logo
26 HAZİRAN 2026

AB’de Afgan göçmen ikilemi: Geri gönderme mi, Taliban’la iş birliği mi?

Rusya’nın St. Petersburg kentinde düzenlenen St. Petersburg Uluslararası Ekonomik Forumu’nda Taliban hükümeti temsilcileri

26.06.2026 11:16:00
Haber Merkezi
AB’de Afgan göçmen ikilemi: Geri gönderme mi, Taliban’la iş birliği mi?
AB’de Afgan göçmen ikilemi: Geri gönderme mi, Taliban’la iş birliği mi?
AB ülkeleri, güvenlik tehdidi olarak değerlendirilen veya ağır suçlardan hüküm giymiş düzensiz göçmenlerin geri gönderilmesi amacıyla Afganistan'daki Taliban yönetimiyle temas kuruyor. Ancak böyle bir anlaşmanın siyasi maliyetler doğurabileceği, bazı tavizler gerektirebileceği belirtiliyor.
Avrupa Birliği'nin (AB) düzensiz göçmen statüsündeki Afganları geri gönderme çabaları, temel bir ikilemi beraberinde getiriyor. Bir yandan uzun süredir çözülemeyen Afganların geri gönderilmesi meselesine çözüm bulunmaya çalışılırken, diğer yandan 2021'de iktidarı ele geçiren ve AB tarafından resmen tanınmayan Taliban yönetiminin meşrulaştırılmasından kaçınılıyor.

Birleşmiş Milletler (BM) ve göç uzmanları, AB'nin Afganların geri gönderilmesine ilişkin siyasi açıdan hassas süreci yönetirken, diplomatik meşruiyet arayışındaki Taliban yönetimine yönelik boykotu sürdürmesinin giderek daha zor hale geleceği uyarısında bulunuyor.

Bu gerilim, salı günü Avrupa Komisyonu ve 15 üye ülkeden yetkililerin, düzensiz Afgan göçmenlerin geri gönderilmesini hızlandırmak amacıyla Brüksel'de Taliban heyetiyle gizli bir görüşme yapmasıyla ortaya çıktı. Görüşmede, özellikle "ciddi suçlar işlemiş veya güvenlik tehdidi oluşturan" kişilerin geri gönderilmesinin önceliklendirildiği belirtildi.

Tartışmalı toplantı, beş ay önce Kabil'de yapılan ilk temasın ardından gerçekleşti ve Taliban temsilcilerinin ilk kez Brüksel'e davet edilmesiyle dikkat çekti. Görüşme, insan hakları çevrelerinden sert tepki aldı.

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk, Euronews'e yaptığı açıklamada, "Afganistan'daki çok ciddi insan hakları durumu nedeniyle zorla geri göndermelere karşıyız," dedi. Türk, suç işlemiş kişilerin Avrupa'da yargılanması gerektiğini ancak insanların işkence riski bulunan ülkelere geri gönderilemeyeceğini vurguladı.

Son verilere göre, geçen yılın ilk dokuz ayında AB ülkelerinde 14 bin 270 Afgan için ülkeyi terk etme kararı verildi, ancak yalnızca 340 kişi geri gönderildi. Bu oran yaklaşık yüzde 2'ye denk gelirken, AB ortalaması olan yaklaşık yüzde 29'un oldukça altında kaldı.

Uluslararası yükümlülük tartışması
Tartışmalı toplantının ardından AB İçişleri Komiseri Magnus Brunner, düzenlediği basın toplantısında Afganistan'daki Taliban yönetiminin kendi vatandaşlarını geri kabul etmesinin "uluslararası bir yükümlülük" olduğunu söyledi.

İsveç Göç Bakanı Johan Forssell ise ülkesinin çıkarlarını korumak için müzakere yürütmek zorunda olduklarını belirterek görüşmeyi savundu.

Prensipte ülkelerin kendi vatandaşlarını geri kabul etmesi beklenirken, Afganistan'ın bugüne kadar bu konuda iş birliği yapmadığı ve herhangi bir anlaşma ya da teşvik olmadan bunu yapmasının düşük ihtimal olduğu ifade ediliyor.

Komiser her ne kadar Taliban'a yönelik herhangi bir "taviz" ihtimalini reddetse de, fiili yöneticilerle müzakerenin kolay olmayacağı değerlendiriliyor.

Meşruiyet arayışı
Taliban'ın AB ile yürütülen temaslarda öne sürdüğü taleplerden biri, Avrupa'da Afgan konsolosluk hizmetlerinin yeniden başlatılması oldu. Afgan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Abdul Kahar Balkhi, bunun hedeflerinin "çok sayıda zorlukla karşı karşıya olduğunu" söyledi.

