logo
23 HAZİRAN 2026

Allah Resulünün dilinden Hz. Ali -19-

Ey İbn Abbas, Allah senden razı olduğu halde O’na kavuşmak istersen, Ali b. Ebi Tâlib’in yolunu izle

02.06.2026 00:04:00
Haber Merkezi
Allah Resulünün dilinden Hz. Ali -19-
Allah Resulünün dilinden Hz. Ali -19-
241- Resulüllah, İbn Abbas'a hitaben; "Ey İbn Abbas, Allah senden razı olduğu halde O'na kavuşmak istersen, Ali b. Ebi Tâlib'in yolunu izle.

O, hangi yöne dönerse sen de aynı yöne dön. O'nun imamlığına razı ol, O'na düşman olana düşman ol ve O'nu seveni sev" buyurdu.







242- Huzeyfe b. Useyd-i Gifari'den Resulüllah'ın kendisine hitaben şöyle buyurduğu nakledilmiştir:

"Ey Huzeyfe, Benden sonra sizin üzerinize Allah'ın hücceti Ali b. Ebi Tâlib'dir. O'na sırt çevirmek hakkı katletmektir. O'ndan şüphe etmek, haktan şüpheye düşmektir.

Zira Allah'ın Resulü'nün kardeşi, vasisi, ümmetinin imamı ve mevlâsıdır. O Allah'ın muhkem ipi ve asla kopmayacak sağlam kulpudur. O'nun hakkında iki grup helak olacaktır; sevgide guluvv eden kimse ve O'nun hakkını çiğneyen kimse…"







243- Hz. Ali'den şöyle nakledilmiştir: "Benim savaşım Allah'ın savaşıdır, Benim barışım Allah'ın barışıdır. Bana itaat etmek Allah'a itaat etmektir. Ve Benim velayetim Allah'ın velayetidir. Bana uyanlar Allah'ın velileridir ve Bana yardım edenler Allah'a yardım edenlerdir."

244- İmam Rıza, babaları kanalıyla Resulüllah'tan şöyle nakletmiştir:

"Kim, Benim dinime sarılmak ve Benden sonra kurtuluş gemisine binmek isterse Ali b. Ebi Tâlib'e uysun, O'nun düşmanına düşman ve dostuna dost olsun.

Zira hiç şüphesiz O, Benim vasim ve hem hayatımda hem de vefatımdan sonra ümmetim üzerindeki halifemdir.

Benden sonra her Müslümanın imamı ve her mü'minin emiridir. Ve O'nun sözü Benim sözüm, O'nun emri Benim emrim ve O'nun nehyi Benim nehyimdir.

O'na uyan Bana uymuş, O'na yardım eden Bana yardım etmiş ve O'nu yalnız bırakan Beni yalnız bırakmıştır."

Sonra şöyle devam etti: "Benden sonra Ali'den ayrılan kimse, kıyamet gününde Beni görmeyecektir. Ben de O'nu görmeyeceğim.

Kim, Ali'ye muhalefet ederse, Allah, Cenneti O'na haram kılar. Ve O'nun yerini ateş olarak kararlaştırır. Ve ne kötüdür gideceği yer.

Kim, Ali'yi yalnız bırakırsa karşılaşacağı gün Allah da O'nu yalnız bırakır.

Kim de, Ali'ye yardım ederse, O'na kavuşacağı gün, Allah da ona yardım eder ve sorgulama sırasında hüccet ve delilini ona telkin eder."







245- Hz. Ebuzer Gifarî'den nakledilmiştir ki, Resulüllah şöyle buyurdu: "Kim Bana itaat ederse, Allah'a itaat etmiş olur ve kim Bana karşı gelirse Allah'a karşı gelmiş sayılır. Kim de Ali'ye itaat ederse Bana itaat etmiş olur ve kim O'na karşı gelirse Bana karşı gelmiştir." 






