logo
07 MAYIS 2026

487 yıllık tamirat kitabesi

Bitlis Kalesi’nde Kanuni Sultan Süleyman’a ait 487 yıllık tamirat kitabesi bulundu. Kazı Koordinatörü Korkmaz Şen, “Kitabede ‘Bu yüksek, latif güzel kale; Türklerin, Arap’ın, Acem’in tek hâkimi cihan sultanı Selim Şah oğlu Süleyman Şah tarafından yenilenmiştir’ şeklinde bir ibare var” dedi

07.10.2020 02:40:00
487 yıllık tamirat kitabesi
487 yıllık tamirat kitabesi
Bitlis Kalesi'nde geçen yıl yapılan kazılarda bulunan ve zabıta binasının deposunda muhafaza altına alınan mermer kitabenin, Kanuni Sultan Süleyman'ın tamirat kitabesi olduğu ortaya çıktı.
Kazı Koordinatörü Fırat Üniversitesi İnsani ve Sosyal Bilimler Fakültesi Arkeoloji Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Korkmaz Şen, tek hükümdar ve cihan hâkimi Selim Şah oğlu Sultan Süleyman tarafından Bitlis Kalesi'nin yenilendiğini söyledi. Kazı Koordinatörü Korkmaz Şen, "Kitabede, 'Bu yüksek, latif güzel kale Türklerin, Arapın, Acemin tek hakimi cihan sultanı Selim Şah oğlu Süleyman Şah tarafından yenilenmiştir' yazıyor" dedi.
Bulunan kitabenin şu anda Ahlat Müze Müdürlüğünde olduğunu kaydeden Şen, "Bitlis Kalesi'nde günümüze ulaşan çok fazla kitabe bulunmamakta, ancak tarihi kaynaklarda ve seyyahların verdiği bilgilerde Bitlis Kalesi'nde birçok kitabenin daha önce var olduğunu ancak günümüze ulaşamadığını bilmekteyiz. Daha önce kamuoyu ile paylaştığımız bir kitabe vardı. Daha sonra 2019 yılında kale kazıları kapsamında kale surları etrafında yaptığımız çalışmalar neticesinde bir mezar taşının olduğu söylendi ve o mezar taşının da günümüzde zabıta binası olarak kullanılan yere ve oradaki depoya taşındığı söylendi. Ancak gidip yerinde yaptığımız inlemede ise bunun bir mezar taşı olmadığını, bir kaleye ait tamirat kitabesi olduğunu anladık" dedi. İHA

İstanbul'da DEAŞ operasyonunda 11 zanlı yakalandı

İstanbul'da terör örgütü DEAŞ'la iltisaklı faaliyet yürüttüğü ve sosyal medya kanalları aracılığıyla propaganda yaptığı belirlenen 11 şüpheli gözaltına alındı

07.05.2026 09:50:00
AA
İstanbul'da DEAŞ operasyonunda 11 zanlı yakalandı
İstanbul'da DEAŞ operasyonunda 11 zanlı yakalandı

İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele ve İstihbarat şubeleri ekipleri, terör örgütü DEAŞ'ın faaliyetlerinin engellenmesi ve deşifre edilmesine yönelik çalışma yürüttü.

Bu kapsamda terör örgütüyle iltisaklı faaliyet yürüten ve sosyal medya kanalları aracılığıyla propaganda yapan şüphelilerin kimlik ve adresleri tespit edildi.

Belirlenen adreslere düzenlenen eş zamanlı operasyonda 11 şüpheli gözaltına alındı.

Şüpheliler, işlemleri için emniyete götürüldü. 

YSK Başkanlığı'na Serdar Mutta Seçildi

YSK, yeni başkanını belirledi. Yargıtay üyesi ve mevcut YSK Üyesi Dr. Serdar Mutta, YSK Başkanlığı'na seçildi

06.05.2026 17:08:00 / Güncelleme: 06.05.2026 18:05:40
Haber Merkezi
YSK Başkanlığı'na Serdar Mutta Seçildi
YSK Başkanlığı'na Serdar Mutta Seçildi
Yüksek Seçim Kurulu (YSK), yeni başkanını belirledi. Yargıtay üyesi ve mevcut YSK Üyesi Dr. Serdar Mutta, YSK Başkanlığı'na seçildi.

