Allah Resulünün dilinden Hz. Ali -23-
“Topluca Allah’ın ipine sarılın ve dağılmayın” (Al-i İmran: 103) ayetinde bahsettiği Ali b. Ebi Tâlib’in velayetidir
07.06.2026 00:19:00
Haber Merkezi
Haber Merkezi





281- Mufazzal, İmam Câfer-i Sâdık'tan şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "Şüphesiz, Allah Teala, Ali'yi kendisiyle yaratıkları arasında açık bir nişane olarak belirlemiştir. Aralarında O'ndan başka bir nişane yoktur.
O halde kim O'nun velayetini ikrar ederse, mü'min olur ve kim O'nu (inatla) inkar ederse, kim O'nu bilmezse yolunu şaşırır ve kim O'na düşmanlık güderse, müşrik olur, kim O'nun velayetiyle (kıyamete) gelirse Cennete girer ve kim O'nu inkar ederse Cehennem ateşine girer."

282- İmam Muhammed Bâkır'dan, "Ey iman edenler Allah ve Resulü'ne icabet edin, sizi, size hayat veren şeye davet ettiğinde..." (Enfal: 24) ayetinin tefsirinde şöyle nakledilmiştir: "Sizi, Ali b. Ebi Tâlib'in velayetine davet ettiğinde."
283- İmam Muhammed Bâkır'dan şöyle nakledilmiştir: "Allah-ü Teala'nın, "Topluca Allah'ın ipine sarılın ve dağılmayın" (Al-i İmran: 103) ayetinde bahsettiği Ali b. Ebi Tâlib'in velayetidir. O halde kim, O'na sarılırsa mü'min olur ve kim O'nu bırakırsa imandan çıkar."

284- "Kim ölür de, Ali b. Ebi Tâlib'in velayetini inkar ederek Allah'a kavuşursa, Allah Teala'nın şiddetli gazabına uğramış halde O'na kavuşur, Allah onun amellerinden hiç birisini kabul etmez."
285- Ammar b. Yâsir'den şöyle nakledilmiştir: Resulüllah buyurdu ki: "Bütün insanlardan, Bana iman eden ve Beni tasdik eden herkese, Ali b. Ebi Tâlib'in velayetini tavsiye ediyorum."
Yine şöyle buyurdu: "Kim, O'nun velayetini kabul ederse Benim velayetimi kabul etmiştir ve kim Benim velayetimi kabul ederse Allah'ın velayetini kabul etmiştir.
Kim O'na buğzederse, Bana buğzetmiştir ve kim Bana buğzederse hiç şüphesiz Allah'a buğzetmiştir."

286- Resulüllah, "Ben kimin peygamberi isem, Ali de onun velisidir" buyurdu.
287- Resulüllah, "Ben kimin velisi isem, Ali de onun velisidir" buyurdu.
288- Resulüllah buyurdu ki: "Kim, Allah'ın asla kopmayacak sağlam kulpuna sarılmak istiyorsa, kardeşim ve vasim olan Ali b. Ebi Tâlib'in velayetine sarılsın. Zira hiç kuşkusuz O'nu seven ve O'nun velayetini kabul eden helak olmaz ve O'na buğzeden ve düşmanlık besleyen kurtuluşa ermez."
289- İmam Muhammed Bâkır'dan şöyle rivayet edilmiştir: Resulüllah buyurdu ki: "Ali'nin velayeti üzerinde ancak muttaki olanlar (takva sahipleri) sabit kalırlar."

290- İmam-ı Câfer'in şöyle buyurduğu nakledilmiştir: "Hiç şüphesiz, Ali'nin velayetini (hakkaniyetini bildiği halde inatla) inkar eden kimse puta tapan kimseye benzer."
291- Resulüllah buyurdu ki: "Ya Ali, Allah ancak Benimle, sonra da Seninle tanınmıştır. Kim, Senin velayetini (bilerek) inkar eder Allah'ın rububiyyetini inkar etmiş gibi olur."
292- Sâlih b. Meysem babasından, o da İbn Abbas'tan, o da Resulüllah'tan şöyle duyduğunu nakletmiştir:
"Kim Ali b. Ebi Tâlib'in velayetini inkar ettiği halde Allah-u Teala'ya kavuşursa, O'nun gazabına mâruz kaldığı halde kavuşmuş olur. Allah, onun amellerinden hiçbir şeyi kabul etmez. Allah-u Teala yetmiş bin meleği, onun yüzüne tükürmeleri için görevlendirir ve kıyamet gününde Allah onu siyah yüzlü ve mavi gözlü olarak haşr edecektir."

293- Ali b. Bilal, İmamAli Rıza'dan, o da İmam Musa Kazım'dan, o da İmam Câfer-i Sâdık'tan, o da İmam Muhammed Bâkır'dan, o da İmam Zeyne'l-Abidin'den, o da İmam Hüseyin'den, o da İmam Ali'den, O da Resulüllah'tan, O da Cebrail'den, o da Mikail'den, o da İsrafil'den, o da, "Levh"den nakletmiştir: Orada ise, "Kalem"den şöyle nakledilmiştir:
"Allah buyuruyor ki, Ali b. Ebi Tâlib'in velayeti, Benim kalemdir; kim benim kaleme girerse, ateşimden, azabımdan emanda kalır."
294- Resulüllah buyurur ki: "Bilin ki Ali, vasilerin efendisi, muttakilerin imamı ve Benim bütün insanlar üzerindeki halifemdir. O, değerli ve yüce imamların babasıdır; O'na itaat etmek, Bana itaat etmektir, O'nu tanımak, Beni tanımaktır."
O halde kim O'nun velayetini ikrar ederse, mü'min olur ve kim O'nu (inatla) inkar ederse, kim O'nu bilmezse yolunu şaşırır ve kim O'na düşmanlık güderse, müşrik olur, kim O'nun velayetiyle (kıyamete) gelirse Cennete girer ve kim O'nu inkar ederse Cehennem ateşine girer."

