logo
15 MAYIS 2026

ABD'den İran'la diyalog adımı

19.07.2008 00:00:00
ABD ilk kez İran'ın nükleer programıyla ilgili yürütülen görüşmelere üst düzey bir temsilci gönderiyor. Bugün Cenevre'de düzenlenecek toplantıya W.Burns da katılacak.

 

ABD, Tahran Büyükelçiliği'nin 1979 yılında işgal edilmesinin ardından İran'la diplomatik ilişkilerini durdurdu. Amerikan Dışişleri Bakan Yardımcılarından William Burns'ün İran'ın nükleer programıyla ilgili müzakerelere katılacak olması, ABD'nin yaklaşık 30 yıl aradan sonra İran'la ilk defa bu düzeyde bir diplomatik görüşme yapacağı için önem taşıyor.

ABD strateji mi değiştiriyor? Amerika, daha önce, uranyum zenginleştirmeye son vermediği sürece İran'la müzakere masasına oturmayı reddediyordu. Peki bugün Cenevre'de  BM Güvenlik Konseyi'nde veto hakkı bulunan beş daimi ülkenin temsilcileriyle, İran'ın nükleer baş müzakerecisi Said Celili ve Avrupa Konseyi'nin Dış Politika Sorumlusu Javier Solana'nın bir araya geleceği zirveye ABD'nin de ilk kez resmi olarak katılacak olması, Washington'un İran konusundaki stratejisini değiştirdiğine mi işaret ediyor?Washington yönetimi,  Cenevre'deki görüşmelere katılımla, "Tahran'a nükleer faaliyetlerinden vazgeçmesi için diplomatik gayretler konusundaki ciddiyetin ortaya konmasının amaçladığı" açıklamasını getiriyor.

Tahran'a verilecek mesajABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Sean McCormack, "Washington'un İran konusundaki tavrında bir değişiklik yok ancak Tahran'a ileteceğimiz mesajlarımız olacak" diye konuştu. McCormack, "Cenevre'ye gidecek Dışişleri yetkilisi Burns, en deneyimli diplomatlarımızdan biri ve kendisinin İran'ın baş müzakerecisi Celili ile Tahran'ı atom programından vazgeçmesine dair mesajları olacak" dedi.ABD'nin ilk kez resmi olarak görüşmeye katılacak olması, İran'la yaşanan nükleer sorunun müzakere ile halledileceğine dair inancı kuvvetlendirse de, bu yöndeki umutlar kısa zamanda gerçeğe dönüşmeyecek. Zira İran'dan gelen son açıklamalar, İran'ın nükleer programdan geri adım atmayacağı yönünde.

İBB soruşturmasında 12 zanlı gözaltına alındı

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı Yol Bakım ve Altyapı Koordinasyon Daire Başkanlığı Avrupa Yakası Yol Bakım ve Onarım Şube Müdürlüğü ile Bilgi İşlem Daire Başkanlığı Elektronik Sistemler Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen ihalelerde usulsüzlük yapıldığı iddiasına ilişkin 12 şüpheli gözaltına alındı

15.05.2026 09:16:00
AA
İBB soruşturmasında 12 zanlı gözaltına alındı
İBB soruşturmasında 12 zanlı gözaltına alındı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, "İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü"ne yönelik soruşturma sürüyor.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince yapılan çalışmada, İBB Yol Bakım ve Altyapı Koordinasyon Daire Başkanlığı Avrupa Yakası Yol Bakım ve Onarım Şube Müdürlüğü ile Bilgi İşlem Daire Başkanlığı Elektronik Sistemler Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen 6 ihaledeki iş ve işlemlerin usulsüz olduğu belirlendi.

Çalışmaların ardından İstanbul, Kırıklareli ve Trabzon'da belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon düzenleyen ekipler, 12 şüpheliyi gözaltına aldı.

Zanlılar, işlemleri için emniyete götürüldü.

Hakan Bahçetepe ve 8 şüpheli hakkında hazırlanan iddianamenin detaylarına ulaşıldı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca tutuklanmasının ardından Gaziosmanpaşa Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Hakan Bahçetepe ile 8 şüpheli hakkında hazırlanan iddianamenin detaylarına ulaşıldı

15.05.2026 07:00:00
AA
Hakan Bahçetepe ve 8 şüpheli hakkında hazırlanan iddianamenin detaylarına ulaşıldı
Hakan Bahçetepe ve 8 şüpheli hakkında hazırlanan iddianamenin detaylarına ulaşıldı

Başsavcılık tarafından hazırlanan iddianamede, Aziz İhsan Aktaş, Gürkan Dölekli, Özer Ayık, Hakan Bahçetepe, Seza Büyükçulha, Baki Aydöner, Erdal Celal Aksoy, Gözde Bahçetepe ve Aziz Lal "şüpheli" olarak yer aldı.

İddianamede, 2 ayrı eyleme yer verilirken, ilk eyleme ilişkin yapılan değerlendirmede, şüpheli Seza Büyükçulha ve Baki Aydöner'in "Ekrem İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" davasında sanık olarak yer aldıkları belirtildi.

Bu davada Aydöner'in üzerine atılı suçlara ve şüphelinin karıştığı eylemlere bakıldığında, İBB'de görevi bulunmamasına rağmen İmamoğlu'na olan yakınlığını kullanarak sahip olduğu gücü haksız kazanç sağlama noktasında kullandığı aktarılan iddianamede, müteahhitlerle görüşüp belediyeden alacaklarını tahsil ettirdiği, karşılığında maddi menfaat elde ettiği ifade edildi.

İddianamede, şüphelinin Aziz İhsan Aktaş'ın firması adına kayıtlı bir aracı bila bedel kullandığı, Aktaş'ın şüpheliyle tanıştıktan sonra kendisine 100 bin dolar para verdiği, bir nevi jest yaptığı kaydedilen iddianamede, "Şüpheli Aziz İhsan Aktaş'ın da CHP'de, İBB'de etkili olan kişilerle temas sağladıktan sonra bu kişilere maddi jestler yaparak ilişkisini kuvvetlendirdiği, bu kişilerle para ilişkisine girerek işlerini çözmeye, yeni ihaleler almaya çalıştığı gerek kendisinin yargılandığı davada gerekse de 'Ekrem İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü'nün yargılandığı davada ortaya konulmuştur." ifadelerine yer verildi.

Aktaş'ın, Baki Aydöner ve Ertan Yıldız isimli kişilerle Burak Korzay üzerinden tanıştığı kaydedilen iddianamede, bu kişilerin maddi taleplerini karşılayarak işlerini, sorunlarını çözmeyi amaçladığı belirtildi.

