HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 16 AĞUSTOS 2022, SALI

Anlamak mümkün değil

18.12.2016 00:00:00
Ülke nereye gidiyor sorusunun muhataplarının verdikleri cevaplar, son derece yetersiz ve aynı zamanda incitici olmaktadır. Oturup şükredin ki, şehitler veriyoruz. Sonuna kadar terörle mücadele edeceğiz, gibi çok sayıda konuşmalarla karşılaşıyoruz. Aslında oluşan felaketler, cenazeler, acılı aileler ve karşılarında çaresiz ve ne diyeceğini bilemeyen yöneticiler, tüm ülkeye büyük azap ve ümitsizlik vermektedir. Vatan, bayrak, şehadet, din, iman konuşmaları ile halkımızın tansiyonunu düşürmeye çalışıyorlar.
Aslında Güneydoğu büyük olaylar yaşadı. Ne sağlam ev kaldı, ne de oralarda yaşayanlar. Kolayını bulmuşlar. Kabahat Anayasada. Başkanlık olsaydı hiçbir sorun kalmazdı... Değiştirilemez üç maddesi ile oldukça zorluk veriyor. Hatta bu nedenle Anayasanın değişmesi terörden önce geliyor. Ülkeyi, yurt dışında savaşların kargaşanın içine atarak resmen ABD, AB, NATO, FETO, PKK, PYD, IŞİD, BARZANİ; İSRAİL vs. isimleri saymakla bitmeyecek bilmem ne örgütlerinin elinde oyuncak edenler, bu durumda öncelikle yurdun içindeki terörü bitirmek zorundadır.
Ekonomik sıkıntıların ortaya çıktığı şu anda, halkımızın yastık altı dediğimiz döviz ve altın kaynağı, hattı zatında normal değerlendirildiğinde küçük bir kaynak değildir amma sürekli aldığınız, yollara, köprülere, saraylara, gezilere tünellere harcadığınız faizli borçlar gibi, onlarda eriyip gider eski tas eski hamam kalır. Zaten bu sistemde bozdurulan dolarların çoğu yabancılar tarafından yurt dışına taşınacak, devletin kasasına ne kadarı girecek belli değil. Tam bir kargaşa. Herhalde minareyi çalan kılıfını hazırlar. Minare belli de, hangi kılıf?
Neyse teröre dönelim. Terör dış kaynaklı bir beladır. Ekonomisi ve sosyal yapısı yetersiz olan toplulukların, küresel ülkelerce sömürü hortumlarıdır. Ülkelerin kalkınmasına engel olarak onların yer altı ve yer üstü kaynaklarını sahiplerinin elde etmesini sağlarlar. Şu anda ne kadar mücadele edilirse edilsin, terör asla bu politika ile bitirilemez. Unutmamak gerekir ki, terörün kaynağı ortadan kaldırılmadıkça devam edecektir.
Dost dediğiniz ülkelerin ne kadar dost olduğu görülmektedir. Artık ülkenin teröre verecek ne canı, ne de malı kalmıştır. Çözüm kapıya dayanmış ancak iktidarın bu doğrultuda etkili bir davranışı olmamıştır. Bu meclisin işi gücü milleti oyalamaktır. Parti toplantıları varsa, yoksa yeni Anayasa oyunlarıdır. Tüm siyasi partilerin en azından başkanları ile yapılması gereken terör zirvesi ne yazık ki, meclisteki partilerin üçünün başkanları ile toplanmıştır. Eğer onlar yeterli kapasitede olsalardı zaten terörün 2002 deki seviyesinin 20 katına çıkması mümkün olur muydu?
Milleti ve de kendimizi kandırmayalım. Terör Zirvesini en azından tüm partilerin Genel Başkanları ile sonuca gidinceye kadar tekrar tekrar yapalım. Hatta her partiden en az bir uzmanı da toplantıya davet edelim. Orada verilen karar ve uygulama için kanun veya kararnameleri meclisten hızla çıkaralım. İstişare ve karar her konuda şarttır. Son hatırladığıma göre 22.07.20214 Yeni Mesaj'da yayımladığım SON ŞANS adlı makalemde ve BTP'nin kurulduğu tarihten şu ana kadar, partiler arası başkanlar istişare divanının şart olduğunu yazmıştım. Bu, benim ülkem için en faydalı çözüm olarak düşün düğümdür.
Geçmiş tarihli ATA SÖZÜ'nü aynen veriyorum:
Çözülmeyecek problem yoktur. İstişare mutlak şarttır. Çok önce yazmıştım tekrar etmekte yarar görüyorum. Bir ülkede Cumhurbaşkanının en önemli görevi: Tüm partilerin başkanlarını zaman zaman dinlemek en uygun çözümü oluşturmaktır. Tüm partilerin görüşlerini almak ve bunları paylaşmaktır. En uygun çözümü tespit etmek ve uygulamaya uygun hale getirmek ve meclise yansıtmaktır. Bu badirelerden kurtulmanın yolları vardır. Örneğin milli paralara geçiş bunların en önemlilerinden biridir. Devamı, terörü destekleyen devletlerin ellerinde bulunan, daha doğrusu, gelmiş geçmiş iktidarlarca AB uğruna veya koltuk uğruna peşkeş çekilmiş avantaların, imkanların tasfiyesi olmalıdır. ABD ile yapılmış kili sözleşmelerle ve ya NATO vasıtası ile verilen üslerin ve toprakların, şimdilik en azında kontrolünün ordumuzda olması, terörü desteklemeleri durumunda, tamamen kaldırılacağının belirlenmesi gereklidir. İleride, komşularımızla aramızın düzelmesi sonrası, NATO, AB gibi safsatalardan tam olarak kurtulup Tam bağımsız bir devlet hedefimiz olmalıdır. Bunun yolunu ilk terör zirvesi veya kurtuluş zirvesinde muhakkak gösteren olacaktır. Hala Obama ile konuşmayı şeref kabul edenlere soruyorum neyin peşindesiniz. BOP haçlı seferinden nasibimizi almadık mı? Emevi camisinde namaz kılmak nasip olmadı. Esed, ESAD oldu. Suriye bize rağmen galip geldi. Hak yerini elbet bulacaktır. O vatanını milletini korudu. O zamanlar hep söyledik, yazdık. Şimdi sıra ülkemizdeki teröristlerle mücadele etmekte. Tüm dünya bunlara muhalif demeye altı yıl önce karar verdi. Buna aslında ne yazık ki karar veren, komşuda elinde pankart yerine silah olanlara, muhalefet diyerek yardım eden AKP'dir. Hiç kimse çözüm önermedi, yalnız kaldık, aldatıldık, aldatıldık, deme şansı yoktur. Olamaz. Katılmadığınız açılış merasim toplantı var mı? Hepsinde övündüğümüz yollar. Barajlar. Dünyanın en görkemli hava meydanları vs. Ülkemizin ayranı yok içmeye herkes tahtırevanlarda. Masrafların kaynağını niye açıklamıyorsunuz. Cari açığın haddi hesabı yok ama büyümeden bahsedilebiliyor. Bankaların, yabancı şirketlerin zenginleşmesinin, büyümesinin bize katkısı mı? olacak. Hiç şüphe yok, alınan borçlarla yapılanları borç bulan herkes yapar diyemiyorum, Vatandaşını borçlandırıp hizmet yapmak vatan per ver hiçbir Müslümanın harcı olamaz.  Büyümeyi tekrar tanımlamak faydalı olacaktır. Kısaca büyüme, zenginleşmedir. Cari açık veren bir ülkenin asla ve asla büyümesi olamaz bu küçülmedir. Doğan çocuğu borca sokmanın hesabı her iki alemde sorulacaktır. Toplanan dolarlar var ya bunlarla bir an önce borçların bir kısmını ödeyiniz. Alınan altınlarda bu ödemede kullanılabilir. Gene de 1.5 trilyon doları bulmamız çok zor olacaktır. Bunun tek yolu, 14 yıl önce 24 saatte ülkeyi kurtarırım diyen Prof. Dr. Haydar Baş beye kulak vermektir. Atasözü dinleyip Genel Başkanları toplarsanız bu çözüme kavuşursunuz. Bu arada önceden bir saat kazanmak isterseniz, Mecliste kanunla Merkez Bankasını devlete bağlamanız faydalı olacaktır. Kalan sürede yani 23 saatte olacaklar ise ancak yaşanarak anlaşılır. Halkımıza ve istişare heyetine başarılar.
 
