logo
24 HAZİRAN 2026

Anketler demokrasinin aynası mı, yönlendirme aracı mı?

Günümüz modern demokrasilerinde seçim dönemlerinin ve günlük siyasi işleyişin en çok konuşulan unsurlarının başında kamuoyu araştırmaları geliyor

25.05.2026 00:42:00
Abdülkadir Gündoğdu
Anketler demokrasinin aynası mı, yönlendirme aracı mı?
Anketler demokrasinin aynası mı, yönlendirme aracı mı?
Günümüz modern demokrasilerinde seçim dönemlerinin ve günlük siyasi işleyişin en çok konuşulan unsurlarının başında kamuoyu araştırmaları geliyor.

"Bu pazar seçim olsa kim kazanır?" sorusuyla başlayan anketler, sadece toplumun nabzını tutmakla kalmıyor; partilerin genel merkezlerindeki stratejileri, aday belirleme süreçlerini ve hatta seçmenin sandık başındaki nihai kararını doğrudan etkileyen dinamik bir güce dönüşüyor.

Siyaset bilimciler ve araştırmacılar, anketlerin artık siyasetin pasif bir yansıtıcısı değil, aktif bir kurucusu olduğunu vurguluyor.







"Bandwagon" Etkisi: Seçmen Kazananın Yanında Yer Almak İstiyor

Kamuoyu anketlerinin seçmen davranışı üzerindeki en belirgin psikolojik etkilerinden biri, sosyal psikolojide "Bandwagon" (peşine takılma veya kazanana oynama) etkisi olarak adlandırılıyor.

Yapılan araştırmalar, özellikle siyasal görüşü çok keskin olmayan, kararsız veya ilk kez oy kullanacak genç seçmenlerin, anketlerde önde görünen adaya veya partiye yönelme eğilimi taşıdığını gösteriyor.







Anketlerde yükselişte görünen bir hareket, seçmende "oyum boşa gitmesin" güdüsünü tetiklerken; baraj altında veya geride görünen partiler ise tam tersi bir ivmeyle "Underdog" (mağduru destekleme) etkisine ya da seçmenin sandıktan tamamen uzaklaşmasına yol açabiliyor.

Bu durum, anket sonuçlarının kendi kendini gerçekleştiren bir kehanete dönüşmesine zemin hazırlıyor.







Parti Stratejileri ve Aday Belirlemede En Önemli Kriter

Siyasi partiler, kampanya dönemlerinde hangi ilde, hangi adayla yola çıkacaklarına karar verirken öncelikle önlerine konulan geniş örneklemli anket verilerine bakıyor. Popülaritesi yüksek olan, toplumun farklı kesimlerinden onay alan isimler anketler aracılığıyla keşfedilip vitrine çıkarılıyor.

Aynı zamanda anketler, partilerin söylem analizlerini de şekillendiriyor. Ekonomi, adalet, sığınmacı politikaları ya da güvenlik gibi konularda toplumun hassasiyet grafikleri incelenerek miting meydanlarında kullanılacak dil ve vaatler bu verilere göre revize ediliyor. Kısacası anketler, siyasi partiler için bir nevi yol navigasyonu görevi görüyor.







Güvenilirlik Tartışmaları ve Yanılma Payları

Anketlerin siyaset üzerindeki bu devasa gücü, beraberinde büyük bir sorumluluk ve güvenilirlik tartışmasını da getiriyor. Türkiye dahil dünya genelindeki pek çok seçimde, araştırma şirketlerinin ortak havuzda sunduğu tahminlerin sandık sonuçlarıyla taban tabana zıt çıktığı dönemler hafızalardaki tazeliğini koruyor.

Uzmanlar, anketlerin birer "kesin ölçüm" değil, sadece yapıldığı döneme ait birer "durum yoklaması" olduğunu hatırlatıyor.







Seçmenin anketörlere karşı samimi yanıt vermemesi (çekingen seçmen faktörü), veri toplama yöntemlerinin (yüz yüze, telefonla veya online) hedef kitleyi tam yansıtmaması ve örneklem havuzunun dar tutulması gibi teknik detaylar büyük manipülasyonlara ya da devasa yanılma paylarına neden olabiliyor.

Künyesi açıklanmayan, kimin finanse ettiği belirsiz olan anketlerin sosyal medyada hızla yayılması ise kamuoyunu doğru bilgilendirmekten ziyade algı yönetimi aracına dönüşebiliyor.







Geleceğin Siyasetinde Veri Analitiği

Veri çağının yaşandığı günümüzde, geleneksel anket yöntemleri yerini yavaş yavaş büyük veri (big data) analitiğine ve yapay zeka destekli sosyal medya taramalarına bırakıyor.

Ancak yöntem ne olursa olsun, toplumun eğilimlerini rakamlara dökme çabası, siyaset sahnesini dizayn etmeye devam edecek. Demokrasinin sağlıklı işlemesi için ise seçmenin ve karar alıcıların, anketleri mutlak bir doğru olarak kabul etmek yerine, metodolojisini sorgulayan eleştirel bir süzgeçten geçirmesi kritik önem taşıyor.

