzası'nda atık su toplama ve deşarj öncesinde de arıtma sürecini üstlendiklerini söyleyen İmamoğlu, "Yani biz üzerimize düşen vazifeleri gecikmişti dönemden sonra almış ve yürüten de bir ekip. Tarif şuydu. 2016'da şu gün şu saatte bitecği söylenen proje için 2019 seçimlerinden önce Sayın Cumhurbaşkanı İstanbul'da bu şehrin 2071'e kadar su sorununu çözdük demişti. 2071' kadar su sorununu çözdük denilen Melen Barajı şu anda bir muamma. Bunun hangi usulle bilemiyorum ama en üst seviyede biz zaten sorguluyoruz. Hatta bununla ilgili arkadaşlarım hukuki bir süreci hazırlıyorlar şu anda. Çünkü sonrasında mukavele gereği buradaki tesis İBB'ye devredilecek. Biz İstanbul halkı olarak devletimize parasını ödeyeceğiz" şeklinde konuştu.

HUKUKİ SÜREÇ HAZIRLIYORUZ

Sürecin proje kavramının sınıfta kaldığının acı neticesi olduğun kaydeden İmamoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bunun sorgulanması meclis seviyesinde tartışılmasının ve sonuca bağlanmasının önemli bir husus olduğunun altını çizmek isterim. Baktığınızda geçmişini de dinlediğimde neredeyse belki 10 yılı aşkın süre önce başlanırken uzmanlar dinlenmemiş. Ortada yazılar belgeler var. O dönem bu işi yapan müteahhitin bu yanlış bir metot tercihidir diye yazısı olmasına rağmen devam et kardeşim denmiş. Dolayısıyla müteahhit bitirdiği işten dolayı suçlanamıyor bile. Çünkü uyarmış.

O çatlaklar vesaire bir imalat hatası da değil. Yani uyarmış müteahhit. Bu kadar acı. Bu gözü körlüğün her şeyi ben bilirim anlayışının bir sonucudur. Burada geçmiş deneyimleri olan arkadaşlarım var. Kuruma çok derin hizmetleri olmuş arkadaşlarım var. Bizden önceki dönem Genel Müdürlüğü Yardımcılığı yapmış arkadaşım var. Daha önceki dönem çalışmış ama başka bir pozisyonda tutulmuş ya da çok öncesi dönemde hizmet etmiş ama uzun süre ayrılmış geçmiş dönemde bizim Genel Müdürlüğümüzü yaptı, hizmet etti.

Süreci bitti, emekli oldu. Şimdi. Bir arkadaşınıza geçti. Bu aslında yönetimken ruh halimizi insana bakışımızı, deneyime verdiğimiz önemi akla, bilime marifete, liyakate verdiğimiz değerin karşılığıdır. Hangi makam olursa olsun göreve gelsin benim dediğimi yapsın. Ben ne diyorsam onun altına imza atsın anlayışı değil. Oraya yıllarını aktarmış insanların deneyimlerini dinleriz."

BAŞKA KAVRAMLARLA SÜRECİ YÖNETİRSENİZ İSTANBUL'A İHANET ETTİK DERSİNİZ

En doğru kararı, kurum tecrübesinden faydalanarak ortak akılla alındığını söyleyen İmamoğlu, "Siyasi bir sürece dair kent yaşamına dönük bir adım var ise evet orada irademizi ortaya koyarız. Örneğin İstanbul'un içme suyu kaynaklarını da tehlikeye ve tehdit altına alacak olan 136 milyon metrekarelik alanı heba edip 2 milyon nüfusa yol açacak olan Kanal İstanbul'a karşı çıkmak gibi.

Bu başka bir boyuttur. Ama diğer teknik hususlarda var olan arkadaşlarımızın deneyimine hürmet ederiz. Oradan çıkan ortak aklı da elimizdeki bütçeyle, finansmanla yol alarak yürütürüz. Bu kavramın ülke iradesinde ve idaresinde çok önemli. Altını çizmek istiyorum. İşte buna uymadığınız zaman önünüze çıkacak manzaranın adı fiyaskodur. Aynen Melen Barajı'nda yaşanan fiyasko gibi. Dolayısıyla ranta odaklandığınızda, başka kavramlarla süreci yönetme anlayışına sahip olduğunuzda şehrinize öyle kalıcı zararlar verirsiniz ki yıllar sonra biz bu şehre ihanet ettik demek zorunda kalırsınız" diye konuştu.

ÜÇ YILLIK ENGELLEMEYLE EN UCUZ SU TARİFESİNE SAHİBİZ

İSKİ'nin İBB Meclisi çoğunluğu nedeniyle bütçe engellemesiyle karşı karşıya kaldığını paylaşan İmamoğlu "Bütün bu yatırımları ve bu başarıları elde ederken inanınız ki Türkiye'de en pahalı su arzını sağlayan bir kurum olmamıza rağmen artık neredeyse milyarlarca diyeceğimiz enerji tüketimine, enerji giderine sahip bir kurumuz. Kilometrelerce  öteden su basıyoruz çünkü.

