logo
26 HAZİRAN 2026

Bir günün yükü 17 yıl etmemeli

26.06.2026 00:00:00 / Güncelleme: 26.06.2026 00:49:27

Türkiye'de sosyal güvenlik sisteminin en çok tartışılan ve geniş kitleleri ilgilendiren konularının başında, 3 Mart 2023 tarihinde yürürlüğe giren Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) düzenlemesi gelmektedir. 

Bu yasal hamle, yıllardır çözüm bekleyen büyük bir kitlenin mağduriyetini sonlandırmış olsa da, beraberinde getirdiği keskin sınırlar nedeniyle yeni bir toplumsal adaletsizlik algısına yol açmıştır. 

Sosyal güvenlik hukukunun en temel direklerinden olan "sosyal adalet" ilkeleri, mevcut uygulama neticesinde ciddi bir yara almıştır. 

Ortaya çıkan bu derin uçurumun kapatılması, çalışma barışının yeniden tesis edilmesi ve sistemin sürdürülebilir bir dengeye kavuşması için kamuoyunda, sivil toplum kuruluşlarında ve parlamento koridorlarında en çok ses getirerek tartışılan temel formül ise "Kademeli Emeklilik" sistemidir.

Bir günlük farkın yarattığı akranlar arası derin uçurum

Kademeli emeklilik; sigortalıların işe başlangıç tarihlerine göre emeklilik yaş ve prim şartlarının aniden ve sert bir biçimde değil, basamaklı bir modelle zamana yayılarak artırılmasını öngören adil bir geçiş mekanizmasıdır. 

Mevcut yasal mevzuat incelendiğinde, 8 Eylül 1999 öncesinde tescilli bir sigorta girişi olan çalışanlar, yaş şartı tamamen kaldırılarak erken yaşlarda emeklilik hakkına kavuşmuştur. 

Buna karşın, sadece bir gün sonra, yani 9 Eylül 1999 ve sonrasında işe giren bir çalışan ise kadınlarda 58, erkeklerde 60 yaş sınırına tabi tutulmaktadır.

Yalnızca 24 saatlik bir zaman dilimi, iki akran çalışan arasında 15 ila 17 yıllık bir emeklilik tarihi gecikmesine sebep olmaktadır. 

Konuyla ilgili sivil toplum kuruluşlarının da sıklıkla dile getirdiği üzere haksızlığın özü, aynı fabrikada yan yana tezgahlarda benzer şartlarda alın teri döken işçilerden birinin 43-45 yaşında emekli olabilirken, diğerinin çok daha fazla prim ödemesine rağmen 60 yaşını beklemek zorunda kalmasıdır. 

Bu durum, anayasal eşitlik çerçevesinde toplumsal vicdanı ve çalışma barışını zedelemektedir.

Masadaki çözüm önerileri: Kademelendirme ve prim esası

EYT sonrasında geniş halk kitlelerinde oluşan bu mağduriyeti gidermenin tek rasyonel yolu, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) tarafından yürürlüğe konulacak yeni bir yasal düzenleme (torba yasa) ile 2000-2008 yılları arasında ilk kez sigortalı olanları kapsayacak adil bir kademeli yaş tablosunun oluşturulmasıdır. 

Mevcut sosyal güvenlik sisteminde yaş şartının bütünüyle ortadan kaldırılması, devlet bütçesine ve aktüeryal (sigorta risklerini ve gelecekteki finansal belirsizlikleri olasılık, istatistik ve matematiksel yöntemlerle hesaplayan süreçlerin tamamı) dengeye taşınamaz bir yük getireceğinden, çözüm yaş şartını tamamen yok etmek değil, kabul edilebilir seviyelere aşağı çekmektir. 

Sivil toplum kuruluşlarının önerileri ve meclis komisyonlarına yansıyan formüllere göre şekillenen model şu şekilde bir basamaklı yaş indirimini öngörmektedir:

Bu tablo henüz resmileşmiş bir kanun metni değildir, sistemdeki adaletsizliğin bir nebze giderilmesi adına kamuoyunda sunulan temel uzlaşı modelidir.

Yaş sınırlamasını esnetmenin yanı sıra, sistemdeki adaletsizliği törpüleyecek bir diğer alternatif ise doğrudan prime dayalı sistemdir. 

"7.000 veya 9.000 prim gününü eksiksiz dolduran herkes, yaşına bakılmaksızın emekli olabilir" tarzında bir kuralın getirilmesi, ömür boyu çalışıp sisteme yüksek katkı sunanların hakkını koruyacaktır. 

