logo
24 MAYIS 2026

Ağır bilanço! 10 yılda 75 bin can...

Türkiye'de 2008-2017 yılları arasında 12 milyona yakın trafik kazası meydana geldi. Son 10 yılda yaşanan trafik kazalarında 75 bin kişi hayatını kaybederken, 2,5 milyon kişi de yaralandı

02.07.2018 00:00:00
Türkiye'de 2008-2017 yılları arasında 11 milyon 768 bin 346 trafik kazası meydana geldi. Bu kazalarda 2 milyon 572 bin 1 kişi yaralandı. Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Hizmetleri Başkanlığı, son 10 yılda trafik kazalarında 49 bin 656 kişinin olay yerinde hayatını kaybettiğini belirtti. Buna hastanede ya da ambulanstaki ölümlerin de dahil edilmesiyle can kaybının 75 bini bulduğu tahmin ediliyor.  

Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Hizmetleri Başkanlığı, ülke genelinde 2008 ile 2017 yılları arasında 11 milyon 768 bin 346 yaralamalı ve ölümlü kazanın olduğunu belirtti. Son 10 yıla ait kaza istatistiklerini kamuoyu ile paylaşan Trafik Hizmetleri Başkanlığı, 1 Nisan 2008 tarihinde uygulamaya konulan tarafların anlaşarak kendi aralarında tutanak tanzim ettiği maddi hasarlı trafik kazalarının verilere dahil edilmediğini bildirdi.

Resmi kayıtlara göre 950 bin 120 kazanın meydana geldiği 2008'de sadece kaza yerinde 4 bin 236 kişi hayatını kaybetti. Hastanedeki ölümlerle birlikte can kaybının 8 bini aştığı bildirildi. Verilere göre, son yıllardaki kaza sonucu ölümlerde düşüş yaşanırken, 2017 yılında 3 bin 534 kişi, 2009 yılında ise 4 bin 324 kişi kaza yerinde yaşamını yitirdi. 1 milyon 313 bin 359 kazanın olduğu 2015 yılında da 7 bin 530 kişi hayatını kaybetti. 2016 yılındaki kazalarda 7 bin 300 kişi, 2017 yılında ise 7 bin 427 kişi kazalarda can verdi.

Başkanlık, "2008 ile 2017 tarihleri arasındaki kazalarda sadece son üç yılın kaza sonrası ölüm rakamlarıyla birlikte 49 bin 656 kişi hayatını kaybetmiştir. 10 yıllık dönemde 2 milyon 572 bin 1 kişi de yaralanarak hastaneye kaldırılmıştır" açıklamasında bulundu. Öte yandan uzmanlar, 2008 ile 2017 yılları arasında kaza sonrası ölümlerle birlikte can kaybının 75 bini aştığını dile getiriyor.
İHA




Özgür Özel TBMM önünde konuştu: 'Sarayın seçtiği yönetiyorsa CHP kapatılmıştır'

Çevik kuvvet polislerinin baskınıyla partililerin bina dışına çıkarılması ve CHP lideri Özgür Özel'in binadan ayrılması sonrası, Ankara'da binlerce kişinin katıldığı bir yürüyüş korteji oluştu

24.05.2026 19:15:00
Haber Merkezi
Özgür Özel TBMM önünde konuştu: 'Sarayın seçtiği yönetiyorsa CHP kapatılmıştır'
Özgür Özel TBMM önünde konuştu: 'Sarayın seçtiği yönetiyorsa CHP kapatılmıştır'
Cumhuriyet Halk Partisi'ne (CHP) mutlak butlan kararı sonrası Ankara'daki Genel Merkez'in 24 Mayıs Pazar günü öğlen saatlerinde polis tarafından basılması, birçok noktada protesto ediliyor.

Çevik kuvvet polislerinin baskınıyla partililerin bina dışına çıkarılması ve CHP lideri Özgür Özel'in binadan ayrılması sonrası, Ankara'da binlerce kişinin katıldığı bir yürüyüş korteji oluştu.

Yürüyüş sırasında atılan sloganlarda Kemal Kılıçdaroğlu'na tepki gösterildi, Özgür Özel'e ve CHP yönetimine destek verildi.

Özel'in başını çektiği kalabalık ilk olarak TBMM'ye yöneldi ancak polisin engelleri ve yer yer çıkan arbedeler sonrası Milli Egemenlik Parkı'nda buluşuldu.

Özgür Özel burada kalabalığa seslenerek, "Biz CHP'ye yenilgiyi yakıştıramayanlarız. Babaocağını işgalden kurtaracağız" dedi.

