logo
11 EKİM 2026

Allah Resulü’nün münafıklara karşı takındığı tavır

Korkaklık: Münafıkların, Allah Resulü’yle beraber çıktıkları hemen her savaşta, şartların zorluğu, düşmanın fazlalığı; kalplerinde kök salmış olan küfrü ve nifakı harekete geçirmiş, ödleklik göstermişlerdir

11.10.2026 00:55:00
Haber Merkezi
 
Allah Resulü’nün münafıklara karşı takındığı tavır
Allah Resulü’nün münafıklara karşı takındığı tavır
Korkaklık: Münafıkların, Allah Resulü'yle beraber çıktıkları hemen her savaşta, şartların zorluğu, düşmanın fazlalığı; kalplerinde kök salmış olan küfrü ve nifakı harekete geçirmiş, ödleklik göstermişlerdir.

Dedikodu ve iftira

Münafıklar, Müslümanlar arasında düşmanlık ve fitne çıkarmak, mü'minleri gruplara ayırmak çabasıyla en basit hadiseleri bile iftira ve dedikodu malzemesi yapmışlardır. İfk hadisesi bu gerçeğin ifadesidir.

İkiyüzlülük

Riya da, münafıkların bariz vasıfları arasındadır. Mü'minler arasında herkesten fazla inanmış görünen bu tipler yalnız kaldıklarında içlerindeki küfrü kusuyorlar ve karışıklık çıkarmak için yollar arıyorlardı. Esasen, münafığın kâfirlerden ayrıldığı nokta da burasıdır. Kâfirin düşmanlığı açık, münafığınki gizlidir.

İslam düşmanlarıyla işbirliği

Münafıklar, İslam düşmanlarıyla birlik olma suretiyle de Müslümanlara zarar vermişler ve adeta; "Küfür tek bir millettir" sözünü doğrularcasına, İslam'ın yok olması için uğraşanlarla işbirliği yaparak, Müslümanlara karşı bir güç oluşturmuşlardır.







Allah Resulü'nün münafıklara karşı takındığı tavır

Resulullah, İslamiyet aleyhine yapılabilecek propagandalara mâni olmak düşüncesiyle; kalplerindeki küfrü ve nifakı çok iyi bildiği bu insanları, mü'minlerin arasından kovmamış, ancak onlara karşı her zaman Cenâb-ı Hakk'ın emrettiği gibi dikkatli ve ölçülü bir siyaset izlemiş; deyim yerindeyse, onları idare etmiştir.

Ancak, öldüklerinde, cenaze namazlarının kılınmamasını ve başlarında dua yapılmamasını istemiştir. Münafıklar hakkında, "Bunlar için Allah'tan mağfiret dileğinde bulunulsa da Allah, bunları asla bağışlamayacaktır" buyurmuştur. 

Resulullah, münafıkların işledikleri fiillere göre kendilerine gereken muameleyi yapardı. İçlerindekini ise Allah'a havale ederdi.

Münafıklardan yüz çevirmek, onlara karşı sert davranmak, Cenâb-ı Hakk'ın emridir. Allah (c.c.) Tevbe Sûresi'nin 73. ayetinde şöyle buyurmaktadır: "Ey Peygamber! Kâfirlere ve münafıklara karşı cihad et. Onlara karşı sert davran. Onların varacakları yer cehennemdir. O ne kötü bir varış yeridir."

Yine Cenâb-ı Hak, onların ikiyüzlülüklerine karşı takınılması gereken tavırla ilgili, olarak Nisâ Sûresi'nin 81. ayetinde, "Baş üstüne, derler; ama yanından ayrılınca, onlardan bir kısmı Senin dediğinden başkasını gizlice kurar. Allah da, onların gizlice kurduklarını yazar. Sen, onlara aldırma ve Allah'a dayan; Sana vekil olarak Allah yeter" buyurmuştur.







Münafıkların cenaze namazının kılınmaması hakkında da Tevbe Süresi, 84. ayette, "Onlardan ölmüş olan hiçbir kimse üzerine, hiçbir zaman namaz kılma; kabri başında da durma. Çünkü onlar, Allah ve Resulü 'nü inkâr ettiler; kafir olarak öldüler" buyurulmaktadır.

Münafıkların, cihattan geri kalmaları halinde de hiçbir özürleri kabul edilmemiştir:

"Eğer Allah, Seni onlardan bir grubun yanına döndürür de, çıkmak için Senden izin isterlerse, de ki: Benimle beraber asla çıkmayacaksınız. Çünkü siz, birinci defa (Tebük Seferi'nde) yerinizde kalmaya razı oldunuz. Şimdi de geri kalanlarla beraber oturun." 

"(Seferden) döndüğünüz zaman, size özür beyan edecekler. De ki: Özür dilemeyin. Size asla inanmayız. Çünkü Allah, sizin gerçek tutumlarınızı bize bildirmiştir. Amelinizi Allah da görecektir, Resulü de.

Sonra, görüleni ve görülmeyeni bilene döndürüleceksiniz de, yapmakta olduklarınızı haber verecektir. Onların yanına döndüğünüz zaman, size kendilerinden (onları cezalandırmaktan) vazgeçmeniz için Allah adına and içeceklerdir. Artık onlardan yüz çevirin. Çünkü onlar, murdardır. Kazanmakta olduklarına karşılık, ceza olarak, varacakları yer cehennemdir.