İddianamede, şüpheli Aydöner'in savunmasında aracı kiraladığını, ancak fatura vs. verilmediği için aracı iade ettiğini belirtmişse de kendisinin CHP'li siyasi kimliği dışında aileden gelen esnaf kimliğinin de bulunduğu, herkes gibi araç kiralamanın prosedürlerini bilebilecek konumda olduğu aktarıldı.

Hazırlanan iddianamede, şunlar kaydedildi:

"Dolayısıyla Aziz İhsan Aktaş'tan elde ettiği haksız menfaatler konusundaki beyanlarına itibar edilmemiş, şüphelinin CHP'li belediyelerde iş çözme, belediyeden talebi bulunan kişi ve müteahhitlerden kazanç sağlama gayesiyle hareket ettiği, şüpheli Seza Büyükçulha'nın da İmamoğlu ile olan yakın arkadaşlığını kullanarak nüfuz elde ettiği, CHP'li belediyelerden talepte bulunan kişilerin taleplerini karşılamaya, işlerini çözmeye çalıştığı anlaşılmıştır. Dolayısıyla her ne kadar şüpheliler Baki Aydöner ve Seza Büyükçulha'nın kazı izni, iş yeri açma ruhsatı verme konusunda doğrudan yetkileri olmasa da bu izinleri alabilecek etkiye sahip oldukları görülmüştür."

Rüşvet iddiaları

"Çıkar amaçlı suç örgütü kurmak", "ihaleye fesat karıştırma", "edimin ifasına fesat karıştırma", "rüşvet verme", "resmi belgede sahtecilik", "özel belgede sahtecilik", "suçtan kaynaklanan mal varlıkları değerlerini aklama", "vergi usul kanuna muhalefet" suçlarından yargılanan şüpheli Aziz İhsan Aktaş'ın soruşturma aşamasında etkin pişmanlık göstererek samimi beyanlarda bulunduğu bilgisine yer verilen iddianamede, kendisinden para talep eden belediye başkanları ve bu kişilerle irtibatlı kişiler hakkında bildiklerini başsavcılıkla paylaştığı, para verme eylemlerini dekont ve tarihleri ile somutlaştırmaya çalıştığı, bu kapsamda alınan beyanının tespit edilen hususlarla uyumlu olduğunun görüldüğü kaydedildi.

İddianamede, Aktaş'ın ortağı olduğu ticari işletmenin Gaziosmanpaşa Belediyesi'nden aldığı kazı izniyle İBB'den aldığı iş yeri açma ve çalışma ruhsatının alım süreçleri ile ilgili kendini ve ortağı şüpheli Gürkan Dölekli'yi suçlamasının olağan olmadığı belirtilerek, "Her iki iznin verildiği tarihlerle öncesindeki iletişim ve baz kayıtları dikkate alındığında, şüpheliler Aziz İhsan Aktaş ve Gürkan Dölekli'nin Gaziosmanpaşa Belediyesi'nde Bedaş'ın kendi adlarına yaptığı, bekletilen kazı izni ile İBB'de bekletilen iş yeri açma ve çalışma ruhsatı için şüpheliler Seza Büyükçulha ve Baki Aydöner aracılığıyla, şüpheliler Hakan Bahçetepe 200 bin dolar verdikleri, şüpheliler Baki Aydöner ile Hakan Bahçetepe kazı iznini verildiği tarihten 1 gün önce, 8 Mayıs 2024 tarihinde Gaziosmanpaşa ilçesinde baz verdikleri" değerlendirmesi yapıldı.

Şüpheliler Bahçetepe ve Özer Ayık'ın 1 Mayıs 2024 ve 3 Mayıs 2024 tarihlerinde ortak baz bilgilerinin bulunduğu aktarılan iddianamede, kazı izninin verildiği tarihte yakın mesafede baz bilgilerinin bulunduğu belirtildi.

İddianamede, Erdal Celal Aksoy'a 300 bin dolar rüşvet verdikleri, şüpheli Bahçetepe'ye parayı teslim eden kişinin şüpheli Özer Ayık olduğu ifade edildi.

Aksoy ile rüşvet anlaşmasının şüpheli Büyükçulha aracılığıyla yapıldığı kaydedilen iddianamede, Aksoy'un, Büyükçulha'yla 3 Eylül 2024'te, Dölekli'yle ise 7 Eylül 2024'te ortak baz verdiği aktarıldı.

İddianamede, şüpheli Dölekli'nin baz kayıtlarına bakıldığında, şüpheli Erdal Celal Aksoy'la ruhsat izninden kısa süre önce ve kısa süre sonra bir araya geldikleri, yine şüpheli Dölekli'nin diğer şüpheliler Bahçetepe, Aydöner ve Büyükçulha ile irtibatının bulunduğu dikkate alındığında, şüpheli Aktaş'ın beyanlarının tutarlı olduğu, diğer şüphelilerin savunmalarının suçlamalardan kaçmaya yönelik olduğu belirtildi.

Eylem 2'de ise iddianamede, Hakan Bahçetepe'nin 2024 yerel seçimlerinde Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı seçildikten sonra görevini kötüye kullanarak haksız kazanç elde ettiği, bu kapsamda bir aracı 28 Haziran 2024'te, belediye başkanı olduktan yaklaşık 2 ay sonra 3 milyon 70 bin liraya satın aldığı ifade edildi.

İddianamede, şüphelinin kamu görevlisi olması, mal bildiriminde bulunma zorunluluğunun bulunması ve suç konusu eşyanın sicile tabi tutulmasının tespiti mümkün olması nedeniyle, eşinin babası şüpheli Aziz Lal adına aldığının anlaşıldığı belirtildi.

Şüpheli Aziz Lal'in aracın parasını evde bulundurduğu dolarla ödediğini belirtmişse de, yaklaşık 100 bin dolar civarındaki parayı evde bulundurmasının olağan olmadığı kaydedilen iddianamede, "Şahsın mali verileri, Hakan Bahçetepe'nin belediye başkanı olmadan evvel kullandığı araçların çok eski model, ucuz araçlar olması, konumu ve yaptığı iş sebebiyle döviz cinsinden parayı evinde saklamasının olağan olmaması, aracı şüpheliler Hakan ve Gözde Bahçetepe'nin kullanması dikkate alındığında, Hakan Bahçetepe'nin elde ettiği haksız gelirle eşi Gözde'ye aldığı suç konusu araç arasındaki illiyet bağını kesmek için aracı şüpheli Aziz Lal adına tescil ettirdiği, bu haliyle şüphelilerin iştirak halinde, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerleri aklama suçunu işledikleri" ifadelerine yer verildi.

İddianamede, Bahçetepe'nin belediye başkanı olduktan sonra 3 milyon 70 bin lira değerindeki aracı edindiği, şüphelinin MASAK verileri incelendiğine belediye başkanı olmadan önce hesabında çok düşük tutarlarda para hareketlerinin olduğu, söz konusu araç için ödenen paranın kendi çalışma ve emeği karşılığında elde edilmiş kazançla alınmadığı, "rüşvet" ya da "irtikap" kapsamında elde edinildiğine dair tespit olmadığından eyleminin "haksız mal edinme" suçunu oluşturduğu ifade edildi.