AKP'yi yendikleri için zulüm gördüklerini söyleyen Özel, "Sarayın seçtiği yönetiyorsa CHP kapanmıştır" dedi ve tarihte iki kez kapatılan CHP'yi üçüncü kez tekrar açmak için mücadele edeceklerini söyledi.

Özel, "AK Parti'nin yargı kollarıyla butlan kolları yan yana karşımızdadır. Bugüne kadar hep dişimi sıktım, sustum. Ama yeter" diye konuştu.

CHP'li Mahir Polat, "Kemal Bey'e hain diyenlerin partiyle ilişiği kesilir" dedi

CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat, Kemal Kılıçdaroğlu'nun bugün genel merkeze gitmeyeceğini ve disipline sevk edilecek isimlerin olduğunu belirterek, "Kemal Bey'e hain diyenlerin partiyle ilişiği kesilir" dedi

24.05.2026 19:00:00
Haber Merkezi
CHP'li Mahir Polat, "Kemal Bey'e hain diyenlerin partiyle ilişiği kesilir" dedi
CHP'li Mahir Polat, "Kemal Bey'e hain diyenlerin partiyle ilişiği kesilir" dedi
CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat, Kemal Kılıçdaroğlu'nun bugün genel merkeze gitmeyeceğini ve disipline sevk edilecek isimlerin olduğunu belirterek, "Kemal Bey'e hain diyenlerin partiyle ilişiği kesilir" dedi.

CHP Genel Merkezi, sabah saatlerinde yaşanan gerginliğin ardından bölgeye sevk edilen çevik kuvvet ekiplerince, otopark girişindeki zincirler ve kapılar kırılarak, gaz ve göz yaşartıcı gaz kapsülü ile boşaltıldı. Partililere, göz yaşartıcı gaz kapsülü de sıkıldı. Parti Genel Merkezi'nin içi gaz nedeniyle dumanla kaplandı. Polis, basın mensuplarını dışarı çıkarıyor. Binanın elektrikleri de kesildi.

Özel, milletvekilleri, partililer ile desteğe gelen yurttaşların da Genel Merkez'den ayrılmasından kısa bir süre sonra istinaf kararıyla CHP Genel Başkanı olarak tedbiren görevlendirilen Kemal Kılıçdaroğlu'nun avukatı Celal Çelik ve beraberindeki bir grup, CHP Genel Merkez Binası'na girdi.

Kemal Kılıçdaroğlu'na yakın isimlerden CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat da genel emrkezde basın mensuplarına açıklama yaptı. Kılıçdaroğlu'nun bugün genel merkeze gitmeyeceğini söyleyen Polat, "Disipline sevk edilecekler var. Kemal Bey'e hain diyenlerin partiyle ilişiği kesilir" dedi.

Özel'in posterlerinin indirilmesine yönelik soruya da yanıt veren Polat, "Onları kendileri alıp götürmüşler, bizden öyle bir görüntü çıkmaz" dedi.

Bilgi Üniversitesi'ndeki protestolara biber gazlı müdahale: Kampüs boşaltıldı, yaralılar var İstanbul Bilgi Üniversitesi'ndeki protestolar üçüncü gününe girdi

Cumhurbaşkanı kararnamesi ile kapatılan İstanbul Bilgi Üniversitesi'ndeki protestoların üçüncü gününde polis göstericilere müdahale etti. Yaralılar ve gözaltılar olduğu bildirildi.
Geçtiğimiz cuma günü cumhurbaşkanı kararıyla kapatılan İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde öğrenci, akademisyen, mezun ve personellerin protestoları sürüyor

24.05.2026 17:20:00
Haber Merkezi
Bilgi Üniversitesi'ndeki protestolara biber gazlı müdahale: Kampüs boşaltıldı, yaralılar var İstanbul Bilgi Üniversitesi'ndeki protestolar üçüncü gününe girdi
Bilgi Üniversitesi'ndeki protestolara biber gazlı müdahale: Kampüs boşaltıldı, yaralılar var İstanbul Bilgi Üniversitesi'ndeki protestolar üçüncü gününe girdi
Cumhurbaşkanı kararnamesi ile kapatılan İstanbul Bilgi Üniversitesi'ndeki protestoların üçüncü gününde polis göstericilere müdahale etti. Yaralılar ve gözaltılar olduğu bildirildi.
Geçtiğimiz cuma günü cumhurbaşkanı kararıyla kapatılan İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde öğrenci, akademisyen, mezun ve personellerin protestoları sürüyor.

