Daha 12 yıl önce Devlet Bahçeli'nin öfke kustuğu 'artık analar ağlamayacak' diye bir süreç başlatmışlardı.
PKK en büyük militan, lojistik ve yapılanma gücüne 'analar ağlamasın' sürecinde sahip oldu. Anadolu ise ağlayan analarla doldu.
Şimdi de terörsüz Türkiye süreci, başlattılar. Demek ki milletin anasını ağlattıktan sonra şimdi de devletin anasını ağlatacaklar.
PKK nasıl aklandı?
Devlet Bahçeli'nin başlattığı ve AKP'nin el, ayak olduğu Habur'daki çadır mahkeme tiyatrosunun ikinci bölümü silah yakma sahnesiyle gerçekleşti.
AKP-MHP-DEM bir araya geldi, CHP göstermelik muhalefet yaptı ve devletimizin varlığına, milletimizin birliğine, canına, malına, namusuna kasteden PKK aklandı.
Devlet Bahçeli nasıl da mutlu! Erdoğan ve partisi nasıl da umut saçıyor! DEM gururlu, CHP ne yaptığı belli değil.
Nasılına gelince; Ermeni taktiği yani 4T (tanıtma, tanınma, toprak ve tazminat) ile.
60 bine yakın insanımızın kanı ile kendilerini tanıttılar. AKP-MHP ittifakı ile tanındılar.
Cumhuriyet, Lozan ve Sevr başlıkları ile toprak istediklerini açıkça dile getiriyorlar.
BM üzerinden tazminat başvurularını da yaptılar.
İtirazı olan var mı?
Pişmanlık gören var mı?
Devlet Bahçeli'nin sözcülüğü ile başlayan bu süreçte terör örgütü ve siyasi ayağının bir kez olsun geçmişe dönük pişmanlık sözlerine şahit olan var mı?
İmralı canisinden Kandil'deki siyah yılana, DEM'lilerden KCK'ya kadar elinde Müslüman kanı olan bu yapının, bir kez olsun 'yanlış yaptık, pişman olduk' sözlerini duyan var mı?
Yok.
Tam aksine her ağızlarını açtıklarında, Müslüman kanı akıtmakla ne kadar haklı olduklarını, davalarından asla vaz geçmediklerini, dile getirdiler.
Bir de tehdit ettiler. Evet, tehdit. 'Ya bu süreç tamamlanır ya da her yer Gazze olur, 72 millet bu işe dahil olur' gibi nice tehditleri dile getirdiler.
Şimdi de 30 erkek-dişi terörist silahları bir büyük kazana koyarak yaktı.
Yani yine şov yaptılar. Yarın 'o yaktığımız silahların alevi halkımızın özgürlüğünün habercisiydi' diyecekler.
Benim devletimi yönetenler ise internetten bile satın alınabilecek 30 adet silah yakıldı, diye memnuniyetlerini dile getiriyorlar.
Terörsüz Türkiye mümkün mü?
Eğer İblis'in görev süresi dolmuşsa mümkün!
ABD, AB bu coğrafyadaki hedeflerinden vaz geçtilerse, mümkün!
İsrail, Arz-ı Mevut'tan vaz geçtiyse, mümkün!
Şimdi siz söyleyin mümkün mü?
Biraz tarih, biraz dini bilgisi olan için mümkün değil.
İyi de terör kader midir?
Asla, hayır. Ama orman çakılsız da olmaz. Devletin anayasada, kanunlar yani kağıtlarda yazan ekonomik, sosyal, eğitim, sağlık, hukuk gibi her alanda görevlerini yerine getirirse milletin birliği, huzuru ve devletin bakası sağlanır. Çakallar ise ormanda saklanır.
Önemli nokta ise devletin bu görevleri Merhum Prof. Dr. Haydar Baş Hocamın, 'dini bütünlüğümüz milli bütünlüğümüzün, milli bütünlüğümüz de dini bütünlüğümüzün teminatıdır' temelinde yani inanç, tarih ve kader ortaklığı paydasında gerçekleştirmesidir.