Uzmanlara göre, konsolosluk hizmetleri ve diplomatik temsilciliklerin kurulması, Taliban yönetimi için hem iç meşruiyet sağlamak hem de uluslararası normalleşme sürecini ilerletmek açısından kritik önem taşıyor. Bu adımlar aynı zamanda yurt dışındaki muhalifler üzerinde kontrol sağlama amacı da taşıyabilir.

Afganistan dışındaki birçok büyükelçilik ve konsolosluğun hâlâ Kabil ile bağlantısının bulunmadığı, çünkü personelin eski hükümet tarafından atandığı belirtiliyor.

Afganistan üzerine çalışan Amnesty International araştırmacısı Zaman Sultani, Taliban'ın bazı bölgelerde konsoloslukları devraldığını ve benzer bir sürecin Avrupa'da da yaşanabileceğini söyledi.

İnsan hakları aktivisti Behrouz Asadi ise Afganların kimlik doğrulama işlemleri için bu konsolosluklara başvurduğunu, ancak Taliban açısından bunun insan hakları savunucuları ve muhaliflere dair verilere erişim anlamına gelebileceğini ifade etti.

'Operasyonel temas'
Brüksel'deki toplantının tartışmalı hale gelmesi nedeniyle Avrupa Komisyonu ve AB ülkeleri görüşmeyi büyük ölçüde kamuoyundan gizli tuttu ve bunu "operasyonel temas" olarak tanımladı.

Brüksel merkezli European Policy Centre'dan göç uzmanı Virginie Jacob, sürecin kamuoyu tepkisinden kaçınmak için "operasyonel görüşmeler" olarak çerçevelendiğini söyledi.

Bir AB diplomatı ise konunun birçok üye ülke açısından oldukça hassas olduğunu belirtti.

Belçika'da Dışişleri Bakanı Maxime Prévot'un Taliban heyetinin davet edilmesine karşı çıktığı, ancak Göç Bakanlığı temsilcilerinin görüşmeye katıldığı aktarıldı.

Sivil toplum kuruluşları da toplantıyı sert şekilde eleştirdi ve Avrupa Komisyonu önünde protesto düzenlendi.

Jacob, AB ülkelerinin sınır dışı politikalarını artırma hedefi doğrultusunda diplomatik kanallar kurmaya hazır göründüğünü ancak bunun kamuoyu açısından tartışmalı olduğunu söyledi.

Uzmanlara göre AB'nin Taliban yönetimine finansal bir destek sunması şu aşamada düşük ihtimal olarak görülüyor.

Ancak olası geniş çaplı geri dönüşlerin hem Afganistan'ın mevcut koşulları hem de geri dönen bireyler açısından yeni bir insani krize yol açabileceği uyarısı yapılıyor.

Birleşmiş Milletler'in kasım ayında yayımladığı rapora göre Afganistan, mevcut koşullar altında geri dönen vatandaşları topluma entegre etme kapasitesine sahip değil.

Zaman Sultani, ülkedeki insan hakları ihlallerine dikkat çekerek, Afganistan'ın geri gönderimler için uygun bir ülke olmadığını söyledi.

Afganistan Dışişleri Bakanlığı'nın bu haber için görüşüne başvuruldu.

Yapay zekada yeni kriz kapıda

Dünya genelinde hızla yayılan yapay zeka sistemleri, modellerin gücünden çok enerji altyapısına takıldı. ABD’den Orta Doğu’ya kadar enerji şebekeleri acil durum sinyali verirken, Birleşmiş Milletler bilim insanları 2030 yılına kadar yapay zekanın Sahra Altı Afrika'nın tamamı kadar su ve devasa miktarda elektrik tüketeceğini öngörüyor

26.06.2026 15:10:00
Eyüp Kabil
Yapay zekada yeni kriz kapıda
Yapay zekada yeni kriz kapıda
Yapay zeka yarışında liderlik koltuğuna oturmak isteyen teknoloji devleri, bugüne kadar hep en akıllı dil modellerini ya da en güçlü çipleri üretmek için yarışıyordu. Ancak Haziran 2026 itibarıyla teknoloji dünyasındaki rekabetin yönü tamamen değişti. Sektör temsilcileri ve uzmanlar, yapay zekanın geleceğini artık algoritma kabiliyetinin değil, şebekelerden çekilebilecek fiziksel elektrik gücünün belirleyeceğini ifade ediyor.