Böylesi bir kurum olmamıza rağmen Türkiye'nin neredeyse büyükşehir belediyeleri arasında üç yıllık engellemeyle en ucuz su tarifesine sahibiz. Elbette yoksulluğun sebebi olan hükümetin ekonomik uygulamalarından dolayı evinde suyunu bile akıtamayan insanlarımızın olduğu bu dönemde biz şehrimin insanlarına katkı sunma konusunda fedakarlığa varız.

Yüz binlerce insanımızın faturasının ödenmek zorunda bırakıldığı -ki Askıda Fatura sisteminde hiç kimse rencide edilmeden bu süreç yönetiliyor- bir dönemde biz de isteriz ki en uygun fiyata verelim. Ama bir işin maliyeti vardır. Kar amacı gütmezsiniz, maliyeti karşılarsınız. O maliyetin. Bu tür elzem yatırımlar vardır. Ama ne yazık ki biz bu konuda engelleniyoruz." diye konuştu.  875 milyon TL maliyeti olan projeyle 4,5 buçuk milyon İstanbullunun su naklinin sağlanacağını belirten İmamoğlu, "Sancaktepe, Ümraniye, Ataşehir, Kadıköy, Üsküdar, Fatih, Zeytinburnu, Bahçelievler ilçelerine su naklini kolaylaştıracak projeyi hizmete açıyoruz. Arıza olduğunda kesintinin olmaması için çok önemli bir baypas hattı gibi kullanılacak önemli bir hattı hayata geçirdik" dedi.

BİZ YAĞMURDAN SONRA DEĞİL ÖNCE ÇİZME GİYİYORUZ

Konuşmanın ardından CHP Genel Başkan Yardımcısı Onursal Adıgüzel ve CHP Grup Başkanvekili Engin Altay' kurdele kesimine davet eden İmamoğlu, "Şu anda arkadaşım son kaynağı atıyor. Bu işin şovu ama bu kadar şov yapalım. Biz yağmurdan sonra çizme giymiyoruz. Yağmurdan önce çizme giyiyoruz. Hayırlı uğurlu olsun. Bu tür hizmetlerimize devam edeceğiz. İstanbul'umuzun her noktasına hizmet edeceğiz... Açılışlarımız devam ediyor. Bizi izlemeye devam ediniz" dedi.

İSTANBULLU VE ALLAH YANINIZDA BİRİSİ DE KARŞIDA OLSUN

Törende konuşma yapan CHP Genel Başkan Yardımcısı Onursal Adıgüzel, "İnsan odaklı bir belediyecilik anlayışı, İstanbul'la buluştu. İstanbullular daha iyi hizmet alıyorlar ve bu da bu güzel hizmetlerden biri. Her gün açılışlar yapılıyor. Yüz elli proje var. Biz bu hıza yetişemiyoruz. Bölgemiz için hayırlı olsun diyorum. İstanbul'umuz için hayırlı olsun diyorum" diye konuştu.

Açılışlar için gelen mesajları dahi takip etmekte zorlandıklarını ifade eden CHP Grup Başkanvekili Engin Altay "Allah ondan razı olsun. Çok teşekkür ediyoruz. Bütün engellemelere rağmen, bütün engellemelere rağmen olağanüstü bir performans. Sergileniyor. Ekrem Başkan'ın liderliğinde İBB kadrolarıyla. Şimdi tabii şikayet de ediyor. Haklı olarak ama önce gerek yok.

Sana üç şey lazım, ikisi var. İkisi yanında. İstanbullular yanında, Allah. bırak birisi de karşıda olsun. Zarar gelmez. Bunlar hallolur. Bu engellemelere rağmen ben bu olağanüstü başarı için kendisine partimiz adına da tekrar tekrar yüzümüzü yere düşürmediği, aksine İstanbul'da göğsümüzü gerek.

Bağcılar'dan Kadıköy'e, Arnavutköy'den Küçükçekmece'ye kadar her sokakta, her mahallede partimize yönelik ilginin de süratle arttığı bugünlerde emeği için teşekkür ediyorum. Melen meselesi bir beceriksiz. İzah edilemez. Melen fiyaskosu ki daha önce de mecliste gündeme gelmişti. Ekim ayında bir gündeme istemelerini konuşacağız. Hiç merak etmeyin" dedi.

SU MUSLUKTAN İÇİLİR

Projenin İstanbul'a kazandıracağı faydalara ve hayata geçen projelere konuşmasında yer veren İSKİ Genel Müdürü Şafak Başa, İstanbullulara musluk suyu içme çağrısında bulundu. Başa, "İstanbul'da su musluktan içilir diyoruz. İstanbul'un suyunu, kaynağından korumaya başlıyor. 22 adet içme suyu arıtma tesisimiz de titizlikle arıtıyoruz. Bu suları evlere, şebekenin yüzde 99'u yenilenmiş ve içerisinde herhangi bir kirlilik barındırmayan borularla ulaştırıyoruz. Şehre verdiğimiz suyu yine otorite laboratuvarlarımızda düzenli olarak kontrol ediyoruz" diye konuştu.