Bayraktar KIZILELMA'dan gövde gösterisi

Bayraktar KIZILELMA, ASELSAN ve ROKETSAN tarafından geliştirilen TOYGUN Elektro-Optik Sensör Sistemi ve Lazer Güdüm Kiti 82 ile hedefi tam isabetle vurdu

24.06.2026 10:38:00
İhlas Haber Ajansı
Bayraktar KIZILELMA'dan gövde gösterisi
Bayraktar KIZILELMA'dan gövde gösterisi
TOYGUN Elektro-Optik Hedefleme Sistemi ile havalanan Bayraktar KIZILELMA, ASELSAN ve ROKETSAN tarafından geliştirilen TOYGUN Elektro-Optik Sensör Sistemi ve Lazer Güdüm Kiti 82 ile hedefi tam isabetle vurdu.






Baykar tarafından yerli ve milli olarak geliştirilen KIZILELMA insansız savaş uçağı, testlerine hız kesmeden ediyor. Bayraktar KIZILELMA, gövde kısmında taşıdığı TOYGUN Elektro-Optik Sensör Sistemi ile başarılı atışlar gerçekleştirdi. KIZILELMA, ASELSAN tarafından yerli ve milli olarak geliştirilen Lazer Güdüm Kiti 82 ve yine ROKETSAN tarafından geliştirilen TEBER Güdüm Kiti'yle başarılı atışlara imza attı.








Öte yandan TOYGUN EOTS, Bayraktar KIZILELMA'nın düşük görünürlük kabiliyetini koruyarak gelişmiş hedefleme yapabilmesini sağlıyor.

Güneşin zararlı etkilerine karşı altın kurallar

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte yükselen sıcaklıklar, günlük hayatı zorlaştırmanın ötesinde ciddi sağlık risklerini de beraberinde getiriyor. Vücudumuz, ortam sıcaklığına uyum sağlamak için harika bir mekanizmaya (terleme) sahip olsa da extreme sıcaklarda bu sistem yetersiz kalabilir

18.06.2026 13:00:00
Hasan Gündoğdu
Güneşin zararlı etkilerine karşı altın kurallar
Güneşin zararlı etkilerine karşı altın kurallar
Aşırı sıcakların olumsuz etkilerinden korunmak, konforlu ve en önemlisi sağlıklı bir yaz geçirmek için dikkat etmeniz gereken temel unsurları sizler için derledik.






Sıvı Dengesi: Susamayı Beklemeyin

Vücudumuzun %60'ından fazlası sudan oluşur ve sıcak havalarda terleme yoluyla inanılmaz bir hızla su kaybederiz.

Düzenli Su Tüketimi: "Susamak", vücudun çoktan susuz kaldığının bir alarmıdır. Bu yüzden susamayı beklemeden, gün boyunca saat başı 1-2 bardak su içmeyi alışkanlık haline getirin.

Mineral Takviyesi: Terle sadece su değil, sodyum ve potasyum gibi hayati mineralleri de kaybederiz. Tansiyon probleminiz yoksa günde 1 şişe maden suyu içmek mineral dengesini korumaya yardımcı olur.

Tuzak İçeceklerden Kaçının: Alkol, aşırı kafeinli içecekler (kahve, koyu çay) ve şekerli asitli içecekler sanılanın aksine vücuttan su atılmasını hızlandırır (diüretik etki). Sıcak günlerde bu içecekleri minimumda tutun.






Beslenme Düzeni: Hafif ve Serinletici

Sıcak havalarda sindirim sistemi fazladan çalışarak vücut ısısını daha da artırabilir. Bu yüzden beslenme alışkanlıklarını mevsime göre revize etmek şarttır.

Ağır Yemeklere Elveda: Yağlı, kızartmalı, aşırı baharatlı ve protein ağırlıklı ağır yemekler yerine; sindirimi kolay, su oranı yüksek besinleri tercih edin.

Mevsim Meyve ve Sebzeleri: Karpuz, kavun, salatalık, domates, kabak ve semizotu gibi hem su hem de vitamin deposu olan besinleri sofranızdan eksik etmeyin.

Az ve Sık Beslenin: Tek bir öğünde çok fazla yemek yerine, porsiyonları küçülterek az ve sık yemek vücudun üzerindeki metabolik yükü azaltır.






Giyim ve Kişisel Bakım: Doğru Kumaş, Doğru Koruma

Güneş ışınlarının dik geldiği saatlerde cildimizi ve başımızı korumak hayati önem taşır.

Kumaş Seçimi: Sentetik, naylon ve dar giysiler cildin nefes almasını engeller ve isiliğe, mantara ya da ısı çarpmasına yol açar. Bunun yerine pamuklu, keten, gevşek dokulu ve açık renkli kıyafetleri tercih edin. Açık renkler güneş ışığını yansıtırken, koyu renkler ısıyı hapseder.

Aksesuarlar: Geniş siperlikli şapkalar ve UV korumalı güneş gözlükleri sadece birer tarz ögesi değil, başınızı ve gözlerinizi koruyan birer kalkandır.