Yapay zeka veri merkezlerinin enerji oburluğu öyle bir boyuta ulaştı ki, ABD Federal Enerji Düzenleme Komisyonu (FERC), veri merkezlerinin elektrik şebekelerine erişimini hızlandırmak amacıyla altı bölgesel şebeke operatörüne yönelik acil durum emirleri yayınlamak zorunda kaldı. Normal şartlarda yıllar süren bürokratik onay süreçleri, yapay zekanın büyüme hızına yetişebilmek adına tamamen baypas edildi. Sektördeki devasa büyümeyi gözler önüne seren en somut örnek ise Microsoft'un son 18 ayda altyapısına 4 gigavattan fazla yeni veri merkezi kapasitesi eklemesi oldu. Bulut bilişim ve yapay zeka bulut sağlayıcısı CoreWeave ise 2026 sonuna kadar tek başına 1,7 gigavatlık bir gücü hedefliyor.

BM'den korkutan uyarı: Altyapı tehdit altında

Yapay zekanın yazılımdan sıyrılıp fiziksel dünyayı etkilemeye başlaması küresel kurumları da alarma geçirdi. Birleşmiş Milletler bünyesinde çalışan bilim insanları tarafından hazırlanan son rapora göre, yapay zeka teknolojileri 2030 yılına kadar 1,3 milyar insanın yaşadığı Sahra Altı Afrika'nın toplam su tüketimi kadar su harcamaya başlayacak. Enerji tarafında ise durum daha da çarpıcı; yapay zekanın ihtiyaç duyacağı elektrik gücü, Pakistan, Bangladeş ve Nijerya'nın (yaklaşık 650 milyon insan) toplam elektrik tüketiminin tam üç katına ulaşacak.

Dünya Ekonomik Forumu (WEF) ve Frontiers iş birliğiyle yayımlanan "2026'nın Gelişen İlk 10 Teknolojisi" raporunda da bu duruma dikkat çekilerek inovasyonun artık sadece yazılımda değil, binaları elektrik tüketmeden soğutan "pasif radyatif soğutma malzemeleri" gibi fiziksel çözümlere kaydığı vurgulandı. Uzmanlar, önümüzdeki yıllarda "enerji egemenliği" ile "yapay zeka egemenliği" kavramlarının tamamen eş anlamlı hale geleceğini öngörüyor.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de erken seçim tartışmasına girdi

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Londra’da yatırımcılara yaptığı sunumda erken seçim ihtimalinin “oldukça düşük” olduğunu söyledi. Şimşek’in açıklaması, Külliye'den gelen “öne alınmış seçim” formülü ve JPMorgan’ın erken seçim tahminiyle yeniden alevlenen tartışmanın ortasına düştü

26.06.2026 12:49:00
Haber Merkezi
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de erken seçim tartışmasına girdi
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de erken seçim tartışmasına girdi
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Londra'da yatırımcılara yaptığı sunumda erken seçim ihtimalinin "oldukça düşük" olduğunu söyledi. Şimşek'in açıklaması, Külliye'den gelen "öne alınmış seçim" formülü ve JPMorgan'ın erken seçim tahminiyle yeniden alevlenen tartışmanın ortasına düştü.

Son dönemde siyaset kulislerinde ve piyasa raporlarında yeniden hareketlenen erken seçim tartışmalarına Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de dahil oldu.

Londra İklim Eylemi Haftası kapsamında İngiltere'de yatırımcılarla bir araya gelen Şimşek, Türkiye'nin ekonomik görünümüne ilişkin sunumunda siyasi takvime de değindi. Şimşek, erken seçim olasılığının "oldukça düşük seviyede" kaldığını söyledi.

"ERKEN SEÇİM OLASILIĞI DÜŞÜK"
Şimşek'in sunumunda, ekonomi programına yönelik siyasi desteğin sürdüğü mesajı öne çıktı. Bakan Şimşek, iktidarın "Terörsüz Türkiye sürecinin yolunda ilerlemeye devam ettiğini" savunarak erken seçim ihtimalinin "oldukça düşük seviyede kaldığını" ifade etti.

Yatırımcılara enflasyon mesajı da veren Şimşek, "enflasyonun daha yavaş bir hızda da olsa düşüşünü sürdürmesinin muhtemel olduğunu" söyledi.

Şimşek, "süregelen dezenflasyon" olarak tanımladığı sürecin arkasındaki başlıkları da şöyle sıraladı:

"Sıkı para politikası duruşu, destekleyici maliye ve gelir politikaları, arz yönlü tedbirler, genişleyen negatif çıktı açığı ve hizmet enflasyonunda kalıcı katılığa dair kanıt bulunmaması."

"DIŞ KIRILGANLIK AZALDI"
Bakan Şimşek, cari açığın arttığını ancak yönetilebilir seviyede kaldığını savundu. Dış finansman tarafında ise daha iyimser bir tablo çizerek "dış kırılganlıkların azaldığını" kaydetti.

