logo
18 HAZİRAN 2026

AKOM'dan İstanbul için uyarı geldi

AKOM, İstanbul genelinde akşam saatlerinden itibaren fırtına ve kuvvetli sağanak uyarısı yaptı

06.08.2025 11:26:00
Anadolu Ajansı
AKOM'dan İstanbul için uyarı geldi
AKOM'dan İstanbul için uyarı geldi

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Afet İşleri Dairesi Afet Koordinasyon Merkezince (AKOM), kent genelinde akşam saatlerinden itibaren fırtına ve kuvvetli sağanak uyarısı yapıldı.

İBB'den yapılan açıklamada, AKOM'un bugün itibarıyla yayımladığı haftalık hava tahmini raporu paylaşıldı.

Buna göre, İstanbul'da bugün sabah saatlerinde 25 derece seviyelerinde seyreden sıcaklığın, öğle saatlerinde 31 dereceye kadar yükselmesi öngörülüyor.

Öğleden sonra beklenen kuzey (poyraz) yönlü rüzgarların saatte 75 kilometre hıza varan fırtına şeklinde eseceği, özellikle akşam saatlerinden itibaren fırtına ile birlikte kent genelinde yerel kuvvetli gök gürültülü sağanak yağışların etkili olacağı tahmin ediliyor.

Sıcaklıkların 29-32 derece aralığında seyrettiği kentte, gök gürültülü sağanak yağışların cuma öğle saatlerine kadar sürmesi öngörülüyor. Sağanağın cumartesi günü etkisini kaybetmesi, önümüzdeki haftanın tekrar açık ve güneşli olması bekleniyor.

Bu akşam etkili olması beklenen fırtına ve cuma gününe kadar görülecek yerel yağışlar nedeniyle vatandaşlardan, ani sel ve su baskınları, ulaşımda aksamalar, çatı uçması, ağaç devrilmesi, deniz ulaşımında aksaklıklara karşı dikkatli olmaları isteniyor.

İstanbul'a su sağlayan barajlardaki doluluk oranı yüzde 51,04 seviyesinde olurken, su miktarı ise 443 milyon metreküp olarak ölçüldü.

Ahmet Türk’ün ‘mağdurum’ çıkışına tokat gibi yanıt!

Gazeteci yazar Rıza Zelyut, DEM Partili Ahmet Türk'ün yaptığı "Geniş topraklarım var ama kimliğim yok, Kürt sorunu benim" açıklamalarına sert bir dille tepki göstererek tarihi açıklamalarda bulundu

17.06.2026 21:15:00
Haber Merkezi
Ahmet Türk’ün ‘mağdurum’ çıkışına tokat gibi yanıt!
Ahmet Türk’ün ‘mağdurum’ çıkışına tokat gibi yanıt!
Gazeteci yazar Rıza Zelyut, DEM Partili Ahmet Türk'ün yaptığı "Geniş topraklarım var ama kimliğim yok, Kürt sorunu benim" açıklamalarına sert bir dille tepki göstererek tarihi açıklamalarda bulundu.

Zelyut, Ahmet Türk'ün ailesinin sahip olduğu Kasr-ı Kanco konağının ve geniş arazilerin geçmişine değinerek Türk'ün "mağduriyet" söylemlerini eleştirdi.

Gazeteci yazar Rıza Zelyut, Kürt siyasetinin önde gelen isimlerinden Ahmet Türk'ün bölgedeki köklü aile geçmişi ve toprak sahipliği üzerinden yaptığı mağduriyet vurgularını hedef aldı. Sosyal medyada ve kamuoyunda geniş yankı uyandıran açıklamasında Zelyut, Ahmet Türk'ün dedesinin ve ailesinin sahip olduğu mülklerin kökenine dair ağır ithamlarda bulundu.

"Geniş arazilere el koydu"



Rıza Zelyut, Ahmet Türk'ün Mardin Derik'te bulunan ünlü Kasr-ı Kanco konağı ve çevresindeki geniş arazilerin iddia edildiği gibi adil yollarla edinilmediğini ileri sürdü.

Türk'e doğrudan seslenen Zelyut, "Ahmet bey! Deden Ermenileri keserek şu an oturduğun Kasr-ı Kanco köşküne ve geniş arazilere el koydu" ifadelerini kullandı.

