logo
10 EKİM 2026

KKTC Başbakanı Üstel'den İsrail ve Yunanistan uyarısı

KKTC Başbakanı ve Ulusal Birlik Partisi (UBP) Genel Başkanı Ünal Üstel, İsrail'in KKTC'deki Türk askeri hedeflerine saldırabileceği ve Yunanistan'ın da buna destek verebileceği yönündeki saldırı snaryolarının tehlikeli bir noktaya geldiğini belirterek, "Devletimizi, güvenliğimizi ve geleceğimizi Rumla birleşmeyi varlık sebebi olarak açıklayanlara teslim etmemeliyiz" dedi

10.10.2026 15:16:00
İHA
 
KKTC Başbakanı Üstel'den İsrail ve Yunanistan uyarısı
KKTC Başbakanı Üstel'den İsrail ve Yunanistan uyarısı
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı ve Ulusal Birlik Partisi Genel Başkanı Ünal Üstel, Doğu Akdeniz'deki askeri gelişmeler ile İsrail ve Yunanistan'ın KKTC'ye yönelik muhtemel saldırı senaryolarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kıbrıs konusunda kritik ve tehlikeli bir dönemden geçildiğini belirten Üstel, Kıbrıs Türk halkına birlik ve beraberlik içerisinde KKTC'ye ve Anavatan Türkiye'ye sahip çıkma çağrısı yaptı.

"Saldırı senaryoları tehlikeli bir noktaya geldi"

Yunanistan'da emekli bir komutanın televizyon programında İsrail'in KKTC'deki Türk askeri hedeflerine saldırabileceğini ileri sürdüğünü belirten Üstel, söz konusu kişinin Kıbrıs'ın NATO dışında bulunması nedeniyle böyle bir saldırının NATO üyesine yönelik saldırı sayılmayacağını iddia ettiğini aktardı. Rum-Yunan medyasında da İsrail'in KKTC'ye yönelik muhtemel saldırılarına Yunan ordusunun destek verebileceği yönünde analizler yayımlandığını ifade eden Üstel, "Bu açıklamalar resmi bir saldırı kararının kanıtı değildir. Ancak Türk askerine saldırılmasını ve Türkiye'nin Kıbrıs'tan çıkarılmasını tartışmaya açan zihniyetin ne kadar tehlikeli bir noktaya geldiğini göstermektedir" dedi.

"Rum-Yunan ikilisinin silahlandırılması bölgedeki gerilimi artırıyor"

ABD, Fransa ve İsrail'in Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve Yunanistan ile geliştirdiği askeri ilişkileri de değerlendiren Üstel, söz konusu iş birliklerinin Doğu Akdeniz'deki etkilerinin sorgulanması gerektiğini söyledi. Rum-Yunan tarafına sağlanan askeri ve siyasi desteğin uzlaşmaz politikaları cesaretlendirdiğini savunan Üstel, Türkiye'nin adadaki varlığını hedef alan senaryolar karşısında sessiz kalmayacaklarını vurguladı. Bir Rum Avrupa Parlamentosu üyesinin "Mavi Vatan bizimdir" şeklindeki sözlerine de tepki gösteren Üstel, bu yaklaşımın Türkiye'nin denizlerdeki hak ve çıkarlarını hedef aldığını ifade etti.

"Devletimizi ve geleceğimizi Rumla birleşmeyi savunanlara teslim etmemeliyiz"

KKTC'nin egemenliğinin ve Türkiye'nin adadaki varlığının tartışmaya açılamayacağını belirten Üstel, iç siyasi rekabetin devletin güvenliği ve geleceğinin önüne geçmemesi gerektiğini söyledi. Üstel, "Bu kapsamda devletimizi, güvenliğimizi ve geleceğimizi Rumla birleşmeyi varlık sebebi olarak açıklayanlara teslim etmemeliyiz" dedi. Kıbrıs Türk halkının özgürlük, güvenlik ve egemenlik mücadelesinin devam ettiğini kaydeden Üstel, devletin varlığını geçici gören ve Türkiye'nin adadaki varlığını sona erdirmeyi hedefleyen yaklaşımlar karşısında dikkatli olunması gerektiğini dile getirdi.

