logo
23 NİSAN 2024

ABD'nin Karadeniz'i işgal planı !..

01.07.2006 00:00:00
Akdeniz'den sonra gözünü Karadeniz'e diken ABD, Montrö ile elde ettiğimiz hakları elimizden alıp, Karadeniz'i işgal etmek için girişimlerini başlattı. ABD Karadeniz'e neden "demokrasi" getirmek istiyor? Neden Karadeniz'in güvenliği ile bu kadar ilgileniyor?              M.BAYRAKTAR'ın yazısı...

 

 

                          KARADENİZ'E DEMOKRASİ GELECEKGeçtiğimiz Perşembe ve Cuma günleri arasında Hyatt Regeny Oteli'nde çok önemli bir konferans düzenlendi. Konferansı gazetelere verilen ilanlardan öğrendik.Toplantıyı düzenleyen kurum olarak Arı Hareketi gösteriliyor ve Freiederich Naumann Vakfı'nın da organizatörler arasında yer aldığı belirtiliyordu.Konferansın konusu ise " 8. Uluslararası Güvenlik Konferansı;Karadeniz'de Demokratikleşme ve Güvenlik." Toplantıya ABD, Azerbaycan, Ukrayna, Ermenistan, Rusya, Gürcistan ve Türkiye'den katılımcılar iştirak etmişti.Bir bölgede ABD patentli bir demokrasi ve güvenlik faaliyeti olduğunu duyduğunuzda, siz de benim gibi paniğe kapılanlardan mısınız bilmem. Amerika'nın en son Afganistan ve Irak'a demokrasi getirmek için yaptığı bunca katliamı hatırlayınca  bu "Karadeniz'de demokrasi ve güvenlik" başlıklı konferansın sonunun nereye varacağı hiç de meçhulümüz değil.Toplantıyı düzenleyenler arasında yer alan Freiderch Vakfı'nın Alman istihbaratı BND ile, ARI grubunun da dünyaya demokrasi getirmek için paralar dağıtan ABD patentli NED fonu ile olan ilgisini bildiğimizden, bu konferansın bölgemiz için çok derin düşünülmüş bir organizasyon olduğu ortaya çıkıyor.ABD Karadeniz'e neden "demokrasi" getirmek istiyor? Neden Karadeniz'in güvenliği ile bu kadar ilgileniyor?Bu soruların arkasında ABD'nin, NATO'yu da arkasına alarak Karadeniz'e yerleşmek planları yatıyor.Konuyu biraz irdeleyelim;11 Eylül saldırılarının ardından terörle mücadele adı altında Akdeniz'de ABD'nin talebiyle ve onun kontrolünde "Etkin Çaba Gücü" oluşturuldu. Bu güç içerisinde yer alan ABD, İngiltere, İspanya, İtalya, Yunanistan, Almanya, Hollanda ve Türkiye'den oluşan savaş gemileri, bölgede seyreden ticaret gemilerini yakından takip ederek terör, silah, uyuşturucu ve insan kaçakçılığı  ile ilgili olduğundan kuşkulanılan gemilerde arama yapıyor.Etkin Çaba Gücü'nün yüzde 80'ini ABD'ye ait savaş gemileri oluşturuyor.Amerika'nın en büyük gayesi, Karadeniz'de de benzer bir güç meydana getirmek. Yine ABD kontrolünde oluşturulacak yeni bir Etkin Çaba Gücü ile, Amerika NATO'nun şemsiyesi altında Karadeniz'e savaş gemilerini indirmeyi planlıyor.Bu plana en büyük engel ise Montrö Antlaşması. Montrö Antlaşması Karadeniz'de savaş gemilerinin girişine engel oluyor.Bu süreçte ABD boş durmuyor. ABD Dışişleri Bakanı Condoleeza Rice ile Bulgaristan Dışişleri Bakanı İvalyo Kalfin  28 Nisan 2006'da Sofya'da bir ABD üssü kurulması yönünde  on yıllık bir anlaşma imzaladılar. ABD, Romanya'da ise Kogalniceanu Hava Üssü, Babadağ Askeri Eğitim Alanı ve Karadeniz kıyısındaki Mangalia  Deniz Üssü'nü kontrolüne almak için yoğun çaba sarfediyor.Keza Gürcistan ve Ukrayna'da da benzer üsler faaliyete geçmek üzere.Amerika'nın Karadeniz'de oluşturmayı planladığı Etkin Çaba Gücü için Türkiye'de göz diktiği üs bölgesi ise Trabzon. Özellikle Afganistan saldırısından sonra Trabzon Havaalanı'ndan Afganistan'a çeşitli malzemeler taşıyan ABD kontrolündeki askeri uçakların varlığı artık gizli bir durum olmaktan çıktı bile. Hatta bir İspanyol askeri uçağı Trabzon'un dağlık Zigana Bölgesinde düştüğünde bile "bu uçağın neden burada olduğu"  sorgulanmadı bile.Bu plan için eksik olan tek şey bütün bu olup bitenin, Trabzon' a NATO'ya ait gözüken bir ABD askeri üssünün kurularak tescillenmesinden geçiyor.Amerika, Akdeniz'den sonra Karadeniz'de de savaş gemilerini gezdirebileceği bir anlaşma zemini arıyor. Ancak yukarıda da belirttiğimiz gibi Montrö Boğazlar Sözleşmesi buna engel.Montrö'de denizaltı ve savaş gemileri için geçiş yasağı var. Ancak bu yasağın delinmesi için Amerikalı yetkililer yoğun bir şekilde çalışıyor.Bunun için kritik tarih Kasım 2006. Zira 24 temmuz 1936'da 20 yıllığına imzalanan Montrö Antlaşması, 1956'da sona erdikten sonra, beş yılda bir değişiklik önerilerine açık olmak kaydıyla devam ediyor. Kasım 2006 ise değişiklik önerilerinin yapılacağı tarih.ABD dört gözle Kasım ayını bekliyor. Kasımda, Karadeniz'e çeşitli güvenlik gerekçelerini öne sürerek donanma indirme taleplerini gündeme getirecek olan ABD, bu konuda Türkiye'yi ikna etmiş görünüyor.70 yıllık Montrö AKP döneminde 70 dakika içinde rafa kaldırılabilir.Ondan sonra da başta Türkiye olmak üzere Karadeniz'e kıyısı olan ülkelerin  karasularında ABD savaş gemileri ve Trabzon'da bir AB üssüne hazır olun.Bu nedenle yukarıda bahsettiğimiz "Karadeniz'de Demokratikleşme ve Güvenlik Konferansı" çok çok önemlidir!Amerika Bölgemize "daha çok demokrasi" getirmek için harıl harıl çalışıyor.

