logo
08 AĞUSTOS 2026

Allah Resulünün dilinden Hz. Ali -27-

Resulüllah’tan sonra insanların en üstünü o kimsedir ki Resulüllah’a helal olan O’na da helaldi. Resulüllah’a haram olan O’na da haramdı

12.06.2026 00:20:00
Haber Merkezi
 
Allah Resulünün dilinden Hz. Ali -27-
Allah Resulünün dilinden Hz. Ali -27-
321- Emirü'l-mü'minin Ali'den şöyle nakledilmiştir: "Ben, Resulüllah'ın sizin aranızdaki halifesi, sizi dininizin sınırları içinde tutmakla görevli olan ve sizi "Cennetü'l-Me'va'ya davet eden kimseyim."

322- Abdullah b. Ömer'e, "Resulüllah'tan sonra insanların en üstünü kimdir?" diye sorduklarında şöyle dedi:

"Resulüllah'tan sonra insanların en üstünü o kimsedir ki Resulüllah'a helal olan O'na da helaldi. Resulüllah'a haram olan O'na da haramdı."

Râvi diyor ki: "O kimdir?" diye sorduğumda İbn-i Ömer şöyle devam etti: "O, Ali'dir..."

Hz. Peygamber mescide açılan bütün kapıları kapattı. Bir tek Ali'nin kapısını açık bıraktı ve O'na şöyle buyurdu:

"Bu mescitte Benim için tanınan (hak ve ruhsatlar) Senin için de geçerlidir. Bana caiz olmayan Sana da caiz değildir. Sen, Benim vârisim ve vasimsin. Borcumu ödeyecek, vaadimi yerine getireceksin. Ve Benim sünnetim üzere savaşacaksın. Beni sevdiğini iddia edip de Sana düşmanlık besleyen kimse yalancıdır."







323- Resulüllah buyurdu ki: "Hiç kuşkusuz Allah beni Peygamber, Ali'yi de vasi kılmıştır."

324- Resulüllah buyurdu ki: "Hiç kuşkusuz Allah Teâlâ'nın yüz yirmi dört bin peygamberi vardır ki, Ben onların efendisi ve Allah (azze ve celle) katında en faziletli ve en değerli olanıyım.

Her peygamberin de bir vasisi vardır ki, Allah'ın emriyle onu kendisine vasi kılmıştır. Benim vasim ise şüphesiz Ali b. Ebi Tâlib'dir. O da vasilerin efendisi ve Allah (azze ve celle)'nin katında onların en faziletlisi ve en değerlisidir."







325- İmam Ali er-Rıza, babası İmam Musa Kâzım'dan, o da babası İmam Câfer Sâdık'tan, o da babası İmam Muhammed Bâkır'dan, o da babası İmam Zeyne'l-Abidin'den, o da babası İmâm Hüseyin'den, o da Hz. Emirü'l-mü'minin İmam Ali b. Ebi Tâlib'den, O da Hz. Peygamberden şöyle nakletmiştir:

"Allah (azze ve celle) yüz yirmi dört bin peygamber yaratmıştır ki Ben, Allah katında onların en değerlisiyim. Bununla da övünmüyorum. Yine Allah (azze ve celle) yüz yirmi dört bin vasi yaratmıştır ki Ali, Allah katında onların en değerlisi ve en faziletlisidir."

326- Mus'ab b. Sa'd, babasından şöyle nakletmektedir: "Resulüllah, Tebûk'e doğru yola çıktı ve (Medine'de) yerine Ali'yi vekil olarak bıraktı.

Hz. Ali, 'Beni kadınlar ve çocuklar arasında mı bırakıyorsun?' dediğinde şöyle buyurdu: Harun'un Musa yanında sahip olduğu makama, Sen de Benim yanımda sahip olmak istemez misin? Ancak Benden sonra peygamber yoktur."