"Türkiye ile birlikte hareket etmeliyiz"

Türkiye ile ilişkilerin KKTC'nin güvenliği açısından taşıdığı öneme işaret eden Üstel, siyasi tartışmaların ve seçim vaatlerinin uzun yıllar boyunca elde edilen kazanımları tehlikeye atmaması gerektiğini belirtti. Ulusal Birlik Partisi'nin temel hedefinin Kıbrıs Türk halkının özgür, egemen, demokratik ve kalkınmış bir devlet çatısı altında yaşamasını sağlamak olduğunu ifade eden Üstel, Türkiye Cumhuriyeti ile kardeşlik bağlarının daha da güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Üstel, "Bu dönemde doğru karar vermek, yalnızca bugünü değil, çocuklarımızın ve torunlarımızın hangi şartlarda yaşayacağını da belirleyecektir. Bunca mücadeleyi, fedakarlığı ve kazanımı belirsiz, popülist seçim vaatleri uğruna tehlikeye atmamalıyız" ifadelerini kullandı.

İstanbul'da 57 kilo 300 gram uyuşturucu ele geçirildi

İstanbul'un dört ilçesinde uyuşturucu ticaretine yönelik düzenlenen operasyonda 57 kilo 300 gram skunk ele geçirildi, 4 şüpheli yakalandı

10.10.2026 12:29:00
İHA
 
İstanbul'da 57 kilo 300 gram uyuşturucu ele geçirildi
İstanbul'da 57 kilo 300 gram uyuşturucu ele geçirildi
İstanbul Emniyet Müdürlüğüne bağlı Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, uyuşturucu madde ticaretinin önlenmesine yönelik çalışmalar kapsamında 9 Ekim'de Büyükçekmece, Başakşehir, Fatih ve Beylikdüzü ilçelerinde belirlenen 2 ikamet ve 2 araca operasyon düzenledi.

Adreslerde yapılan aramalarda 57 kilo 300 gram skunk ele geçirilirken, 4 şüpheli gözaltına alındı.

Şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından bugün adliyeye sevk edildi.

Fon soruşturmasında Ağırel ve Saymaz’a ev hapsi!

Başsavcılığın itirazı üzerine iki gazeteci hakkındaki adli kontrol kararı ağırlaştırıldı. İmza atma şartıyla serbest bırakılan Murat Ağırel ve İsmail Saymaz için bu kez ev hapsi kararı verildi

10.10.2026 10:57:00
Haber Merkezi
 
Fon soruşturmasında Ağırel ve Saymaz’a ev hapsi!
Fon soruşturmasında Ağırel ve Saymaz’a ev hapsi!
Başsavcılığın itirazı üzerine iki gazeteci hakkındaki adli kontrol kararı ağırlaştırıldı. İmza atma şartıyla serbest bırakılan Murat Ağırel ve İsmail Saymaz için bu kez ev hapsi kararı verildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen fon soruşturmasında gazeteciler Murat Ağırel ve İsmail Saymaz hakkında uygulanan adli kontrol tedbiri ağırlaştırıldı.

Soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla ifadeleri alınan Ağırel ve Saymaz hakkında, nöbetçi 3. Sulh Ceza Hâkimliği tarafından imza atma yükümlülüğü şeklinde adli kontrol kararı verilmişti.

BAŞSAVCILIĞIN İTİRAZI KABUL EDİLDİ

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının söz konusu karara itiraz etmesi üzerine dosyayı değerlendiren nöbetçi 4. Sulh Ceza Hâkimliği, iki gazeteci hakkında da ev hapsi şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına hükmetti.

Böylece Ağırel ve Saymaz hakkında daha önce verilen imza atma yükümlülüğünün yerini ev hapsi tedbiri aldı.

Soruşturmaya ilişkin yargı süreci devam ederken, ev hapsi kararının gerekçesine ve dosyanın bundan sonraki aşamalarına ilişkin ayrıntılar ayrıca önem taşıyor.

