logo
06 HAZİRAN 2026

Abdulkadir Geylani'de Ramazan ve gerçek orucun anlamı

03.03.2025 00:00:00

Türkiye, bir Ramazan ayına daha girdi… Sokaklarda iftar çadırları kuruluyor, marketlerde 'Ramazan fırsatları' afişleri asılıyor, sosyal medyada iftar sofralarının fotoğrafları havada uçuşuyor… Herkes oruç tutuyor, herkes Ramazan'ın faziletinden bahsediyor… Ama işin özüne bakınca, gerçekten oruç tutuyor muyuz?


Biz de asırlardır Anadolu ve dünyanın dört bir tarafında fikirleri ile Allaha kulluğu, Resulullah ve Ehlibeyte olan bağlığı ile bir örnek insan ve mümin olan Hak dostu, büyük veli Abdulkadir Geylani'nin attığı adımlarının işaretlerinden yürüyerek Ramazanı, orucu açıklayalım, dedik.


Abdülkadir Geylani Hazretleri der ki; oruç, sadece mideyi aç bırakmak değildir. Kulağını kötü sözden, gözünü haramdan, dilini gıybetten uzak tutmaktır. Nefsin terbiye edildiği, kalbin arındığı, ruhun huzur bulduğu bir ibadettir. Yani mesele sadece sahurda pide kuyruğuna girip iftarda ne yiyeceğini planlamak değil… Mesele, Ramazan'ı bir fırsat bilip, önce kendini sorgulamak…


Şimdi bir düşünelim. Hak yiyenler, kul hakkı gözetmeyenler, Ramazan boyunca 'oruçluyum, sinirlenmeyeyim' diye dişlerini sıkıp, bayramdan sonra aynı tas, aynı hamam devam edeceklerse, bu oruç ne işe yarayacak? Geylânî Hazretleri, orucu nefsin eğitimi olarak anlatıyor. Ama bizde maalesef oruç, 'aç kalma ritüeline' dönüştü.


Ramazan ayı, affın, merhametin, paylaşmanın ayıdır. Bir elin verdiğini diğer elin görmemesi gerekir. Ama bakıyorsunuz, iftar çadırlarında en ön sırada poz verenler, fakirin fukaranın hakkını en çok yiyenler… Yardım kolilerini dağıtırken fotoğraf çektirmeden edemeyenler…


Şöyle bir sahne hayal edin: Bir patron, işçisini açlık sınırında maaşa mahkûm ediyor, ama Ramazan gelince iftar sofralarında 'Allah kabul etsin' nidalarıyla en ön safta yerini alıyor… Bir başkası, kul hakkına girmekten çekinmeden rüşveti, torpili, yolsuzluğu hayatının bir parçası yapıyor ama sahurda dualar eşliğinde orucunu açıyor… İşte bu yüzden, Geylânî Hazretleri, 'Eğer Ramazan ayı seni kötülüklerden uzaklaştırmıyorsa, kalbine ne tesir edebilir?' diye soruyor.


Ramazan, sadece mideyi dinlendirmek değil, vicdanı da arındırmaktır. Gerçek oruç, bir ay boyunca aç kalıp, geri kalan 11 ay boyunca hak yemeye, günahları bıraktığı yerden devam etmek değildir. Oruç, insanın kendisiyle yüzleşmesidir.


O yüzden, sahurda kaç dilim pide yediğinden çok, bu ayda kaç yetimi sevindirdiğinle, kaç mazlumun yanında durduğunla ilgilen… Çünkü Ramazan, tokun açın halinden anladığı, adaletin hatırlandığı bir aydır. Ramazan, vicdanı olanlar içindir.


 

 
Ergül Güner / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.