logo
02 MART 2026


'Ali bedenimdir, ben Ali'denim'

Hz. Ali, "Ali, dünya ve ahirette kardeşimdir", "Ali, bilgimin hurcudur", "Ali bedenimdir, ben Ali'denim; benim eda edeceğim şeyi ancak ben eda ederim, Ali eda eder", "Ya Ali, benim cesedimi sen yıkayacaksın, borcumu sen ödeyeceksin" hadis-i şerifleriyle övülen, Resûlullah'ın en yakınıdır.

13.02.2016 00:00:00
 Abdülbaki Gölpınarlı Emirü'l-Mü'minin Ali isimli eserinde şöyle yazıyor:
"O, bir deryadır ki ucu-bucağı yok; O, bir güneştir ki zevali, gurubu yok. Hz. Muhammed sallallahü aleyhi ve alihi ve sellem, "âlemlere rahmet olarak gönderilmiştir." Bütün insanlara müjdeci ve korkutucu olarak irsal edilmiştir. Peygamberlik, O'nunla hatmolmuştur. Allah'ın ve O'nun hükmüne karşı erkek, kadın, hiçbir mü'min, dilediğini yapamaz. O'nun getirdiğine uymakla nehyettiğini yapmakla memurdur iman edenler. En güzel örnek, O'nun yoludur. Ümmetine çok düşkün, inananları pek esirgeyici olan, pek acıyan Peygamber (s.a.a.) buyuruyor ki: "Allah, gerçekten bana dört kişiyi sevmemi emretti ve onları gerçekten de sevdiğini haber verdi: Ali onlardandır; öbürleri Ebu Zerr, Mikdad ve Selman'dır." (Camiu's-Sağir; 1, s.57).
Bu üç er Hz. Peygamber'in vefatlarından sonra, Gadir-i Hum'daki tebliği unutmayan, oradaki biatı hatırdan çıkarmayan, Hz. Ali'nin Kur'an'la, Kur'an'ın da Hz. Ali ile olduğuna (Camiu's-Sağir; 1,55) inanmış olan kişilerdir; Resûlullah'ın (s.a.a), kendilerine halef ve halife olarak bıraktıkları iki sağlam kudret ipine, değer biçilemez iki esasa, Kur'an'a ve Ehl-i Beyt'e yapışan, onlardan hiç ayrılmayan erlerdir.
"Allah Ammar'ı, başının üstünden ayaklarının altına dek imanla doldurmuştur; iman, onun etine, kanına karışmıştır! Hak nerdeyse, o, ancak ordadır; ateş, onun azasından hiçbir cüzü yakamaz" hadis-i şerifiyle, 16. sure-i celilenin 106. ayet-i kerimesinin, hakkında nazil olduğu bildirilen, "Ammar'a iki iş gösterilse, onların en doğrusunu seçer" ve "Ammar'ı asi bir toplum katleder", "Yazık Ammar'a; onu asi, azgın bir toplum katleder; Ammar, onları cennete çağırır; onlarsa onu ateşe çağırırlar" hadis-i şerifleriyle şanı yüceltilen, İslam'ın ilk şehit erkeğiyle kadınının oğlu olan, "Ammar'ı öldüren, libasını soyan cehennemdedir" hadis-i şerifiyle onu katledenin, katline muin (yardımcı) olanın, şehadetine sevinenin sonuçları izhar edilen Yasir oğlu Ammar, bu üç kişinin dördüncüsüdür. (Camiu's-Sağir, c.2, s.55, 67, 185). Ve bu dört kişi, İslam'da Erkan-ı Erbaa'dır, sonradan bunlara katılanlarla bunlar, "Ya Ali, sen ve Şian, havuz kıyısından bana kavuşursunuz" (Künuzü'l-Hakâik; c.2, s.206), "Ali'nin Şiasıdır kurtulanlar, muradlarına erenler" (Künuzü'l-Hakâik; c.2, s.94) hadisleriyle övülenlerdir.
Ebu Tâlib oğlu Ali (a.s), Hz. Peygamberin (s.a.a.), "Ben kimin velisi, veliyy-i emri isem, artık Ali de onun velisidir, veliyy-i emridir" (Künuzü'l-Hakâik; c.2, s.166), "Ben kimin mevlasıysam, artık Ali de onun mevlasıdır" (Camiu's-Sağir, c.2, s.55), "Ben ve Ali, Allah'ın kullarına Allah'ın hüccetiyiz" (Künuzü'l-Hakâik; c.1, s.101), "Ali hayır ve ihsan ehlinin, itaat ve takva erbabının imamıdır; kötü kişilerin katilidir, ona yardım eden, yardıma nail olur; onu horlayan, horlanmıştır" (Camiü's-Sağir; c.2, s.55), "Ben, kimin mevlasıysam, Ebu Tâlib oğlu Ali, onun mevlasıdır" (Camiü's-Sağir, c.2, 55; Künuzü'l-Hakâik, c2, s. 116), "Ali, bana nisbetle, Musa'ya Harun menzilesindedir; ancak benden sonra Peygamber yok" hadis-i şerifleriyle kadri, makamı, derecesi, ümmete bildirilen zattır. "Ben hikmetin eviyim, Ali onun kapısı" (Camiu's-Sağir, c.1, s.90), "Ben ilmin şehriyim, Ali onun kapısı; ilmi dileyen, kapıya gelsin" (Camiu's-Sağir, c.1, s.90; Künuzü'l-Hakâik; c.1, s.111) hadis-i şerifleriyle peygamberlerin hateminin ve hatiminin hikmetine, ilmine kapıdır. "Ali, dünya ve ahirette kardeşimdir", "Ali, bilgimin hurcudur", "Ali bedenimdir, ben Ali'denim; benim eda edeceğim şeyi ancak ben eda ederim, Ali eda eder" (Camiu's-Sağir, c.2, s.55), "Ya Ali, benim cesedimi sen yıkayacaksın, borcumu sen ödeyeceksin" (Camiu's-Sağir, c.2, s.55; Künuzü'l-Hakâkik, 206) hadis-i şerifleriyle, Resûlullah'ın en yakınıdır. "Ali'yi anmak ibadettir" (Camiu's-Sağir, c.l, s.16), "Ali, insanların hayırlısıdır; kim bunda şüphe ettiyse kâfirdir" (Künuzü'l-Hakâik; c.2, s.116), "Ali, cehennemin taksimcisidir" (Künuzü'l-Hakâik c.2, s.116) hadisleri, O'nun Allah ve Resûlullah katında derecesini izhar eder.

