Allah Resulünün dilinden Hz. Ali -11-
Senin dostun Benim dostumdur. Ve Benim dostum Allah’ın dostudur
23.05.2026 00:29:00
Haber Merkezi
Haber Merkezi





141- Zeyd b. Ali babalarından, onlar da Hz. Ali'den şöyle nakletmiştir: "Resulüllah'tan Bana on haslet verilmiştir ki, Benden önce kimseye verilmemiş, Benden sonra da kimseye verilmeyecektir.
Resulüllah Bana buyurdu ki, "Ya Ali, Sen, Benim dünyada da kardeşimsin, ahirette de.
Sen kıyamet gününde Bana en yakın duracak kimsesin. Senin ve Benim evim Cennette iki kardeşin evi gibi karşı karşıya olacaktır.
Sensin vasi, Sensin veli, Sensin vezir! Senin düşmanın Benim düşmanımdır. Ve Benim düşmanım Allah'ın düşmanıdır.
Senin dostun Benim dostumdur. Ve Benim dostum Allah'ın dostudur."

142- Ebu Zer Gıfari, Resulüllah'ın şöyle dediğini nakletmiştir: "Her peygamberin bir halili (dostu) vardır. Benim halilim de Ali'dir."
143- İbn-i Abbas, Resulüllah'ın Ali'ye şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Sen, Benim kardeşim ve arkadaşımsın."
144- "Kardeşlerimin içinden en çok sevdiğim Ali b. Ebi Tâlib, amcalarımın içinden en çok sevdiğim Hamza'dır."
145- "Ali, Benim habibimdir."

146- İmam Câfer-i Sâdık'tan rivayet edildiğine göre, Resulüllah, ölümü ile sonuçlanan hastalığında yanındakilere hitaben buyurdu ki:
"Bana 'halilimi' (dostumu) çağırın." (Resulüllah'ın zevcelerinden Hafsa ve Aişe) babalarının peşine adam saldılar.
Resulüllah onları gördüğünde yüzünü çevirdi ve tekrar, "Bana halilimi çağırın" buyurdu.
Ali'yi çağırmak için gittiler. O'nu görür görmez üzerine kapandı ve O'nunla konuşmakla meşgul oldu.
Hz. Ali dışarı çıktığında o iki kişi yanına gelip şöyle dediler: "Halil'in seninle ne konuştu?" Hz. Ali şu cevabı verdi: "Bana bin kapıdan bahsetti ki, her kapı da bin kapıyı açmakta…"

147- Hz. Ümmü Seleme'den şöyle nakledilmiştir: Resulüllah'ın vefatı ile sonuçlanan hastalığında bir ara şöyle buyurdu: "Halilimi Bana çağırın."
Aişe babasının peşine adam gönderdi. Babası geldiğinde Allah Resulü yüzünü kapatıp tekrar, "Bana halilimi çağırın" buyurdu. Ebu Bekir geri döndü.
Bu sefer Hafsa babasının peşine adam saldı. Babası geldiğinde yine Allah Resulü, yüzünü kapatıp, "Bana halilimi çağırın" buyurdu. Ömer de geri döndü.
Hz. Fâtımâ, Ali'nin peşine adam gönderdi. Ali geldiğinde Allah Resulü kalktı ve Hz. Ali içeri girdi. Sonra Resulüllah, O'nu örtüsünün altına aldı."
Hz. Ümmü Seleme şöyle devam etti: "Hz. Ali dedi ki: Resulüllah Bana bin hadis anlattı. Öyle ki Ben de terledim, Resulüllah da. O'nun teri Benim üzerime aktı, Benim terim de O'nun üzerine..."

