Bazen cümleler yağ gibi kayar bazen yokuş çıkan eski model araba gibi zorlanır.Yazı yazarken zaman zaman karşılaşılan bir durumdur bu. Zorlandığımız günlerden birindeyiz. Yoğun gündem maddeleri arasında sıkıştık kaldık. Aslında konu çok ama...Hangi konuya girsek, ne desek acaba?* * *Ankara'nın batıya yaranma adına girdiği yolda Suriye'de çuvallamasını mı yazsak, Karadeniz'de Rusya'nın batıya diz çöktüren Milli Ekonomi Modeli referanslı politikasına mı değinsek? Yolsuzluk ve rüşvet iddiaları da her ne kadar popülaritesini kaybetse de hala irdelenmeye değer bir mesele... Kur'an'la dalga geçtiği iddia edilen Egemen Bağış konusundaki pişkin suskunluğa ne dersiniz?* * *İç gündeme dönüp adeta AKP'nin bir parti içi meselesi gibi lanse edilen Cumhurbaşkanlığı seçimini de ele alabiliriz. 76 milyonluk bir ülkede herkes iki kişinin ağzına bakıyor. Aralarında anlaşacaklar, koltukları paylaşacaklar ve biz de halk olarak Cumhurbaşkanını seçmek üzere sandık başına gideceğiz. Yaşasın demokrasi! Acaba kararı gerçekten bu ikisi mi verecek yoksa biryerlerden mesela okyanus ötesinden gelecek talimata göre mi roller paylaşılacak?* * *Yazılacak konu çok mesela paralel devlet yapılanması. Yerel seçim stratejisini Pensilvanya karşıtlığı üzerine kuran Başbakan Erdoğan "inlerine gireceğiz" demişti ama anlaşılan o ki bu konu bir süre daha kuru gürültü malzemesi olacak ve ustaca unutturulacak. Sonra, sonra durmak yok yola devam!..* * *Ekonomi de önemli bir başlık aslında.Benzin yine 5 lirayı geçti... İşsizlik tırmanıyor, ülkemizde resmi rakamlara göre her 5 gençten biri işsiz.İşin para boyutunu bir kenara bırakın ve sadece psikolojik tarafına bakın lütfen... Üniversiteyi bitirmiş, askerliğini yapmış bir gencin evinde işsiz güçsüz oturmasının hem kendisi için hem de ailesi için nasıl bir psikolojik yıkım olduğunu düşünebiliyor musunuz?YorumsuzBaşbakan Erdoğan'dan Anayasa mahkemesi üzerine 2 farklı açıklama. Bakın neler söylüyor.1- 25 Nisan 2013 - Ankara"Ülkem adına iftiharla ifade etmeliyim ki, şu anda özgürlükleri daraltan, siyasete sınır çizen, birey karşısında devleti koruyan bir Anayasa Mahkemesi değil, özgürlükleri, demokrasiyi, milli egemenliği güçlü şekilde muhafaza eden bir Anayasa Mahkemesi var."2- 12 Nisan 2014 - İstanbul"Bu ülkenin milli bir kurumu, anayasal bir kurumu çıkıyor, kendi ülkesinin, Milletinin, bireyin haklarını savunacağı yerde, uluslararası şirketlerin ne yazık ki ticari hukukunu savunuyor. Herkes konumunu bilecek, herkes sınırlarını bilecek."
Bayram Çoşgun / diğer yazıları
- Teröriste kravat taktırınca! / 01.03.2025
- Sosyal medyada İslam’a alçak saldırılar / 22.02.2025
- Artık bu işin suyu çıktı! / 13.02.2025
- CHP, Erdoğan ne isterse veriyor! / 05.02.2025
- Futbol üzerine / 30.01.2025
- SMA hastası çocuklar ve aileleri / 24.01.2025
- Haklı çıkmaya devam ediyor / 16.01.2025
- Ne günlere kaldık! / 06.01.2025
- BOP ve Türkiye / 01.01.2025
- Suriye’de mezhep çatışması çıkarmak istiyorlar / 28.12.2024
- Sosyal medyada İslam’a alçak saldırılar / 22.02.2025
- Artık bu işin suyu çıktı! / 13.02.2025
- CHP, Erdoğan ne isterse veriyor! / 05.02.2025
- Futbol üzerine / 30.01.2025
- SMA hastası çocuklar ve aileleri / 24.01.2025
- Haklı çıkmaya devam ediyor / 16.01.2025
- Ne günlere kaldık! / 06.01.2025
- BOP ve Türkiye / 01.01.2025
- Suriye’de mezhep çatışması çıkarmak istiyorlar / 28.12.2024


























