'Valiye şemsiye var, gazilere yok' haberine takipsizlik kararı

Iğdır'da 19 Eylül 2025'te düzenlenen Gaziler Günü törenine ilişkin yayımlanan "Valiye şemsiye var, gazilere yok" başlıklı haber sonrası başlatılan soruşturmada, Cumhuriyet Başsavcılığı suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi

02.03.2026 13:19:00 / Güncelleme: 02.03.2026 13:22:20
İHA
'Valiye şemsiye var, gazilere yok' haberine takipsizlik kararı
'Valiye şemsiye var, gazilere yok' haberine takipsizlik kararı
Iğdır'da 19 Eylül 2025 Gaziler Günü dolayısıyla 100. Yıl Halk Kütüphanesi önünde düzenlenen çelenk sunma töreni sırasında etkili olan yağış kamuoyunda tartışma konusu olmuştu. Yağmur nedeniyle dönemin Iğdır Valisi Ercan Turan'ın alana şemsiye ile çıktığı, gazilerin ise yağmur altında kaldığı görülmüştü. O anlara ilişkin görüntüler İhlas Haber Ajansı (İHA) Iğdır muhabiri Sebahattin Yum tarafından "Valiye şemsiye var, gazilere yok" başlığıyla haber yayımlanmıştı.

Iğdır Valiliği, söz konusu haberin gerçeğe aykırı olduğu iddiasıyla muhabir hakkında suç duyurusunda bulunmuştu. Suç duyurusunda, haberin "sırf halk arasında endişe, korku veya panik ouşturmak saikiyle ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni ve genel sağlığı ile ilgili" olduğu ileri sürülerek Türk Ceza Kanunu'nun 217/A maddesi kapsamında değerlendirilmesi talep etmişti.

Soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla ifadesi alınan Sebahattin Yum, haber içeriğinin doğru olduğunu belirterek suçlamaları kabul etmedi. Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan değerlendirmede, isnat edilen "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçunun oluşabilmesi için gerçeğe aykırı bilginin sırf halk arasında endişe, korku veya panik oluşturma saikiyle ve ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni ya da genel sağlığı ile ilgili olarak paylaşılması gerektiği belirtildi.

Kararda, habere konu edilen olayın ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni veya genel sağlığı ile ilgili olmadığı; ayrıca içeriğin halk arasında endişe, korku veya panik oluşturmaya elverişli bulunmadığı ifade edilerek suçun yasal unsurlarının oluşmadığı kanaatine varıldı. Bu doğrultuda, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 172/1. maddesi uyarınca kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi.

'İki habere de kovuşturmaya yer yok kararı'

Iğdır'ın Aralık ilçesinde, 2015'te Dilucu Sınır Kapısı saldırısında şehit olan polisler anısına yapılan anıtta 9 Eylül 2025'te düzenlenen anma töreni sonrası alanın temizliğiyle ilgili çekilen görüntüler tartışmaya sebep olmuştu. İHA muhabiri Sebahattin Yum, "Şehitler için yapılan anıtta utandıran ihmal" başlığıyla haberi yayımlamış, Iğdır Emniyet Müdürlüğü suç duyurusunda bulunmuştu. Savcılık soruşturmasında, olay yerinde kasten kirletme deliline rastlanmadığı ve haberin kamu düzenini bozacak nitelikte olmadığı tespit edildi. Haber sahte olmayıp basın özgürlüğü kapsamında değerlendirildi. Ayrıca tören alanında alınan parmak izleri görevli personele ait bulunmuş, savcılık ise şüpheliye ilişkin kasten kirletme delili olmadığını açıklamıştı. Böylelikle, Iğdır Valiliği ve Iğdır Emniyet Müdürlüğü'nün İhlas Haber Ajansı (İHA) Iğdır muhabiri Sebahattin Yum, hakkında yaptığı iki suç duyurusuna da kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş oldu.