YSK üyeleri, bugün gerçekleştirdiği olağan toplantıda gizli oylama ile başkan ve başkanvekili seçimini tamamladı. Yapılan seçim sonucunda Dr. Serdar Mutta, YSK'nın yeni başkanı olarak belirlendi. Seçimde Mutta'nın oy çokluğuyla kazandığı öğrenildi.

Serdar Mutta, 26 Ocak 2023 tarihinde Yargıtay kontenjanından YSK üyeliğine seçilmişti. Hatay'ın Kırıkhan ilçesi doğumlu olan Mutta, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu olup Yargıtay 12. Hukuk Dairesi üyeliği görevini de yürütüyordu. Daha önce Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) Genel Sekreter Yardımcılığı gibi önemli görevlerde bulunan Mutta, seçim hukuku ve yargı süreçlerindeki tecrübesiyle tanınıyor.

YSK kaynakları, başkanlık seçiminin sorunsuz tamamlandığını ve yeni yönetimin çalışmalarına kısa süre içinde başlayacağını belirtti. Ahmet Yener'in görev süresi dolan başkanlığının ardından gelen bu değişim, yaklaşan seçim süreçleri öncesi yakından takip ediliyor.

Dr. Serdar Mutta'dan ilk açıklama 

Mutta yaptığı ilk açıklamada, "Ülkemizin demokrasisine ve adil seçim süreçlerine katkı sunmak için büyük bir sorumluluk üstlendim. Bağımsızlık, tarafsızlık ve hukuka bağlılık ilkeleri doğrultusunda görevimi en iyi şekilde yerine getireceğim" ifadelerini kullandı.

KIZILELMA Endonezya yolcusu

Baykar ile Endonezya merkezli PT Republik Aero Dirgantara (Republikorp) arasında Bayraktar KIZILELMA İnsansız Savaş Uçağı Çerçeve Anlaşması imzalandı

06.05.2026 16:56:00
AA
KIZILELMA Endonezya yolcusu
KIZILELMA Endonezya yolcusu
Türkiye ve Avrupa'nın en büyük savunma, havacılık ve uzay sanayi kümelenmesi SAHA İstanbul organizasyonuyla İstanbul Fuar Merkezi'nde SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı gerçekleştiriliyor.

Anadolu Ajansının (AA) Global İletişim Ortağı olduğu fuarda Savunma Sanayii Başkanlığı ile firmalar arasında imza törenleri gerçekleştiriliyor.

Program kapsamında Baykar ile Endonezya merkezli PT Republik Aero Dirgantara arasında Bayraktar KIZILELMA İnsansız Savaş Uçağı Çerçeve Anlaşması imzalandı.

Fuarda konuşan SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı ve Baykar Genel Müdürü Haluk Bayraktar, Baykar adına çok önemli bir tarihi anlaşmaya imza attıklarını belirtti.

Bayraktar TB2'nin kendi kategorisinde en çok ihraç edilen insansız hava aracı sistemi olduğuna işaret eden Bayraktar, "Dünyanın ilklerinden olan insansız savaş uçağı teknolojisi Bayraktar KIZILELMA, 2022 yılında ilk uçuşunu gerçekleştirmişti. O zamandan bu yana çok yoğun bir şekilde uçuş faaliyetleri devam ediyordu. Geçtiğimiz sene seri imalat faaliyetleri tamamlandı ve bu sene içerisinde hedefimiz Bayraktar KIZILELMA'yı ülkemizin hizmetine sunmak." diye konuştu.

Anlaşmanın tarihi bir öneme sahip olduğuna değinen Bayraktar, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bayraktar KIZILELMA için ilk defa bir ihracat anlaşmasına imza atmış olduk. Dolayısıyla bundan dolayı ülkemiz adına ve kardeş ülke Endonezya adına gururluyuz. Bu anlaşmayla birlikte hedefimiz 12 adetten oluşan bir Bayraktar KIZILELMA filosunu 2028 yılında başlamak üzere teslim etmek. Ama bu anlaşmada aynı zamanda ilave 4 filo yani 48 uçak da ileriye dönük opsiyonel olarak yer almaktadır.