Güneş Kremi: Dışarı çıkmadan en az 20 dakika önce, en az 30 (ideali 50+) faktörlü, geniş spektrumlu bir güneş kremini açıkta kalan tüm bölgelerinize uygulayın ve her 2-3 saatte bir yenileyin.






Zaman Yönetimi: Güneşin Zirve Noktası

Günün her saati aynı risk derecesine sahip değildir. Zamanı doğru yönetmek riskleri yarı yarıya azaltır.

Kritik Saatler: Güneş ışınlarının en dik ve zararlı olduğu 10:00 ile 16:00 saatleri arasında zorunlu olmadıkça dışarı çıkmayın.

Egzersiz Zamanlaması: Spor yapmayı seviyorsanız, bunu günün en sıcak saatlerinde değil, sabahın ilk ışıklarında veya akşam güneş battıktan sonra yapın. Ağır kardiyo hareketlerinden kaçının.






Yaşam Alanlarının Serin Tutulması

Sadece dışarısı değil, ev ve ofislerin içindeki sıcaklık da sağlığı etkiler.

Doğru Havalandırma: Gündüz saatlerinde dışarıdaki sıcak havanın içeri girmemesi için pencereleri ve panjurları kapatın, perdeleri çekin. Havalandırma işlemini hava sıcaklığının düştüğü gece veya sabaha karşı yapın.

Klima Kullanımı: Klima harika bir kurtarıcıdır ancak oda sıcaklığını aniden çok düşük derecelere (örneğin 18°C) getirmek yerine 23-24°C civarında sabitleyin. Dışarı ile içerisi arasındaki sıcaklık farkının 7-8 dereceden fazla olması felç, kas tutulması ve klima çarpması gibi riskleri doğurur.






Isı Çarpması Belirtilerine Dikkat Edin!

Aşırı halsizlik, baş dönmesi, mide bulantısı, baş ağrısı, hızlı nabız ve cildin aşırı kuru/kırmızı olması "Isı Çarpması" (Güneş Çarpması) belirtisi olabilir. Bu durumda kişi hemen serin bir yere alınmalı, giysileri gevşetilmeli, vücudu ıslak bezlerle serinletilmeli ve bilinci yerindeyse su verilmelidir. Durum kötüye gidiyorsa vakit kaybetmeden tıbbi yardım çağrılmalıdır.

Aşırı sıcaklar özellikle yaşlılar, kronik hastalığı olanlar (tansiyon, kalp, şeker), hamileler ve bebekler için çok daha büyük risk taşır. Kendinizi korurken çevrenizdeki bu hassas grupları ve sokaktaki can dostlarımız için kapınızın önüne bir kap temiz su koymayı da lütfen unutmayın.

Bolu'da maden ocağında göçük: 1 işçi hayatını kaybetti

Bolu'nun Mengen ilçesinde maden ocağında meydana gelen göçükte 1 işçi hayatını kaybetti

17.06.2026 12:18:00
İHA
Bolu'da maden ocağında göçük: 1 işçi hayatını kaybetti
Bolu'da maden ocağında göçük: 1 işçi hayatını kaybetti
Olay, Mengen ilçesine bağlı Gökçesu beldesindeki maden ocağında sabah saatlerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, maden ocağında işçilerin çalışması esnasında henüz bilinmeyen bir nedenle göçük meydana geldi.






112 Acil Çağrı Merkezine yapılan ihbar üzerine olay yerine jandarma, çok sayıda sağlık, İtfaiye ve AFAD ekibi sevk edildi. Yapılan ilk çalışmalarda maden işçisi Muhammet Özkul'un cansız bedenine ulaşıldı.








Ekiplerin göçük altında kalan maden ocağındaki çalışmaları devam ediyor.






Dev vinç gemisi 'Saipem 7000' İstanbul Boğazı'ndan geçti

Dünyanın en büyük üçüncü yarı batık vinç gemisi 'Saipem 7000'in İstanbul Boğazı'ndan geçti. Geminin Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nün altından geçtiği anlar havadan görüntülendi

17.06.2026 12:04:00
İHA
Dev vinç gemisi 'Saipem 7000' İstanbul Boğazı'ndan geçti
Dev vinç gemisi 'Saipem 7000' İstanbul Boğazı'ndan geçti
Dünyanın en büyük üçüncü yarı batık vinç gemisi olan devasa boyutlardaki "Saipem 7000", sabah erken saatlerinde İstanbul Boğazı'na giriş yaptı.






Kritik geçiş nedeniyle İstanbul Boğazı'ndaki gemi trafiği, sabah saat 06.00'dan itibaren çift yönlü olarak askıya alınmıştı. Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü ekiplerinin geniş güvenlik önlemleri altında gerçekleştireceği geçişte, dev gemiye çok sayıda kurtarma römorkörü ve kılavuz kaptan eşlik etti. 






Dev geminin Yavuz Sultan Selim Köprüsünün altından geçiş anları havadan görüntülendi.













logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.