logo
18 MART 2026


'Allah'ın malını yediler, sömürdüler'

Hz. Ali (a.s.) kendisinden önceki döneme işaretle buyurdu ki: "Kavmin üçüncüsü kalktı; hem de bir hâlde kalktı ki iki yanı da yelle dolmuştu. Onunla beraber babasının oğulları da işe giriştiler; Allah malını, ilkbaharda devenin otları, çayır çimeni yiyip

15.10.2015 00:00:00
Emirü'l-Mü'minin Ali (a.s) Hz. Osman dönemini vasfederken şunları söylüyor: "Derken kavmin üçüncüsü kalktı; hem de bir hâlde kalktı ki iki yanı da yelle dolmuştu. Onunla beraber babasının oğulları da işe giriştiler; Allah malını, ilkbaharda devenin otları, çayır çimeni yiyip sömürmesi gibi yediler, sömürdüler." (Nehc'ül-Belâğa, Şıkşıkıye hutbesi).

Hz. Osman ilk iki halife gibi, işlerini dikkatle yürütecek kadar politikacı biri değildi. Abdurrahman b. Avf onu Müslümanların halifesi olarak belirledikten sonra yeni hükümetin politikasını, ortaya çıkabilecek gelişmeler karşısında alınacak tavırları açıklamak üzere mescide getirildiği zaman, Hz. Peygamber'in (s.a.a) minberinin üzerine çıktı ve Peygamber'in (s.a.a) oturduğu yere oturdu. Oysa Ebu Bekir oraya oturmazdı, bir basamak aşağıda otururdu. Ömer de ondan bir basamak aşağıda otururdu. Bunu gören insanlar aralarında konuşmaya başladılar: "Bu gün kötülük doğdu." (Tarih-i Yakubî, 2/163; el-Bidaye ve'n-Nihaye, 7/166; Tarih'ul-Hulefa, s.162).

Konuşamadı. Şöyle dedi: "İmdi... Hiç şüphesiz ilk defa merkebe binmek zordur. Biz de hatip değiliz. Allah bilecektir. Adem ile arasında ölü bir babadan başkası bulunmayan bir kişi, öğütlenmiştir." (el-Muvafakiyat, 2/2).

Tarihçi Yakubî şöyle anlatır: "Uzun süre konuşamadan bekledi. Sonra şöyle dedi: 'Ebu Bekir ve Ömer buraya çıkmadan önce konuşma hazırlarlardı. Sizin güzel konuşan bir imamdan çok adil bir imama ihtiyacınız var. Eğer yaşarsanız, güzel konuşmalar da göreceksiniz.' Sonra aşağı indi." (Tarih-i Yakubî, 2/163).

Hz. Osman, işe aşiretinin -Ümeyyeoğulları'nın- mensupları dışındaki bütün Müslümanların kendisine öfke duymalarına neden olan işlerle başladı. Açıkça kabilesinin yanında yer aldığını ortaya koydu. Kavmine olan meylini belli etti ve bir Emevî olduğunu gösterdi. Onları yöneticiler sınıfına getirmeye, insanların üzerinde yüksek makamlara getirmeye başladı. Valilik makamlarını Emevîlere dağıttı. Yönetimi, hiçbir engelle karşılaşmayacakları şekilde Emevîlere teslim etti.

Hz. Osman, Ebu Bekir ve Ömer'in temellerini attıkları aşiret egemenliğinin sınırlarını da aşarak makamları ve önemli resmî makamları Emevîlerle sınırlandırdı.

Başta Emir'ül-Müminin (a.s) olmak üzere sahabilerin uyarılarını, öğütlerini dikkate almadı. Çünkü Hz. Osman iktidara geldiğinde, İslâmî hükümetin sahih çizgisi yerine kabileci bir anlayışı esas alan bir yönetim tarzı hâkimdi. Uygulanan siyaseti değiştirebilecek salih, yapıcı unsurların rolü zayıflatılmıştı. Kuşkusuz Ebu Bekir ve Ömer'in Emir'ül-Müminin'i (a.s) iktidardan uzaklaştırma esasına dayalı politikaları, yönetim tarzında kişisel görüşlerini dayatmaları, iktidar çizgisinin sapması ve Ehl-i Beyt çizgisine muhalif bir çizginin ortaya çıkmasında son derece etkili olmuştu. Bu yüzden, etrafı münafıklarla, canları Müslümanlar tarafından bağışlanmış cahiliye artıklarıyla ve çıkarlarını her şeyin üstünde tutan menfaatperestlerle çevrilmiş bulunan yeni halifenin öğüt dinleyecek hâli yoktu.

Testo Taylan'a tutuklama talebi

Fenomen Testo Taylan'ın hesabından yayınlanan 'Sosyal Mühendis Akademi' başlıklı videoya ilişkin, 'sosyal deney' adı altında kadınlara yönelik aşağılayıcı ve müstehcen nitelikteki davranışlara yer verildiği iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında, Savcılığa ifade veren şüpheli 'halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme' suçundan tutuklama talebiyle nöbetçi hakimliğe sevk edildi

18.03.2026 14:39:00
İHA
Testo Taylan'a tutuklama talebi
Testo Taylan'a tutuklama talebi
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosu tarafından, 'Testo Taylan' olarak bilinen sosyal medya fenomeni Taylan Özgüç Danyıldız'ın hesabından yayınlanan 'Sosyal Mühendis Akademi' başlıklı videoya ilişkin, 'sosyal deney' adı altında kadınlara yönelik aşağılayıcı ve müstehcen nitelikteki davranışlara yer verildiği iddiasıyla soruşturma başlatılmıştı.

