logo
14 ŞUBAT 2026


6 yaşındaki çocuktan cinsel istismar sanığına: Ona tokat atın

Kocaeli'de 5 yaşındaki kız çocuğunu "Sana dondurma vereceğim" diyerek evine çağırdığı ve cinsel istismarda bulunduğu iddia edilen sanık ilk kez hakim karşısına çıktı. Sanık, "Kafamın içinde bir şeyler var" diyerek suçlamayı kabul etmedi, mağdur kız çocuğu ise olayın defalarca yaşandığını, sanığın da kimseye bir şey söylememesi için kendisini tembihlediğini ve para verdiğini söyledi. Kız çocuğu "Şikayetçi misin'" sorusuna ise "Ona tokat atın" cevabını verdi.

15.03.2024 23:47:00
İhlas Haber Ajansı
6 yaşındaki çocuktan cinsel istismar sanığına: Ona tokat atın
6 yaşındaki çocuktan cinsel istismar sanığına: Ona tokat atın
İddiaya göre, 2023'de yabancı uyruklu A.K. (25) isimli şüpheli, kuzeninin 5 yaşındaki kızı A.K'yi "Sana dondurma vereceğim" diyerek evine çağırdı ve çocuğa cinsel istismarda bulundu. Şüpheli, kız çocuğuna ve erkek kardeşine de para vererek, kimseye söylememeleri için tembihledi. Eve giden çocukların durumu annesine anlatması üzerine konu polise intikal etti. Şüpheli A.K. gözaltına alındı. İfadesi alınan şüpheli, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

"Çocuğa saldıran ben değil bir başkasıdır"

Tutuklu sanık A.K. Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesince ilk kez hakim karşısına çıktı. Duruşma salonunda tutuklu sanık A.K., mağdur A.K'nin annesi, taraf avukatları ve tercümanlar hazır bulundu. Mağdur A.K. ise "adli görüşme odaları" (AGO) sisteminden uzman ve tercüman aracılığıyla hazır edildi. 8 yıldır Türkiye'de yaşadığını söyleyen sanık A.K., "A.K. benim kuzenimin kızı olur. Ailecek birbirimize gidip geliriz. Kız çocuğuna karşı hiçbir eylemde bulunmadım, suçlamaları kabul etmiyorum. A.K'ye karşı cinsel eylemde bulunmadım, ağzını kapatmadım. Çocuğa saldıran ben değil bir başkasıdır. Sanki kafamın içinde bir şeyler var. Buna ilişkin Türkiye'de psikolojik tedavi görmedim. Ben, kardeşim ve 2 kuzenimle birlikte bekarlar evinde kalıyorum" dedi.

"Sanık kızım ile oğlumu evine götürerek kendilerine dondurma vereceğini söylemiş"

Olaya ilişkin bildiklerini anlatan mağdur A.K'nin annesi Y.K., "Sanık eşimin amcasının oğlu olur. Aynı mahallede otururuz, evlerimiz birbirine yakındır. 4 erkek bekar yaşadıkları için eşim evlerine gitmemize izin vermiyordu. Biz sanığın evine gitmezdik ancak sanık sık sık bize gelirdi. A.K. isimli oğlum olaydan 3 gün sonra bana olayı anlattı. Sanık, kızım ile oğlumu evine götürerek kendilerine dondurma vereceğini söylemiş. Sanık evinde kızıma cinsel istismarda bulunmuş, ağzına havlu koymuş. Sanık daha sonra çocuklarıma 'Kimseye bir şey söylemeyin' diye tembih ederek para vermiş. Kanser hastası olduğum için olay günü uyuyordum, çocuklarım ise eltimdeydi. Sanık çocuklarımı eltimden alarak evine götürmüş. Çocuklarımın bugüne kadar hiç yalan söylemedi. Sanıktan şikayetçiyim" şeklinde konuştu.

"Bana bozuk para, erkek kardeşime ise kağıt 5 TL verdi"

Olaya ilişkin tercüman ve uzman eşliğinde dinlenen mağdur kız çocuğu A.K., "Olay olduğunda 5 yaşındaydım. Şimdi 6 yaşına girdim. Sanık A.K. sürekli bize geliyordu. Ben nereye gitsem peşimden geliyordu. Olay günü A.K. beni evime götürdü, üstümü çıkardı yaşananları kimseye anlatmayalım diye de bana ve erkek kardeşime para verdi. Bana bozuk para, erkek kardeşime ise kağıt 5 TL verdi. Sadece bir kez değil, defalarca üstümü çıkarttı" dedi.

