logo
24 HAZİRAN 2026

Ankara'ya gelen Taliban heyetinden dikkat çekici açıklamalar

 Dışişleri Bakanlığının daveti üzerine temaslarda bulunmak üzere beraberindeki heyetle perşembe günü Türkiye’ye gelen Taliban hükümetinin Dışişleri Bakan Vekili Muttaki, AA muhabirinin sorularını yanıtladı

16.10.2021 12:51:00
Ankara'ya gelen Taliban heyetinden dikkat çekici açıklamalar
Ankara'ya gelen Taliban heyetinden dikkat çekici açıklamalar

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile Afganistan'daki mevcut siyasi durumu ve iki ülke arasındaki ilişkileri görüştüklerini aktaran Muttaki, Taliban'ın resmen tanınması ve ABD tarafından bloke edilen Afganistan'a ait varlıklarla ilgili konuların da gündeme geldiğini söyledi.

Afganistan'a ait varlıkların dondurulmasının uluslararası kanunlara ve insan haklarına aykırı olduğunu kaydeden Muttaki, Bakan Çavuşoğlu ile görüşmesini, "Karşılıklı güzel mesajlar verildi. Afganistan hükümeti ve halkı konusunda görüşleri olumluydu." şeklinde özetledi.

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş ile de verimli bir görüşme gerçekleştirdiklerini aktaran Muttaki, "Ayrıca insani yardımlarla ilgili Türkiye Kızılay yetkilileriyle bir araya geldik. Türkiye'nin birçok ülkeye yardım yaptığı konuşuldu ve kış gelmeden Afganistan halkına yardım yapılmasını konuştuk. Yine İçişleri Bakanlığı yetkilileriyle de görüştük. Ziyaretimiz çok iyi geçti. Onlar bizi iyice dinlediler, biz de onları iyice dinledik. İnşallah gelecekte bu tür oturumları Kabil'de de gerçekleştiririz." diye konuştu.

Muttaki, bazı Batı ülkeleriyle temas halinde olduklarını ve bu ülkeleri de ziyaret edebileceğini söyledi.

"Türkiye, Afganistan'ı yenileme çalışmalarında iyi bir role sahip olabilir"

Muttaki, AA muhabirinin, "Türkiye sizin için diğer ülkelerden farklı olarak ne anlam ifade ediyor?" sorusuna verdiği yanıtta, Türkiye'nin iyi bir ekonomiye ve aktif faaliyet gösteren bir hükümete sahip olduğunu, dünyada özellikle de İslam dünyasında etkili bir diplomasi yürüttüğünü dile getirdi.

Afganistan ve Türkiye'nin iki Müslüman ülke olarak tarihsel yakınlıkları olduğunu aktaran Muttaki, "Türkiye sahip olduğu imkanlarla Afganistan'da farklı alanlarda; örneğin, yatırım ve bazı projeleri hayata geçirme konusunda ve Afganistan'ı yenileme, restore etme çalışmalarında iyi bir role sahip olabilir. Tüm alanlardan faydalanabilir." dedi.

Emirhan Muttaki, açıklamalarında Afganistan ekonomisinin düzelmesi için uluslararası yardımların ve hükümetlerinin resmi olarak tanınmasının önemine sık sık işaret etti.

"Bloke edilen rezervler yardım paralarıydı"

Muttaki, Afganistan'a ait olup ABD tarafından bloke edilen rezervlerin, ülkenin imarı için başka devletlerin gönderdiği paralar olduğunu söyledi.

Muttaki, bu paralara erişebilmeleri adına Türkiye makamlarından yardım isteyip istemediklerine ilişkin, daha önce hükümet çalışanlarının maaşlarının yardımlar sayesinde ödendiğini kaydetti.

Halihazırda eski Afganistan Cumhurbaşkanı Eşref Gani döneminden kalma 500 bin memurun olduğunu ve bu dönemde ödenmeyen tüm maaşlar da dahil olmak üzere memur maaşlarını imkanlar dahilinde ödediklerini anlatan Muttaki, şunları söyledi:

"Asıl soru şu ki; neden bu paralar bloke edildi? Afganistan halkı ne yaptı? Ne kusur işledi de bu para bloke ediliyor ve insanların hakkı verilmiyor? Diğer taraftan ABD ve diğer ülkeler 'Afganistan'a insani yardım yapılmalı ve insan haklarına riayet edilmeli' diyorlar. Diğer taraftan da yaklaşık 40 milyon nüfuslu Afgan halkını temel ihtiyaç maddeleri olmaksızın zor durumda bırakıyorlar. Türkiye, uluslararası alanda hukukun işletilmesi konusundaki girişimleriyle önemli bir ülke. Bu nedenle konuyu Türk makamlarıyla paylaştık. Onlar da dünkü basın toplantısında bu konuyu ön plana çıkarttılar. Gelecek günlerde de bu konuya önem verilmesini ümit ediyorum."