Burada sadece sistemlerin tedariki değil aynı zamanda lokal bir şekilde Endonezya'da bakım idamesine yönelik lokal üretim lokal bakım merkezinin kurulması da bu anlaşmanın kapsamı içerisinde. Endonezya ile malumunuz geçtiğimiz yıl Bayraktar AKINCI ve Bayraktar TB2 kontratlarını imzalamıştık. Bu da aslında 3. tip ürün oluyor."

Republikorp Grup Başkanı Norman Joesoef ise anlaşmadan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, iki kurum arasındaki işbirliğinin devam etmesi konusunda çok istekli olduklarının altını çizdi.

Türkiye'de geçen yıl 1 milyon 549 bin 574 trafik kazası oldu

Türkiye'de geçen yıl 1 milyon 549 bin 574 trafik kazası meydana geldi. Trafik kazaları sonucu 6 bin 35 kişi öldü

06.05.2026 14:46:00
AA
Türkiye'de geçen yıl 1 milyon 549 bin 574 trafik kazası oldu
Türkiye'de geçen yıl 1 milyon 549 bin 574 trafik kazası oldu
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı kara yolu trafik kazası istatistiklerini yayımladı.

Buna göre, geçen yıl meydana gelen trafik kazası sayısı bir önceki yıla göre yüzde 7,3 artarak 1 milyon 549 bin 574 oldu. Bu sayının 1 milyon 261 bin 253'ünü maddi hasarlı, 288 bin 321'i ölümlü yaralanmalı kazalar oluşturdu.

Yıl içerisinde meydana gelen ölümlü yaralanmalı trafik kazalarının yüzde 86,5'i yerleşim yeri içinde, yüzde 13,5'i ise yerleşim yeri dışında meydana geldi.

Türkiye'deki toplam motorlu kara taşıtı sayısı 2024'te 31,3 milyon iken 2025'te 33,6 milyona yükseldi. Kara yolu trafik kazalarında ölen kişi sayısı ise 2024 yılında 6 bin 351 iken 2025 yılında 6 bin 35 oldu. Böylece 100 bin taşıt başına trafik kazası ölü sayısı 2024 yılında 20,3 iken 2025 yılında 18'e geriledi. Trafik kazalarında 403 bin 937 kişi yaralandı.

Türkiye'de geçen yıl meydana gelen 288 bin 321 ölümlü, yaralanmalı trafik kazasında 2 bin 541 kişi kaza yerinde, 3 bin 494 kişi ise sağlık kuruluşlarına sevk edildikten sonra 30 gün içinde hayatını kaybetti.

Söz konusu dönemde kara yolu trafik kazalarında günde ortalama 789,9 ölümlü yaralanmalı kaza, 16,5 ölüm ve 1106,7 yaralanma meydana geldi.

Türkiye'de 2025'te bir önceki yıla göre trafikteki motorlu kara taşıtı sayısı yüzde 7,4, toplam kaza sayısı yüzde 7,3, ölümlü, yaralanmalı kaza sayısı yüzde 8, hasarlı kaza sayısı yüzde 7,1 ve yaralı sayısı yüzde 4,9 artarken ölü sayısı toplamda yüzde 5 azaldı.

İllere göre ölümlü, yaralanmalı kaza sayıları incelendiğinde, en fazla ölü sayısı 290 ile Ankara'da, en fazla yaralı sayısı 47 bin 717 ile İstanbul'da görüldü. En az ölü sayısı 5 ve en az yaralı sayısı ise 294 ile Ardahan'da gerçekleşti.

Ölenlerin yüzde 50,7'si sürücüler
Kara yolu ağında geçen yıl gerçekleşen trafik kazalarında ölen kişilerin yüzde 50,7'sini sürücü, yüzde 29,3'ünü yolcu, yüzde 20'sini ise yayalar oluşturdu. Trafik kazalarında ölenler ve yaralananlar cinsiyetlerine göre incelendiğinde ise ölenlerin yüzde 77,8'inin erkek, yüzde 22,2'sinin kadın, yaralananların ise yüzde 70'inin erkek, yüzde 30'unu kadın olduğu görüldü.

Türkiye'de ölümlü, yaralanmalı trafik kazasına neden olan toplam 345 bin 489 kusura bakıldığında, kusurların yüzde 90,6'sının sürücü, yüzde 7,7'sinin yaya, yüzde 0,8'inin taşıt, yüzde 0,6'sının yolcu ve yüzde 0,3'ünün yol kaynaklı olduğu belirlendi.