"Ona tokat atın"

"Şikayetçi misin'" sorusuna ise çocuk, "Ona tokat atın" cevabını verdi. Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek, duruşmayı erteledi.

Beyni dumura uğratan besinlere dikkat


 
Zihinsel yorgunluk, odaklanma güçlüğü ve unutkanlık çoğu zaman yoğun tempoya bağlansa da, bilimsel veriler bu şikâyetlerin beslenme alışkanlıklarıyla yakından ilişkili olabileceğini gösteriyor. 

14.02.2026 01:00:00
AHMET SAFA TERZİ
Beyni dumura uğratan besinlere dikkat
Beyni dumura uğratan besinlere dikkat

Zihinsel yorgunluk, odaklanma güçlüğü ve unutkanlık çoğu zaman yoğun tempoya bağlansa da, bilimsel veriler bu şikâyetlerin beslenme alışkanlıklarıyla yakından ilişkili olabileceğini gösteriyor.

Bunlar beyni vuran besinler

Yüksek oranda işlenmiş gıdalar, düzensiz kan şekeri dalgalanmaları, mikro besin eksiklikleri ve yetersiz sıvı alımı; beyin fonksiyonlarını olumsuz etkileyerek beyin sisi tablosunu tetikleyebiliyor. Buna karşılık antiinflamatuvar ve antioksidan yönü güçlü, dengeli bir beslenme modeli bilişsel performansın korunmasında önemli bir rol oynuyor.

Acıbadem Life Beslenme ve Diyet Uzmanı Zehra Elban, "Beyin sağlığı yalnızca uzun vadeli hastalık riskleriyle değil, günlük zihinsel performansla da doğrudan ilişkilidir; doğru beslenme, zihinsel berraklığın en temel destekçilerinden biridir" değerlendirmesinde bulundu.

Beyin bunlara ihtiyaç duyuyor

Beyin dokusunun yüksek metabolik aktiviteye sahip olduğu için belirli mikro besinlere düzenli olarak ihtiyaç duyduğuna dikkat çeken Beslenme ve Diyet Uzmanı Zehra Elban, "Özellikle B12 vitamini, folat, D vitamini, demir, magnezyum ve omega-3 yağ asitlerinin yetersizliği; bilişsel performans düşüşü, dikkat dağınıklığı ve zihinsel bulanıklıkla ilişkilendirilir. Omega-3 yağ asitleri, beyin hücrelerinin sağlıklı yapısını korumaya yardımcı olur. Aynı zamanda beyindeki inflamasyonu azaltarak düşüncelerin daha net olmasına katkı sağlar. Bu etki, beyin sisi olarak tanımlanan unutkanlık, dalgınlık ve odaklanma sorunlarının hafiflemesine yardımcı olabilir. Özellikle koyu yeşil yapraklı sebzeler, kırmızı-mor renkli meyveler, turunçgiller ve zeytinyağı gibi besinler bu açıdan öne çıkar. Ispanak ve koyu yeşil yapraklı sebzelerde bulunan lutein üzerindeki klinik çalışmalarda hafıza, öğrenme gibi bilişsel alanlarda iyileştirici etkileri ortaya konulmuştur" dedi.

Günlük radyo dinleme süresi şaşırttı


Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun (RTÜK) Medyametre Medya Kullanım Alışkanlıkları Araştırması'na göre, Türkiye'de günlük ortalama radyo dinleme süresinin 1 saat 40 dakika olduğu belirlendi. Araştırma, Türkiye genelinde 15 yaş ve üzeri toplam 15 bin 766 kişinin katılımıyla gerçekleştirildi.

14.02.2026 00:52:00
AA
Günlük radyo dinleme süresi şaşırttı
Günlük radyo dinleme süresi şaşırttı

Yaklaşık yüz yıl önce yayın hayatına başlayan radyo, ilk çıktığı yıllarda haberleşme alanında oldukça önemli bir kitle iletişim aracı oldu. Radyo, ilerleyen yıllarda yayıncılık alanını genişletti ve farklı program içeriklerini de bünyesine dahil etti. Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun (RTÜK) Medyametre Medya Kullanım Alışkanlıkları Araştırması'na göre, Türkiye'de günlük ortalama radyo dinleme süresinin 1 saat 40 dakika olduğu belirlendi. Araştırma, Türkiye genelinde 15 yaş ve üzeri toplam 15 bin 766 kişinin katılımıyla gerçekleştirildi.