Soruşturma kapsamında, bu davranışların toplum nezdinde sıradan ve kabul edilebilir eylemler gibi sunulduğu, bu suretle kadınların aşağılanması ve kadınlara yönelik taciz eylemlerinin normalleştirilmesine elverişli bir algı oluşturma tehlikesi barındırdığı, bununla birlikte bazı içeriklerde müstehcen nitelik taşıyan görüntü ve davranışlara yer verilmek suretiyle genel ahlakı zedeleyebilecek paylaşımların bulunduğu ve bu içeriklerin sosyal medya platformları aracılığıyla geniş kitlelere ulaştırıldığı öne sürülmüştü.

Soruşturma çerçevesinde haklarında gözaltı kararı verilen şüpheli Danyıldız Kocaeli'nde, şüpheliler Y.H. ve U.U. İstanbul'da 'halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama' ve 'müstehcenlik' suçlarından gözaltına alınmış, daha sonra dün adliyeye sevk edilen şüpheliler Y.H. ile U.U. çıkarıldığı nöbetçi hakimlikçe tutuklanmıştı.

Tutuklama talebi

Şüpheli Danyıldız ise emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından Çağlayan'da bulunan İstanbul Adalet Sarayı'na sevk edildi. Burada Savcılığa ifade veren şüpheli Danyıldız, daha sonra 'halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme' suçundan tutuklama talebiyle nöbetçi hakimliğe çıkarıldı.

Antalya Büyükşehir Belediyesi davasında üçüncü duruşma günü

Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında açılan davada üçüncü duruşma günü başladı. Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada, önceki celselerde tutuklu ve tutuksuz yargılanan sanıkların savunmalarının alınmasının ardından, bugün de tutuksuz yargılanan sanıkların ifade işlemlerine devam ediliyor. Duruşmanın öğleden sonraki kısmında savcının mütalaa vereceği bekleniliyor

18.03.2026 14:30:00 / Güncelleme: 18.03.2026 14:34:13
İHA
Antalya Büyükşehir Belediyesi davasında üçüncü duruşma günü
Antalya Büyükşehir Belediyesi davasında üçüncü duruşma günü
Bölge Adliye Mahkemesi toplantı salonunda görülen duruşmada, soruşturma kapsamında Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek'in de aralarında bulunduğu 5'i tutuklu toplam 41 sanık yargılanıyor.



İfade işlemleri üçüncü günde de sürüyor

Davanın ilk gününde tutuklu sanıkların savunmaları alınırken, ikinci gün itibarıyla tutuksuz yargılanan sanıkların ifadelerine geçilmişti. Mahkeme heyeti, üçüncü duruşma gününde de tutuksuz sanıkların savunmalarını almaya devam ediyor. Sanıkların, haklarındaki suçlamalara ilişkin savunmalarının alındığı duruşmada, dosyada yer alan para transferleri, taşınmazlar, ruhsat ve iskan süreçleri ile çeşitli mali işlemlere ilişkin iddialar değerlendirilmeyi sürdürüyor.

41 sanık yargılanıyor

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, sanıklar hakkında icbar suretiyle irtikap, haksız mal edinme, nüfuz ticareti, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması, nitelikli dolandırıcılık ve iftira suçlamalarına yer veriliyor.

Kapsamlı dosyada, belediyedeki bazı işlemler ve mali ilişkiler çerçevesinde, iskan ve ruhsat süreçlerinden seçim dönemine uzanan çeşitli iddialar da yer alıyor.

Duruşma sürüyor

Mahkeme heyetinin gün boyunca tutuksuz sanıkların savunmalarını almaya devam etmesi beklenirken, yargılamanın ilerleyen aşamalarında dosyadaki deliller ve tanık beyanlarının da ele alınacağı öğrenildi

"Çorbada tuzun bulunsun" dedi zorlama olmadı

2024 Yılı yerel seçim propaganda çalışmaları kapsamında reklam firmasının yapmış olduğu işlere yönelik ödemeler için Muhittin Böcek'in oğlu Mustafa Gökhan Böcek ve Serkan Temuçin aracılığıyla kendisinden fatura ödeme talebi bulunması eylemine ilişkin savunma yapan ve aylık 40 milyon TL aylık geliri olduğunu bildiren Tacir A.Y.: "Belli sektörlerde çeşitli iş kollarında iş yapıyoruz, bir kısmı ortaklıdır. Özellikle ortaklı olan şirketlerde icra kurulunda değilim. Özellikle bahsi geçen Finike dövizin kurucusuyum, 25 yıl önce icra kurulundan ayrıldım, 15 yıl önce yönetim kurulundan ayrıldım. Yaptığı işleri avukatlarıma devrettim, kendileri yapıyorlar. Dosyada adı geçenlerin çoğunu tanımam, adı geçenlerden Muhittin Böcek başkanı uzun yıllardır tanırım, oğlunu da lise çağlarından tanırım. Tanışıklığım vardır ama samimiyetim yok. Zeynep hanımın öz babasını gençlik yıllarından tanırım. Zeynep hanım ve Zuhal hanımı ilk kez burada gördüm. Bana isnat edilen suçların hiçbirini kabul etmiyorum. Burada yargılanıyorum, delil yok, şahit yok, yönetim kurulunda değilim, detaylara dair bilgim yok. Reklam firmasına yapılan ödeme, sadece seçimlerde yapılır, seçimlerde genelde HDP dışında tüm siyasi partilere yapabildiğim ölçüde destekte bulunurum. Seçim yardımıdır herhangi bir zorlama olmadı, ricada bulunuldu, ben de yardım ettim. Muhittin başkan aradı, "Çorbada tuzun bulunsun" dedi, bundan ibarettir Gökhan böceğin bizzat benden gelip yardım istediğini sanmıyorum, Muhittin başkan vasıtasıyla yardımda bulunmuşumdur ancak. Hiçbir zorlama yok, mağduriyetim ya da beklentim yoktur, her siyasiye yardım ederiz" dedi.