Kusurlar alt başlıklara göre incelendiğinde "araç hızını yol, hava ve trafiğin gerektirdiği şartlara uydurmamak", toplam 345 bin 489 kusurun 114 bin 636'sını oluşturdu ve en sık görülen kusur oldu. "Kavşak, geçit ve kaplamanın dar olduğu yerlerde geçiş önceliğine uymamak" kusuru 52 bin 974 ile en sık görülen ikinci kusur olurken "arkadan çarpmak" 29 bin 735 kusur ile en sık görülen üçüncü kusur olarak kayıtlara geçti.

Ölümler kazanın oluş şekline göre incelendiğinde, ilk üç sırada 1190 ölüm ile yayaya çarpma, 1171 ölümle yoldan çıkma ve 1124 ölümle yandan çarpma yer aldı.

Kara yolu ağında meydana gelen 288 bin 321 ölümlü, yaralanmalı kazanın yüzde 65'i gündüz, yüzde 33,1'i gece ve yüzde 1,9'u alaca karanlıkta gerçekleşti.

Kaza ve sonuçları değerlendirildiğinde, ölümlü, yaralanmalı kazaların yüzde 50,1'i tek araçlı, yüzde 43'ü iki araçlı ve yüzde 6,9'u çok araçlı kazalardan oluştu.

Yaralanmaların ise yüzde 55'i iki araçlı, yüzde 37,4'ü tek araçlı ve yüzde 7,6'sı çok araçlı kazalarda meydana geldi. Ölümlü, yaralanmalı kazaların yüzde 54,3'ü iki araçlı, yüzde 39,6'sı tek araçlı ve yüzde 6,1'i ise çok araçlı kazalarda yaşandı.

Ölümlü, yaralanmalı trafik kazasına karışan toplam 484 bin 683 taşıtın yüzde 45,2'si otomobil, yüzde 31,3'ü motosiklet, yüzde 12,5'i kamyonet, yüzde 1,9'u minibüs, yüzde 1,9'u bisiklet, yüzde 8'i çekici, yüzde 1,5'i otobüs, yüzde 1,5'i kamyon, yüzde 0,9'u bilinmeyen, yüzde 0,6'sı elektrikli skuter, yüzde 0,6'sı traktör ve yüzde 0,4'ü ise özel amaçlı, iş makinesi, ambulans, tren, tramvay, at arabası taşıtlarından oluştu.

En çok kaza ağustosta, en az kaza şubatta
Türkiye'de geçen yıl en fazla ölümlü, yaralanmalı kazanın meydana geldiği ay yüzde 10,4 ile ağustos oldu. En az kaza ise yüzde 5,7 ile şubatta gerçekleşti.

Haftanın günlerine göre bakıldığında ise ölümlü, yaralanmalı kazaların yüzde 15,1 ile en fazla cuma günü ve yüzde 13,6 ile en az pazar günü meydana geldiği görüldü.

Muhittin Böcek ile oğlu ve gelinin mal varlıklarına el konuldu

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Muhittin Böcek ile oğlu ve gelinin mal varlıklarına el konuldu

06.05.2026 11:07:00
İhlas Haber Ajansı
Muhittin Böcek ile oğlu ve gelinin mal varlıklarına el konuldu
Muhittin Böcek ile oğlu ve gelinin mal varlıklarına el konuldu
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Muhittin Böcek ile oğlu ve gelinin mal varlıklarına el konuldu.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında aralarında tutuklu Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek'in gelini Zuhal Böcek'in de bulunduğu 3 kişi, 30 Nisan'da gözaltına alınmıştı. Emniyette işlemleri biten 3 kişi adliyeye sevk edilmiş, savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden Zuhal Böcek, "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" suçundan tutuklanmıştı.

