logo
08 AĞUSTOS 2026

Allah Resulünün dilinden Hz. Ali -29-

Kişi ancak Benim Ehl-i Beyt’imi Benim için severse, iman etmiş sayılır

14.06.2026 00:37:00
Haber Merkezi
 
Allah Resulünün dilinden Hz. Ali -29-
Allah Resulünün dilinden Hz. Ali -29-
351- Resulüllah buyurdu ki: "Biliniz ki, kim Ali'yi severse, Allah onu bağışlar."

352- Resulüllah buyurdu ki: "Biliniz ki, bir kimse Ali'yi sever ve bu sevgi üzerinde ölürse, melekler onunla musafaha eder ve peygamberlerin ruhu onu ziyaret eder."

353- Resulüllah buyurdu ki: "Kim, Ali'yi kalbiyle severse, bu ümmetin sevabının üçte birini hak eder.

Kim, hem kalbi hem de diliyle severse (dilinde ona karşı sevgisini belirtirse) bu ümmetin sevabının üçte ikisini hak eder, kim de hem kalbi, hem dili ve hem de eliyle severse (bu sevginin gereklerini yerine getirirse) bu ümmetin sevabının hepsini hak etmiş olur.

Bilin ki Cebrail Bana şöyle haber verdi: Saadetin hepsine o kimse sahip olur ki, Ali'yi hem hayattayken, hem de vefatından sonra sevmiş olsun."







354- İbn Abbas Resulüllah'tan şöyle nakletmiştir: "Ali hüküm vermede ümmetimin en iyisidir. O halde kim Beni seviyorsa, O'nu da mutlaka sevsin. Zira kul, Benim velayetime ancak Ali'yi sevmekle ulaşır."

355- Yahya b. Abdirrahman el-Ensari diyor ki: Resulüllah'ın şöyle buyurduğunu duydum:

"Kim hem hayatında ve hem de vefatından sonra Ali'yi severse, onun için emniyet ve iman yazılır (kaçınılmaz olur.)"

356- Selman, Allah Resulü'nden şöyle rivayet etmektedir: "Kişi ancak Benim Ehl-i Beyt'imi Benim için severse, iman etmiş sayılır."

Ömer b. Hattab, "Ehl-i Beyt'i sevmenin alameti nedir?" diye sorduğunda, elini Ali'ye dokundurarak, "İşte budur (bunu sevmektir)" cevabını verdi."







357- Yine Selman-ı Farisi'den şöyle nakledilmiştir: Resulüllah'ı gördüm ki, Ali b. Ebi Tâlib'in bacağına ve göğsüne dokunarak şöyle buyurdu: "Seni seven Beni sevendir. Beni seven ise Allah'ı sevendir. Sana düşman olan Bana düşman olmuştur. Ve Bana düşman olan Allah'a düşman olmuştur."

358- Resulüllah buyurdu ki: "Şunu bilin ki, kim Ali'yi severse, hesaptan, teraziden ve Sırat'tan emanda kalmış olur."

359- Resulüllah buyurdu ki: "Biliniz ki, Ali'yi seven kimse göklerde ve yerde Allah'ın (muhabbetinin) esiri olarak adlandırılır."

360- Resulüllah buyurdu ki: "Şunu bilin ki, kim Ali'nin sevgisi üzere ölürse, Ben Cennet konusunda onun için kefilim."







361- Resulüllah buyurdu ki: "Bilin ki, kim Ali'yi severse onun için ne bir divan kurulur, ne de bir terazi; ona şöyle hitap edilir: Hesapsız olarak Cennete gir."

362- "Kim, Ali'yi severse muhakkak ki Beni sevmiştir ve kim de Beni severse, hiç kuşkusuz Allah'ı sevmiştir."

363- Resulüllah buyurdu ki: "Bilin ki, bir kimse Ali'yi severse bedenindeki her damarın sayısınca Allah, ona bir huri verir. Ailesinden seksen kişi hakkına şefaat etme hakkına sahip olur, Cennette bedeninin her kılına karşılık ona bir huri ve bir şehir verilir."

364- Sadaka b. Musa, İmam Musa Kâzım'dan, o da babası İmam Câfer-i Sâdık'tan, o da Cabir b. Abdillah el-Ensari'den şöyle nakletmişlerdir:

"Benim ümmetim için Ali konusunda beslediğim umut aynı 'Lailahe İllallah'a beslediğim umut gibidir."