Zeynep Kerimoğlu'na 80 milyon ödeme yapılmasına ilişkin eylem nedeniyle de savunma yan A.Y., "Finike dövizde yapılan işlemlerden benim haberim olmaz, Zeynep hanıma sorulsun benim hiçbir iletişimim olmamıştır, ortaklarım M.A. ve E.A. bilir. Ben büyük hissedarım, şirketin kurucusuyum" şeklinde konuştu.

"Yıllık bilançomuz 1 milyar doların üzerindedir"

Gökhan Böcek'in kurucusu olduğu döviz bürosunda gerçekleştirdiği işlemlere dair açıklamalarda bulunan A.Y., "Olaydan haberim yok, ne olduğunu bilmem. Gözaltından sonra araştırdım, bilgim yok., Benim bu olayda aracı olduğumu sanmıyorum. Avukatlarımı ararım, x kişiye yardımcı olun, beni mahcup etmeyin derim. Gökhan beyin beni aradığını sanmıyorum, ne işleri varsa beni tanıdıkları için döviz bürosuna gidip işlerini görebilirler. Bu süreçlerden önce de bu süreçte de büyükşehir belediyesinin işlerimde zorluk çıkardığı kanuna göre iş yaptıkları için doğrudur. B.Ç. ve M.Y.'yi tanımam, telefonları da yoktur, talimat verdiğim bilgisi doğru değildir. Finike dövizin yıllık bilançosu 1 milyar doların üzerindedir. S.E. ile gözaltında tanıştım, irtibatım yoktur. Türkiye'de Kapalıçarşı başta olmak üzere birçok kuyumcu ve döviz bürosunun altın işi yaptığı söylenir ama Finike Döviz çok kurumsal bir yerdir, altın işi yaptıklarını sanmıyorum. Bırakın kara parayı kayıt dışı bir işe tenezzül etmemiş bir kurumuz" ifadelerini kullandı.

"Biz kullanılmışız"

Tacir E.A. ise Finike Döviz'de gerçekleşen para transferleri eylemine yönelik şu ifadelere yer verdi:

"Antalya'nın önde gelen firmalarındanız, işlem hacmimiz baya yüksektir. Bu olaydan anlaşılıyor ki, biz kullanılmışız. B.Ç. bizden döviz almak için Gökhan Böcek ile geldi, bizim hesabımızda işlem yapmak istediklerini söyledi. İmzaları aldık, paraları teslim ettik. Gökhan, M.Y.'nin Antalya'da iş yapacağını söyledi ve parayı verdik, gönderdik. M.Y.'yi ilk kez gördüğüm için daha sonra biz bu işlemi MASAK a bildirdik. Bu işlemin şüpheli olduğunu bilme şansımız yok, bu olaydan 15-20 gün sonra Gökhan Böcek eşinin döviz işlemi olacağını söyledi. Bankada o kadar müsaitliğimiz yoktu, 70 milyon TL'lik işlemdi, döviz S.E.'nin iş yerine götürüldü, parayı Zeynep Kerimoğlu'nun hesabına ilettik. Bizim elemanlar ya da S.E.'nin elemanları göndermiş olabilir, hatırlamıyorum."

"B.Ç., 'parayı Gökhan'ın hesabına aktarın' dedi"

Yine döviz bürosu üzerinden Gökhan Böcek'in hesabına gönderilen transfere ilişkin savunmada bulunan E.A., "B.Ç.'nin Aralık ayında 55 milyon TL'lik işlemi vardı, bankadan geçeceklerini söylediler, tamam yardımcı oluruz dedik, imzalarını aldık, elden nakit aldım şeklinde yazdı. B.Ç. bir gün sonra gelemeyeceğim, parayı Gökhan'ın hesabına aktarın dedi, Gökhan'ın hesabına aktardık. Telefondan rica etti. 55 milyonluk işlemi ilk defa işlem yaptığımız için MASAK'a bildirdik. Bir gün sonraki olan işlemlerde yoktum, yurt dışındaydım" diye konuştu.

Mustafa Gökhan Böcek'in kendisine getirmiş olduğu fiziki dövizin altın bozdurma pusulası düzenlenerek babası Muhittin Böcek'e gönderilmesine ilişkin talebi doğrultusunda gider pusulası düzenlediği eylemine ilişkin savunmasını sürdüren E.A., "İfade verirken başka unuttuğunuz olay var mı dediler, Muhitin Böcek olduğundan dolayı hatırladım. Çok zaman önceydi, U.K.Y.'ye yönlendirmiştim. Büyük ihtimal Gökhan Böcek geldi, Muhittin Böceğe ait olduğunu biliyorum, 700 bin TL gibi bir paraydı. Başka bir kuyumculuk firmasına yönlendirdim, işlemi tam olarak hatırlamıyorum. Altın bozdurma ya da döviz bozdurma işlemi olabilir, biz de bu yüzden altınla ilişkilendirilmiş olabiliriz" dedi.

