HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 05 ARALIK 2021, PAZAR

Aklımızı başımıza getirelim

18.10.2021 00:00:00

Asgari ücret veya minimum ücret, yasal bakımdan işçilere ödenebilecek en düşük seviye olarak tanımlanabilir. İlk defa Yeni Zelanda'da 1894 yılında yürürlüğe giren asgari ücret uygulaması, ardından sırayla 1896 yılında Avustralya'da ve 1912 yılında İngiltere'de uygulanmaya konulmuştur. Çoğu ülke 20. yüzyılın sonuna doğru asgari ücret mevzuatını uygulamaya başlamıştır. 

Asgari ücretin, mevcut piyasa ücret oranının asgari ücretten daha yüksek olduğu işgücü piyasaları üzerinde hiçbir etkisi olmayacağı iddia edilse de; asgari ücret değişiklikleri her zaman hem iktisatçıların hem tüm vatandaşların ilgisini çekmiştir. Asgari ücretin ekonomiye yansımaları her zaman birçok akademik çalışmaya da konu olmuştur. 

TÜİK verilerine göre Türkiye'de 2021 yılı Ağustos ayı itibarı ile 13 milyon 732 bin 736 kişi ücretli çalışan var. Belirlenen asgari ücret bu kişileri direkt etkilediği gibi, memur maaşlarına da yön verir. Asgari ücret aslında ekonomik sistemin çarkıdır. Piyasada aktif dolaşan para miktarını direkt etkiler. Dolayısıyla asgari ücret sadece ücretlileri değil, toplumun her kesimini ilgilendirir. 

ABD eski başkanı Bush'un da seçim propagandaları sırasında kullandığı gibi ücretiler "hızlı harcayan" kesimdir.  

Ne demek hızlı harcayan?

Kazandığı ancak boğazına yani günlük yaşamına yetenler, yani ne kadar kazanırsa o kadar harcayanlar. Ancak paraları kadar yaşayanlar desek abartmış olmayız. 

Başka bir ifade ile Türk-İş verilerine göre açlık sınırının 3.049 TL olduğu düşünülürse; bu gelirin altında geliri oldukları için aç kalanlar. 

Ancak bu rakamın üzerinde geliri varsa; giysi alabilen, ulaşım araçlarını, aksi halde bunların hiçbirini aklına bile getiremeyenler. Öyle ya, asgari ücretin açlık sınırının altında olduğu bir ortamdan başka ne beklenebilir ki!

Yılsonu yaklaşıyor. Yakında 2022 yılı için asgari ücret görüşmeleri başlayacak. Yani yakında yine gündem asgari ücret olacak. Ama esas bizim bu konuyu gündem etme sebebimiz geçen hafta bu yılki Ekonomi Nobel'ini kazananlar açıklandı. Bu yıl ödül "asgari ücretin günlük hayata etkisi" üzerine yaptıkları çalışmalardan dolayı David Card, Joshua Angrist ve Guido Imbens isimli 3 ekonomiste verildi. Bu araştırmacıların dedikleri şu, "asgari ücretlere yapılan zamların istihdam üzerine olumsuz etkisi olmaz."

Ve bu söylem ödül vericiler tarafından "geleneksel akla meydan okumak" olarak tanımlanıyor. Ve bu tezlerini açıklarken "doğal deneylerin" kullanılması konusunda öncülük ettikleri için bu ödüle layık görüldüler. Doğal deneylerde, hükümetlerin aldığı kararların etkisini ölçmek için gerçek hayatta karşılaştığımız durumlar kullanılıyor, irdeleniyor. Yani günlük hayat tüm çıplaklığı ile ortaya konulmaya çalışılıyor. 

Özelikle ünlenen araştırmalarında, New Jersey'de asgari ücretin saatte 4.25 dolardan 5.05 dolara yükselmesiyle 410 fast-food restoranının deneyimlerini analiz etmişler. Vardıkları sonucu; "New Jersey eyaletinde bulunan fast-food restoranlarındaki istihdam üzerinde herhangi bir değişime yol açmadığı görülmüştür" şeklinde belirtmişler.   

Hemen şimdi sizlere sormak isterim. 

Asgari ücret deyince Türkiye'de ilk akla gelen isim kimdir? 

Birçoğunuzun hemen "İş AŞ Haydar BAŞ" diye mırıldandığını duyar gibiyim. Şu an ki asgari ücretin açlık sınırının altında olduğunu hepimiz biliyoruz. Şimdi hep beraber, biraz geriye gidelim ve düşünelim: 

* Prof. Dr. Haydar Baş, hep parti programlarında asgari ücretin altını çizmese idi; 

* Prof. Dr. Haydar Baş, 2015 seçimlerinde "asgari ücret 5.000 TL olmalı" demese idi; 

* Hemen ardından Onu taklit eden siyasilerin de 2015 seçimlerde asgari ücret vaatlerini arka arkaya sıralamaya başlamaları ile seçimde ana gündem asgari ücret olmasa idi, inan edin bu rakamları bile göremezdik.   