Büyümedeki yavaşlama ve eşel mobil sisteminin gelirler üzerindeki etkisine de değinen Şimşek, bütçe açığı hedefinin gayrisafi yurt içi hasılaya oranla yüzde 3,5 seviyesinde "hala rahatlıkla ulaşılabilir durumda olduğunu" ileri sürdü.

Şimşek, Ocak-Haziran 2026 döneminde iç borç çevirme oranının yüzde 86,4 seviyesinde gerçekleştiğini, yıl geneli için belirlenen yüzde 106 hedefinin altında kalındığını aktardı. Bakan, yıl sonunda bu oranın yaklaşık yüzde 100 civarında gerçekleşmesinin daha olası olduğunu söyledi.

YATIRIMCILARA VERGİ VE İKLİM MESAJI
Şimşek'in Londra temaslarında yalnızca erken seçim ve ekonomi programı yoktu. Bakan, yatırımcılara Türkiye'nin yabancılara sunduğu vergi avantajlarını da anlattı.

Londra İklim Eylemi Haftası kapsamındaki konuşmasında ise iklim finansmanı başlığına geniş yer ayırdı. Şimşek, "İklim eylemi yalnızca çevreyi korumakla ilgili değil, büyümeyi, istikrarı ve refahı korumakla ilgili" dedi.

İklim krizinin artık geleceğe ait soyut bir risk olmadığını vurgulayan Şimşek, "İklim kaynaklı şoklar halihazırda altyapıyı, tedarik zincirlerini, gıda sistemlerini ve kamu maliyesini aksatıyor" ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin COP31'e Antalya'da ev sahipliği yapacağını hatırlatan Şimşek, "Dünyanın eksikliği taahhüt değil, uygulama" mesajı verdi. Bakan, iklim hedeflerinin artık uygulanabilir projelere ve finansmana dönüşmesi gerektiğini söyledi.

Şimşek, Çin dışındaki gelişmekte olan ekonomilerin 2030'a kadar her yıl yaklaşık 2,4 trilyon dolarlık iklim finansmanına ihtiyaç duyduğunu, mevcut finansmanın ise bunun ancak onda biri civarında kaldığını belirtti.

"ASIL SORUN SERMAYE EKSİKLİĞİ DEĞİL"
Şimşek, iklim finansmanında asıl meselenin para yokluğu değil, projelerin finansman bulabilecek hale getirilmesi olduğunu söyledi.

Bakan Şimşek, "Asıl zorluk sermaye eksikliği değil. Asıl zorluk, iklim önceliklerini yatırım yapılabilir fırsatlara dönüştürmek" dedi.

Gelişmekte olan ekonomilerin finansman ihtiyacına da dikkat çeken Şimşek, Çin hariç gelişmekte olan ekonomilerin her yıl yaklaşık 2,4 trilyon dolarlık iklim finansmanına ihtiyaç duyduğunu belirtti. Mevcut finansmanın ise bunun ancak onda biri civarında kaldığını söyledi.

Türkiye'nin COP31 kapsamındaki "İklim Uygulama Köprüsü" girişimini anlatan Şimşek, hedeflerini şu sözlerle özetledi:

"Amacımız basit: Ülkelerin iklim planlarından yatırıma hazır projelere, finansman ihtiyaçlarından da bankalarca finanse edilebilir proje havuzlarına geçmesine yardımcı olmak."

Venezuela’da art arda meydana gelen 7,2 ve 7,5 büyüklüğündeki depremlerin ardından bölgeye Türkiye'den yardım ekibi gönderilecek

Venezuela’da art arda meydana gelen 7,2 ve 7,5 büyüklüğündeki depremlerin ardından bölgeye Türkiye'den yardım ekibi gönderilecek

26.06.2026 11:30:00
Haber Merkezi
 Venezuela’da art arda meydana gelen 7,2 ve 7,5 büyüklüğündeki depremlerin ardından bölgeye Türkiye'den yardım ekibi gönderilecek
 Venezuela’da art arda meydana gelen 7,2 ve 7,5 büyüklüğündeki depremlerin ardından bölgeye Türkiye'den yardım ekibi gönderilecek
Venezuela'da art arda meydana gelen 7,2 ve 7,5 büyüklüğündeki depremlerin ardından bölgeye Türkiye'den yardım ekibi gönderilecek.
Venezuela'da 40 saniye arayla meydana gelen 7,2 ve 7,5'lik depremlerin ardından arama ve kurtarma çalışmaları sürüyor.

Peş peşe depremlerin ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan , sosyal medya hesabından Venezuela halkı için taziye mesajı yayımlamış ve Venezuela halkının yanında olduğunu sözlerine eklemişti.

