logo
24 HAZİRAN 2026

Acılı baba oğlunun mezarı başında "adalet" istedi

İstanbul Küçükçekmece'de 27 Nisan Pazartesi günü İETT durağında otobüs beklerken tekeri patlayan kamyonetin altında kalan genç mühendis Görkem Selvitop'un babası Necati Selvitop, oğlunun vefatı sonrasında yaşananları anlatarak suçluların cezalandırılmasını istedi

07.05.2026 20:06:00
İHA
Acılı baba oğlunun mezarı başında "adalet" istedi
Acılı baba oğlunun mezarı başında "adalet" istedi
Olay, 27 Nisan Pazartesi günü saat 18.30 sıralarında İstasyon Mahallesi Turgut Özal Bulvarında yaşanan olayda işinden çıktıktan sonra İETT durağına gelen Görkem Selvitop, otobüs beklemeye başlamış, yol üzerinde süratli şekilde ilerlediği belirtilen kamyon, şoförünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi nedeniyle kaldırıma çıkarak mühendis Selvitop'u ezmişti. Yaşanan kazada ağır şekilde yaralanan ve sağlık ekiplerince hastaneye kaldırılan Selvitop, yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetmişti.






Kazayla ilgili bugün oğlunun Trabzon'un Şalpazarı ilçesindeki mezarı başında açıklamalarda bulunan Necati Selvitop, "27 Nisan Pazartesi günü oğlum Görkem Selvi Top, Ulaştırma Bakanlığı'nın hızlı tren projesinde çalışıyor. Akşam evine giderken bir 7-8 dakika otobüs bekliyor durakta. Görgü tanıklarının anlattığına göre daha sonra bize haberden ulaştıkları için söylüyorum, çok süratli gelen araba yani olağanüstü süratli gelen araba yolun ışıkların tam dibinde bulunan logara hızlı bir şekilde vurduğunu söylüyorlar ve orada büyük bir patlama oluştuğunu, patlamayla birlikte araba sürünerek 30-40 metre de ileri giderek kaldırıma çıkıyor araba. Kaldırım da 30-40 santim yüksekliğinde yani orada videolardan görüyoruz. O kaldırımın üzerindeki İETT durağının köşesine çarpıyor, kasa da oğluma vurarak oğlumu işte saç panellere sıkıştırıyor. Şimdi kamuoyunda işte efendim lastik fırladı, yok jant yerinden çıktı, yok logar kapağı çıkıktı işte vardı vurdu vesaire falan yuvarlandı vurdu gibi acımız zaten bizim acımız çok büyük. Bu acımıza da böyle katlayarak acımızı artırdılar" dedi.









"Aracın 57 km hızla gitmesi imkansız"

Oğlunun defin işlemlerinin ardından kendilerine bir kaza raporu ulaştığını kaydeden Selvitop, "Polis raporu, emniyetin tuttuğu rapor. Ve bu raporda işte hızlı giden şoför 57 kilometreyle gidiyormuş. Efendim 57 kilometreyle giden bir araç logar kapağına vurup logar kapağını parçalayıp arabanın lastiğini gümletip ondan sonra da 30-40 metre jantın üzerinde sürünerek gidip 30 santimetre yüksekliğinde bir kaldırıma çıkıp oradan da benim oğluma vurduktan sonra da yani sürüklenerek yani bir aşağı yukarı da bir 15-20 metre de sürüklenerek gidip yine kaldırımda çökerek oturarak askıda kalıyor. Yani kaldırımda askıda kaldığı şekline baksan bir defa o arabanın orada o kaldırımda askıda kaldığı şekliyle arabanın 57 kilometre süratle gelmesi mümkün değil. Sonra yani o araba o şekilde gelse zaten benim oğlum çok uyanık yani dikkatli de bir insan. Yani orada onu görür bakar yani en azından bir ses duyar bir tedbir alır yani kaçar hiçbir fırsatı olmamış" diye konuştu.









