logo
14 MAYIS 2026

ABD yönetiminde Powell krizi

20.04.2004 00:00:00
ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell'ın Irak'ın işgali ilgili şüphelerinin Bob Woodward tarafından kaleme alınan bir kitapta yer alması, Beyaz Saray'da kriz doğurdu.

Kitapta, Powell'la ABD Başkan Yardımcısı Dick Cheney arasında da büyük bir anlaşmazlık bulunduğu da belirtiliyor. New York Times gazetesi, kitabın, Irak'taki durumun kötüye gitmesi yüzünden sıkıntıda olan Bush kabinesinde yer alan Dışişleri Bakanı Powell açısından da sorun oluşturduğunu yazdı.

Gazetenin haberinde, ABD yönetiminden bir yetkilinin, Dışişleri Bakanı Powell'ı suçlayarak, "Powell'ın, izlenen politika yanlış çıktığında kendisini bunun dışında tutmak gibi kötü bir alışkanlığı var" yorumuna da yer verildi.

New York Times, Bush aleyhindeki kitabın Demokratlar açısından büyük bir fırsat oluşturduğunu yazdı. Demokrat Parti'nin başkan adayı John Kerry yaptığı konuşmalarda Woodward'ın kitabına atıfta bulunarak, "Öğreniyoruz ki, Başkan Bush kendi yönetimi içindeki kabine üyelerini bile yanıltmış" diye konuştu.

Woodward kitabında, Irak savaşı hazırlıkları sırasında, savaşın mimarlığını üstlenen Cheney ile kaygıları bulunan Powell'in kavga derecesine varan ölçüde tartıştığını ve artık bu iki yetkilinin, mecbur kalmadıkça birbirlerine hitap etmediğini belirtiyor. Woodward, bir noktada Powell'in, çevresine, Cheney'i kastederek, "Bu adamın ateşi var" dediğini yazdı.

Başkan'ın Ulusal Güvenlik Danışmanı Condoleezza Rice ise son televizyon röportajinda bu iddiayi yalanlayarak, Cheney ile Powell'in birbirleriyle konuşmakla kalmayıp, ilişkilerinin iyi olduğunu belirtti.

‘Casusluk’ davasında ara karar açıklandı

İstanbul'daki "casusluk" davasında ara karar çıktı. Ekrem İmamoğlu, Merdan Yanardağ, Necati Özkan ve Hüseyin Gün’ün tutukluluk halinin devamına hükmedildi. 20’şer yıla kadar hapsi istenen sanıkların yargılandığı duruşma 6 Temmuz’a ertelendi

13.05.2026 15:10:00
Haber Merkezi
‘Casusluk’ davasında ara karar açıklandı
‘Casusluk’ davasında ara karar açıklandı
Kamuoyunun yakından takip ettiği, görevden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, gazeteci Merdan Yanardağ, siyasi danışman Necati Özkan ve iş insanı Hüseyin Gün'ün yargılandığı "siyasal casusluk" davasında ara karar verildi.

İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri'deki Marmara Cezaevi kampüsünde görülen duruşmada, heyet tüm sanıkların tutukluluk hallerinin devamına hükmederek bir sonraki celseyi 6 Temmuz tarihine erteledi.

20'şer yıla kadar hapis istemi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede sanıklar; "devletin güvenliği veya siyasal yararları bakımından gizli kalması gereken bilgileri siyasal veya askeri casusluk amacıyla temin etmek" (TCK 328) suçlamasıyla yargılanıyor.

Savcılık; Ekrem İmamoğlu, Necati Özkan, Merdan Yanardağ ve Hüseyin Gün hakkında 15'er yıldan 20'şer yıla kadar hapis cezası talep ediyor.

İddianamede, İBB veri tabanındaki bazı bilgilerin "dark web" üzerinden paylaşıldığı ve bu yolla 2019 yerel seçim sonuçlarının manipüle edilerek siyasi nüfuz kazanılmasının amaçlandığı iddiaları yer alıyor.

Sanıklar suçlamaları reddetti

Duruşma periyodu boyunca savunma yapan sanıklar, dosyada somut hiçbir delil bulunmadığını belirterek suçlamaların tamamını reddetti.