Onlardan razı olasınız diye, size yemin edecekler, fakat siz onlardan razı olsanız bile Allah, fâsıklar topluluğundan asla razı olmaz." 







Münafıklarla ilgili bir önemli husus da, onların asla bağışlanmayacakları ve haklarında mağfiret dilenmesinin de faydasız olduğudur:

"(Ey Muhammed!) Onlar için ister af dile, ister dileme. Onlar için yetmiş kez af dilesen de Allah, onları asla affetmeyecek. Bu, onların Allah ve Resulü'nü inkâr etmelerinden ötürüdür. Allah, fasıklar topluluğunu hidayete erdirmez." 

Münafıklara karşı mü'minler, her devirde dikkatli olmalı; onların fitnelerine karşı birlik ve beraberliklerini muhafaza etmelidirler.

Yukarıda zikredilen özellikler göz önünde bulundurularak bu tipler çok iyi tahlil edilmeli ve bunlara karşı her zaman tedbirli, ölçülü ve tavizsiz davranılmalıdır." (Prof. Dr. Haydar Baş, Rahmet-el lil Alemin eserinden)

Kredi kartı başvurusu yaptığını sandı: Dolandırıldı

İnternette gördüğü yüksek limitli kredi kartı başvuru ilanını gerçek sanan 52 yaşındaki Murat Em, ilan üzerinden irtibata geçtiği kişiler tarafından 412 bin lirasının dolandırıldığını iddia etti. Tuzağa düşürüldüğü söyleyen Em, yeni kartının yüksek limitli olması için 2 milyon lira limitli başka bir kredi kartının bilgilerini referans amaçlı dolandırıcılarla paylaştığını söyledi. Kart bilgilerinin kopyalandığı ifade eden Em, 412 bin lirasının ise İstanbul'da kişisel temizlik ürünleri üreten bir firma üzerinden çekildiğini öne sürdü

10.10.2026 12:31:00
İHA
 
Kredi kartı başvurusu yaptığını sandı: Dolandırıldı
Kredi kartı başvurusu yaptığını sandı: Dolandırıldı
Ankara'da piknik ve mangal ürünleri satış işiyle uğraşan Murat Em, iddialara göre sosyal medyada gördüğü özel bir bankaya ait yüksek limitli kredi kartı ilanının gerçek olduğunu düşünerek başvuruda bulunmak istedi. İlan üzerinden yetkili olduğunu sandığı kişilerle görüşen Em'den başvuracağı kartın limitinin yüksek olması için 2 milyon lira limitli bir diğer kredi kartını referans göstermesi istendi. Kart bilgilerini paylaşan Em'in hesabından İstanbul'da kişisel temizlik ürünü üreten bir firma üzerinden iki parça halinde toplam 412 bin lira çekildi. Dolandırıldığı anlayan Murat Em, banka hesaplarına kısıtlama koydurdu ve polise ihbarda bulundu. Her şeyin dakikalar içinde gerçekleştiğini söyleyen mağdur Em, hukuki mücadelesini sürdüreceğini ifade etti.






"Hesabımdan 412 bin lira çekildiği yazıyordu"

Yaşadığı durumla ilgili konuşan Murat Em, "Sosyal medyada özel bir bankanın kredi kartı başvuru reklamını gördüm. Reklamdaki bağlantı sayfasına girdim. Ertesi gün söz konusu bankadan aradılar. 'En yüksek limitli kartınızı referans olarak gösterin ki yeni kartınızın da limitini yüksekten açalım' dediler. İstenilen numaraya kart bilgilerimi yolladım. Ardından kısa süre içinde telefonuma mesaj geldi. Hesabımdan 412 bin lira çekildiği yazıyordu. O sırada benden taleplerde bulunan kişilerle de görüntülü konuşma gerçekleştiriyorduk. Kartımdan para çekildiğini söyleyerek tepki gösterdim ve telefonu kapattım. Ardından da kartıma kullanıma kapattım. İşlemi iptal ettirmek için bankaya gittim ama şifre kullandığım için iptal etmediler. Polise şikayette bulundum. Henüz bir sonuç çıkmadı" dedi.








"Biri aradı, 'Geçmiş olsun paranı aldık' dedi"

Adına sahte fatura düzenlendiğini de ileri süren Em, "Dolandırıcılar adıma fatura da kesip bana göndermişler. Faturanın gönderildiği firmayı arayarak herhangi bir ürün almadığımı söyledim. İmza olmaması rağmen nasıl bu belgeyi düzenleyebildiklerini sordum. Ürünün ödemesini yaptığımı ve başka birinin de teslim aldığının göründüğünü söylediler. Ardından biri beni aradı. 'Geçmiş olsun paranı aldık' dedi. Mağdur oldum. Paramı çeken firmanın dolandırıcılarla ortaklığı var mı bilmiyorum. Şikayetimizin üzerinden bir ay geçmesi lazımmış. Daha sonra tüketici mahkemesine de şikayette bulanacağız. Faturada alakam olmayan temizlik ürünlerinin satın alındığı görülüyor" ifadelerini kullandı.








"Nasıl olduğunu anlamadım bile"

Hukuk mücadelesini sürdüreceğini dile getiren Em, "Dolandırıcılara başka bir numaradan ulaşmayı başardım. İsmini söylediğim kişinin orada olmadığını ve kime ulaşmaya çalıştığımı sordu. Ben de kimle görüştüğümü sorunca, 'Kim olduğumu ne yapacaksın' diyerek telefonu yüzüme kapattı. Yapabilecek bir şeyim olmadığı için de bir daha aramadım. Hala faaliyetlerine devam ediyorlar. Bu kez de başka bir banka yetkilisiymiş gibi gösteriyorlar kendilerini. Böyle bir şey yaşayacağım aklıma gelmezdi. Nasıl olduğunu anlamadım bile. Mücadelemi sonuna kadar sürdüreceğim" diye konuştu.