Cihaz sahiplik oranlarına bakıldığında, evinde bir radyosu olanların oranı yüzde 14.5 olarak kaydedildi. Cinsiyete göre dağılım incelendiğinde de radyoya sahip olan erkek oranının kadınlardan fazla olduğu ortaya kondu. Evinde veya iş yerinde radyo cihazı olanların yaşa göre dağılımına bakıldığında, en az bir radyosu olanların oranının 15-24 yaş grubunda yüzde 9.8, 25-34 yaş grubunda yüzde 12.9, 35-44 yaş grubunda yüzde 15.7, 45-54 yaş grubunda yüzde 15.6, 55-64 yaş grubunda yüzde 17.2 ve 65 yaş ve üzeri yaş grubunda ise yüzde 18 olduğu ifade edildi.

Bu veri, yaş arttıkça radyoya sahip olan kişi sayısının da arttığını gösterdi. Radyo yayınları ve dijital ortamlardan müzik dinlemelerinin yüzde 67.9 ile en fazla araç radyosundan yapıldığı, bunu sırasıyla yüzde 27 ile klasik radyo, yüzde 18 ile televizyon, yüzde 17.2 ile cep telefonu, yüzde 4.2 ile bilgisayar ve tabletin takip ettiği görüldü.

Bursa'da uyuşturucu operasyonu : 84 kişi tutuklandı

Bursa'nın Gemlik ilçesinde yürütülen soruşturma kapsamında 4 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi

14.02.2026 00:18:00
İhlas Haber Ajansı
Bursa'da uyuşturucu operasyonu : 84 kişi tutuklandı
Bursa'da uyuşturucu operasyonu : 84 kişi tutuklandı
Bursa'nın Gemlik ilçesinde yürütülen soruşturma kapsamında 4 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Çok sayıda uyuşturucu madde ve silah ele geçirilirken, gözaltına alınan 102 kişiden 84'ü tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Gemlik Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele ve İstihbarat Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen kapsamlı soruşturma çerçevesinde büyük bir uyuşturucu operasyonu gerçekleştirildi.



21 Ağustos 2025'te başlatılan soruşturma sürecinde yapılan 176 ara yakalamada 229 kişi hakkında "Uyuşturucu madde kullanmak" suçundan işlem yapılırken, teknik ve fiziki takipler sonucunda 102 şüphelinin "Uyuşturucu madde ticareti yapmak" suçunu işlediği tespit edildi.



Operasyon sürecinde gerçekleştirilen yakalamalar ve adres aramalarında 1 kilo 561 gram sentetik kannabinoid, 3 kilo 418 gram metamfetamin, 1 kilo 545 gram esrar, 16 ecstasy hap, 38 sentetik ecza hapı, 1 hassas terazi, 3 tabanca, 486 fişek ve 2 av tüfeği ele geçirildi. Soruşturma kapsamında 102 şüphelinin yakalanmasına yönelik 10 Şubat 2026'da Bursa merkezli olmak üzere Bolu, Artvin ve Edirne'de 84 adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyona 1 helikopter, 3 İHA, 12 dedektör köpeği, 170 ekip, özel harekat ve çevik kuvvet unsurlarıyla birlikte yaklaşık 1000 personel katıldı.

Gerçekleştirilen operasyonlarda 102 şüpheli gözaltına alındı. Adliyeye sevk edilen şüphelilerden 84'ü tutuklanırken, 16 kişi adli kontrol şartıyla, 2 kişi ise ev hapsi tedbiri uygulanarak serbest bırakıldı. Firari 1 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü bildirildi.

Casperlar liderine "Diplomatik Kaçış" operasyonu: Soruşturmada çarpıcı detaylar

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) iş yerlerinin kurşunlanması ve haraç olaylarının faili olarak uluslar arası düzeyde aranan Casperlar Organize Suç Örgütü yöneticilerinden "Emmi" kod adlı Mehmet Kurtoğlu'nun diplomatik plakalı araçla yurt dışına kaçırıldığı iddiası, güvenlik birimlerini harekete geçirdi. Olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen 6 şüpheli tutuklandı

13.02.2026 13:06:00 / Güncelleme: 13.02.2026 13:10:39
İHA
Casperlar liderine "Diplomatik Kaçış" operasyonu: Soruşturmada çarpıcı detaylar
Casperlar liderine "Diplomatik Kaçış" operasyonu: Soruşturmada çarpıcı detaylar
KKTC'de çok sayıda silahlı saldırı ve tehdit olayının faili olarak aranan Kurtoğlu'nun, yurt dışına kaçtıktan sonra Romanya'da yakalandığı öğrenildi. Romanya makamlarınca Bulgaristan'a teslim edilen Kurtoğlu, Bulgar polisi tarafından Kapıkule Sınır Kapısı'ndan Türkiye'ye deport edildi. 10 Ocak'ta gözaltına alınan Kurtoğlu, emniyette verdiği ifadede kaçış sürecini tüm ayrıntılarıyla anlattı.