AFAD, Türkiye'den bölgeye yardım ekibi göndereceğini açıkladı.

Yapılan açıklamaya göre, askeri nakliye uçağıyla İstanbul, İzmir ve Denizli'den 38 kişilik AFAD Arama-Kurtarma ve insani yardım ekibi, Sağlık Bakanlığı'ndan 5 kişilik UMKE ekibi, Türk Kızılay'dan 2 kişilik insani yardım ekibi, 2 arama köpeği ve 3 adet donanımlı arama-kurtarma aracının Venezuela'nın deprem yaşanan bölgesine gönderilmesi planlandı.

Milli Savunma Bakanlığı (MSB) ayrıca bir askeri uçak ile İnsani Yardım Tugayından ekipmanlarıyla birlikte 22 kişilik bir ekip gönderilecek.

Her iki uçağın da bugün saat 11.15'te İstanbul Atatürk Havalimanı'ndan yola çıkarılması planlanıyor.

Venezuela 7,2 ve 7,5 büyüklüğünde iki büyük depremle sarsıldı. Yerel saatle 18.00 sıralarında meydana gelen 7,2'lik ilk depremden 40 saniye sonra 7,5'lik deprem, halkı sokağa döktü.

Başkent Karakas'ta yıkılan binalar var.

Depremlerin merkez üssü ülkenin kuzeyindeki Moron kasabası yakınları. Karakas kentine 160 km mesafedeki 7,2'lik ilk sarsıntı, 22 km derinlikte kaydedildi.

Saniyeler sonra aynı bölgede 10 km derinlikte 7,5 büyüklüğünde ikinci bir deprem yaşandı. Başkentte bazı binalar yerle bir oldu. Arama kurtarma ekiplerinin çalışması sürürken depremde hayatını kaybedenlerin sayısı 235'e yükseldi.

Olağanüstü hal ilan edilirken başkentteki Simon Bolivar Havalimanı da yıkıntılar nedeniyle kapatıldı. Büyük paniğin yaşandığı deprem sonrası çok sayıda bina tedbir amacıyla boşaltıldı. İletişim hatlarında kısa süreli kesintiler yaşanıyor.

YKS'de yapay zekayla kopya girişimi tutuklamayla sonuçlandı: 'Bir anda aklıma geldi'

YKS'de yapay zekayla kopya girişimi tutuklamayla sonuçlandı: 'Bir anda aklıma geldi'

26.06.2026 11:24:00
Haber Merkezi
YKS'de yapay zekayla kopya girişimi tutuklamayla sonuçlandı: 'Bir anda aklıma geldi'
YKS'de yapay zekayla kopya girişimi tutuklamayla sonuçlandı: 'Bir anda aklıma geldi'
İstanbul Çekmeköy'de gerçekleştirilen YKS Alan Yeterlilik Testleri (AYT) oturumunda cep telefonunu sınav salonuna sokarak yapay zeka üzerinden kopya çekmeye teşebbüs ettiği belirlenen Mustafa Eren K. (20) tutuklandı.
İstanbul'un Çekmeköy ilçesinde 21 Haziran'da yapılan Alan Yeterlilik Testleri (AYT) oturumunda, Mustafa Eren K. (20) cep telefonunu sınav salonuna sokarak yapay zeka kullanmak suretiyle kopya çekmeye teşebbüs etti.
Sabah'ın haberine göre, görevlilerin üst aramasında fark edilmeyen cep telefonunu cebinde sınav salonuna sokan şüphelinin, sınav sırasında soruların fotoğrafını çekerek ChatGPT uygulamasına gönderdiği belirlendi.
Sınav süresinin sona ermesinin ardından salondan çıkmak isterken durdurulan şüphelinin yapılan üst aramasında cep telefonu ele geçirildi.

Soruşturma başlatıldı
Olayın ardından İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı 2 No'lu Genel Soruşturma Bürosu tarafından soruşturma başlatıldı.
Gözaltına alınan Mustafa Eren K., savcılıktaki işlemlerinin ardından ifadesini verdi.

'Bir anda aklıma geldi'
Şüpheli ifadesinde, sınava tek başına geldiğini ve cep telefonunu emanet bırakabileceği bir yer bulamadığını belirterek şunları söyledi:
"Sınava tek başıma gelmem ve emanet bırakabileceğim herhangi bir yer bulamamam nedeniyle cep telefonun internetini kapattım. Sonrasında sessize ve rahatsız etme moduna alarak şortumun içerisine koydum ve içeri girdim."
Sınav başladıktan sonra aklına yapay zekayı kullanma fikrinin geldiğini ifade eden şüpheli, şu beyanlarda bulundu:
"Sınav başladıktan sonra bir anda aklıma yanımda bulunan telefonla soruların fotoğrafını çekerek ChatGPT uygulamasında cevaplarını aratmak geldi. Bu amaçla telefonumu çıkarttım ve AYT Sınav Fen soru kitapçığının 37 ve 39'uncu sayfalarının fotoğrafını çektim."