İzmir'de Çeşme Belediyesine yönelik soruşturmada 10 şüpheli tutuklandı

İzmir'de Çeşme Belediyesine yönelik "suç örgütü kurma, yönetme ve üye olma", "rüşvet", "irtikap" ve "resmi belgede sahtecilik" iddialarıyla yürütülen soruşturmada gözaltına alınan 12 şüpheliden 10'u tutuklandı

10.10.2026 09:00:00
AA
 
İzmir'de Çeşme Belediyesine yönelik soruşturmada 10 şüpheli tutuklandı
İzmir'de Çeşme Belediyesine yönelik soruşturmada 10 şüpheli tutuklandı

Çeşme Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İl Jandarma Komutanlığı Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince gözaltına alınan 12 şüphelinin adliyedeki işlemleri tamamlandı.

Aralarında Çeşme Belediye Başkan Yardımcısı E.C.D, Fen İşleri Müdür Vekili F.Y, İmar ve Şehircilik Müdür Vekili B.S. ve Emlak ve İstimlak Müdür Vekili Ç.B'nin de bulunduğu 10 şüpheli, çıkarıldıkları sulh ceza hakimliğince tutuklandı.

Eski Çeşme Belediye Başkan Yardımcısı O.G. ile büro memuru D.S.Y. ise yurt dışına çıkış yasağı ve adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Tutuklanan şüpheliler, Aliağa Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna gönderildi.

Operasyondan

Çeşme Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğüne ait bazı evrakların 5 Ekim'de, belediyede görevli bir temizlik işçisi tarafından yakılarak imha edilmeye çalışıldığı yönündeki ihbar üzerine İlçe Jandarma Komutanlığı ekiplerince temizlik işçisi suçüstü yakalanmış, evrakların imha edilmesine ilişkin talimatın İmar ve Şehircilik Müdür Vekili B.S. tarafından verildiği iddia edilmişti.

B.S. hakkında Çeşme Cumhuriyet Başsavcılığında "rüşvet", "irtikap", "resmi belgede sahtecilik" ile "suç örgütü kurma ve yönetme" suçlarından devam eden başka bir soruşturmanın da bulunduğu tespit edilmiş, bunun üzerine Çeşme Belediye Başkan Yardımcısı E.C.D, Çeşme Belediyesi Fen İşleri Müdür Vekili F.Y, Çeşme Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdür Vekili B.S. ve Emlak ve İstimlak Müdür Vekili Ç.B. ile eski Çeşme Belediye Başkan Yardımcısı O.G'nin de aralarında bulunduğu 12 şüpheli, 7 Ekim'de İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince gözaltına alınmıştı.

Şüpheliler, dün adliyeye sevk edilmişti.

Türkiye'nin nüfusu yüzde 23, cezaevindeki nüfus ise kat kat arttı


 
AK Parti iktidarında Türkiye'nin nüfusu yüzde 23 artarak 70 milyondan 86.3 milyona çıktı. Cezaevlerindekilerin sayısı ise 59 bin 512'den 434 bin 337'ye tırmandı. Artış oranı yüzde 722...

10.10.2026 00:10:00 / Güncelleme: 10.10.2026 00:18:30
Ömer Nezir
 
Türkiye'nin nüfusu yüzde 23, cezaevindeki nüfus ise kat kat arttı
Türkiye'nin nüfusu yüzde 23, cezaevindeki nüfus ise kat kat arttı

Türkiye'nin cezaevi nüfusu son yıllarda dikkat çekici biçimde büyüdü. Adalet Bakanlığının resmi istatistiklerine göre ceza infaz kurumlarında 31 Aralık 2024 itibarıyla 383 bin 663 kişi bulunuyordu. 2025 sonunda ise sayı 401 bin 519'a ulaştı. Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü verilerine göre, 1 Ekim 2026 itibarıyla Türkiye'deki cezaevlerinde bulunan toplam hükümlü ve tutuklu sayısı 434 bin 337... Bunların 362 bin 538'i hükümlü, 71 bin 799'u tutuklu... Toplam cezaevi kapasitesi ise 304 bin 278...
Doluluk oranı da yaklaşık yüzde 143...

2002'de rakam neydi?

2002 yılında Türkiye'de toplam cezaevi nüfusu 59 bin 512 kişiydi. Ülke nüfusu 70 milyondu, aradan geçen 23 yılda nüfus yalnızca yüzde 23 artarak 1 Temmuz 2026 itibarıyla 86 milyon 320 bin 602 kişiye ulaştı. Lakin cezaevinde bulunanların sayısı 434 bini aşarak 7.2 katına yükseldi.