Trabzon'da istinat duvarı çöktü: 9 katlı bina zarar gördü

Trabzon'un Yomra ilçesinde sabah saatlerinde istinat duvarının çökmesi sonucu 9 katlı yeni bir binanın iki dairesinde hasar meydana geldi

01.03.2026 15:38:00 / Güncelleme: 01.03.2026 15:41:13
İHA
Trabzon'da istinat duvarı çöktü: 9 katlı bina zarar gördü
Trabzon'da istinat duvarı çöktü: 9 katlı bina zarar gördü
Olay, Yomra ilçesine bağlı Sancak Mahallesi Gümüş Sokak'ta meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, yol kenarında bulunan istinat duvarı henüz belirlenemeyen bir nedenle sabah saatlerinde büyük bir gürültüyle çöktü. Çöken duvardan kopan taş ve toprak yığını, bitişiğinde bulunan 9 katlı yeni binanın iki dairesinin duvarını yıktı.



Çökme anında dairede kimsenin olmadığı öğrenilirken, olayda can kaybı ve yaralanma yaşanmadı. Dairede ve bina çevresinde maddi hasar oluştu. İhbar üzerine bölgeye polis, itfaiye ve belediye ekipleri sevk edildi. Ekipler çevrede güvenlik önlemi alırken, binanın taşıyıcı sistemine ilişkin teknik inceleme başlatıldı.



Mahalle sakinlerinden Mustafa Şahin, "Sabah saatlerinde burası koptu. Daha önceden çatlakları vardı, kopmaya meyilliydi. Zarar gören dairelerde kimse yaşamıyordu" dedi. Bina sakinlerinden Fatma Çiçek ise, "Sabah saatlerinde bir ses duydum. Balkona çıktığımda heyelan olduğunu gördüm" ifadelerini kullandı.

İran, Hamaney'in öldüğünü açıkladı



İran devlet televizyonu, İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in ABD-İsrail saldırısında hayatını kaybettiğini duyurdu. Saldırıda Hamaney'in kızı, damadı, torunu ve gelini de hayatını kaybetti.

01.03.2026 07:05:00 / Güncelleme: 01.03.2026 07:28:01
Haber Merkezi/AA
İran, Hamaney'in öldüğünü açıkladı
İran, Hamaney'in öldüğünü açıkladı

İran devlet televizyonu, İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in ABD-İsrail saldırısında hayatını kaybettiğini duyurdu. İran devlet televizyonu, Ali Hamaney'in hayatını kaybettiğini belirterek, "İran İslam devrimi lideri şehadete ulaştı" ifadesini kullandı. İran hükümeti de Hamaney'in hayatını kaybetmesi üzerine 40 günlük ulusal yas ve 7 günlük resmi tatil ilan etti.

ABD ve İsrail'in ortak düzenlediği saldırılarda İran lideri Ali Hamaney'in kızı, damadı, torunu ve gelininin hayatını kaybettiği açıklandı. İran Devrim Muhafızları Ordusuna yakın Fars Haber Ajansı'nın, Ali Hamaney'in ofisinden bilgi sahibi bir kaynağa dayandırdığı haberinde, ABD-İsrail'in saldırılarında Hamaney'in aile bireylerinden bazılarının hayatını kaybettiği doğrulandı.
İran liderinin evi ve ofisinin bulunduğu alana yapılan ABD-İsrail saldırısında Hamaney'in kızı, damadı, torunu ve gelinlerinden birinin hayatını kaybettiği aktarıldı.

Hamaney 86 yaşındaydı

Ayetullah Ali Hamaney, 19 Nisan 1939'da Meşhed kentinde doğdu.
Meşhed ve Kum kentlerinde dini ilimler eğitimi alan Hamaney, 1962 yılında Kum'da Ayetullah Humeyni'nin Şah'a karşı başlattığı harekete katıldı. Çeşitli aralıklarla tutuklandı ve sürgüne gönderildi. 1978'de İslam Cumhuriyeti Partisi kurucularından olan Hamaney, devrim sonrası Temmuz 1979'da İran İslam Cumhuriyeti Savunma Bakanı Yardımcılığını üstlendi. 24 Kasım 1979'da İslam İnkılabı Muhafızları Ordusu Başkanlığına atanmasının yanı sıra aynı yıl, Tahran Cuma namazı imamlığına atandı. 1980 yılında İmam Humeyni tarafından İran Yüksek Savunma Şurası'na temsilci olarak atandı. Aynı yıl, İran Meclisine Tahran milletvekili olarak seçildi. 27 Haziran 1981 tarihinde Tahran Ebuzer Camisi'nde Halkın Mücahitleri grubunun düzenlediği iddia edilen bombalı saldırısında ağır yaralandı. Ekim 1981'de yapılan seçimlerde devrimden sonra ülkenin 3'üncü Cumhurbaşkanı seçildi.