Ceza istemleri

İddianamede, Hakan Bahçetepe'nin "haksız mal edinme", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" ve "rüşvet alma" suçlarından 10 yıldan 24 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi.

Diğer şüpheliler Gürkan Dölekli, Baki Ayöner, Özer Ayık, Seza Büyükçulha, Erdal Aksoy, Gözde Bahçetepe ve Aziz Lal'in ise "rüşvet almak", "rüşvet vermek", "rüşvete aracılık etmek", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" gibi suçlardan 3 yıldan 24 yıla kadar değişen oranlarda hapisle cezalandırılmaları talep edildi.

İddianamede ayrıca, "Gerek Hakan Bahçetepe'ye gerekse de Erdal Celal Aksoy'a rüşvet verilmesi eylemlerini soruşturma başlamadan evvel Cumhuriyet Başsavcılığımıza şüpheli Aziz İhsan Aktaş tarafından bildirilmesi ve haberdar etmesi nedeniyle, şüpheli Aziz İhsan Aktaş hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 254/2 maddesinde yer alan hükümlerin uygulanmasına, şüpheli hakkında ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi talep olunur." denildi.

İddianame üzerinde İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesinin incelemesi sürüyor. 

Erdoğan, Türkiye-Kazakistan İş Forumu kapanışında konuştu

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ile Kazakistan arasındaki ticarete ilişkin, "Karşılıklı güvene dayalı güçlü ortaklığımız sayesinde ticaret hacmimiz geçtiğimiz yıl sonu itibarıyla 10 milyar dolara yaklaştı. Tabii ki bunlarla yetinmiyoruz. Hedefimiz olan 15 milyar dolara sürdürülebilir ve dengeli şekilde ulaşmak için çabalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz" ifadelerini kullandı

14.05.2026 23:30:00
AA
Erdoğan, Türkiye-Kazakistan İş Forumu kapanışında konuştu
Erdoğan, Türkiye-Kazakistan İş Forumu kapanışında konuştu
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kazakistan'a yaptığı resmi ziyaret kapsamında bir otelde düzenlenen Türkiye-Kazakistan İş Forumu kapanış toplantısına katıldı.

Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev'e iş insanlarının meselelerine gösterdiği yakın ilgi için teşekkür eden Erdoğan, geçen günlerde idrak edilen Vatan Savunucuları Günü ve Zafer Bayramı münasebetiyle Kazak halkını tebrik etti.

Tokayev'in liderliğinde yürütülen reform programının Kazakistan'ın şahlanışının itici gücü olduğunu belirten Erdoğan, 15 Mart'ta yapılan referandumda kabul edilen yeni anayasanın kardeş Kazak halkı için hayırlara vesile olmasını diledi.

Türkiye'nin, bağımsızlığının 35. yılını idrak eden Kazakistan'ın her daim en yakın destekçisi olacağını vurgulayan Erdoğan, şöyle konuştu:

"Sabahki görüşmelerimizde ortak gündemimizde olan pek çok konuyu ele aldık. İkili iş birliğimizi güçlendirecek 13 farklı belgeye imza attık. İş Forumu'nun da ülkelerimiz arasında ekonomik ve ticari ilişkilerin geliştirilmesine katkı sağlayacağına inanıyorum. Kazakistan ile ekonomik ilişkilerimizin her geçen gün daha da ileriye gitmesinden bahtiyarız. Kazakistan'ın Sayın Tokayev'in güçlü liderliğinde ekonomi alanında kaydettiği ilerlemeleri büyük bir memnuniyetle takip ediyoruz. 2025 yılında gayri safi yurt içi hasılası yüzde 6,5 gibi çarpıcı bir büyüme gösteren Kazakistan'da kişi başına düşen milli gelir 15 bin dolara yaklaştı. Artık karşımızda toplam dış ticaret hacmi 145 milyar doları bulan Orta Asya'nın en büyük ekonomisine sahip bir Kazakistan var. Bu büyümenin de etkisiyle Kazakistan 2025 yılında Türk dünyası içerisinde en fazla ticaret gerçekleştirdiğimiz ortağımız olmuştur. 5 bin 500'e yakın şirketimiz inşaattan finansa, turizmden bilişime 6 milyar dolara ulaşan yatırımlarıyla sadece refahı değil, aynı zamanda kardeşliğimizi de destekliyor. Müteahhitlerimiz ülkenin dört bir yanında değeri 30 milyar dolara varan 500'ü aşkın projeyi üstlendiler. Başarıyla tamamlayıp Kazak halkının hizmetine sundukları eserlerle ülkemizin gurur kaynağı oldular."

"Kazakistan'ın yapay zeka alanındaki atılımlarını takdirle takip ediyoruz"

Kazakistan'ın Türkiye'deki yatırımlarının her geçen gün artmasından ziyadesiyle memnun olduklarını vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:

"750'den fazla Kazak firma 2 milyar dolara yaklaşan yatırımla Türkiye'de faaliyetlerine devam ediyor. Karşılıklı güvene dayalı güçlü ortaklığımız sayesinde ticaret hacmimiz geçtiğimiz yıl sonu itibarıyla 10 milyar dolara yaklaştı. Tabii ki bunlarla yetinmiyoruz. Hedefimiz olan 15 milyar dolara sürdürülebilir ve dengeli şekilde ulaşmak için çabalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Açıkçası çok daha fazlasını yapabileceğimize, çok daha ileri seviyelere ulaşabileceğimize eminim. Bu minvalde geçtiğimiz ay Astana'da düzenlenen Karma Ekonomik Komisyon toplantısında kabul ettiğimiz kapsamlı eylem planı ticaret ve yatırım ilişkilerimize yeni bir soluk getirecektir. Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi toplantımız vesilesiyle bugün imzaladığımız Yatırımların Karşılıklı Korunması ve Teşviki Anlaşması'nın karşılıklı yatırımları daha da teşvik edeceğini düşünüyoruz. Bugünkü görüşmelerimizde ayrıca Kazakistan ile elektronik izin sistemine geçilmesi, geçiş belgesi kotalarının artırılması, ikili ve transit taşımaların serbestleştirilmesi gibi ticaretimizi olumlu etkileyecek konuları da ele aldık. Bu hususlarda önümüzdeki dönemde ilerleme sağlayacağımıza inanıyorum."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgesel çatışmalar, enerji arz güvenliği, yapay zeka dönüşümü ve tedarik zincirlerindeki kırılmalar gibi çok boyutlu sınamalarla karşı karşıya olduklarını belirterek, "Bu dinamiğin bir sonucu olarak ülkeler arasında işbirliğinin geliştirilmesi daha da önem kazanmıştır. Cumhurbaşkanı Sayın Tokayev'in vizyoner yaklaşımıyla Kazakistan'ın yapay zeka alanındaki atılımlarını takdirle takip ediyoruz. Yarın Hoca Ahmet Yesevi'nin memleketi Türkistan'da Türk Devletleri Teşkilatı Devlet Başkanları Gayriresmi Zirvesi'ni gerçekleştireceğiz. Zirvenin ana temasının yapay zeka ve dijital kalkınma olarak belirlenmesini çok isabetli ve anlamlı bulduğumuzu ifade ediyorum." dedi.