Muttaki, ülkedeki ekonomik sorunların çözümü adına dünya devletlerini yardıma çağırdı ve bu yönde yapılacak çabalarla bloke edilen rezervlerin ekonomiye kazandırılabileceğini söyledi.

"Tanınmama, Afganistan halkının haklarının gasbedilmesidir"

Afganistan'da Taliban hükümetinin henüz hiçbir devlet tarafından tanınmamasını "Afganistan halkının haklarının gasbedilmesi" olarak tanımlayan Muttaki, şu değerlendirmeyi yaptı:

"Son günlerde yaptığımız toplantılarda, Doha'da ABD ve Avrupa Birliği heyetleriyle yaptığımız toplantılarda ve Türkiye'de gerçekleştirdiğimiz toplantılarda dile getirdiğimiz üzere; dünyada öyle devletler kuruldu ki bunlardan bazıları güç kullanarak, darbeyle veya tek kişinin veya ailenin hükümran olduğu seçimlerle gerçekleşti. Neden bunlar resmen tanınıyor da Afganistan'daki fiili devlet tanınmıyor? Bize göre bu durum, Afganistan halkının haklarının gasbedilmesidir. Bu durumun Afganistan ekonomisine olumsuz etkisi oluyor. ABD'deki para bırakılmalıdır. Eğer ekonomisi düzelirse Afganistan, bölgede ekonomik ve ilişkilerin güçlendirilmesi bağlamında çok önemli olumlu bir rol oynayabilir. Bizim bölge ve büyük ülkelerden isteğimiz; Afganistan halkının hakkı yenmesin, zulmedilmesin, tehdit edilmesin, baskı altına alınmasın, muhasara altına alınmasın. Bu konuda herkes yardımcı olmalı ve zaten Afganistan hükümetinin de işleri yavaş yavaş düzelmekte ve daha iyiye gitmekte."

- "Resmen tanınma zaman alabilir"

Resmen tanınmış gibi birçok ülke ile etkileşimde olduklarını kaydeden Muttaki, bu devletlerle birçok konuda iş birliği yaptıklarını belirterek "Afganistan heyetleri de bu derecede karşılanıyor. Kabil'de çeşitli ülkelerden birçok büyükelçiliği açık. Tabii resmen tanımayı ilan etmeleri biraz zaman alabilir. Afganistan devletiyle iyi ilişiklilere sahip komşu veya bölge ülkelerinin bu konuda öne çıkmasını isteriz." dedi.

"Yardımlar, iş birliğinin göstergesi"

Birçok ülkeden Afganistan'a insani yardım gönderildiğini ve bunların dağıtıldığını kaydeden Muttaki, son günlerde ABD ve AB heyetleriyle yaptıkları görüşmelerde de yardım sözü aldıklarını belirtti.

AB'nin 1 milyar dolardan fazla insani yardım sözü verdiğini ve Cenevre Konferansı'nda da bu miktarda yardım yapılması kararı alındığını aktaran Muttaki, "Bu, dünya ülkelerinin bizimle iş birliğini ortaya koyuyor. Dünya ülkelerinin bizimle ilişkileri günden güne daha da iyileşiyor. Bu yardımların ekonomik alanda olumlu etkisi var." diye konuştu.

"Ülkeden ayrılan Afganların geri dönüşleri için ekonomi düzelmeli"

Kronik sorunlar nedeniyle ülkeyi terk eden Afganların geri dönüşleri için ekonominin iyi olması gerektiğinin altını çizen Muttaki, bu kişilerin güvenlik sorunları değil, ekonomik sorunlar nedeniyle ülkeyi terk ettiğini ileri sürdü.

Krizin halkı göçe zorlamaması gerektiğini belirten Muttaki, "Biz bu konuda, Afgan halkının refahının Afganistan'da temin edilmesi için çalışıyoruz. Afganistan'dan başka ülkelere gidenler ne güvenlik ne de siyasi sorunlar sebebiyle gidiyor. Ekonomik sorunlar nedeniyle gidiyor. Biz Afganların ülkelerinde iyi yaşama sahip olmalarını istiyoruz. Bizim kimseyle bir sorunumuz yok. Güvenlik sorunu yok, siyasi nedenlerle kimseye zorluk çıkarılmıyor ve zarar verilmiyor. Benim tüm Afganlara mesajım, ülkesine dönen evine dönmüş olur ve hiçbir tehlikeyle karşılaşmaz." diye konuştu.

"Çin, İslami usullere uyarak yatırım yapabilir"

Taliban'ın Afganistan hükümetini devralmasıyla ülkede Çin hakimiyetinin arttığına yönelik eleştiriler konusunda ise Muttaki, 40 yıl sonra tüm ülkeyi kontrol eden bir hükümetin kurulduğunu, güvenlik sorununun çözüldüğünü ve yatırım için ortamın uygun olduğunu aktardı.