İstanbul'dan Edirne'ye gizli sevk

Kurtoğlu ifadesinde, İstanbul'dan korsan taksiyle Edirne'ye getirildiğini, şehir merkezindeki bir apart otelde bir gece konakladığını söyledi. Ertesi gün Edirne Yeni Sanayi Sitesi 29 blokta bulunan bir oto yıkama işletmesine götürüldüğünü belirten Kurtoğlu, burada bir süre bekletildiğini aktardı.

İddialara göre, daha sonra üç kişiyle birlikte Vietnam Sosyalist Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosluğu'na ait diplomatik plakalı bir aracın bagaj bölümüne bindirilerek sınırdan çıkarıldı. Aracın Kapıkule üzerinden Bulgaristan'a geçtiği, ardından Romanya'ya ulaşıldığı öne sürüldü.



Güvenlik kameraları incelendi

Kurtoğlu'nun beyanı üzerine Edirne Emniyet Müdürlüğü Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri geniş çaplı çalışma başlattı. Apart otel ve oto yıkama istasyonuna ait güvenlik kamerası görüntüleri mercek altına alındı. Yapılan teknik incelemede, söz konusu aracın Vietnam Sosyalist Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosluğu'na ait diplomatik plakalı araç olduğu tespit edildi. Ayrıca aracın 23 Ocak ile 1 Şubat tarihleri arasında Kapıkule üzerinden Bulgaristan'a, Pazarkule Gümrük Kapısı'ndan ise Yunanistan'a birden fazla giriş-çıkış yaptığı belirlendi.



"VİP Kaçakçılık" şüphesi

Soruşturmada Kurtoğlu'nun İstanbul'dan Edirne'ye getirilmesinde rol aldığı iddia edilen korsan taksici ile Edirne'de saklanmasına ve sınır dışına çıkarılmasına yardım ettiği değerlendirilen A.Ç., B.B.Ç., F.O., M.G., C.Ö. ve A.Y.F. isimli şüpheliler yakalanarak gözaltına alındı.

Şüphelilerin, diplomatik dokunulmazlıktan yararlanılarak gerçekleştirildiği öne sürülen bu organizasyonda aktif rol aldıkları iddia ediliyor. Emniyetteki işlemlerinin ardından zanlılar geniş güvenlik önlemleri altında Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı'na sevk edilen 6 şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi.



Diplomatik boyut araştırılıyor

Olayın diplomatik araç kullanılması iddiası sebebiyle uluslar arası boyut kazandığı belirtilirken, ilgili konsolosluk aracı ve görevli personel hakkında da idari ve adli inceleme başlatıldığı öğrenildi.

Soruşturma çok yönlü olarak sürdürülüyor.

Yazın kurumak üzereydi: Uludağ'ın karlarıyla yeniden coştu

Bursa'nın kayalıklar arasına gizlenmiş doğa harikası Saitabat Şelalesi, bu yıl Uludağ ve eteklerine düşen yağışların iyi olmasıyla yeniden coştu

13.02.2026 13:02:00 / Güncelleme: 13.02.2026 13:05:12
İHA
Yazın kurumak üzereydi: Uludağ'ın karlarıyla yeniden coştu
Yazın kurumak üzereydi: Uludağ'ın karlarıyla yeniden coştu
Kestel ilçesine bağlı Saitabat Şelalesi, doğal güzelliği ve orman içinde temiz havasıyla hem Bursa'nın hem Marmara Bölgesi'nin önemli turizm merkezleri arasında yer alıyor.

Ormanın içinde, yeşillikler arasındaki şelaleyi görmek için gelenler, civarda bulunan kafelerde oturup bölgeye özgü köy kahvaltısıyla yöresel lezzetlerin tadına bakabiliyor, Uludağ'dan gelen soğuk suda yetiştirilen balıklardan yiyebiliyor, atlı gezinti yapabiliyor.



Geçen yıl yağışların az olması, Uludağ'a karın az düşmesi, kuraklık ve aşırı sıcak gibi nedenlerle suyu ciddi oranda azalan ve hatta kuruma tehkilesi geçiren Saitabat Şelalesi, özlenen sesine ve güzelliğine yeniden kavuştu.