"Hazar Geçişli Orta Koridor'un ihyası için çalışıyoruz"

Tokayev ile bugün enerji bahsinde hidrokarbon alanlarının işletilmesinden nakliyesine, kritik madenlerin keşfine kadar geniş bir yelpazede işbirliği fırsatlarını istişare ettiklerini dile getiren Erdoğan, şunları söyledi:

"Türkiye olarak yıllar öncesinden kaynak çeşitliliğini sağlamak suretiyle enerji arz güvenliğini temin etmiş bir ülkeyiz. Kazakistan'dan daha fazla miktarda petrolü ülkemiz üzerinden dünya pazarlarına ulaştırmayı arzu ediyoruz. Önemli atılım gösterdiğimiz savunma sanayi alanında Kazakistan ile geçmişe dayalı çok iyi bir iş birliğimiz var. Bugün kıymetli kardeşimle birlikte ortak üretim dahil yeni projelerle bu alandaki işbirliğimizi daha da ilerletme noktasında irademizi teyit ettik. Demir yolu bağlantılarımızı, liman altyapımızı ve dijital gümrük sistemlerimizi entegre ederek Hazar Geçişli Orta Koridor'un ihyası için çalışıyoruz. Ülkelerimizi birbirlerine yakınlaştırırken aynı zamanda küresel ekonomide Avrasya bölgesini daha rekabetçi bir konuma ulaştırmak hedefimiz olmayı sürdürüyor."

"İnsana yapılan yatırım en büyük, en kalıcı yatırımdır"

Hoca Ahmet Yesevi'nin "Yola çıkan ahir muradına erişir" sözlerine anımsatan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Liderler olarak biz bu yolun üzerinde ayağınıza takılan, elinizi kolunuzu bağlayan hangi engel varsa onlardan kurtulmanız için gerekeni yapmaya devam edeceğiz. Türk-Kazak iş dünyası olarak sizler de çıktığınız yolda sabırla yürümekten vazgeçmeyeceksiniz. Yatırım yapacaksınız, üreteceksiniz, ihraç edeceksiniz, istihdam sağlayacaksınız, iki ülke ekonomisine katkı sunacaksınız. El ele, omuz omuza vereceğiz, hep beraber bıkmadan, usanmadan ve kararlılıkla bu mücadeleyi sürdüreceğiz. Bizim sizlerden beklentimiz sadece ekonomik değil, insani kazanımları da esas alan projelere öncülük etmenizdir. İnsana yapılan yatırım en büyük, en kalıcı yatırımdır. Ortak geleceğimizin nişanelerinden olan ve kurulduğundan bu yana 100 bin mezun veren Türk-Kazak Hoca Ahmet Yesevi Üniversitesine desteklerinizi artırmanızı beklediğimizi burada ifade etmek istiyorum."

Erdoğan, Tokayev'in şahsında Kazak halkının yaklaşmakta olan Kurban Bayramı'nı tebrik ederek, konuşmasını şu ifadelerle tamamladı:

"Bayramın Kazak halkına, Türk İslam dünyasına ve tüm insanlığa huzur getirmesini Rabbimden niyaz ediyorum. On yıllardır Türk şirketlerine güvenen Kazak kardeşlerime en kalbi selam ve muhabbetlerimi sunuyor. Değerli iş insanlarımıza çalışmalarınızda üstün başarılar diliyorum. Rabbim yolumuzu ve bahtımızı açık etsin. Tekrar görüşmek dileğiyle. Kalın sağlıcakla."

Bakan Memişoğlu'ndan 'hantavirüs' açıklaması

Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "Hantavirüse ilişkin toplum müsterih olsun, şu anda böyle bir salgın riski veya bununla ilgili bilimsel dünyanın bize risklerin çok arttığı veya bu konuda risk olduğu konusunda bir bildirimi ve önerisi yok" dedi

14.05.2026 20:30:00
AA
Bakan Memişoğlu'ndan 'hantavirüs' açıklaması
Bakan Memişoğlu'ndan 'hantavirüs' açıklaması
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu, soruları yanıtladı.

Hantavirüs hakkındaki soru üzerine Memişoğlu, Türkiye'nin özellikle Kovid-19 salgını sürecinde sağlık sisteminin direncini ve kapasitesini dünyaya gösterdiğini söyledi.

Toplumdan spekülasyonlara değil, Sağlık Bakanlığının açıklamalarına itibar etmelerini isteyen Memişoğlu, "Kovid-19 salgını sürecinde bunu en iyi şekilde yöneten ülkelerden biri olduysak, şu anda sağlık sistemimiz her türlü salgın da olsa, sağlıkla ilgili tehdit de olsa bunları önlemeye, takip etmeye muktedir bir sağlık sistemimiz ve insan gücümüzle her türlü takibi yapıyoruz" ifadelerini kullandı.

Memişoğlu, hantavirüse ilişkin Dünya Sağlık Örgütünün 2 Mayıs'ta bir gemide görülen ağır solunum hastalığı olduğuna dair önlem alınması gerektiğine ilişkin alarm verdiğini ve Türkiye'nin de süreci ilk andan itibaren takip ettiğini anlattı.

Uluslararası bir seyahat gemisinde 147 yolcunun bulunduğunu anımsatan Memişoğlu, yolcuların temaslı olarak değerlendirildiğini, 8 yolcuda pulmoner hastalık görüldüğünü ve bunlardan 6'sının hantavirüs pozitif çıktığının bildirildiğini söyledi.

Memişoğlu, Türkiye'nin tüm ekipleriyle ve İspanya'daki büyükelçilikle koordinasyon içinde hareket ettiğini belirterek, temaslı yolcuların ülkelerine gönderilip karantinaya alınmaları için organizasyon yapıldığını, gemiden daha önce ayrılan 2 Türk vatandaşının da tedbir amacıyla karantinaya alındığını ifade etti.

Gemideki 3 Türk vatandaşın da Türkiye'ye ait uçakla izole şekilde getirildiğini anımsatan Memişoğlu, "Gemiden indikleri andan itibaren kendi uçağımızla onları izole şekilde aldık ve şu anda da onları karantinaya almış durumdayız ve takip ediyoruz, testleri de negatif çıktı. 5 kişinin yaklaşık 42 günlük karantina ve izolasyon süreçleri devam ediyor. Her gün onları klinik anlamında arıyoruz, bir bulgusu olup olmadıklarını takip ediyor halk sağlığımız" bilgisini verdi.