Gece yarısı öğrencilerle görüşen Rektör Ege Yazgan, okula öğrenci ve akademisyen girişine izin verilmeyeceğini ve kampüse erzak girişinin engelleneceğini açıkladı. Bu açıklamanın ardından rektörlük tarafından öğrencilere gönderilen e-postada, kampüsün Kurban Bayramı tatili gerekçesiyle kapatılacağı bildirildi. Öğrenciler ise bu kararı kabul etmediklerini belirterek, bugün için eylem çağrısında bulundu. Rektörlük kararının açıklanmasından bu yana dışarıdan kampüse ulaştırılmaya çalışan paketli gıdalar, su ve ilaçlara el konuluyor.

Protestoların üçüncü gününde Santral İstanbul kampüsündeki giriş turnikelerine kurulan barikatın açılmasını talep eden göstericiler sloganlar attı. Turnikeleri aşarak okul içerisinde barikat kuran emniyet güçleri ise kalabalığa biber gazıyla müdahale etti.

Arbede sonucu yaralananlar ve gözaltına alınanlar olduğu aktarıldı.

Gelişmelere ilişkin sosyal medya platformu X üzerinden bir açıklama yayınlayan Türkiye Komünist Gençliği (TKG), "Okullarının hiçbir gerekçe göstermeden keyfi bir kararname ile kapatılmasının ardından mücadeleye başlayan öğrencilere iktidarın yanıtı polis saldırıları oldu," dedi.

"Sabah itibariyle polis ablukasına ve müdahalesine maruz kalan öğrenciler okulun içerisinden çıkartıldı," diye ekledi.

Özgür Üniversite Hareketi tarafından X'te yapılan açıklamada da polisler tarafından zorla kampüsten dışarı çıkartılmaya çalışırken bir öğrencinin kafasının yarıldığı ve bayıldığı belirtildi.

"En güvenli olmamız gereken yerlerde emir kulu adı altında biz öğrencilere yapılan hiçbir işkenceyi kabul etmiyoruz, bize ait olanı alana kadar mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz!" denildi.

Üniversite öğrencileri ise nöbetten vazgeçmeyeceklerini vurgulayarak, okula yönelik herhangi bir kapatma ya da kampüs boşaltma kararını tanımayacaklarında ısrar ediyor.

22 Mayıs Cuma günü Resmi Gazete'de yayınlanan kararla İstanbul Bilgi Üniversitesi'nin faaliyet izni iptal edildi, böylece üniversite fillen kapatılmış oldu.

TMSF'nin el koyduğu Can Holding'in bünyesinde yer alan üniversite, Eylül 2025'den bu yana kayyum tarafından yönetiliyordu.

Söz konusu kararın ardından öğrenciler ve akademik kadronun geleceği merak konusu oldu.

İstanbul Bilgi Üniversitesi, daha önce T24'e yaptığı açıklamada, 2021 yılından bu yana garantör kurumunun Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi (MSGSÜ) olduğunu bildirmişti.

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) mevzuatına göre, faaliyet izni iptal edilen vakıf üniversitelerinin öğrencileri doğrudan bu koruyucu devlet üniversitesine aktarılıyor. MSGSÜ'nün kontenjan veya fiziki kapasitesinin yetersiz kalması durumunda ise YÖK, "üçüncü üniversite" olarak adlandırılan başka bir devlet üniversitesini devreye sokacak.

7 Haziran 1996'da Türkiye'nin dördüncü vakıf üniversitesi olarak kurulan Bilgi Üniversitesi, 2006'da dünya genelinde üniversiteleri bulunan ABD merkezli Laureate Uluslararası Üniversiteler Ağı'na geçmişti.

Üniversite, 2019'da 90 milyon dolara Can Holding'e satıldı.

Can Holding soruşturması
İstanbul Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından MASAK raporları ve mali denetim birimlerinin inceleme dosyalarına dayandırılarak başlatılan İstanbul merkezli Can Holding soruşturmasında ilk dalga operasyon 11 Eylül 2025'te gerçekleştirildi.

Soruşturma kapsamında Mehmet Şakir Can, Kemal Can ve Kenan Tekdağ'ın da aralarında bulunduğu 10 kişi hakkında gözaltı kararı verilirken, holding bünyesindeki Habertürk, Show TV, Bloomberg HT, Doğa Kolejleri ve Bilgi Üniversitesi işletmeleri dahil olmak üzere toplam 121 şirkete el konuldu.

