logo
08 AĞUSTOS 2026

Allah Resulünün dilinden Hz. Ali -11-

Senin dostun Benim dostumdur. Ve Benim dostum Allah’ın dostudur

23.05.2026 00:29:00
Haber Merkezi
 
Allah Resulünün dilinden Hz. Ali -11-
Allah Resulünün dilinden Hz. Ali -11-
141- Zeyd b. Ali babalarından, onlar da Hz. Ali'den şöyle nakletmiştir: "Resulüllah'tan Bana on haslet verilmiştir ki, Benden önce kimseye verilmemiş, Benden sonra da kimseye verilmeyecektir.

Resulüllah Bana buyurdu ki, "Ya Ali, Sen, Benim dünyada da kardeşimsin, ahirette de.

Sen kıyamet gününde Bana en yakın duracak kimsesin. Senin ve Benim evim Cennette iki kardeşin evi gibi karşı karşıya olacaktır.

Sensin vasi, Sensin veli, Sensin vezir! Senin düşmanın Benim düşmanımdır. Ve Benim düşmanım Allah'ın düşmanıdır.

Senin dostun Benim dostumdur. Ve Benim dostum Allah'ın dostudur."







142- Ebu Zer Gıfari, Resulüllah'ın şöyle dediğini nakletmiştir: "Her peygamberin bir halili (dostu) vardır. Benim halilim de Ali'dir."

143- İbn-i Abbas, Resulüllah'ın Ali'ye şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Sen, Benim kardeşim ve arkadaşımsın."

144- "Kardeşlerimin içinden en çok sevdiğim Ali b. Ebi Tâlib, amcalarımın içinden en çok sevdiğim Hamza'dır."

145- "Ali, Benim habibimdir."







146- İmam Câfer-i Sâdık'tan rivayet edildiğine göre, Resulüllah, ölümü ile sonuçlanan hastalığında yanındakilere hitaben buyurdu ki:

"Bana 'halilimi' (dostumu) çağırın." (Resulüllah'ın zevcelerinden Hafsa ve Aişe) babalarının peşine adam saldılar.

Resulüllah onları gördüğünde yüzünü çevirdi ve tekrar, "Bana halilimi çağırın" buyurdu.

Ali'yi çağırmak için gittiler. O'nu görür görmez üzerine kapandı ve O'nunla konuşmakla meşgul oldu.

Hz. Ali dışarı çıktığında o iki kişi yanına gelip şöyle dediler: "Halil'in seninle ne konuştu?" Hz. Ali şu cevabı verdi: "Bana bin kapıdan bahsetti ki, her kapı da bin kapıyı açmakta…"







147- Hz. Ümmü Seleme'den şöyle nakledilmiştir: Resulüllah'ın vefatı ile sonuçlanan hastalığında bir ara şöyle buyurdu: "Halilimi Bana çağırın."

Aişe babasının peşine adam gönderdi. Babası geldiğinde Allah Resulü yüzünü kapatıp tekrar, "Bana halilimi çağırın" buyurdu. Ebu Bekir geri döndü.

Bu sefer Hafsa babasının peşine adam saldı. Babası geldiğinde yine Allah Resulü, yüzünü kapatıp, "Bana halilimi çağırın" buyurdu. Ömer de geri döndü.

Hz. Fâtımâ, Ali'nin peşine adam gönderdi. Ali geldiğinde Allah Resulü kalktı ve Hz. Ali içeri girdi. Sonra Resulüllah, O'nu örtüsünün altına aldı."

Hz. Ümmü Seleme şöyle devam etti: "Hz. Ali dedi ki: Resulüllah Bana bin hadis anlattı. Öyle ki Ben de terledim, Resulüllah da. O'nun teri Benim üzerime aktı, Benim terim de O'nun üzerine..."  







148- Hz. Aişe'den şöyle nakledilmiştir: "Resulüllah vefatı sırasında benim evimdeyken şöyle buyurdu:

"Habibimi Bana çağırın." Ben Ebu Bekir'i O'nun yanına çağırdım. Resulüllah ona baktı. Başını tekrar yatağa koydu ve yine, "Habibimi çağırın buyurdu" buyurdu.

Ben, "Yazıklar olsun size, Ali b. Ebi Tâlib'i çağırın. Vallahi O, Ali'den başkasını istemiyor" dedim.

Ali'yi görünce üzerindeki örtüyü kaldırıp, Ali'yi onun altına soktu. Vefat edinceye kadar Ali'yi kucaklamış ve ellerini O'na sarmış durumdaydı."