1985 yılındaki Cumhurbaşkanlığı seçimlerini kazanmasıyla da ikinci kez Cumhurbaşkanı oldu. Humeyni'nin vefatından sonra Hamaney, ülke liderini seçme ve denetlemeyle görevli Uzmanlar Meclisi tarafından Haşimi Rafsancani'nin desteğiyle 1989 yılında ülkedeki en üst makam olan Lider (Rehber) olarak seçildi. Yönetimi boyunca Batı karşıtlığıyla ön plana çıkan Hamaney, Rusya ve Çin ile iyi ilişkiler kurmaya çalıştı. İran'da seçimle işbaşına gelen Cumhurbaşkanı sınırlı yetkilere sahipken, Ali Hamaney'in temsil ettiği liderlik makamı, tüm devlet organlarının üzerinde, sahip olduğu anayasal yetkilerle iç ve dış politika konularında son sözü söyleyen isim oldu.

Cumhurbaşkanı dahil olmak üzere tüm devlet organlarının üzerinde bir otoriteye sahip Rehber, İran Silahlı Kuvvetleri Başkomutanı olarak iç güvenlik ve dış politika konularında da belirleyici rol oynadı. Özellikle son yıllarda, yönetim sorunları ve ekonomik problemlerden kaynaklanan sokak gösterilerinde Hamaney yönetim karşıtı eylemcilerin hedefi oldu.

Halk meydanlarda
 
İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in ABD-İsrail saldırısında öldüğünün ilan edilmesiyle başkent Tahran'daki halk İnkılap Meydanı'nda toplandı.
Meydanda toplanann İranlıların, ellerinde Hamaney'in fotoğraflarını taşıyarak ağıt yaktığı ve gözyaşı döktüğü görüldü. Meşhed'deki İmam Rıza Türbesi'ne de siyah bayrak çekildi.
 
İki önemli komutan da katledildi
 
ABD ve İsrail'in düzenlediği saldırılarda İran Savunma Konseyi Genel Sekreteri ve Ali Hamaney'in danışmanı Tuğamiral Ali Şemhani ile İslam Devrim Muhafızları Ordusu Komutanı Tümgeneral Muhammed Pakpur'un hayatını kaybettiği bildirildi.
 

Aslında ne oldu?


 
 
Son 24 saatteki gelişmelere bakıldığında İran'a saldırıyı İran-ABD müzakerelerini baltalamak için İsrail başlattı. Yahudi kölesi ve kuklası ABD, saldırılara kısmen katılıyor. ABD'de kölelik bitmedi maalesef. 342 milyon nüfuslu ABD'de 6 milyon Yahudi yaşıyor. Bunlar 336 milyon Amerikalıyı, Başkan Trump dahil köleleştirmiş durumda. 336 milyonun hiç bir hakkı da yok. Ne bahşedilirse yetinmek zorundalar. İsrail için ölmek de kölelilğin bir parçası. Eski tarz kölelikten çok daha beter bir kölelik bu. 

01.03.2026 00:47:00 / Güncelleme: 01.03.2026 00:58:04
ÖNDER YILMAZ
 Aslında ne oldu?
 Aslında ne oldu?

27 Şubat'ın son saatlerine ve 28 Şubat'ın ilk saatlerine bakıldığında ABD ile İran arasındaki görüşmeler iyi gidiyordu. Açıklamalar da bunu gösteriyor. Örneğin 28 Şubat'ın ilk saatlerinde görüşmelere arabuluculuk eden Umman Dışişleri Bakanı Bedr bin Hamed el-Busaidi, "barış anlaşmasına" doğru önemli bir ilerleme kaydedildiğini belirterek, zenginleştirilmiş uranyumda "sıfır stoklama" olacağı ve bunun Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı tarafından doğrulanacağını söylemişti. Busaidi, CBS News'ün "Face the Nation" programına verdiği röportajda, "Diplomasiye herhangi bir alternatifin bu sorunu çözeceğini düşünmüyorum" ifadelerini kullanmıştı.
Busaidi, anlaşmaya doğru oldukça önemli bir ilerleme kaydettiklerini belirterek, "Eğer nihai hedef İran'ın sonsuza dek nükleer bombaya sahip olamamasını sağlamaksa, bence bu müzakereler sayesinde bu sorunu çözdük" diye konuşmuştu. Busaidi, ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance ile görüşmesinde de aynı vurguları yapmıştı. 28 Şubat'ta öğle saatlerinde konuşan Umman Dışişleri Bakanı "Hayal kırıklığına uğradım. Aktif ve ciddi müzakereler bir kez daha baltalandı" demek zorunda kaldı. 