Gözaltına alınan isimlerden Kenan Tekdağ daha sonra adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, soruşturmanın kapsamı derinleştirildi.

Can Holding'e yönelik adli süreç, İstanbul Bilgi Üniversitesi'nin kurucu vakfına kayyum atanmasıyla devam etti.

YÖK Başkanı Erol Özvar, kayyum atanmasının ardından üniversitedeki eğitim faaliyetlerinin kesintisiz süreceğini duyurmuştu.

Habertürk, Show TV ve Bloomberg HT'yi kapsayan medya kurumları ise Aralık 2024'te Turgay Ciner tarafından Can Grubu'na devredilmişti.

Mansur Yavaş'tan kritik açıklama:O kurultay 45 gün içinde toplanmalı

CHP Genel Merkezi'nde tahliye gerginliği sürerken Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'tan bir açıklama geldi. Mansur Yavaş, "O kurultay 45 gün içinde toplanmalıdır" dedi

24.05.2026 16:11:00
Haber Merkezi
Mansur Yavaş'tan kritik açıklama:O kurultay 45 gün içinde toplanmalı
Mansur Yavaş'tan kritik açıklama:O kurultay 45 gün içinde toplanmalı
CHP Genel Merkezi'nde tahliye gerginliği sürerken Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'tan bir açıklama geldi. Mansur Yavaş, "O kurultay 45 gün içinde toplanmalıdır" dedi.
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, CHP Genel Merkezi'nde yürütülen tahliye ve tebligat sürecine ilişkin yazılı bir açıklama yaptı.
Mansur Yavaş, "Cumhuriyet Halk Partisi'nin genel merkezine polis zoruyla girilmesi gibi bir tablo; sadece bir siyasi partiye değil, Türkiye'nin demokratik birikimine zarar vermekten başka bir işe yaramaz" dedi.

Mansur Yavaş açıklamasında şu ifadelere de yer verdi:

"Unutulmamalıdır ki Cumhuriyet Halk Partisi'ne umudunu bağlamış milyonlarca insan vardır. Bu iradeyi yok sayan, her yaklaşım; toplumsal vicdanda derin yaralar açacaktır. Buradan bir kez daha sesleniyorum: O kurultay 45 gün içinde toplanmalıdır."

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, sosyal medya hesabı aracılığıyla açıklama yaptı

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi'nin sosyal medya hesabı aracılığıyla yaptığı açıklamada, "Darbecilerin hukuksuz manevralarının, baskın seçim hazırlıklarının, ana muhalefeti işgal çalışmalarının, hepsinin farkındayız. Koltuğunu terk etmemek için millete her türlü acıyı yaşatanlar, bu operasyonlarla korku iktidarlarının son aşamasına geçiş yapmıştır. Biz hiç seçim kaybetmedik ve milletin iradesiyle Türkiye’nin birinci partisi olduk. Yoldaşım, Genel Başkanım Özgür Özel’in yanındayım, birlikte azim ve kararlılıkla mücadeleye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı

24.05.2026 14:50:00
Haber Merkezi
Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, sosyal medya hesabı aracılığıyla açıklama yaptı
Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, sosyal medya hesabı aracılığıyla açıklama yaptı
Ekrem İmamoğlu, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi'nin sosyal medya hesabı aracılığıyla açıklama yaptı. İmamoğlu'nun açıklaması şöyle:

"Partimizin 38. Olağan Kurultayına yönelik mutlak butlan kararı bir saray darbesidir.

Talimatı verenler de uygulayanlar da bellidir.

"Yok hükmünde" dedikleri CHP yönetimi değil, Türk milletinin kutsal iradesidir.

Milli egemenliğe mahkemeler yoluyla baş kaldırılmıştır.

"Türk milleti adına" karar alan mahkeme, milli iradeyi yok hükmünde sayarak *Cumhuriyeti ve demokrasiyi imha etmektedir.*

Hepiniz yaptığınız hukuksuzlukların hesabını vereceksiniz!

Bu millete kader tayin etmeye kalkanlar, bu ulusun iradesini teslim almaya çalışanlar sizden önce ne yaşadıysa aynısını yaşayacaksınız.

Bugün aynılar aynı yerdedir! Darbeci, yargı kolları başkanı, kukla ve dahili bedhah kayyım! Hepiniz aynı yerdesiniz!

Bizim yerimiz, milli iradeye düşmanlık edenlerin yanı olmadı, olmayacak.

Darbecilerin hukuksuz manevralarının, baskın seçim hazırlıklarının, ana muhalefeti işgal çalışmalarının, hepsinin farkındayız.