Muttaki, "Biz, Afganistan'ın menfaatleri kapsamında milli, uluslararası hukuk ve İslami usuller çerçevesinde, Afganistan'a iktisadi ve diplomatik yöntemle gelen herkesle çalışmaya hazırız." dedi.

Çin'in Afganistan'a komşu ve kendileriyle iyi ilişkileri olan bölgede etkili bir ülke olduğunu kaydeden Muttaki, "İsterlerse onlarla görüşmeler gerçekleştiririz. Eğer onlar Afganistan'da geçerli İslami usul ve kanunlara uygun yöntemlere riayet ederek ülkede projeler gerçekleştirmek isterlerse bizim için bir sorun söz konusu değildir. Aynı şekilde diğer komşu ve bölge ülkeleri de Afganistan'a gelsinler ve girişimlerde bulunsunlar. Biz, bazı ülkelerle daha önceden başlayan ve yarım kalan projelerin tamamlanmasını da istiyoruz." ifadelerini kullandı.

"Afganistan'daki yeni devletin resmen tanınmaması DEAŞ'a yarıyor"

Dışişleri Bakanı Vekili Muttaki, ülkesinde son dönemde artan saldırılarla gündeme gelen DEAŞ tehdidine ilişkin de Taliban yönetimiyle ülkede güvenliğin sağlandığını, bu yönde herhangi bir tehdidin bulunmadığını savundu. Muttaki, şunları kaydetti:

"Camiler ve caddelerde saldırılar düzenliyorlar. Siz de hak verirsiniz ki, bütün cami ve caddelerin güvenliğini sağlamak kolay bir iş değil. Silahlı gücü, güçlü değil. Afganistan'da herhangi bir yere sahip değiller. Afganistan hükümetine bu yolla uluslararası baskı yapılıyor. Bu propaganda da DEAŞ'ın işine yarıyor. Afganistan'daki yeni devletin resmen tanınmaması DEAŞ'a yarıyor. Dünya ülkeleri bir taraftan Afgan halkını kontrol edin, göç etmesinler diyor. Bir yandan da hükümeti resmen tanımayarak DEAŞ'a moral veriyorlar. Bu durum ne Afganistan ne de dünyanın menfaatine bir durumdur."

DEAŞ saldırıları engellenecek

Afganistan'da Şiilere yönelik saldırılarla ilgili, Sünni camilerinde alınan güvenlik önlemlerini Şii camilerinde de almakla mükellef olduklarını kaydeden Muttaki, "Hükümet, Afganistan'da yaşayan herkesin güvenliğini temin etmekle yükümlüdür. Biz güvenliğin sağlanması için tüm gayretimizi gösteriyoruz. Kunduz veya Kandahar'daki gibi olaylar, güvenliğin alınması zor olan camilerde meydana geldi. Bundan sonra camilerin de güvenliğinin sağlanması için özel çaba sarf edilecektir. İstihbarat birimlerimiz bu konuyla ilgili daha aktif çalışacaklar. Gelecekte halkın yardımı ve yetkililerin dikkatiyle bu gibi saldırıların önü alınacaktır." değerlendirmesinde bulundu.

Afganistan'da güvenlik sorununun sona erdiğini savunan Muttaki, "Taliban yönetimi, asker ve polis gibi muhalifler için af ilan etti. Onlar da yaşantılarına devam ediyor. Bize göre öyle ciddiye alınacak bir risk söz konusu değil. Ekonomi konusu ve dünya ülkeleriyle ilişkiler önemli. Devlet güçlenmeli nizam oturmalı ki, meydana gelebilecek sorunlarla başa çıkabilmeli." ifadelerini kullandı.

"ABD ile diplomatik ilişki içinde olmak istiyoruz"

ABD'ye ekonomik ve diplomatik ilişkiler içinde olmak istediklerini ilettiklerini ve Washington yönetiminin Afganistan'ın kalkınmasında etkin bir rol oynamasını istediklerini kaydeden Muttaki, "Tabii ki, askeri güçlerinin olmasını istemiyoruz. Afganistan'ın bağımsızlığını tartışılır hale getirmek istemiyoruz. Doha'da yapılan anlaşmada ABD'nin Afganistan'ın kalkınmasında yer alabilmesi bulunuyor." dedi.

Rusya ile de iyi ilişkilere sahip olduklarını kaydeden Muttaki, Taliban heyetinin Afganistan'daki gelişmeleri konu edinecek Moskova Konferansı'na gideceğini ve Afgan halkının mesajını dünyaya ileteceğini kaydetti.

Muttaki, "Beklentimiz, bu konferansta gerçekler gün yüzüne çıkarılsın, Afganistan halkının ihtiyaçları konu edilsin, devleti güçlendirmek için iş birliği yapılsın ve iyi bir konferans gerçekleştirilsin." diye konuştu.