327- Said b. Museyyeb, Hz. Ali'den rivayetle Resulüllah'ın Tebûk Gazvesi'nde kendisine hitaben şöyle buyurduğunu nakletmiştir:

"Seni ehlim arasında halifem olarak bıraktım." Ben, "Ey Allah'ın Nebisi, kendinden sonra mı halife olarak bırakıyorsun?" dediğimde şöyle buyurdu:

"Harun'un Musa yanında sahip olduğu makama Sen de Benim yanımda sahip olmak istemez misin? Yalnız (onlarla bizim aramızdaki fark şu ki) Benden sonra peygamber yoktur."

328- İbn-i Abbas Resulüllah'tan şöyle nakletmiştir: "Sizler, Ali'nin velayeti altında olduğunuz müddetçe asla yolunuzu şaşmaz ve helâk olmazsınız ama O'na muhalefet ederseniz (farklı) yollar ve nefsanî hevesler sizi yolunuzdan saptırıp, şaşkınlığa sürükler... O halde Allah'tan korkun; hiç kuşkusuz Allah'ın ahdi Ali b. Ebi Tâlib'dir."

329- Hz. Ali'den Resulüllah'ın kendisine hitaben şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:

"Bil ki (Ey Ali) hem Sen imtihan edileceksin, hem de Seninle (başkaları) imtihan edileceklerdir. Şunu bil ki, Sana uyan kimseyi, Sen hidayet edensin; kim de Senin yoluna muhalefet ederse kıyamet gününe kadar dalalette kalacaktır."







330- Abdullah İbn Ömer'in naklettiğine göre, Resulüllah Hz. Ali'ye hitaben şöyle buyurdu: "Ya Ali, Sana kim muhalefet ederse Bana muhalefet etmiştir, Bana muhalefet eden ise Allah'a muhalefet etmiştir."


331- Resulüllah Hz. Ali'ye hitaben: "Ya Ali, Senden öne ancak (hakkın üzerini) örtmeye çalışan kimse geçmeye çalışır. Senden ancak (hakkın üzerini) örtmeye çalışan geride kalır.

Sen, Allah'ın kulları arasındaki nuru ve hüccetisin. Sen, Allah'ın düşmanlarına çekilmiş kılıcı ve peygamberlerinin ilimlerinin vârisisin...

Sen, Allah'ın yüce kelimesi ve en büyük ayetisin. Allah, imanı ancak Senin velayetinle kabul eder."







332- Resulüllah, Hz. Ali'ye hitaben: "Ya Ali, Benden sonra, Senden öne ancak (hakkın üzerin) örten kimse, geçmeye çalışır. Hiç kuşkusuz göklerin ehli Sana 'Emirü'l- mü'minin' derler."

333- Emirü'l-mü'minin Ali buyuruyor ki: "Kıyamet gününde (düşmanlarını) dava etmek için Allah'ın huzurunda ilk diz çökecek kimse Benim."

334- Resulüllah buyurdu ki: "Kim, Benden sonra Ali'nin imametini bilerek inkâr ederse, Benim nübüvvetimi inkâr etmiştir, kim de Benim nübüvvetimi bilerek inkâr ederse Allah'ın rubûbiyyetini inkâr etmiştir."

Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti

Küresel çapta dev holdinglerin ve siyasi güç merkezlerinin medya sektöründeki hakimiyeti, haberciliğin temel ilkesi olan siyasal tarafsızlığı giderek daha fazla yıpratıyor

08.08.2026 00:18:00
Abdülkadir Gündoğdu
 
Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti
Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti
Küresel çapta dev holdinglerin ve siyasi güç merkezlerinin medya sektöründeki hakimiyeti, haberciliğin temel ilkesi olan siyasal tarafsızlığı giderek daha fazla yıpratıyor.

Medya sahipliğinin birkaç merkezde toplanması, halkın haber alma hakkını ve demokratik çoğulculuğu riske atıyor.

Medya, tarihsel olarak demokrasilerin "dördüncü kuvveti" ve kamuoyunun denetim mekanizması olarak konumlandırılsa da son yıllarda mülkiyet yapılarında yaşanan dönüşüm bu işlevi tartışmalı hale getirdi.