Koltuğunu terk etmemek için millete her türlü acıyı yaşatanlar, bu operasyonlarla korku iktidarlarının son aşamasına geçiş yapmıştır.

Biz hiç seçim kaybetmedik ve milletin iradesiyle Türkiye'nin birinci partisi olduk.

Yoldaşım, Genel Başkanım Özgür Özel'in yanındayım, birlikte azim ve kararlılıkla mücadeleye devam edeceğiz.

Büyük milletim!

"Umutsuz zamanlar yoktur, umutsuz insanlar vardır" diyen Ulu Önder Atatürk'ün takipçileri:

İstikbali, Cumhuriyet'i, demokrasiyi ve geleceğimizi korumak için yaşadığımız zorlukları dert etmeyin.

AYAĞA KALKIN!

Birlikte omuz omuza, sesimizi ve öfkemizi yükseltin!

Milletinden korkan siyaset mühendislerine, koltuk ve güç düşkünlerine, piyonlara, kifayetsiz muhterislere hadlerini bildirelim.

Aziz milletim!

Korkmayacağız!

Her gün huzursuz olmaktan, acı çekmekten bıkmadınız mı?

Eğer susarsak, siyasilerden, spor ve sanat dünyasından, üniversitelerden sonra sıra size, milletimize gelecektir.

Siyasi parti liderleri,

Mesele CHP meselesi değildir!

Hattı müdafaa değil, sathı müdafaa yapmak zorundayız!

Gerçekten milleti temsil ettiğinize inanıyorsanız, derhal en güçlü şekilde Cumhuriyet'i, demokrasiyi ve adaleti savunmak zorundasınız.

Millet hepimizi çağırıyor ve "artık yapın" diyor!

Bu topraklarda halay da zeybek de horon da dik oynanır. Biz dimdik olacağız ki millet boyun eğmeyecek!

Aklımızla yüreğimizle, vicdanımızla milletçe kazanmak zorundayız.

Hiçbir çılgın, Türk milletine zincir vuramaz!

Gün, milli iradeyi, milli egemenliği, birlik ve beraberliğimizi muhafaza ve müdafaa etme günüdür.

Damarlarımızdaki asil kan 86 milyona bunu emretmektedir!

Darbecilere ve işbirlikçilerine inat, mücadeleyi topyekün başlatmak zorundayız.

Milletimizin iradesi, kararlılığı ve yol göstericiliği yegâne rehberimiz olacaktır!

BÜYÜK TÜRK MİLLETİ DARBEYE TESLİM OLMAYACAKTIR!

YA BUGÜN, YA HİÇ!"

Adana'da 4.9 büyüklüğünde deprem

Adana'nın Saimbeyli ilçesinde 4.9 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

24.05.2026 10:24:00
İhlas Haber Ajansı
Adana'da 4.9 büyüklüğünde deprem
Adana'da 4.9 büyüklüğünde deprem
Adana'nın Saimbeyli ilçesinde 4.9 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

AFAD verilerine göre Adana'nın Saimbeyli ilçesinde saat 04.26'da yerin 8.6 kilometre derinliğinde 4.9 büyüklüğünde deprem meydana geldi.



Deprem, Adana'nın merkez ilçelerinden de hissedildi. Panikleyen vatandaşların dışarı çıktığı görüldü.

Mirza ve Zeynep S. isimli kardeşler ise depremden dolayı korktuklarını söyledi.

Çanakkale'de tur otobüsü devrildi: 46 yaralı

Çanakkale'nin Biga ilçesinde Ankara'dan Çanakkale'ye gelen tur otobüsü ilçe girişinde kontrolden çıkarak tarlaya devrildi. Kazada yaralanan 46 kişi hastanelere kaldırıldı

24.05.2026 10:04:00 / Güncelleme: 24.05.2026 10:09:49
İHA
Çanakkale'de tur otobüsü devrildi: 46 yaralı
Çanakkale'de tur otobüsü devrildi: 46 yaralı
Kaza saat 06.25 sıralarında Biga ilçesi girişindeki Yıldıran mevkiinde meydana geldi. Ankara'dan Çanakkale'ye gelen ve Eskişehir'den yolcu alan, sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 06 AYD 067 plakalı tur otobüsü henüz belirlenemeyen bir nedenle yoldan çıkarak tarlaya devrildi.



İhbar üzerine olay yerine çok sayıda ambulans sevk edildi. Kazada 45 yolcu ve otobüs şoförü olmak üzere 46 kişi yaralandı. Yaralılar olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardında Biga ve Lapseki'deki hastanelere sevk edildi.



