Bir yandaş gazetenin gözde yazarlarından biri geçtiğimiz günlerde yazdığı bir yazısını; “hükümetin bölge ve Suriye politikası tıkanmıştır” diye bitirmişti.
Biz de öğleden sonra günaydın demiştik ve demeye devam ediyoruz.
Sadece bölge ve Suriye politikası mı tıkanmıştır iktidarın?
On senedir alkışladığınız iktidarın her cürmüne ortaksınız.
On senenin sonunda iktidarın şu politikası tıkanmıştır bu politikası tıkanmıştır diyerek sorumluluktan kurtulamazsınız.
Gelinen noktada iktidarın da alkışçılarının da, yandaşlarının da tüm politikaları tıkanmıştır çünkü on yıl boyunca bu coğrafyanın çıkarlarına kulaklarınız tıkanmıştır.
Kulaklarınız ve gönülleriniz bu coğrafyada gözü olan, sinsi ve haince hesabı olan “büyüklere” ayarlı olduğu için her defasında duvara tosladınız, her adımınızda bu çilekeş milletin bağrında onulmaz yaralar açtınız, İslam medeniyetinin duvarından bir taş söküp bir gedik açtınız.
İktidar koltuğuna oturuşunuzu “efendilerinize ve büyüklerinize” borçlu olduğunuz için hep onlara itaat ettiniz, hep onların emirlerini baş tacı yaptınız, bu coğrafyanın ve bu medeniyetin menfaatleri ile onların menfaatleri çakıştığında da hep onların menfaatlerini ön planda tuttunuz.
Aslında ilk adımınızda tüm politikalarınız tıkanmıştı.
Sizleri iktidar taşıyan güçler Anadolu coğrafyasının ve İslam medeniyetinin menfaati istikametinde adım atmanıza, hareket etmenize müsaade etmeyecek güçlerdi.
Bu gerçeği bilerek “evet” dedi iseniz eyvahlar olsun.
Bu gerçeği on yılın sonunda öğrendi iseniz bin defa eyvahlar olsun.
Daha ilk günden iktidarın tüm politikaları dış dayatmalara ayarlı olduğu için milletimiz açısından zaten tıkalı idi ama siz ısrarla kandırmaya, hazmettirmeye, yutturmaya çalıştınız, gerçekleri milletten saklamayı tercih ettiniz.
Dolayısıyla sizin bu yutturma ve hazmettirme politikalarınız da tıkanma noktasına geldi dayandı.
Sizlere tahsis edilen köşelerinizde artık Malatya’ya yerleştirilen füze rampalarını millete izah edemiyorsunuz.
Fert başına on bin dolar, yüzde dokuz büyüme hikayeleriniz inandırıcılığını kaybetti, memura önerilen yüzde üç zammın ardından kıyametler kopuyor ve bunun üzerine başbakanın “Yunanistan gibi oluruz ha…” çıkışını millete izah edemiyor, hazmettiremiyorsunuz.
İşin başından beri itaat ettiğiniz büyükleriniz sayenizde ülkeyi iyice sağdıktan sonra sizler de tarihin çöp sepetinde yerinizi alacaksınız ama milletine dış dayatmaları hazmettirenler olarak…
Yazık değil mi?
Biz de öğleden sonra günaydın demiştik ve demeye devam ediyoruz.
Sadece bölge ve Suriye politikası mı tıkanmıştır iktidarın?
On senedir alkışladığınız iktidarın her cürmüne ortaksınız.
On senenin sonunda iktidarın şu politikası tıkanmıştır bu politikası tıkanmıştır diyerek sorumluluktan kurtulamazsınız.
Gelinen noktada iktidarın da alkışçılarının da, yandaşlarının da tüm politikaları tıkanmıştır çünkü on yıl boyunca bu coğrafyanın çıkarlarına kulaklarınız tıkanmıştır.