Türkiye'ye göç edenler yüzde 25,2 arttı

Türkiye’ye göç edenler yüzde 25,2 artışla 393 bin 829 kişiye ulaşırken, en çok göç alan ve veren şehir İstanbul oldu, ülkeye gelen yabancı nüfusta ise ilk sırayı Türkmenistan vatandaşları aldı

24.06.2026 19:20:00
AA
Türkiye'ye göç edenler yüzde 25,2 arttı
Türkiye'ye göç edenler yüzde 25,2 arttı
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı, 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak, 393 bin 829 kişi oldu.

Türkiye İstatistik Kurumu, 2025 yılına ilişkin "uluslararası göç istatistikleri"ni yayımladı.

Buna göre, Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak 393 bin 829 kişi oldu. Bunların yüzde 56,6'sını erkekler, yüzde 43,4'ünü ise kadınlar oluşturdu. Türkiye'ye yurt dışından gelen nüfusun 91 bin 952'sini Türk vatandaşları, 301 bin 877'sini ise yabancı uyruklu nüfus olarak belirlendi.

Türkiye'den yurt dışına göç eden kişi sayısı ise geçen yıl 2024'e göre yüzde 5 azalarak, 403 bin 216 olarak kayıtlara geçti. Bu nüfusun yüzde 55,3'ünü erkekler, yüzde 44,7'sini ise kadınlardan oluştu. Türkiye'den yurt dışına giden nüfusun 155 bin 119'unu Türk vatandaşları, 248 bin 97'sini ise yabancı uyruklu olduğu görüldü.

Türkiye'ye 2025'te göç edenler yaş grubuna göre incelendiğinde, ilk sırada yüzde 16,3 ile 20-24 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 13,7 ile 25-29 ve yüzde 11,5 ile 30-34 yaş grubu izledi.

Türkiye'den göç eden nüfusun yaş gruplarına bakıldığında, en fazla göç edenlerin yüzde 14,3 ile 25-29 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 12,5 ile 20-24 ve yüzde 12 ile 30-34 yaş grubu takip etti.

En fazla göçü İstanbul aldı

Türkiye'ye 2025 yılında göç edenlerin illere göre dağılımı incelendiğinde, yüzde 42,2 ile en fazla göç alan ilin İstanbul olduğu görüldü. İstanbul'u yüzde 9,1 ile Antalya, yüzde 6,7 ile Ankara, yüzde 3,1 ile İzmir ve yüzde 2,9 ile Bursa takip etti.

Türkiye'den göç eden nüfusun illere göre dağılımına bakıldığında ise yüzde 35,4 ile İstanbul en fazla göç veren il olarak kayıtlara geçti. İstanbul'u yüzde 8,7 ile Ankara, yüzde 6,5 ile Antalya, yüzde 4,3 ile Mersin ve yüzde 3,7 ile İzmir izledi.

En çok Türkmenistan'dan göç alındı

Ülkeye 2025'te gelen yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı, yüzde 23,4 ile Türkmenistan vatandaşları aldı. Bu ülkeyi yüzde 8,3 ile Azerbaycan, yüzde 6,9 ile Özbekistan, yüzde 6,1 ile Mısır ve yüzde 5,8 ile Afganistan vatandaşları takip etti.

Türkiye'den göç eden yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı yüzde 15,7 ile Irak vatandaşları aldı. Bunu yüzde 11,2 ile Afganistan, yüzde 7,6 ile Rusya Federasyonu, yüzde 6,3 ile İran ve yüzde 5,7 ile Türkmenistan vatandaşları izledi.

Araçtan şebekeye (V2G) teknolojisi küresel enerji krizini çözebilir

Dünya Ekonomik Forumu’nun son raporuna göre, gün boyu otoparklarda atıl bekleyen milyonlarca elektrikli araç, enerji krizine karşı devasa birer mobil bataryaya dönüşüyor

24.06.2026 18:00:00
Eyüp Kabil
Araçtan şebekeye (V2G) teknolojisi küresel enerji krizini çözebilir
Araçtan şebekeye (V2G) teknolojisi küresel enerji krizini çözebilir
Dünya Ekonomik Forumu (WEF) tarafından Çin'de düzenlenen "Summer Davos" liderler zirvesinde yayımlanan güncel rapora göre, Araçtan Izgaraya (Vehicle-to-Grid / V2G) yani "Her Şeyden Şebekeye" enerji aktarım teknolojisi küresel enerji altyapısını kurtaracak en önemli hamlelerden biri olarak kabul edildi. Yapay zeka yazılımları ve gelişmiş akıllı şebeke altyapılarıyla desteklenen bu sistem, elektrikli araçların sadece enerji tüketen değil, aynı zamanda şebekeyi besleyen aktif birer güç istasyonu olmasını sağlıyor.