Mal varlıklarına el konuldu
Konuyla ilgili soruşturma sürerken, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca, şüpheliler Muhittin Böcek, Mustafa Gökhan Böcek ile Zuhal Böcek'in 'rüşvet alma', 'rüşveti temin etme', 'irtikap' ile 'suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama' suçlarından mal varlıklarına el konuldu.İHA

Konya'da çok sayıda makineli tüfek ve tabanca ele geçirildi

Konya'nın Beyşehir ilçesinde KOM ekiplerince düzenlenen silah operasyonunda çok sayıda kalaşnikof benzeri yerli üretim makineli tüfek ve tabanca ele geçirilirken, 11 kişi gözaltına alındı

06.05.2026 10:23:00
İhlas Haber Ajansı
Konya'da çok sayıda makineli tüfek ve tabanca ele geçirildi
Konya'da çok sayıda makineli tüfek ve tabanca ele geçirildi
Konya'nın Beyşehir ilçesinde KOM ekiplerince düzenlenen silah operasyonunda çok sayıda kalaşnikof benzeri yerli üretim makineli tüfek ve tabanca ele geçirilirken, 11 kişi gözaltına alındı.



İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürlüğü ekiplerince Beyşehir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen çalışmalar kapsamında silah operasyonu düzenlendi. Yürütülen çalışmalar neticesinde, Beyşehir ilçesinde belirlenen 13 ikamet, 3 iş yeri ve 18 araca eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi.



Operasyon kapsamında yapılan aramalarda 51 adet AK-47 kalaşnikof benzeri yerli üretim makineli tüfek, 1 adet uzi otomatik tabanca, 34 adet tabanca, 2 adet av tüfeği, 41 adet fişek ve 10 adet tüfek kartuşu ele geçirildi. Operasyonda 11 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Konuyla ilgili adli tahkikatın çok yönlü olarak sürdüğü bildirildi.

Öte yandan, soruşturmanın ilk aşamalarında gerçekleştirilen iki ayrı ara yakalamada toplam 101 adet ruhsatsız tabanca ve şarjör ele geçirilirken, 3 şüpheli şahıs tutuklanmıştı.

Nisan ayında en az 26 kadın katledildi

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu'na göre geçen ay en az 26 kadın erkekler tarafından öldürüldü

05.05.2026 16:22:00 / Güncelleme: 05.05.2026 16:28:51
Haber Merkezi
Nisan ayında en az 26 kadın katledildi
Nisan ayında en az 26 kadın katledildi
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu'na göre geçen ay en az 26 kadın erkekler tarafından öldürüldü, 23 kadın da şüpheli şekilde ölü bulundu.

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu geçen aya ilişkin verilerini yayımladı. Buna göre Türkiye'de nisanda en az 26 kadın öldürülürken, 23 kadın da şüpheli şekilde ölü bulundu.

Rapora göre öldürülen 26 kadından 20'sinin hangi bahaneyle öldürüldüğü tespit edilemedi. 4'ü ekonomik bahanelerle, 1'i barışmayı kabul etmemesi bahanesiyle, 1'i de bebeğini aldırmadığı bahanesiyle öldürüldü.

Kadınların yüzde 69'u evlerinde öldürüldü

Katledilen 26 kadından 10'u evli olduğu erkek, 2'si eskiden evli olduğu erkek, 2'si birlikte olduğu erkek, 1'i babası, 1'i akrabası, 1'i oğlu ve 1'i tanıdığı tarafından öldürüldü. Kadınların 18'i evinde, 2'si sokakta, 1'i otelde, 1'i arabada, 1'i su kenarında ve 1'i boş arazide öldürüldü. 2 kadının öldürüldüğü yer tespit edilemedi. Kadınların yüzde 69'u evlerinde katledildi.

Cinayetlerin 16'sı ateşli silahlarla, 2'si boğularak, 7'si kesici aletlerle, 1'i de darbedilerek öldürüldü.

Türkücü İzzet Yıldızhan tahliye edildi

Ümraniye'de, amatör futbolcu Kubilay Kaan Kundakçı'nın (21) hayatını kaybettiği silahlı saldırıya ilişkin 10 sanık hakkında hazırlanan iddianame ağır ceza mahkemesince kabul edildi

05.05.2026 14:03:00
Anadolu Ajansı
Türkücü İzzet Yıldızhan tahliye edildi
Türkücü İzzet Yıldızhan tahliye edildi

Anadolu 27. Ağır Ceza Mahkemesi, Alaattin Kadayıfçıoğlu'nun da aralarında bulunduğu 7'si tutuklu 10 sanık hakkında hazırlanan iddianame üzerindeki incelemesini tamamladı.

İddianamenin kabulünü kararlaştıran mahkeme, tensip zaptı hazırlayarak ilk duruşmanın 22 Haziran'da yapılmasına karar verdi.