Yayın organlarının bağımsız gazeteciler veya kamu odaklı kurumlar yerine; inşaat, enerji, finans ve savunma gibi farklı sektörlerde faaliyet gösteren büyük sermaye gruplarının eline geçmesi, haber merkezlerindeki yayın çizgisini doğrudan etkiliyor.







Sermaye ilişkileri ve siyasal iklimin habere yansıması

Geleneksel gazetecilik ilkeleri; tarafsızlık, nesnellik ve kamu yararını her türlü çıkarın üzerinde tutmayı gerektirir. Ancak medya organlarının ticari ve siyasi ağlarla örülü mülkiyet yapıları, haberin mutfağında ciddi bir "filtreleme" sürecini beraberinde getiriyor.

Medya sahiplerinin devlet ihalelerine giriyor olması veya kamu düzenlemelerine bağımlı sektörlerde yatırım yapması, yayın organlarının siyasi iktidarlarla ve güç odaklarıyla çatışmaktan kaçınmasına yol açıyor. Bu durum, eleştirel haberciliğin yerini otosansüre ve tek sesliliğe bırakması riskini doğuruyor.







Çapraz sahiplik ve algı yönetimi

Medya sektöründe çapraz sahiplik (aynı sermaye grubunun gazete, televizyon, radyo ve dijital platformların tümüne sahip olması) yayın çeşitliliğini görünürde artırsa da, özünde aynı mesajın farklı kanallardan yinelemesine dayanıyor.

Gündem Belirleme Gücü: Farklı mecralara sahip gruplar, kamuoyunun neyi konuşup neyi konuşmayacağını tek elden yönlendirebiliyor.

Otosansör Mekanizması: Gazeteciler, bağlı bulundukları holdingin ticari veya siyasi çıkarlarıyla çelişen haberleri yapmaktan kaçınmak zorunda kalabiliyor.

Tiraz ve Reyting Kaygısı: Reklam verenlerle ve kamusal fonlarla kurulan ilişkiler, editoryal bağımsızlığın önüne geçebiliyor.







Dijital medya çözüm mü, yeni bir bağımlılık mı?

Geleneksel medyadaki bu tarafsızlık krizine karşı dijital yayıncılık ve bağımsız haber platformları alternatif bir kanal olarak öne çıksa da, dijitalleşme kendi zorluklarını beraberinde getiriyor. Algoritma bağımlılığı, fonlama sorunları ve dev teknoloji şirketlerinin tekelci yapısı, dijital haberciliğin de sürdürülebilirliğini ve tarafsızlığını sınamaktadır.







Uzmanlar, siyasal tarafsızlığın ve haber etiğinin korunabilmesi için şu adımların kritik olduğuna dikkat çekiyor:

Şeffaf Mülkiyet Yapısı: Medya organlarının nihai sahiplerinin ve finansman kaynaklarının kamuoyuna açıkça beyan edilmesi.

Editoryal Bağımsızlık Güvencesi: Yayın sahibi ile haber merkezi arasındaki sınırları koruyan yasal ve kurumsal güvencelerin oluşturulması.

Kamu Yayıncılığının Güçlendirilmesi: Siyasi baskılardan uzak, doğrudan halka hesap veren özerk kamu yayıncılığı modellerinin teşvik edilmesi.

Medya sahipliğinin şeffaflaşmadığı ve editoryal bağımsızlığın teminat altına alınmadığı bir düzende, siyasal tarafsızlık bir ilke olmaktan çıkıp yalnızca bir temenni olarak kalma riskiyle karşı karşıya.