Ekrem İmamoğlu savunmasında, "Ortada ne bir suç ne de delil var. Tamamen siyasi hedefler uğruna uydurulmuş bir senaryoyla karşı karşıyayız" diyerek beraat ve tahliye talep etti. Son oturumda ise mahkeme heyetine seslenerek Necati Özkan ve Merdan Yanardağ'ın tahliye edilmesini istedi.

Soruşturmanın başlangıcında etkin pişmanlık beyanlarıyla gündeme gelen Hüseyin Gün, mahkemedeki ifadesinde İBB veri tabanını kopyalamadığını, söz konusu çalışmanın sadece açık kaynak verilerine dayanan ücretsiz bir sosyal medya analizinden ibaret olduğunu savundu.

Necati Özkan davanın absürt bir kurgu olduğunu belirterek, "Bu davanın sanığı olmamın tek nedeni Ekrem İmamoğlu'nun seçim kampanyalarını yönetmiş olmamdır" dedi.

Merdan Yanardağ ise kendisine ve genel yayın yönetmeni olduğu TELE1 kanalına yönelik iddiaların haksız olduğunu vurgulayarak, "Hayatım boyunca bağımsız gazetecilik yaptım. Emperyalizmin işbirlikçileri yurtseverleri casuslukla suçluyor" ifadeleriyle tepki gösterdi.

Mahkeme heyetinden tutukluluğa devam kararı

Sanık avukatlarının tahliye ve dosyanın usulden reddi taleplerini değerlendiren mahkeme heyeti, mevcut delil durumunu ve suçlamaların niteliğini gerekçe göstererek 4 sanığın da tutukluluk halinin devam etmesine karar verdi.

Davanın bir sonraki duruşması, eksik evrakların tamamlanması ve tanık beyanlarının alınması amacıyla 6 Temmuz gününe bırakıldı.

IEA: Küresel petrol arzı nisanda savaşın etkisiyle günlük 1,8 milyon varil geriledi

Küresel petrol arzı, ABD/İsrail-İran Savaşı'nın etkisiyle nisanda önceki aya göre günlük 1 milyon 800 bin varil azaldı

13.05.2026 14:57:00
AA
IEA: Küresel petrol arzı nisanda savaşın etkisiyle günlük 1,8 milyon varil geriledi
IEA: Küresel petrol arzı nisanda savaşın etkisiyle günlük 1,8 milyon varil geriledi
Uluslararası Enerji Ajansının (IEA) Petrol Piyasası Raporu'na göre, petrol arzı geçen ay Orta Doğu'daki enerji altyapısına yönelik saldırılar ve Hürmüz Boğazı'ndan tanker geçişlerine uygulanan kısıtlamalar nedeniyle düştü.

Küresel petrol arzı nisanda günlük 1 milyon 800 bin varil azalarak 95,1 milyon varile gerilerken, savaşın başlangıcından bu yana toplam arz kaybı günlük 12,8 milyon varile ulaştı.

Bu dönemde, Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) ve OPEC dışı bazı üretici ülkelerden oluşan OPEC+ grubunun günlük üretimi 1,9 milyon varil azalarak 40 milyon 100 bin varile geriledi. Böylece grubun üretimi savaş öncesi seviyelerin günlük 11,9 milyon varil altında kalırken, OPEC'in üretimi son 35 yılın en düşük düzeyine geriledi.

OPEC+ dışı ülkelerin arzı ise mart ayındaki düşük seviyelerin ardından nisanda sınırlı toparlanma göstererek günlük 90 bin varil artışla 54,9 milyon varile çıktı. Buna rağmen üretim, İran'ın Katar'daki enerji altyapısına yönelik saldırılarının ardından yaşanan kayıpların etkisiyle çatışma öncesine göre günlük 820 bin varil daha düşük seviyede kaldı.

Körfez ülkelerinin toplam petrol ihracatı nisanda bir önceki aya göre günlük 1,9 milyon varil artarak 10,5 milyon varile yükseldi.

Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Irak ve İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kullanmadan gerçekleştirdiği petrol ihracatı nisanda toplam günlük 1,3 milyon varil artarak 7,8 milyon varile çıktı.