"Nasıl bir para kazanılsın ki bu para rüşvet parası olarak verilsin"

Finike Döviz Bürosu yetkilisi tutuksuz yargılanan sanık M.A. ise para transferlerini belediye başkanının oğluna duydukları güven nedeniyle gerçekleştirdiklerini, akıllarına şüpheli bir durum gelmediğini belirterek, şöyle konuştu: "Tüm işlemler E.A. ve ben tarafından yapılmakta. Döviz bürosunda yetkiler bizdedir. İşlem hacmimiz çok yüksek değil aslında, 1 milyar dolar bir ciromuz oluyor. Kara para yada aksi durumlar için büromuzda bir kişiyi görevlendiririz, şüpheli işlemleri yapıldığında sistemimiz bize uyarı verir. Suçlamaları kabul etmiyorum. M.Y. ve B.Ç. isimli kişileri ilk kez gördük. Para banka üzerinden geldi. Bu paranın suç ya da rüşvet parası olduğunu bilmiyorduk. Şehrimizin belediye başkanının oğlu Gökhan Böcek, M.Y. ve B.Ç.'yi getirdi. M.Y., 80 milyon liralık döviz alımı istedi. Yatırım yapmak için Antalya'ya gelen bir iş adamı zannettik. Gökhan Böcek getirdiği için de güvendik. Biz bu işlemleri M.Y.'ye yaptık ve parasını teslim ettik. Halen bu paranın rüşvet parası olduğunu idrak edemiyorum, nasıl bir para kazanılsın ki bu para rüşvet parası olarak verilsin. Daha sonra Zeynep ve Gökhan geldiler. 70 milyon liralık bir döviz istediler. Bizim o gün hesabımızda 6-7 milyon lira vardı. S.E.'ye yönlendirdik. Bir iki gün içinde bu işlemi yapabileceklerini söylediler. Zeynep Kerimoğlu bizden altın faturası istemedi, dövizi banka hesabına istedi. Paradan şüphede duymadık".

M.A. da verdiği ifadesinde M.Y. adlı şahsın parayı Gökhan Böcek'in hesabına aktarılmasını istediğini öne sürerek, "M.Y.'nin ortağı olarak Gökhan Böcek'le iş yerimize gelen B.Ç., 55 milyonluk döviz alacağını söyledi, yardım edebileceğimizi söyledik. 1 gün sonra hesabımıza para gönderdi, 'Ben gelemiyorum, Gökhan'a verir misin' dedi. Gökhan, iş yerine korumasıyla gelip parayı alarak gitti, 1 gün sonra Gökhan bey ve O.M iş yerimize geldi, 600 bin Euro döviz var, ev almak istiyoruz, yurt dışından getirirken beyan etmedikleri için altın olarak hesabına yatırılmasını istediler. Kara para olduğunu düşünmeden K.A.'yı arayarak, 'Bu işi yapabilir misin' dedik, K.A. 'Yapabilirim' dedi. Parayı kendisine attık, o da onların hesabına altın bozdurma işlemi olarak gönderdi. Biz tüm işlemleri belediye başkanının oğlu ve ailesi olduğu için güven duygusuyla yaptık. Bu yüksek miktardaki tüm işlemleri MASAK'a zaten şüpheli olarak bildirdik. Biz kullanılmış bir esnafmışız" dedi.

"Bize gelen altınların hepsi fiziki"

Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama eylemine ilişkin bir süre tutuklu kaldıktan sonra yargılanmasına tutuksuz olarak devam edilen sanık S.E. ise altın ithalatı ve ihracatı işlemleri yaptığını belirterek, "". TL karşılığı döviz yapmıyoruz. Kesinlikle döviz alımı yapılmadı. Yanımda çalışan T. Adlı şahıs beni aradı. Finike Döviz'in yönlendirdiğini söyleyerek altın işlemi olduğunu söyledi. Zeynep Kerimoğlu'nun hesabına 70 milyon liralık işlem yaptık. Bize döviz gelmedi, altın geldi. Bu işlemi de 2 gün de gerçekleştirdik. Biz esnaf arasında borç altın ya da nakit alırız. Ben Finike Döviz'den de aldım. T.A. ile cezaevinde tanıştık. 550 gram civarında bir altın götürdüğünü söyledi. Biz aldık parayı, M.K.'nın hesabına gönderdim. 5 Temmuz günü evdeydim. Muhittin Böcek'in gözaltına alındığını biliyorum. Finike Döviz'in sahipleri KOM'dan çıkınca beni aradılar. 'Kusura bakma sizi de bu işe dahil ettik' dedi. Ali Yılmaz'ın yapılan işlemlerden haberinin olmadığını düşünüyorum" dedi.

Kayseri'de 214 kilo uyuşturucu madde ele geçirildi

Kayseri'de bir çekicide kentte bu zamana kadar yakalaması yapılmış en yüksek miktar olan 214 kilo 550 gram narkotik madde ele geçirildi

18.03.2026 13:29:00
İhlas Haber Ajansı
Kayseri'de 214 kilo uyuşturucu madde ele geçirildi
Kayseri'de 214 kilo uyuşturucu madde ele geçirildi
Kayseri'de bir çekicide kentte bu zamana kadar yakalaması yapılmış en yüksek miktar olan 214 kilo 550 gram narkotik madde ele geçirildi.



İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ve İstihbarat Şube Müdürlüğü ekiplerince iller arası uyuşturucu madde ticareti yapmayı planlayan şahıslara yönelik operasyon düzenlendi.



Operasyonda M.T. (39) gözaltına alınırken, kullandığı çekicide yapılan aramada ağırlığı 214 kilo 550 gram olan 1 milyon 260 bin adet uyuşturucu veya uyarıcı hap ele geçirildi. Gözaltına alınan M.T. emniyete götürüldü.

Emniyette sergilenen uyuşturucunun kentte yakalaması yapılmış en yüksek miktarda narkotik madde olduğu öğrenildi.