MUHARREM BAYRAKTAR / mbayraktar@yenimesaj.com.tr
Yükselirse, işi zor
Biden'ın geleceği petrol fiyatlarına bağlı
Vergileri indirin
Çin'in Ankara Büyükelçisi'nden tuhaf istek
Şampiyonluk yarışında önemli kayıp
Fenerbahçe son dakika penaltısı ile yıkıldı
Bahçeli’nin Mehmet Şimşek çıkışının şifreleri
Mesaj Erdoğan'a mı verildi?
Irak'la yeni dönem başladı
24 anlaşma imzalandı
Şimşek'e 'yerel halk' tepkisi
'Müfsit zihniyet'
AKP'nin IMF'siz IMF programına tepki gösterdi
'Anlamadıkları şey şu...'
Görüşmede İlber Ortaylı da hazır bulundu
İmamoğlu, Steinmeier'i ağırladı
Sosyal medya boykotu karşısında pes etti
Tunaoğlu özür dileyip istifa etti
'Tarihe, ecdada, vatana ve millete namus borcudur'
DEM Parti'nin kapatılmasını istedi
51 kişi hayatını kaybetmişti, bilirkişi raporu çıktı
Ana taşıyıcı kolon kesilmiş!
ABD'nin 'Filistin' vetosu BM'yi tartışmaya açtı
"BM'nin ne anlamı var?"
Gıda ihracatında yeni hedef Asya
"Ürünlerimizin kalitesine çok güveniyoruz"
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı Irak'ta Sudani karşıladı
İki ülke arasında anlaşmalar imzalanacak
AKP'nin 21 yılını tek yazıda özetledi
Kimdir bu doymak bilmeyen soysuz?
Yükselirse, işi zor
Biden'ın geleceği petrol fiyatlarına bağlı
Vergileri indirin
Çin'in Ankara Büyükelçisi'nden tuhaf istek
Şampiyonluk yarışında önemli kayıp
Fenerbahçe son dakika penaltısı ile yıkıldı
Bahçeli’nin Mehmet Şimşek çıkışının şifreleri
Mesaj Erdoğan'a mı verildi?
Irak'la yeni dönem başladı
24 anlaşma imzalandı
Şimşek'e 'yerel halk' tepkisi
'Müfsit zihniyet'
AKP'nin IMF'siz IMF programına tepki gösterdi
'Anlamadıkları şey şu...'
Görüşmede İlber Ortaylı da hazır bulundu
İmamoğlu, Steinmeier'i ağırladı
Sosyal medya boykotu karşısında pes etti
Tunaoğlu özür dileyip istifa etti
'Tarihe, ecdada, vatana ve millete namus borcudur'
DEM Parti'nin kapatılmasını istedi
51 kişi hayatını kaybetmişti, bilirkişi raporu çıktı
Ana taşıyıcı kolon kesilmiş!
ABD'nin 'Filistin' vetosu BM'yi tartışmaya açtı
"BM'nin ne anlamı var?"
Gıda ihracatında yeni hedef Asya
"Ürünlerimizin kalitesine çok güveniyoruz"
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı Irak'ta Sudani karşıladı
İki ülke arasında anlaşmalar imzalanacak
AKP'nin 21 yılını tek yazıda özetledi
Kimdir bu doymak bilmeyen soysuz?