İlk saldırı İsrail'den

Müzakereler devam ederken 28 Şubat'ta sabah saatlerinde İsrail, İran'a tam 200 savaş uçağıyla saldırı düzenledi. Akabinde ABD de bu saldırılara katıldığını açıkladı. Ancak ABD Savunma Bakanlığı'ndan ABD'nin saldırılarına ilişkin doğru dürüst açıklama yapılmıyor. Mesela "şurayı vurduk, şu kadar uçak kullandık, şu füzeleri fırlattık" gibi... İsrail Savunma Bakanlığı ise sürekli açıklama yapıyor.

İran ne yaptı?

İran şimdiye kadar çok sayıda ülkeyi hedef aldı. Katar, Kuveyt, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Suriye ve elbette İsrail... Bahreyn'de ABD Donanmasını vurdu. Tel Aviv'deki saldırıda ölenler var. Bahreyn'de yüksek binalar hedef alındı. Dubai'nin merkezi, Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad vuruldu.

Rusya ve Çin ne yapıyor?

Şu ana kadar Rusya ve Çin'den ABD-İsrail saldırısını eleştiren açıklamalar geldi. Putin, Devlet Güvenlik Konseyi'ni topladı. Rusya Dışişleri Bakanlığı, ABD ile İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının uluslararası temel ilkeleri ihlal ettiğini ve saldırıların kabul edilemez olduğunu bildirdi. Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Dmitriy Medvedev, ABD ile İsrail'in İran'a başlattığı saldırıya tepki göstererek, "Barış gücü (ABD), bir kez daha gerçek yüzünü gösterdi" ifadesini kullandı. Çin'den gelen açıklamalar ise cılız...

En çarpıcı açıklama İspanya'dan

İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı yazılı açıklamada, "ABD ve İsrail'in tek taraflı askeri harekatını reddediyoruz. Bu harekat, gerilimi tırmandırıyor ve daha belirsiz ve düşmanca bir uluslararası düzene katkıda bulunuyor. İran rejiminin ve Devrim Muhafızlarının eylemlerini de reddediyoruz. Orta Doğu'da uzun süreli ve yıkıcı bir savaşa daha tahammül edemeyiz" ifadelerini kullandı.

İsrail'den sarsıcı iddia


 
İran lideri Hamaney'in cenazesine ait fotoğrafların Netanyahu'ya gösterildiği iddia edildi. Batı medyasında da bu yönde manşetler atılıyor. İsrail basını, Hamaney'in konutuna 30 bomba atıldığını savundu.
 

28.02.2026 23:30:00 / Güncelleme: 28.02.2026 23:38:08
Haber Merkezi/AA
İsrail'den sarsıcı iddia
İsrail'den sarsıcı iddia

ABD-İsrail saldırılarının hedefinde olan İran lideri Ali Hamaney'in cenazesine ait fotoğrafların İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'ya gösterildiği iddia edildi. İsrail'in Kanal 12 televizyonu, bir İsrailli yetkiliye dayandırdığı haberinde, İran lideri Hamaney'in hayatını kaybettiğini ileri sürdü.

İsrailli yetkilinin İran liderinin İsrail suikastında hayatını kaybettiğini onayladığı öne sürülen haberde, Hamaney'in cenazesinin enkazdan çıkarıldığı ve vücuduna şarapnel isabet ettiği iddia edildi. Haberde, Hamaney'in cenazesine ait fotoğrafların Netanyahu'ya ve güvenlik yetkililerine sunulduğu öne sürüldü.

Netanyahu, akşam saatlerinde yaptığı açıklamada, İran lideri Hamaney'in hayatta olmadığına dair birçok işaret olduğunu iddia ederek saldırılarda yönetimin önemli bazı isimlerinin öldüğünü savunmuştu. İsrail basını, Hamaney'in konutuna 30 bomba atıldığını, saldırıyı düzenleyenin ABD değil, İsrail olduğunu ileri sürmüştü.

Arakçı: Hayattalar

İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi de İran lideri Ayetullah Ali Hamaney ve Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın hayatta olup olmadığı sorusuna, "Evet, benim bildiğim kadarıyla hayattalar. Yargı Başkanı Meclis Başkanı da tüm üst düzey yetkililer de hayatta herkes görevinin başında" cevabını verdi. Amerikan NBC televizyonuna konuşan Erakçi, İran'ın bölgedeki Amerikan üslerine yönelik saldırılarının savunma amaçlı bir önlem olduğunu bölgedeki mevkidaşlarına ilettiğini aktararak, "Onlar bize saldırırken oturup onların saldırılarını izleyemezdik" dedi.

Sahura kalkmayan kaslarından yer!