Muttaki, Tacikistan ile de ciddi bir sorun yaşamadıklarını, medyanın bazı yetkililerin açıklamaları büyüttüğünü savunarak "Eğer bir sorun olursa bunu müzakere, diplomasi ve karşılıklı anlayış çerçevesinde halletmek isteriz." ifadesini kullandı.

Muttaki, "Pakistan sınırı sorunuyla ilgili İslamabad yönetimiyle bir görüşme söz konusu oldu mu?" sorusunu şöyle yanıtladı:

"Pakistan'la iyi ilişkiler içerisinde olmak istiyoruz. Özellikle ekonomik ilişkilerde. Çünkü milyonlarca Afgan, Pakistan'da göçmen olarak yaşıyor. İki ülke arasında iyi bir ticaret var. Yaklaşık 2 bin 400 kilometre uzunluğunda sınırımız var. Bu nedenle bizim hem diplomasi hem de ekonomik alanda iyi ilişkilere sahip olmamız gerekiyor."

Muttaki, Pakistan'ın uçak bilet fiyatlarını yükseltmesi, Taliban'ın buna tepki göstermesi ve Pakistan hava yollarının Kabil uçuşlarını iptal etmesiyle gelişen sorunla ilgili de "Bu çok önemli bir konu değil. Afganistan devletinin Pakistan'dan talebi, Taliban yönetiminin iş başına gelmeden önceki uçak bilet tarifesini uygulamasıdır." değerlendirmesini yaptı.

Muttaki, önceki hükümet döneminde Dışişleri Bakanlığı personelini gözden geçirdiklerini belirterek "Onların tamamı bizimle çalışmaya devam ediyor. Afgan halkından eğitimli ve yetenekli kişiler. Onlar bizim kardeşlerimiz, bizim onlarla hiçbir sorunumuz yok." dedi.

Türkiye'ye göç edenler yüzde 25,2 arttı

Türkiye’ye göç edenler yüzde 25,2 artışla 393 bin 829 kişiye ulaşırken, en çok göç alan ve veren şehir İstanbul oldu, ülkeye gelen yabancı nüfusta ise ilk sırayı Türkmenistan vatandaşları aldı

24.06.2026 19:20:00
AA
Türkiye'ye göç edenler yüzde 25,2 arttı
Türkiye'ye göç edenler yüzde 25,2 arttı
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı, 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak, 393 bin 829 kişi oldu.

Türkiye İstatistik Kurumu, 2025 yılına ilişkin "uluslararası göç istatistikleri"ni yayımladı.

Buna göre, Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak 393 bin 829 kişi oldu. Bunların yüzde 56,6'sını erkekler, yüzde 43,4'ünü ise kadınlar oluşturdu. Türkiye'ye yurt dışından gelen nüfusun 91 bin 952'sini Türk vatandaşları, 301 bin 877'sini ise yabancı uyruklu nüfus olarak belirlendi.

Türkiye'den yurt dışına göç eden kişi sayısı ise geçen yıl 2024'e göre yüzde 5 azalarak, 403 bin 216 olarak kayıtlara geçti. Bu nüfusun yüzde 55,3'ünü erkekler, yüzde 44,7'sini ise kadınlardan oluştu. Türkiye'den yurt dışına giden nüfusun 155 bin 119'unu Türk vatandaşları, 248 bin 97'sini ise yabancı uyruklu olduğu görüldü.

Türkiye'ye 2025'te göç edenler yaş grubuna göre incelendiğinde, ilk sırada yüzde 16,3 ile 20-24 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 13,7 ile 25-29 ve yüzde 11,5 ile 30-34 yaş grubu izledi.

Türkiye'den göç eden nüfusun yaş gruplarına bakıldığında, en fazla göç edenlerin yüzde 14,3 ile 25-29 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 12,5 ile 20-24 ve yüzde 12 ile 30-34 yaş grubu takip etti.

En fazla göçü İstanbul aldı

Türkiye'ye 2025 yılında göç edenlerin illere göre dağılımı incelendiğinde, yüzde 42,2 ile en fazla göç alan ilin İstanbul olduğu görüldü. İstanbul'u yüzde 9,1 ile Antalya, yüzde 6,7 ile Ankara, yüzde 3,1 ile İzmir ve yüzde 2,9 ile Bursa takip etti.

Türkiye'den göç eden nüfusun illere göre dağılımına bakıldığında ise yüzde 35,4 ile İstanbul en fazla göç veren il olarak kayıtlara geçti. İstanbul'u yüzde 8,7 ile Ankara, yüzde 6,5 ile Antalya, yüzde 4,3 ile Mersin ve yüzde 3,7 ile İzmir izledi.

En çok Türkmenistan'dan göç alındı

Ülkeye 2025'te gelen yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı, yüzde 23,4 ile Türkmenistan vatandaşları aldı. Bu ülkeyi yüzde 8,3 ile Azerbaycan, yüzde 6,9 ile Özbekistan, yüzde 6,1 ile Mısır ve yüzde 5,8 ile Afganistan vatandaşları takip etti.