Dünya genelinde elektrik şebekelerinin aşırı yüklenme ve fosil yakıt bağımlılığıyla boğuştuğu bu dönemde, laboratuvardan çıkıp kitlesel üretime hazır hale gelen bu teknoloji, enerji yönetiminde tamamen merkezsiz bir dönemi başlatıyor.


Atıl duran araçlar enerji depolama merkezine dönüşüyor


İstatistiklere göre, dünyadaki binek araçlar ve ev tipi lityum piller günün ortalama yüzde 90'ından fazlasında otoparklarda veya garajlarda hiçbir işlev görmeden bekliyor. V2G teknolojisi, tam da bu atıl kapasiteyi küresel enerji arzını dengelemek üzere devreye sokuyor.

Çift Yönlü Şarj Akışı: Geliştirilen yeni nesil entegre altyapılar sayesinde, elektrikli araç sahipleri pillerini sadece doldurmakla kalmıyor; ihtiyaç anında bu enerjiyi evlerine ya da doğrudan şehir şebekesine geri satabiliyor.

Zirve Saatleri Yönetimi: Elektrik talebinin tavan yaptığı ve kesinti risklerinin arttığı akşam saatlerinde, sisteme bağlı binlerce araçtan şebekeye anlık enerji pompalanıyor.

Maliyet Avantajı: Tüketiciler elektriğin ucuz olduğu gece saatlerinde araçlarını şarj edip, enerjinin pahalı olduğu yoğun saatlerde sisteme geri satarak doğrudan gelir elde edebiliyor.


Yapay zeka ve yenilenebilir enerjinin entegrasyonu


Güneş ve rüzgar gibi yenilenebilir enerji kaynaklarının en büyük problemi, hava durumuna bağlı olarak sürekli dalgalanma göstermeleridir. Yapay zeka destekli V2G yazılımları, hava tahminlerini ve şehirlerin anlık enerji tüketim verilerini analiz ederek milyonlarca aracın ne zaman şarj olacağını, ne zaman şebekeyi besleyeceğini saniyeler içinde optimize ediyor.

Bu entegrasyon sayesinde yeşil enerji kaynaklarından üretilen fazla elektrik ziyan edilmeden milyonlarca aracın bataryasında depolanıyor. Elektrik üretiminin düştüğü anlarda ise bu piller devreye girerek fosil yakıtlı ek santrallerin çalıştırılması ihtiyacını tamamen ortadan kaldırıyor. Küresel çapta test edilen pilot bölgelerde, bu yöntemle karbon salınımında ciddi düşüşler kaydedildi.


Küresel devlerin altyapı yarışı başladı


Teknolojinin ticari olarak ölçeklenmesiyle birlikte hem otomotiv hem de enerji yazılımı şirketleri bu alana milyarlarca dolarlık yatırım yapıyor. Enerji ve akıllı şebeke yönetimi üzerine çalışan yeni nesil teknoloji öncüleri, mevcut elektrik şebekelerinin "gizli" kapasitelerini açığa çıkarmak üzere dijital ikizler ve yeni nesil hibrit transformatörler üretiyor.

Apple, Google ve önde gelen küresel otomotiv üreticileri, araç içi yazılımlarını ve şarj ünitelerini bu çift yönlü enerji aktarım standardına uygun hale getirmeye başladı. Sadece batarya kalitesini koruyan değil, aynı zamanda şebekeyle mikro saniyeler düzeyinde güvenli iletişim kuran bu sistemler, geleceğin akıllı şehirlerinin ana omurgasını oluşturuyor.

Dünya Ekonomik Forumu 2026’nın en etkili 10 teknolojisini açıkladı

Yapay zekadan fiziksel dünyaya geçiş hızlanırken, bu yılın parlayan yıldızları kanser aşıları, kuantum simülasyonları ve sıfır elektrikle soğutma sağlayan malzemeler oldu

24.06.2026 16:00:00
Eyüp Kabil
Dünya Ekonomik Forumu 2026’nın en etkili 10 teknolojisini açıkladı
Dünya Ekonomik Forumu 2026’nın en etkili 10 teknolojisini açıkladı
Dünya Ekonomik Forumu (WEF), her yıl merakla beklenen ve geleceği şekillendirecek olan "Top 10 Emerging Technologies" (2026'nın En Önemli 10 Gelişen Teknolojisi) raporunu yayımladı. Frontiers iş birliğiyle yapay zeka analizleri kullanılarak hazırlanan rapor, teknoloji yarışının artık sadece yazılım ve sohbet botlarından ibaret olmadığını; doğrudan sağlık, enerji, altyapı ve gıda gibi fiziksel alanlara kaydığını net bir şekilde ortaya koyuyor.

2026 yılı, laboratuvarda geliştirilen teorik buluşların küresel ölçekte ticari ve kitlesel üretime geçtiği kritik bir kırılma noktası olarak kayıtlara geçiyor.