 
Sahurun metabolizma üzerindeki etkisini değerlendiren Beslenme Uzmanı Hatice Nurseda Hatunoğlu, “Sahur yapılmadığında açlık süresi uzar ve vücut, enerji ihtiyacını karşılamak için protein yıkımını artırabilir. Bu durum, özellikle yeterli protein alınmadığında kas kaybı riskini yükseltir” dedi.
 

28.02.2026 18:45:00
MURAT ÇORBACI
Sahura kalkmayan kaslarından yer!
Sahura kalkmayan kaslarından yer!

Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğr. Gör. Hatice Nurseda Hatunoğlu, sahura kalkmanın önemi konusunu değerlendirdi. Sahurun, gün boyu sürecek uzun açlık dönemine vücudu hazırlayan temel öğün olduğunu vurgulayan Hatunoğlu, "Sahurda alınan protein, posa, sağlıklı yağlar ve yeterli sıvı; kan şekerinin daha dengeli seyretmesine yardımcı olur. Bu sayede gün içinde ani açlık krizleri, halsizlik, baş dönmesi ve dikkat dağınıklığı daha az görülür" dedi.

Sahura kalkılmadığında açlık süresi ciddi şekilde uzar

Sahura kalkmadan oruç tutmanın vücut üzerindeki etkilerine değinen Hatunoğlu, "Sahura kalkılmadığında açlık süresi ciddi şekilde uzar. Bu durum kan şekerinde ani düşmelere, gün içinde çabuk yorulmaya ve konsantrasyon kaybına yol açabilir. Uzun süreli açlık özellikle çalışan bireylerde performans düşüklüğüne neden olabilir" diye konuştu.

Yeterli protein alınmazsa kas kaybı riski artar

Sahurun metabolizma üzerindeki etkisini de değerlendiren Hatunoğlu, "Sahur yapılmadığında açlık süresi uzar ve vücut, enerji ihtiyacını karşılamak için protein yıkımını artırabilir. Bu durum, özellikle yeterli protein alınmadığında kas kaybı riskini yükseltir. Sahurda protein içeren besinlerin yer alması, kas dokusunun korunmasına ve metabolizmanın gün boyunca daha dengeli çalışmasına katkı sağlar" ifadesinde bulundu.

Sadece iftarda su içmek yeterli değil

Sıvı tüketiminin önemine de değinen Hatunoğlu, "Sadece iftarda su içmek, vücudun gün boyu kaybettiği sıvıyı telafi etmek için çoğu zaman yeterli olmaz. Sahurda su tüketmek, gün içinde susuzluğa bağlı baş ağrısı ve halsizlik gibi sorunların önüne geçilmesine yardımcı olur" şeklinde konuştu.

Doğru planlanan sahur mideyi korur

Sahurun mideyi yorduğu yönündeki inanışa da açıklık getiren Hatunoğlu, "Doğru planlanmış bir sahur mideyi yormaz, aksine korur. Yağlı, baharatlı ve aşırı tuzlu besinlerden kaçınıldığında sahur mide asidinin dengelenmesine yardımcı olur. Hafif ama besleyici bir sahur, mideyi uzun açlığa karşı daha dayanıklı hale getirir" dedi.

Sahura kalkamayanlar ne yapmalı?

Sahura kalkamayan kişilerin iftarda daha bilinçli bir beslenme planı uygulaması gerektiğini vurgulayan Hatunoğlu, "Sahura kalkamayan kişilerin iftarda daha dikkatli olması gerekir. İftar çok hızlı yapılmamalı, önce su ve/veya az miktarda bir çorba ile başlanmalıdır. Ana yemekte protein, sebze ve kompleks karbonhidratlara yer verilmelidir. İftardan birkaç saat sonra ise küçük bir ara öğün planlaması yapılabilir. Bu ara öğün, yeterli ve dengeli olursa sahurun eksikliğini telafi etmede yardımcı olabilir" şeklinde sözlerini tamamladı.

İncirlik Hava Üssü'nü görüntüleyen kişiler hakkında re'sen soruşturma

Adana Cumhuriyet Başsavcılığı, Adana'daki İncirlik Hava Üssü'ne ilişkin görüntülerin canlı yayınlandığı tespit ettiklerini ve konuya ilişkin re'sen soruşturma başlatıldığını duyurdu

28.02.2026 18:29:00
İHA
İncirlik Hava Üssü'nü görüntüleyen kişiler hakkında re'sen soruşturma
İncirlik Hava Üssü'nü görüntüleyen kişiler hakkında re'sen soruşturma
Adana'daki İncirlik Hava Üssü'ne ilişkin görüntülerin canlı yayınlandığı tespit edilmesi üzerine, Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2565 sayılı Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri kanunun 7. ve 25/A maddeleri kapsamında re'sen soruşturma başlatıldığı belirtildi. Ayrıca konuya dair iki şüphelinin tespit edildiği ve bu kişilerin gözaltına alındığı duyuruldu.