Yaralıların sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi.



Polis kazayla ilgili inceleme başlattı. Kaza yapan otobüs dron ile görüntülendi.



Biga Kaymakamı Ercan Kayabaşı yaralıları hastanede ziyaret etti



Kaza yerine gelen Biga Kaymakamı Ercan Kayabaşı, kazayla ilgili polislerden bilgi aldı. Ardından Kaymakam Kayabaşı hastanelere giderek yaralıları ziyaret edip, geçmiş olsun dileklerini iletti. Yaralıların durumları hakında da bilgi aldı.

Gülistan Doku soruşturmasında ABD'de gözaltına alınan Altaş'ın New York'ta hakim karşısına çıkması bekleniyor

Tunceli'de 2020 yılından bu yana kayıp olan üniversite öğrencisi Gülistan Doku soruşturması kapsamında hakkında kırmızı bülten çıkarılan ve ABD'nin New York kentinde gözaltına alınan şüpheli Umut Altaş'ın 26 Mayıs Salı günü New York Güney Bölge Mahkemesi'nde hakim karşısına çıkması bekleniyor

24.05.2026 08:00:00
İHA
Gülistan Doku soruşturmasında ABD'de gözaltına alınan Altaş'ın New York'ta hakim karşısına çıkması bekleniyor
Gülistan Doku soruşturmasında ABD'de gözaltına alınan Altaş'ın New York'ta hakim karşısına çıkması bekleniyor
Tunceli'de 5 Ocak 2020 tarihinde kaybolan Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2. sınıf öğrencisi Gülistan Doku'ya ilişkin soruşturmada önemli bir gelişme yaşandı. Hakkında Interpol aracılığıyla kırmızı bülten çıkarılan ve dün ABD'de gözaltına alınan firari şüpheli Umut Altaş'ın Salı günü New York Güney Bölge Mahkemesi'nde hakim karşısına çıkmasının beklendiği bildirildi.

İHA'ya özel bilgi veren ABD'li yetkililer, gözaltı işlemleri devam eden Altaş'ın gözaltında tutulduğu New York'un Manhattan bölgesinde bulunan Federal Plaza'dan yerel saat ile bu akşam kentteki ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi (ICE) Gözlem Merkezi'ne götürüleceğini belirtti. Bu gelişmeler doğrultusunda Altaş'ın ilk duruşmasının Salı günü New York Güney Bölge Mahkemesi'nde yapılmasının beklendiği kaydedildi.


Türkiye'ye iade süreci gündemde



Hakkında Türkiye'ye iade edilmesi yönünde yakalama kararı bulunan Umut Altaş'ın mahkemede iade sürecine ilişkin beyanda bulunması bekleniyor. Duruşmada Altaş'ın Türkiye'ye iade edilmeyi kabul edebileceği değerlendiriliyor. ABD makamları ile Türk yetkililer arasında yürütülen adli süreç kapsamında, iade prosedürünün mahkemenin vereceği karar doğrultusunda ilerlemesi bekleniyor.

ABD'li yetkililer, Türkiye Adalet Bakanlığı tarafından Altaş'ın ülkesine iadesine ilişkin yoğun baskı sonucunda şimdiye kadar görülmemiş hızda bir iade sürecinin başlayacağı değerlendirmesinde bulundu.


ABD'de farklı suçlamalarla da yargılanıyor



Altaş'ın ABD'de farklı suçlamalarla da yargılandığı ortaya çıktı. Altaş'ın 1 Aralık 2025'te ABD'de gözaltına alındığı ve hakkında "tutuklamaya direnme", "sahte kimlik kullanma", "kasten fiziksel yaralanmaya yol açma", "devletin işleyişini engelleme" ve "ikinci derecede fiziksel temasla taciz" suçlamalarıyla dava açıldığı öğrenildi.
Söz konusu suçlamalara ilişkin davanın da New York'ta sürdüğü, Altaş'ın bu kapsamda 10 Haziran 2026 tarihinde ayrı bir duruşmaya daha çıkacağı kaydedildi.


Gülistan Doku dosyası



Gülistan Doku soruşturma kapsamında daha önce gözaltına alınan 15 şüpheliden 12'si tutuklanmış, 3 kişi hakkında ise adli kontrol kararı verilmişti. Soruşturma çerçevesinde firari durumda bulunan Umut Altaş hakkında Interpol nezdinde kırmızı bülten çıkarılmıştı.