"Şoför yüzde 100 suçlu"

"Benim canım yandı, ciğerim yandı, yüreğim yandı biz perişan olduk. Ailesi perişan oldu, 9 yaşında torunum perişan oldu" diyen Selvitop "Zaten bir buçuk ay olmuştu işe gireli. Yani vallahi mahvolduk yani perişan olduk. O arabanın orada 57 kilometreyle değil 100-120 kilometre süratle gittiği aşikar. Orada zıplayarak o logara vurduğu da kamera görüntüsü ama kamera görüntüsünü çaprazdan almışlar çok küçük bir görüntü yani 20-25 saniye. Patlıyor bir gümlüyor böyle bir toz duman havaya ondan sonra zaten direkt vuruyor yani direkt kaldırıma çıkıp vuruyor. Bizim şimdi talebimiz şu: Bir, araç çok süratli araç yüzde 100 suçlu şoför. İki, logar kapağı orada 3-4 saattir tangur tungur ediyormuş görgü tanıkları. O yol güzergahının bozuk olması videolar attılar bizlere. Üçüncüsü, burada çok kaza oluyormuş zaten. Yani biz şöyle vurdu böyle vurdu lastik fırladı bunların hepsi yalan. Böyle bir şey yok. Aracın lastiği de çıkmamış. Öyle bir şey yok arabanın lastiği zaten paramparça olduğu yerde olmuş zaten yani. Görüntüde de hiçbir şey belli değil. Biz cepheden görünen sağdan soldan görünen ve özellikle de kamuoyundan haberlere çıkıp sesimizi duyurduğu için basın mensupları bizim Allah hepinizden razı olsun. Yani gerçekten bize görgü tanıkları ulaşmaya başladı. Biz şimdi şunu kamuoyundan istiyoruz. Bir durakta bekleyen çantasını fırlatıp benim oğluma doğru koşup yardım etmeye giden o kişinin bize ulaşmasını istiyoruz. İkincisi o aracın arkasında seyir halinde olan ve arabasında kamera olan şoförlerin, sürücülerin bize ulaşmasını istiyoruz. Biz çok acılıyız yani adalet istiyoruz. Adalet yerini bulsun istiyoruz. Buna da inancımız sonsuz. Oğlumun 38 yaşına sığdırdığı çok şeyler var. Çanakkale Köprüsü'nden İstanbul Çamlıca Metrosu'na, 3. Boğaz Köprüsü'nden Osmangazi Köprüsü'ne, Kandıra Viyadüğüne yani şimdi de işte İstanbul Havalimanı otopark projesinden hızlı tren projesine çok kaliteli çok bilgili becerikli mütevazı alçak gönüllü pırlanta gibi Allah kimseye göstermesin evlat acısını. Şehit dedesinin anıt mezarına buraya defnettik evimizin on metre karşısında. Sabah çıkıyoruz ağlıyoruz öğlen geliyoruz ağlıyoruz, kapıya çıktık ağlıyoruz acımız çok büyük" şeklinde konuştu.









"Kurban Bayramı'na tatile gelecekti"

Oğlunun son anlarını anlatan Selvitop, "Görgü tanıkları gitmiş oğlumun yanına. Adın ne demişler Görkem demiş. Nerede oturuyorsun Halkalı'da oturuyorum demiş oğlum. Oğlum demiş aramamı istediğin birisi var mı demiş yok demiş cevap verememiş oğlum. Oğlum evladım oğlum. Oğlum şehit dedesine kavuştu oğlum. Oğlum evladım oğlum. Babasıyla sözleşmişti planları vardı oğlumun. Kurban Bayramı'na tatile gelecekti oğlum. Telli tatile geldi benim oğlum yıkıldım be. Altın çocuğum benim aslan oğlum. Babasını aramadan yapamazdı benim oğlum günde 3-4 defa "baba bir isteğin var mı'" derdi. "Oğlum köyde ne duruyorsun korkmuyor musun'" derdi. Şimdi daha korkmayacağım oğlum bekçi olarak geldin buraya. Yandım be. Başkaları yanmasın oğlum. Oğlum bu nasıl bir süratti oğlum acı hissettin mi oğlum sormuşlar 'belim kırıldı' demiş. Oğlum elini uzatmış oğlum 'Belden altımı hissetmiyorum' demiş. Oğlum ambulansa bindirirken oğlumun gözlerini kapatmış bir daha açmamış. Oracıkta öldü benim oğlum oğlum. Allah verdi Allah aldı diye kendimizi idare etmeye çalışıyoruz ayakta duracak takatimiz kalmadı" ifadelerini kullandı.