'Pişmanım' dedi
Mustafa Eren K., sınav salonunda iki görevlinin bulunması nedeniyle telefonu kullanmaya devam etmekten çekindiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Telefonu cebime koyarak sınav sorularını çözmeye devam ettim. Sınav süresi bittikten sonra salondan çıkmak için ayağa kalktığımda salon görevlileri, 'Seni aramamız gerekiyor' diyerek beklememi istediler. Üst aramamda cep telefonunu buldular. Sınava girerken telefonu yanımda götürme amacım kesinlikle kopya çekmek değildi ancak sınav esnasında bir anlık gaflete düşerek böyle bir girişimim oldu. Sınav salonuna cep telefonuyla girdiğim için ve soruların fotoğraflarını çektiğim işin pişmanım."

Tutuklanarak cezaevine gönderildi
Savcılıktaki ifadesinin ardından mahkemeye tutuklama talebiyle sevk edilen Mustafa Eren K., "Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanuna Muhalefet" suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Türkiye, Venezuela'ya destek için yola çıkıyor

Türkiye'nin arama kurtarma ve insani yardım ekiplerini taşıyacak iki uçak, bugün İstanbul Atatürk Havalimanı'ndan Venezuela'ya hareket edecek

 

26.06.2026 11:11:00
Anadolu Ajansı
Türkiye, Venezuela'ya destek için yola çıkıyor
Türkiye, Venezuela'ya destek için yola çıkıyor

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığından (AFAD) yapılan açıklamaya göre, Venezuela'nın Yaracuy bölgesinde arka arkaya 2 depremin meydana geldiği bilgisi alınmasının ardından AFAD tarafından, Dışişleri Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı Güvenlik İşleri Genel Müdürlüğü başta olmak üzere ilgili kurumlarla irtibat sağlanarak hazırlıklara başlandı.

Genelkurmay Başkanlığı ile gerçekleştirilen görüşmeler neticesinde, tahsis edilen A-400M tipi askeri nakliye uçağıyla İstanbul, İzmir ve Denizli'den 38 kişilik AFAD Arama-Kurtarma ve insani yardım ekibi, Sağlık Bakanlığından 5 kişilik UMKE ekibi, Türk Kızılaydan 2 kişilik insani yardım ekibi, 2 arama köpeği ve 3 donanımlı arama-kurtarma aracının Venezuela'ya gönderilmesi planlandı.

Milli Savunma Bakanlığı ayrıca bir A-400M tipi askeri uçak ile İnsani Yardım Tugayından ekipmanlarıyla birlikte 22 kişilik bir ekip göndermeyi kararlaştırdı.

Her iki uçağın da bugün saat 11.15'te İstanbul Atatürk Havalimanı'ndan yola çıkarılması planlanıyor.

Dışişleri Bakanlığı ve Venezuela'daki Türk Büyükelçiliği ile irtibat halinde gelişmelerin takip edildiği bildirildi.

Sınırda Türkiye'ye sokulmak istenen çok sayıda silah ele geçirildi

Bulgaristan'ın Türkiye sınırındaki Kapitan Andreevo Sınır Kapısı'nda gerçekleştirilen operasyonda, kaçak yollarla ülkeye sokulmaya çalışılan 73 adet savaş tabancası ele geçirildi

26.06.2026 10:24:00
İhlas Haber Ajansı
Sınırda Türkiye'ye sokulmak istenen çok sayıda silah ele geçirildi
Sınırda Türkiye'ye sokulmak istenen çok sayıda silah ele geçirildi
Bulgaristan'ın Türkiye sınırındaki Kapitan Andreevo Sınır Kapısı'nda gerçekleştirilen operasyonda, kaçak yollarla ülkeye sokulmaya çalışılan 73 adet savaş tabancası ele geçirildi.

Edirne Kapıkule Sınır Kapısından çıkış yaparak Bulgaristan üzerinden Hollanda'ya parsiyel yük taşıyan Türk plakalı bir tır, risk analizi kapsamında detaylı kontrole alındı.



X-ray taramasında araçta şüpheli yoğunlukların tespit edilmesi üzerine yapılan fiziki aramada, sürücü kabinindeki iki yatağın şilteleri arasına gizlenmiş 50 adet savaş tabancası bulundu. Tırın sol tarafındaki dolapta ise yük sabitleme kemerlerinin altına saklanmış 23 adet daha tabanca ele geçirildi.