Bugün AKP ve MHP, dini ve milli bütünlüğümüze sağlayamadığı için dış politikada ABD'nin uydusu, ekonomide AB'nin esiri olmuş ve terör örgütü ile masaya oturmak zorunda kalmıştır.
Türk Milleti o masaya asla oturmadı, oturmaz da.
Soru
Bölgemiz yanıyor. Ülkemize giren, çıkan belli değil. Yarın, öbür gün, bir ay, iki ay sonra Kuzey Irak, Suriye veya ülkemizden şehit haberi geldi.
Bu sürecin sahipleri ve medyası 'provokasyon' diyecekler. Yine şehit haberi geldi. Yine aynı şeyi diyecekler.
Peki, 2'den fazla provokasyon cevabına siz, inanacak mısın?
Son nokta
2009 yılında Habur'daki çadır şova 34 militan katılmıştı. Bugünkü silah yakma şovuna ise 30 militan katıldı.
Eksik 4 militan ise Süleyman Soylu'nun terörle mücadeledeki başarısı olsa gerek!
PKK en büyük militan, lojistik ve yapılanma gücüne 'analar ağlamasın' sürecinde sahip oldu. Anadolu ise ağlayan analarla doldu.
Şimdi de terörsüz Türkiye süreci, başlattılar. Demek ki milletin anasını ağlattıktan sonra şimdi de devletin anasını ağlatacaklar.
PKK nasıl aklandı?
Devlet Bahçeli'nin başlattığı ve AKP'nin el, ayak olduğu Habur'daki çadır mahkeme tiyatrosunun ikinci bölümü silah yakma sahnesiyle gerçekleşti.
AKP-MHP-DEM bir araya geldi, CHP göstermelik muhalefet yaptı ve devletimizin varlığına, milletimizin birliğine, canına, malına, namusuna kasteden PKK aklandı.
Devlet Bahçeli nasıl da mutlu! Erdoğan ve partisi nasıl da umut saçıyor! DEM gururlu, CHP ne yaptığı belli değil.
Nasılına gelince; Ermeni taktiği yani 4T (tanıtma, tanınma, toprak ve tazminat) ile.
60 bine yakın insanımızın kanı ile kendilerini tanıttılar. AKP-MHP ittifakı ile tanındılar.
Cumhuriyet, Lozan ve Sevr başlıkları ile toprak istediklerini açıkça dile getiriyorlar.
BM üzerinden tazminat başvurularını da yaptılar.
İtirazı olan var mı?
Pişmanlık gören var mı?
Devlet Bahçeli'nin sözcülüğü ile başlayan bu süreçte terör örgütü ve siyasi ayağının bir kez olsun geçmişe dönük pişmanlık sözlerine şahit olan var mı?
İmralı canisinden Kandil'deki siyah yılana, DEM'lilerden KCK'ya kadar elinde Müslüman kanı olan bu yapının, bir kez olsun 'yanlış yaptık, pişman olduk' sözlerini duyan var mı?
Yok.
Tam aksine her ağızlarını açtıklarında, Müslüman kanı akıtmakla ne kadar haklı olduklarını, davalarından asla vaz geçmediklerini, dile getirdiler.
Bir de tehdit ettiler. Evet, tehdit. 'Ya bu süreç tamamlanır ya da her yer Gazze olur, 72 millet bu işe dahil olur' gibi nice tehditleri dile getirdiler.
Şimdi de 30 erkek-dişi terörist silahları bir büyük kazana koyarak yaktı.
Yani yine şov yaptılar. Yarın 'o yaktığımız silahların alevi halkımızın özgürlüğünün habercisiydi' diyecekler.
Benim devletimi yönetenler ise internetten bile satın alınabilecek 30 adet silah yakıldı, diye memnuniyetlerini dile getiriyorlar.
Terörsüz Türkiye mümkün mü?