Türkiye'den göç eden yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı yüzde 15,7 ile Irak vatandaşları aldı. Bunu yüzde 11,2 ile Afganistan, yüzde 7,6 ile Rusya Federasyonu, yüzde 6,3 ile İran ve yüzde 5,7 ile Türkmenistan vatandaşları izledi.

Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet

Bayraktar KIZILELMA'dan ASELSAN'ın geliştirdiği Düşük Görünürlüklü Elektro-Optik Hedefleme Sistemi TOYGUN ile yapılan test atışlarında, milli güdüm kitleri TEBER-82 ve LGK-82 hedefi tam isabetle vurdu

24.06.2026 13:50:00
AA
Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet
Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet
Bayraktar KIZILELMA'dan ASELSAN'ın geliştirdiği Düşük Görünürlüklü Elektro-Optik Hedefleme Sistemi TOYGUN ile yapılan test atışlarında, milli güdüm kitleri TEBER-82 ve LGK-82 hedefi tam isabetle vurdu

Baykar'dan yapılan açıklamaya göre, Bayraktar KIZILELMA'nın gerçekleştirdiği test atışlarında, hedefleme ve işaretleme milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN tarafından yapıldı.

ASELSAN'ın LGK-82 ve ROKETSAN'ın TEBER-82 güdüm kitleriyle sabit kara hedefine yönelik gerçekleştirilen test atışı başarıyla tamamlandı.

ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Bayraktar KIZILELMA'nın keskin gözünün ASELSAN TOYGUN olduğunu belirterek, "Düşük görünürlük avantajını koruyarak hedefleme ve işaretleme, LGK ve TEBER ile vuruş. Bu başarı, milli mühendisliğimizin geldiği seviyenin ve güçlü işbirliğimizin somut bir göstergesidir. Emeği geçen tüm ekiplerimizi yürekten kutluyorum." ifadesini kullandı.

ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci de KIZILELMA'dan yapılan test atışında TEBER-82 Güdüm Kiti'nin hedefi başarıyla vurduğunu aktararak, "Birlikte geliştirdiğimiz milli teknolojilerimizle gücümüze güç katmaya devam ediyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!

Alman Seyahat Birliği (DRV) tarafından Türkiye'nin Berlin Büyükelçiliği ev sahipliğinde düzenlenen yaz resepsiyonu; siyaset, turizm, medya ve diplomasi dünyasından 300'e yakın önemli ismi bir araya getirdi.
 

24.06.2026 13:40:00
AA
 Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!
 Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!
Alman Seyahat Birliği (DRV) tarafından Türkiye'nin Berlin Büyükelçiliği ev sahipliğinde düzenlenen yaz resepsiyonu; siyaset, turizm, medya ve diplomasi dünyasından 300'e yakın önemli ismi bir araya getirdi.

Etkinlikte konuşan Almanya'nın Denizcilik Ekonomisi ve Turizmden Sorumlu Hükümet Koordinatörü Christoph Ploss, ağır işleyen vize işlemlerinin turistler ve iş dünyası önünde büyük bir bariyer oluşturduğuna dikkat çekerek, bu sorunu aşmak adına Ulusal Turizm Stratejisi kapsamında dijital vize dönemine geçileceğini duyurdu.

"Mesafe kat ettik"
Yoğun bürokrasinin pek çok kişiyi Almanya'ya seyahat etmekten alıkoyduğunu belirten Ploss, "Konuyu Dışişleri Bakanımızla şahsen görüştüm ve kendisinin de yakından ilgilenmesiyle ciddi mesafeler katettik. Bu yıl ve önümüzdeki yıl atacağımız adımlarla hayata geçecek dijital vize kolaylığının, Türk-Alman dostluğunu çok daha ileriye taşıyacağına inanıyorum" ifadelerini kullandı.

Yığılmalar engellenebilir
Söz konusu dijital dönüşüm; vize başvurularının tamamen çevrimiçi platformlara aktarılmasını, basılı etiketlerin kaldırılarak dijital vizelere geçilmesini ve sınır kontrollerinde biyometrik doğrulama teknolojilerinin kullanılmasını kapsıyor.

Bu yeni sistemle birlikte başvuru yığılmalarının engellenmesi, evrakta sahteciliğin önüne geçilmesi, sınır güvenliğinin artırılması ve seyahatlerin çok daha hızlı hale getirilmesi hedefleniyor.

Almanya'ya vize işlemleri
Almanya'ya vize işlemleri, kısa süreli ziyaretler için Schengen vizesi ve 90 günden uzun süreli kalışlar için ulusal vize olarak ikiye ayrılıyor.

Türk vatandaşları için Schengen vizesi, 90 gün içindeki seyahatler için gerekli. Uzun süreli ikamet (iş, aile birleşimi gibi) için ulusal vize başvurusu yapılıyor.

