Allah Resulünün dilinden Hz. Ali -29-
Kişi ancak Benim Ehl-i Beyt’imi Benim için severse, iman etmiş sayılır
14.06.2026 00:37:00
Haber Merkezi
Haber Merkezi





351- Resulüllah buyurdu ki: "Biliniz ki, kim Ali'yi severse, Allah onu bağışlar."
352- Resulüllah buyurdu ki: "Biliniz ki, bir kimse Ali'yi sever ve bu sevgi üzerinde ölürse, melekler onunla musafaha eder ve peygamberlerin ruhu onu ziyaret eder."
353- Resulüllah buyurdu ki: "Kim, Ali'yi kalbiyle severse, bu ümmetin sevabının üçte birini hak eder.
Kim, hem kalbi hem de diliyle severse (dilinde ona karşı sevgisini belirtirse) bu ümmetin sevabının üçte ikisini hak eder, kim de hem kalbi, hem dili ve hem de eliyle severse (bu sevginin gereklerini yerine getirirse) bu ümmetin sevabının hepsini hak etmiş olur.
Bilin ki Cebrail Bana şöyle haber verdi: Saadetin hepsine o kimse sahip olur ki, Ali'yi hem hayattayken, hem de vefatından sonra sevmiş olsun."

354- İbn Abbas Resulüllah'tan şöyle nakletmiştir: "Ali hüküm vermede ümmetimin en iyisidir. O halde kim Beni seviyorsa, O'nu da mutlaka sevsin. Zira kul, Benim velayetime ancak Ali'yi sevmekle ulaşır."
355- Yahya b. Abdirrahman el-Ensari diyor ki: Resulüllah'ın şöyle buyurduğunu duydum:
"Kim hem hayatında ve hem de vefatından sonra Ali'yi severse, onun için emniyet ve iman yazılır (kaçınılmaz olur.)"
356- Selman, Allah Resulü'nden şöyle rivayet etmektedir: "Kişi ancak Benim Ehl-i Beyt'imi Benim için severse, iman etmiş sayılır."
Ömer b. Hattab, "Ehl-i Beyt'i sevmenin alameti nedir?" diye sorduğunda, elini Ali'ye dokundurarak, "İşte budur (bunu sevmektir)" cevabını verdi."

357- Yine Selman-ı Farisi'den şöyle nakledilmiştir: Resulüllah'ı gördüm ki, Ali b. Ebi Tâlib'in bacağına ve göğsüne dokunarak şöyle buyurdu: "Seni seven Beni sevendir. Beni seven ise Allah'ı sevendir. Sana düşman olan Bana düşman olmuştur. Ve Bana düşman olan Allah'a düşman olmuştur."
358- Resulüllah buyurdu ki: "Şunu bilin ki, kim Ali'yi severse, hesaptan, teraziden ve Sırat'tan emanda kalmış olur."
359- Resulüllah buyurdu ki: "Biliniz ki, Ali'yi seven kimse göklerde ve yerde Allah'ın (muhabbetinin) esiri olarak adlandırılır."
360- Resulüllah buyurdu ki: "Şunu bilin ki, kim Ali'nin sevgisi üzere ölürse, Ben Cennet konusunda onun için kefilim."

361- Resulüllah buyurdu ki: "Bilin ki, kim Ali'yi severse onun için ne bir divan kurulur, ne de bir terazi; ona şöyle hitap edilir: Hesapsız olarak Cennete gir."
362- "Kim, Ali'yi severse muhakkak ki Beni sevmiştir ve kim de Beni severse, hiç kuşkusuz Allah'ı sevmiştir."
363- Resulüllah buyurdu ki: "Bilin ki, bir kimse Ali'yi severse bedenindeki her damarın sayısınca Allah, ona bir huri verir. Ailesinden seksen kişi hakkına şefaat etme hakkına sahip olur, Cennette bedeninin her kılına karşılık ona bir huri ve bir şehir verilir."
364- Sadaka b. Musa, İmam Musa Kâzım'dan, o da babası İmam Câfer-i Sâdık'tan, o da Cabir b. Abdillah el-Ensari'den şöyle nakletmişlerdir:
"Benim ümmetim için Ali konusunda beslediğim umut aynı 'Lailahe İllallah'a beslediğim umut gibidir."

365- Ebu Bekr Abdullah b. Abdirrahman, Osman b. Affan'dan, o da Ömer b. Hattab'dan, o da Ebu Beki b. Ebi Kuhâfe'den rivayetle diyor ki, Resulüllah şöyle buyuruyordu:
"Hiç şüphesiz Allah, Ali b. Ebi Tâlib'in yüzünün nurundan bir çok melekler yaratmıştır ki (Allah'ı) tesbih ve takdis ediyorlar. Bunun sevabını O'nun ve evlatlarının sevenleri için yazıyorlar."