"Benim gibi türklerden bin kat daha fazla yedin"



Cumhuriyet tarihi boyunca Kürt feodal yapısına ve ağalarına müsamaha gösterildiğini savunan Zelyut, Ahmet Türk'ün buna rağmen mağdur rolü oynamasını eleştirdi. Türkiye'deki sıradan vatandaşların ekonomik durumuna atıfta bulunan yazar, "Cumhuriyet Türkiye'si siz, Kürt derebeylerine bir fiske bile vurmadı. Benim gibi Türklerden bin kat daha fazla yedin Türkiye'yi. Yine de mağduru oynuyorsun. Keşke bütün Türkler senin gibi mağdur olsa…" dedi.

"Altyapıyı Barrack amcanız yapıyor"

Açıklamasının son bölümünde konuyu bölgedeki jeopolitik gelişmelere ve bağımsız devlet iddialarına getiren Zelyut, dış güçlerin bölgedeki planlarına dikkat çekti.

Ahmet Türk'ün siyasi çizgisini eleştiren yazar, "Haaa! Derebeyliğim yetmez ben buralarda devlet kuracağım dersen… Onun da altyapısını Barrack amcanız yapıyor. Biraz sabret, fazla ağlarsan oyun anlaşılır…" sözleriyle ABD'nin bölge politikalarına göndermede bulundu ve uyarılarda bulundu

Yusuf Ziya Gümüşel tahliye edildi

Hiranur Vakfı kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel, yaklaşık 3 yıldır tutuklu bulunduğu cinsel istismar davasında, sağlık sorunları gerekçesiyle adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı

17.06.2026 20:10:00 / Güncelleme: 17.06.2026 20:21:09
Haber Merkezi
Yusuf Ziya Gümüşel tahliye edildi
Yusuf Ziya Gümüşel tahliye edildi
Hiranur Vakfı kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel, yaklaşık 3 yıldır tutuklu bulunduğu cinsel istismar davasında, sağlık sorunları gerekçesiyle adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Kamuoyunda büyük yankı uyandıran ve Yargıtay'ın bozma kararının ardından yeniden görülen davada, mahkeme Gümüşel'in tutukluluk halini sonlandırarak tahliyesine karar verdi.

Türkiye gündemini uzun süre meşgul eden ve Hiranur Vakfı'ndaki çocuk istismarı iddiaları üzerinden yürütülen H.K.G. davasında çok önemli bir son dakika gelişmesi yaşandı. Yerel mahkeme tarafından daha önce hapis cezasına çarptırılan vakıf kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel'in cezaevindeki tutukluluk hali resmen sona erdi.

Sağlık sorunları gerekçe gösterildi



Cezaevinde kaldığı süreçte ciddi sağlık sorunları yaşadığı ve kilosunun 50'ye kadar düştüğü belirtilen Yusuf Ziya Gümüşel'in avukatlarının yaptığı başvurular neticesinde mahkeme yeni bir karar aldı. Mahkeme heyeti, davanın geri kalan kısmında tutuksuz yargılanmak üzere Gümüşel hakkında adli kontrol şartıyla serbest bırakılma kararı verdi.

Ev hapsi ve imza yükümlülüğü uygulanacak



Edinilen ilk bilgilere göre, adli kontrol hükümleri kapsamında Gümüşel'e sağlık durumuna da bağlı olarak evde kalma (ev hapsi) ve belirli günlerde imza atma tedbirleri uygulanacak. Yargılama süreci bu şartlar altında devam edecek.

Davanın geçmişi

Kızı H.K.G.'yi küçük yaşta evlendirerek cinsel istismara iştirak ettiği suçlamasıyla yargılanan Yusuf Ziya Gümüşel, yerel mahkemece önce 18 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırılmış, ardından cezası 19 yıl 9 aya çıkarılmıştı. Yargıtay'ın dosyaya ilişkin bozma kararı vermesinin ardından yargılama süreci yeniden başlamıştı

Açlık grevinin 3. gününde öğretmenlere, polis müdahalesi!