Kanyon içinde biriken suların oluşturduğu, kayalıklar arasına gizlenmiş doğa harikası Saitabat Şelalesi, bu yıl Uludağ ve eteklerine düşen yağışların iyi olmasıyla yeniden coşkuyla akmaya başladı.



İstanbul, Kocaeli, Yalova, Balıkesir ve Bilecik gibi yakın yerler başta olmak üzere ülkenin birçok yerinden ziyaretçi çeken Saitabat Şelalesi'nde ilkbaharda suyun daha çok olması bekleniyor.



Bölge halkından ve işletmecilerinden olan Kemal Akçay, geçen yaz Uludağ'a kar yağışının az olmasıyla Saitabat Şelalesi'nin en kötü dönemlerinden birini yaşadığını söyledi.

Kuruma noktasına gelen şelalenin şu anda coşkuyla akmasının kendilerini mutlu ettiğini dile getiren Akçay, "İlkbaharda daha çok su olacağını düşünüyoruz. Önceki yıllarda daha gür akıyordu ama bunu da suyun sesini de özledik. Şimdi bile İstanbul'dan birçok yerden turist geliyor şelaleyi görmeye. Uludağ'ın eriyen kar suları ile kaynak suları toplanıp kayalar arasından kanyondan buraya ulaşıyor. İnşallah hep böyle coşkulu akar" diye konuştu.

Bu kara tablonun bir sorumlusu olması lazım!

Gümrükler Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat birimlerince gerçekleştirilen operasyonlarda 4,6 milyar lira değerinde ilaç ve uyuşturucu madde ele geçirildi

13.02.2026 10:39:00
İhlas Haber Ajansı
Bu kara tablonun bir sorumlusu olması lazım!
Bu kara tablonun bir sorumlusu olması lazım!
Ticaret Bakanlığı Gümrükler Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat birimlerince gerçekleştirilen 3 ayrı operasyonda 4 milyar 617 milyon lira değerinde ilaç ve uyuşturucu madde ele geçirildi.

Ticaret Bakanlığı Gümrükler Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat birimleri kaçakçılıkla mücadele faaliyetlerini sürdürüyor. Bu kapsamda Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, gerçekleştirilen 3 ayrı operasyonda 4 milyar 617 milyon lira değerinde ilaç ve uyuşturucu madde ele geçirildiği belirtildi.

Bakanlık açıklamasında operasyonlara ilişkin şu bilgilere yer verildi:



"Operasyona ilişkin Edirne Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü ekiplerince Kapıkule Gümrük Kapısı'nda gerçekleştirilen operasyonda; Bulgaristan'dan Türkiye'ye giriş yapmak üzere gelen ve transit olarak Gürcistan'a gideceği anlaşılan TIR'da yapılan kontroller neticesinde 886 kilo esrar ele geçirilmiştir.

Mersin Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü ekiplerince gerçekleştirilen operasyonda; Hindistan'dan Türkiye'ye gelen konteyner içerisinde 440 bin adet etken maddesi pregabalin ve celecoxib cinsi ilaç yakalanmıştır.



Gürbulak Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü ekiplerince Gürbulak Gümrük Kapısı'nda gerçekleştirilen operasyonda; fırça cinsi eşya içerisine gizlenmiş vaziyette 200 kilo metamfetamin ele geçirilmiştir."

Yakalanan uyuşturucu maddelerin imha edildiği aktarılan açıklamada, Gerçekleştirilen bu operasyonlar neticesinde, ülke ekonomisine zarar veren, toplum sağlığını tehdit eden ve özellikle gençlerimizi hedef alan yasa dışı faaliyetlere ağır darbe vurulmuştur.



Gümrükler Muhafaza Teşkilatımız; kamu düzeninin korunması, ekonomik güvenliğin sağlanması ve halk sağlığının muhafazası hedefleri doğrultusunda, kaçakçılık ve uyuşturucu ticaretiyle mücadelesini azim ve kararlılıkla sürdürecektir. Olaylarla ilgili olarak Edirne, Mersin ve Doğubeyazıt Cumhuriyet Başsavcılıklarınca soruşturma başlatılmıştır" açıklamasında bulunuldu.