Eğer İblis'in görev süresi dolmuşsa mümkün!
ABD, AB bu coğrafyadaki hedeflerinden vaz geçtilerse, mümkün!
İsrail, Arz-ı Mevut'tan vaz geçtiyse, mümkün!
Şimdi siz söyleyin mümkün mü?
Biraz tarih, biraz dini bilgisi olan için mümkün değil.
İyi de terör kader midir?
Asla, hayır. Ama orman çakılsız da olmaz. Devletin anayasada, kanunlar yani kağıtlarda yazan ekonomik, sosyal, eğitim, sağlık, hukuk gibi her alanda görevlerini yerine getirirse milletin birliği, huzuru ve devletin bakası sağlanır. Çakallar ise ormanda saklanır.
Önemli nokta ise devletin bu görevleri Merhum Prof. Dr. Haydar Baş Hocamın, 'dini bütünlüğümüz milli bütünlüğümüzün, milli bütünlüğümüz de dini bütünlüğümüzün teminatıdır' temelinde yani inanç, tarih ve kader ortaklığı paydasında gerçekleştirmesidir.
Bugün AKP ve MHP, dini ve milli bütünlüğümüze sağlayamadığı için dış politikada ABD'nin uydusu, ekonomide AB'nin esiri olmuş ve terör örgütü ile masaya oturmak zorunda kalmıştır.
Türk Milleti o masaya asla oturmadı, oturmaz da.
Soru
Bölgemiz yanıyor. Ülkemize giren, çıkan belli değil. Yarın, öbür gün, bir ay, iki ay sonra Kuzey Irak, Suriye veya ülkemizden şehit haberi geldi.
Bu sürecin sahipleri ve medyası 'provokasyon' diyecekler. Yine şehit haberi geldi. Yine aynı şeyi diyecekler.
Peki, 2'den fazla provokasyon cevabına siz, inanacak mısın?
Son nokta
2009 yılında Habur'daki çadır şova 34 militan katılmıştı. Bugünkü silah yakma şovuna ise 30 militan katıldı.
Eksik 4 militan ise Süleyman Soylu'nun terörle mücadeledeki başarısı olsa gerek!
Akın Aydın / diğer yazıları
- İran, ABD gemilerini kapana kıstırdı / 03.03.2026
- İslam İşbirliği Teşkilatı’nın sadece adında ‘İslam’ var / 02.03.2026
- Az bir dünyalık karşılığı din nasıl satılır? / 01.03.2026
- ABD-İsrail, İran ile savaşabilir mi? / 28.02.2026
- Gün gelecek bu ülkede 28 Şubat değil 27 Şubat gündem olacak / 27.02.2026
- Turkey's Kurdish Problem / 25.02.2026
- İran Kürdistan’ı (!) ve ülkemizdeki komisyon / 24.02.2026
- Ürdün Kral’ın, Erdoğan’a verdiği nişan / 23.02.2026
- Bilal Erdoğan ve kayıp çocuklar / 22.02.2026
- Esad-SDG-İmralı üçgeni / 21.02.2026
- İslam İşbirliği Teşkilatı’nın sadece adında ‘İslam’ var / 02.03.2026
- Az bir dünyalık karşılığı din nasıl satılır? / 01.03.2026
- ABD-İsrail, İran ile savaşabilir mi? / 28.02.2026
- Gün gelecek bu ülkede 28 Şubat değil 27 Şubat gündem olacak / 27.02.2026
- Turkey's Kurdish Problem / 25.02.2026
- İran Kürdistan’ı (!) ve ülkemizdeki komisyon / 24.02.2026
- Ürdün Kral’ın, Erdoğan’a verdiği nişan / 23.02.2026
- Bilal Erdoğan ve kayıp çocuklar / 22.02.2026
- Esad-SDG-İmralı üçgeni / 21.02.2026

























