Trump taraftarları petrole oynuyor

 
 
İstanbul Topkapı Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu, Amerikan halkının petrol fiyatlarına duyarlı olduğuna işaret ederek, "Trump'ın gelmesini isteyenler petrol fiyatlarını yükseltmeye çalışıyor çünkü Biden yönetimi petrol fiyatlarının artmasını istemiyor çünkü tüketici güven endeksini olumsuz etkiliyor" dedi.
22.04.2024 23:56:00 / Güncelleme: 23.04.2024 00:01:59
AHMET TURAN YİĞİT
 Trump taraftarları petrole oynuyor
 Trump taraftarları petrole oynuyor


İstanbul Topkapı Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu, İstanbul'da katıldığı bir etkinlikte yaptığı sunumda, Türkiye ve dünya ekonomisini değerlendirdi. İsrail'in Gazze'de yaptığı soykırımı, Rusya'nın Ukrayna işgalini, Çin ile ABD arasında Uzakdoğu'da yaşanan gerilimi ve İran ile İsrail arasındaki gerginliği kastederek jeopolitik risklerin artmasının dünyanın her yerinde konuşulduğunu dile getirdi.

Enflasyonu düşürmek öyle kolay değil

Küresel ekonominin büyümeye gittiğini dile getiren Aslanoğlu, şunları söyledi: "Bu arada dünyada 320 trilyon dolar borç var, büyüme yavaşlarsa reel sektörün sorunu finans sektörüne yansır. Enflasyonda düşüş var ama takılmalar da var. 'Enflasyon dönüyor mu' sorusu sıklıkla soruluyor. Öte yandan ABD'de büyüme düşecek. ABD ile Çin arasında hegemonya savaşı var. Öte yandan dünya genelinde ülkelerin yakın bölgelerle ticareti büyürken, uzak bölgelerdeki düşüyor. Son verilere göre sanayi üretimi açısından ilk 12 sıradaki şöyle sıralanıyor: Hindistan, Yunanistan, Rusya, Endonezya, Brezilya, Meksika, ABD, Kazakistan, İspanya, Çin, Filipinler, Kolombiya...  Türkiye, dünya ortalamasının gerisinde… Öte yandan Trump yeniden başkan seçilirse, Avrupa ile ticaret savaşına girişebilir. Bu da Avrupa'da büyümeyi düşürecektir. Ukrayna sorununda Avrupa'nın elini zayıflatacaktır. Amerikan ekonomisi yüksek büyüdüğü için bu yıl faiz indirimi zayıf. O nedenle dolar bir süre güçlü gidecektir." Avrupa'nın faiz indiriminin daha yakın olduğuna işaret eden Aslanoğlu, "Petrol fiyatları 100 doları zorlayacak, çünkü yaz nedeniyle ulaşım canlanacak. Trump'ın gelmesini isteyenler petrol fiyatlarını yükseltmeye çalışıyor zira Biden yönetimi petrol fiyatlarının artmasını istemiyor çünkü tüketici güven endeksini olumsuz etkiliyor. Altın yeni dönemde rekor kıracak gibi. Borsalara ya negatif durum ya da yatay durum egemen olacak."