366- Resulüllah'tan nakledilen bir hadiste şöyle geçmektedir: "Bilin ki, kim Ali'yi severse, Allah onun kitabını (amel defterini) sağ eline verir ve onu peygamberler gibi sorgular.
Bilin ki kim Ali'yi severse, Kevser'den içmeden, Tûba ağacının (meyvesinden) yemeden ve Cennetteki yerini görmeden dünyadan çıkmaz…"
352- Resulüllah buyurdu ki: "Biliniz ki, bir kimse Ali'yi sever ve bu sevgi üzerinde ölürse, melekler onunla musafaha eder ve peygamberlerin ruhu onu ziyaret eder."
353- Resulüllah buyurdu ki: "Kim, Ali'yi kalbiyle severse, bu ümmetin sevabının üçte birini hak eder.
Kim, hem kalbi hem de diliyle severse (dilinde ona karşı sevgisini belirtirse) bu ümmetin sevabının üçte ikisini hak eder, kim de hem kalbi, hem dili ve hem de eliyle severse (bu sevginin gereklerini yerine getirirse) bu ümmetin sevabının hepsini hak etmiş olur.
Bilin ki Cebrail Bana şöyle haber verdi: Saadetin hepsine o kimse sahip olur ki, Ali'yi hem hayattayken, hem de vefatından sonra sevmiş olsun."

354- İbn Abbas Resulüllah'tan şöyle nakletmiştir: "Ali hüküm vermede ümmetimin en iyisidir. O halde kim Beni seviyorsa, O'nu da mutlaka sevsin. Zira kul, Benim velayetime ancak Ali'yi sevmekle ulaşır."
355- Yahya b. Abdirrahman el-Ensari diyor ki: Resulüllah'ın şöyle buyurduğunu duydum:
"Kim hem hayatında ve hem de vefatından sonra Ali'yi severse, onun için emniyet ve iman yazılır (kaçınılmaz olur.)"
356- Selman, Allah Resulü'nden şöyle rivayet etmektedir: "Kişi ancak Benim Ehl-i Beyt'imi Benim için severse, iman etmiş sayılır."
Ömer b. Hattab, "Ehl-i Beyt'i sevmenin alameti nedir?" diye sorduğunda, elini Ali'ye dokundurarak, "İşte budur (bunu sevmektir)" cevabını verdi."

357- Yine Selman-ı Farisi'den şöyle nakledilmiştir: Resulüllah'ı gördüm ki, Ali b. Ebi Tâlib'in bacağına ve göğsüne dokunarak şöyle buyurdu: "Seni seven Beni sevendir. Beni seven ise Allah'ı sevendir. Sana düşman olan Bana düşman olmuştur. Ve Bana düşman olan Allah'a düşman olmuştur."
358- Resulüllah buyurdu ki: "Şunu bilin ki, kim Ali'yi severse, hesaptan, teraziden ve Sırat'tan emanda kalmış olur."
359- Resulüllah buyurdu ki: "Biliniz ki, Ali'yi seven kimse göklerde ve yerde Allah'ın (muhabbetinin) esiri olarak adlandırılır."
360- Resulüllah buyurdu ki: "Şunu bilin ki, kim Ali'nin sevgisi üzere ölürse, Ben Cennet konusunda onun için kefilim."

361- Resulüllah buyurdu ki: "Bilin ki, kim Ali'yi severse onun için ne bir divan kurulur, ne de bir terazi; ona şöyle hitap edilir: Hesapsız olarak Cennete gir."
362- "Kim, Ali'yi severse muhakkak ki Beni sevmiştir ve kim de Beni severse, hiç kuşkusuz Allah'ı sevmiştir."
363- Resulüllah buyurdu ki: "Bilin ki, bir kimse Ali'yi severse bedenindeki her damarın sayısınca Allah, ona bir huri verir. Ailesinden seksen kişi hakkına şefaat etme hakkına sahip olur, Cennette bedeninin her kılına karşılık ona bir huri ve bir şehir verilir."
364- Sadaka b. Musa, İmam Musa Kâzım'dan, o da babası İmam Câfer-i Sâdık'tan, o da Cabir b. Abdillah el-Ensari'den şöyle nakletmişlerdir:
"Benim ümmetim için Ali konusunda beslediğim umut aynı 'Lailahe İllallah'a beslediğim umut gibidir."

365- Ebu Bekr Abdullah b. Abdirrahman, Osman b. Affan'dan, o da Ömer b. Hattab'dan, o da Ebu Beki b. Ebi Kuhâfe'den rivayetle diyor ki, Resulüllah şöyle buyuruyordu:
"Hiç şüphesiz Allah, Ali b. Ebi Tâlib'in yüzünün nurundan bir çok melekler yaratmıştır ki (Allah'ı) tesbih ve takdis ediyorlar. Bunun sevabını O'nun ve evlatlarının sevenleri için yazıyorlar."

366- Resulüllah'tan nakledilen bir hadiste şöyle geçmektedir: "Bilin ki, kim Ali'yi severse, Allah onun kitabını (amel defterini) sağ eline verir ve onu peygamberler gibi sorgular.
Bilin ki kim Ali'yi severse, Kevser'den içmeden, Tûba ağacının (meyvesinden) yemeden ve Cennetteki yerini görmeden dünyadan çıkmaz…"


























































