Katar dahil Orta Doğu Körfez bölgesinin toplam petrol üretimi ise savaşın başlangıcından bu yana günlük 14,4 milyon varil azalışla yüzde 45 gerileyerek nisanda 17,6 milyon varil seviyesinde gerçekleşti.

Hürmüz Boğazı'nın haziran başına kadar kapalı kalacağı öngörülüyor
Raporda, Hürmüz Boğazı'nın raporun hazırlandığı dönemde fiilen kapalı olduğu ve ABD ile İran arasında müzakerelerin sürdüğü belirtilerek, tahminler üzerinde önemli belirsizlikler bulunduğu ifade edildi.

Mevcut senaryoda boğazın haziran başına kadar kapalı kalacağının varsayıldığı aktarılan raporda, mayın temizleme çalışmalarının ardından ihracatın tamamen normale dönmesinin en az iki ila üç ay sürebileceği, Orta Doğu'daki petrol üretiminde ciddi toparlanmanın ise daha uzun zaman alabileceği değerlendirildi.

Raporda ayrıca enerji altyapısında meydana gelen hasarın mevcut tahminlere dahil edildiği, ancak etkinin gerçek boyutu ve toparlanma sürecine ilişkin daha net veriler ortaya çıktıkça öngörülerin yeniden revize edilebileceği kaydedildi.

Küresel petrol arzının mayısta günlük 530 bin varil daha azalarak 94,5 milyon varile gerileyeceği, 2026'nın üçüncü çeyreğinden itibaren ise kademeli toparlanma sürecine girileceği tahmin edildi. Küresel petrol üretiminin 2026 genelinde ise bir önceki yıla göre günlük 3,9 milyon varil düşüşle 102,2 milyon varil seviyesine ineceği öngörüldü.

Katar'daki kayıplar OPEC+ dışı üretimi baskıladı
OPEC+ grubunun üretiminin, BAE'nin de dahil olduğu hesaplamaya göre, Körfez ülkelerindeki ağır üretim kayıplarının etkisiyle bu yıl günlük 4,7 milyon varil azalarak 46,4 milyon varile gerilemesi bekleniyor.

Buna karşın OPEC+ dışı üretimin ABD, Kanada, Brezilya, Guyana ve Arjantin'den oluşan "Amerika Beşlisi"ndeki artışların Katar'daki üretim kayıplarını fazlasıyla telafi etmesi sayesinde günlük 820 bin varil artışla 55,8 milyon varile ulaşacağı tahmin ediliyor.

Hürmüz Boğazı'ndaki tanker trafiğinin halen sınırlı seviyelerde seyretmesi nedeniyle Körfez ülkelerinden kaynaklanan toplam petrol arz kaybının şimdiden 1 milyar varili aştığı belirtilirken, günlük 14 milyon varilin üzerinde üretimin durduğu ve bunun benzeri görülmemiş bir arz şoku yarattığı ifade edildi.

Buna rağmen, piyasanın krize arz fazlası koşullarında girdiğine işaret edilen değerlendirmede, hem üreticilerin hem de tüketicilerin piyasa sinyallerine tepki vermesi sayesinde mevcut arz-talep açığının daha sınırlı seviyede kaldığı kaydedildi.

Soma maden şehitleri mezarları başında anıldı

Manisa'nın Soma ilçesinde 13 Mayıs 2014 tarihinde 301 madencinin ölümüyle sonuçlanan maden ocağı kazasının 12'nci yılında Soma Maden Şehitliğinde tören düzenlendi. Törene CHP Genel Başkanı Özgür Özel de katıldı

13.05.2026 14:18:00
İHA
Soma maden şehitleri mezarları başında anıldı
Soma maden şehitleri mezarları başında anıldı
Manisa'nın Soma ilçesindeki 301 maden şehidinin mezarının bulunduğu Soma Maden Şehitliğinde facianın 12'nci yılında anma programı düzenlendi.






Sabahın erken saatlerinden itibaren yoğun bir ziyaretçi akınına uğrayan şehitlikteki programa CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Manisa Valisi Vahdettin Özkan, CHP Manisa İl Başkanı İlksen Özalper, CHP Manisa Milletvekilleri Selma Aliye Kavaf, Bekir Başevirgen, Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, siyasi partilerin temsilcileri, maden sendikaları, kurum müdürleri şehit aileleri ile çok sayıda vatandaş katıldı.








CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve Manisa Valisi Vahdettin Özkan, şehit mezarlarına tek tek karanfil bırakırken, kimi evladını kimi eşini kaybeden şehit aileleriyle de yakından ilgilendi.








Oğlu Şaban İlçi'nin mezarı başında dualarını eksik etmeyen Ayşe İlçi ise 12 yıldır aynı acıyla yaşadıklarını belirterek, oğlu öldüğünde geriye 2 torunu kaldığını, onların bugün genç delikanlı ve kız olduklarını belirterek yaşadıkları acının tarifinin olmadığını söyledi.








Kur'an-ı Kerim tilavetleri ve duaların ardından şehitlikteki tören sona erdi.













Şanlıurfa'da yasa dışı bahis operasyonu: 61 gözaltı

Şanlıurfa merkezli 21 ilde yasa dışı bahse yönelik operasyonlarda hesaplarında 5 milyar 800 milyon Türk lirası para hareketliliği bulunan 61 şüpheli yakalandı

13.05.2026 10:23:00
İhlas Haber Ajansı
Şanlıurfa'da yasa dışı bahis operasyonu: 61 gözaltı
Şanlıurfa'da yasa dışı bahis operasyonu: 61 gözaltı
Şanlıurfa merkezli 21 ilde yasa dışı bahse yönelik operasyonlarda hesaplarında 5 milyar 800 milyon Türk lirası para hareketliliği bulunan 61 şüpheli yakalandı.

Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığı, Jandarma Genel Komutanlığı KOM ve Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlıkları ile Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) koordinesinde; Şanlıurfa merkezli Adana, Ankara, Antalya, Batman, Bingöl, Bursa, Diyarbakır, Eskişehir, Gaziantep, Hatay, İstanbul, Kahramanmaraş, Kayseri, Mardin, Mersin, Niğde, Osmaniye, Samsun, Şanlıurfa, Şırnak ve Yozgat'ta yasa dışı bahse yönelik operasyonlar düzenlendi.

Yapılan operasyonlarda hesaplarında 5 milyar 800 milyon Türk lirası para hareketliliği bulunan 61 şüpheli yakalandı. Operasyonlarda yakalanan şüphelilerin İinternet siteleri üzerinden yasa dışı bahis oynattıkları ve bu suçtan elde edilen gelirin nakline aracılık ettikleri tespit edildi.

Ankara'da 'Sanal Çetelere' operasyon: 19 gözaltı

Ankara'da, sosyal medya hesaplarında silahlı fotoğraflar paylaşan şahıslara yönelik operasyon yapıldı. Yapılan operasyonlarda 19 şüpheli yakalandı

13.05.2026 10:21:00
İhlas Haber Ajansı
Ankara'da 'Sanal Çetelere' operasyon: 19 gözaltı
Ankara'da 'Sanal Çetelere' operasyon: 19 gözaltı
Ankara'da, sosyal medya hesaplarında silahlı fotoğraflar paylaşan şahıslara yönelik operasyon yapıldı. Yapılan operasyonlarda 19 şüpheli yakalandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, sosyal medyada silahlı paylaşımlara yönelik soruşturma başlattı. Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü tarafından, sosyal medya hesaplarında silahla ateş eden ve silahlı fotoğraflar paylaşan şahısları deşifre edildi.

Silahlı fotoğraflarını yayınlayarak sosyal medya üzerinden birbirlerine meydan okuyan şahısların adresleri takibe alındı. Yapılan takip ve tarassut sonucu yaralama, tehdit, ruhsatsız silah bulundurma ve uyuşturucu suçlarından çok sayıda kaydı olan şüphelilere yönelik şafak vakti eş zamanlı operasyon yapıldı.

Altındağ ilçesinde yapılan operasyonlarda 19 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerin evlerinde Gasp Büro timlerince arama yapıldı. Ankara Emniyet Müdürü Maksut Yüksek, "Sanal Çetelere" yönelik yapılan operasyonların kararlılıkla süreceğini ifade etti.