Kulaklarınız ve gönülleriniz bu coğrafyada gözü olan, sinsi ve haince hesabı olan “büyüklere” ayarlı olduğu için her defasında duvara tosladınız, her adımınızda bu çilekeş milletin bağrında onulmaz yaralar açtınız, İslam medeniyetinin duvarından bir taş söküp bir gedik açtınız.
İktidar koltuğuna oturuşunuzu “efendilerinize ve büyüklerinize” borçlu olduğunuz için hep onlara itaat ettiniz, hep onların emirlerini baş tacı yaptınız, bu coğrafyanın ve bu medeniyetin menfaatleri ile onların menfaatleri çakıştığında da hep onların menfaatlerini ön planda tuttunuz.
Aslında ilk adımınızda tüm politikalarınız tıkanmıştı.
Sizleri iktidar taşıyan güçler Anadolu coğrafyasının ve İslam medeniyetinin menfaati istikametinde adım atmanıza, hareket etmenize müsaade etmeyecek güçlerdi.
Bu gerçeği bilerek “evet” dedi iseniz eyvahlar olsun.
Bu gerçeği on yılın sonunda öğrendi iseniz bin defa eyvahlar olsun.
Daha ilk günden iktidarın tüm politikaları dış dayatmalara ayarlı olduğu için milletimiz açısından zaten tıkalı idi ama siz ısrarla kandırmaya, hazmettirmeye, yutturmaya çalıştınız, gerçekleri milletten saklamayı tercih ettiniz.
Dolayısıyla sizin bu yutturma ve hazmettirme politikalarınız da tıkanma noktasına geldi dayandı.
Sizlere tahsis edilen köşelerinizde artık Malatya’ya yerleştirilen füze rampalarını millete izah edemiyorsunuz.
Fert başına on bin dolar, yüzde dokuz büyüme hikayeleriniz inandırıcılığını kaybetti, memura önerilen yüzde üç zammın ardından kıyametler kopuyor ve bunun üzerine başbakanın “Yunanistan gibi oluruz ha…” çıkışını millete izah edemiyor, hazmettiremiyorsunuz.
İşin başından beri itaat ettiğiniz büyükleriniz sayenizde ülkeyi iyice sağdıktan sonra sizler de tarihin çöp sepetinde yerinizi alacaksınız ama milletine dış dayatmaları hazmettirenler olarak…
Yazık değil mi?
Aziz Karaca / diğer yazıları
- Saçmalamalarda çıta yükseliyor / 05.02.2026
- Basiret bağlanması bu olsa gerek / 03.02.2026
- Kur’an ayı Ramazan yaklaşırken / 02.02.2026
- Ufuklar karanlık vicdanlar kara saymakla biter mi dert sıra sıra / 01.02.2026
- Yanlışta ısrar yöneticilerin ayrılmaz sıfatı olmuş / 31.01.2026
- İniltileri ninni zanneden mutlu azınlık / 30.01.2026
- Çok mu fena duydukların? / 29.01.2026
- Garibanlar / 25.01.2026
- Oylar garibandan koylar kimlere? / 24.01.2026
- Kaldıysa ağızlarda diş kalanı da sıfırlayacak bu gidiş / 23.01.2026
- Basiret bağlanması bu olsa gerek / 03.02.2026
- Kur’an ayı Ramazan yaklaşırken / 02.02.2026
- Ufuklar karanlık vicdanlar kara saymakla biter mi dert sıra sıra / 01.02.2026
- Yanlışta ısrar yöneticilerin ayrılmaz sıfatı olmuş / 31.01.2026
- İniltileri ninni zanneden mutlu azınlık / 30.01.2026
- Çok mu fena duydukların? / 29.01.2026
- Garibanlar / 25.01.2026
- Oylar garibandan koylar kimlere? / 24.01.2026
- Kaldıysa ağızlarda diş kalanı da sıfırlayacak bu gidiş / 23.01.2026






















