İzmir'de dereler taştı: Yeni Foça'yı su bastı

İzmir'in Foça ilçesine bağlı Yeni Foça bölgesinde gece başlayan şiddetli sağanak yağış su baskınlarına neden oldu

13.02.2026 07:06:00 / Güncelleme: 13.02.2026 07:10:40
İHA
İzmir'de dereler taştı: Yeni Foça'yı su bastı
İzmir'de dereler taştı: Yeni Foça'yı su bastı
Fevzi Çakmak Mahallesi'nde bulunan Şavklı Dere ve Sıcak Dere'nin taşması sonucu sahil şeridi, pazaryeri ve iç mahalle sokakları sular altında kaldı.



Gece saatlerinden itibaren etkisini artıran yağışla birlikte dere yataklarından taşan çamurlu sular yerleşim yerlerine yayıldı.



İç kesimlerdeki cadde ve sokaklar derelerden gelen çamurlu sularla kaplanırken, sahil şeridinde ve mahalle aralarında park halindeki bazı araçlar su içinde kaldı. Sahil bandındaki dükkanları ve evlerin zemin katlarını su bastı.



Yağışın halen devam ettiği bölgede sahil yolu ve mahalle aralarındaki sokaklarda su seviyesi yükseliyor. Park halindeki çok sayıda araç su içinde kalırken, Yağışın halen devam ettiği Bölgedeki taşkın ve su baskınları etkisini sürdürüyor.

Sigara omurgayı da mahvediyor


 
Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Hilmi Kaya, omurgadaki disklerin doğrudan damarlarla beslenmediğini ifade etti.  Kaya, “Sigara, damarları daraltarak kanın taşıdığı oksijen miktarını azaltır, aşırı ve sürekli yüklenme ise bu dolaylı beslenmeyi mekanik olarak daha da zorlaştırır. Kanlanamayan yani yeterince beslenemeyen diskler zamanla esnekliğini ve dayanıklılığını kaybeder ve dolayısıyla dejenerasyon adı verilen yıpranma süreci başlar” dedi.

13.02.2026 00:37:00
AHMET SAFA TERZİ
Sigara omurgayı da mahvediyor
Sigara omurgayı da mahvediyor

Günlük yaşamda farkında olmadan yapılan pek çok alışkanlık omurga sağlığını doğrudan etkiliyor. Uzun süre oturmak, hareketsizlik, yanlış yüklenme ve kilo artışı omurganın zamanla daha fazla zorlanmasına neden oluyor. Vücutta en hızlı yıpranan yapılardan birinin omurga olduğunu belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi'nden Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Hilmi Kaya, omurgadaki disklerin doğrudan damarlarla beslenmediğini ifade etti. 

Kaya, "Bu disklerin kendilerine ait bir kan dolaşımları olmadığı için besin ve oksijeni çevredeki kemik dokudan dolaylı olarak alırlar. Bu durum diskleri dış etkenlere karşı daha hassas hale getirir. Sigara, damarları daraltarak kanın taşıdığı oksijen miktarını azaltır, aşırı ve sürekli yüklenme ise bu dolaylı beslenmeyi mekanik olarak daha da zorlaştırır. Kanlanamayan yani yeterince beslenemeyen diskler zamanla esnekliğini ve dayanıklılığını kaybeder ve dolayısıyla dejenerasyon adı verilen yıpranma süreci başlar" dedi.

Düzenli yürüyüş omurga ağrılarını azaltıyor

Omurga yaşlanmasını geciktirmek için iki temel noktaya dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Kaya, "İlki, romatizmal bazı hastalıklarda erken tanı ile süreci yavaşlatmak. İkincisi ise günlük yükü doğru yönetmek. Hareketi rutine yaymak, ani ve kontrolsüz yüklenmelerden kaçınmak, kasları yavaş yavaş güçlendirmek ve sigara gibi disk beslenmesini bozan faktörlerden uzak durmak çok kıymetli. Omurga sağlığını koruyanların ortak noktası ideal kiloda kalmaları ve hareketli bir yaşam sürmeleri. Günlük 7 bin adımın üzerine çıkan kişilerde ağrı ve şikâyetlerin çok daha az görüldüğü bilinmeli. Dejeneratif hastalıklarda ayırıcı tanı önemli çünkü altta görülen dejenerasyona rağmen romatizmal hastalıklar gibi bazı durumlar klinik süreci etkileyebilir ve bunların da ayırt edilmesi gerekir" dedi.