Adana Cumhuriyet Başsavcılığı, konuya ilişkin şu ifadelere yer verdi:

"Bazı basın yayın organları ve sosyal medya platformlarında, Adana'daki İncirlik Hava Üssü'ne ilişkin görüntülerin canlı yayınlandığı tespit edilmiştir. Askeri tesis ve üslerin konum, güvenlik tertibatı ve fiziki yapısına ilişkin görüntülerin kamuya açık şekilde paylaşılması millî güvenlik açısından risk teşkil etmektedir. Bu kapsamda Adana Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından 2565 sayılı Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri kanunun 7. ve 25/A maddeleri kapsamında re'sen soruşturma başlatılmıştır.

İlgili yayına dair; biri görüntü çekimini gerçekleştiren diğeri ise çekim hususunda talimat veren olmak üzere iki şüpheli tespit edilmiş ve şüpheliler hakkında gözaltı talimatı verilmiştir.

Milli güvenliği ilgilendiren askeri tesis ve güvenlik alanlarına ilişkin görüntü ve bilgilerin yetkisiz şekilde paylaşılması, basın ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyecek nitelikte olup, kamu düzeni ve devlet güvenliği bakımından ciddi sonuçlar doğurabilecek mahiyettedir. Soruşturma titizlikle yürütülmektedir."

İstanbul'da 284 kilo 850 gram uyuşturucu madde ele geçirildi

İstanbul'un Büyükçekmece ilçesinde bu gece düzenlenen operasyonda 284 kilo 850 gram uyuşturucu madde ele geçirildi. 3 kişi gözaltına alındı

28.02.2026 06:03:00 / Güncelleme: 28.02.2026 06:05:59
İHA
İstanbul'da 284 kilo 850 gram uyuşturucu madde ele geçirildi
İstanbul'da 284 kilo 850 gram uyuşturucu madde ele geçirildi
Zehir tacirlerine yönelik çalışmalarını aralıksız sürdüren İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ve İstihbarat Şube Müdürlüğü ekipleri, Büyükçekmece'de nefes kesen bir operasyona imza attı.

Yürütülen soruşturma kapsamında, uyuşturucu madde ticareti suçunun önlenmesi ve şüphelilerin yakalanmasına yönelik akşam saatlerinde gerçekleştirilen çalışmalarda, Büyükçekmece'nin kenar mahallelerinde tespit edilen bir adrese operasyon düzenlendi. Gerçekleştirilen baskında 3 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Adreste yapılan aramalarda 225 kilo 650 gramı sıvı, 59 kilo 200 gramı kristal metamfetamin olmak üzere toplamda 284 kilo 850 gram uyuşturucu madde ele geçirildi.

Uyuşturucuya el konulurken, baskın anında içeride bulunan ve gözaltına alınan 3 şüpheli, sorgulanmak üzere Narkotik Suçlarla Mücadele Şubesi'ne götürüldü. Söz konusu kişilerin, Türk Ceza Kanunun 188'inci maddesince yürütülen tahkikat işlemlerinin sonunda sabah saatlerinde adli makamlara sevk edilecekleri öğrenildi.

Yalova'daki olayla ilgili İddianame hazırlandı

Yalova'nın Çınarcık ilçesinde komşularının saldırısında yaralanan baba ve kucağındaki 14 aylık kızıyla ilgili şüpheli hakkında 36 yıla kadar hapis cezası talebinde bulunuldu

 

27.02.2026 17:03:00
Anadolu Ajansı
Yalova'daki olayla ilgili İddianame hazırlandı
Yalova'daki olayla ilgili İddianame hazırlandı

Yalova Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan iddianame, Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildi.

İddianamede, baba Muhammet Baca'nın ailesiyle Esenköy beldesi Liman Mahallesi'ndeki binaya 9 ay önce taşındıkları, bahse konu apartmanda şüpheli Ş.E'nin ağabeyi S.E'nin de oturduğu ve bu sebeple tarafların birbirlerini tanıdıkları belirtildi.

Ayrıca S.E. ile Muhammet Baca arasında çocukların ses çıkarması, apartmanda yapılan işlemler konusunda tartışmalar yaşanmaya başladığı, bu tartışmalar sonucu tarafların birbirlerini birçok kez şikayet ettikleri aktarıldı.

İddianamede, aileler arası husumetin bulunduğunun ortada olduğu, olayın meydana geldiği tarihte müşteki Muhammet Baca'nın, kızı olan mağdur M.İ.B. ile iftar alışverişi yapmak için aracıyla çarşıya gittiği, alışveriş bitiminde ikametlerinin bulunduğu sokağa gireceği sırada şüphelinin ağabeyi S.E. ile karşılaştığı ve tartışma yaşadıkları ifade edildi.

Ardından baba Baca'nın ikametine gittiği ve jandarmayı arayarak şikayetçi olduğu, olay yerine bir süre sonra jandarma ekiplerinin geldiğine vurgu yapılan iddianamede, şüpheli Ş.E'nin apartman girişinde bulunan çocuk skuter aletini eline alarak kucağında mağdur M.İ.B. olmasına rağmen Muhammet Baca'nın önce omzuna daha sonra da yüzüne vurduğu ilk darbenin mağdur M.İ.B'ye isabet ettiği belirtildi.