246- İmam Muhammed Bâkır'dan şöyle rivayet edilmiştir: Cabir b. Abdullah Ensari'den duydum diyordu ki:

Resulüllah bir gün Ümmü İbrahim'in (Hz. Mâriye) evinde idi. Yanında da ashabından bir grup bulunuyordu. O sırada Ali b. Ebi Tâlib geldi. Allah Resulü O'nu gördüğünde şöyle buyurdu:

"Ey insanlar, Benden sonra insanlar için en hayırlı olan kimse geldi; O sizin mevlânızdır. O'nun itaati aynı Benim itaatim gibi farzdır. O'na karşı gelmek, aynı Bana karşı gelmek gibi haramdır.

Ey insanlar; Ben hikmet eviyim. Ali de onun anahtarıdır. Eve ancak O'nun anahtarıyla ulaşılır. Beni sevdiğini zannedip de Ali'ye düşmanlık besleyen kimse yalan söylemiştir."







247- Resulüllah buyurdu ki: "Allah sizlere, Benden sonra Ali'nin itaatini farz kılmıştır; nasıl ki Benim itaatim sizlere farzdır! Yine sizleri, O'na karşı gelmekten sakındırmıştır; nasıl ki Bana karşı gelmekten sakındırmıştır ise! Ali'nin sevgisi iman ve O'nun düşmanlığı küfürdür. Ben ve O, bu ümmetin iki babalarıyız."

‘Şişman diyetisyen’ dediler


 
 
İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi’nde görev yapan Diyetisyen Dilara Demirkan, 97 kilodan 61 kiloya düştü. “Sen bu halinle diyetisyen olamazsın” sözlerine inat 16 ayda 36 kilo veren Demirkan, bugün hastalarının ilham kaynağı oldu.

16.06.2026 00:05:00 / Güncelleme: 16.06.2026 00:12:14
ABDÜLKADİR GÜNDOĞDU
‘Şişman diyetisyen’ dediler
‘Şişman diyetisyen’ dediler

İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi Diyetisyeni Dilara Demirkan, çocukluk yıllarından beri mücadele ettiği fazla kilolarından 16 ayda kurtuldu. 97 kiloyla başladığı yolculukta 36 kilo vererek 61 kiloya düşen Demirkan, bir zamanlar kendisine yöneltilen "Sen bu halinle diyetisyen olamazsın" sözlerini bugün başarı hikayesine dönüştürdü. Hastalarının artık "Ama burada şişman bir diyetisyen vardı" diyerek şaşkınlık yaşadığını söyleyen Demirkan, sağlıklı kilo vermenin sırrının sabır, disiplin ve sürdürülebilir yaşam alışkanlıklarında saklı olduğunu anlattı.







"Sen diyetisyen olamazsın" diyenler oldu

Fazla kilolarla küçük yaşlarda tanışan Demirkan, yıllarca diyet yapıp bıraktığını anlattı. Çocukluğundan beri kilo problemi yaşadığını belirten Demirkan, "Her yaz diyetisyene gider, birkaç ay diyet yapardım. Ancak kış geldiğinde eski beslenme düzenime geri dönerdim. Bu döngü yıllarca sürdü. Üniversite yıllarında önce gıda teknolojisi eğitimi aldım. Babamın yıllardır diyetisyenlere para ödediğini görünce kendi kendime 'Seni bu dertten kurtaracağım' dedim ve Beslenme ve Diyetetik bölümünü tercih ettim. Ancak bu kararıma çevremden olumsuz tepkiler geldi. 'Kelin ilacı olsa başına sürer', 'Sen diyetisyen olamazsın' diyenler oldu" ifadelerini kullandı.