Başvurular, Almanya'nın Türkiye'deki dış temsilcilikleri aracılığıyla veya resmi randevu sistemiyle gerçekleştiriliyor. Gerekli belgeler arasında Schengen başvuru formu, seyahat amacına uygun evraklar ve finansal durum kanıtı bulunuyor.

Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi

Düzce'de 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'da da hissedildi

24.06.2026 11:34:00
Haber Merkezi
Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi
Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi
Düzce'de 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'da da hissedildi.
AFAD verilerine göre, Düzce'de 3.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi.
Deprem saat 08.46'da meydana gelirken sarsıntı 11,32 kilometre derinlikte gerçekleşti.
Deprem Sakarya ve İstanbul'da da hissedildi.

Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Grand Kartal Otel'de 21 Ocak 2025'te çıkan yangında yakınlarını kaybedenler, Bolu Adliyesi önünde açıklama yaptı

23.06.2026 17:00:00
AA
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Adliye önünde pankart açan aileler adına konuşan, olayda 8 yakınını kaybeden avukat Yüksel Gültekin, yangının üzerinden 17 ay 2 gün geçtiğini belirtti.

"Davada birinci derece kusurlu gösterilen Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeliyle ilgili maalesef bugüne kadar herhangi bir hukuki gelişme olmadı." diyen Gültekin, 40 yıllık avukat olarak ilgili personel hakkında iddianame düzenlenmemesini izah edemediğini söyledi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek'e kurulan komisyonla aydınlatılan cinayetler dolayısıyla bir vatandaş olarak teşekkür ettiğini belirten Gültekin, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ayrıca 'Suç işleyen herkes yakasından tutulacak ve yargı önüne çıkarılacak.' sözünü de önemsiyorum ve güven duyuyorum. Sayın Adalet Bakanım, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Kültür ve Turizm Bakanlığının 1. derece kusurlu olduğunu tespit etti. Netice itibarıyla Turizm Bakanı yargılama müsaadesi vermedi, buna rağmen Danıştay bu kararı kaldırarak, 'Yargılanmalılar, hesap vermeliler.' dedi. Sayın Bakanım, sizden 78 canımız adına rica ediyorum. Gecikmeden, mümkünse bugün, değilse yarın bu dosyanın iddianamesinin düzenlenmesi için talimat verin. Aksi halde bu sürecin ilerlemeyeceğini düşünüyoruz."

Devletine ve milletine bağlı insanlar olduklarını vurgulayan Gültekin, "17 aydır sabırla bekliyoruz ancak bu duyarsızlık karşısında sabrımız tükenmiştir. Savcılığa gidiyoruz, 'Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeli bekleniyor.' deniyor. Diğerlerinde beklenmezken burada neden bekleniyor'" ifadelerini kullandı.

Gültekin, ailelerin 17 ay 2 gündür uyumadıklarını dile getirerek, "Nefesimiz yettiği sürece bu davanın takipçisi olacağız. Evlatlarıma her gün söz veriyorum ve sözümü tutacağım. Bu olayda zerre kadar ihmali olan herkes yargı önüne çıkacak ve hesap verecek. Biz davamızdan vazgeçmeyiz." dedi.

"Gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır"

Yangında kardeşi ve iki yeğenini kaybeden Çiğdem Sarıtaş da "Kültür ve Turizm Bakanlığı görevlileri hakkında soruşturma izni verilmiş olmasına rağmen neden hala iddianame hazırlanmadığını" sordu.

Sarıtaş, İl Özel İdaresi ve Bolu Belediyesi görevlilerinin Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandığını hatırlatarak, şöyle devam etti:

"Aynı bilirkişi raporlarında aynı derecede sorumlu gösterilen bakanlık görevlileri için hukuk neden aynı şekilde işletilmemektedir' Bizim talebimiz ayrıcalık değil, eşitliktir. İl Özel İdaresi ve Belediye görevlileri için işletilen hukuk, Bakanlık görevlileri için de işletilmelidir. Birinci dosyada esas alınan sorumluluk tespitleri doğrultusunda Bakanlık görevlileri hakkında gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı görevlileri hakkındaki soruşturma izinleri derhal tamamlanmalıdır."

Sarıtaş, Bakanlık yetkililerinin önceki dosyayla paralel şekilde Ağır Ceza Mahkemesi önünde yargılanmalarının sağlanması gerektiğini söyledi. 

Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesindeki imha sahasında, Assan Grup isimli firmanın patlatma faaliyeti sırasında meydana gelen patlamada özel şirket çalışanı 2 personelin hayatını kaybettiği açıklandı

23.06.2026 16:59:00
Anadolu Ajansı
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesinde imha sahasında mühimmatın kazara patlaması sonucu 2 kişi yaşamını yitirdi.