Tatlıses için saray konforunda lüks araç


 
 
Türk müziğinin efsane ismi, sahnelerin “İmparator”u İbrahim Tatlıses için özel olarak tasarlanan ultra lüks VIP araç tamamlandı. Normal şartlarda 4 ay sürebilecek üretim süreci, 40 kişilik uzman ekibin çift vardiya halinde yürüttüğü yoğun ve titiz çalışma sayesinde yalnızca 1 ay gibi rekor bir sürede bitti.
 

12.02.2026 15:37:00
ÖNDER YILMAZ
Tatlıses için saray konforunda lüks araç
Tatlıses için saray konforunda lüks araç

Türk müziğinin yaşayan efsanelerinden, sahnelerin "İmparator"u İbrahim Tatlıses için özel olarak tasarlanan yeni nesil VIP araç, hem tasarım süreci hem de sunduğu üst düzey konfor detaylarıyla dikkatleri üzerine çekti. Kişiye özel mühendislik, ileri teknoloji ve lüks donanım unsurlarının bir araya getirildiği araç, yalnızca bir ulaşım aracı olmanın ötesinde; sanatçının yoğun sahne temposuna uyum sağlayan mobil bir yaşam alanı olarak tasarlandı. VIP araç tasarımı alanında dünyaca bilinen Ertex Otomotiv ve Türkiye'nin köklü oto iç dizayn firmalarından Arteksan'ın katkılarıyla hazırlanan araç, tamamen İbrahim Tatlıses'in ihtiyaçları doğrultusunda şekillendirildi.



Hareket kısıtlılığı yaşıyor

14 Mart 2011'de uğradığı silahlı saldırı sonucu hareket kısıtlılığı yaşayan 74 yaşındaki İbrahim Tatlıses'in konforunu üst seviyeye taşımak ve günlük yaşamını kolaylaştırmak amacıyla tasarlanan araçta, kullanım kolaylığı ve maksimum konfor ön planda tutuldu. İbrahim Tatlıses'in özellikle küçük araçlara binmekte zorlanması nedeniyle aracın genişliği, yüksekliği ve erişim kolaylığı özel olarak planlandı. Bu doğrultuda araca entegre edilen özel asansörlü koltuk sistemi sayesinde koltuk zemine kadar inerek sanatçının araca rahatça binmesini sağlıyor. Aynı koltuk aynı zamanda yatak formuna dönüşerek uzun yolculuklarda ve konser sonrası dinlenme süreçlerinde maksimum konfor sunuyor. Araç içerisinde bordo tonlarında özel deri kaplamalar tercih edilirken, yıldız tavan LED aydınlatma sistemi, döner VIP koltuk mekanizması, şoför kabini ile yaşam alanını ayıran makam bölmesi, televizyon, internet, bilgisayar sistemi ve özel soğutma donanımlarıyla üst segment bir konfor alanı oluşturuldu. İç mekân tasarımında kullanılan renklerin ve malzemelerin tamamı İbrahim Tatlıses'in kişisel talepleri doğrultusunda belirlendi.

Şarkıları çalındı

Aracın üretim sürecinde duygusal bir detay da dikkat çekti. Tasarım ve üretim aşamasında tesis içinde sürekli İbrahim Tatlıses'in şarkıları çalındı.
Aracın test ve teslim sürecine bizzat katılan İbrahim Tatlıses, özellikle yatak olabilen koltuk sistemi, yıldız tavan tasarımı ve ambiyans aydınlatma detaylarından büyük memnuniyet duyduğunu ifade etti. Aracı ilk kez gördüğünde beğenisini açıkça dile getiren Tatlıses'in, tasarım ve donanım detaylarının beklentilerinin de üzerinde olduğunu belirttiği öğrenildi.

TMO silolarındaki patlama davasında mütalaa açıklandı

Kocaeli'de Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) silolarında meydana gelen, 2 kişinin hayatını kaybettiği ve 8 kişinin yaralandığı patlamaya ilişkin davada mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı, 6 sanığın "taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 2 yıldan 15'er yıla kadar hapisle cezalandırılmasını istedi

11.02.2026 17:53:00 / Güncelleme: 11.02.2026 17:58:18
İHA
TMO silolarındaki patlama davasında mütalaa açıklandı
TMO silolarındaki patlama davasında mütalaa açıklandı
Kocaeli'nin Derince ilçesinde 7 Ağustos 2023'de Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) silolarında meydana gelen patlamada Ekrem Kalkan ve Elif Dayıoğlu hayatını kaybetmiş, 8 kişi de yaralanmıştı. Olayda TMO'nun 60 silosundan 13'ü zarar görmüştü.