149- Enes b. Mâlik'ten rivayet edildiğine göre, Ümmü Eymen, Allah Resulü'ne kızartılmış bir kuş hediye etmişti. Resulüllah şöyle dua etti:

"Allah'ım yaratıklarının Sana en sevimli olanını Bana ulaştır ki, Benimle birlikte bu kuştan yesin." Ali b. Ebi Tâlib içeri girdi. Resulüllah şöyle dedi: "Allah'ım O'nu Benim yanıma ulaştır."







150- Yine Enes b. Mâlik'ten şöyle nakledilmiştir: Resulüllah'ın yanında bir kuş vardı. Allah Resulü şöyle dua etti: "Allah'ım, yaratıklarının Sana en sevimli olanını Bana ulaştır ki, Benimle birlikte bu kuştan yesin."

Ebu Bekir geldi, onu reddetti. Ömer de geldi. Onu da reddetti. Ali gelince O'na izin verdi.







151- Abdullah b. Ömer'den: Resulüllah'a Ali b. Ebi Tâlib hakkında sorduğumuzda öfkelenerek şöyle buyurdu: "Ne olmuş bazı gruplara? Öyle bir kimsenin hakkında ileri geri konuşuyorlar ki, Allah katında aynı Benim sahip olduğum mertebeye ve Benim sahip olduğum makama sahiptir. Nübüvvet hariç..."

152- Abdullah b. Mesud'dan: Resulüllah'ı gördüm ki, Ali'nin elini elinde tutuyor ve O'nu öpüyordu. Dedim ki, "Size göre Ali'nin yeri nedir?" Şöyle buyurdu: "Ali'nin Benim yanımdaki yeri, Benim, Allah'ın indindeki yerim gibidir."

Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti

Küresel çapta dev holdinglerin ve siyasi güç merkezlerinin medya sektöründeki hakimiyeti, haberciliğin temel ilkesi olan siyasal tarafsızlığı giderek daha fazla yıpratıyor

08.08.2026 00:18:00
Abdülkadir Gündoğdu
 
Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti
Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti
Küresel çapta dev holdinglerin ve siyasi güç merkezlerinin medya sektöründeki hakimiyeti, haberciliğin temel ilkesi olan siyasal tarafsızlığı giderek daha fazla yıpratıyor.

Medya sahipliğinin birkaç merkezde toplanması, halkın haber alma hakkını ve demokratik çoğulculuğu riske atıyor.

Medya, tarihsel olarak demokrasilerin "dördüncü kuvveti" ve kamuoyunun denetim mekanizması olarak konumlandırılsa da son yıllarda mülkiyet yapılarında yaşanan dönüşüm bu işlevi tartışmalı hale getirdi.

Yayın organlarının bağımsız gazeteciler veya kamu odaklı kurumlar yerine; inşaat, enerji, finans ve savunma gibi farklı sektörlerde faaliyet gösteren büyük sermaye gruplarının eline geçmesi, haber merkezlerindeki yayın çizgisini doğrudan etkiliyor.







Sermaye ilişkileri ve siyasal iklimin habere yansıması

Geleneksel gazetecilik ilkeleri; tarafsızlık, nesnellik ve kamu yararını her türlü çıkarın üzerinde tutmayı gerektirir. Ancak medya organlarının ticari ve siyasi ağlarla örülü mülkiyet yapıları, haberin mutfağında ciddi bir "filtreleme" sürecini beraberinde getiriyor.

Medya sahiplerinin devlet ihalelerine giriyor olması veya kamu düzenlemelerine bağımlı sektörlerde yatırım yapması, yayın organlarının siyasi iktidarlarla ve güç odaklarıyla çatışmaktan kaçınmasına yol açıyor. Bu durum, eleştirel haberciliğin yerini otosansüre ve tek sesliliğe bırakması riskini doğuruyor.







Çapraz sahiplik ve algı yönetimi

Medya sektöründe çapraz sahiplik (aynı sermaye grubunun gazete, televizyon, radyo ve dijital platformların tümüne sahip olması) yayın çeşitliliğini görünürde artırsa da, özünde aynı mesajın farklı kanallardan yinelemesine dayanıyor.

Gündem Belirleme Gücü: Farklı mecralara sahip gruplar, kamuoyunun neyi konuşup neyi konuşmayacağını tek elden yönlendirebiliyor.

Otosansör Mekanizması: Gazeteciler, bağlı bulundukları holdingin ticari veya siyasi çıkarlarıyla çelişen haberleri yapmaktan kaçınmak zorunda kalabiliyor.