Samsun'da rüşvet operasyonu: 4'ü doktor 18 gözaltı

Samsun'da, Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezinde "rüşvet" iddialarıyla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında 4'ü doktor 18 şüpheli gözaltına alındı

12.05.2026 12:28:00
İHA
Samsun'da rüşvet operasyonu: 4'ü doktor 18 gözaltı
Samsun'da rüşvet operasyonu: 4'ü doktor 18 gözaltı
Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturma kapsamında, OMÜ Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezinde görev yapan bazı doktorların medikal firmalar üzerinden ya da doğrudan hastalardan rüşvet aldıkları iddiası üzerine Samsun Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince çalışma başlatıldı.






Soruşturma kapsamında şüpheliler hakkında "rüşvet", "nitelikli dolandırıcılık" ve "kamu hizmetlerinden yararlanma hakkının engellenmesi" suçlarından işlem yapıldığı öğrenildi.







Düzenlenen operasyonda aralarında 3'ü profesör ve 1'i doçent 4 doktor, 4 medikal firma çalışanı/sahibi, 10 rüşvet veren hasta yakını olmak üzere toplam 18 şüpheli Atakum, İlkadım, Bafra, Çarşamba ilçeleri ile Ordu'da gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonlarla gözaltına alındı.








Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Heybeliada Ruhban Okulu açılmamalı

Bartholomeos Atina’da Heybeliada Ruhban Okulu’nu açma provokasyonu yaparken, hükümetin “diyalog” ve “jest” politikası millî egemenliğimizi etkiliyor. Türkiye, Lozan’a aykırı bu ekümenik tehdide boyun eğmemeli; Ruhban Okulu kapalı kalmalı 

12.05.2026 12:10:00
Eyüp Kabil
Heybeliada Ruhban Okulu açılmamalı
Heybeliada Ruhban Okulu açılmamalı
Atina'da resmi bir ziyaret sırasında Yunan Parlamentosu'nda ve 35. patriklik yıl dönümü töreninde konuşan Fener Rum Patriği Bartholomeos, Heybeliada Ruhban Okulu'nun Eylül ayında "görkemli bir açılış"la faaliyete geçeceğini iddia etti.

Yenileme çalışmalarının tamamlanmak üzere olduğunu belirten Bartholomeos, bu açıklamasıyla bir kez daha Türkiye'nin iç işlerine müdahale eden, Lozan Antlaşması'na aykırı ve millî egemenliğimizi hiçe sayan bir tutum sergiledi.

Bu sözler, Yunanistan'da büyük heyecan yaratırken, Türkiye'de haklı bir tepkiyle karşılandı. Heybeliada Ruhban Okulu, 1971 yılında Türk hukukuna göre kapatılmış bir kurumdur. Türkiye Cumhuriyeti'nin egemenlik alanı içinde bulunan bu okulun statüsü, azınlık hakları kisvesi altında yabancı bir dinî merkezin eğitim faaliyetine dönüştürülmek istenmesi, açık bir millî güvenlik ve egemenlik meselesidir. Okulun açılması, Fener Rum Patrikhanesi'nin "ekümenik" iddialarını güçlendirerek, Türkiye'deki Rum cemaatinin ötesinde küresel bir Ortodoks merkezi haline gelmesine zemin hazırlayacaktır. Bu da, tarih boyunca defalarca görüldüğü üzere, dış güçlerin Türkiye'ye karşı kullandığı bir araçtır.

Sadece bir açılış duyurusu değil

Bartholomeos'un Atina'da yaptığı konuşma, sadece bir "açılış duyurusu" değil, aynı zamanda Yunanistan'la ortak bir gündem oluşturma ve uluslararası kamuoyunu Türkiye'ye karşı mobilize etme çabasıdır. Patriğin "barış, insan hakları ve dinler arası diyalog" gibi genel geçer ifadeleri arkasına sığınarak Türkiye'yi "dini özgürlükleri engellemekle" suçlama taktiği, klasik bir dış propaganda yöntemidir. Oysa gerçek şudur: Türkiye, azınlıklara yönelik en geniş hakları sağlayan ülkelerden biridir. Ancak bu haklar, Türk devletinin üniter yapısını ve millî güvenliğini tehdit edecek şekilde istismar edilemez.

