ABD-İran gerilimi zirveye ulaşıyor
ABD Başkanı Trump, İran'a nükleer program konusunda 10-15 günlük ultimatom verdi. Anlaşma olmazsa "kötü şeyler" olacağı uyarısı yapan Trump yönetiminde ABD, Orta Doğu'ya ikinci uçak gemisi ve onlarca savaş uçağı yığarken, İran misilleme tehdidinde bulundu. Bölge yeni bir çatışma eşiğinde
20.02.2026 10:40:00
Eyup Kabil
Eyup Kabil





ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a verdiği 10-15 günlük süre, bölgede yeni bir çatışma riskini artırırken, ABD'nin Orta Doğu'daki askeri varlığını güçlendirmesi dikkat çekiyor.
ABD-İran ilişkileri, İran'ın nükleer programı nedeniyle uzun yıllardır gergin. İran, programının barışçıl amaçlı olduğunu savunurken, ABD ve İsrail gibi ülkeler, Tahran'ın nükleer silah geliştirdiğinden şüpheleniyor.
Geçtiğimiz yaz aylarında ABD ve İsrail'in İran'ın nükleer tesislerine yönelik hava saldırıları, müzakereleri kesintiye uğratmıştı. Bu saldırılarda İran'ın nükleer altyapısının büyük ölçüde tahrip edildiği belirtilse de, Tahran uluslararası denetçileri kabul etmedi. Son haftalarda Cenevre'de dolaylı görüşmeler yapıldı, ancak İran'ın uranyum zenginleştirmeyi sıfıra indirme, balistik füze programını sınırlama ve vekil gruplara desteği kesme gibi ABD taleplerini karşılaması beklenmiyor.

"10-15 Gün Yeterli, Aksi Halde Kötü Şeyler Olur"
ABD Başkanı Donald Trump, dün Washington'da kurduğu "Barış Kurulu"nun ilk toplantısında İran'a ultimatom verdi.
Trump, İran'ın nükleer programıyla ilgili "anlamlı bir anlaşma" yapması için 10-15 gün süre tanıdığını açıkladı.
"Belki anlaşma yapacağız, önümüzdeki 10 gün içinde öğreneceksiniz" diyen Trump, anlaşma olmazsa "kötü şeyler olacağını" vurguladı.
Bu süre, İran'ın ABD'nin kırmızı çizgilerine yönelik somut adımlar atmasını gerektiriyor. Trump, daha önce benzer bir 2 haftalık süre vermiş ve ardından bombalamalar gerçekleşmişti, bu da tehditlerin ciddiyetini artırıyor.

İkinci Uçak Gemisi Bölgeye Yaklaşıyor
ABD, Orta Doğu'da 2003 Irak işgalinden bu yana en büyük hava gücünü topluyor. USS Gerald R. Ford uçak gemisi, Akdeniz'e doğru ilerliyor ve USS Abraham Lincoln ile birlikte Basra Körfezi'nde konuşlanacak. Bu hafta bölgeye F-35, F-22 ve F-16 gibi 50'den fazla savaş uçağı sevk edildi.
ABD ordusu, hafta sonu itibarıyla İran'a saldırı için hazır olabileceğini bildiriyor, ancak Trump'ın nihai kararı bekleniyor. İran ise, Rusya ile ortak deniz tatbikatları yaparak savunma kabiliyetini sergiliyor. Güney İran'da füze fırlatma uyarıları yayınlandı ve anti-gemi füzeleri test edildi.

"Saldırıya Karşılık Vereceğiz"
İran'ın BM Büyükelçisi Amir Saeid Iravani, BM Güvenlik Konseyi'ne yazdığı mektupta, ABD'nin tehditlerini kınadı ve herhangi bir saldırıya "kararlı ve orantılı" yanıt verileceğini belirtti.
Tüm ABD üslerini hedef alabileceklerini söyleyen İran, nükleer programının sivil amaçlı olduğunu ve denetimlere açık olduğunu belirtiyor.
İran Cumhurbaşkanı Massud Peshkan, İran liderinin fetvasına atıfla nükleer silah peşinde olmadıklarını vurguladı. Ancak, İran'ın müzakereleri sadece nükleer programla sınırlama ısrarı, anlaşma ihtimalini düşürüyor. Ülke içinde ise Ocak ayındaki protestoların bastırılması sonrası gerilim devam ediyor.

Uluslararası Tepkiler
Uluslararası toplum, olası bir çatışmadan endişeli. Polonya Başbakanı Donald Tusk, vatandaşlarını İran'ı terk etmeleri konusunda uyardı. Almanya, Irak'taki bazı askerlerini geri çekti. İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, İran'ın saldırı durumunda "hayal edemeyecekleri" bir yanıtla karşılaşacağını söyledi. İngiltere, ABD'nin İran'a saldırı için üslerini kullanmasına izin vermediğini açıkladı. X platformunda kullanıcılar, Trump'ın sınırlı bir saldırı planladığını ve İran'ın tam misilleme yapacağını tartışıyor.