Operasyonda toplam 73 savaş tabancasına el konulurken, olayla ilgili Haskovo Bölge Savcılığı'nın gözetiminde gümrük görevlisi tarafından ön soruşturma başlatıldı. Yetkililer, silahların kaçakçılık amacıyla taşındığının değerlendirildiğini belirtti.

Şile Belediyesine yönelik soruşturmada 16 şüpheli gözaltına alındı

Şile Belediyesine yönelik soruşturma kapsamında düzenlenen üçüncü operasyonda 16 şüpheli gözaltına alındı

26.06.2026 09:35:00
AA
Şile Belediyesine yönelik soruşturmada 16 şüpheli gözaltına alındı
Şile Belediyesine yönelik soruşturmada 16 şüpheli gözaltına alındı

İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince, Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında Şile Belediyesinde doğrudan temin, imar, ruhsat ve iskan işlemlerinde usulsüzlük yapıldığı ve rüşvet alınarak haksız menfaat sağlandığı tespit edildi.

İstanbul ve İzmir'de belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon düzenleyen ekipler, 16 şüpheliyi gözaltına aldı.

Zanlılar, İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldü.

Soruşturma

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca, Şile Belediyesine yönelik "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "irtikap", "rüşvet" ve "ihaleye fesat karıştırma" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında aralarında Şile Belediye Başkanı Özgür Kabadayı'nın da bulunduğu 6 şüpheli, 10 Temmuz 2025'te gözaltına alınmıştı.

Belediye Başkanı Kabadayı, Oğuz Kaçmaz, Tuncay Tolga Özçakmak, Ali Şafak ve Evren Buçhan tutuklanmış, Aslı Kotan ise adli kontrol kararıyla serbest bırakılmıştı.

HTS kayıtları ve MASAK raporundaki hesap hareketlerinin incelenmesinin ardından haklarında gözaltı kararı verilen 22 şüpheli ise 23 Aralık 2025'te düzenlenen eş zamanlı operasyonda gözaltına alınmıştı. Bu şüphelilerden de 15'i tutuklanmış, 7'si adli kontrol hükümleri uygulanarak serbest bırakılmıştı. 

Diyarbakır ve Ankara'da yasa dışı bahis operasyonları: 6 milyarlık işlem hacmi tespit edildi

Diyarbakır'da düzenlenen yasa dışı bahis operasyonunda 6 milyar 942 milyon 515 bin 130 liralık işlem hacmi tespit edilirken, 24 şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi

26.06.2026 09:10:00
İHA
Diyarbakır ve Ankara'da yasa dışı bahis operasyonları: 6 milyarlık işlem hacmi tespit edildi
Diyarbakır ve Ankara'da yasa dışı bahis operasyonları: 6 milyarlık işlem hacmi tespit edildi
Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı (MASAK) ve Diyarbakır Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nce ortak yapılan çalışmada yasa dışı bahis ve sanal kumar amacıyla kullanılan 8 farklı site üzerinden elde edilen paraların nakline aracılık eden ve elde edilen suç gelirlerinin kripto varlıklara çevrilerek yurtdışına çıkarılmasını sağlayan şahıslar tespit edildi.

Banka ve kripto para hesaplarındaki işlem hacimlerinin 6 milyar 942 milyon 515 bin 130 lira olduğu anlaşılan 24 şüpheli, eş zamanlı operasyonda yakalanıp sevk edildikleri adli makamlarca tutuklanarak cezaevine gönderildi.


Başkentte yasadışı dışı bahis operasyonu: 53 gözaltı kararı



Ankara merkezli 8 ilde yasadışı bahis ve şans oyunları oynatılarak kara para aklama ve vergi kaçakçılığı yapan bir orgaenize suç örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda haklarında gözaltı kararı olan 53 şüpheliden 37 şüpheli gözaltına alındı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılı koordinesinde; Ankara İl Jandarma Komutanlığı KOM Şube Müdürlüğünce yapılan istihbari ve teknik takip çalışmaları sonucunda tespit edilen organize suç örgütü tarafından; yasadışı bahis ve şans oyunları oynatılarak kara para aklama ve vergi kaçakçılığı yapıldığı belirlendi.
 
Bu kapsamda Cumhuriyet Başsavcılığınca; 26 Haziran 2026 günü Organize suç örgütünün faaliyetlerinin ortaya çıkarılması ve şüphelilerin yakalanması maksadıyla Ankara merkezli 8 ilde 53 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi.

37 şüpheli gözaltına alınırken diğer şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışmaların devam ettiği öğrenildi.