Tiraz ve Reyting Kaygısı: Reklam verenlerle ve kamusal fonlarla kurulan ilişkiler, editoryal bağımsızlığın önüne geçebiliyor.







Dijital medya çözüm mü, yeni bir bağımlılık mı?

Geleneksel medyadaki bu tarafsızlık krizine karşı dijital yayıncılık ve bağımsız haber platformları alternatif bir kanal olarak öne çıksa da, dijitalleşme kendi zorluklarını beraberinde getiriyor. Algoritma bağımlılığı, fonlama sorunları ve dev teknoloji şirketlerinin tekelci yapısı, dijital haberciliğin de sürdürülebilirliğini ve tarafsızlığını sınamaktadır.







Uzmanlar, siyasal tarafsızlığın ve haber etiğinin korunabilmesi için şu adımların kritik olduğuna dikkat çekiyor:

Şeffaf Mülkiyet Yapısı: Medya organlarının nihai sahiplerinin ve finansman kaynaklarının kamuoyuna açıkça beyan edilmesi.

Editoryal Bağımsızlık Güvencesi: Yayın sahibi ile haber merkezi arasındaki sınırları koruyan yasal ve kurumsal güvencelerin oluşturulması.

Kamu Yayıncılığının Güçlendirilmesi: Siyasi baskılardan uzak, doğrudan halka hesap veren özerk kamu yayıncılığı modellerinin teşvik edilmesi.

Medya sahipliğinin şeffaflaşmadığı ve editoryal bağımsızlığın teminat altına alınmadığı bir düzende, siyasal tarafsızlık bir ilke olmaktan çıkıp yalnızca bir temenni olarak kalma riskiyle karşı karşıya.

Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı

Büyükçekmece'de meydana gelen göçükte 2 kişinin toprak altında kaldığı ihtimali üzerine başlatılan arama kurtarma çalışmaları, göçük altında kimsenin bulunmadığının tespit edilmesinin ardından sona erdi

04.08.2026 00:30:00 / Güncelleme: 04.08.2026 06:17:18
İHA
 
Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı
Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı
Mimar Sinan Sahili'nde meydana gelen toprak kaymasının ardından göçük altında 2 kişinin bulunduğu iddiasına ilişkin yürütülen arama kurtarma çalışmaları sona erdi. AFAD, itfaiye, sağlık ve polis ekiplerinin iş makineleri desteğiyle yürüttüğü çalışmalarda herhangi bir kişiye rastlanmadı. Çalışmaların tamamlanmasının ardından ekipler bölgeden ayrıldı.








Akşam saatlerinde olay yerinde inceleme yaparak bilgi alan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Vekili Nuri Arslan, "Saat 18.00 civarı, Büyükçekmece Mimar Sinan Mahallesi'nde bir toprak kayması oldu. Olay duyulunca itfaiye, AFAD ekiplerimiz, Büyükçekmece Belediye Başkan Vekilimiz, Kaymakamımız, Valiliğimizle berabere olay yerine geldik. Şu an itibariyle toprak kayması olduğu yerde, toprak kaldırıldı. Şu ana kadar herhangi bir olumsuzluk yok. Hiçbir can kaybı ile karşı karşıya değiliz, şu an itibariyle de olay yeri temizlenmiş durumda. Burası, kum kaya dediğimiz bir sistem üzerine oturtulmuş ama yukarıda anladığım kadarıyla, tarım yapmış veya yoğun bahçe sulama nedeniyle oluşan bir toprak kayması. İlk ihbar, bir anne ve bir çocuk kaldığı, sonra üç kişi diye bir ihbar geldi ama tüm yetkililerle birlikte bir çalışma yaptık ve olumsuz bir şeye rastlamadık" dedi.








Toprak kayması anında bölgede olduğunu belirten Metin Küçük isimli bir vatandaş, "Buradan geçip sahile giderken bir patırtı koptu. Orada bir aile gördüm. Toprak gelince aile kalktı, oradan çıktılar" diye konuştu.

Olay hakkında konuşan görgü tanığı Çağlayan İşgören ise, "Yıkım anını görmedim ama ambulanslarla itfaiyeyi görünce yangın vardır diye tahmin ettim. Merak edip aşağı indim. Bir anne ile çocuğunun toprak altında kaldığını söylediler ama tam belli değildi. Allah'tan pazar günü olmadı. Yoksa çok insan altında kalırdı. Çünkü pazar günü iğne atsan yere düşmüyor buralarda" şeklinde konuştu.
 
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.