Memişoğlu, "Hantavirüse ilişkin toplum müsterih olsun, şu anda böyle bir salgın riski veya bununla ilgili bilimsel dünyanın bize risklerin çok arttığı veya bu konuda risk olduğu konusunda bir bildirimi ve önerisi yok. Bizim bilimsel kurulumuz ve komisyonumuz da bu konuda bizleri bilgilendiriyorlar ve onların tavsiyeleri doğrultusunda hareket ediyoruz. Şu anda böyle bir salgın riski yok" dedi.

Hantavirüsün kemirgenlerden sıvı ile dışkılardan bulaşan bir hastalık türü olduğunun bilgisini veren Memişoğlu, Sağlık Bakanlığının yalnızca hantavirüsü değil, gribal enfeksiyonlara neden olan virüsler başta olmak üzere tüm hastalıkları yakından takip ettiğini bildirdi.

"Son 1 yılda 7 milyon kişiye kanser taraması yapıldı"

Sağlıkta üretim vizyonuna ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Memişoğlu, Türkiye'nin son yıllarda sağlık teknolojileri üretiminde önemli adımlar attığını söyledi.

Bakan Memişoğlu son dönemdeki yerli aşı çalışmalarına ilişkin, "Hepatit aşısını sahaya verdik. Türkiye kendi aşısını yapacak, kendi ilacını da yapacak. Sadece onları değil kendi cihazını da üretecek. 9 aşıyla ilgili de TÜSEP'te çağrıya çıktık." bilgisini paylaştı.

Memişoğlu, Türkiye'nin artık SMA ilacını da üretmeye başladığını belirterek, klinik çalışmaların sürdüğünü ve ilacın preklinik aşamanın sonuna geldiğini söyledi.

Koruyan Sağlık Vizyonu kapsamında aile hekimlikleri ve Sağlıklı Hayat Merkezlerinde belirli yaş grubuna ücretsiz kanser taramaları yapıldığını vurgulayan Memişoğlu, son bir yılda 7 milyon kişiye kanser taraması yapıldığını bildirdi.

"Türkiye'de sezaryen doğum oranı yüzde 59,7"

Memişoğlu, sezaryen doğumlarla ilgili değerlendirmesinde, Türkiye'de sezaryen doğum oranının yüzde 59,7, ilk doğumlarda ise bu oranın yüzde 30,4 seviyesinde olduğunu belirterek, anne adayları ve hekimlerle bu oranları daha sağlıklı seviyelere çekmek istediklerini söyledi.

Geçen yıl Türkiye'de ilk kez sezaryen oranlarında düşüş eğilimi görüldüğünü ifade eden Memişoğlu, bu düşüşün sürdürülmesini hedeflediklerini kaydetti.

Memişoğlu, bütün il ve ilçe sağlık müdürlüklerine ilk bebeğini bekleyen ve gebeliğinin son 3 ayındaki her anne adayına bir ebe verilmesi konusunda talimat verdiklerini bildirdi.

Türkiye'de en fazla yağış Çarşamba'ya düştü

Türkiye genelinde günün en yüksek yağış miktarı Samsun'un Çarşamba ilçesinde kaydedildi. Meteorolojik ölçümlere göre ilçeye 46,1 kilogram/metrekare yağış düştü

14.05.2026 20:00:00
İhlas Haber Ajansı
Türkiye'de en fazla yağış Çarşamba'ya düştü
Türkiye'de en fazla yağış Çarşamba'ya düştü
Samsun'un Çarşamba ilçesinde öğle saatlerinden itibaren etkili olan kuvvetli sağanak yağış ve fırtına, ilçede hayatı olumsuz etkiledi. Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) tarafından yapılan son uyarıların ardından başlayan gök gürültülü sağanak, kısa sürede şiddetini artırarak cadde ve sokaklarda su birikintilerine neden oldu. Öte yandan yoğun yağışlar, bölgedeki su kaynaklarına da olumlu yansıdı.

Samsun Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) Genel Müdürlüğü bünyesindeki Çakmak Barajı'nda doluluk oranı kısa sürede önemli ölçüde yükseldi. 2026 yılı başında yüzde 52 seviyesinde olan baraj doluluk oranı, son yağışlarla birlikte yüzde 99,92 seviyesine ulaştı. Barajda halihazırda yaklaşık 71 milyon metreküp içme suyu bulunduğu bildirildi.

Meteorolojinin ölçümlerine göre Türkiye genelinde günün en yüksek yağış miktarı Samsun'un Çarşamba ilçesinde kaydedildi. İlçeye 46,1 kilogram/metrekare yağış düştü.

Ege'de dengeleri değiştirecek iddia

Türkiye, Lozan'da Yunanistan'a devredilmeyen 152 Ege adası, adacık ve kayalık üzerinde egemenlik hakkını yasal zemine oturtmak için 'Türk Deniz Yetki Alanları Kanunu' taslağını Kurban Bayramı sonrası TBMM gündemine sunmaya hazırlanıyor 

14.05.2026 19:30:00
Haber Merkezi
Ege'de dengeleri değiştirecek iddia
Ege'de dengeleri değiştirecek iddia
Son günlerde hızla yayılan bir iddiaya göre, Türkiye Cumhuriyeti, Lozan Antlaşması'nda (1923) ve Paris Antlaşması'nda (1947) Yunanistan'a devredilmeyen Ege Denizi'ndeki 152 ada, adacık ve kayalık (EGAYDAAK) üzerinde egemenlik iddiasını yasal zemine oturtmak üzere bir kanun taslağı hazırlıyor.

İddiaya göre taslak, Kurban Bayramı tatili sonrası (27-30 Mayıs 2026) TBMM gündemine sunulacak. Ancak resmi kaynaklar, konunun "Türk Deniz Yetki Alanları Kanunu" (Mavi Vatan Kanunu) çerçevesinde gri bölgelerin hukuki statüsünün ele alınması şeklinde sınırlı kaldığını belirtiyor, doğrudan "152 adaya egemenlik ilanı" resmi olarak doğrulanmadı.

'Gri bölge' statüsü netleştirilmek isteniyor

AK Parti kaynaklarına dayanan haberlere göre, uzun süredir üzerinde çalışılan "Türk Deniz Yetki Alanları Kanunu" taslağı, Karadeniz, Akdeniz ve Ege Denizi'ndeki deniz yetki alanlarını (karasuları, bitişik bölge, kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge) tek bir çatı altında düzenlemeyi hedefliyor. Taslakta Ege Denizi özelinde karasularının 6 mil olarak korunacağı, diğer denizlerde ise 12 mil kuralının uygulanacağı ifade ediliyor. Ayrıca "gri bölge" olarak nitelendirilen ada, adacık ve kayalıkların uluslararası hukuk ilkelerine göre statüsünün netleştirilmesi de öngörülüyor.