Adana'daki kadın cinayetinde 13 tutuklama

Adana'da 24 yaşındaki kadını sokak ortasında öldüren zanlı, yaklaşık 750 saatlik kamera görüntülerinin incelemesinin ardından İstanbul'da saklandığı petshopta yakalandı

03.08.2026 10:50:00
İhlas Haber Ajansı
 
Adana'daki kadın cinayetinde 13 tutuklama
Adana'daki kadın cinayetinde 13 tutuklama
Adana'da 24 yaşındaki kadını sokak ortasında tabancayla vurarak öldüren zanlı, yaklaşık 750 saatlik kamera görüntülerinin incelemesinin ardından İstanbul'da saklandığı petshopta yakalandı. Şüphelinin ifadesinde cinayeti kıskançlık nedeniyle işlediğini öne sürdüğü öğrenilirken, olayla ilgili gözaltına alınarak adliyeye sevk edilen 15 şüpheliden 13'ü tutuklandı.






Olay, 24 Temmuz'da merkez Seyhan ilçesi Gülbahçesi Mahallesi 13362. Sokak'ta meydana geldi. İddiaya göre, Reyhan Acar (24) sokakta bir kişinin tabancayla açtığı ateş sonucu kanlar içerisinde yere yığılırken, saldırgan olay yerinden kaçtı. Çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. İlk müdahalesi olay yerinde yapılan Acar, ambulansla kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.

İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, cinayeti aydınlatmak için yaklaşık 750 saatlik güvenlik kamerası görüntüsünü mercek altına aldı. Yapılan çalışmalar sonucunda saldırıyı Bilal F.'nin (24) gerçekleştirdiği belirlendi. Şüphelinin eşi Öykü F. (22) ile birlikte İstanbul'a kaçtığını tespit eden ekipler, soruşturmayı derinleştirdi. Çalışmalarda Bilal F.'nin kaçmasına ve saklanmasına yardım ettiği öne sürülen 13 kişinin kimliği de belirlendi.







Yunanistan'a kaçma planı başarısız oldu

Yapılan araştırmalarda Bilal F. ile eşi Öykü F.'nin Edirne'ye giderek Yunanistan'a kaçmayı planladığı tespit edildi. Ancak polis uygulamasını fark eden şüphelilerin ayçiçeği tarlasına kaçarak izlerini kaybettirdiği, bir gece burada saklandıktan sonra yeniden İstanbul'a döndükleri öğrenildi.







Yakalanmamak için 3 saatte bir adres değiştirdi, petshopta yakalandı

Cinayet dedektifleri, şüphelilerin İstanbul Bahçeşehir'de bir sitede saklandığını belirledi. Özel Harekat polislerinin de desteğiyle düzenlenen operasyonda Öykü F. sitenin bahçesinde yakalanırken, Bilal F. adreste bulunamadı. Bölgedeki güvenlik kameralarını inceleyen ekipler, zanlının yakalanmamak için yaklaşık 3 saatte bir adres değiştirdiğini belirledi. İzini süren polis, Bilal F.'yi siteye yakın bir petshopta saklanırken yakalayarak gözaltına aldı.

Bilal F.'nin yakalanmasının ardından harekete geçen ekipler, şüphelinin Adana'dan kaçmasına ve İstanbul'da saklanmasına yardım ettiği belirlenen 13 kişiyi de eş zamanlı operasyonlarla gözaltına aldı. Gözaltına alınanlar arasında bulunan Fırat T.'nin cinayet suçundan 39 yıl, Şeyhmus Y.'nin ise yine cinayet suçundan 37 yıl kesinleşmiş hapis cezasıyla arandığı öğrenildi.









Cinayeti kıskançlık nedeniyle işlediğini öne sürdü

Emniyetteki sorgusunda Bilal F.'nin "Reyhan ile ilişkimiz vardı. Başkasıyla görüştüğünü düşündüğüm için kıskançlık krizine girdim. Bu nedenle saldırıyı gerçekleştirdim" dediği öne sürüldü.

Emniyetteki işlemlerinin ardından Bilal F. ve eşi Öykü F. ile birlikte 15 şüpheli adliyeye sevk edildi. Mahkemeye çıkartılan Bilal F. ve 12 şüpheli tutuklanırken, Bilal F.'nin eşi Öykü F. ile 1 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.