Türkiye'nin işi zor

Türkiye'deki muhtemel ekonomik gelişmeleri değerlendiren Aslanoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ABD ziyaretinin önemli olduğunu belirterek, şunları söyledi: "Ekonomide daralma bekliyoruz. Öyle yıllarca sürecek bir daralma değil. Bir yıl falan sürecek. Faizlerde biraz daha yükselme olabilir. Vatandaşta tasarruf eğilimi var. Türkiye bu yılın tamamında yüzde 2-2.5 büyüyecek. Enflasyon ise yüzde 45-50'ye inecek. Merkez Bankası bu ay faizi sembolik olarak faizi artırabilir. Akabinde yıl sonuna kadar duracak. Enflasyon yüzde 45'e inerse, faiz indirimine başlayabilir. Merkez Bankası son dönemde basılan para miktarını 2.5 trilyon liraya çıkardı. Bu parayı çekmek süper bono gibi enstrüman çıkarabilir. Bu yıl cari açık 15 milyar dolara inebilir. Döviz borcunu çevirmek zor görünmüyor. 900 CDS ile borcu çevirmişiz. Sorun vatandaşların dövize talebi... Merkez Bankası (MB) bu yıl Ocaktan Marta 35 milyar dolar sattı kuru tutmak için… Kurun ne olacağına MB ile ekonomi yönetimi karar verecek. Önümüzdeki günlerde döviz hafif hafif yukarı yönlü gidecek ancak çok değil. Kur artışı yaz aylarına denk getirilerek, enflasyonun düşük olduğu yaz aylarında biraz yüksek gelmesi sağlanacak. Asgari ücret yetmiyor çünkü Türkiye döviz bazında pahalı oldu. Asgari ücret Temmuz'da 20 bin liraya çıkabilir. 400-450 dolarda tutulacak asgari ücret! Yeni vergiler de gelebilir."

Gümrük Birliği'nde AB ipe un seriyor

Türkiye ile Avrupa Birliği arasında 28 yıl önce yürürlüğe giren Gümrük Birliği’nde Türkiye'nin istediği güncellemeye AB yanaşmıyor. Uzmanlar mevcut şartlarda AB lehine işleyen anlaşmada güncelleme konusunun kasıtlı bir şekilde sürüncemede bırakıldığını düşünüyor
22.04.2024 18:16:00
Yenal Arman
Gümrük Birliği'nde AB ipe un seriyor
Gümrük Birliği'nde AB ipe un seriyor
Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) arasındaki ekonomik köprü olan Gümrük Birliği (GB), 1963 yılında Ankara Anlaşması ile temelleri atılan ve 1996'da yürürlüğe giren bir anlaşmadır. Türkiye yıllardır Gümrük Birliği'nin güncellenmesi gerektiği ifade ediyor, ancak AB bu konuda adım atmaktan imtina ediyor. Bu anlaşmanın Türkiye'nin AB ile entegrasyon sürecinde önemli bir adım olduğunu düşünenlerin yanında, Türkiye ekonomisine zarar verdiğini ifade edenler de az değil. Gümrük Birliği yürürlüğe girdikten sonra, Türkiye-AB arasındaki ticaret hacmi artış göstermiştir. 1996 yılında 33 milyar dolar civarında olan bu hacim, 2022 yılında 196 milyar dolara ulaştı. Ayrıca, GB, Türkiye'nin Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) yükümlülüklerini yerine getirmesinde de önemli bir avantaj sağlamıştır. Ancak kimi uzmana göre Gümrük Birliği anlaşması olmasa dahi bu ticaret artışı gerçekleşecekti.

Tek istisna Türkiye

AB'de temel kural tam üyelikle birlikte Gümrük Birliği'ne girilmesidir. Hal böyleyken Türkiye üye olmadan AB ile Gümrük Birliği oluşturan Andorra ve San Marino gibi şehir devletleri dışındaki tek ülke oldu. Ekonomisi zayıf yeni üyelere kolaylık niteliğinde uygulanan istisnai kural ise, tam üyelikten bir süre sonra GB'nin başlamasıdır. Örneğin Yunanistan 1981'de tam üye olduğu halde, GB'ye 1986'da girmiştir. İspanya ve Portekiz ise 1986'da tam üye oldukları halde GB'ye 7 yıl sonra yani 1993'te girmişlerdir. AB tarihinde önce GB sonra üyelik hiç olmamıştır. Şu halde bu konuda tek istisna Türkiye'dir.