Ankara Üniversitesi Deniz Hukuku Ulusal Araştırma Merkezi (DEHUKAM) Müdürü Dr. Mustafa Başkara'nın öncülüğünde düzenlenen basın toplantısında Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Başkanvekili Prof. Çağrı Erhan ve diğer yetkililer, taslağın Türkiye'nin uluslararası hukuktan doğan hak ve menfaatlerini koruduğunu vurgulamıştı. Yetkililer, Ege'deki gri bölgelerin hukuki statüsünün de bu çerçevede ele alınacağını belirtirken, sosyal medyadaki "152 ada için egemenlik ilanı" yorumlarını doğrudan teyit etmedi.

152 Ada (EGAYDAAK) tartışması

Ege Denizi'ndeki 152 ada, adacık ve kayalık grubu, yıllardır Türkiye-Yunanistan ilişkilerinde tartışılan bir konu. Türkiye'ye göre bu coğrafi formasyonlar, Lozan ve Paris antlaşmalarında isim olarak Yunanistan'a devredilmemiş; dolayısıyla egemenlik hakkı Türkiye Cumhuriyeti'ne aittir. Yunanistan ise bu alanları kendi egemenlik sahası içinde gördüğünü savunuyor. Konu, özellikle Yunanistan'ın bazı adaları silahlandırması ve karasularını 12 mile çıkarma tartışmalarıyla sık sık gündeme geliyor. Türkiye, bu adımların antlaşmalara aykırı olduğunu belirtiyor.

Sosyal medya paylaşımları iddiayı "Mavi Vatan'a adım" olarak nitelendirirken, bazı Yunan kaynakları ve analistler konuyu "gerilimi tırmandırabilecek bir hamle" olarak yorumluyor. Resmi düzeyde ise henüz TBMM'ye sunulmuş bir teklif bulunmuyor, taslağın bayram sonrası Meclis'e taşınması bekleniyor.

Uzmanlar, yasanın çıkması halinde Ege'deki deniz sınırlarının ve gri bölgelerin hukuki zemininin güçleneceğini, ancak Yunanistan'la diplomatik gerilimi artırabileceğini belirtiyor. Konu, her iki ülkenin de NATO müttefiki olması nedeniyle uluslararası arenada da yakından takip ediliyor.

Aziz İhsan Aktaş davasında mütalaa açıklandı, karar duruşması 15 Haziran'da

"Aziz İhsan Aktaş" davası olarak da bilinen "yolsuzluk" davasının 31. duruşmasında cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasını açıkladı

14.05.2026 14:30:00 / Güncelleme: 14.05.2026 14:32:52
Haber Merkezi
Aziz İhsan Aktaş davasında mütalaa açıklandı, karar duruşması 15 Haziran'da
Aziz İhsan Aktaş davasında mütalaa açıklandı, karar duruşması 15 Haziran'da
"Aziz İhsan Aktaş" davası olarak da bilinen "yolsuzluk" davasının 31. duruşmasında cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasını açıkladı.

Yaklaşık 100 sayfalık mütalaada "Aziz İhsan Aktaş'ın ihale alma yöntemi olarak kurduğu sistemin rüşvet çerçevesinde olduğu" yer aldı.

İş insanı Aziz İhsan Aktaş'ın bazı belediye başkanları ile yöneticilerine rüşvet vererek ihaleleri organize ettiği iddiasıyla açılan davanın ilk duruşması 27 Ocak'ta görülmüştü.

On biri tutuklu 200 sanığın yargılandığı davada sanıklar suç örgütü suçlamasını reddetse de savcı, ortada bir suç örgütü olduğunu ve suç örgütünün en çok ihale alan kurumunun Beşiktaş Belediyesi olduğunu iddia etti.

"Rıza Akpolat'ın Beşiktaş Belediye Başkanlığı döneminde belediyede örgüte ait firmaların ihaleler konusunda neredeyse tekelleştiği" de savcılığın iddiaları arasında.

4 Şubat'ta hakim karşısında çıkan Akpolat ise "Cevabını veremeyeceğim hiçbir iddia, çürütemeyeceğim hiçbir iftira yoktur" diyerek tüm suçlamaları reddetmişti.

İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesince Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda görülen davada mahkeme başkanı, karar duruşmasını da 15 Haziran'da yapmayı planladıklarını duyurdu.

Mütalaada Aziz İhsan Aktaş'ın Türk Ceza Kanunu'nun 220/1 maddesinden cezalandırılması istendi.

Suç örgütü kurmaya dair bu madde, 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası öngörüyor.

Savcılık, verdiği bilgiler nedeniyle Aktaş hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanması ve cezada indirim yapılmasını talep etti.

Davaya konu olan 63 eylem için de tek tek hangi sanığa ne kadar ceza verilmesini talep ettiğini de mütalaada açıkladı.

Mütalaanın 10 sayfalık özetinin okunmasının ardından mahkeme başkanı "mütalaanın uzun olduğunu ve dinleyerek anlaşılabilir nitelikte olmadığını" söyledi, sanıklara gün içinde UYAP'a yüklenince oradan incelenebileceğini söyledi.

Savcı ise özet olarak rüşvetle suçlanan kişilerin tutukluluğunun devamını, diğer kişilerinse tahliyesini talep ettiğini belirtti.

"Hakkında verilecek ceza miktarı dikkate alındığında; sanıklar Rıza Akpolat, Oya Tekin, Celal Tekin, Ceyhan Kayhan, Özcan Zenger, Erhan Daka ve Utku Caner Çaykara'nın tutukluluk halinin devamına; Ali Rıza Yılmaz, Burak Kangal, Kazım Gökhan Yankılıç ve Rabila Artan'ın tahliyelerine karar verilmesi kamu adına esas hakkındaki talep ve mütalaa olunur" ifadelerine yer verildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın hazırladığı iddianamede başlangıçta 40'ı tutuklu 200 kişi şüpheli sıfatıyla yer alıyordu.

Duruşmalarda bazı tutuklu sanıklar için tahliye kararları alındı.

Soruşturma açıldığında CHP'de belediye başkanı olan yedi isme yönelik çeşitli suçlamalar yöneltildi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, savcıların neden sonuç ilişkisini kuramadığını, iddianamenin kanıtlardan yoksun olduğunu söyledi.