Açlık grevinin 3. gününde Meclis’e yürümek isteyen öğretmenlere polis sert müdahalede bulundu ve çok sayıda eğitimci ters kelepçeyle gözaltına alındı

17.06.2026 14:35:00
Haber Merkezi
Açlık grevinin 3. gününde öğretmenlere, polis müdahalesi!
Açlık grevinin 3. gününde öğretmenlere, polis müdahalesi!
Açlık grevinin 3. gününde Meclis'e yürümek isteyen öğretmenlere polis sert müdahalede bulundu ve çok sayıda eğitimci ters kelepçeyle gözaltına alındı.

Ankara'da taban maaş hakkı, güvencesiz çalışma koşullarının son bulması ve mülakat mağduriyetlerinin giderilmesi talebiyle Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası ve Mülakat Mağduru Öğretmenler Platformu çatısı altında bir araya gelen öğretmenlerin eylemleri kararlılıkla sürüyor.

Taleplerine yanıt alamadıkları için süresiz açlık grevi başlatan öğretmenler, eylemlerinin 3. gününde seslerini duyurmak amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne (TBMM) doğru yürüyüşe geçti.

Meclis önünde barikat ve müdahale

Sendika binası önündeki bekleyişlerinin ardından, siyasi parti ve kitle örgütü temsilcileriyle birlikte TBMM Çankaya Kapısı önünde toplanan öğretmenlerin önü polis ekipleri tarafından kesildi. Basın açıklaması yapılmasına izin verilmeyeceğini belirten emniyet güçleri, öğretmenleri kalkanlarla duvara doğru sıkıştırdı. Yaşanan arbedede öğretmenlerden "Ankara'yı Kerbela'ya çevirdiniz" tepkisi yükseldi.

Çok sayıda gözaltı

Açlık grevi nedeniyle bitkin düştükleri gözlenen öğretmenlere yönelik müdahale sertleşirken, çok sayıda eğitimci ters kelepçe takılarak gözaltı araçlarına bindirildi. Eylemin ilk günlerinden bu yana devam eden polis ablukası ve müdahalelerine rağmen öğretmenler geri adım atmayacaklarını vurguladı.

Görüşme talepleri karşılıksız kaldı

Açlık grevindeki öğretmenlerin idari makamlar ve siyasi parti gruplarıyla temas kurma çabaları ise sonuçsuz kaldı. Muhalefet partileriyle Meclis'te görüşme gerçekleştiren öğretmen heyetinin, AK Parti ve MHP grup başkanvekilliklerinden talep ettiği randevular karşılık bulmadı. Öğretmenler, taleplerini görüşmek üzere Milli Eğitim Komisyonu toplanana kadar Ankara'da ve Türkiye genelinde açlık grevi eylemlerine devam edeceklerini ilan etti.

Marmara Denizi'nde gece saatlerinde 3.6 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem Bilimci Osman Bektaş, 'kendini 1935'ten beri gizliyor' diyerek uyardı

Marmara Denizi'nde gece saatlerinde 3.6 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Depremin ardından değerlendirmelerde bulunan Deprem Bilimci Prof. Dr. Osman Bektaş, sarsıntının Kuzey Anadolu Fayı'nın (KAF) Güney Kolu üzerinde gerçekleştiğini belirterek, bölgede uzun yıllardır biriken gerilime dikkat çekti

17.06.2026 14:00:00
Haber Merkezi
 Marmara Denizi'nde gece saatlerinde 3.6 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem Bilimci Osman Bektaş, 'kendini 1935'ten beri gizliyor' diyerek uyardı
 Marmara Denizi'nde gece saatlerinde 3.6 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem Bilimci Osman Bektaş, 'kendini 1935'ten beri gizliyor' diyerek uyardı
Marmara Denizi'nde gece saatlerinde 3.6 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Depremin ardından değerlendirmelerde bulunan Deprem Bilimci Prof. Dr. Osman Bektaş, sarsıntının Kuzey Anadolu Fayı'nın (KAF) Güney Kolu üzerinde gerçekleştiğini belirterek, bölgede uzun yıllardır biriken gerilime dikkat çekti.
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) verilerine göre, Marmara Denizi'nde gece saatlerinde 3.6 büyüklüğünde deprem meydana geldi.
Bölgede hissedilen sarsıntı kısa süreli paniğe neden olurken, depremin ardından gözler uzmanların değerlendirmelerine çevrildi.