Bakınız, daha önce de Prof. Dr. Haydar Baş'a ait olan Milli Ekonomi Modeli'nde bazı cümleleri dillendirenler Nobel Ödülü vb. birçok ödül aldılar. Bu örnekleri burada sıralamak makalemizi çok uzatacağı için bu detayı başka bir makalemize bırakmak istiyorum. 

Şunu çok iyi bilelim, dünya sıra sıra Prof. Dr. Haydar Baş'ın ortaya koyduğu Milli Ekonomi Modeli'nin maddelerini dillendirmeye devam edecek. Modeli kısmi de olsa uygulayan BRICS ülkeleri nasıl ekonomik olarak çok iyi noktalara geldilerse; modele ait cümleleri dillendirenler de ödül alamaya devam edecekler. 

Ne yazık değil mi? Ülkemizin, milletimizin bağrından çıkan bir insan bir "sistem" oluşturuyor. Bu sistemin bir cümlesini söylemek bile Nobel ödülü almak için yetiyor. Ama biz hala bu modeli ülkemizde uygulamıyoruz.

Ve yine şunu çok iyi bilin ki; asgari ücret meselesi bu modelin insanlığa sunduğu imkanlardan sadece birisi. 

Aklın yolu birdir

Prof. Dr. Haydar Baş hocamızın ifadesi ile vakit daha da geçmeden "aklımızı başımıza getirelim." Yoksulluk sınırının üzerinde asgari ücret belirlemeyi esas kabul eden Milli Ekonomi Modeli'ni ve bu modelin tam olarak uygulanabilmesi için BTP Genel Başkanı Hukukçu Hüseyin Baş ve kadrosunu iktidar edelim.