Maltepe'de çöken binanın beton örneklerinde deniz kabuğu görüldü

Maltepe'de 5 kişinin hayatını kaybettiği 7 katlı binanın çökmesinin ardından enkaz kaldırma çalışmaları sürerken, binadan alınan beton örneklerinin arasında deniz kabuğu görüldü. Görüntüler, binanın yapı malzemelerinin niteliğine ilişkin soru işaretlerini gündeme getirdi

09.10.2026 12:14:00
İHA
 
Maltepe'de çöken binanın beton örneklerinde deniz kabuğu görüldü
Maltepe'de çöken binanın beton örneklerinde deniz kabuğu görüldü
Maltepe'nin Cevizli Mahallesi'nde dün sabah saat 05.40 sıralarında 7 katlı binanın çökmesi sonucu 5 kişi hayatını kaybetti. Enkaz altında kalan vatandaşların çıkarılmasının ardından ekipler bölgede enkaz kaldırma çalışmalarına başladı.






Çalışmalar kapsamında ekipler, çöken binanın molozlarından beton örnekleri almaya başladı. Örneklerin alındığı sırada beton parçalarının arasında deniz kabuğu bulunduğu görüldü. Ortaya çıkan görüntüler, binanın yapımında kullanılan malzemelerin niteliğine ilişkin dikkat çekti.








Binadan alınan örneklerin incelenmesiyle birlikte çöküşün nedenine ve yapının dayanımına ilişkin teknik değerlendirmelerin netleşmesi bekleniyor.






Vali yardımcısının intihar ettiği ortaya çıktı

Afyonkarahisar'da silahla vurulmuş halde ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan Vali Yardımcısı İhsan Ayrancı'nın intihar ettiği ortaya çıktı

09.10.2026 00:10:00
İHA
 
Vali yardımcısının intihar ettiği ortaya çıktı
Vali yardımcısının intihar ettiği ortaya çıktı
Olay, kent merkezindeki termal bir tesiste meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, kafasından silahla vurulan Afyonkarahisar Vali Yardımcısı ve İl Özel İdaresi Genel Sekreteri İhsan Ayrancı ambulansla hastaneye kaldırıldı. Hastanede yapılan yoğun müdahaleye rağmen Ayrancı kurtarılamayarak hayatını kaybetti.








Olay yeri inceleme ekiplerinin Ayrancı'nın cenazesi üzerinde yaptığı incelemelerin ardından naaşı, otopsi yapılmak üzere Afyonkarahisar Devlet Hastanesi Adli Tıp Kurumu morguna götürüldü. Yapılan incelemelerde Ayrancı'nın kendine ait beylik silahıyla kafasına tek el ateş ettiği tespit edildi. Olay sonrası Afyonkarahisar Valisi Naci Aktaş, İl Emniyet Müdürü Gökhan Demirtola ve kurum müdürleri hastaneye gelerek bilgi aldı.








Afyonkarahisar Valiliğinin resmi sosyal medya hesabından yayınlanan başsağlığı mesajında, yaşanan üzüntü dile getirildi. Evli ve iki çocuk babası olduğu öğrenilen Ayrancı'nın ölümüyle ilgili başlatılan geniş çaplı soruşturmanın devam ettiği bildirildi.

Maltepe'de hayatını kaybeden 2 kişinin kimlikleri belli oldu

İstanbul Maltepe'de 7 katlı binanın 3 katının çökmesi sonucu hayatını kaybeden 2 kişinin kimlikleri belli oldu. Hayatını kaybedenlerin Gülce Turhan ve Ahmet Muhammet İnan oldukları öğrenildi

08.10.2026 14:13:00
İHA
 
Maltepe'de hayatını kaybeden 2 kişinin kimlikleri belli oldu
Maltepe'de hayatını kaybeden 2 kişinin kimlikleri belli oldu
Maltepe Cevizli Mahallesi Doğu Sokak'taki 7 katlı binada saat 05.40 sıralarında meydana gelen olayda binanın 3 katında çökme yaşandı. İhbar üzerine olay yerine sevk edilen ekipler arama kurtarma çalışması başlattı.






Çalışmalarda 2 kişinin hayatını kaybettiği belirlenirken, 2 kişiyi de arama kurtarma çalışmaları sürüyor. Hayatını kaybeden vatandaşların kimlikleri belli oldu. 






Vatandaşların Gülce Turhan ve Ahmet Muhammet İnan oldukları öğrenildi.

Yapıların sinsi düşmanı: Korozyon

Binalarda korozyon, betonarme yapıların içerisinde bulunan taşıyıcı çelik donatıların (inşaat demirlerinin) çevre faktörleri, nem ve kimyasal etkilerle reaksiyona girerek kimyasal ve elektrokimyasal yollarla aşınması, paslanması ve işlevini kaybetmesi olayıdır

08.10.2026 12:36:00
Hasan Gündoğdu
 
Yapıların sinsi düşmanı: Korozyon
Yapıların sinsi düşmanı: Korozyon
Beton, yüksek pH derecesi (yaklaşık 12,5 - 13,5) sayesinde normal şartlarda içerisindeki çeliği paslanmaya karşı koruyan pasif bir alkali tabaka oluşturur. Ancak bu koruyucu tabaka bozulduğunda veya beton içerisine su ve gaz girişi yaşandığında korozyon süreci başlar.