Valilikten yapılan yazılı açıklamada, saat 14.00 sıralarında Yahşihan ilçesi Bedesten mevkisindeki imha sahasında, gerçekleştirilen AR-GE faaliyetleri esnasında mühimmatın kazara patlaması sonucu özel şirket çalışanı 2 personelin vefat ettiği belirtildi.

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Olayın ardından AFAD başta olmak üzere ilgili kurumlar süratle bölgeye sevk edilmiş, bölgede gerekli güvenlik tedbirleri alınmıştır. Meydana gelen olayla ilgili adli ve idari inceleme başlatılmış olup süreç ilgili makamlarca titizlikle takip edilmektedir. Vefat eden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, kederli ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz."

Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez


 
Modern yaşamın yol açtığı düzensiz uyku alışkanlıkları, sigara, yoğun stres, sağlıksız beslenme, hareketsizlik, kronik hastalıklar ve aşırı kafein tüketimi gibi etkenler kalp sağlığını olumsuz etkiliyor.
 

23.06.2026 14:36:00
MURAT ÇORBACI
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez

Özellikle son yıllarda giderek yaygınlaşan uykusuzluk sorunu, kalp ritminde bozulmalara ve çarpıntı şikayetlerine zemin hazırlayabiliyor. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, çoğu zaman önemsenmeyen uyku apnesi ve horlama problemlerinin de uzun vadede ciddi ritim bozukluklarına yol açabildiğini belirterek, "Kalp çarpıntısı, günümüzde yalnızca yetişkinlerde değil, gençlerde hatta çocuk yaş grubunda da daha sık görülüyor. Bilimsel çalışmalar; uyku düzenindeki bozuklukların, uyku apnesi ve horlama gibi sorunların kalp ritmini olumsuz etkileyebildiğini gösteriyor. Kalp çarpıntısı bazı durumlarda müdahale gerektiren önemli ritim bozukluklarının habercisi olabiliyor" dedi. Prof. Dr. Hayıroğlu, kalp çarpıntısında ihmale gelmez 8 sinyali anlattı.

Göğüs ağrısı

Kalp çarpıntısıyla birlikte göğüste baskı, sıkışma ya da ağrı hissedilmesi kalp-damar hastalıklarının habercisi olabiliyor. Özellikle ağrının kola, sırta veya çeneye yayılması riskli durumlara işaret edebiliyor.

Nefes darlığı

Çarpıntıyla birlikte nefes almakta zorlanılması, kalbin yeterince verimli çalışamadığını gösterebiliyor. Merdiven çıkarken ya da kısa yürüyüşlerde bile nefes nefese kalınması dikkat gerektiriyor.

Baş dönmesi ve bayılma hissi

Kalp ritmindeki bozukluklar beyne giden kan akışını etkileyebiliyor. Bu nedenle çarpıntıyla birlikte baş dönmesi, göz kararması ya da bayılma hissi yaşanması durumunda kardiyoloji uzmanına başvurmakta fayda var.

Soğuk terleme

Aniden başlayan yoğun terleme bazı kalp problemlerinde görülebiliyor. Özellikle çarpıntıyla birlikte gelişen soğuk terleme acil değerlendirme gerektirebiliyor.

Halsizlik ve aşırı yorgunluk

Kişinin kendini normalden çok daha yorgun hissetmesi, günlük aktivitelerde bile zorlanması kalbin düzensiz çalıştığını düşündürebiliyor. Bu nedenle herhangi bir aktivite olmadan ortaya çıkan halsizlik ve aşırı yorgunluk şikayetlerini ihmal etmemek gerekiyor.

Nabzın düzensiz hissedilmesi

Kalbin bazen çok hızlı, bazen de düzensiz atıyormuş gibi hissedilmesi ritim bozukluklarının işareti olabiliyor. Prof. Dr. Hayıroğlu, özellikle sık tekrar eden düzensizliklerde kontrolün şart olduğunu belirtiyor.

Çarpıntının uzun sürmesi

Birkaç saniyelik kısa çarpıntılar çoğu zaman geçici nedenlerden kaynaklanabiliyor. Ancak dakikalarca süren ya da sık sık tekrarlayan çarpıntılar ileri inceleme gerektirebiliyor.

Dinlenirken ortaya çıkması

Egzersiz ya da heyecan olmadan, özellikle istirahat halinde gelişen çarpıntıların, bazı kalp ritim bozukluklarına işaret edebildiğini belirten Prof. Dr. Hayıroğlu, bu durumda mutlaka doktora başvurulması gerektiğini söylüyor.

Tedavisi kolaylaştı

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, günümüzde teknoloji ve tıp alanındaki hızlı gelişmeler sayesinde kalp ritim bozukluklarına çok daha erken ve doğru şekilde tanı konulabildiğini belirtti.