CHP'li belediye başkanı 'irtikap'tan tutuklandı


 
 
CHP'den 2024'teki yerel seçimleri kazanan Akçakoca Belediye Başkanı Fikret Albayrak, "irtikap" suçundan tutuklandı.

23.05.2026 14:24:00 / Güncelleme: 23.05.2026 14:35:11
AA
CHP'li belediye başkanı 'irtikap'tan tutuklandı
CHP'li belediye başkanı 'irtikap'tan tutuklandı

Çok sayıda müşteki şikayeti üzerine Düzce Cumhuriyet Başsavcılığınca "irtikap" suçundan başlatılan soruşturma kapsamında dün Antalya yolunda gözaltına alınan Akçakoca Belediye Başkanı Fikret Albayrak, "irtikap" suçundan tutuklandı.
Albayrak'ın emniyetteki işlemleri tamamlandı. Adliyeye sevk edilen Albayrak, çıkarıldığı hakimlikçe tutuklandı.

Olayın geçmişi

Müşteki E.Ö, 2023'te ruhsat aldığı inşaatı devam eden taşınmazının iskan işlerinin tamamlanması için kendisine babası H.Ö. aracılığıyla ulaşarak 2.5 milyon lira talep eden Albayrak'ın bunun karşılığında çek almayı kabul ettiğini, sonrasında inşaatına kısmi iskan aldığını beyan ederek Düzce Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunmuştu.
Ayrıca H.P'nin de aynı gerekçelerle inşaatının durdurulduğu ve çalışanı F.Ç. aracılığıyla Albayrak'ın kendisinden 1 milyon lira talep ettiğini ancak parayı vermediği için inşaat faaliyetlerinin devamına izin verilmediğine yönelik şikayeti ile benzer nitelikteki çok sayıda şikayet üzerine Düzce Cumhuriyet Başsavcılığınca "irtikap" suçundan soruşturma başlatılmıştı.
Belediye Başkanı Albayrak hakkında gözaltı kararı verilmiş, evinde ve belediye iştirakinde arama yapılmıştı.
Antalya'ya gittiği belirtilen Albayrak, dün Afyonkarahisar'da gözaltına alınarak Düzce'ye getirilmişti.

MİT'ten sınır ötesinde DEAŞ operasyonu

Milli İstihbarat Teşkilatı, sınır ötesinde DEAŞ'a yönelik bir operasyona imza attı. MİT'in Suriye'de Suriye İstihbarat Servisi ile koordineli gerçekleştirdiği operasyon sonucu Kırmızı Bülten ile aranan 10 DEAŞ'lı yakalanarak Türkiye'ye getirildi. MİT ve Emniyet Genel Müdürlüğü TEM Daire Başkanlığı'nın yürüttüğü ortak çalışmalar sonucunda 10 DEAŞ mensubunun 9'u tutuklandı, birinin ise gözaltı süreci uzatıldı

23.05.2026 12:06:00 / Güncelleme: 23.05.2026 12:11:38
İHA
MİT'ten sınır ötesinde DEAŞ operasyonu
MİT'ten sınır ötesinde DEAŞ operasyonu
Yakalananlardan biri Ankara Gar saldırısı ile bağlantılı

MİT'in istihbari çalışmaları sonucunda, Türkiye'den Suriye'ye geçerek DEAŞ terör örgütüne katılan Türk kökenli şahıslar tespit edildi. Yapılan istihbari çalışmalar sonucu bu şahısların DEAŞ bünyesinde faaliyet gösterdiği ortaya çıkarıldı. Ayrıca söz konusu şahısların geçmişte Türkiye'de gerçekleştirilen birçok terör eylemi içerisinde yer aldığı da belirlendi.

Yakalanan DEAŞ'lı 10 teröristten birinin, 109 kişinin hayatını kaybettiği Ankara Garı saldırısının failleri ile bağlantılı olduğu da ortaya çıktı.






Suriye'de sınır ötesi operasyon

MİT, DEAŞ mensubu 10 şahsın Suriye'de olduğunu tespit etmesi üzerine Suriye İstihbarat Servisi ile iletişime geçti. Kurulan koordine sonucu sahada çalışmalar yürütülmeye başlandı. Yürütülen çalışmalar neticesinde şahısların yerleri tespit edildi. Teröristlerin hareketleri adım adım izlendi.









Düzenlenen operasyon ile DEAŞ'lı 10 terörist Suriye'de yakalanarak Türkiye'ye getirildi. MİT ve Emniyet Genel Müdürlüğü TEM Daire Başkanlığı'nın yürüttüğü ortak çalışmalar sonucunda 9 DEAŞ mensubu sorgularının ardından çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı, birinin ise gözaltı süreci uzatıldı.