Prof. Dr. Osman Bektaş'tan dikkat çeken değerlendirme
Deprem sonrası sosyal medya hesabından açıklama yapan Prof. Dr. Osman Bektaş, sarsıntının Kuzey Anadolu Fayı'nın (KAF) Güney Kolu üzerinde meydana geldiğini belirtti.
Bektaş, paylaşımında şu ifadeleri kullandı:
"Kendini 1935'ten beri gizleyen KAF'ın Güney Kolunda gelişti. 91 yıllık gerilim birikimi ve 1999 İzmit M7,4 depreminin batıya doğru yaptığı stres transferi birlikte değerlendirildiğinde, Güney kolda enerji birikiminin önemli ölçüde arttığı söylenebilir."

Emniyet şeridinde katliam gibi kazada iddianame hazırlandı

Antalya'nın Korkuteli ilçesinde 3 kişinin yaşamını yitirdiği, 9 kişinin yaralandığı kazaya ilişkin davanın 12'nci duruşmasında savcı, tutuksuz yargılanan sanığın "taksirle ölüme neden olma" suçundan cezalandırılmasını talep etti. Mütalaaya karşı savunma yapan sanık, "Kaza sırasında 4 evladım ve eşim vardı arabanın içinde, çok üzgünüm, keşke böyle bir kaza yaşanmasaydı" dedi

17.06.2026 12:01:00
İHA
Emniyet şeridinde katliam gibi kazada iddianame hazırlandı
Emniyet şeridinde katliam gibi kazada iddianame hazırlandı
Kaza, 16 Haziran 2023 tarihinde Korkuteli-Elmalı yolu Beğiş Yaylası Öküzgözü mevkiinde meydana geldi. Erhan Deniz yönetimindeki 07 YBN 01 plakalı otomobil, emniyet şeridinde bulunan Muharrem Ertör yönetimindeki 07 L 9456 plakalı araca arkadan çarptı. Kazada Muharrem Ertör olay yerinde hayatını kaybetti.






Aynı araçta bulunan Gülten Ertör (59), Berra Türkmen (8), Kübra Türkmen (34), Beyza Türkmen (4), Abdullah Türkmen (34) ile 07 YBN 01 plakalı otomobilin sürücüsü Erhan Deniz ve araçta yolcu olarak bulunan Sudenaz Deniz (13), Dürdane Deniz (8), Veli Deniz (10), Emine Deniz (35) ve Hatice Nur Deniz yaralandı. Durumu ağır olan Gülten Ertör ile torunu Berra Türkmen, sevk edildikleri hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Yaralılar Elmalı Devlet Hastanesi ve Korkuteli Devlet Hastanesi'nde tedavi altına alınırken, yaşamını yitiren Muharrem Ertör'ün cenazesi otopsi işlemleri için Korkuteli Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Tedavisinin ardından otomobil sürücüsü Erhan Deniz, jandarma ekipleri tarafından gözaltına alındı.








Taksirle ölüme neden olma suçundan cezalandırılması talep edildi

Olayın ardından hakkında "taksirle ölüme ve yaralamaya neden olma" suçundan iddianame hazırlanan Erhan Deniz'in yargılanmasına Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi. 12'nci duruşmaya tutuksuz sanık Erhan Deniz, mağdurlar Abdullah Türkmen, Kübra Türkmen, Rasim Ertör ve taraf avukatları katıldı.








Müştekiler sanığın cezalandırılmasını talep ederken, Cumhuriyet savcısı ise sanığın "taksirle ölüme neden olma" suçundan cezalandırılması yönünde mütalaa verdi.

Sanık Erhan Deniz, mütalaaya karşı yaptığı savunmada suçlamaları kabul etmediğini belirterek, "Atılı suçları kabul etmiyorum. Kaza sırasında 4 evladım ve eşim vardı arabanın içinde, çok üzgünüm, keşke böyle bir kaza yaşanmasaydı" ifadelerini kullandı.








Mahkeme heyeti, dosyadaki eksik hususların giderilmesi için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.