Gümrük Birliği'nin getirdiği zorluklar

Gümrük Birliği'nin Türkiye açısından olumsuz sonuçları olmuştur. Türkiye, gümrük politikalarını doğrudan belirleme yetkisini kaybetmiş ve AB'nin serbest ticaret anlaşmaları nedeniyle bazı ülkelerle haksız rekabet riskleriyle karşı karşıya kalmıştır. Ayrıca, AB'nin karar alma mekanizmalarına yeterli düzeyde dahil olamaması da eleştirilen noktalardan biridir. Gümrük Birliği'nin bazı sorunlu tarafları şöyle sıralanabilir:
Gümrük Birliği, Türkiye'yi AB'nin tam bir açık pazarı durumuna getirmiştir.
Gümrük Birliği'yle Türkiye dış ticareti yönlendirmede devletin elindeki önemli kozlardan biri olan gümrük politikalarını doğrudan belirleme yetkisini kaybetmiştir. Bu anlaşmaya göre örneğin Türkiye ithalat üzerine istediği gibi ek bir vergi koyamaz.
Teşvik politikalarımızı da kendi ekonomik çıkarlarımıza ve ihtiyaçlarımıza uygun şekilde belirleme imkanı GB yüzünden kalmamıştır. Bu alanda da AB'nin mevzuatına uymak zorundayız.
AB'nin serbest ticaret anlaşması imzaladığı bazı ülkelerin, AB üzerinden pazara girme avantajının da etkisiyle ülkemizle benzer bir anlaşma imzalamada isteksiz kalmasıyla oluşan ticaret sapması ve haksız rekabet risleri.
Gümrük Birliği'ni ilgilendiren alanlarda AB'nin karar alma mekanizmalarına Türkiye'nin yeterli düzeyde dahil olamaması.

Türkiye güncelleme istiyor

Türkiye uzun zanadır Gümrük Birliği'nin güncellenmesi ve modernize edilmesini talep ediyor. Ancak mevcut şartların AB lehine olduğu için muhataplarımız buna pek yanaşmıyor. Güncelleme talebinde Türkiye'nin AB ticaret politikası oluşturulurken danışma prosedürlerinin güçlendirilmesi, uyuşmazlıkların çözümü için etkin bir mekanizma oluşturulması ve karayolu taşımacılığındaki engellerin kaldırılması gibi konular öne çıkıyor. Uzmanlar, bu sürecin başarıyla tamamlanması halinde, Türkiye'nin AB pazarına daha etkin bir şekilde entegre olabileceğini ve karşılıklı ticaretin daha da artacağını öngörüyorlar.Yine Gümrük Birliği ile ilgili olarak görülen bir diğer konu da vize serbestisi. İş görüşmeleri yapma, iş anlaşmaları imzalama, ticaret fuarlarına katılma gibi sebeplerle AB ülkelerine seyahat etmek isteyen iş insanları için vizenin hem maddi bir külfet, hem zaman kaybı hem de psikolojik bir bariyer oluşturması Gümrük Birliği'nin işleyişini olumsuz etkiliyor. Ancak vize serbestisi AB ve Türkiye arasında ayrı bir çerçeve içinde görüşülüyor. İkinci önemli konu ise sanayi ürünleri ticareti ile kısıtlı olan Gümrük Birliği'nin kapsamının yeni alanlara genişletilmesi. Bu alanlar ise tarım ürünleri, hizmet sektörleri ve kamu alımları olarak öngörülüyor. Büyük ihtimalle bu alanlar ile ilgili düzenlemeler için ayrı araçlar kullanılabilecek. Yani Gümrük Birliği kararını revize etme ve ekleme yapmaktan öte ayrı anlaşmalar ile bir ikili ticaret paketi oluşturulacak.

51 kişinin öldüğü Furkan Apartmanı'nda kolon kesildiği bilirkişi raporuyla tespit edildi

Gaziantep'in Nizip ilçesinde 6 Şubat depreminde yıkılan ve 51 kişinin ölümüne sebep olan Furkan Apartmanı'nda kolon kesildiği KTÜ bilirkişi raporuyla tespit edildi.
22.04.2024 13:58:00
İhlas Haber Ajansı
51 kişinin öldüğü Furkan Apartmanı'nda kolon kesildiği bilirkişi raporuyla tespit edildi
51 kişinin öldüğü Furkan Apartmanı'nda kolon kesildiği bilirkişi raporuyla tespit edildi
Gaziantep'in Nizip ilçesinde 6 Şubat depreminde yıkılan ve 51 kişinin ölümüne sebep olan Furkan Apartmanı ile ilgili Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) tarafından hazırlanan bilirkişi raporu açıklandı.