İran kadın milli futbol takımı Iğdır'da

2026 Asya Futbol Konfederasyonu (AFC) Kadınlar Asya Kupası'na katılan İran Kadın Milli Futbol Takımı kafilesi bugün öğle saatlerinde Iğdır havalimanına indi

18.03.2026 13:22:00 / Güncelleme: 18.03.2026 13:26:18
İHA
İran kadın milli futbol takımı Iğdır'da
İran kadın milli futbol takımı Iğdır'da
Avustralya'da düzenlenen 2026 AFC Kadınlar Asya Kupası'na katılan İran Kadın Milli Futbol Takımı, İran'ın hava sahasının kapalı olması nedeniyle Umman'a ve ardından Muscat Havalimanı'ndan kalkan uçakla dün akşam saatlerinde İstanbul Havalimanı'na iniş yapmıştı.



Kafile bugün öğle saatlerinde Türk Hava Yollarına ait uçakla Iğdır havalimanına geldi.



Kafile buradan karayolu ile Gürbulak sınır kapısına gelerek buradan ülkelerine geçiş yapacaklar.



Kafilede bulunan 7 kişinin önceden Avustralya'ya iltica talebinde bulunduğunun ancak 2 kişinin Avustralya'da kaldığı öğrenilirken, geri kalan 5 kişinin milli takım kafilesi ile Türkiye'ye geldiği belirtildi.

Şırnak'ta Çanakkale Zaferi ve şehitleri anıldı

Şırnak'ta 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Zaferinin 111'inci yıl dönümü nedeniyle tören düzenlendi

18.03.2026 13:07:00
İhlas Haber Ajansı
Şırnak'ta Çanakkale Zaferi ve şehitleri anıldı
Şırnak'ta Çanakkale Zaferi ve şehitleri anıldı
Şırnak'ta 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Zaferinin 111'inci yıl dönümü nedeniyle tören düzenlendi.

Atatürk anıtına çelenk sunulması ile başlayan tören, Atatürk ve silah arkadaşları için bir dakikalık saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasıyla devam etti. Daha sonra 23. Jandarma Sınır Tümen Komutanlığında bulunan şehitler anıtını ziyaret eden Vali Birol Ekici ve beraberindekiler, burada şehitler için dua edip şehitlerin anıtlarına çiçek bıraktı.



Ardından Şırnak İmam Hatip Lisesi konferans salonunda düzenlenen programa geçildi. Programda konuşan Şırnak Valisi Birol Ekici, "Şırnak'ta terör açısından, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde başlatılan bir Terörsüz Türkiye süreci var. Şırnak'ta terör açısından aslında bir Çanakkale'dir. Bin 67 vatandaşımız burada son 40 yılda şehit düşmüştür. Az önce şehitler anıtını ziyaret ederek, her birinin mezarına çiçekler bıraktık. Başka şehirlerden gelen asker, polis, öğretmen, hemşire, her türlü kamu görevlilerinden de 2 bin 213 vatandaşımız bu topraklarda şehit düştü.



Bizim 516 tane gazimiz vardır. Burası terör açısından Çanakkale geçilmez gibi, Şırnak geçilemez diye tutmuşuz. Bu gün etrafımıza baktığımız zaman aynı kibir ile devlet otoriterini yok edip, bölgemizde işgale kalkışan güçler var. Bunların da sonları aynı olacaktır. Bu topraklarda Türkiye bu gün gücü ile dünyanın 9'uncu büyük ordusuna sahip, NATO'nun ikinci büyük ordusu bizde. Bu gücümüz ile bu topraklara ve dünyaya barışı ve kardeşliği beraberliği götürüyoruz" dedi.



Programda, günün anlam ve önemini belirten konuşmanın ardından sinevizyon gösterimi yapıldı. Öğrenciler tarafından şiirler okunurken, öğrenci korusu tarafından şarkılar ve marşlar söylenip öğrenciler tarafından tiyatro gösterileri düzenlendi. Program, şiir, kompozisyon ve resim yarışmalarında dereceye giren öğrencilere ödüllerinin verilmesinin ardından sona erdi.
Şırnak Valiliği bahçesinde düzenlenen törene Vali Birol Ekici, 23. Piyade Tümen Komutanı Tuğgeneral Rıfat Dönel, Belediye Başkanı Mehmet Yarka, Şırnak Milletvekili Aslan Tatar, kurum müdürleri, askeri erkan, şehit yakınları, gaziler ve vatandaşlar katıldı.

Bayramda araç kiralayacaklar dikkat

Ramazan Bayramı öncesi araç kiralama talepleri artarken, uzmanlar dolandırıcılara karşı vatandaşları uyardı. Özellikle araç kiralama firmalarının internet sitelerinin birkaç harf değiştirilerek kopyalandığı ve düşük fiyat vaadiyle vatandaşlardan IBAN üzerinden para istendiği belirtildi

18.03.2026 12:25:00
İhlas Haber Ajansı
Bayramda araç kiralayacaklar dikkat
Bayramda araç kiralayacaklar dikkat
Ramazan Bayramı'nın yaklaşması ve okulların tatil olmasıyla birlikte araç kiralama taleplerinde artış yaşandı. Bayrama sayılı günler kala yoğunluğun arttığını belirten uzmanlar, internet üzerinden yapılan kiralamalarda dolandırıcılık girişimlerine karşı dikkatli olunması gerektiğini söyledi. Dolandırıcıların araç kiralama firmalarının internet sitelerini kopyalayarak site adresinde birkaç harf değişikliği yaptığı ve düşük fiyat vaadiyle vatandaşlara ulaştığı belirtildi. Rezervasyon bahanesiyle whatsApp üzerinden IBAN gönderilerek para talep edildiği ifade edilirken, vatandaşların tanımadıkları internet siteleri ve firmalara karşı dikkatli olması istendi. Bayram döneminde araçların günlük fiyatlarının yaklaşık bin 500 liradan başlayıp 3 bin lira seviyelerine kadar çıktığı belirtilirken, araç teslimi sırasında video kaydı yapılmasının da muhtemel anlaşmazlıkların önüne geçebileceği ifade edildi.