365- Ebu Bekr Abdullah b. Abdirrahman, Osman b. Affan'dan, o da Ömer b. Hattab'dan, o da Ebu Beki b. Ebi Kuhâfe'den rivayetle diyor ki, Resulüllah şöyle buyuruyordu:

"Hiç şüphesiz Allah, Ali b. Ebi Tâlib'in yüzünün nurundan bir çok melekler yaratmıştır ki (Allah'ı) tesbih ve takdis ediyorlar. Bunun sevabını O'nun ve evlatlarının sevenleri için yazıyorlar."







366- Resulüllah'tan nakledilen bir hadiste şöyle geçmektedir: "Bilin ki, kim Ali'yi severse, Allah onun kitabını (amel defterini) sağ eline verir ve onu peygamberler gibi sorgular.

Bilin ki kim Ali'yi severse, Kevser'den içmeden, Tûba ağacının (meyvesinden) yemeden ve Cennetteki yerini görmeden dünyadan çıkmaz…"

Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti

Küresel çapta dev holdinglerin ve siyasi güç merkezlerinin medya sektöründeki hakimiyeti, haberciliğin temel ilkesi olan siyasal tarafsızlığı giderek daha fazla yıpratıyor

08.08.2026 00:18:00
Abdülkadir Gündoğdu
 
Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti
Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti
Küresel çapta dev holdinglerin ve siyasi güç merkezlerinin medya sektöründeki hakimiyeti, haberciliğin temel ilkesi olan siyasal tarafsızlığı giderek daha fazla yıpratıyor.

Medya sahipliğinin birkaç merkezde toplanması, halkın haber alma hakkını ve demokratik çoğulculuğu riske atıyor.

Medya, tarihsel olarak demokrasilerin "dördüncü kuvveti" ve kamuoyunun denetim mekanizması olarak konumlandırılsa da son yıllarda mülkiyet yapılarında yaşanan dönüşüm bu işlevi tartışmalı hale getirdi.

Yayın organlarının bağımsız gazeteciler veya kamu odaklı kurumlar yerine; inşaat, enerji, finans ve savunma gibi farklı sektörlerde faaliyet gösteren büyük sermaye gruplarının eline geçmesi, haber merkezlerindeki yayın çizgisini doğrudan etkiliyor.







Sermaye ilişkileri ve siyasal iklimin habere yansıması

Geleneksel gazetecilik ilkeleri; tarafsızlık, nesnellik ve kamu yararını her türlü çıkarın üzerinde tutmayı gerektirir. Ancak medya organlarının ticari ve siyasi ağlarla örülü mülkiyet yapıları, haberin mutfağında ciddi bir "filtreleme" sürecini beraberinde getiriyor.

Medya sahiplerinin devlet ihalelerine giriyor olması veya kamu düzenlemelerine bağımlı sektörlerde yatırım yapması, yayın organlarının siyasi iktidarlarla ve güç odaklarıyla çatışmaktan kaçınmasına yol açıyor. Bu durum, eleştirel haberciliğin yerini otosansüre ve tek sesliliğe bırakması riskini doğuruyor.







Çapraz sahiplik ve algı yönetimi

Medya sektöründe çapraz sahiplik (aynı sermaye grubunun gazete, televizyon, radyo ve dijital platformların tümüne sahip olması) yayın çeşitliliğini görünürde artırsa da, özünde aynı mesajın farklı kanallardan yinelemesine dayanıyor.

Gündem Belirleme Gücü: Farklı mecralara sahip gruplar, kamuoyunun neyi konuşup neyi konuşmayacağını tek elden yönlendirebiliyor.

Otosansör Mekanizması: Gazeteciler, bağlı bulundukları holdingin ticari veya siyasi çıkarlarıyla çelişen haberleri yapmaktan kaçınmak zorunda kalabiliyor.

Tiraz ve Reyting Kaygısı: Reklam verenlerle ve kamusal fonlarla kurulan ilişkiler, editoryal bağımsızlığın önüne geçebiliyor.







Dijital medya çözüm mü, yeni bir bağımlılık mı?