Kütahya'da zehirlenme vakası: 114 kişi hastaneye başvurdu

Kütahya'da okul etkinliğinde yedikleri yemeğin ardından rahatsızlanan ve sağlık kuruluşlarına başvuranların sayısı 114'e yükseldi. Öğrencilerden 113'ü taburcu edilirken, 1 kişinin ise tedavi ve gözlem süreci devam ediyor

24.06.2026 09:09:00
İHA
Kütahya'da zehirlenme vakası: 114 kişi hastaneye başvurdu
Kütahya'da zehirlenme vakası: 114 kişi hastaneye başvurdu
Olay, Meydan Mahallesi'ndeki Şule Mete Tetik İmam Hatip Ortaokulu'nda meydana geldi. Okulda gerçekleştirilen etkinlik kapsamında öğrenci ve davetlilere tavuklu pilav ikram edildi.








İkram sonrası rahatsızlanan çok sayıda kişi kendi imkanlarıyla ve ambulanslarla Kütahya Şehir Hastanesi ile çeşitli sağlık kuruluşlarına müracaat etti. Yapılan kontrollerin ardından zehirlenme şüphesiyle hastaneye başvuranların sayısının 96'sı öğrenci ve 18'i de yetişkin olmak üzere toplam 114 ulaştığı öğrenildi.








Tedavi altına alınan öğrencilerden 113'i taburcu edilirken, 1 kişinin ise hastanelerde müşahede altında tutulduğu ve kontrollerinin sürdüğü bildirildi.

Mamak İlkokulu velilerinden tepki: "Çocukların eğitim hakkını bina rantına feda ettirmeyeceğiz!"

Henüz 4,5 ay önce, Milli Eğitim Bakanlığı'nın resmi planlaması doğrultusunda eğitime açılan Mamak İlkokulu, hiçbir bilimsel, pedagojik ve kamu yararına dayalı gerekçe ortaya konulmadan apar topar kapatılmak isteniyor. "Okullar rantın değil, halkındır!", "Çocukların eğitim hakkı pazarlık konusu değildir!" sloganlarıyla duruma tepki gösteren Eğitim-Sen'in Ankara 1 No'lu Şubesi tepkisini basın açıklaması yayımlayarak kamuoyuyla paylaştı

22.06.2026 16:25:00 / Güncelleme: 22.06.2026 18:22:01
Haber Merkezi
Mamak İlkokulu velilerinden tepki: "Çocukların eğitim hakkını bina rantına feda ettirmeyeceğiz!"
Mamak İlkokulu velilerinden tepki: "Çocukların eğitim hakkını bina rantına feda ettirmeyeceğiz!"
Eğitim-Sen'in Ankara 1 No'lu Şubesi konuyla ilgili açıklamasında şunları ifade etti:

"Henüz 4,5 ay önce, Milli Eğitim Bakanlığının resmi planlaması doğrultusunda eğitime açılan Mamak İlkokulu, bugün hiçbir bilimsel, pedagojik ve kamu yararına dayalı gerekçe ortaya konulmadan apar topar kapatılmak istenmektedir.

Çoğunluğu Ali Kuşçu İlkokulundan gelen 297 öğrenci ve 16 öğretmeniyle eğitim-öğretime başlayan Mamak İlkokulu, daha açıldığı ilk günde Mamak'ın eğitim ihtiyacına önemli ölçüde cevap vermiştir. Aradan yalnızca birkaç ay geçmişken aynı okulun kapatılmasının gündeme getirilmesi, eğitim planlamasının ciddiyetini sorgulatmaktadır. Şu anda okulun Okul Müdürü kadrosu ve müdür yardımcısı kadrosu sistemde açık. Eğer buradan haberleri yoksa kadroları çıktıktan sonra direk mağdur olacaklar.






Bu karar uygulanırsa yüzlerce çocuk yeniden kalabalık sınıflara mahkûm edilecek, ikili öğretim uygulamaları geri gelecek, öğrenciler alıştıkları okul ortamından ve öğretmeninden koparılacak, veliler ise yeni mağduriyetlerle karşı karşıya bırakılacaktır.

Ancak bu karar yalnızca öğrencileri ve velileri değil, eğitimin en önemli paydaşı olan öğretmenleri de doğrudan hedef almaktadır.

Mamak İlkokulunda görev yapan öğretmenlerin hiçbir görüşü alınmadan yürütülen bu süreç, birçok öğretmeni norm fazlası durumuna düşürecek. Ve öğretmenleri çok zor günler bekliyor olacak. Hemen şurada evini yeni almış bir öğretmenimiz var bu durum yüzünden belki Sincan'a gidecek.