Soruşturmada ismi geçen 6 sanık hakkında "Taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan ayrı ayrı 2 yıldan 15 yıla kadar hapis talebiyle dava açılmıştı.



Olaya ilişkin açılan dava, Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmeye devam etti. Duruşmaya ölen Elif Dayıoğlu'nun eşi Arif Dayıoğlu ile taraf avukatları katıldı. Tutuksuz sanıklar ise duruşmaya katılmadı. Müşteki Dayıoğlu, sanıkların en ağır şekilde cezalandırılmasını istedi.

Mütalaa açıklandı

Cumhuriyet savcısı, esas hakkında hazırladığı mütalaada, olayla ilgili uzman bilirkişi raporuna geniş yer verdi. Raporda, TMO Derince Liman Silosu'nda gerekli önlemlerin alınmadığı, eksikliklerin giderilmediği ve 2023 yılı olağan bakımının yapılmadığı vurgulandı. Çalışma esnasında ortamda toz oluşumunun engellenmediği, zeminde toz birikimine müsaade edildiği ve düzenli temizlik yapılmadığına dikkat çekilen raporda, patlamanın hububat tozlarından kaynaklı "toz patlaması" olduğu belirtildi.



Sanıkların kusur durumları tek tek açıklandı

Mütalaada, sanıkların görev ve sorumlulukları çerçevesinde kusur durumları şu şekilde sıralandı: 

Başmüdür Kenan D. (asli kusurlu): İş sağlığı ve güvenliği yönetmeliklerinde belirtilen gereklilikleri yerine getirmediği, gerekli organizasyonları yapmadığı, Patlamadan Korunma Dokümanı'ndaki şartları sağlamadığı, ekipman iyileştirme (exproof cihaz kullanımı) çalışmalarını yaptırmadığı, düzenli toz temizliği ve periyodik bakımları zamanında yaptırmadığı gerekçesiyle asli kusurlu bulundu.

Müdür Yardımcısı Kemal Ö. (asli kusurlu): Düzenli toz temizleme çalışmalarını etkin yönetmediği, toz emme sisteminin kontrolünü ve periyodik bakımları yaptırmadığı, taşeron çalışmasında risk analizi ve personel eğitimi konularında yetersiz kaldığı, çalışmaya nezaretçi sağlamadığı, elektrik ve topraklama tesisatı kontrollerindeki eksiklikleri gidermediği ve geçmişte yaşanan yangınlara rağmen alanda sigara içilmesine göz yumduğu gerekçesiyle asli kusurlu sayıldı.

Şef Vekili Bahri B. (asli ve tali kusurlu): Toz oluşumunu engelleyecek önlemleri aldırmadığı, risk analizi ve taşeron personel eğitimi konularında eksik kaldığı, hububat boşaltımı sürerken taşeron firmaya hazırlık talimatı verdiği, elektrik ve topraklama eksikliklerini gidermediği için asli kusurlu; alanda sigara içilmesine müsaade edilmesi nedeniyle de tali kusurlu bulundu.
Mühendis Ahmet S. (tali kusurlu): Toz temizlik çalışması ve toz emme sisteminin etkin kontrolünü yaptırmadığı, iş güvenliği önlemlerinin yetersizliği ve sigara içilmesine göz yumulması nedeniyle tali kusurlu olduğu belirtildi.

Taşeron firma sahibi Osman T. (asli kusurlu): Mersin Hidrolik firması sahibi olarak personeline iş güvenliği eğitimi aldırmadığı, risklere karşı bilgilendirmediği ve gerekli risk analizini yaptırmadığı gerekçesiyle asli kusurlu bulundu.

Taşeron firma alan yetkilisi İsmail Ç. (asli kusurlu): Hububat boşaltım çalışması devam ederken personeline katlarda tamirat ve kaynak işlemi yaptırdığı gerekçesiyle asli kusurlu sayıldı.



15'er yıla kadar hapis ve meslekten men talebi

Cumhuriyet savcısı mütalaasında, bilirkişi raporuna atıfta bulunarak sanıkların ihmali kusurları nedeniyle ölüm ve yaralanmalara sebebiyet verdiklerinin tespit edildiğini vurguladı.
Savcı, 6 sanığın da "taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan ayrı ayrı 2 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti.

Mütalaada ayrıca, mahkumiyet kararı verilmesi halinde sanıklar hakkında Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 53/6. maddesi uyarınca, hapis cezasına ek olarak belirli süreyle görev yapma ve mesleklerini icra etme yasağı uygulanması istendi.

Mahkeme heyeti duruşmayı erteledi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.