"Her ne kadar sık bilgilendirme olsa da rent a car sektöründe dolandırıcılar mevcut"

Bayram tatili nedeniyle yoğunluk olduğunu söyleyen rent a car işletmecisi Murat Demirkul, "Son günler olduğu için biraz daha yoğunluğumuz arttı. Ama Ramazan öncesinde böyle afaki bir yoğunluğumuz yoktu. Bayram yaklaştıkça biraz daha taleplerimiz artmış durumda. Vatandaşlarımızın araç kiraladıkları sırada dikkat etmesi gereken hususları gerek bizler, gerek meslektaşlarımız, valiliğimiz, emniyet müdürlüğümüz sık sık bilgilendirme yapıyor. Her ne kadar sık bilgilendirme olsa da ister istemez yine rent a car sektöründe dolandırıcılar mevcut. Firmaların internet sitelerini kopyalıyorlar. Birkaç harf değişikliği ile beraber müşterilere yüksek meblağlı araçları düşük fiyattan gösterip müşterilere ulaşım sağlıyorlar. Ulaşım sağlandıktan sonra müşterilere rezervasyon yaptıklarını söylüyorlar fakat ortada herhangi bir araç yok. Aracın rezervasyon yapıldığını, kendilerine bir miktar ya da araç ücretinin tamamını isteyerek whatsApp'tan IBAN yoluyla müşteriden para talep ediyorlar. Vatandaşlarımızdan whatsApp yoluyla para talep eden firmalardan, merdiven altı firmalardan ya da bilinmeyen firmalardan, internet sitelerinden uzak durmalarını rica ediyoruz" dedi.

Sektörde vale ayrıntısına dikkati çeken Demirkul, "Vatandaşlardan para talep ettiklerinde 'aracın ücretini siz bize gönderin biz vale ile aracınızı kapınıza kadar göndereceğiz' diyorlar. Bu tür söylemlere itibar etmemeleri gerekiyor. Ya birebir ofise gidip kiralasınlar ya da tanımadıkları, herhangi bir siteden ulaştıkları kişilerle bu tür muhabbetlere girmesin müşterilerimiz. Şu anda bayram kapsamında 5 günlük minimum paketler sunuyoruz. Araçlarımız ekonomik sınıftan üst gruplara kadar var. Bayramda fiyatlarımız günübirlik fiyatları bin 500 liradan başlıyor 3 bin lira civarında şu anda seyrediyor. Başlangıçta aracı teslim alırken müşterimiz video çekerse hem kendisi açısından hem de firma açısından daha güvenli ve iki tarafın da kafası ağrımaz. En azından araç tesliminde ve iade ederken de herhangi bir problem yaşamazlar" diye konuştu.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Özgür Özel'i yalanladı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in dün kendisine yönelik iddialarına ilişkin, "Benim 4 tane taşınmazım var. Bu taşınmazların değerleri de belli. Hepsi yalan. Manevi tazminat davası açacağız" dedi

 

18.03.2026 11:47:00
Anadolu Ajansı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Özgür Özel'i yalanladı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Özgür Özel'i yalanladı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in dün kendisine yönelik iddialarına ilişkin, "Benim 4 tane taşınmazım var. Bu taşınmazların değerleri de belli. Biri Tuzla'da onun dediği gibi de 30 milyon lira da değil, 3-4 milyon lira taşınmazın değeri, 2+1. Hepsi yalan. O konuda zaten bugün manevi tazminat davası açacağız" dedi.

Bakan Gürlek, Adalet Bakanlığı önünde basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Özel'in kendisine yönelik belgelerin gerçeği yansıtmadığını belirten Gürlek, üzerine kayıtlı 4 taşınmazı bulunduğunu söyledi.

Söz konusu taşınmazların değerlerine ilişkin de açıklama yapan Gürlek, "Güya bir ID numarası falan varmış ama o ID numaralarında Akın Gürlek yazıyor mu, yazmıyor. Özgür Özel'in amacı burada asrın yolsuzluk davasını perdelemek." diye konuştu.

Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik soruşturma kapsamında haklarında dava açılan, aralarında belediye başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek davasında da yargılamanın bulunduğunu aktaran Gürlek, şunları kaydetti:

"Muhittin Böcek, 15 Ocak 2024'te Manisa'da benzinliğe uğruyor. Bu benzinliğe niye uğruyor' Burada Muhittin Böcek'in itirafçı olma durumu vardı. Orada Özgür Özel'e kendisinin adaylığı konusunda bir para iddiası var. Bu konuda da baz istasyonu çalışmaları var. Baz istasyonu çalışmaları da ortaya konuldu. Bunlar dosyada da var. Özgür Özel bence iki noktayı perdelemek istiyor. Birincisi asrın yolsuzluk davasını, ikincisi de Muhittin Böcek'in 15 Ocak 2024'teki kendisinin aday olması için Manisa'daki bir benzin istasyonuna gidip bir para verme iddiası var. Bu para verme iddiasını perdelemeye çalışıyor."

Devlet memuru olarak hakimlik ve savcılık görevinde bulunduğu ve belli aralıklarla mal beyanını bildirdiğini anımsatan Gürlek, "Benim 4 tane taşınmazım var. Bu taşınmazların değerleri de belli. Biri Tuzla'da onun dediği gibi de 30 milyon lira da değil, 3-4 milyon lira taşınmazın değeri, 2+1. Hepsi yalan. O konuda zaten bugün manevi tazminat davası açacağız." dedi.