Binalarda Korozyonun Temel Nedenleri

Korozyon tek bir sebebe bağlı olmaktan ziyade, malzeme kalitesizliği ile çevresel etkenlerin bir araya gelmesiyle tetiklenir:

Su ve Nem Teması: Su, korozyon reaksiyonunun gerçekleşmesi için en temel iletkendir. Yalıtımsız temeller, sızdıran çatı ve tesisatlar ile nemli bodrum katları demirin oksitlenmesini hızlandırır.

Karbonatlaşma: Havadaki karbondioksit gazı, betonun gözeneklerinden içeri sızarak betonun alkali yapısını bozar ve pH değerini 9'un altına düşürür. Bu durum demiri koruyan pasif tabakayı ortadan kaldırır.






Klorür İyonu Saldırısı: Deniz kenarındaki yapılarda tuzlu rüzgarlar, deniz kumu kullanılan binalar veya kışın buz çözücü tuzların kullanıldığı alanlar klorür iyonlarının betona nüfuz etmesine yol açar. Klorür, çelikte yerel ve derin çukurlaşma tipi korozyona neden olur.

Pas Payı (Beton Örtüsü) Yetersizliği: Demirin betonun dış yüzeyine çok yakın yerleştirilmesi (< 2-3 cm), dış etkenlerin doğrudan ve hızlı şekilde çeliğe ulaşmasına imkan tanır.

Betondaki Segregasyon ve Gözenekler: Uygun şekilde sıkıştırılmayan, yerleştirilmeyen veya kalitesiz betonlarda oluşan boşluklar nem ve havanın donatıya ulaşmasını kolaylaştırır.






Korozyon Binalara Nasıl Zarar Verir?

Korozyon sadece demirin renginin değişmesi değil, yapının statik dengesini bozan zincirleme bir tahribat sürecidir:

Kesit Kaybı: Demir paslandıkça incelir. Kesit alanı küçülen donatı, üzerine düşen çekme gerilmelerini taşıyamaz hale gelir.

Hacim Genişlemesi ve Betonun Çatlaması: Demir paslandığında oluşan demir oksit, orijinal çelik hacminin yaklaşık 2 ila 6 katı büyüklüğe ulaşır. Bu hacim artışı beton içten dışa doğru devasa bir çekme gerilmesine maruz bırakır.

Beton Kabuk Atması: İçten genleşen beton zamanla çatlar ve donatının üzerindeki beton parçalar halinde dökülür. Demirin dış ortamla teması tamamen açık hale gelir ve korozyon katlanarak hızlanır.

Aderans (Yapışma) Kaybı: Beton ile çeliğin birlikte hareket etmesini sağlayan sürtünme ve tutunma kuvveti (aderans) tamamen kaybolur. Bu durum yapının bütünselliğini yok eder.






Korozyon Sebebiyle Bina Yıkılabilir mi?

Evet, korozyon binaların kendiliğinden veya hafif bir depremde dahi aniden yıkılmasına yol açabilen ana faktörlerden biridir.

Binalarda kolon ve kiriş gibi taşıyıcı elemanlar, üzerlerindeki yükü çelik ve betonun ortak çalışmasıyla taşır. Korozyon nedeniyle taşıyıcı kapasitesi %30 ile %50 oranında azalan bir kolon, binanın kendi ölü yükünü taşıyamaz hale gelebilir.

Türkiye'deki geçmiş deprem incelemelerinde (1999 Gölcük, 2020 İzmir ve 2023 Kahramanmaraş depremleri) yıkılan veya ağır hasar alan yapılarda korozyonun taşıyıcı donatı kesitlerini ciddi oranda incelttiği tespit edilmiştir. 10-15 yıl boyunca yoğun su temasına maruz kalmış yalıtımsız bir binada, donatı çapının fısıltı gibi eriyerek yarı yarıya düştüğü vakalar sıkça görülmektedir.






Korozyona Karşı Alınması Gereken Önlemler

Korozyonla mücadele hem yapım aşamasında hem de mevcut yapılarda doğru adımların atılmasını gerektirir:

İnşaat Aşaması: Su Yalıtımı (Su Yalıtım Membranları). Temel, perde duvar ve ıslak hacimlerde kesintisiz su yalıtımı yapılmalıdır.

Malzeme Seçimi: Düşük Geçirgenlikli Beton (W/C Oranı). Su/çimento oranı düşük (<0,45), kaliteli ve durabilitesi yüksek hazır beton kullanılmalıdır.

Uygulama: Yeterli Pas Payı (Beton Örtüsü). Donatının dış etkenlerden korunması için projesine uygun pas payı elemanları (pas payı klipsi) kullanılmalıdır.

Kullanılan Donatı: Nervürlü ve Kaliteli Çelik. Deniz kumu ve klorür içeren agregalar kullanılmamalı, korozyona dayanıklı çelik tercih edilmelidir.

Mevcut Binalar: Korozyon Onarımı & Güçlendirme. Paslı demirler kumlama ile temizlenmeli, korozyon önleyici astar sürülmeli ve yapısal tamir harçları kullanılmalıdır.