Açıklanan rapora göre apartmanın zemin ya da bodrum katında bulunan kolonların kesildiği tespit edildi.

Ana taşıyıcı kolon kesilmiş

Furkan Apartmanı'na ilişkin hazırlanan bilirkişi raporunda, 'Binanın ana taşıyıcı kolonu olan S11 kolonunun kesildiğine, heyete gelen bütün raporlar ve kanıtları ortak bir şekilde değerlendirildiğinde, S11 kolonunun inşa edildiği ve inşa edildikten sonra kullanıcıları tarafından kesildiğine, yan kısımlarında bulunan S3A ve S4A kolonlarının ise kaydırılarak inşa edildiği değerlendirilmiştir' ifadeleri yer aldı.

S4A ve S3A kolonlarının taşıyıcı özelliği yok

KTÜ Bilirkişi raporunda, "Taşıyıcı sistem elemanlarının bazılarının inşasında statik projeye göre kesit ve yerleşim aksı farklılıklarının olduğundan bahsedilmiştir. Beton değerleri ve demir dayanımı standartlara uygun yapıldığı görülmüştür. S4A kolonu ve S3A kolonlarının bina statiğine ve taşıyıcılığına her hangi bir etkisi olmadığı sabit görülmüş binanın yıkımına sebebiyet veren şeyin kesilen kolonlar olduğu görülmüştür' ifadeleri ise dikkat çekti.

Ahmet Hakan: Ak Parti’de “tevazu yarışması” yapılsın

“Kimin arabası daha küçük, daha gösterişsiz, daha eski model, daha ucuz, daha az konforlu ise onun ‘ayın mütevazısı’ seçildiği bir yarışma yapılsın."
22.04.2024 09:25:00
Haber Merkezi
Ahmet Hakan: Ak Parti’de “tevazu yarışması” yapılsın
Ahmet Hakan: Ak Parti’de “tevazu yarışması” yapılsın
Yüksek enflasyon, hayat pahalılığı vatandaşın belini bükerken AKP'li vekillerin ıstakoz paylaşımı, çıktığı tatil, taktığı pahalı saatler tartışma konusu oldu.

Son yaşanan olaylardan biri AKP Milletvekili Şebnem Bursalı'nın Instagram hesabından paylaştığı 'Monaco Yat Kulübü'nde ıstakoz' görseli tartışma konusu olmuştu.

Öte yandan AKP'nin Çankırı Belediye Başkan adayı Hüseyin Filiz'in Maldivler'de çektirdiği tatil fotoğrafı da gündem olmuş, en son AKP Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Bahadır Yenişehirlioğlu'nun sonradan sildiği fotoğrafındaki Rolex marka saati dikkati çekmişti.

Hürriyet Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Hakan, söz konusu gündeme ilişkin olarak bugün kaleme aldığı "Ak Parti'de 'tevazu yarışması' yapılsın" başlıklı yazısında şunları kaydetti:

"Kimin arabası daha küçük, daha gösterişsiz, daha eski model, daha ucuz, daha az konforlu ise onun 'ayın mütevazısı' seçildiği bir yarışma yapılsın. Kim bir makama kendisini değil de daha liyakatli olduğunu düşündüğü bir arkadaşını öneriyor ise onun 'son 20 yılın mütevazısı' seçildiği bir yarışma yapılsın. Kim oğlunu, kızını, yakınlarını, akrabalarını bulunduğu makamın kıyısından bile geçirmiyorsa onun 'yılın mütevazısı' seçildiği bir yarışma yapılsın. Kim tavuk döner yemeyi tercih ediyorsa, Casio saat takıyorsa, tatil için Yozgat'ın Çamlık'ına çıkıyorsa onun 'günün mütevazısı' seçildiği bir yarışma yapılsın."

AKP'ye tevazu yarışması öneren Hakan, Saray'ın günlük harcaması, Erdoğan'ın onlarca araçtan oluşan konvoyu, özel uçakları ve yazlık sarayları hakkında ise yotum yapmadı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2024

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.