CHP'de Özgür Özel yönetimi, olağanüstü kurultay için toplanan 900'e yakın delege imzası CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na iletildi

CHP'de Özgür Özel yönetimi, olağanüstü kurultay için toplanan 900'e yakın delege imzası, bugün CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na iletildi

17.06.2026 11:16:00 / Güncelleme: 17.06.2026 12:21:41
Haber Merkezi
 CHP'de Özgür Özel yönetimi, olağanüstü kurultay için toplanan 900'e yakın delege imzası CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na iletildi
 CHP'de Özgür Özel yönetimi, olağanüstü kurultay için toplanan 900'e yakın delege imzası CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na iletildi
CHP'de Özgür Özel yönetimi, olağanüstü kurultay için toplanan 900'e yakın delege imzası, bugün CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na iletildi. Genel Merkez kaynaklarının verdiği bilgiye göre "Mutlak butlan kararı nedeniyle olağanüstü kurultay toplanamaz" tutumunu sürdüren Kılıçdaroğlu, bu talebi işleme koymayacak.

Kılıçdaroğlu yönetiminin, Özel'in bu hamlesine karşı olağan kurultay takvimini açıklayarak yanıt vereceği belirtiliyor.

CHP'de mutlak butlan kararının ardından başlayan yönetim krizinde yeni bir aşamaya geçiliyor.

Özel yönetimi, 1 Haziran'dan itibaren noter aracılığıyla delegelerden toplanan ıslak imzalı olağanüstü kurultay talebini resmen Genel Merkez'e iletecek.

CHP'nin yaklaşık 1200 dolayında seçilmiş delegesinden mahkeme kararıyla görevine son verilen 196 İstanbul delegesinden ise imza alınmadı.

CHP tüzüğüne göre delegelerin salt çoğunluğunun imzalı talebi üzerine genel başkanın 45 gün içinde partiyi olağanüstü kurultaya götürmesi gerekiyor.

Ancak Kılıçdaroğlu yönetimi, istinaf mahkemesinin mutlak butlan kararı nedeniyle, delegelerin iradesinin sakatlandığını, bu nedenle de olağanüstü kurultayın yapılamayacağını savunuyor.

Süreç nasıl işleyecek?
Özel yönetimi, delegelerden toplanan imzaları hem elden hem de noter aracılığıyla Genel Merkez'e iletecek.

Özel'in yakın kurmaylarının verdiği bilgiye göre Kılıçdaroğlu, tüzükte öngörülen bir haftalık süre içinde olağanüstü kurultay çağrısına yanıt vermek zorunda.

Bu talebin yerine getirilmemesi durumunda, Özel yönetimi sulh hukuk mahkemesine başvuracak.

Aynı kaynaklara göre mahkemenin bu başvuruyu 15 gün içinde karara bağlaması gerekiyor.

Mahkemenin bu talebi reddetmesi ihtimali bulunurken başvurunun kabul edilmesi halinde, partiyi olağanüstü kurultaya götürmek üzere bir çağrı heyeti atanması mümkün.

İzmir'de CHP'li Seferihisar Belediyesi'ne 'rüşvet' iddiasıyla başlatılan soruşturma kapsamında, şafak operasyonu düzenlendi

İzmir'de CHP'li Seferihisar Belediyesi'ne 'rüşvet' iddiasıyla başlatılan soruşturma kapsamında, şafak operasyonu düzenlendi

17.06.2026 11:14:00
Haber Merkezi
 İzmir'de CHP'li Seferihisar Belediyesi'ne 'rüşvet' iddiasıyla başlatılan soruşturma kapsamında, şafak operasyonu düzenlendi
 İzmir'de CHP'li Seferihisar Belediyesi'ne 'rüşvet' iddiasıyla başlatılan soruşturma kapsamında, şafak operasyonu düzenlendi
İzmir'de CHP'li Seferihisar Belediyesi'ne 'rüşvet' iddiasıyla başlatılan soruşturma kapsamında, şafak operasyonu düzenlendi.

Operasyonda, aralarında başkan yardımcısının da bulunduğu altı kişi gözaltına alındı.

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan yapılan açıklamada, belediye ile bağlantılı bazı kişi ve kuruluşların "inşaat ve imar süreçlerine ilişkin işlemler karşılığında menfaat temin ettiklerine yönelik bulgulara ulaşıldığı" belirtildi.

Savcılık yaklaşık 6 milyon TL tutarında rüşvet alışverişi gerçekleştiğine dair deliller olduğunu söyledi.