Korozyon, belirtileri dışarıya vurana kadar içten içe ilerleyen sinsi bir süreçtir. Yapılarda temel yalıtımına özen gösterilmesi, su sızıntılarının anında giderilmesi ve düzenli bina bakımının aksatılmaması yapının ömrünü ve deprem güvenliğini doğrudan belirler.

"Altın Çocuk" Göksel Arsoy son yolculuğuna uğurlandı

Yeşilçam'ın "Altın Çocuk" lakaplı usta oyuncusu Göksel Arsoy, İstanbul'da düzenlenen cenaze törenin ardından son yolculuğuna uğurlandı

07.10.2026 18:00:00
İhlas Haber Ajansı
 
"Altın Çocuk" Göksel Arsoy son yolculuğuna uğurlandı
"Altın Çocuk" Göksel Arsoy son yolculuğuna uğurlandı
Yeşilçam'ın unutulmaz isimlerinden olan ve Türk sinemasında 'Altın Çocuk' lakabıyla hafızalarda yer edinen usta oyuncu Göksel Arsoy, 90 yaşında hayatını kaybetti. Arsoy için Levent Barbaros Paşa Camii'nde bir cenaze töreni düzenlendi. Törene Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürü Birol Güven, Göksel Arsoy'un oğlu Gökhan Arsoy, kızı Aşkım Arsoy, sinema camiasından Serdar Gökhan, Halil Ergün, yakınları ve hayranları katıldı. Arsoy ailesi törende taziyeleri kabul etti. Arsoy için öğle namazının ardından cenaze namazı kılındı. Törenin ardından Arsoy'un cenazesi Zincirlikuyu Mezarlığında toprağa verildi.






"Bir efsanemizi daha kaybettik"

Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürü Birol Güven ise, "Bir efsanemizi daha kaybettik. Gerçekten öyle bir jenerasyon ki bize böyle derin izler bıraktı ki, öyle duygular yaşattılar ki bize. Gerçekten bize bir hazine bıraktılar. Çok kıymetli bir arşivimiz var. Onun üzerine inşa ettiğimiz çok büyük endüstriye sahibiz. Türkiye gerçekten büyük bir sinema ülkesi ve biz bunu onlara borçluyuz. Gerçekten tüm yokluklara rağmen ortaya koydukları eserler var. Bugün çok yüksek bir teknolojiye sahibiz; dünyanın en iyi kameraları bizde, en güzel ışıklar bizde, montaj setlerimiz de, yapay zekamız var. Ama Yeşilçam'ın bizim üzerimizde oluşturduğu duyguya maalesef ulaşamıyoruz. Bence büyük üstatların değeri her geçen gün daha da artacaktır diye düşünüyorum. Paha biçilmez bir hazine üzerinde oturuyoruz. Hepsinin mekanları cennet olsun, Allah rahmet eylesin, nur içinde yatsınlar" dedi.








"Özel doğmuş, kendini yetiştirmiş ve özel olmuş"

Göksel Arsoy'un oğlu Gökhan Arsoy ise, "Çok erken gitti babam. Çok büyük bir değer kayboldu. Sadece sinema değil, aynı zamanda sahne sanatçısıydı. Öyle anılmayı istedi. 'Ben sadece sinema değil, sinema ve sahne sanatçısıyım' derdi. Yıllarca Yeşilçam'da emek verdi. Yeşilçam'dan geçenler arasında uzun yıllar sahnede yer aldı. Çok özel bir insandı. Özel doğmuş, kendini yetiştirmiş ve özel olmuş, çok büyük bir karakterdi babam. Allah rahmet eylesin" ifadelerini kullandı.








"Bir yıldız daha kaydı"

Serdar Gökhan ise açıklamasında "Sanatçı büyük filmler, çok filmler yaptı. Allah rahmet eylesin, mekânı cennet olsun diyorum. Hepimiz üzgünüz, bir yıldız daha kaydı. Kendisiyle 2 ay önce görüşmüştük. Görüştük, konuştuk. İyi çok, öyle bir ağır bir hastalık gibi yoktu ama bir anda yani öldü. Allah rahmet eylesin, mekânı cennet olsun. Yeşilçam'ın üzüntüsü bu.
Halil Ergün ise Göksel Aksoy'un çok özel bir insan olduğunu belirtirken, yakınlarına başsağlığı diledi.






Okul saldırısında ölen Eslem Sare toprağa verildi

Başakşehir'de okulda meydana gelen bıçaklı saldırıda hayatını kaybeden 10 yaşındaki Eslem Sare Bulut, memleketi Bartın'da defnedildi

07.10.2026 15:00:00 / Güncelleme: 07.10.2026 15:07:53
İhlas Haber Ajansı
 
Okul saldırısında ölen Eslem Sare toprağa verildi
Okul saldırısında ölen Eslem Sare toprağa verildi
İstanbul'un Başakşehir ilçesinde bir okulda meydana gelen bıçaklı saldırıda ağır yaralanarak hayatını kaybeden 10 yaşındaki Eslem Sare Bulut, memleketi Bartın'da düzenlenen cenaze töreninin ardından aile mezarlığına defnedildi.






Başakşehir ilçesinde bulunan Kayaşehir Şeyh Şamil İmam Hatip Ortaokulu'nda meydana gelen bıçaklı saldırıda 8 öğrenci yaralanırken, öğrencilerden Eslem Sare Bulut, hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Saldırıda yaralanan 7 öğrencinin ise hastanelerdeki tedavilerinin sürdüğü öğrenildi.