Tepebaşı Belediyesine yönelik operasyonda 23 şüpheli yakalandı

Eskişehir'in Tepebaşı ilçe Belediyesine yönelik operasyonda, haklarında gözaltı kararı verilen 33'ü belediyede görevli 60 şüpheliden 23'ü yakalandı

 

14.05.2026 14:08:00 / Güncelleme: 14.05.2026 17:48:50
Anadolu Ajansı
Tepebaşı Belediyesine yönelik operasyonda 23 şüpheli yakalandı
Tepebaşı Belediyesine yönelik operasyonda 23 şüpheli yakalandı

Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda Kaçakçılık ve Organize Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından, yapılan ihbar ve şikayetler üzerine "zincirleme suretiyle nitelikli zimmet", "evrakta sahtecilik", "213 Sayılı Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama ve görevi kötüye kullanmak" suçlarından soruşturma başlatıldığı kaydedildi.

Açıklamada, Hazine ve Maliye Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporu, Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı Ankara Vergi Kaçakçılığı-Denetim Daire Başkanlığınca düzenlenen vergi tekniği raporları, vergi suçu raporları, Sayıştay emekli denetçileri bilirkişi raporu, İçişleri Bakanlığı Mülkiye Başmüfettişliği tevdi raporu, polis kriminal inceleme raporu, HTS-baz analiz raporları, ihbar eden, müşteki ve tanık ifade tutanakları, farklı bankalara ilişkin kayıtlar, kripto varlık hesapları, belediye evrakları ve muhasebe kayıtlarının soruşturma evrakında yer aldığı ifade edildi.

Bu kapsamda Tepebaşı Belediyesinde yapılan bir kısım ihalelerde usulsüzlük yapılarak özellikle Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğünce doğrudan temin suretiyle kiralama ve organizasyon şirketlerinden mal ve hizmet alımlarında sahte teklif mektupları, muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı usulsüz belge, hizmet karşılığı olmayan ve hizmet karşılığından fazla fatura veya düzenlemek suretiyle haksız kazanç elde edilerek belediye görevlileri ve üçüncü şahıslarla birlikte iştiraken zimmet suçunun işlendiği ve bu surette kamu zararına sebebiyet verildiğinin tespit edildiği belirtildi.

MASAK raporu uyarınca şüphelilerin ve şirketlerin haksız edinilen mal varlıklarına el konulduğu belirtilen açıklamada, şu bilgilere yer verildi:

"Haklarında atılı suçlardan soruşturma başlatılan 33 belediye görevlisi ile 27'si şirket yetkilileri ve diğer şüpheliler olmak üzere toplam 60 şüphelinin yürütülen soruşturma kapsamında 14 Mayıs tarihinde eş zamanlı olarak yakalanmaları, gözaltına alınmaları, suç delillerinin elde edilebilmesi amacıyla ikamet ve iş yerlerinde arama ve el koyma talimatları verilmiş, Eskişehir Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesince arama, yakalama, gözaltına alma, el koyma çalışmaları devam etmekte olup, soruşturma titizlikle yürütülmektedir."

Bu arada, polis ekipleri Tepebaşı Belediyesi'nde arama çalışması yapıyor.

Eskişehir merkezli Ankara ve Adana'da düzenlenen operasyonda 23 şüpheli yakalandı. Gözaltına alınanlar arasında belediye başkan yardımcısı S.Y. ile özel kalem müdürü Ö.E'nin de olduğu öğrenildi.

Yasa dışı gelirin kripto varlık hesaplarına aktarıldığı iddiası

Şüphelilerin kurdukları şirketler üzerinden yapmadıkları iş karşılığında belediyeden para alıp kamu zararına neden oldukları, elde edilen yasa dışı geliri de kripto varlık hesaplarına aktardıkları iddia edildi.

Ataç ile Yalaz'dan açıklama

Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, belediye önünde gazetecilere yaptığı açıklamada, sabah saatlerinde belediyeye yönelik operasyon yapıldığını anımsatarak, kendisinin görevinin başında olduğunu söyledi.

Polis ekiplerinin büyük bir nezaketle hareket ettiklerini kaydeden Ataç, polislere teşekkür etti.

Bir soruşturma süreci yaşandığını anlatan Ataç, şöyle konuştu:

"Bu süreçte arkadaşlarımızın haklarını düzgün olarak takip edeceğiz ve haklarının verilmesini talep ediyoruz. Bu kent, huzur kentidir. Bu operasyonun da huzur içinde yapılması en büyük dileğimiz. Bundan sonraki süreçte, 25 yıldır olduğu gibi belediyemin başında tarafsız, adil, eşitlikçi olarak belediyeyi yönetmeye devam edeceğiz. Bundan kimsenin endişesi olmasın. Bunu siyasi anlamda da kullanmaya kalkmasın. Tepebaşı Belediyesi her zaman olduğu gibi yoluna devam edecektir."

CHP İl Başkanı Talat Yalaz ise hukuki sürecin sonuna kadar takipçisi olduklarını, gözaltındaki kişiler ve aileleriyle irtibat halinde olduklarını belirtti.

Avukatlarla birlikte gelişmeleri takip ettiklerini ve hukuki sürece saygılı olduklarını ifade eden Yalaz, herkesin sürece saygılı olması gerektiğini kaydetti.

Açıklamada CHP Eskişehir milletvekilleri Jale Nur Süllü ve İbrahim Arslan ile Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce ve Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt da hazır bulundu.

Akçay Barajı 4 yıldır ilk defa tam kapasite doldu

Sakarya'nın içme suyu ihtiyacını karşılayan en önemli kaynaklardan biri olan Pamukova ilçesindeki Akçay Barajı, geçtiğimiz hafta etkili olan sağanak yağışların ardından yüzde 100 doluluk oranına ulaştı. Barajda su seviyesinin maksimum kapasiteye ulaşması üzerine hem muhtemel bir taşkın riskini önlemek hem de şehrin ana su kaynağı Sapanca Gölü'nü desteklemek amacıyla su tahliye işlemleri başlatıldı

14.05.2026 14:00:00
İHA
Akçay Barajı 4 yıldır ilk defa tam kapasite doldu
Akçay Barajı 4 yıldır ilk defa tam kapasite doldu
Akçay Barajı'nda biriken fazla su, kontrollü şekilde Sarp Deresi üzerinden Sapanca Gölü'ne aktarılmaya başlandı. Bu hamleyle bir yandan barajın güvenliği sağlanırken, diğer yandan kuraklık riskine karşı Sapanca Gölü'nün su seviyesinin korunması hedefleniyor. Baraj kapaklarının açılmasıyla birlikte Sarp Deresi yatağından akan tonlarca su, kilometrelerce yol katederek Sapanca Gölü ile buluşuyor. Yapılan bu aktarım, bölgedeki ekosistemin korunması ve göldeki dikey su seviyesinin artırılması açısından önem taşıyor. Özellikle yağışlı periyotlarda elde edilen bu fazla suyun göle aktarılması, Sakarya'nın gelecekteki su arzı güvenliği için "can suyu" niteliği taşıyor.