31 Mart 2024 yerel seçimlerinden sonra aralarında İstanbul, Adana, Bursa ve Antalya'nın da bulunduğu 30'dan fazla il ve ilçede belediye başkanları tutuklandı veya görevden uzaklaştırıldı. Bazılarının yerine kayyum atandı.

El değiştiren belediyelerin büyük çoğunluğu CHP yönetimindeydi.

Uyuşturucu baskınında baro başkanı ve 11 avukat gözaltına alındı

Denizli'de Jandarma Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince düzenlenen operasyonda, Baro Başkanı Ufuk Kök'ün de aralarında bulunduğu 12 avukat gözaltına alındı

17.06.2026 10:39:00
İhlas Haber Ajansı
Uyuşturucu baskınında baro başkanı ve 11 avukat gözaltına alındı
Uyuşturucu baskınında baro başkanı ve 11 avukat gözaltına alındı
Denizli'de Jandarma Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince düzenlenen operasyonda, Baro Başkanı Ufuk Kök'ün de aralarında bulunduğu 12 avukat gözaltına alındı.

Edinilen bilgilere göre, Denizli İl Jandarma Komutanlığı Jandarma Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında Pamukkale ve Merkezefendi ilçelerinde belirlenen adreslere operasyon düzenledi.

Operasyonda Denizli Barosu Başkanı Ufuk Kök'ün de aralarında olduğu 12 avukat gözaltına alınarak, hassas burunlu köpekler ile Denizli Barosu ile avukatların ev ve iş yerlerinde arama yapıldı.

Gözaltına alınan avukatların ifade işlemlerine başlanacağı öğrenildi.

Can Holding soruşturmasında tahliyeler devam ediyor

Can Holding soruşturması kapsamında yaklaşık 8 aydır cezaevinde bulunan eski İstanbul Bilgi Üniversitesi Rektörü ve Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Derneği Başkanı Prof. Dr. Remzi Sanver hakkında tahliye kararı verildi

16.06.2026 21:03:00
Haber Merkezi
Can Holding soruşturmasında tahliyeler devam ediyor
Can Holding soruşturmasında tahliyeler devam ediyor
Can Holding soruşturması kapsamında yaklaşık 8 aydır cezaevinde bulunan eski İstanbul Bilgi Üniversitesi Rektörü ve Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Derneği Başkanı Prof. Dr. Remzi Sanver hakkında tahliye kararı verildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ve kamuoyunda geniş yankı uyandıran soruşturmada flaş bir gelişme yaşandı. Mahkeme, dosyaya ilişkin yaptığı inceleme neticesinde tutuklu bulunan Sanver'in serbest bırakılmasına hükmetti

Soruşturmanın Çıkış Noktası ve Suçlamalar



Operasyon, Can Holding ve iştiraki olan şirketlerin finansal hareketlerinin mercek altına alınmasıyla başladı.

Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin yaptığı incelemelerde, holding üzerinden kaynağı belirsiz milyarlarca liralık bir para trafiği tespit edildi.

Soruşturma dosyasında şüphelilere yöneltilen ana suçlamalar "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "nitelikli dolandırıcılık" ve "suçtan elde edilen malvarlığı değerlerini aklama" (kara para aklama) olarak kayıtlara geçti.

Remzi Sanver'in Dosyadaki Konumu

Ekim 2025'te düzenlenen ikinci dalga operasyonunda gözaltına alınan Prof. Dr. Remzi Sanver, holdingin mali yapısı ve transfer edilen bazı fonların yönetimiyle ilişkilendirildi.

Savcılık sorgusunun ardından sevk edildiği nöbetçi sulh ceza hakimliği tarafından, suç örgütüne üye olma ve kara para aklama suçlamalarına yönelik "kuvvetli suç şüphesi" gerekçesiyle tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Sanver, savunmalarında holdingin hukuka aykırı ticari faaliyetleriyle bir bağının bulunmadığını ve akademik/sivil toplum çalışmalarından ötürü hedef alındığını öne sürdü.

Mason Locası'nda Yaşanan Kayyum Süreci

Remzi Sanver'in tutuklanması, başında bulunduğu Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Derneği'nde (Mason Locası) yönetim krizine neden oldu.

"Büyük Üstad" unvanına sahip olan Sanver'in cezaevine girmesiyle dernek yönetimi fiilen işlevsiz kaldı.