Daha da vahimi, böylesine önemli bir karar eğitim emekçilerinden gizlenmiş, öğretmenlere tercih ve yer değiştirme haklarını kullanabilecekleri bir süreç tanınmamış, okulun kapatılacağı bilgisi eğitim-öğretim yılının son haftasına bırakılarak hukuki haklarını kullanmaları fiilen engellenmiştir. Şeffaflıktan uzak, kapalı kapılar ardında yürütülen ve oldu-bittiye getirilen bu anlayışı kabul etmiyoruz. Daha iki hafta önce İlçe Milli eğitim müdürü bu okula geldi. Ama bu drumu bilmesine rağmen hiçbir şey söylemeden gitti.






Buraya Yunus  Emre Mesleki ve Teknik Anadolu lisesini getirecekler. Yunus Emre MTAL nin yerine de Mamak İlçe MEM taşınacak. Tam bir garabet. Dört yıldır Mevlana Lisesinde eğitim öğretime devam eden, mağdur edilen Yunus Emre Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğretmenleri ve öğrencileri de kendi okullarına dönmek istemektedir. Ancak görüyoruz ki bir mağduriyet başka bir mağduriyet yaratılarak giderilmeye çalışılmaktadır. Bir okulun sorununu çözmenin yolu, başka bir okulu kapatmak değildir.






Biz bugün asıl soruyu soruyoruz:

Mamak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, Yunus Emre MTAL binasına taşındıktan sonra boşalan iki kamu binasını hangi amaçla kullanacaktır?

Mamak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Milli Eğitim Bakanlığı derhal kamuoyuna açık, şeffaf ve tatmin edici bir açıklama yapmak zorundadır. Bugün İlçe Milli eğitim Müdürünün makamına gittik bizimle görüşmedi. Odasında kimse yoktu. Uygundu ama müsait değilim dedirtti.






Çünkü bugün yaşananlar, eğitim planlamasından çok başka hesapların devrede olduğu yönündeki kaygıları büyütmektedir.

Şimdi bize çıkıp "nüfus azalıyor" diyerek bu kararı meşrulaştırmaya çalışmayın.

Henüz birkaç ay önce 297 öğrenciyle açılan bir ilkokulu nüfus bahanesiyle kapatamazsınız. Müfettiş raporu ile kapatıyorlar. Peki ısmarlama roporu hazırlayan müfettiş kim? Çankaya'da Mimar Kemal Orta okulunu kapatan müfettiş. Şaşırmıyoruz tabi ki !

Herkes bilir ki üç çeşit yalan vardır: Yalan, kuyruklu yalan ve istatistiksel yalan. Çocuklarımızın eğitim hakkını masa başında üretilen istatistiklerle ortadan kaldıramazsınız.






Bu mesele çocukların eğitim hakkıdır.

Bu mesele öğretmenlerin açıkça ortada bırakılmasıdır.

Bu mesele velilerin yaşadığı belirsizlik ve kaygılardır.

Bu mesele kamusal eğitimin geleceğidir.

Ve bu mesele, kamu kaynaklarının kimlerin çıkarı için kullanıldığı sorusudur.

Eğitim Sen Ankara 1 No'lu Şube olarak bu hukuksuzluğa sessiz kalmayacağız.

Mamak İlkokulunun kapatılmasına ilişkin sürecin; eğitim hakkına, kamu yararına, hukuka ve eğitim emekçilerinin kazanılmış haklarına açıkça aykırı olduğu kanaatindeyiz.

Bu nedenle İdare Mahkemesinde iptal davası açılması için hukuki hazırlıklarımızı başlatmış bulunuyoruz. Çocuklarımızın, velilerimizin ve eğitim emekçilerinin telafisi güç mağduriyetler yaşamaması için yürütmenin durdurulmasını da talep edeceğiz.






Buradan Milli Eğitim Bakanlığınave Mamak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne sesleniyoruz:

Bu yanlıştan derhal vazgeçin.
Mamak İlkokulunu kapatmayın.
Çocuklarımızın eğitim hakkını, öğretmenlerin emeğini ve Mamak halkının iradesini yok saymayın.

Eğitim Sen olarak çocuklarımızın, eğitim emekçilerinin ve kamusal eğitimin yanında olmaya; hukuk önünde de, alanlarda da mücadele etmeye devam edeceğiz.