"Akçay Barajı'ndaki fazlalık suyu da Sarp Deresi üzerinden göle aktarıyoruz"

Sakarya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) Genel Müdürü Seyit Sakallıoğlu, "Akçay Barajı, 10 Mayıs 2026 tarihi itibarıyla yüzde 100 doluluğa ulaştı. Bir taraftan gölden aldığımız suyu azaltırken, Akçay Barajı'ndaki fazlalık suyu da Sarp Deresi üzerinden göle aktarıyoruz. Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanımız Yusuf Alemdar öncülüğünde Sapanca Gölü'nü canlandırmak, su seviyesini hızlıca yükseltmek adına biz göl etrafındaki kaynakları Sapanca Gölü'ne aktarmak için çalışmalara başlamıştık. Akçay Barajı'ndan Sakarya Nehri'ne akan suyu Sarp Deresi vasıtasıyla Sapanca Gölü'ne aktararak ciddi bir ilerleme kaydetmiş olduk. Göldeki su seviyesini hızlıca artırıp, gölü eski güzelliğine döndürmek istiyoruz" dedi.








"Akçay Barajı'nda 2 aylık kullanılabilir su bulunmaktadır"

Yüzde 100 doluluk oranına ulaşan barajda iki aylık su bulunduğunu aktaran Sakallıoğlu, "Akçay Barajı'nda Sakarya'nın 2 aylık su ihtiyacını karşılayacak kadar yaklaşık 16 milyon metreküp kullanılabilir su bulunmaktadır. Sapanca Gölü'nde geçtiğimiz günlerdeki yağışlarla birlikte seviyesinde ciddi bir artış oldu. İlave tedbirlerle biz su alımını azaltmaya çalışıyoruz. Şebekedeki su kayıplarının azaltılması adına da yatırım dönemine başladık. Bir taraftan su kayıplarını azaltırken, bir taraftan Sapanca Gölü'nden aldığımız suyu azaltarak bu yaz döneminde herhangi bir sıkıntı yaşatmadan abonelerimizle bu dönemi geçirmiş olacağız. Akçay Barajı, 2021 yılında devreye alınmıştı ve 2022 yılında yüzde 100 doluluk oranına ulaşmıştı. Baraj, 2022 yılından bu yana ilk defa 2026 yılında doluluk oranına ulaşıp taşma seviyesine geldi" diye konuştu.



























Rasim Ozan Kütahyalı gözaltına alındı... 2 milyar dolarlık nitelikli dolandırıcılık

Adana merkezli "yasa dışı bahis", "nitelikli dolandırıcılık", "rüşvet" ve "kara para aklama" soruşturmasında 21 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. 200 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilirken, futbol yorumcusu Rasim Ozan Kütahyalı da sabah saatlerinde evinde gözaltına alındı

14.05.2026 12:09:00
Haber Merkezi
Rasim Ozan Kütahyalı gözaltına alındı... 2 milyar dolarlık nitelikli dolandırıcılık
Rasim Ozan Kütahyalı gözaltına alındı... 2 milyar dolarlık nitelikli dolandırıcılık
Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca "yasa dışı bahis", "nitelikli dolandırıcılık", "rüşvet" ve "kara para aklama" suçlarına yönelik yürütülen soruşturmada, 200 zanlı hakkında gözaltı kararı verildi

Gözaltına alınanlar arasında futbol yorumcusu Rasim Ozan Kütahyalı da yer aldı. Kütahyalı, bu sabah 06.30 sularında ikametgahında gözaltına alındı.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca "yasa dışı bahis", "nitelikli dolandırıcılık", "rüşvet" ve "kara para aklama" suçlarına yönelik yürütülen soruşturmada, 200 zanlı hakkında gözaltı kararı verildiğini bildirdi.

Gürlek, sosyal medya hesabındaki açıklamasında, Adana Cumhuriyet Başsavcılığının koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, 21 ilde 200 şüpheliye yönelik gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonla, milletin huzuruna ve ekonomiye kasteden katmanlı suç organizasyonuna ağır darbe indirildiğini vurguladı.

Bahis soruşturmasında trajikomik detay: Canlı yayında destekledi şimdi aranıyor... 'Roktradumus' nasıl çuvalladıBahis soruşturmasında trajikomik detay: Canlı yayında destekledi şimdi aranıyor... 'Roktradumus' nasıl çuvalladı

"ASLA TAVİZ VERMEYECEĞİZ"
Bakan Gürlek, şunları kaydetti:

"Mali Suçları Araştırma Kurulu raporları, teknik ve fiziki takip çalışmalarıyla elde edilen deliller neticesinde, yaklaşık 100 milyar lira ve 2 milyar dolar seviyesinde suç gelirinin finansal sistem içerisinde aklandığının tespit edilmesi, yürütülen mücadelenin boyutunu tüm açıklığıyla ortaya koymaktadır. Adalet, İçişleri ile Hazine ve Maliye Bakanlıklarımızın omuz omuza, büyük bir eş güdüm içinde sergilediği kararlı duruş, finansal suç örgütlerine ve yasa dışı bahis şebekelerine karşı asla taviz vermeyeceğimizin en net göstergesidir. Bu sabırla ve büyük bir dikkatle yürütülen operasyon dolayısıyla Adana Cumhuriyet Başsavcılığımıza ve Adana İl Emniyet Müdürlüğümüze teşekkür ediyorum. Vatandaşlarımızın alın terini ve geleceğini hedef alan her türlü suç yapısıyla mücadelemizi, aynı sarsılmaz iradeyle sürdüreceğiz."

OPERASYONDAN DETAYLAR
Yeni Şafak muhabiri Burak Doğan'ın aktardığına göre, soruşturma kapsamında hakkında gözaltı kararı verilenler arasında üç banka yöneticisi, sekiz polis memuru ve dört avukatın da bulunduğu öğrenildi. Dosyada, suçtan elde edildiği değerlendirilen gelirin finansal sistem içinde aklandığı iddiası üzerinde duruluyor.

Operasyonun mali ayağında da dikkat çeken kararlar alındı. Üç elektronik para ödeme kuruluşu, Adana'da faaliyet gösteren üç kuyumcu ve bir döviz bürosuna kayyım atandı. Şüpheli kişi ve şirketlere ait olduğu değerlendirilen 221 taşınmaz, 120 araç ve üç tekneye el koyma tedbiri uygulandı.

Soruşturmada ayrıca yasa dışı bahis ve kumar içerikli 8 bin 500 internet sitesi hakkında erişim engeli kararı verildiği belirtildi. Adalet Bakanı Akın Gürlek'in açıklamasında dosyada yaklaşık 100 milyar TL ve iki milyar dolar seviyesinde suç gelirinin finansal sistem içerisinde aklandığının tespit edildiği ifade edildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.