Fon soruşturmasında Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı tutuklandı

Fon soruşturması kapsamında "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçundan gazeteciler Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı tutuklanırken, Murat Ağırel ve İsmail Saymaz hakkında adli kontrol kararı verildi

09.10.2026 22:00:00
İHA
 
Fon soruşturmasında Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı tutuklandı
Fon soruşturmasında Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı tutuklandı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen fon soruşturması kapsamında gazeteciler hakkında yürütülen adli işlemler tamamlandı.

Soruşturma kapsamında Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı tutuklanırken, Murat Ağırel ve İsmail Saymaz hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verildi.

Fon ödemeleri ekimde başlıyor

Sermaye piyasalarını sarsan fon krizinin ardından AK Parti, mağduriyetleri gidermek ve tasfiye sürecini hızlandırmak amacıyla hazırladığı "Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifi"ni TBMM Başkanlığına sundu. AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, düzenleme kapsamında hiçbir kamu kaynağının kullanılmayacağını vurgularken, küçük yatırımcıyı korumak için ekim ayı içinde 1 milyon liraya kadar ara ödemelerin başlatılacağını açıkladı

09.10.2026 19:20:00
Haber Merkezi
 
Fon ödemeleri ekimde başlıyor
Fon ödemeleri ekimde başlıyor
Türkiye gündeminde geniş yer bulan ve binlerce kişiyi etkileyen yatırım fonlarındaki usulsüzlüklerin ardından yasama organı devreye girdi. AK Parti, "Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifi"ni bugün resmen TBMM Başkanlığına sundu.

Düzenlemenin detaylarını TBMM fuaye alanında düzenlediği basın toplantısıyla kamuoyuna duyuran AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, bu adımın sermaye piyasalarındaki "hastalıklı unsurları tasfiye etmek" ve piyasayı risklerden arındırmak amacıyla atıldığını ifade etti. Güler, "Bu düzenleme genel veya sürekli bir tasfiye rejimi getirmemektedir. Sadece Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) 17 Eylül 2026 tarihli kararıyla tasfiyesine karar verilen fonlara özgü, geçici ve istisnai bir çerçevedir" dedi.

Yatırımcıya ara ödeme formülü: 1 milyon TL sınırı

Kanun teklifinin en çok merak edilen maddesi, mağdur olan yatırımcılara yapılacak ödemelerin usulü oldu. Getirilen düzenlemeyle birlikte fon varlıklarının tamamı henüz nakde dönüştürülmemiş olsa dahi yatırımcılara ara ödeme yapılabilmesinin önü açılıyor.

Net yatırım tutarı 1 milyon liranın altında olan yatırımcılara, anaparaları (net yatırım tutarı) kadar ara ödeme yapılacak. Net yatırımı 1 milyon lira ve üzerinde olan kişilere ise ilk aşamada en fazla 1 milyon liraya kadar ara ödeme gerçekleştirilecek.

Güler, bu ara ödemenin koşulsuz bir tazminat vaadi olmadığını, nihai tasfiye sonucunda hak edilen tutardan mahsup edileceğini özellikle belirtti. Ödemelerde ana paranın fiili nakit giriş ve çıkışları üzerinden hesaplanacağı bildirildi.

Ödeme takvimi ve Meclis süreci nasıl işleyecek?

Mağdur vatandaşların gözü kulağı ödemelerin ne zaman hesaplara geçeceğine çevrildi. Abdullah Güler, ödemelerin ekim ayı içinde başlayabilmesi için tüm teknik hazırlıkların tamamlandığını müjdeledi.

Meclis'teki yasama takvimi ise şu şekilde planlandı:

• Kanun teklifi önümüzdeki hafta (12-16 Ekim haftası) TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda görüşülmeye başlanacak. Görüşmelerin çarşamba veya perşembe günü yapılması bekleniyor.

• Komisyon sürecinin hızla tamamlanmasının ardından teklif, takip eden günlerde TBMM Genel Kurulu gündemine getirilerek yasalaştırılacak.

"Asla kamu kaynağı kullanılmayacak, haksız kazançlar geri alınacak"

Kamuoyunda oluşan "Mağduriyetler bütçeden mi karşılanacak?" sorusuna net bir dille yanıt veren Güler, tasfiye sürecinde kesinlikle Hazine veya kamu kaynaklarının kullanılmayacağını açıkladı. Ödemeler tamamen fonların kendi mevcut varlıklarından, el konulan mal varlıklarından ve hukuka aykırı şekilde fahiş çıkış yapanlardan geri alınacak tutarlarla finanse edilecek.