Mahkeme, sanık şarkıcı İzzet Yıldızhan'ın yurt dışı çıkış yasağı şeklinde adli kontrol şartıyla tahliyesine hükmetti.

İddianameden

Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca, Ümraniye Tatlısu Mahallesi'nde 19 Mart'ta park halindeki araçta arkadaşıyla oturan Kubilay Kaan Kundakçı'nın, olay yerine iki araçla gelen sanıklardan birinin silahla ateş etmesi sonucu ağır yaralanması ve kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmesine ilişkin iddianame hazırlanmıştı.

İddianamede, güvenlik kamerası görüntülerinin bilirkişi incelemesine göre, hayatını kaybeden Kundakçı'nın içinde bulunduğu aracın önüne iki aracın yanaştığı, araçtan inen şüpheli Alaattin Kadayıfçıoğlu'nun belinden silah çıkararak maktulün bulunduğu aracın ön yolcu kapısını açıp ateş ettiği anlatılıyor.

Kundakçı'nın ölümcül yaralanmaya yol açan tek kurşunla hayatını kaybettiği aktarılan iddianamede, sanıkların olaydan saatler önce bölgeye gelip gittikleri, saldırının spontane değil planlı olabileceğine yönelik kuvvetli şüphe oluştuğu kaydediliyor.

HTS kayıtları, cep telefonu incelemeleri ve kriminal raporlara göre, olay öncesi sanıklar arasında yoğun irtibat bulunduğu, olay sonrası bazı temasların devam ettiği vurgulanan iddianamede, sanık Alaattin Kadayıfçıoğlu'nun, "kasten öldürme", Aleyna Tutuş ve Zuhal Kalaycıoğlu'nun ise "kasten öldürmeye azmettirme" suçundan ayrı ayrı müebbet hapis cezasına çarptırılması talep ediliyor.

Sanıklar Hüseyin Can Avcı, Mustafa Rece ve Bilal Kadayıfçıoğlu'nun ise "kasten öldürmeye yardım etme" suçundan 10 yıldan 15'er yıla kadar hapisle cezalandırılması öngörülen iddianamede, Metin Kadayıfçıoğlu'nun "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "suçluyu kayırma" suçlarından 1 yıldan 10 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması isteniyor.

İddianamede, sanık Engin Taşkıran hakkında "suçluyu kayırma" ve "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçlarından 6 aydan 10 yıla kadar, sanıklar İzzet Yıldızhan ve Ahmet Özkoç'un ise "suçluyu kayırma" suçundan 6 aydan 5'er yıla kadar hapsi talep ediliyor.

İBB Davası'nda 32. gün

Ekrem İmamoğlu'nun da tutuklu isimler arasında bulunduğu 414 sanıklı İBB davasının 32. gününde, "Cebeci Maden Sahası'nda yapılan hafriyat dökümü nedeniyle kamu zararı oluştuğu" iddiasından yargılanan Ahmet Güldü savunmasını yaptı

05.05.2026 13:20:00 / Güncelleme: 05.05.2026 14:48:38
Haber Merkezi
İBB Davası'nda 32. gün
İBB Davası'nda 32. gün
Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu İBB Davası'nın duruşması 32. gününde, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki 1 No'lu salonda devam ediyor.

77'si tutuklu toplam 414 sanığın yargılandığı duruşmaya, görevden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkan Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun ile diğer tutuklu sanıklar katılırken, babası Hasan İmamoğlu tutuksuz sanıklar arasında yer aldı.

"Yaptığım iş esasen ofis işidir"

Duruşma, "Cebeci Maden Sahası'nda yapılan hafriyat dökümü nedeniyle kamu zararı oluştuğu" iddiasından tutuklu yargılanan Ahmet Güldü'nün savunmasıyla devam etti. Tutuklu sanık Ahmet Güldü, Kuzey İstanbul şirketinde ofisboy olarak çalıştığını, bankadan para çekme ve yatırma işlerinin görevleri arasında olduğunu belirtti.