Adli Tıp Kurumu raporunda, Muhammet Baca'nın yaralanmasının basit tıbbi müdahaleyle giderilemeyecek nitelikte olduğu, M.İ.B'nin ise yaşamını tehlikeye sokacak ve kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı kaydedildi.

İddianamede skuterin "silahtan sayılabilecek eşya" kapsamında değerlendirildiği, şüphelinin eylemini doğrudan kastla gerçekleştirdiği kanaatine yer verildi.

Şüpheli Ş.E. hakkında, Muhammet Baca'ya yönelik eylemi nedeniyle 3 yıldan 9 yıla, M.İ.B'ye yönelik eylemi nedeniyle ise 9 yıldan 27 yıla kadar hapis cezası talep edildi.

Öte yandan olay sonrası ortaya çıkan güvenlik kamerası görüntülerinde, Muhammet Baca'nın darp öncesinde kızını binaya bıraktığı anların yer aldığı görüldü.

Yalova'nın Çınarcık ilçesinde 20 Şubat'ta baba ve kızının komşusu tarafından darbedildiği öne sürülen olayla ilgili gözaltına alınan Ş.E. tutuklanmıştı. Darbedildiği iddia edilen 14 aylık M.İ.B, Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ndeki tedavisinin ardından taburcu edilmişti. 

Yarısı Bizden için vatandaşlara "riskli yapı" kolaylığı

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, İstanbul'da 31 Aralık'a kadar ev ve iş yerini riskli yapı ilan ettirenlerin Yarısı Bizden kampanyasından faydalanabileceğini bildirdi

27.02.2026 15:14:00
AA
Yarısı Bizden için vatandaşlara "riskli yapı" kolaylığı
Yarısı Bizden için vatandaşlara "riskli yapı" kolaylığı
Bakan Kurum, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada, İstanbul İlinde Yürütülecek Kentsel Dönüşüm Uygulamaları Kapsamında Yapım İçin Yardım Verilmesine İlişkin Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Kararın yürürlüğe girmesine ilişkin Cumhurbaşkanı kararının Resmi Gazetede yayımlandığını bildirdi.

Yarısı Bizden kampanyasının 22 Şubat 2024'te Cumhurbaşkanı kararnamesi ile yürürlüğe girdiğini anımsatan Kurum, kararnamede yapılan değişiklikle, 31 Aralık 2026'da sona erecek kampanya ile ilgili vatandaşların lehine önemli bir düzenleme yapıldığını belirtti.

Bakan Kurum, "Yarısı Bizden kampanyamızla ilgili İstanbulluların uzun süredir beklediği bir adımı hayata geçirdik. 31 Aralık'a kadar ev ve iş yerini riskli yapı ilan ettiren tüm vatandaşlarımız kampanyadan faydalanabilecek. 2025 ve 2026 yılında riskli ilan edilen yapıların tamamı kampanya kapsamına alınacak" bilgisini verdi.

Kurum, değişiklikle, ev ve iş yerini yenilemek isteyenler için riskli yapıların yıkım, ruhsat, kat irtifakı ve hak sahipliği tespiti gibi süreçlerin de zaman aldığı dikkate alınarak hak kaybı yaşamamaları için 31 Aralık 2026'ya kadar riskli yapı ilan edilen tüm bağımsız bölümlerin kampanyadan faydalanmasının önünün açıldığını ifade ederek, "Bu sayede 2025 ve 2026 yıllarında ilan edilen riskli yapıların tamamı Yarısı Bizden kampanyasından faydalanabilecek" dedi.

Yarısı Bizden kampanyası

Kampanyanın bina bazlı dönüşüm desteği kapsamında her bir konut için 875 bin lira hibe, 875 bin lira kredi ve 125 bin lira taşınma desteği veriliyor.

Bu şekilde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının her bir konut için sağladığı 1 milyon 875 bin liralık finansman desteğinden faydalananlar, evlerini yüklenici firmalarla yeniden inşa ettirebiliyor.

İş yerleri için de 437 bin 500 lira hibe, 437 bin 500 lira kredi, 125 bin lira taşınma desteği sunuluyor. Bakanlığın sağladığı 875 bin liralık finansman desteğinden faydalanan vatandaşlar, iş yerlerini yüklenici firmalarla yeniden inşa ettirebiliyor.

Alan bazlı site benzeri büyük dönüşümlerde ise TOKİ veya Emlak Konut inşaatları üstleniyor. Bu modelde her bir hak sahibi için 875 bin liralık hibe desteği ve 125 bin liralık taşınma desteği sağlanıyor. Hibe tutarı bina maliyetinden düşürülüyor, arta kalan borç ise yine uzun vadeli uygun ödeme koşullarıyla taksitlendiriliyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.