DEAŞ'lı 10 terörist Emniyet'te verdikleri ifadelerinde;
- DEAŞ tarafından verilen eylem talimatlarına,
- DEAŞ bünyesinde aldıkları silahlı ve dini eğitimlere,
- DEAŞ adına gerçekleştirdikleri propaganda faaliyetlerine,
ilişkin hususları aktardı.








DEAŞ bünyesinde faaliyet yürüten 10 şahısların Kırmızı Bülten ile aranan şahıslar:

DEAŞ'ın Türkiye'den Sorumlu İstihbarat sözde emiri Ali Bora; 2014'te DEAŞ'a katılmak amacıyla Suriye'ye geçti. DEAŞ içerisinde farklı birimlerde görev aldı. Pek çok çatışmaya katıldı. Faruk Ofisi (Türkiye Vilayeti) içerisinde görev aldı. Sözde Türkiye Vilayeti unsurlarınca TSK güçlerine yönelik düzenlenen 3 ayrı eylemin planlayıcıları arasında yer aldı.

2015'te 109 kişinin ölümüyle ve yüzlerce insanın yaralanması ile sonuçlanan Ankara Gar saldırısını düzenleyen DEAŞ'lı teröristlerle irtibatlı olan Ömer Deniz Dündar; 2014'te DEAŞ'a katılmak için Suriye tarafına geçti. DEAŞ içinde farklı birimlerde görev aldı. Pek çok çatışmaya katıldı. DEAŞ'ın Faruk Ofisi (Türkiye Vilayeti) içerisinde görev aldı. DEAŞ'ın 2015'te düzenlediği Ankara Garı saldırısı failleri ile bağlantılı olduğu tespit edildi. Ayrıca, terör örgütünün Türkiye'ye yönelik gerçekleştirdiği birçok saldırı ile de bağlantılı olduğu ortaya çıktı.
2017 yılında Türkiye'de olası eylemlerin önüne geçilmesi için düzenlenen operasyonlar sırasında yakalanan, intihar kemerli 2 saldırganın üzerlerinde yer alan bomba düzeneklerine yönelik yapılan parmak izi tespitinde Ömer Deniz Dündar'ın da parmak izine rastlandı.








Hüseyin Peri; 2014 yılında DEAŞ'a katılmak için Suriye'ye geçti. DEAŞ içerisinde sağlık birimde faaliyet yürüttü. 2015'te PYD/YPG unsurları tarafından yakalanarak cezaevinde kaldı. PYD/YPG ile DEAŞ arasında gerçekleştirilen esir takısında serbest bırakıldı. Serbest bırakılması sonrasında 2019'a kadar DEAŞ'ın sağlık biriminde faaliyetlerine devam etti.

Kadir Gözükara; DEAŞ'a bağlı faaliyet yürüten Dokumacı Grubu lideri Mustafa Dokumacı'nın yönlendirmesi ile 2015'te DEAŞ'a katılmak amacıyla Suriye'ye geçti. Engelli olmasından dolayı DEAŞ içerinde silahlı faaliyetlerde bulunmadı ama Suriye'ye gelen DEAŞ unsurlarının lojistik ihtiyaçlarını karşılamada görev aldı. M. Dokumacı'nın yönlendirmesi ile 2021'e kadar medya faaliyetlerini yürüttü.








Abdullah Çobanoğlu; çatışma bölgelerinde faaliyet göstermek üzere 2016'da Suriye'ye geçti. Suriye alanında selefi/tekfiri görüşü benimseyen gruplar içerisinde silahlı olarak faaliyet gösterdi. Bulunduğu araca yönelik gerçekleştirilen EYP'li saldırıda bacağını kaybetti. 2020'de DEAŞ'a biat ederek Faruk Ofisine bağlı şekilde medya biriminde görev aldı.

Hakkı Yüksek; DEAŞ'a katılmak için 2016'da Suriye'ye geçiş yaptı. DEAŞ içerisinde silahlı olarak faaliyetlere ve çatışmalara katıldı. DEAŞ'ın kontrol sahasını kaybetmesi üzerine örgütün hücre yapılanması içerisinde faaliyetlerini sürdürdü. Bir dönem Faruk Ofisi (Türkiye Vilayeti) içerisinde faaliyetlerine devam etti. DOKUMACI Grubu lideri Mustafa Dokumacı'nın yardımcılığını yaptı, özel işlerini dahi yürüttü.


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.