Çatışma Riski ve Diplomatik Çıkmaz
Uzmanlar, İran'ın talepleri karşılamaması halinde ABD'nin sınırlı bir saldırı başlatabileceğini, ancak bunun rejimi devirme amaçlı geniş bir kampanyaya dönüşebileceğini öngörüyor.
Böyle bir çatışma, Hürmüz Boğazı'nı etkileyebilir ve küresel enerji fiyatlarını yükseltebilir. Diplomatik bir çıkış yolu zayıf görünse de, Jared Kushner gibi isimler anlaşma umudunu koruyor. Önümüzdeki günler, Orta Doğu'nun geleceğini belirleyecek kritik bir dönem olacak.
ABD-İran ilişkileri, İran'ın nükleer programı nedeniyle uzun yıllardır gergin. İran, programının barışçıl amaçlı olduğunu savunurken, ABD ve İsrail gibi ülkeler, Tahran'ın nükleer silah geliştirdiğinden şüpheleniyor.
Geçtiğimiz yaz aylarında ABD ve İsrail'in İran'ın nükleer tesislerine yönelik hava saldırıları, müzakereleri kesintiye uğratmıştı. Bu saldırılarda İran'ın nükleer altyapısının büyük ölçüde tahrip edildiği belirtilse de, Tahran uluslararası denetçileri kabul etmedi. Son haftalarda Cenevre'de dolaylı görüşmeler yapıldı, ancak İran'ın uranyum zenginleştirmeyi sıfıra indirme, balistik füze programını sınırlama ve vekil gruplara desteği kesme gibi ABD taleplerini karşılaması beklenmiyor.

"10-15 Gün Yeterli, Aksi Halde Kötü Şeyler Olur"
ABD Başkanı Donald Trump, dün Washington'da kurduğu "Barış Kurulu"nun ilk toplantısında İran'a ultimatom verdi.
Trump, İran'ın nükleer programıyla ilgili "anlamlı bir anlaşma" yapması için 10-15 gün süre tanıdığını açıkladı.
"Belki anlaşma yapacağız, önümüzdeki 10 gün içinde öğreneceksiniz" diyen Trump, anlaşma olmazsa "kötü şeyler olacağını" vurguladı.
Bu süre, İran'ın ABD'nin kırmızı çizgilerine yönelik somut adımlar atmasını gerektiriyor. Trump, daha önce benzer bir 2 haftalık süre vermiş ve ardından bombalamalar gerçekleşmişti, bu da tehditlerin ciddiyetini artırıyor.

İkinci Uçak Gemisi Bölgeye Yaklaşıyor
ABD, Orta Doğu'da 2003 Irak işgalinden bu yana en büyük hava gücünü topluyor. USS Gerald R. Ford uçak gemisi, Akdeniz'e doğru ilerliyor ve USS Abraham Lincoln ile birlikte Basra Körfezi'nde konuşlanacak. Bu hafta bölgeye F-35, F-22 ve F-16 gibi 50'den fazla savaş uçağı sevk edildi.
ABD ordusu, hafta sonu itibarıyla İran'a saldırı için hazır olabileceğini bildiriyor, ancak Trump'ın nihai kararı bekleniyor. İran ise, Rusya ile ortak deniz tatbikatları yaparak savunma kabiliyetini sergiliyor. Güney İran'da füze fırlatma uyarıları yayınlandı ve anti-gemi füzeleri test edildi.

"Saldırıya Karşılık Vereceğiz"
İran'ın BM Büyükelçisi Amir Saeid Iravani, BM Güvenlik Konseyi'ne yazdığı mektupta, ABD'nin tehditlerini kınadı ve herhangi bir saldırıya "kararlı ve orantılı" yanıt verileceğini belirtti.
Tüm ABD üslerini hedef alabileceklerini söyleyen İran, nükleer programının sivil amaçlı olduğunu ve denetimlere açık olduğunu belirtiyor.
İran Cumhurbaşkanı Massud Peshkan, İran liderinin fetvasına atıfla nükleer silah peşinde olmadıklarını vurguladı. Ancak, İran'ın müzakereleri sadece nükleer programla sınırlama ısrarı, anlaşma ihtimalini düşürüyor. Ülke içinde ise Ocak ayındaki protestoların bastırılması sonrası gerilim devam ediyor.

Uluslararası Tepkiler
Uluslararası toplum, olası bir çatışmadan endişeli. Polonya Başbakanı Donald Tusk, vatandaşlarını İran'ı terk etmeleri konusunda uyardı. Almanya, Irak'taki bazı askerlerini geri çekti. İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, İran'ın saldırı durumunda "hayal edemeyecekleri" bir yanıtla karşılaşacağını söyledi. İngiltere, ABD'nin İran'a saldırı için üslerini kullanmasına izin vermediğini açıkladı. X platformunda kullanıcılar, Trump'ın sınırlı bir saldırı planladığını ve İran'ın tam misilleme yapacağını tartışıyor.

Çatışma Riski ve Diplomatik Çıkmaz
Uzmanlar, İran'ın talepleri karşılamaması halinde ABD'nin sınırlı bir saldırı başlatabileceğini, ancak bunun rejimi devirme amaçlı geniş bir kampanyaya dönüşebileceğini öngörüyor.
Böyle bir çatışma, Hürmüz Boğazı'nı etkileyebilir ve küresel enerji fiyatlarını yükseltebilir. Diplomatik bir çıkış yolu zayıf görünse de, Jared Kushner gibi isimler anlaşma umudunu koruyor. Önümüzdeki günler, Orta Doğu'nun geleceğini belirleyecek kritik bir dönem olacak.


























