Heybeliada Ruhban Okulu'nun kapalı kalması, Türkiye'nin egemenlik hakkıdır. Okulun yeniden açılması, patrikhanenin siyasi emellerini besleyecek, yabancı ajanlık faaliyetlerine kapı aralayacak ve Lozan'ın ruhuna aykırıdır. Türkiye, kendi topraklarında bir "Vatikan benzeri" dinî devletin filizlenmesine izin vermemelidir.

Patrikhane'nin istihbarat bağlantıları göz ardı edilmemeli

Hükümetin tutumu ise eleştiriyi hak ediyor. Uzun yıllardır "yeniden açacağız, diyalogla çözeceğiz, AB ve ABD'ye jest yapacağız" yaklaşımı, millî çıkarlar karşısında yetersiz ve tehlikeli bir uzlaşmacılıktır.

Erdoğan'ın geçmişte "çalışıyoruz" açıklamaları ve son dönemde hızlanan restorasyon izinleri, Bartholomeos'a cesaret vermiştir. İktidar, "yumuşak güç" ve "komşularla iyi ilişkiler" adına stratejik tavizler verirken, Patrikhane'nin siyasi emellerini ve yabancı istihbarat bağlantılarını göz ardı etmemelidir. Bu yaklaşım, Lozan'ın ruhuna aykırıdır ve Türkiye'yi "Vatikan benzeri" bir yapının gölgesinde bırakma riski taşımaktadır. Millî güvenlik meselelerinde "diyalog" bahanesiyle adım atmak, uzun vadede egemenlik kaybına yol açar.

Heybeliada Ruhban Okulu'nun kapalı kalması, Türkiye Cumhuriyeti'nin vazgeçilmez egemenlik hakkıdır. Bartholomeos'un Atina'daki gövde gösterisi ve hükümetin yumuşak tutumu, bu gerçeği değiştirmez. Türkiye, kendi topraklarında dinî bir "devlet içinde devlet" oluşumuna izin vermemeli.

33 ilde FETÖ operasyonu: 69 gözaltı

İçişleri Bakanlığı, jandarma ekiplerince FETÖ terör örgütüne yönelik 33 ilde düzenlenen operasyonlarda gözaltına alınan 69 şüpheliden 43'nün tutuklandığını bildirdi

12.05.2026 11:47:00 / Güncelleme: 12.05.2026 14:06:54
İhlas Haber Ajansı
33 ilde FETÖ operasyonu: 69 gözaltı
33 ilde FETÖ operasyonu: 69 gözaltı
Bakanlıktan operasyonlarla ilgili yapılan açıklamada, "Jandarma Genel Komutanlığı Terörle Mücadele (TEM) Daire Başkanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde İl Jandarma Komutanlıklarınca 33 ilde FETÖ'ye yönelik düzenlenen operasyonlarda 69 şüpheli yakalandı.

Şüphelilerden 43'ü tutuklandı. 7'si hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğerlerinin işlemleri devam ediyor. Yakalanan şüphelilerin; terör örgütünün güncel yapılanması içerisinde faaliyet yürüttükleri, örgüt içerisinde sorumlu şahıslar ile irtibatta bulundukları, terör örgütüyle iltisaklı sözde yardım kuruluşlarına finans sağladıkları, sosyal medya hesapları üzerinden terör örgütü propagandası yaptıkları ve yurt dışına kaçma girişiminde bulundukları tespit edildi" ifadeleri yer aldı.

İBB Davası'nın 36. duruşması başladı

İBB Davası'na ilişkin 77'si tutuklu, 5'i müşteki sanık olmak üzere 414 sanığın yargılandığı davanın 36. duruşması başladı

 

12.05.2026 11:36:00 / Güncelleme: 12.05.2026 11:53:47
Anadolu Ajansı
İBB Davası'nın 36. duruşması başladı
İBB Davası'nın 36. duruşması başladı

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney, eski CHP milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkanı Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar katıldı.

Bir kısım tutuksuz sanıklar ile avukatların da geldiği duruşmada, bazı CHP milletvekilleri ve tutuklu sanıkların yakınları izleyici olarak yer aldı.