Kuzey İstanbul Modern şirketinde 2014 yılında ofis boy olarak işe girdiğini, şirkette 10 yıldır çalıştığını ifade eden Güldü, "Yaptığım iş esasen ofis işidir, yani diğer yerlere evrak götürür; noter, ticaret odası, trafik şube müdürlüğü, elektrik ve su abonelikleri tarzında işler yapardım. Bankadan para çekme ve para yatırma işlemleri de görevlerimin arasında bulunurdu. Ancak bu işlemleri kendi inisiyatifimle değil, bana verilen talimatlar doğrultusunda yapardım. Yaptığım işe göre talimat aldığım kişiler değişir. Örneğin noter, vergi dairesi, trafik şube müdürlüğü işlerinde şirketin idari işler müdürü olan genel sorumlulardan talimat alınırdı. Banka işlemlerinde finans bölümünde çalışan Adem Başer'den, ayrıyeten de Murat Gülibrahimoğlu'ndan talimat almışlığım vardır. Benim görevim, bana söylenen idari ve günlük işleri yerine getirmekten ibarettir" diye konuştu.

"Bir emekçi olarak, çalışan olarak nasıl tutuklanabilirim?"

Cebeci Maden sahası ile alakalı hiçbir görevi bulunmadığını, hafriyat döküm işinden de maden işinden de anlamadığını aktaran Güldü, şu savunmayı yaptı:

"Murat Gülibrahimoğlu ile en son yurt dışına çıkmadan önce görüştüğümü ve sonrasında ise görüşmediğimi kendilerine ilettim. Ayrıca bana, eski patronumun hesabına 5.000.000 TL yatırdığım ve 169.000.000 TL çektiğim yönünde sorular geliyor. Benim yıllar içinde yatırıp çektiğim tutarı hâlâ bilmiyorum, bilmem de mümkün değil. Ben de bunun işimin bir parçası olduğunu, talimatla hareket ettiğimi ve bu nedenle suç işlediğimi düşünmedim. Çektiğim ve yatırdığım paraların toplam tutarını bilmem zaten mümkün değil ki? Başkanım, ben tutuklandığımda gerçekten çok şaşırdım. Bir emekçi olarak, çalışan olarak nasıl tutuklanabilirim? İfadeye çağrılabilirim ama 'nasıl tutuklanabilirim?' diye kafamdan soru işaretleri geçti. Çünkü savcı bana doğrudan hangi suçu işlediğimi açık şekilde söylemedi. Eğer ne ile suçlandığımı açıkça anlatsaydı ben de kendimi ona göre savunmaya çalışırdım. Ama o gün neye karşı ayrıntılı savunma yapmam gerektiğini tam olarak bile anlayamadım. Daha sonra örgüt üyeliği suçlamasıyla tutuklandığımı öğrendim."

"Belediye yönetiminin değişmesi, çalışma hayatımda bir değişiklik yaratmamıştır"

Sanık Güldü, 2014 yılında işe girdiğini, 2025'e kadar aynı işe devam ettiğini belirterek, "Belediye yönetiminin değişmesi, Sayın Ekrem İmamoğlu'nun başkan olması; benim çalışma hayatımda, görevimde, gelirimde, günlük iş işleyişimde herhangi bir değişiklik yaratmamıştır. Ben aynı şekilde çalışmaya devam ettim. İddianamede yer verilen suçlamaların kapsamı ile benim görev ve sorumluluğum arasında somut bir bağ kurulması mümkün değildir" şeklinde konuştu.

"Şirkette yasa dışı işlere şahit de olmadım"

Şirkette muhasebe kayıtları tutan, e-fatura, e-arşiv veya defter sistemleri kullanan, sahte fatura düzenleyen ya da piyasadan sahte fatura temin eden bir kişi olmadığını söyleyen Güldü, "Şirkette bu tür yasa dışı işlere şahit de olmadım. Finans işleri benim görev alanımda da değildir. Ben şirkette günlük işlerini yapan, talimatla hareket eden bir çalışan olarak görevimi yaptım. Bu nedenle para transferleri veya banka hareketlerinden yola çıkılarak benim sahte fatura yöntemiyle para aktardığım ya da örgüte bilerek ve isteyerek kazanç sağladığım sonucuna varılması doğru değildir" savunmasını yaptı.