148- Hz. Aişe'den şöyle nakledilmiştir: "Resulüllah vefatı sırasında benim evimdeyken şöyle buyurdu:
"Habibimi Bana çağırın." Ben Ebu Bekir'i O'nun yanına çağırdım. Resulüllah ona baktı. Başını tekrar yatağa koydu ve yine, "Habibimi çağırın buyurdu" buyurdu.
Ben, "Yazıklar olsun size, Ali b. Ebi Tâlib'i çağırın. Vallahi O, Ali'den başkasını istemiyor" dedim.
Ali'yi görünce üzerindeki örtüyü kaldırıp, Ali'yi onun altına soktu. Vefat edinceye kadar Ali'yi kucaklamış ve ellerini O'na sarmış durumdaydı."
149- Enes b. Mâlik'ten rivayet edildiğine göre, Ümmü Eymen, Allah Resulü'ne kızartılmış bir kuş hediye etmişti. Resulüllah şöyle dua etti:
"Allah'ım yaratıklarının Sana en sevimli olanını Bana ulaştır ki, Benimle birlikte bu kuştan yesin." Ali b. Ebi Tâlib içeri girdi. Resulüllah şöyle dedi: "Allah'ım O'nu Benim yanıma ulaştır."

150- Yine Enes b. Mâlik'ten şöyle nakledilmiştir: Resulüllah'ın yanında bir kuş vardı. Allah Resulü şöyle dua etti: "Allah'ım, yaratıklarının Sana en sevimli olanını Bana ulaştır ki, Benimle birlikte bu kuştan yesin."
Ebu Bekir geldi, onu reddetti. Ömer de geldi. Onu da reddetti. Ali gelince O'na izin verdi.

151- Abdullah b. Ömer'den: Resulüllah'a Ali b. Ebi Tâlib hakkında sorduğumuzda öfkelenerek şöyle buyurdu: "Ne olmuş bazı gruplara? Öyle bir kimsenin hakkında ileri geri konuşuyorlar ki, Allah katında aynı Benim sahip olduğum mertebeye ve Benim sahip olduğum makama sahiptir. Nübüvvet hariç..."
152- Abdullah b. Mesud'dan: Resulüllah'ı gördüm ki, Ali'nin elini elinde tutuyor ve O'nu öpüyordu. Dedim ki, "Size göre Ali'nin yeri nedir?" Şöyle buyurdu: "Ali'nin Benim yanımdaki yeri, Benim, Allah'ın indindeki yerim gibidir."
Resulüllah Bana buyurdu ki, "Ya Ali, Sen, Benim dünyada da kardeşimsin, ahirette de.
Sen kıyamet gününde Bana en yakın duracak kimsesin. Senin ve Benim evim Cennette iki kardeşin evi gibi karşı karşıya olacaktır.
Sensin vasi, Sensin veli, Sensin vezir! Senin düşmanın Benim düşmanımdır. Ve Benim düşmanım Allah'ın düşmanıdır.
Senin dostun Benim dostumdur. Ve Benim dostum Allah'ın dostudur."

142- Ebu Zer Gıfari, Resulüllah'ın şöyle dediğini nakletmiştir: "Her peygamberin bir halili (dostu) vardır. Benim halilim de Ali'dir."
143- İbn-i Abbas, Resulüllah'ın Ali'ye şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Sen, Benim kardeşim ve arkadaşımsın."
144- "Kardeşlerimin içinden en çok sevdiğim Ali b. Ebi Tâlib, amcalarımın içinden en çok sevdiğim Hamza'dır."
145- "Ali, Benim habibimdir."

146- İmam Câfer-i Sâdık'tan rivayet edildiğine göre, Resulüllah, ölümü ile sonuçlanan hastalığında yanındakilere hitaben buyurdu ki:
"Bana 'halilimi' (dostumu) çağırın." (Resulüllah'ın zevcelerinden Hafsa ve Aişe) babalarının peşine adam saldılar.
Resulüllah onları gördüğünde yüzünü çevirdi ve tekrar, "Bana halilimi çağırın" buyurdu.
Ali'yi çağırmak için gittiler. O'nu görür görmez üzerine kapandı ve O'nunla konuşmakla meşgul oldu.
Hz. Ali dışarı çıktığında o iki kişi yanına gelip şöyle dediler: "Halil'in seninle ne konuştu?" Hz. Ali şu cevabı verdi: "Bana bin kapıdan bahsetti ki, her kapı da bin kapıyı açmakta…"