Okullar rantın değil, halkındır!
Çocukların eğitim hakkı pazarlık konusu değildir!
Eğitim Sen Ankara 1 No'lu Şube"

Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı

Son 66 yılın en fazla yağmurunun yağdığı Aksaray'da Mamasın Barajı'ndaki doluluk oranı yüzde 46'a ulaşırken, nüfusunun yüzde 80'inin tarım ve hayvancılıktan geçimini sağladığı şehirde tarım ürünlerinin rekoltesinde artış beklentisi üreticilerin yüzünü güldürdü

20.06.2026 11:52:00
İHA
Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı
Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı
Türkiye'nin en kurak illeri arasında yer alan Aksaray'da bu yıl yağan yağmurlar, son 66 yılın en fazla yağışı olarak kayıtlara geçti. Yağışlar afetleri beraberinde getirse de barajlardaki doluluk oranları arttı.






Nüfusunun yüzde 80'inin tarım ve hayvancılıktan geçimini sağladığı şehirde, bu yıl ekilen ürünlerde de rekolte artışı bekleniyor. Kentin hem içme suyu ihtiyacını karşıladığı hem de tarımsal sulama ihtiyacının karşılandığı tek baraj olan Mamasın Barajı, yüzde 46'lık doluluk seviyesine ulaştı. 40 milyon metreküp suyu olan barajdaki su miktarı 75 milyon metreküp olarak ölçüldü. Uzmanlar, her şeye rağmen israftan kaçınılması gerektiğimi vurguladı.








"Mamasın Barajı su seviyesinde yüzde 46 oranında artış kaydedildi"

Yağışlar ve etkileri hakkında bilgiler veren Jeoloji Mühendisleri Odası Aksaray İl Temsilcisi Tayfun Aydın, "Türkiye'de son 66 yılın en büyük yağmurları yağdı. Dolayısıyla kar ve yağmur suları bakımından su oranımız artmıştır. Türkiye'de yıllık metrekareye düşen yağış miktarı 574 kilogram, bölgemize metrekareye düşen 324 kilogram iken, bu son yağışlarla verim ve bereket gelmiştir. Mevcut Mamasın Barajımızda 40 milyon metreküp suyumuz var iken, en son yapılan ölçümde 75 milyon metreküpe çıkmıştır. Bu da buranın doluluk oranının yüzde 46 oranında arttığını göstermektedir. Ancak bu şu anlama gelmesin ki, barajımız dolu değildir. Yüzde 50'si hala boştur ama son yağışlarla yüzde 46 oranında su miktarımız artmıştır" dedi.




















Oyuncu Ece İrtem son yolculuğuna uğurladı

Genç yaşta hayatını kaybeden oyuncu Ece İrtem toprağa verildi

17.06.2026 14:14:00 / Güncelleme: 17.06.2026 14:17:46
İhlas Haber Ajansı
Oyuncu Ece İrtem son yolculuğuna uğurladı
Oyuncu Ece İrtem son yolculuğuna uğurladı
Genç yaşta hayatını kaybeden oyuncu Ece İrtem, sevenlerinin gözyaşları içerisinde Aydın'ın Kuşadası ilçesinde toprağa verildi.






Oyuncu Ece İrtem, 15 Haziran 2026 tarihinde rahatsızlanarak evinde hayatını kaybetti. Doğum gününden bir gün sonra hayatını kaybeden İrtem'in vefat haberi yakınları ve hayranlarında büyük üzüntüye neden oldu. Genç yaşta hayatını kaybeden oyuncu Ece İrtem'in cenazesi dün Adli Tıp Kurumu'ndan babası Vural İrtem tarafından alınmıştı.

Oyuncu İrtem'in cenazesi, bugün öğle namazını müteakip, Hanım Camii'nde kılınan cenaze namazının ardından Kuşadası Yeniköy Mezarlığı'nda sevenlerinin gözyaşları arasında toprağa verildi.








Aile yakınlarından Semra Karataş, genç oyuncunun ölümüyle ilgili olarak yaptığı açıklamada, "Çok sevdiğimiz bir insandı. Bizim için çok değerliydi. Genç yaşta ölümü bize yasa boğdu, hepimiz çok üzgünüz" diye konuştu.








Cenazeye genç oyuncunun annesi Nuriye İrtem, babası Vural İrtem, aile yakınları, dizi ve sinema oyuncusu Gürkan Uygun, genç oyuncunun arkadaşları ve çok sayıda vatandaş katıldı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.