Geleneksel medyadaki bu tarafsızlık krizine karşı dijital yayıncılık ve bağımsız haber platformları alternatif bir kanal olarak öne çıksa da, dijitalleşme kendi zorluklarını beraberinde getiriyor. Algoritma bağımlılığı, fonlama sorunları ve dev teknoloji şirketlerinin tekelci yapısı, dijital haberciliğin de sürdürülebilirliğini ve tarafsızlığını sınamaktadır.







Uzmanlar, siyasal tarafsızlığın ve haber etiğinin korunabilmesi için şu adımların kritik olduğuna dikkat çekiyor:

Şeffaf Mülkiyet Yapısı: Medya organlarının nihai sahiplerinin ve finansman kaynaklarının kamuoyuna açıkça beyan edilmesi.

Editoryal Bağımsızlık Güvencesi: Yayın sahibi ile haber merkezi arasındaki sınırları koruyan yasal ve kurumsal güvencelerin oluşturulması.

Kamu Yayıncılığının Güçlendirilmesi: Siyasi baskılardan uzak, doğrudan halka hesap veren özerk kamu yayıncılığı modellerinin teşvik edilmesi.

Medya sahipliğinin şeffaflaşmadığı ve editoryal bağımsızlığın teminat altına alınmadığı bir düzende, siyasal tarafsızlık bir ilke olmaktan çıkıp yalnızca bir temenni olarak kalma riskiyle karşı karşıya.

Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı

Büyükçekmece'de meydana gelen göçükte 2 kişinin toprak altında kaldığı ihtimali üzerine başlatılan arama kurtarma çalışmaları, göçük altında kimsenin bulunmadığının tespit edilmesinin ardından sona erdi

04.08.2026 00:30:00 / Güncelleme: 04.08.2026 06:17:18
İHA
 
Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı
Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı
Mimar Sinan Sahili'nde meydana gelen toprak kaymasının ardından göçük altında 2 kişinin bulunduğu iddiasına ilişkin yürütülen arama kurtarma çalışmaları sona erdi. AFAD, itfaiye, sağlık ve polis ekiplerinin iş makineleri desteğiyle yürüttüğü çalışmalarda herhangi bir kişiye rastlanmadı. Çalışmaların tamamlanmasının ardından ekipler bölgeden ayrıldı.








Akşam saatlerinde olay yerinde inceleme yaparak bilgi alan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Vekili Nuri Arslan, "Saat 18.00 civarı, Büyükçekmece Mimar Sinan Mahallesi'nde bir toprak kayması oldu. Olay duyulunca itfaiye, AFAD ekiplerimiz, Büyükçekmece Belediye Başkan Vekilimiz, Kaymakamımız, Valiliğimizle berabere olay yerine geldik. Şu an itibariyle toprak kayması olduğu yerde, toprak kaldırıldı. Şu ana kadar herhangi bir olumsuzluk yok. Hiçbir can kaybı ile karşı karşıya değiliz, şu an itibariyle de olay yeri temizlenmiş durumda. Burası, kum kaya dediğimiz bir sistem üzerine oturtulmuş ama yukarıda anladığım kadarıyla, tarım yapmış veya yoğun bahçe sulama nedeniyle oluşan bir toprak kayması. İlk ihbar, bir anne ve bir çocuk kaldığı, sonra üç kişi diye bir ihbar geldi ama tüm yetkililerle birlikte bir çalışma yaptık ve olumsuz bir şeye rastlamadık" dedi.








Toprak kayması anında bölgede olduğunu belirten Metin Küçük isimli bir vatandaş, "Buradan geçip sahile giderken bir patırtı koptu. Orada bir aile gördüm. Toprak gelince aile kalktı, oradan çıktılar" diye konuştu.

Olay hakkında konuşan görgü tanığı Çağlayan İşgören ise, "Yıkım anını görmedim ama ambulanslarla itfaiyeyi görünce yangın vardır diye tahmin ettim. Merak edip aşağı indim. Bir anne ile çocuğunun toprak altında kaldığını söylediler ama tam belli değildi. Allah'tan pazar günü olmadı. Yoksa çok insan altında kalırdı. Çünkü pazar günü iğne atsan yere düşmüyor buralarda" şeklinde konuştu.
 
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.