97 kiloyla başlayan dönüşüm

Uzun yıllar kilosunu çok önemsemediğini söyleyen Demirkan, sağlık sorunlarının ortaya çıkmasıyla birlikte yaşamında köklü bir değişiklik yapmaya karar verdiğini belirterek, "Tiroidle ilgili bazı sağlık sorunları yaşamaya başladım. Bir aile düğünü öncesinde kardeşimle birlikte diyet yapmaya karar verdik. Başlangıçta küçük adımlarla ilerledik, ancak zamanla bu süreç bir yaşam değişikliğine dönüştü. 97 kiloyla başladığım yolculukta yaklaşık 16-17 ayın sonunda 61 kiloya düştüm. Eski hastalarım geldiğinde beni tanımakta zorlanıyor ve 'Ama burada şişman bir diyetisyen vardı' diyorlar. Ben de 'Evet, o bendim' diye yanıt veriyorum. Ardından büyük bir şaşkınlıkla 'Nasıl yaptınız?' diye soruyorlar" dedi.







Salçalı makarna için ağlayarak uyudu

Kilo verme sürecinde birçok kişinin kendisine ameliyat ya da zayıflama iğnesi kullanıp kullanmadığını sorduğunu belirten Demirkan, başarısının arkasında yalnızca sağlıklı beslenme ve düzenli spor olduğunu söyledi. Demirkan, "Ne mide ameliyatı oldum ne mide balonu yaptırdım ne de zayıflama iğnesi kullandım. Kendi hazırladığım beslenme programına sadık kaldım ve düzenli olarak spor yaptım. Bir gece sadece salçalı makarna yemek istediğim için ağlayarak uyudum. Evde makarna da yoğurt da vardı. İstesem kalkıp yiyebilirdim. Ama kendime bir söz vermiştim. Yemedim ve uyudum. Ertesi sabah programıma kaldığım yerden devam ettim. 'Artık yapamıyorum' dediğim çok zaman oldu. Ancak ailem, arkadaşlarım ve doktor meslektaşlarım bana sürekli destek verdi. Bazen insanın yanında kendisine inanan insanların olması her şeyden daha önemli" dedi.







Diyetisyen sadece kilo verdirmez

Toplumda diyetisyenlik mesleğinin çoğu zaman yalnızca kilo verme ile ilişkilendirildiğini belirten Demirkan, hastanede çok farklı sağlık sorunları bulunan hastalara da hizmet verdiklerini vurguladı. Demirkan, "Diyetisyen denince insanların aklına ilk olarak zayıflamak geliyor. Oysa biz sadece kilo vermek isteyen kişilerle çalışmıyoruz. Diyabet, kolesterol ve gut hastalarının yanı sıra nöroloji ve yoğun bakım servislerinde tedavi gören hastalara da beslenme desteği sağlıyoruz. Bizim görevimiz yalnızca kilo verdirmek değil, bireylere sağlıklı ve sürdürülebilir beslenme alışkanlıkları kazandırmak" dedi.







Kilo vermek değil, korumak zor

Bugün artık "diyet" sürecinden çok "koruma" döneminde olduğunu söyleyen Demirkan, asıl mücadelenin verilen kiloları koruyabilmek olduğunu vurguladı. Demirkan, "İnsanlar hedef kiloya ulaştıklarında sürecin bittiğini düşünüyor. Oysa asıl süreç bundan sonra başlıyor. Ben bugün dikkat etmeyi bıraksam verdiğim kiloların önemli bir kısmını geri alabilirim. Ameliyat, mide balonu ya da zayıflama iğnesi kullanan kişiler için de durum farklı değil; beslenme düzeni değiştirilmediği sürece verilen kilolar geri dönebiliyor. Önemli olan sürdürülebilir bir yaşam tarzı oluşturmak. Diyet ve spor, emek isteyen ama süreklilik gerektiren süreçlerdir. Uzun süre çaba gösterilir, ancak bırakıldığında geri dönüşler başlayabilir. Bu nedenle önemli olan kısa süreli diyetler değil, ömür boyu sürdürülebilecek sağlıklı alışkanlıklar kazanmaktır. Benim bu süreçte öğrendiğim en önemli şey de bu oldu" dedi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.