61 milyon kişi tehlike altında!
Türkiye deprem alarmında, 61 milyon vatandaş risk altında! Ülke topraklarının yüzde 66’sı tehlike bölgesinde. Uzmanlar uyarıyor, büyük sarsıntı kapıda, hazırlık yapmazsak bedeli çok ağır olur
13.02.2026 16:22:00
Eyüp Kabil
Eyüp Kabil





Türkiye, dünyanın en aktif deprem bölgelerinden biri olmaya devam ediyor. Son araştırmalara göre ülke topraklarının yüzde 66'sı orta ve yüksek riskli deprem zonunda yer alırken, nüfusun yüzde 71'i, yani yaklaşık 61 milyon vatandaş bu riskli alanlarda yaşıyor.
6 Şubat 2023 depremlerinin yaraları henüz tam sarılmamışken, uzmanlar yeni bir büyük sarsıntı ihtimaline karşı uyarıyor.

Güncel deprem aktivitesi ve son sarsıntılar
AFAD ve Kandilli Rasathanesi verileri, yurt genelinde sık sık hissedilen küçük-orta büyüklükte depremleri gösteriyor. Örneğin bugün sabah saatlerinde Sakarya Gevye'de 3.1, Hatay Erzin'de 2.0, Balıkesir Sındırgı civarında ise birden fazla 1.2-1.5 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi. Bu tür küçük depremler fay hatlarının aktif olduğunu hatırlatırken, uzmanlar "büyük depremin habercisi olabileceği" konusunda dikkat çekiyor.

Nüfusun büyük kısmı risk altında
Yapılan son analizler, özellikle Marmara, Ege, Doğu Anadolu ve Akdeniz bölgelerindeki yoğun nüfusun deprem tehlikesine maruz kaldığını ortaya koyuyor. İstanbul, İzmir, Bursa, Adana, Hatay ve Van gibi illerde yaşayan milyonlarca kişi, olası bir büyük depremde doğrudan etkilenebilir. Araştırmacılar, "Türkiye'de yaşayan her 10 kişiden 7'si deprem riski yüksek bir bölgede" diyor.

Hazırlık şart!
Jeologlar ve deprem bilimciler, bina stokunun yenilenmesi, kentsel dönüşümün hızlandırılması ve halkın deprem bilincinin artırılması gerektiğini vurguluyor. Özellikle 2023 depremlerinden sonra başlatılan "asrın inşası" projelerinin hız kazanması gerektiği belirtiliyor. Vatandaşlara ise acil durum çantası hazırlama, toplanma alanlarını öğrenme ve yapısal güçlendirme gibi basit ama hayat kurtarıcı adımlar öneriliyor.

Toplumsal farkındalık artmalı
Bu rakamlar, depremin sadece "doğal afet" değil, aynı zamanda hazırlık ve önlem meselesi olduğunu bir kez daha gösteriyor. Yetkililer, risk haritalarının güncellenmesi ve eğitim kampanyalarının yaygınlaştırılması için çalışmaların sürdüğünü ifade ederken, halk arasında "deprem her an olabilir" bilincinin yerleşmesi hayati önem taşıyor.
Türkiye bir deprem ülkesi ve bu gerçekle yaşamak zorunda. Peki siz evinizin, iş yerinizin depreme dayanıklılığını kontrol ettirdiniz mi? Zaman kaybetmeden harekete geçmek, belki de bir hayat kurtarabilir.
6 Şubat 2023 depremlerinin yaraları henüz tam sarılmamışken, uzmanlar yeni bir büyük sarsıntı ihtimaline karşı uyarıyor.

Güncel deprem aktivitesi ve son sarsıntılar
AFAD ve Kandilli Rasathanesi verileri, yurt genelinde sık sık hissedilen küçük-orta büyüklükte depremleri gösteriyor. Örneğin bugün sabah saatlerinde Sakarya Gevye'de 3.1, Hatay Erzin'de 2.0, Balıkesir Sındırgı civarında ise birden fazla 1.2-1.5 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi. Bu tür küçük depremler fay hatlarının aktif olduğunu hatırlatırken, uzmanlar "büyük depremin habercisi olabileceği" konusunda dikkat çekiyor.

Nüfusun büyük kısmı risk altında
Yapılan son analizler, özellikle Marmara, Ege, Doğu Anadolu ve Akdeniz bölgelerindeki yoğun nüfusun deprem tehlikesine maruz kaldığını ortaya koyuyor. İstanbul, İzmir, Bursa, Adana, Hatay ve Van gibi illerde yaşayan milyonlarca kişi, olası bir büyük depremde doğrudan etkilenebilir. Araştırmacılar, "Türkiye'de yaşayan her 10 kişiden 7'si deprem riski yüksek bir bölgede" diyor.

Hazırlık şart!
Jeologlar ve deprem bilimciler, bina stokunun yenilenmesi, kentsel dönüşümün hızlandırılması ve halkın deprem bilincinin artırılması gerektiğini vurguluyor. Özellikle 2023 depremlerinden sonra başlatılan "asrın inşası" projelerinin hız kazanması gerektiği belirtiliyor. Vatandaşlara ise acil durum çantası hazırlama, toplanma alanlarını öğrenme ve yapısal güçlendirme gibi basit ama hayat kurtarıcı adımlar öneriliyor.

Toplumsal farkındalık artmalı
Bu rakamlar, depremin sadece "doğal afet" değil, aynı zamanda hazırlık ve önlem meselesi olduğunu bir kez daha gösteriyor. Yetkililer, risk haritalarının güncellenmesi ve eğitim kampanyalarının yaygınlaştırılması için çalışmaların sürdüğünü ifade ederken, halk arasında "deprem her an olabilir" bilincinin yerleşmesi hayati önem taşıyor.
Türkiye bir deprem ülkesi ve bu gerçekle yaşamak zorunda. Peki siz evinizin, iş yerinizin depreme dayanıklılığını kontrol ettirdiniz mi? Zaman kaybetmeden harekete geçmek, belki de bir hayat kurtarabilir.


























