 
Doç Dr. Ali Bestami Kepekçi / diğer yazıları
- Hani %70 ile toplumsal bağışıklık kazanılacak idi! Sorun ne? / 29.11.2021
- Karar sizin / 28.11.2021
- Suçlu vatandaş mı? / 19.11.2021
- Şu renkli harita ne işe yarıyor? / 17.11.2021
- Ne olacak bu işin sonu? / 16.11.2021
- Bilmiyorlar ki söylesinler / 06.11.2021
- Gelin dünya barışı adına, ‘önce insan’ diyelim / 29.10.2021
- Yoksa biz bağımsız değil miyiz? / 28.10.2021
- Beyaz adam kim? / 21.10.2021
- Aklımızı başımıza getirelim / 18.10.2021
- Bu devran hep böyle sürüp gitmez ki! / 08.10.2021
- Sapere Aude! / 07.10.2021
- Sen de haklısın? / 23.09.2021
- Yolunuz, yolumuz açık olsun / 18.06.2021
- Göç uygulamaları şeffaf olmalıdır / 12.06.2021
- Göç ve geçici koruma statüsü / 09.06.2021
- Büyük fotoğraf / 25.05.2021
- Koronavirüs ve toplum bağışıklığı / 10.04.2021
- Covid-19 aşısı bulundu, ama! / 04.04.2021
- Transit göç / 02.04.2021
- Milli göç politikası / 31.03.2021
- Uluslararası ilişkiler ve göçle ilgili temalar / 30.03.2021
- Kimliksiz insan = Köksüz ağaç / 27.03.2021
- Küresel vatandaşlık / 24.03.2021
- Çok kültürlülük ve Mesut Özil / 22.03.2021
- Sadece göç mü ettik? Yoksa… / 19.03.2021
- Dimyata pirince giderken evdeki bulgurdan olmak / 17.03.2021
- Homo economicus / 15.03.2021
- Sonun başlangıcı serbest ticaret anlaşması / 12.03.2021
- Kendi hesabını yapmayanın hesabını başkaları yapar / 10.03.2021
- Açık kapı politikası / 08.03.2021
- 19.yy’daki Balkan Göçleri / 05.03.2021
- Balkanlar'da Türk yerleşimi / 03.03.2021
- Osmanlı Hanedanının göç politikası / 01.03.2021
- Sınırları belirleyen silahlar değil kültürlerdir / 28.02.2021
- Anadolu’ya göçler / 25.02.2021
- İlk göç / 23.02.2021
- Göç nedir? / 19.02.2021
- Covid-19 ve çocuklar / 04.12.2020
- Tek çözüm 14 günlük tam kapanma mı? / 23.11.2020
- Koronavirüs taşıyıcıları yakınımızda mı? / 19.11.2020
- Hüznü umuda dönüştüren Genel Başkan: Hüseyin Baş / 21.10.2020
- Dini Bayram mı? Milli Bayram mı? / 02.09.2020
- Zafer Bayramı ve Milli Siyaset / 01.09.2020
- Altın fiyatlarının yükselmesi neden durdurulamıyor? / 07.08.2020
- Bu bakış açısı vatana millete adanmışlığın ilanıdır / 24.07.2020
- Milli Ruh ve 15 Temmuz / 21.07.2020
- Ayşe teyze, Mehmet efendi başka kapıya! / 10.07.2020
- Artık hayallerine sahip çıkacak bir liderin var / 03.07.2020
- Hareketsizlik neler kaybettirir? / 02.07.2020
- Ayşe teyzeyi, Mehmet efendiyi düşünen var mı? / 24.06.2020
- Devlet, baba olmalıdır / 23.06.2020
- Ekonomideki durgunluğun çözümü MEM’dir -2- / 12.06.2020
- Ekonomideki durgunluğun çözümü MEM’dir -1- / 11.06.2020
- Evlat Atatürk / 20.05.2020
- Türkiye siyasetinde yeni bir dönem / 08.05.2020
- Köpeksiz köyde değneksiz gezenlere duyurulur / 07.05.2020
- Bu maya tutmuştur / 04.05.2020
- Sen ey genç, özlediğim, beklediğim emelsin… / 27.04.2020
- Varız… / 21.04.2020
- Haydar Baş Turnusoldur / 26.03.2020
- Sosyal izolasyon mu, kontrollü yayılma mı? / 19.03.2020
- Orhan Boran ve 14 Mart / 16.03.2020
- Ağlanacak halimize ağlasam mı gülsem mi? / 29.04.2019
- Su kurbağası ile farenin dostluğu / 27.04.2019
- Mustafa Kemal bu toplumun özetidir / 26.04.2019
- Atatürk’ten günümüze değişen sağlık politikaları / 25.04.2019
- Atatürk ve sağlıkta millilik / 24.04.2019
- Aslan, çakal ve merkebin hikâyesi / 05.03.2019
- Kelin ilacı olsa… / 04.03.2019
- Körlerin fil tarifleri / 28.02.2019
- Vatandaşın tercihi bu kez BTP / 27.02.2019
- Şikâyetçi olmaya hakkımız var mı? / 26.02.2019
- Memleket işi gönül işi fakat hangi gönül? / 20.02.2019
- Beraat dağıtmak değil, beraate talip olmak / 19.02.2019
- Vatandaş 31 Mart’tan ne bekliyor? / 07.02.2019
- Yeşil biberli fasulye çorbası / 05.02.2019
- Karpal tünel sendromu / 04.02.2019
- Asparagas haberlerle kalemşorlar işbaşında / 12.08.2018
- Şifa veren ellere zarar vermek / 02.05.2017
- Gelelim Mehmet efendinin derdine / 19.04.2017
- Ya Rabbi bizi dostlarının gönlünden düşürme! / 18.04.2017
- Karganın planı / 13.04.2017
- Her çocuk özeldir / 06.04.2017
- Bir kaşık iki damla yağ / 22.03.2017
- Boğazım düğümlendi karnım ağrıyor! / 09.03.2017
- Hani seninle dosttuk? / 16.02.2017
- Kabağın hikâyesi / 01.02.2017
- Duyduk duymadık demeyin, zenginleşmişiz! / 25.01.2017
- Kapitalizmin çöktüğü tarih / 18.01.2017
- Çok mu şey istiyoruz? / 06.01.2017
- Vatandaşın derdini konuşmaya sıra gelmiyor / 28.12.2016
- Kilis'e yine roket mi düştü? Olsun! / 01.05.2016
- Dün Güneydoğu bugün Kilis yarın tüm Türkiye / 26.04.2016
- Redhack, Reyhanlı ve akla gelen sorular / 25.05.2013
- Gece ile gündüzü nasıl ayırt ederiz? / 11.02.2011
- Milli Ekonomi Modeli'nde hayvancılık / 10.01.2011
- Yankı / 03.01.2011
- Bir kırlangıç öyküsü / 27.09.2010
- Şaban ayında kötülükler kalkar / 16.07.2010
- Bâyezid-i Bistamî Hazretleri (ks) / 16.10.2008
- Paternalizm mi' Sosyal Hukuk Devleti mi' / 05.08.2008

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

18.10.2020, 18.10.2019, 18.10.2018, 18.10.2017, 18.10.2016, 18.10.2015, 18.10.2014, 18.10.2013, 18.10.2012, 18.10.2011, 18.10.2010, 18.10.2009, 18.10.2008, 18.10.2007, 18.10.2006, 18.10.2005, 18.10.2004, 18.10.2003, 18.10.2002


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.