Sağlıkta devrim: Kişiselleştirilmiş mRNA kanser aşıları


Raporda en çok dikkat çeken unsurların başında sağlık sektöründeki dönüşüm geliyor. Tek tip kanser tedavisi dönemi, yerini hastanın kendi tümör hücrelerine göre tasarlanan kişiselleştirilmiş mRNA kanser aşılarına bırakıyor.

Çalışma Prensibi: Hastanın tümör dokusu dizilenerek benzersiz mutasyonlar ve proteinler tespit ediliyor.

Bağışıklık Eğitimi: Tespit edilen bu işaretlere özel üretilen mRNA aşısı, hastanın kendi bağışıklık sistemine kanserli hücreleri bulup yok etmeyi öğretiyor.

Klinik Başarı: Güney Karolina'da gerçekleştirilen güncel bir melanom (cilt kanseri) klinik denemesinde, bu kişiselleştirilmiş aşıyı immünoterapi ile birlikte alan hastaların ölüm veya hastalığın nüksetme riskinde yüzde 40 ila yüzde 50 oranında azalma gözlendi.

İlaç keşif süreçlerinde ise Kuantum Simülasyonları devreye giriyor. Klinik denemelere giren her 10 ilaçtan 9'unun başarısız olduğu ilaç sektöründe, kuantum bilgisayarlar moleküllerin atomik seviyedeki davranışlarını simüle ederek milyarlarca kombinasyonu önceden test edebiliyor. IBM ve Moderna ortaklığında yürütülen protein katlanması simülasyonları, yeni ilaçların laboratuvar süreçlerini yıllardan günlere indirmeyi başardı.


İklim ve enerji: Elektriksiz soğutma ve çevre temizliği


2026 yılı küresel sıcaklık rekorlarıyla mücadele ederken, teknoloji dünyası enerji tüketmeyen alternatif çözümlere odaklanıyor. Pasif radyatif soğutma malzemeleri, üzerlerine gelen güneş ışığını doğrudan atmosferin dışına, uzay boşluğuna geri yansıtarak binaların hiç elektrik harcamadan serin kalmasını sağlıyor.

Enerji ve çevre başlıklarında öne çıkan diğer kritik teknolojiler ise şu şekilde devrim yaratıyor:

Doğrudan Lityum Çıkarımı (DLE): Geleneksel buharlaştırma havuzları yerine, tuz düzlüklerinden birkaç saat içinde batarya kalitesinde lityum üreterek elektrikli araç devrimini hızlandırıyor.

PFAS İmhası: Doğada asla yok olmadığı için "sonsuz kimyasallar" olarak bilinen PFAS maddelerini zararsız bileşenlere ayırarak içme sularını temizliyor.

Hassas Fermentasyon: Genetik olarak programlanmış mikroplar yardımıyla, hayvancılığa ihtiyaç duymadan tanklarda gıda bileşenleri ve ilaç ham maddeleri üretiyor.


Siber güvenlikte yeni çağ: Kafes Tabanlı Kriptografi


Yapay zeka ve kuantum bilgisayarların işlem gücü arttıkça, mevcut internet şifreleme yöntemlerinin siber korsanlar tarafından kırılma riski de büyüyor. WEF raporu, gelecekteki kuantum saldırılarına karşı dijital dünyayı koruyacak olan Kafes Tabanlı Kriptografi (Lattice-based cryptography) teknolojisini yılın en stratejik güvenlik hamlesi olarak ilan etti.

Verileri karmakarışık geometrik kafes yapıları içine gizleyen ve sistemin içine yapay "gürültüler" ekleyen bu yeni nesil matematiksel şifreleme, hem klasik hem de kuantum bilgisayarlarla yapılacak siber saldırıları imkansız hale getiriyor. Teknoloji halihazırda Apple'ın iMessage gibi küresel platformlarında aktif olarak kullanılmaya başlanmış durumda.


"Yazılımdan fiziksel dünyaya geçiş"


Frontiers Baş Editörü Frederick Fenter, bu yılki listeyi değerlendirirken yapay zekanın itici güç olmaya devam ettiğini ancak en büyük etkinin artık yazılım dünyasından fiziksel dünyaya (fabrikalara, hastanelere ve enerji şebekelerine) geçtiğini vurguluyor. 2026 yılı, insanlığın gıda güvensizliği, iklim değişikliği ve tedavisi olmayan hastalıklar karşısında teknolojiyi en somut şekilde sahaya sürdüğü yıl olarak tarihe geçmeye aday görünüyor.

Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet

Bayraktar KIZILELMA'dan ASELSAN'ın geliştirdiği Düşük Görünürlüklü Elektro-Optik Hedefleme Sistemi TOYGUN ile yapılan test atışlarında, milli güdüm kitleri TEBER-82 ve LGK-82 hedefi tam isabetle vurdu

24.06.2026 13:50:00
AA
Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet
Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet
Bayraktar KIZILELMA'dan ASELSAN'ın geliştirdiği Düşük Görünürlüklü Elektro-Optik Hedefleme Sistemi TOYGUN ile yapılan test atışlarında, milli güdüm kitleri TEBER-82 ve LGK-82 hedefi tam isabetle vurdu

Baykar'dan yapılan açıklamaya göre, Bayraktar KIZILELMA'nın gerçekleştirdiği test atışlarında, hedefleme ve işaretleme milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN tarafından yapıldı.

ASELSAN'ın LGK-82 ve ROKETSAN'ın TEBER-82 güdüm kitleriyle sabit kara hedefine yönelik gerçekleştirilen test atışı başarıyla tamamlandı.

ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Bayraktar KIZILELMA'nın keskin gözünün ASELSAN TOYGUN olduğunu belirterek, "Düşük görünürlük avantajını koruyarak hedefleme ve işaretleme, LGK ve TEBER ile vuruş. Bu başarı, milli mühendisliğimizin geldiği seviyenin ve güçlü işbirliğimizin somut bir göstergesidir. Emeği geçen tüm ekiplerimizi yürekten kutluyorum." ifadesini kullandı.

ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci de KIZILELMA'dan yapılan test atışında TEBER-82 Güdüm Kiti'nin hedefi başarıyla vurduğunu aktararak, "Birlikte geliştirdiğimiz milli teknolojilerimizle gücümüze güç katmaya devam ediyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!

Alman Seyahat Birliği (DRV) tarafından Türkiye'nin Berlin Büyükelçiliği ev sahipliğinde düzenlenen yaz resepsiyonu; siyaset, turizm, medya ve diplomasi dünyasından 300'e yakın önemli ismi bir araya getirdi.
 

24.06.2026 13:40:00
AA
 Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!
 Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!
Alman Seyahat Birliği (DRV) tarafından Türkiye'nin Berlin Büyükelçiliği ev sahipliğinde düzenlenen yaz resepsiyonu; siyaset, turizm, medya ve diplomasi dünyasından 300'e yakın önemli ismi bir araya getirdi.

Etkinlikte konuşan Almanya'nın Denizcilik Ekonomisi ve Turizmden Sorumlu Hükümet Koordinatörü Christoph Ploss, ağır işleyen vize işlemlerinin turistler ve iş dünyası önünde büyük bir bariyer oluşturduğuna dikkat çekerek, bu sorunu aşmak adına Ulusal Turizm Stratejisi kapsamında dijital vize dönemine geçileceğini duyurdu.

"Mesafe kat ettik"
Yoğun bürokrasinin pek çok kişiyi Almanya'ya seyahat etmekten alıkoyduğunu belirten Ploss, "Konuyu Dışişleri Bakanımızla şahsen görüştüm ve kendisinin de yakından ilgilenmesiyle ciddi mesafeler katettik. Bu yıl ve önümüzdeki yıl atacağımız adımlarla hayata geçecek dijital vize kolaylığının, Türk-Alman dostluğunu çok daha ileriye taşıyacağına inanıyorum" ifadelerini kullandı.

Yığılmalar engellenebilir
Söz konusu dijital dönüşüm; vize başvurularının tamamen çevrimiçi platformlara aktarılmasını, basılı etiketlerin kaldırılarak dijital vizelere geçilmesini ve sınır kontrollerinde biyometrik doğrulama teknolojilerinin kullanılmasını kapsıyor.

Bu yeni sistemle birlikte başvuru yığılmalarının engellenmesi, evrakta sahteciliğin önüne geçilmesi, sınır güvenliğinin artırılması ve seyahatlerin çok daha hızlı hale getirilmesi hedefleniyor.

Almanya'ya vize işlemleri
Almanya'ya vize işlemleri, kısa süreli ziyaretler için Schengen vizesi ve 90 günden uzun süreli kalışlar için ulusal vize olarak ikiye ayrılıyor.

Türk vatandaşları için Schengen vizesi, 90 gün içindeki seyahatler için gerekli. Uzun süreli ikamet (iş, aile birleşimi gibi) için ulusal vize başvurusu yapılıyor.

Başvurular, Almanya'nın Türkiye'deki dış temsilcilikleri aracılığıyla veya resmi randevu sistemiyle gerçekleştiriliyor. Gerekli belgeler arasında Schengen başvuru formu, seyahat amacına uygun evraklar ve finansal durum kanıtı bulunuyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi

24.06.2026 13:27:00
AA
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, 81 ilin yanı sıra, Avrupa'da ve dünyanın farklı yerlerinde milleti başarıyla temsil eden bütün vatandaşlara selamlarını gönderdi.

"Çeşitli zorlukları göğüsleme pahasına izzetli bir hayatın, haysiyetli bir duruşun mücadelesini veren tüm soydaşlarımıza, gönül coğrafyamızdaki her bir kardeşime aynı şekilde saygılarımı, sevgilerimi yolluyorum." diyen Erdoğan, grup toplantısını her zaman olduğu gibi yine büyük bir coşkuyla, tam bir kardeşlik atmosferi içinde gerçekleştirdiklerini söyledi.