282- İmam Muhammed Bâkır'dan, "Ey iman edenler Allah ve Resulü'ne icabet edin, sizi, size hayat veren şeye davet ettiğinde..." (Enfal: 24) ayetinin tefsirinde şöyle nakledilmiştir: "Sizi, Ali b. Ebi Tâlib'in velayetine davet ettiğinde."
283- İmam Muhammed Bâkır'dan şöyle nakledilmiştir: "Allah-ü Teala'nın, "Topluca Allah'ın ipine sarılın ve dağılmayın" (Al-i İmran: 103) ayetinde bahsettiği Ali b. Ebi Tâlib'in velayetidir. O halde kim, O'na sarılırsa mü'min olur ve kim O'nu bırakırsa imandan çıkar."

284- "Kim ölür de, Ali b. Ebi Tâlib'in velayetini inkar ederek Allah'a kavuşursa, Allah Teala'nın şiddetli gazabına uğramış halde O'na kavuşur, Allah onun amellerinden hiç birisini kabul etmez."
285- Ammar b. Yâsir'den şöyle nakledilmiştir: Resulüllah buyurdu ki: "Bütün insanlardan, Bana iman eden ve Beni tasdik eden herkese, Ali b. Ebi Tâlib'in velayetini tavsiye ediyorum."
Yine şöyle buyurdu: "Kim, O'nun velayetini kabul ederse Benim velayetimi kabul etmiştir ve kim Benim velayetimi kabul ederse Allah'ın velayetini kabul etmiştir.
Kim O'na buğzederse, Bana buğzetmiştir ve kim Bana buğzederse hiç şüphesiz Allah'a buğzetmiştir."

286- Resulüllah, "Ben kimin peygamberi isem, Ali de onun velisidir" buyurdu.
287- Resulüllah, "Ben kimin velisi isem, Ali de onun velisidir" buyurdu.
288- Resulüllah buyurdu ki: "Kim, Allah'ın asla kopmayacak sağlam kulpuna sarılmak istiyorsa, kardeşim ve vasim olan Ali b. Ebi Tâlib'in velayetine sarılsın. Zira hiç kuşkusuz O'nu seven ve O'nun velayetini kabul eden helak olmaz ve O'na buğzeden ve düşmanlık besleyen kurtuluşa ermez."
289- İmam Muhammed Bâkır'dan şöyle rivayet edilmiştir: Resulüllah buyurdu ki: "Ali'nin velayeti üzerinde ancak muttaki olanlar (takva sahipleri) sabit kalırlar."

290- İmam-ı Câfer'in şöyle buyurduğu nakledilmiştir: "Hiç şüphesiz, Ali'nin velayetini (hakkaniyetini bildiği halde inatla) inkar eden kimse puta tapan kimseye benzer."
291- Resulüllah buyurdu ki: "Ya Ali, Allah ancak Benimle, sonra da Seninle tanınmıştır. Kim, Senin velayetini (bilerek) inkar eder Allah'ın rububiyyetini inkar etmiş gibi olur."
292- Sâlih b. Meysem babasından, o da İbn Abbas'tan, o da Resulüllah'tan şöyle duyduğunu nakletmiştir:
"Kim Ali b. Ebi Tâlib'in velayetini inkar ettiği halde Allah-u Teala'ya kavuşursa, O'nun gazabına mâruz kaldığı halde kavuşmuş olur. Allah, onun amellerinden hiçbir şeyi kabul etmez. Allah-u Teala yetmiş bin meleği, onun yüzüne tükürmeleri için görevlendirir ve kıyamet gününde Allah onu siyah yüzlü ve mavi gözlü olarak haşr edecektir."

293- Ali b. Bilal, İmamAli Rıza'dan, o da İmam Musa Kazım'dan, o da İmam Câfer-i Sâdık'tan, o da İmam Muhammed Bâkır'dan, o da İmam Zeyne'l-Abidin'den, o da İmam Hüseyin'den, o da İmam Ali'den, O da Resulüllah'tan, O da Cebrail'den, o da Mikail'den, o da İsrafil'den, o da, "Levh"den nakletmiştir: Orada ise, "Kalem"den şöyle nakledilmiştir:
"Allah buyuruyor ki, Ali b. Ebi Tâlib'in velayeti, Benim kalemdir; kim benim kaleme girerse, ateşimden, azabımdan emanda kalır."
294- Resulüllah buyurur ki: "Bilin ki Ali, vasilerin efendisi, muttakilerin imamı ve Benim bütün insanlar üzerindeki halifemdir. O, değerli ve yüce imamların babasıdır; O'na itaat etmek, Bana itaat etmektir, O'nu tanımak, Beni tanımaktır."






















































