Teklif kapsamında getirilen diğer radikal önlemler ise şunlar oldu:

• Hukuka aykırı işlemlerde şahsi sorumluluk esas alınacak ve portföy yönetim şirketlerinin varlıklarının yetmediği durumlarda, sorumluluğu bulunan kişilerin mal varlıklarına Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) aracılığıyla cebri tahsilat (amme alacakları hükümleri) uygulanacak.

• Gerçeğe aykırı fiyatlamalarla olağan dışı kazanç elde edenlere, objektif emsal getiriyi aşan tutarları fona gönüllü olarak iade edebilme imkanı tanınıyor.

• Ceza soruşturmaları kapsamında el konulan veya müsadere edilen mal varlığı değerleri, illiyeti belirlendikten sonra doğrudan ilgili fonlara aktarılacak.

• Soruşturma kapsamında suça karışmış olanlar veya manipülasyon yapanlar bu ödeme mekanizmasından ve korumadan kesinlikle yararlanamayacak.

"Kardeşimiz de olsa gereğini yaparız"

Soruşturma sürecinde şu ana kadar 85 tutuklu bulunduğunu hatırlatan Güler, adli sürecin titizlikle yürütüldüğünü belirtti. Siyasi kulislerdeki iddialara ve muhalefetin eleştirilerine de değinen Güler, "Biz büyük bir camiayız. Kim yanlış yapmışsa asla yanına kâr kalmayacaktır. Kardeşimiz de olsa, arkadaşımız da olsa sonuna kadar üzerine gider, gereğini yaparız" diyerek kararlılık mesajı verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gazze, öldürmeye doymayan soykırım şebekesi tarafından dünyanın en büyük toplama kampına dönüştürüldü" dedi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Gazze, kendini uluslararası hukukun üstünde gören kibirli ve öldürmeye doymayan soykırım şebekesi tarafından dünyanın en büyük toplama kampına dönüştürüldü" dedi

09.10.2026 13:11:00
AA
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gazze, öldürmeye doymayan soykırım şebekesi tarafından dünyanın en büyük toplama kampına dönüştürüldü" dedi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gazze, öldürmeye doymayan soykırım şebekesi tarafından dünyanın en büyük toplama kampına dönüştürüldü" dedi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada yaptığı konuşmada, "Uluslararası anlaşmalar deyim yerindeyse hükmünü yitirmiş durumda. Uluslararası mahkemelerin verdikleri kararlar aynı şekilde uygulanamaz durumda. Neresinden tutsanız elinizde kalan bir sistem var ve bu sistemin küresel ölçekte yol açtığı sıkıntılara hepimiz tanıklık ediyoruz." dedi.

ABD-İran gerilimine ilişkin değerlendirmede bulunan Erdoğan, "Küresel petrol ihracatının yüzde 35'inin geçtiği Hürmüz'deki tıkanıklık onca çabaya rağmen aylardır bir türlü giderilemedi." diye konuştu.

"Türkiye kendisine umut bağlayan insanlara sırtını dönmez"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail'in Gazze'deki soykırımına ilişkin, "Gazze, kendini uluslararası hukukun üstünde gören kibirli ve öldürmeye doymayan soykırım şebekesi tarafından dünyanın en büyük toplama kampına dönüştürüldü. Türkiye gerekirse sıkıntı çeker ama kendisine umut bağlayan, haksızlığa uğrayan insanlara da sırtını dönmez." değerlendirmesinde bulundu.

Erdoğan, şöyle devam etti: 
"Suç işleyip ülke dışına çıkarak adaletten kaçabileceğini sananlar, nereye saklanırlarsa saklansınlar kendilerini güvende hissetmemelidir. Sadece 2026'nın ilk 9 ayında 294 kişinin ülkemize iadesini sağladık. Aynı dönemde farklı aramalar kapsamında 736 kişiyi ülkemize getirdik."