Duruşma, tutuklu sanık iş insanı Murat Gülibrahimoğlu'nun şirketinde güvenlik müdürü olan sanık Yener Torunler'in savunmasının alınmasıyla devam ediyor.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden" sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.

İddianamede, 16 kişi "müşteki", 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi "sanık" olarak bulunuyor.

Suç örgütünün kurulduğu 2014'ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede, "İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaatle sebep olunan kamu zararının, suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar lira ve 24 milyon dolar, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğu"na ilişkin değerlendirme yapılıyor.

İddianamede yer alan örgüt şemasında, tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", tutuklu sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş ile Adem Soytekin ve tutuksuz sanık Ertan Yıldız, başka suçtan tutuklu Hüseyin Gün ile firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu belirtiliyor.

Şemada 10 örgüt üyesinin Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı olduğu aktarılarak örgüt üyelerinden 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu gösteriliyor.

İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma", "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Ongun'un "rüşvet", 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.

İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.

İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Birleşen dosya

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney'in de arasında bulunduğu 7 sanık hakkında hazırlanan iddianamede bu davayla birleştirilmişti.

İddianamede, tutuklu sanıklar İnan Güney, İsmail Akkaya, Seyhan Özcan ile tutuksuz sanıklar Veysel Eren Güven, Sabriye Akkaya, Mehmet Akif Bulut ve Deniz Göleli'nin "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte yardım etme" ile "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 9 yıl 8'er aydan 31 yıl 8'er aya kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyor.

Yargılama sürecinde birleşen dosyadakilerle birlikte 33 sanığın tahliyesiyle davada 77 tutuklu sanık bulunuyor.

Bugünkü yasa dışı bahis operasyonu bilançosu: 108 gözaltı

İstanbul merkezli 35 ilde siber polisi tarafından yapay zeka destekli çalışmalarla düzenlenen yasa dışı bahis operasyonunda 108 şüphelinin yakalandığı bildirildi

12.05.2026 10:36:00
İhlas Haber Ajansı
Bugünkü yasa dışı bahis operasyonu bilançosu: 108 gözaltı
Bugünkü yasa dışı bahis operasyonu bilançosu: 108 gözaltı
İstanbul merkezli 35 ilde siber polisi tarafından yapay zeka destekli çalışmalarla düzenlenen yasa dışı bahis operasyonunda 108 şüphelinin yakalandığı bildirildi. Yasa dışı bahis ve kumar faaliyetlerinde bulunduğu tespit edilen 5 bin, bu sitelerin reklamını yaparak mobil kullanıcıları yönlendiren 111 ve ödeme işlemlerine aracılık ettiği belirlenen 40 olmak üzere toplam 5 bin 151 URL adresine ise erişim engeli kararı alındığı öğrenildi.



İstanbul Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nce, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen çalışmalarda yasadışı bahis şebekelerine büyük darbe vuruldu. Yapay zeka destekli programlar kullanılarak deşifre edilen illegal bahis şebekesi çökertildi.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü tarafından hazırlanan yapay zeka destekli Açık Kaynak İstihbaratı Analiz Sistemi'nin (AVCI) kullanıldığı çalışmalarda, çeşitli gruplardan 600 bin mesaj analiz edildi, şüphelilerin kimlikleri, adresleri ve finans evi olarak kullanılan yerleri tespit edildi. Yasa dışı bahis ve kumar faaliyetlerinde bulunduğu tespit edilen şüphelilere yönelik bu sabah İstanbul merkezli 35 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonda 108 kişi yakalanarak gözaltına alındı. Baskın yapılan adreslerdeki aramalarda suçta kullanılan çok sayıda dijital materyal ele geçirildi.

Ayrıca yasa dışı sanal bahis ve kumar faaliyetlerinde bulunduğu tespit edilen 5 bin, bu sitelerin reklamını yaparak mobil kullanıcıları yönlendiren 111 ve ödeme işlemlerine aracılık ettiği belirlenen 40 olmak üzere toplam 5 bin 151 URL adresine de erişim engeli kararı alındığı kaydedildi.

Gözaltına alınan 108 şüpheli, ifadeleri alınmak üzere İstanbul Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'ne götürüldü.

Zanlıların emniyetteki ifadelerinin ilerleyen saatlerde alınacağı öğrenildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.