147- Hz. Ümmü Seleme'den şöyle nakledilmiştir: Resulüllah'ın vefatı ile sonuçlanan hastalığında bir ara şöyle buyurdu: "Halilimi Bana çağırın."
Aişe babasının peşine adam gönderdi. Babası geldiğinde Allah Resulü yüzünü kapatıp tekrar, "Bana halilimi çağırın" buyurdu. Ebu Bekir geri döndü.
Bu sefer Hafsa babasının peşine adam saldı. Babası geldiğinde yine Allah Resulü, yüzünü kapatıp, "Bana halilimi çağırın" buyurdu. Ömer de geri döndü.
Hz. Fâtımâ, Ali'nin peşine adam gönderdi. Ali geldiğinde Allah Resulü kalktı ve Hz. Ali içeri girdi. Sonra Resulüllah, O'nu örtüsünün altına aldı."
Hz. Ümmü Seleme şöyle devam etti: "Hz. Ali dedi ki: Resulüllah Bana bin hadis anlattı. Öyle ki Ben de terledim, Resulüllah da. O'nun teri Benim üzerime aktı, Benim terim de O'nun üzerine..."

148- Hz. Aişe'den şöyle nakledilmiştir: "Resulüllah vefatı sırasında benim evimdeyken şöyle buyurdu:
"Habibimi Bana çağırın." Ben Ebu Bekir'i O'nun yanına çağırdım. Resulüllah ona baktı. Başını tekrar yatağa koydu ve yine, "Habibimi çağırın buyurdu" buyurdu.
Ben, "Yazıklar olsun size, Ali b. Ebi Tâlib'i çağırın. Vallahi O, Ali'den başkasını istemiyor" dedim.
Ali'yi görünce üzerindeki örtüyü kaldırıp, Ali'yi onun altına soktu. Vefat edinceye kadar Ali'yi kucaklamış ve ellerini O'na sarmış durumdaydı."
149- Enes b. Mâlik'ten rivayet edildiğine göre, Ümmü Eymen, Allah Resulü'ne kızartılmış bir kuş hediye etmişti. Resulüllah şöyle dua etti:
"Allah'ım yaratıklarının Sana en sevimli olanını Bana ulaştır ki, Benimle birlikte bu kuştan yesin." Ali b. Ebi Tâlib içeri girdi. Resulüllah şöyle dedi: "Allah'ım O'nu Benim yanıma ulaştır."

150- Yine Enes b. Mâlik'ten şöyle nakledilmiştir: Resulüllah'ın yanında bir kuş vardı. Allah Resulü şöyle dua etti: "Allah'ım, yaratıklarının Sana en sevimli olanını Bana ulaştır ki, Benimle birlikte bu kuştan yesin."
Ebu Bekir geldi, onu reddetti. Ömer de geldi. Onu da reddetti. Ali gelince O'na izin verdi.

151- Abdullah b. Ömer'den: Resulüllah'a Ali b. Ebi Tâlib hakkında sorduğumuzda öfkelenerek şöyle buyurdu: "Ne olmuş bazı gruplara? Öyle bir kimsenin hakkında ileri geri konuşuyorlar ki, Allah katında aynı Benim sahip olduğum mertebeye ve Benim sahip olduğum makama sahiptir. Nübüvvet hariç..."
152- Abdullah b. Mesud'dan: Resulüllah'ı gördüm ki, Ali'nin elini elinde tutuyor ve O'nu öpüyordu. Dedim ki, "Size göre Ali'nin yeri nedir?" Şöyle buyurdu: "Ali'nin Benim yanımdaki yeri, Benim, Allah'ın indindeki yerim gibidir."










































