Sanık Güldü, cezaevinde 70 kişiyle aynı koğuşta kaldığını de belirterek, "Hepsi de uyuşturucu mahkumu. Ben nasıl bir suç işledim ki bu devlet beni uyuşturucu mahkumunun içine atıyor? Ben uyuşturucu maddesinin isimlerini bilmezdim ya. Hani yaşam koşullarını geçtim; ben uyuşturucu maddenin isimlerini bilmezdim. Seneye üniversite sınavlarına hazırlanacak evladım; 'Baba istersen okulu bırakırım' diyor bana. Ben bunu duyacak bir ebeveyn olmadım eşimle beraber, bir baba olmadım. Bunun vebali kimdeyse Allah'a havale ediyorum. Benim eşim buraya gelebilmek için -çalışmak ayıp değil- gündelik işe gidiyor" dedi.

Üzerine atılan suçları kabul etmeyen Güldü, tahliyesine ve beraatine karar verilmesini istedi.

Rusya'nın Balkanlar'a ilgisinin arka planı


 
Rus düşünce tarihi üzerine yaptığı akademik çalışmalarla öne çıkan Tayyip Çakan’ın kaleminden Balkanlar’ın tarihsel ve düşünsel arka planına odaklanan “Rus Düşünce Tarihinde Balkanlar (1711-1877)” kitabı okurlarla buluştu.
 

05.05.2026 08:21:00
ABDÜLKADİR GÜNDOĞDU
 Rusya'nın Balkanlar'a ilgisinin arka planı
 Rusya'nın Balkanlar'a ilgisinin arka planı

"Rus Düşünce Tarihinde Balkanlar (1711-1877)" adlı eseri, 2026 yılının öne çıkan araşturma eserlerinden biri...
Kitap Osmanlı coğrafyasını konu alıyor. Rus zihniyetinin Balkanlara bakışı kitabın ana eksenini oluşturuyor. Özellikle Balkanlardaki isyanlarda Rus parmağı...
Hürriyet Kitap etiketiyle yayımlanan eser, Slavcılık ve Pan-Slavizm düşüncesinin yükselişiyle birlikte Balkan halklarının Rus düşünce dünyasında kazandığı anlamı, edebiyat ile tarih arasındaki etkileşim çerçevesinde ele alıyor.

Baştan sona bizim tarihimiz

"Rus Düşünce Tarihinde Balkanlar", I. Petro döneminden 93 Harbi'ne (1877) kadar uzanan süreçte Balkan isyanlarını yalnızca askerî ve diplomatik gelişmeler çerçevesinde değil; Rus aydınları, yazarları ve basınının perspektifinden inceleyerek çok katmanlı bir okuma sunuyor. Tayyip Çakan, "Bu eser, I. Petro döneminden 93 Harbi'ne kadar geçen sürede Rusya'nın Balkanlara yönelik giderek büyüyen ilgisini incelemektedir. Eser, yakınçağ Osmanlı tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri olan 93 Harbi öncesinde gerçekleşen Balkan isyanlarını, Rus aydınlarının ve basınının perspektifinden incelemeyi amaçlamaktadır" sözleriyle kitap hakkındaki düşüncelerini aktarıyor.
"Rus Düşünce Tarihinde Balkanlar", tarih ve düşünce dünyasına ilgi duyan okurların yanı sıra Osmanlı-Rus ilişkilerini farklı bir perspektiften değerlendirmek isteyen geniş bir okuyucu kitlesine hitap ediyor. Disiplinlerarası yapısıyla, edebiyat, basın ve tarih ekseninde derinlikli bir analiz sunan eser, Balkan meselesine çok yönlü bir bakış geliştirmek isteyenler için önemli bir kaynak niteliği taşıyor.

Dr. Tayyip Çakan, ilk, orta ve lise öğrenimini Antalya'da tamamladı. 2016 yılında Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Rus Dili ve Edebiyatı Bölümü'nden mezun oldu. 2017 yılında Hacettepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Tarih Anabilim Dalı'nda yüksek lisans eğitimine başladı. "Nikolay Leskov ve Rusya'da Edebiyat ve İdeoloji" başlıklı tezini tamamlayarak 2020 yılında yüksek lisans derecesini aldı. Aynı yıl İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Tarih Bölümü Yakınçağ Tarihi Anabilim Dalı'nda doktora programına başladı. "Rus Edipleri ve Basını Çerçevesinde 1875 Bosna-Hersek ve 1876 Bulgaristan Ayaklanmaları" başlıklı doktora tezini tamamlayarak doktor unvanını aldı. Rus düşünce tarihi üzerine çalışmalarını sürdürmektedir.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.