Dernek tüzüğüne göre yapılması gereken olağanüstü genel kurul yasal süresi içinde toplanamayınca, İstanbul İl Sivil Toplumla İlişkiler Müdürlüğü'nün başvurusu üzerine mahkeme kararıyla dernek yönetimine geçici kayyum heyeti atandı. Bu durum, Türkiye'deki masonluk tarihi açısından bir ilk olması sebebiyle kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.

Tahliye Kararının Gerekçesi

Yaklaşık 8 aydır tutuklu bulunan Remzi Sanver hakkında verilen tahliye kararı, dosya üzerindeki rutin tutukluluk incelemesi sırasında alındı.

Mahkeme; Sanver'in delilleri karartma şüphesinin ortadan kalkması, sabit ikametgah sahibi olması, savunmasının alınmış olması ve tutuklulukta geçirilen süreyi göz önünde bulundurarak adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına hükmetti.

Kritik tahliyeler



Can Holding soruşturmasında tahliye edilen veya adli kontrolle serbest bırakılan en kritik isimler:

Eski Rektör ve Mason Locası Başkanı Prof. Dr. Remzi Sanver yaklaşık 8 ay sonra adli kontrol şartıyla tamamen serbest bırakıldı.

Can Holding Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Can cezaevinden tahliye edilerek ev hapsi cezası verildi.

Can Yayın Holding Eski Başkanı Mehmet Kenan Tekdağ, cezaevinden tahliye edilerek ev hapsi ve yurt dışı çıkış yasağı konuldu.

Holding Ortakları Mehmet Şakir Can ve Murat Can firariyken teslim oldular; cezaevine girmeden doğrudan ev hapsi şartıyla serbest bırakıldılar.

Hava sahamız yine emanet!

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), NATO’nun Daimi Savunma Planı kapsamında İtalya’ya ait bir adet SAMP-T Hava Savunma Sistemi’nin Konya’daki 3’üncü Ana Jet Üs Komutanlığı’na konuşlandırılacağını açıkladı

16.06.2026 20:10:00
Haber Merkezi
Hava sahamız yine emanet!
Hava sahamız yine emanet!
Milli Savunma Bakanlığı (MSB), NATO'nun Daimi Savunma Planı kapsamında İtalya'ya ait bir adet SAMP-T Hava Savunma Sistemi'nin Konya'daki 3'üncü Ana Jet Üs Komutanlığı'na konuşlandırılacağını açıkladı.

Bakanlık kaynaklarından edinilen bilgiye göre, bölgedeki artan hava ve füze tehditlerine karşı ittifakın güney kanadını güçlendirmek amacıyla bu stratejik adım atıldı.

Geçtiğimiz günlerde Almanya'nın Malatya'ya Patriot bataryası konuşlandıracağı yönündeki duyurunun ardından gelen bu yeni karar, Türkiye'nin hava sahası güvenliğinde çok katmanlı ve kesintisiz bir koruma kalkanı oluşturulmasını hedefliyor.



Askeri uzmanlar, Konya 3'üncü Ana Jet Üs Komutanlığı'nın seçilmesinin tesadüf olmadığını belirtiyor. NATO'ya ait AWACS erken uyarı uçaklarına ev sahipliği yapan ve uluslararası Anadolu Kartalı gibi dev tatbikatların merkezi olan bu stratejik üs, coğrafi konumu sayesinde güney sınırlarından gelebilecek olası balistik füze, seyir füzesi ve insansız hava aracı (İHA) tehditlerine karşı derinlemesine bir savunma imkanı sunacak.



Fransız-İtalyan ortaklığıyla geliştirilen ve Aster 30 füzelerini kullanan SAMP-T sistemi, 360 derece atış yeteneği ve yüksek hareket kabiliyetiyle öne çıkıyor.

Türkiye'nin, kendi yerli ve milli uzun menzilli hava savunma sistemi SİPER'i sahada tamamen yaygınlaştırana kadar, müttefik ülkelerin bataryaları vasıtasıyla geçici koruma sağlamaya devam edeceği öğrenildi.

İtalya'ya ait sistemin önümüzdeki günlerde intikal işlemlerinin tamamlanarak Konya'da aktif hale getirilmesi bekleniyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.