Seferihisar Belediyesine yönelik soruşturmada imar müdürü tutuklandı

İzmir'in Seferihisar Belediyesine yönelik yürütülen rüşvet soruşturmasında gözaltına alınan İmar ve Şehircilik Müdürü tutuklandı

26.06.2026 08:00:00
AA
Seferihisar Belediyesine yönelik soruşturmada imar müdürü tutuklandı
Seferihisar Belediyesine yönelik soruşturmada imar müdürü tutuklandı

Seferihisar Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince gözaltına alınan E.U'nun emniyetteki işlemleri tamamlandı.

Adliyeye sevk edilen E.U, çıkarıldığı hakimlikçe tutuklandı.

Soruşturma

Seferihisar Belediyesi ile bağlantılı bazı kişi ve kuruluşların, inşaat ve imar süreçlerine ilişkin işlemler karşılığında menfaat temin ettiklerine yönelik soruşturmada, 17 Haziran'da, aralarında Seferihisar Belediye Başkan Yardımcısı İ.G.P'nin de olduğu 6 şüpheli, zanlılarla bağlantısı olduğu öne sürülen, daha önce tutuklanan ve görevden uzaklaştırılan Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay'ın eşi Nermin Günay ile şirket çalışanı M.C.H. de 18 Haziran'da yakalanmıştı.

Şüphelilerden S.Y. sağlık sorunları nedeniyle ifadesinin ardından serbest bırakılmış, adliyeye sevk edilen Belediye Başkan Yardımcısı İ.G.P, inşaat firması yetkilileri S.B. ve R.K.B, Özlem Akyılmaz, şirket yetkilisi R.Ö. çıkarıldıkları hakimlikçe tutuklanmıştı.

Nermin Günay hakkında adli kontrol tedbiri uygulanırken, şirket çalışanı M.C.H. ise serbest bırakılmıştı. Bu soruşturma kapsamında İmar ve Şehircilik Müdürü E.U. da 22 Haziran'da yakalanmıştı.

Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin ve Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit'in de aralarında bulunduğu 25 şüpheli ise dün gerçekleştirilen operasyonda gözaltına alınmıştı. 

Geri dönüşüm o kadar da masum değil

Çevre dostu olduğu gerekçesiyle üretimi hızla artan geri dönüştürülmüş plastik (rPET) şişeler hakkında korkutan araştırma. Bilim insanları, yenilenmiş şişelerin gıdaya ve suya normal plastiklerden çok daha fazla kimyasal sızdırdığını ortaya çıkardı. İşte her gün tükettiğimiz o içeceklerdeki gizli tehdit...

25.06.2026 23:20:00
Eyüp Kabil
Geri dönüşüm o kadar da masum değil
Geri dönüşüm o kadar da masum değil
Dünya genelinde plastik kirliliğiyle mücadele kapsamında "geri dönüştürülmüş plastik" (rPET) kullanımı bir devlet politikası haline geldi. Başta su, gazlı içecekler ve ambalajlı gıdalar olmak üzere binlerce ürün artık "doğa dostu" ambalajlarla raflardaki yerini alıyor. Ancak yapılan son bilimsel araştırmalar, çevre için atılan bu olumlu adımın insan sağlığı üzerinde ciddi bir tehdit oluşturabileceğini gösteriyor.

Normal plastikten daha fazla kimyasal sızıyor

Laboratuvar ortamında yapılan son incelemeler, geri dönüşüm sürecinde plastiklerin maruz kaldığı yüksek ısı ve kimyasal işlemlerin, malzemenin yapısını bozduğunu ortaya koydu. Yenilenmiş plastik şişeler, içerdikleri içeceklere normal (orijinal) plastiklere oranla çok daha yüksek miktarda kimyasal madde sızdırıyor. Bu maddelerin başında ise hormon sistemini bozan fitalatlar ve ağır metaller geliyor. Uzmanlar, özellikle sıcak havalarda veya güneşte bekleyen rPET şişelerdeki sızıntı oranının katlanarak arttığı konusunda uyarıyor.

"Geri dönüşüm sağlıklı ambalaj anlamına gelmez"

Konuyla ilgili görüş bildiren uzmanlar, çevre sağlığı ile insan sağlığı arasındaki dengenin iyi kurulması gerektiğini vurguluyor. Gıda mühendisleri, plastik ambalajların geri dönüştürülürken önceki kullanım atıklarından tam olarak arındırılamama riski taşıdığını belirtiyor. Tüketicilerin "geri dönüştürülmüş" ibaresini görerek bu ürünleri tamamen sağlıklı algılamaması gerektiği, ambalajlı gıda tüketiminin her halükarda sınırlandırılmasının en güvenli yol olduğu ifade ediliyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.