"Eslem Sare, son yolculuğuna uğurlandı"

Kumluca beldesi Güvendik Mahallesi'nden olduğu öğrenilen 10 yaşındaki Eslem Sare Bulut için bugün Güvendik Mahalle Camii'nde cenaze töreni düzenlendi. Öğle namazının ardından kılınan cenaze namazı sonrasında Eslem Sare'nin cenazesi, dualar ve gözyaşları arasında aile mezarlığında toprağa verildi.







Eslem Sare Bulut'un cenazesine Bartın Valisi Nurtaç Arslan'ın yanı sıra il ve ilçe protokolü katıldı. Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Celile Eren Ökten ile önceki dönem Adalet Bakanı Yılmaz Tunç da cenaze törenine katılarak Bulut ailesinin acısını paylaştı.

Cenaze töreninde Eslem Sare Bulut'un ailesi ve yakınları büyük üzüntü yaşarken, çevrede bulunan vatandaşlar da aileye taziyelerini iletti.

Çocukların gürültüsü kavgaya dönüştü: Zincir, keser, sopa, bıçak...

Adana'da çocukların çıkardığı gürültü nedeniyle başlayan tartışma zincir, keser, sopa ve bıçakların kullanıldığı kavgaya dönüştü. Olayda aynı aileden 3 kişi yaralanırken, gözaltına alınan 3 şüpheli ifadelerinin ardından serbest bırakıldı. Kavga anları ise güvenlik kamerasına yansıdı

06.10.2026 14:32:00
İHA
 
Çocukların gürültüsü kavgaya dönüştü: Zincir, keser, sopa, bıçak...
Çocukların gürültüsü kavgaya dönüştü: Zincir, keser, sopa, bıçak...
Olay, 12 Eylül'de merkez Seyhan ilçesi Yeni Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, Serpil Ulusoy, sokakta oynayan komşularının çocuklarını çıkardıkları gürültü nedeniyle uyardı. Bunun üzerine çocukların aileleri ile karşı taraf arasında tartışma çıktı. İhbar üzerine olay yerine polis ekipleri sevk edildi. Ekiplerin müdahalesiyle taraflar sakinleştirildi.






Ancak ertesi gün S.K., N.K. ve H.İ.Ö.'nün de aralarında bulunduğu aile üyeleri, ellerinde zincir, keser, sopa ve bıçaklarla Serpil Ulusoy'un yaşadığı evin önüne geldi. Burada taraflar arasında yeniden tartışma çıktı. Kısa sürede büyüyen tartışma kavgaya dönüştü.








Çıkan kavgada Serpil Ulusoy, Mehmet Ulusoy ve Emre Ulusoy yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralılar, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulanslarla hastaneye kaldırıldı.

Hastanede tedavileri yapılan Ulusoy ailesi, darp raporu aldıktan sonra polis merkezine giderek şüphelilerden şikayetçi oldu. Polis ekiplerince gözaltına alınan S.K., N.K. ve H.İ.Ö., ifadelerinin ardından serbest bırakıldı.









Öte yandan zincir, keser, sopa ve bıçakların kullanıldığı kavga anları çevredeki bir güvenlik kamerası tarafından saniye saniye kaydedildi.

Saldırıya uğrayan Emre Ulusoy, karşı tarafın evlerini bastığını söyleyerek, "Evimize zincir, bıçak, keserlerle geldiler. Kafama keserle vurdular, anneme zincirle vurdular. Bu adamlar ertesi gün serbest kaldı adalet istiyoruz" dedi.









Mehmet Ulusoy ise eşini baygınken bile darp etmeye devam ettiklerini belirterek, "Benim çocuğumun kafasına keserle vurdular. Benim çocuğum ölebilirdi. Köyden geldiler gece bu olayı organize ettiler sabah yaptılar. Bizi kameraya çektirdiler. Benim çocuğum, eşim ölse kim verecek hesabını. Ben adalet istiyorum" diye konuştu.








Serpil Ulusoy da hasta olduğu için çocukları sessiz olmaları konusunda uyardığı kaydederek, "Olayın ardından karşımıza gelip gülüyorlar. Devletin adaletini istiyoruz. Evimi bastılar. Bıçakları zincirleri sallayarak üstümüze geliyorlar. Ben baygınken beni dövdüler. Biz o gün ölebilirdik" dedi.






Türkiye'nin en çok vali çıkaran illeri belli oldu

Türkiye genelinde halihazırda görev yapan valilerin memleketleri üzerinden hazırlanan dağılımda Adana ve Erzurum, 5'er valiyle listenin zirvesini paylaştı. Bürokrasiye kazandırdığı vali sayısıyla dikkat çeken Erzurum, Adana ile birlikte Türkiye'nin en fazla vali çıkaran illeri arasında ilk sırada yer aldı

06.10.2026 14:27:00
İHA
 
Türkiye'nin en çok vali çıkaran illeri belli oldu
Türkiye'nin en çok vali çıkaran illeri belli oldu
Erzurumlu valiler

Verilen listeye göre Erzurumlu valiler arasında Çanakkale Valisi Ömer Toraman, Edirne Valisi Yunus Sezer, İstanbul Valisi Davut Gül, Kocaeli Valisi İlhami Aktaş ve Kahramanmaraş Valisi Mükerrem Ünlüer yer alıyor.