Mustafa Balcı ve Şaban Sevinç adliyeye sevk edildi

Gazeteciler Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı, fon soruşturması kapsamında "kamuoyunu yanıltıcı" açıklamalar yaptıkları gerekçesiyle gözaltına alınmalarının ardından adliyeye sevk edildi

09.10.2026 11:56:00
İHA
 
Mustafa Balcı ve Şaban Sevinç adliyeye sevk edildi
Mustafa Balcı ve Şaban Sevinç adliyeye sevk edildi
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen fon soruşturması kapsamında gazeteciler İsmail Saymaz, Murat Ağırel ve Şaban Sevinç, soruşturmaya ilişkin kamuoyunu yanıltıcı nitelikte açıklamalarda bulundukları gerekçesiyle şüpheli sıfatıyla ifadeye çağrılmıştı.

Soruşturma kapsamında Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı hakkında gözaltı kararı verilmişti.

Gözaltına alınan Sevinç ve Balcı, emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edildi.

Güllü davasının ikinci duruşmasında ses kayıtları sunuldu

Yalova'da hayatını kaybeden ve kamuoyunda 'Güllü' adıyla tanınan sanatçı Gül Tut'un ölümüne ilişkin davanın ikinci duruşmasında, olay öncesine ait ses kaydının bulunduğu flaş bellek mahkemeye sunuldu. Avukat Hasan Kocabey, ses kaydındaki "Hadi görüşürüz" sözünün tutuklu sanık Tuğyan Ülkem Gülter'e ait olduğunu öne sürdü. Cumhuriyet savcısı da esas hakkındaki mütalaasını tekrarlayarak Tuğyan Ülkem Gülter'in ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasını talep etti

09.10.2026 11:25:00
İhlas Haber Ajansı
 
Güllü davasının ikinci duruşmasında ses kayıtları sunuldu
Güllü davasının ikinci duruşmasında ses kayıtları sunuldu
Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın ikinci duruşmasında, Güllü'nün ölümüne ilişkin deliller ele alındı. Duruşmada, sanatçının düşmeden önceki sürece ait olduğu belirtilen ses kaydının bulunduğu flaş bellek mahkemeye sunuldu.

"Ses kaydındaki söz Tuğyan'a ait"

Duruşmada beyanda bulunan avukat Hasan Kocabey, sanığın annesini öldürme isteğine ilişkin mesajları ve tanık beyanlarını hatırlattı. Sultan Nur Ulu ile Tuğyan Ülkem Gülter'in birlikte hareket ettiğine ilişkin iddiaları dile getiren Kocabey, iki kişinin başlangıçta aynı yönde ifadeler verdiğini öne sürdü.

Ses kayıtlarına ilişkin raporda, "Hadi görüşürüz" sözünün Tuğyan Ülkem Gülter'e ait olduğunun ortaya çıktığını savunan Kocabey, sanığın psikiyatristiyle yaptığı mesajlaşmalarda gerçeğe aykırı beyanlarda bulunduğunun görüldüğünü iddia etti. Kocabey, Tuğyan Ülkem Gülter'in üstsoya karşı tasarlayarak öldürme suçundan cezalandırılmasını talep etti.

Merve Uçanok'un savunmasına itiraz

Merve Uçanok'un savunmasına da değinen Kocabey, müvekkilinin kendi araştırmasını yaptığını belirterek Uçanok'un savunmasının çöktüğünü ileri sürdü. Kocabey, görüşüne başvurulan uzmanın da adliye dışında beklediğini belirterek bu kişinin tanık olarak dinlenmesini istedi. Kocabey ayrıca Sultan Nur Ulu hakkında suça iştirakten soruşturma açılmasını talep etti.

Cumhuriyet savcısı, esas hakkındaki mütalaasını tekrarlayarak tutuklu sanık Tuğyan Ülkem Gülter'in ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasını talep etti.

Afyonkarahisar Vali Yardımcısı İhsan Ayrancı ölü bulundu

Afyonkarahisar Vali Yardımcısı ve İl Özel İdaresi Genel Sekreteri İhsan Ayrancı hayatını kaybetti. Ayrancı'nın yaşamına son verdiği öğrenilirken olayla ilgili soruşturma başlatıldı

09.10.2026 11:20:00 / Güncelleme: 09.10.2026 11:47:27
Haber Merkezi
 
Afyonkarahisar Vali Yardımcısı İhsan Ayrancı ölü bulundu
Afyonkarahisar Vali Yardımcısı İhsan Ayrancı ölü bulundu
Afyonkarahisar Vali Yardımcısı ve İl Özel İdaresi Genel Sekreteri İhsan Ayrancı'nın Gecek Termal Tesisleri'nde hayatını kaybetmesine ilişkin soruşturma sürerken olayın yaşandığı saatlere dair yeni iddialar gündeme geldi.