Gürlek, Özel'in dün kendisi hakkında sunduğu tapu belgelerinin hepsinin gerçek dışı ve sahte olduğunu belirterek, "Ama bu, Özgür Özel'in tamamen son dakika çırpınışları. Ben bunu yüce Türk milletinin takdirine bırakıyorum. Benim veremeyeceğim hesabım yok, hakimlik, savcılıkta zaten düzenli olarak mal bildiriminde bulunmak gerekiyor. Ben söyleyeceklerimi söyledim, o konuda takdir milletin." diye konuştu.

Yat iddiaları

Bakan Gürlek, kendisine yönelik ortaya atılan yat iddialarına ilişkin ise hayatında Lüksemburg'a gitmediğini, yüzme dahi bilmediğini, pasaport kayıtlarında da bu yönde herhangi bir giriş-çıkış bulunmadığını ifade etti.

Bu yöndeki iddiaların gerçek dışı olduğunu vurgulayan Gürlek, söz konusu iddiaları ortaya atanların bunu ispat edememesi halinde iftira kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Bakan Gürlek'in, açıklamalarının ardından, web tapuda üzerine kayıtlı taşınmazları gösteren belgenin kopyası gazetecilerle paylaşıldı. 

İBB davasının yedinci duruşması başladı

"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü"ne ilişkin 107'si tutuklu, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere 407 sanığın yargılandığı davanın yedinci duruşması başladı

 

18.03.2026 11:43:00 / Güncelleme: 18.03.2026 14:54:36
Anadolu Ajansı
İBB davasının yedinci duruşması başladı
İBB davasının yedinci duruşması başladı

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkan Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu 107 tutuklu sanık katıldı.

Bazı tutuksuz sanıklar ile tarafların avukatları da duruşmaya geldi.

Bazı CHP'li milletvekilleri ve tutuklu sanıkların birinci dereceden birer yakını da izleyici olarak duruşmada hazır bulundu.

Tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu, duruşma başlamadan mahkeme başkanından 2-3 dakikalık süre isteyerek, söyleyecekleri olduğunu ifade etti.

Söz verilen İmamoğlu, herkesin Ramazan Bayramı'nı kutlayarak, "Ramazan Bayramı'na gireceğiz. İstenmeyen şeyler oldu ya da insanların yaşadıklarından kaynaklanan talepleri oldu. Bu çerçevede gözlemlediğim gerçekten yaşanan bir sıkıntı var. Örneğin, ailelerden sadece bir kişi içeri alınıyor. Sabah telefon hakkımı kullanarak haftada 10 dakika eşimle konuştum. Şimdi zaten bu insanların aileleriyle görüşmeleri çok sıkıntılı. Buraya gelip gördükleri anda mutlu olanlar var, umudu büyüyenler var. Bu insanların bir kişi gibi bir kısıtlamayla buraya gelmelerinin doğru olmadığını düşünüyorum." dedi.

Ekrem İmamoğlu, bir diğer sıkıntının tutuklu sanıkların sadece 3 avukatının duruşmaya alınması olduğunu öne sürdü. Bu kısıtlamanın doğru olmadığını savunan İmamoğlu, avukatların duruşmayı dinlemek ve takip etmek istemesinin doğal olduğunu söyledi.

Dün İBB Başkan Vekili Nuri Aslan'ın duruşma salonuna giremediğini aktaran İmamoğlu, "Sonradan birtakım müzakereler olmuş ama giremedi. Bir düşünün ki İBB'nin yöneticileri burada, Belediye Başkanı burada. Burayı izlemeye gelmek isteyen sadece Başkan Vekili, değil aynı zamanda genel sekreter yardımcıları da gelmek isteyebilir. Çünkü konuştuğunuz her meselenin muhatabı yöneticilerdir. Burada konuşulan her konu İBB'nin yöneticilerini ilgilendiriyor. Bu insanlar çete değil, ayıplı bir suçun peşinde koşan insanlar değil, liyakatli, itibarlı, geçmişi güçlü insanlar. Onların buraya gelme arzuları var." diye konuştu.

CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik'in duruşmaya girmesinin sanki bir lütufmuş gibi ikram edildiğini ileri süren İmamoğlu, şunları kaydetti:

"İl Başkanımızdan notlar alıyorum, avukatım aracılığıyla bana bilgiler iletiliyor. Büyük çabamız şu, jandarmamızla karşı karşıya gelmeyelim, dışarıda en ufak bir müdahaleye asla sebebiyet vermeyelim, özenli çalışalım ve herkes buraya medeni bir şekilde girebilsin. Taahhüt ediyoruz ki, sizin de işinizi kolay yapmanız ve zor durumdaki yargı müessesesinin hak ettiği itibarı elde edebilmesi adına herkes sorumluluk almaya hazır. Bunun adı CHP olsun, muhalif partiler olsun, İBB veya kurum-kuruluşlar olsun, inanınız ki herkes sorumluluk almaya hazır. Bu çerçevede bütünüyle taahhüt ediyoruz ki lütfen bunu bayramda iyi değerlendiriniz. İstirham ediyorum. Ailenizle otururken bile lütfen zihninizde olsun. Bu tür asimetrik sınırlamaların ne size ne heyetinize ne de buradaki insanların adil yargılanma süreçlerine en ufak bir katkısı yoktur. Bunu tersine dönüştürebileceğinizi umut ediyorum. Gerçekten insanların buna ihtiyacı var."