Zirveye yakın iller de dikkat çekti

Valilerin memleketlerine ilişkin dağılımda Erzurum ve Adana'nın ardından Ankara, Elazığ ve Kayseri öne çıktı. Söz konusu üç ilden 4'er ismin valilik görevinde bulunması dikkat çekerken, Antalya, Sinop, Trabzon, Çorum, Malatya, Bitlis ve Ordu da birden fazla vali yetiştiren iller arasında yer aldı.









Valiler ve memleketleri

Adana Valisi Mustafa Yavuz: Elazığ
Adıyaman Valisi Abdullah Küçük: Sivas
Afyonkarahisar Valisi Naci Aktaş: Trabzon
Ağrı Valisi Önder Bozkurt: Hatay
Aksaray Valisi Murat Duru: Niğde
Amasya Valisi Önder Bakan: Tekirdağ
Ankara Valisi Yakup Canbolat: Çorum
Antalya Valisi Hulusi Şahin: Ankara
Ardahan Valisi Ömer Hilmi Yamlı: Bitlis
Artvin Valisi Turan Ergün: Sinop
Aydın Valisi Osman Varol: İzmir
Balıkesir Valisi İsmail Ustaoğlu: Düzce
Bilecik Valisi Faik Oktay Sözer: Rize
Bingöl Valisi Cahit Çelik: Ağrı
Bitlis Valisi Ahmet Karakaya: Kastamonu
Bolu Valisi Abdulaziz Aydın: Mardin
Burdur Valisi Tülay Baydar Bilgihan: Ağrı
Bursa Valisi Erol Ayyıldız: Giresun
Çanakkale Valisi Ömer Toraman: Erzurum
Çankırı Valisi Hüseyin Çakırtaş: Sivas
Çorum Valisi Ali Çalgan: Malatya
Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger: Konya
Diyarbakır Valisi Murat Zorluoğlu: Trabzon
Edirne Valisi Yunus Sezer: Erzurum
Elazığ Valisi Numan Hatipoğlu: Ordu
Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu: Bitlis
Erzurum Valisi Aydın Baruş: Edirne
Eskişehir Valisi Erdinç Yılmaz: Adana
Gaziantep Valisi Kemal Çeber: Tokat
Giresun Valisi Mustafa Koç: Adana
Gümüşhane Valisi Cevdet Atay: Elazığ
Hakkâri Valisi İbrahim Taşyapan: Kayseri
Hatay Valisi Mustafa Masatlı: Çorum
Isparta Valisi Abdullah Erin: Mardin
Mersin Valisi Atilla Toros: Bitlis
İstanbul Valisi Davut Gül: Erzurum
İzmir Valisi Süleyman Elban: Kırşehir
Kars Valisi Ziya Polat: İzmit
Kastamonu Valisi Meftun Dallı: Sinop
Kayseri Valisi Gökmen Çiçek: Kocaeli
Kırklareli Valisi Uğur Turan: Giresun
Kırşehir Valisi Murat Sefa Demiryürek: Adana
Kocaeli Valisi İlhami Aktaş: Erzurum
Konya Valisi İbrahim Akın: Çorum
Kütahya Valisi Musa Işın: Bingöl
Malatya Valisi Seddar Yavuz: Eskişehir
Manisa Valisi Vahdettin Özkan: Muş
Kahramanmaraş Valisi Mükerrem Ünlüer: Erzurum
Mardin Valisi Tuncay Akkoyun: Elazığ
Muğla Valisi İdris Akbıyık: Malatya
Muş Valisi Avni Çakır: Aksaray
Nevşehir Valisi Hüseyin Kök: Konya
Niğde Valisi Nedim Akmeşe: Sinop
Ordu Valisi Muammer Erol: Kayseri
Rize Valisi İhsan Selim Baydaş: Malatya
Sakarya Valisi Rahmi Doğan: Sivas
Samsun Valisi Orhan Tavlı: Ordu
Siirt Valisi Kemal Kızılkaya: Eskişehir
Sinop Valisi Mustafa Özarslan: Adana
Sivas Valisi Yılmaz Şimşek: Antalya
Tekirdağ Valisi Recep Soytürk: Sakarya
Tokat Valisi Abdullah Köklü: Ankara
Trabzon Valisi Tahir Şahin: Kayseri
Tunceli Valisi Şefik Aygöl: Batman
Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak: Çanakkale
Uşak Valisi Serdar Kartal: Balıkesir
Van Valisi Ozan Balcı: Ardahan
Yozgat Valisi Mehmet Ali Özkan: Ankara
Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu: Trabzon
Bayburt Valisi Mustafa Eldivan: Kayseri
Karaman Valisi Hayrettin Çiçek: Elazığ
Kırıkkale Valisi Hüseyin Engin Sarıibrahim: İstanbul
Batman Valisi Ekrem Canalp: Bolu
Şırnak Valisi Birol Ekici: Antalya
Bartın Valisi Nurtaç Arslan: Amasya
Iğdır Valisi Fırat Taşolar: Kahramanmaraş
Yalova Valisi Ahmet Hamdi Usta: Antalya
Karabük Valisi Oktay Çağatay: Kırşehir
Kilis Valisi Ömer Kalaylı: Kahramanmaraş.