Van'da kahreden kaza: 1 şehit

Van-Erciş kara yolunda meydana gelen trafik kazasında 1 jandarma personeli şehit oldu, 5 kişi yaralandı

23.06.2026 14:00:00 / Güncelleme: 23.06.2026 14:02:45
Haber Merkezi
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'ın Erciş ilçesinde Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğu trafik kazasında 3'ü jandarma personeli 5 kişi yaralandı.

Van-Erciş kara yolunda sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 06 DJA 494 plakalı hafif ticari araç, jandarma personelinin bulunduğu araca arkadan çarptı.

Çevredekilerin haber vermesi üzerine kaza yerine 112 Acil Sağlık, polis, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Kazada yaralanan 3 jandarma personeli ile hafif ticari araçta bulunan 2 kişi, ambulanslarla Erciş Şehit Rıdvan Çevik Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Bir süre trafiğe kapanan yol, araçların kaldırılması ve incelemelerin tamamlanmasının ardından geçişlere açıldı.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, kazada Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğunu açıkladı.

Şehit olan jandarma personelinin Adana nüfusuna kayıtlı olduğu öğrenildi.

6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden sahte fatura ve hayali ihracat işlemlerinin yapıldığının tespit edilmesi üzerine düzenlenen operasyonda, 6 şirkete el konulduğunu, 10 şirkete kayyum atandığını, 27 zanlı hakkında adli işlem başlatıldığını bildirdi

23.06.2026 12:00:00
AA
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada,  suç, kaçakçılık, vergi usulsüzlükleri ve kamu kurumlarını hedef alan nitelikli dolandırıcılıkla mücadeleyi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, İçişleri, Hazine ve Maliye, Ticaret, Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanlıklarıyla eş güdüm içinde kararlılıkla sürdürdüklerini vurguladı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul Jandarma Komutanlığı, Vergi Denetim Kurulu, MASAK, Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü, EPDK ve TMSF ile koordineli şekilde önemli bir operasyon gerçekleştirdiklerini belirten Gürlek, şunları kaydetti:

"Soruşturma kapsamında, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden yıllık yaklaşık 350-400 bin ton LPG ithalatı gerçekleştirildiği, doğan ÖTV ve KDV yükümlülüklerinin sahte fatura organizasyonu ve hayali ihracat işlemleriyle bertaraf edilmeye çalışıldığı tespit edilmiştir. Bu kapsamda bu sabah İstanbul, Ankara, Bursa, Kırıkkale, Kırşehir, Mardin, Konya, Hatay ve Niğde illerinde eş zamanlı operasyon düzenlenmiş, toplam 6 şirkete el konulmuş, 10 şirkete kayyum atanmış, 27 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmıştır. Devletimizin vergi güvenliğini, ekonomik düzenini ve kamu kaynaklarını hedef alan hiçbir organize yapıya müsamaha göstermeyeceğiz. Suçtan elde edilen gelirlerin izini sürecek, sahte fatura ve hayali ihracat düzenekleriyle kamu zararına sebep olan yapılara karşı hukuki süreçleri kararlılıkla işleteceğiz."

Gürlek, soruşturma ve operasyon sürecinde görev alan kurum ve kamu görevlilerine teşekkür etti.

Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son


 
Adalar Belediyesinde rüşvet karşılığı ruhsat iddialarına ilişkin gözaltına alınan 35 şüpheli tutuklandı. Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat da tutuklanan isismler arasında yer alıyor. 

23.06.2026 10:42:00
AA
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son

İstanbul'un Adalar Belediyesinde sit alanı statüsündeki yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verilip usulsüzlük yapıldığı iddiasına yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 42 zanlıdan, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'i tutuklandı. Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen 39 şüpheliden Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'inin tutuklanmasına, 4'ünün ise adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılmasına karar verildi.

Ne olmuştu?

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Adalar Belediye Başkanı Akpolat, Belediye Başkan Yardımcıları Hüseyin Yılmaz ve Fırat Durak'la ilgili birim amirleri ve personelinin doğal ve arkeolojik sit alanı statüsünde bulunan Adalar bölgesinde usulsüz yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verdikleri belirtilmişti.

Dosyaya yansıyan delillere göre, belediye yetkilileri ile iş sahiplerinin rüşvet konusunda pazarlık yaptıkları, rüşvete konu paranın belediye yetkililerine veya belediye yetkilileriyle irtibatlı kişilere elden tesliminin sağlandığının anlaşıldığı aktarılan açıklamada, bu aşamada tespit edilen 40 eylemde 47 şüphelinin suça karıştığının tespit edildiği ifade edilmişti.

Delillerin ele geçirilmesi ve şüphelilerin yakalanması amacıyla 19 Haziran'da İstanbul ve 3 ilde 90 adrese eş zamanlı yapılan operasyonda, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 42 şüpheli gözaltına alınmıştı. Öte yandan, eski Adalar Meclis Üyesi olan müteahhit M.Ö'nün ikametinde yapılan aramada bulunan 258 bin dolar ve 13 bileziğe el konulmuştu.


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.