İmamoğlu, mahkemenin müzakere kapısını açık tutması gerektiğini savunarak, "Bu kapıyı açık tutarsanız çok daha makul, itibarlı ve medeni bir hat çizersiniz. Gerçekten kazanan yüce Türk yargısı olur, yüce Türk milleti olur. Biz naklen yayınları kabul ederken bu kısıtlamalara geldik, bu doğru bir evrilme değil. Bayrama giriyoruz. En güzel günler bu milletin her evladının olsun. Ama bazen öyle bir karar verirsiniz ki şuradan insanları serbest bırakır, evine yollarsınız, tutuksuz yargılanma hakkını tanırsınız ve tarih değişir. Bunu sadece size emanet ediyorum. Bu duygularımı sizinle paylaşmak istedim. Söz verdiğiniz için teşekkür ederim." şeklinde konuştu.

Duruşma, Ağaç AŞ Özel Kalem Müdürlüğünde çalışan tutuklu sanık Murat Or'un savunmasının alınmasıyla devam ediyor.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden" sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.

Ayrıca iddianamede, 16 kişi "müşteki", 107'si tutuklu, 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi ise "sanık" olarak bulunuyor.

Suç örgütünün kurulduğu 2014'ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede, "İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaatle sebep olunan kamu zararının suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar Türk lirası ve 24 milyon ABD doları, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğu"na ilişkin değerlendirme yapıldı.

Örgütün şemasının çizildiği iddianamede, tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", tutuklu sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş ile Adem Soytekin ve tutuksuz sanık Ertan Yıldız, başka suçtan tutuklu Hüseyin Gün ile firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu belirtiliyor. Şemada Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı 10 örgüt üyesinin olduğu, 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu gösteriliyor.

İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma", "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Ongun'un "rüşvet", 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.

İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.

İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor. 

Gazeteci Fatih Altaylı, beyin operasyonu geçirdi

Dün tarihçi İlber Ortaylı'nın cenazesine katılan Gazeteci Fatih Altaylı, bugün sabah saatlerinde planlı olduğu öğrenilen bir beyin operasyonuna alınırken işlemin tamamlandığı öğrenildi

17.03.2026 14:14:00
İHA
Gazeteci Fatih Altaylı, beyin operasyonu geçirdi
Gazeteci Fatih Altaylı, beyin operasyonu geçirdi
Dün tarihçi İlber Ortaylı'nın cenazesine katılan Gazeteci Fatih Altaylı, bugün sabah saatlerinde ameliyata alındı.

Tedavisi Göztepe Medical Park Hastanesi'nde sürdürülen Altaylı'nın planlı bir beyin operasyonu geçirdiği ve işlemin tamamlandığı öğrenildi.

Mevsim değişimi ruhunuzu çökertmesin!


 
Mevsim değişimleri yalnızca gardırop yenilemek veya hava koşullarına uyum sağlamak anlamına gelmiyor. Aynı zamanda psikolojik sistemimizin de yeniden dengelenmesi gereken bir dönemi ifade ediyor. 

17.03.2026 00:14:00
MURAT ÇORBACI
 Mevsim değişimi ruhunuzu çökertmesin!
 Mevsim değişimi ruhunuzu çökertmesin!

Mevsim değişimleri yalnızca gardırop yenilemek veya hava koşullarına uyum sağlamak anlamına gelmiyor. Aynı zamanda psikolojik sistemimizin de yeniden dengelenmesi gereken bir dönemi ifade ediyor. Psikolojik açıdan değerlendirildiğinde, mevsim geçişleri iç dünyamızda 'yeniden düzenleme' sürecini tetikleyebiliyor. Klinik gözlemlere göre, kışın içe dönük yapıdan baharın artan temposuna geçiş döneminde nedensiz yorgunluk, motivasyon düşüşü, uyku artışı ve duygusal hassasiyet gibi yakınmalar belirgin şekilde artış gösteriyor. Uzman Psikolog Sena Sivri, pek çok kişinin bu dönemde "Depresyona mı giriyorum?" endişesi taşıdığını belirterek, "Oysa her duygu durum değişimi depresyon anlamına gelmez. Çoğu zaman yaşanan bu tablo, bedenin ve zihnin çevresel değişimlere verdiği doğal bir uyum tepkisidir" dedi.

Uzman Psikolog Sena Sivri, bu süreci daha sağlıklı yönetebilmemiz için dikkat etmeniz gereken 10 kuralı şöyle anlattı:
1. Gün ışığıyla temasınızı artırın. Özellikle kapalı ortamlarda çalışan kişiler için kısa açık hava yürüyüşleri bile fark oluşturuyor. Bu nedenle, gün içinde, dışarıda en az 15-20 dakika zaman geçirmeniz önemli.
2. Uyku düzeninizi koruyun. Kaliteli uyku, duygusal dayanıklılığın temel yapı taşlarından birini oluşturuyor. Her gün aynı saatlerde uyuyup uyanmanız zihinsel dengenizi destekleyecektir.
3. Hareket etmeyi ihmal etmeyin.
4. Beslenme alışkanlıklarınıza dikkat edin.
5. Sosyal bağlarınızı sürdürün.
6. Günlük küçük rutinler oluşturun. Sabah rutini, kısa yürüyüşler psikolojik dengeyi destekliyor.
7. Duygularınızı normalleştirin. Kendinize karşı daha şefkatli olmanız, bu süreçte önemli bir içsel desteği sağlayacaktır.
8. Dijital yükünüzü azaltın. Uzun süre ekran karşısında kalmak zihinsel yorgunluğu artırabiliyor.
9. Küçük ve ulaşılabilir hedefler belirleyin. Enerjinin düşük olduğu dönemlerde yüksek beklentiler motivasyon kaybına yol açabiliyor. Günlük küçük hedefler belirlemek ise başarı hissini artırıyor.
10. Destek almaktan çekinmeyin. Mevsimsel duygu durum değişimleri terapiyle oldukça iyi yönetilebiliyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.