Mihriban cinayetindeki izler Sarıgül davasını yeniden başlattı

Manisa'da 3 yıl önce çalıştığı inşaatta ölü bulunan ve dosyası takipsizlikle sonuçlanan iş güvenliği teknikeri Naile Büşra Sarıgül'ün (23) ölümüyle ilgili dava, İzmir'deki Mihriban Yılmaz (26) cinayeti soruşturmasında ortaya çıkan yeni delillerin ardından yeniden açılarak Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görülmeye başlandı

06.10.2026 14:24:00
İHA
 
Mihriban cinayetindeki izler Sarıgül davasını yeniden başlattı
Mihriban cinayetindeki izler Sarıgül davasını yeniden başlattı
Manisa Organize Sanayi Bölgesi'nde yer alan Toyo Matbaa Mürekkep A.Ş. firmasına ait üretim fabrikası inşaatında iş güvenliği teknikeri olarak görev yapan Naile Büşra Sarıgül, 3 Ağustos 2023 tarihinde inşaat alanında yüksekten düşmüş halde bulundu ve kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Olayın ardından hazırlanan 16 Ekim 2023 tarihli otopsi raporunda ölüm nedeninin kalp krizi olduğu belirtildi. Soruşturma sürecinde alınan 24 Nisan 2024 tarihli DNA analiz raporunda ise maktulde şüpheli Fatih İnan'a ait DNA profili tespit edildi. Ancak İnan'ın ifadesinde Sarıgül ile aralarında gönül ilişkisi olduğunu iddia etmesi ve ölümün otopsi raporunda kalp krizine bağlanması nedeniyle, Manisa Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada "kovuşturmaya yer olmadığına" karar verilerek dosya kapatıldı.






Cinayet soruşturmasındaki mesajlar dosyayı yeniden açtı

Söz konusu takipsizlik kararı, İzmir'de 29 Aralık 2025'te kaybolan Mihriban Yılmaz'ın öldürülmesine ilişkin İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında elde edilen yeni bulgular üzerine kaldırıldı. Mihriban Yılmaz cinayetini itiraf eden Fatih İnan'ın, kardeşi Ömer İnan ile amcası Kerem İnan arasındaki telefon yazışmaları polis ekiplerince incelemeye alındı. İddianamede, amca Kerem İnan'ın mesajlarında yer alan "Eskisinden korkmuyorum - bundan korkuyorum" ve "İnşallah bundan bir şey çıkmaz da, eskisi sıkıntı değil" şeklindeki ifadelere Ömer İnan'ın "Ses etmeyin" yanıtını verdiği, bu görüşmelerdeki 'eski' olayın Sarıgül'ün ölümü olduğunun değerlendirildiği kaydedildi.









Yeni iddianame kabul edildi

Elde edilen deliller ışığında Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 4 Eylül 2026 tarihinde yeni bir iddianame hazırlandı. İddianamede, sanık Fatih İnan'ın Naile Büşra Sarıgül'e cinsel saldırıda bulunduğu, ardından bu durumu gizlemek ve olaya iş kazası görünümü vermek amacıyla maktulü yüksekten iterek düşürdüğü iddia edildi. Fatih İnan'ın "nitelikli cinsel saldırı" ve "nitelikli kasten öldürme" suçlarından cezalandırılmasının talep edildiği dosyada, kardeşi Ömer İnan hakkında ise "yargı görevini yapanı etkileme" suçundan kamu davası açıldı. Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görülmeye başlanan duruşma, sanık savunmalarının alınması ve tanıkların dinlenmesinin ardından dava 12 Ocak 2027 tarihine ertelendi.









Duruşma sonrası aile ve avukatından "adalet" çağrısı

Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davanın ilk duruşmasının ardından maktul Naile Büşra Sarıgül'ün ailesi ve avukatı adliye önünde gazetecilere açıklamalarda bulundu. Sarıgül ailesinin avukatı Aleyna Altar, 2023 yılında meydana gelen olayın ardından tüm itirazlarına rağmen dosyanın kapatıldığını hatırlatarak, Mihriban Yılmaz dosyasında ortaya çıkan yeni deliller ışığında yargılamanın bugün yeniden başladığını belirtti.

İlk duruşmada sanık Fatih İnan'ın tutukluluk halinin devamına karar verildiğini aktaran Altar, sanığın savunmasındaki iddialara tepki gösterdi. Altar, "Sanık tarafından rızai bir cinsel birliktelikten bahsedildi ancak bugün sunulan tanık beyanlarıyla da ifade edildiği üzere geriye dönük böyle bir birliktelik olmadığı ortaya kondu. Konuyla ilgili beyanlar gerçeği yansıtmamaktadır. Dosyaya yazılı olarak gerekli itirazlarımızı yapacağız. Ortaya çıkamayan bazı gerçekler var, süreci takip ediyoruz ve adaletin tecelli etmesini bekliyoruz" diye konuştu.









"Kızım hayat dolu biriydi"

Anne Seher Yaldız (54) ise kızıyla ilgili ortaya atılan iddiaları reddederek, suçluların cezalandırılmasını talep etti. Yaldız, "Benim kızım çok neşeliydi. 'Aile sorunları varmış' dediler, hiçbir şey yoktu. Hayat dolu biriydi. Adaletin yerini bulmasını ve suçluların en ağır cezaya çarptırılmasını istiyoruz." ifadelerini kullandı.

Kızını kaybetmenin acısını yaşayan baba Ercan Yaldız (58) da hukuki süreçte yaşananlara sitem etti. Evladını kaybettikten sonra dosyanın önce kapatılıp ardından tekrar açıldığını hatırlatan baba Yaldız, "Bir baba olarak, bir ana olarak ne düşünebiliriz' Adaletin yerini bulmasını istiyoruz. Hakimlerin, savcıların görevini yapmasını bekliyoruz" dedi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.