AB Türkiye'yi oyalıyor
Türkiye ile anlamını tamamen yitiren üyelik müzakerelerini sürdüren Avrupa Birliği'nin bu süreci, Türkiye'nin Rusya'ya yakınlaşmasının önüne geçmek için sürdürdüğü açıklandı.
Amaç üyelik değil...
Türkiye'nin Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AKP iktidarında otoriteleşme eğilimi gösterdiğini öne süren Kiesewetter,"Görüşmelerin kesilmesi durumunda Erdoğan'ın Batı'dan tamamen uzaklaşması ve belki de NATO'dan çıkma riski bulunuyor. Putin'e yakınlaşabileceği de düşünülebilir. NATO kurucusu bir ülkenin uzaklaşma riski var. Bunu engellememiz gerekir" diye konuştu. Kiesewetter, Türkiye'yle yıllardır üyelik müzakereleri yürütüldüğü ve üyelik konusunda net bir ifade kullanılmasının daha doğru olup olmayacağı sorusuna şu yanıtı verdi: "Hayır, mesele Türkiye'nin mümkün olduğu kadar çok AB standartlını hayata geçirmesi ve hukuk devleti olabilmesi. Türkiye kısa bir süre öncesine kadar, bir çok alanda AB'ye çok erken aldığımız Romanya ve Bulgaristan'dan daha ileri noktadaydı. Müzakerelerin amacı Türkiye'nin üyeliği değil."
Türkiye Rusya'ya yakınlaşmamalı
Roderich Kiesewetter, "Neden o zaman üyelik müzakereleri deniliyor?" sorusuna ise,"Bu bizim Türkiye ile birlikte gerçekleşmesini istediğimiz bir süreç. Burada amaç, Türkiye'nin Çin ya da Rusya yerine yönünü Avrupa'ya dönmesi. Sonunda AB'ye katılım bulunmuyor. Uzun vadede bu konu hakkında konuşabiliriz. Şu anda ve öngörülebilir bir gelecekte üyelik kesinlikle söz konusu değil" yanıtını verdi.
Türkiye kendi yoluna gitmemeli
Kiesewetter, Türkiye'de herkesin üyelik sözkonusu olmadığını bilip bilmediği yönündeki bir soruya da şöyle dedi: "Sanıyorum evet. Çoğu AB üyeliği ümidini kesmiş durumda. Ancak Almanya'nın Türkiye'ye karşı dürüst olmadığını itiraf etmeliyiz. İmtiyazlı ortaklık fikrinin içi doldurulmadı... AB'nin hedefi, Avrupa etrafında stabil ülkeler bulunmasını sağlamak olmalı. 75 milyon nüfusu ve 500 bin askeri olan Türkiye'nin stabil bir ülke olmasından vazgeçersek, çevremizde istikrarsız ve güvenilir olmayan, kendi yoluna giden bir ülke yaratırız. Bu nedenle ben AB üyelik görüşmelerinin sürdürülmesi gerektiğini düşünüyorum. Ancak, önümüzdeki on yılda üyeliğin sözkonusu olmayacağını dürüstçe söylemeliyiz."
















































