İhsan Ayrancı, Valiliğe tahsisli olduğu öne sürülen villaya İl Özel İdaresi'ne ait resmi araçla gitti. Bir süre sonra tesise gelen eşiyle aralarında tartışma yaşandığı ileri sürüldü. Ayrancı'nın tartışmanın ardından resmi araca giderek kendisine ait silahla yaşamına son verdiği iddia edildi.

VALİLİKTEN AÇIKLAMA
Afyonkarahisar Valiliği, Ayrancı'nın vefatının ardından sosyal medya hesabından başsağlığı mesajı yayımladı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Vali Yardımcımız ve İl Özel İdaresi Genel Sekreterimiz Sayın İhsan Ayrancı, bu akşam saatlerinde vefat etmiştir. Merhum Vali Yardımcımız Sayın İhsan Ayrancı'ya Allah'tan rahmet; başta kıymetli ailesi ve yakınları olmak üzere çalışma arkadaşlarına ve sevenlerine başsağlığı ve sabır diliyoruz. Konuyla ilgili adli ve idari tahkikat devam etmektedir"

Evli ve iki çocuk babası olduğu öğrenilen İhsan Ayrancı'nın ölümüyle ilgili başlatılan adli ve idari soruşturma sürüyor.

VİLLA VE ARAÇTA İNCELEME
İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Ayrancı'nın cenazesi otopsi için Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi Hastanesi morguna kaldırıldı.

Afyonkarahisar Valisi Naci Aktaş ve emniyet yetkilileri hastaneye giderken savcılık gözetiminde villa ve araçta inceleme yapıldı. Olayla ilgili adli ve idari soruşturma devam ediyor.

CENAZESİ AMASYA'YA GÖNDERİLECEK
İhsan Ayrancı için 9 Ekim Cuma günü Afyonkarahisar Valiliği önünde resmi tören düzenlenecek. Ardından cenazesi memleketi Amasya'ya gönderilecek. Ayrancı, 10 Ekim Cumartesi günü düzenlenecek cenaze töreniyle son yolculuğuna uğurlanacak.

İHSAN AYRANCI KİMDİR?
28 Temmuz 1980'de Amasya'nın Suluova ilçesinde doğdu. İlkokul öğrenimine Belçika'nın Antwerpen kentinde başladıktan sonra Tokat'ın Erbaa ilçesindeki Fevzi Çakmak İlköğretim Okulunda tamamladı. Ortaokulu Erbaa İmam Hatip Ortaokulunda, lise eğitimini ise Ankara'da bitirdi. Yükseköğrenimini 2004 yılında İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesinden mezun olarak tamamladı.

2010 yılında Çorum Kaymakam Adayı olarak Mülki İdare Amirliği Mesleğine adım attı, Şırnak Silopi'de Kaymakam refikliği, Kırşehir'de Mülkiye Teftiş stajını tamamladı. Çorum-Uğurludağ ilçesinde 6 ay süreyle Kaymakam Vekilliği yaptı. 1 yıl süreyle Almanya'nın Hamburg şehrinde Goethe Institut'te yabancı dil eğitimi aldı ve Alman Kamu Kurum ve kuruluşlarında Alman idari sistemi üzerine çalışmalar yaparak yurt dışı stajını tamamladı. Yurt dışı dönüşünde Edirne'nin Enez ilçesinde 4 ay süreyle Kaymakam Vekilliği, 2014-2016 yılları arasında Denizli Kale 2016-2018 yılları Çaykara Kaymakamlığı ve 2018-2021 yılları arasında Erzincan Vali Yardımcılığı görevini yaptı.

Adıyaman Gölbaşı Kaymakamlığı, Mut Kaymakamlığı görevlerinin ardından 2 Kasım 2024 itibaren Afyonkarahisar'da görev yapıyordu.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.