Ayrıca, EYT sürecinde 9.000 prim günü şartıyla mağdur olan Bağ-Kur (4B) statüsündeki küçük esnaf ile daha az primle emekli olan SSK'lılar arasındaki makasın daraltılması gerekmektedir. 

Şu an gündemde olan Bağ-Kur prim gün sayısının 7.200'e düşürülmesi adımı, kademeli emeklilik reformunun en stratejik ön basamağı niteliğindedir.

Hükümetin gündeminde yok: Çözüm baskısı artıyor

Bugün itibarıyla yasal olarak yürürlüğe girmiş resmi bir kademeli emeklilik kanunu bulunmamaktadır. 

Muhalefet milletvekillerince sunulan kanun teklifleri meclis komisyonlarında beklemekte, mağdur vatandaşlar ise sosyal medya kanalları üzerinden güçlü bir hak arayışı ve kamuoyu baskısı yürütmektedir. 

Ekonomi yönetimi ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı aktüeryal dengeleri ve mali disiplini korumak adına kısa vadede sistemsel bir radikal değişiklik planlanmadığını ifade etmektedir.

Buna karşın, Ankara kulislerinde önümüzdeki dönemde yasalaşması muhtemel geniş kapsamlı bir torba yasada, esnaf prim gün eşitlemesiyle birlikte bu konunun da parça parça yumuşatılarak çözüme kavuşturulabileceği konuşulmaktadır. 

Sistemdeki adaletsizliğin tamamen ortadan kalkması ve toplumsal sözleşmenin korunması; milyonlarca çalışanın feryadını duyan, devlet bütçesini sarsmayacak şekilde matematiksel olarak iyi tasarlanmış basamaklı bir geçiş yasasının hayata geçirilmesi ile mümkün olacaktır.

Mağdur milyonların tepkisi

Bu kapsamda mağdur ola ve haklarını arayan milyonların sesini de sizlere aktarmaya çalışalım:

"Kademe haktır, kademe hukuk!.."

"Adil bir kademe sistemi gelmeli. Türkiye şartlarında 60 yaş emeklilik nasıl olacak? Dolu işsiz olan var. Özel sektör belli bir yaşın üstünü işe almıyor."

"2 yıl meclis koltuğunda oturup emeklilik hakkı alanlar kürsüye çıkıp emeklilik bu ülkeye zarar veriyor diyemez. Biz 2 yıl çalışıp emeklilik istemiyoruz ama 1 güne 17 yıl haksızlığını da kabul etmiyoruz. Kademeli bir sistem olsun diyoruz, çok mu rahatsız ediyoruz?"

"Tek beklentimiz adil bir çözüm. 1 gün farkla 17-20 yıl fazladan çalışmak kabul edilemez; bu açık bir hak kaybıdır."

"İş aynı: işçi. Yaş aynı: 43. Prim aynı: 7000. Emek aynı: 25 yıl… Biri emekli, diğeri 17-20 yıl sonra! Hak gaspı iade edilmeli. Borçlu değil alacaklıyız. Kademeli Emeklilik derhal yasalaşmalı."

"Biz yıllardır bu haksızlığı dillendirdik, Kademeli Emeklilikle bu haksızlık sona erebilir; bu sesin duyulmasını istiyoruz"

"Milyonlarca emekçi emeğinin karşılığını, alın teri kademeyi bekliyor!"

"Yıl yıl prim, ay ay kesinti, ama söz konusu emeklilik olunca: 'Şartları sağlayamadınız…' Bu değil adalet!"

"Anayasal hakkımızı istiyoruz. 1999-2008 arası kademe yok ama olmalı. Gerçek olan EYT tarihi Mayıs 2002'dir. 45 yaşından sonra özel sektörde iş yok. Kamu ve özel sektör emekçi ayırt edilmeli. 1 güne 17 yıl olamaz. Anayasal hakkımız istiyoruz."

"Bir ülkede SGK primi daha fazla, yaşı daha büyük bir insanın 1 gün geç giriş nedeniyle 17 yıl fazla çalıştırılıp 17 yıl geç emekli edilmesi insan haklarına aykırıdır. Kademeli Emeklilik ile bu adaletsizlik çözülmelidir."

"Kademeli Emeklilik haktır. Adaletli bir emeklilik sistemi istiyoruz."

 
Murat Çabas / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.