Allah Resulünün dilinden Hz. Ali -19-
Ey İbn Abbas, Allah senden razı olduğu halde O’na kavuşmak istersen, Ali b. Ebi Tâlib’in yolunu izle
Haber Merkezi





O, hangi yöne dönerse sen de aynı yöne dön. O'nun imamlığına razı ol, O'na düşman olana düşman ol ve O'nu seveni sev" buyurdu.

242- Huzeyfe b. Useyd-i Gifari'den Resulüllah'ın kendisine hitaben şöyle buyurduğu nakledilmiştir:
"Ey Huzeyfe, Benden sonra sizin üzerinize Allah'ın hücceti Ali b. Ebi Tâlib'dir. O'na sırt çevirmek hakkı katletmektir. O'ndan şüphe etmek, haktan şüpheye düşmektir.
Zira Allah'ın Resulü'nün kardeşi, vasisi, ümmetinin imamı ve mevlâsıdır. O Allah'ın muhkem ipi ve asla kopmayacak sağlam kulpudur. O'nun hakkında iki grup helak olacaktır; sevgide guluvv eden kimse ve O'nun hakkını çiğneyen kimse…"

243- Hz. Ali'den şöyle nakledilmiştir: "Benim savaşım Allah'ın savaşıdır, Benim barışım Allah'ın barışıdır. Bana itaat etmek Allah'a itaat etmektir. Ve Benim velayetim Allah'ın velayetidir. Bana uyanlar Allah'ın velileridir ve Bana yardım edenler Allah'a yardım edenlerdir."
244- İmam Rıza, babaları kanalıyla Resulüllah'tan şöyle nakletmiştir:
"Kim, Benim dinime sarılmak ve Benden sonra kurtuluş gemisine binmek isterse Ali b. Ebi Tâlib'e uysun, O'nun düşmanına düşman ve dostuna dost olsun.
Zira hiç şüphesiz O, Benim vasim ve hem hayatımda hem de vefatımdan sonra ümmetim üzerindeki halifemdir.
Benden sonra her Müslümanın imamı ve her mü'minin emiridir. Ve O'nun sözü Benim sözüm, O'nun emri Benim emrim ve O'nun nehyi Benim nehyimdir.
O'na uyan Bana uymuş, O'na yardım eden Bana yardım etmiş ve O'nu yalnız bırakan Beni yalnız bırakmıştır."
Sonra şöyle devam etti: "Benden sonra Ali'den ayrılan kimse, kıyamet gününde Beni görmeyecektir. Ben de O'nu görmeyeceğim.
Kim, Ali'ye muhalefet ederse, Allah, Cenneti O'na haram kılar. Ve O'nun yerini ateş olarak kararlaştırır. Ve ne kötüdür gideceği yer.
Kim, Ali'yi yalnız bırakırsa karşılaşacağı gün Allah da O'nu yalnız bırakır.
Kim de, Ali'ye yardım ederse, O'na kavuşacağı gün, Allah da ona yardım eder ve sorgulama sırasında hüccet ve delilini ona telkin eder."

245- Hz. Ebuzer Gifarî'den nakledilmiştir ki, Resulüllah şöyle buyurdu: "Kim Bana itaat ederse, Allah'a itaat etmiş olur ve kim Bana karşı gelirse Allah'a karşı gelmiş sayılır. Kim de Ali'ye itaat ederse Bana itaat etmiş olur ve kim O'na karşı gelirse Bana karşı gelmiştir."

246- İmam Muhammed Bâkır'dan şöyle rivayet edilmiştir: Cabir b. Abdullah Ensari'den duydum diyordu ki:
Resulüllah bir gün Ümmü İbrahim'in (Hz. Mâriye) evinde idi. Yanında da ashabından bir grup bulunuyordu. O sırada Ali b. Ebi Tâlib geldi. Allah Resulü O'nu gördüğünde şöyle buyurdu:
"Ey insanlar, Benden sonra insanlar için en hayırlı olan kimse geldi; O sizin mevlânızdır. O'nun itaati aynı Benim itaatim gibi farzdır. O'na karşı gelmek, aynı Bana karşı gelmek gibi haramdır.
Ey insanlar; Ben hikmet eviyim. Ali de onun anahtarıdır. Eve ancak O'nun anahtarıyla ulaşılır. Beni sevdiğini zannedip de Ali'ye düşmanlık besleyen kimse yalan söylemiştir."

247- Resulüllah buyurdu ki: "Allah sizlere, Benden sonra Ali'nin itaatini farz kılmıştır; nasıl ki Benim itaatim sizlere farzdır! Yine sizleri, O'na karşı gelmekten sakındırmıştır; nasıl ki Bana karşı gelmekten sakındırmıştır ise! Ali'nin sevgisi iman ve O'nun düşmanlığı küfürdür. Ben ve O, bu ümmetin iki babalarıyız."





















































