"Partimizi yeni katılımlarla büyütmeye devam edeceğiz"
Kelimelerin tarif etmekte yetersiz kaldığı içten sevdaları dolayısıyla katılımcılara teşekkür eden Erdoğan, şunları söyledi:

"Bugün bir kez daha AK Parti'nin millete hizmet davasını omuzlayan tüm yol ve dava arkadaşlarıma, partimize, hareketimize yaptıkları katkılardan dolayı şükranlarımı sunuyor, Cenabıallah'a şahsıma böyle bir teşkilatla Türkiye'ye hizmet etme bahtiyarlığı bahşettiği için hamdediyorum. Kavganın, bel altı vuruşların, karşılıklı itibar suikastlarının Türk siyasetini zehirlediği bu günlerde, kardeşliği yücelten, tevazuyu büyüten, nezaketi ve vefayı elden bırakmayan AK Parti ailesiyle iftihar ediyorum. Partimizi ve ailemizi inşallah yeni katılımlarla büyütmeye devam ediyoruz, devam edeceğiz."

Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi

Düzce'de 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'da da hissedildi

24.06.2026 11:34:00
Haber Merkezi
Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi
Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi
Düzce'de 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'da da hissedildi.
AFAD verilerine göre, Düzce'de 3.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi.
Deprem saat 08.46'da meydana gelirken sarsıntı 11,32 kilometre derinlikte gerçekleşti.
Deprem Sakarya ve İstanbul'da da hissedildi.

Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı

Türkiye'ye göç edenlerin sayısı, 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak, 393 bin 829 kişi oldu

24.06.2026 11:15:00
AA
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı
Türkiye İstatistik Kurumu, 2025 yılına ilişkin "uluslararası göç istatistikleri"ni yayımladı.

Buna göre, Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak 393 bin 829 kişi oldu. Bunların yüzde 56,6'sını erkekler, yüzde 43,4'ünü ise kadınlar oluşturdu. Türkiye'ye yurt dışından gelen nüfusun 91 bin 952'sini Türk vatandaşları, 301 bin 877'sini ise yabancı uyruklu nüfus olarak belirlendi.

Türkiye'den yurt dışına göç eden kişi sayısı ise geçen yıl 2024'e göre yüzde 5 azalarak, 403 bin 216 olarak kayıtlara geçti. Bu nüfusun yüzde 55,3'ünü erkekler, yüzde 44,7'sini ise kadınlardan oluştu. Türkiye'den yurt dışına giden nüfusun 155 bin 119'unu Türk vatandaşları, 248 bin 97'sini ise yabancı uyruklu olduğu görüldü.

Türkiye'ye 2025'te göç edenler yaş grubuna göre incelendiğinde, ilk sırada yüzde 16,3 ile 20-24 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 13,7 ile 25-29 ve yüzde 11,5 ile 30-34 yaş grubu izledi.

Türkiye'den göç eden nüfusun yaş gruplarına bakıldığında, en fazla göç edenlerin yüzde 14,3 ile 25-29 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 12,5 ile 20-24 ve yüzde 12 ile 30-34 yaş grubu takip etti.

En fazla göçü İstanbul aldı
Türkiye'ye 2025 yılında göç edenlerin illere göre dağılımı incelendiğinde, yüzde 42,2 ile en fazla göç alan ilin İstanbul olduğu görüldü. İstanbul'u yüzde 9,1 ile Antalya, yüzde 6,7 ile Ankara, yüzde 3,1 ile İzmir ve yüzde 2,9 ile Bursa takip etti.

Türkiye'den göç eden nüfusun illere göre dağılımına bakıldığında ise yüzde 35,4 ile İstanbul en fazla göç veren il olarak kayıtlara geçti. İstanbul'u yüzde 8,7 ile Ankara, yüzde 6,5 ile Antalya, yüzde 4,3 ile Mersin ve yüzde 3,7 ile İzmir izledi.

En çok Türkmenistan'dan göç alındı
Ülkeye 2025'te gelen yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı, yüzde 23,4 ile Türkmenistan vatandaşları aldı. Bu ülkeyi yüzde 8,3 ile Azerbaycan, yüzde 6,9 ile Özbekistan, yüzde 6,1 ile Mısır ve yüzde 5,8 ile Afganistan vatandaşları takip etti.

Türkiye'den göç eden yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı yüzde 15,7 ile Irak vatandaşları aldı. Bunu yüzde 11,2 ile Afganistan, yüzde 7,6 ile Rusya Federasyonu, yüzde 6,3 ile İran ve yüzde 5,7 ile Türkmenistan vatandaşları izledi.

Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Grand Kartal Otel'de 21 Ocak 2025'te çıkan yangında yakınlarını kaybedenler, Bolu Adliyesi önünde açıklama yaptı

23.06.2026 17:00:00
AA
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Adliye önünde pankart açan aileler adına konuşan, olayda 8 yakınını kaybeden avukat Yüksel Gültekin, yangının üzerinden 17 ay 2 gün geçtiğini belirtti.

"Davada birinci derece kusurlu gösterilen Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeliyle ilgili maalesef bugüne kadar herhangi bir hukuki gelişme olmadı." diyen Gültekin, 40 yıllık avukat olarak ilgili personel hakkında iddianame düzenlenmemesini izah edemediğini söyledi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek'e kurulan komisyonla aydınlatılan cinayetler dolayısıyla bir vatandaş olarak teşekkür ettiğini belirten Gültekin, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ayrıca 'Suç işleyen herkes yakasından tutulacak ve yargı önüne çıkarılacak.' sözünü de önemsiyorum ve güven duyuyorum. Sayın Adalet Bakanım, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Kültür ve Turizm Bakanlığının 1. derece kusurlu olduğunu tespit etti. Netice itibarıyla Turizm Bakanı yargılama müsaadesi vermedi, buna rağmen Danıştay bu kararı kaldırarak, 'Yargılanmalılar, hesap vermeliler.' dedi. Sayın Bakanım, sizden 78 canımız adına rica ediyorum. Gecikmeden, mümkünse bugün, değilse yarın bu dosyanın iddianamesinin düzenlenmesi için talimat verin. Aksi halde bu sürecin ilerlemeyeceğini düşünüyoruz."

Devletine ve milletine bağlı insanlar olduklarını vurgulayan Gültekin, "17 aydır sabırla bekliyoruz ancak bu duyarsızlık karşısında sabrımız tükenmiştir. Savcılığa gidiyoruz, 'Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeli bekleniyor.' deniyor. Diğerlerinde beklenmezken burada neden bekleniyor'" ifadelerini kullandı.

Gültekin, ailelerin 17 ay 2 gündür uyumadıklarını dile getirerek, "Nefesimiz yettiği sürece bu davanın takipçisi olacağız. Evlatlarıma her gün söz veriyorum ve sözümü tutacağım. Bu olayda zerre kadar ihmali olan herkes yargı önüne çıkacak ve hesap verecek. Biz davamızdan vazgeçmeyiz." dedi.

"Gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır"

Yangında kardeşi ve iki yeğenini kaybeden Çiğdem Sarıtaş da "Kültür ve Turizm Bakanlığı görevlileri hakkında soruşturma izni verilmiş olmasına rağmen neden hala iddianame hazırlanmadığını" sordu.

Sarıtaş, İl Özel İdaresi ve Bolu Belediyesi görevlilerinin Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandığını hatırlatarak, şöyle devam etti:

"Aynı bilirkişi raporlarında aynı derecede sorumlu gösterilen bakanlık görevlileri için hukuk neden aynı şekilde işletilmemektedir' Bizim talebimiz ayrıcalık değil, eşitliktir. İl Özel İdaresi ve Belediye görevlileri için işletilen hukuk, Bakanlık görevlileri için de işletilmelidir. Birinci dosyada esas alınan sorumluluk tespitleri doğrultusunda Bakanlık görevlileri hakkında gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı görevlileri hakkındaki soruşturma izinleri derhal tamamlanmalıdır."

Sarıtaş, Bakanlık yetkililerinin önceki dosyayla paralel şekilde Ağır Ceza Mahkemesi önünde yargılanmalarının sağlanması gerektiğini söyledi. 

Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı

Ankara'da seyir halindeki Berşan Yücel idaresindeki 06 FFA 414 plakalı otomobil, akaryakıt istasyonunun önünde park halindeki 04 AAV 432 plakalı kamyona çarptı. Feci kazada 4 kişi hayatını kaybetti

23.06.2026 10:30:00
Haber Merkezi
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Ankara'nın Polatlı ilçesinde otomobilin kamyona çarpması sonucu 4 kişi hayatını kaybetti.  

Kaza, Polatlı ilçesi İstiklal Mahallesi Borsa Yolu üzerinde meydana geldi.

Seyir halindeki bir otomobil henüz bilinmeyen bir nedenle önünde bulunan kamyona çarptı. Çarpmanın etkisiyle otomobil hurdaya dönerken, araçta bulunan 4 kişiden Hasan Devran Kart (20), Berşan Yücel (24) ve Şükran Yanok (21) olay yerinde hayatını kaybetti. Kazada ağır yaralanan 1 kişi ise olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı.

Araçtan ağır yaralı halde çıkarılan Raziye Yanok (21) ise kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı ve hayatını kaybetti.

İhbar üzerine bölgeye sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edilirken ekipler olay yerinde güvenlik önlemleri aldı. Hayatını kaybedenlerin cenazeleri yapılan incelemelerin ardından morga kaldırıldı.

Kaza anı güvenlik kamerasına da yansıdı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.