logo
11 MAYIS 2026

Acınası Yargı!

16.05.2016 00:00:00
Şamar oğlanına döndürdüler Yargıyı. Son olay işi zıvanadan çıkardı; resmen mahkemelerle, hâkim ve savcılarla ve de yüksek yargıyla oynuyorlar.
MHP için olağanüstü kurultay kararı veren bir mahkemenin kararını bir başka mahkeme kararıyla engellemeye çalışıyorlar. Mahkeme kararını uygulayacak icra müdürlüğü sabah başka akşam başka karar alabiliyor. Yetmedi Adalet Bakanlığı savcılığa talimat veriyor. Ortalık toz duman. Öyle ki, son sözü söyleyecek yüksek yargı, hangi rüzgarlarla bilinmez, tam da kararına ihtiyaç duyulduğu sırada sessiz. Nihayetinde bir karambol golü validen geldi ve olanların üstüne tüy dikti: Kurultay yapılmayacak!
Tiyatroya gitmeye gerek yok. Oynan oyun karşısında kargalar bile yerlerde. Skandallara şerbetliyiz ama bu kadarı fazla? Slogan belli, durmak yok!
Ankara'dan verilen bir sulh hukuk mahkemesi kararını ancak Yargıtay ilgili dairesi denetleyebilir. Nitekim, karara itiraz eden taraf, Yargıtay önünde yerel mahkeme kararını temyiz etmiştir. Yasal süreç şudur: Yargıtay kararını verene kadar beklenir. Yargıtay, yerel mahkemenin kararını onarsa kurultaya gidilir, bozarsa gidilmez.
Acele işe şeytan karışır derler ya, Yargıtay kararı beklenmeksizin yani yerel mahkemenin kurultay kararı henüz kesinleşmeden kongre hazırlıklarına girişilince, işler çıkmaza girdi ve usulsüzlükler başladı. Yetki Yargıtay'da olmasına rağmen yetkisiz taşra mahkemelerinden, kurultayı engelleyen kararlar alarak icra müdürlüğüne başvurdular. İcra müdürlüğü kararı uygulama işlemine girişince diğer taraf(muhalifler), icra hâkimliğine şikâyette bulundu. İcra hakimliği şikâyeti haklı bularak icra müdürlüğünün işlemini iptal etti. Bu, şu demek: Kongre yapılabilir.
Kongrenin yapılması ve muhtemelen MHP lideri Devlet Bahçeli'nin düşürülmesi Tayyip Erdoğan'ın işine gelmez. Nedeni açık; yeni anayasa ve kendisi için en büyük destek olacak bir liderin mevkiinden olması önemli bir kayıptı.
Devlet Bahçeli'yi sarsacak, belki de genel başkanlıktan edecek bir kurultaya AKP iktidarı ve doğal lideri Erdoğan da karşıydı.
İşte yargıdaki garipliklerin ardındaki gerçek bu olsa gerek.
AKP'nin iktidar gücünün itaatten kaynaklandığını, siyasal iktidara biçilen egemenlik alanının uzlaşma ve barıştan çok, zora ve bu zorba gücünü hukuk olarak göstermeye ve uygulamaya dayandığını biliyoruz.
Zorbalığa bir de iktidar kibrini eklersek, bu kibrin yükünü ötekileştirilmek istenenlerin yanında yargı da çekmektedir.
Türkiye'nin karmaşık sosyal ve siyasal olayları içinde son zamanlarda yargıya müdahaleler yıldırım hızıyla gerçekleşiyor ve hızını arttırarak devam ediyor.
Hukuk demokrasinin ayrılmaz parçası, olmazsa olmasıdır. İnsan haklarına ve güvenliğine dayanan demokrasi bu ilkesini hukukla hayata geçirebilir.
Ülkeyi yönetenler(!) için demokrasi değil, hukuksuz demokrasi yani demokrasi masalıdır görünürde olan.
Tayyip Erdoğan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı iken şunları söylüyordu: "Demokrasi amaç mı araç mı? Burada bizim kesin ayrılığımız var. Biz diyoruz ki demokrasi amaç değil araçtır."
Bugün söyledikleri ise akla ziyandır.
 
Prof. Dr. Ali Ünal Emiroğlu / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.