Prof. Dr. Ata Selçuk / diğer yazıları
- Yanlıştan, yanlışla kurtuluş olmaz / 12.09.2021
- Bir hayal peşinde -2- / 18.02.2021
- Bir hayal peşinde -1- / 17.02.2021
- Aşının özü / 22.12.2020
- Temelsiz demokrasi / 22.10.2020
- Demokrasi çamuru / 25.09.2020
- Tecelli / 27.03.2020
- Kaynayan kazan / 06.01.2018
- Hedef yalanı / 31.12.2017
- Vatanım sen yaşa / 27.12.2017
- Bu kaçıncı gaf / 25.12.2017
- Hepimiz hazırız sıra sizde / 22.12.2017
- Alışmış kudurmuştan beterdir / 16.12.2017
- Sayın Cumhurbaşkanım / 05.12.2017
- Akil adamların önü açılsın / 26.11.2017
- Seçim barajı / 23.11.2017
- Kul hakkı / 21.11.2017
- Medeniyetler ittifakı / 19.11.2017
- Düşün ey Türk milleti / 14.11.2017
- Arabanın yerlisi / 07.11.2017
- Atam izindeyiz / 31.10.2017
- Artık herkes BTP'li / 21.01.2017
- Baştakilere birkaç soru / 13.01.2017
- İntihar / 06.01.2017
- Bir musibet / 04.01.2017
- Anlamak mümkün değil / 18.12.2016
- Kargaşa / 05.12.2016
- Her şey vatan için / 30.11.2016
- Annan, senin anan mı! / 27.11.2016
- Vatanım / 17.11.2016
- Hamallık / 11.11.2016
- Korkunun ecele faydası yoktur / 30.09.2016
- Tarihten ders alamayanlar / 25.09.2016
- Tek çare / 01.07.2016
- Harikalar diyarı / 26.06.2016
- Yeter / 26.05.2016
- İnan anamıyorum / 08.05.2016
- İki bin yirmi üçe ne kaldı / 21.04.2016
- Hala neyi bekliyoruz? / 17.04.2016
- Kara para senyoraj / 02.04.2016
- Biz dostuz / 31.03.2016
- İhanet / 26.03.2016
- Aldatan aldatana / 11.03.2016
- Müzelik hayat / 06.02.2016
- Bir varmış bir yokmuş / 27.01.2016
- Hedef / 24.11.2015
- Kimin umurunda! / 22.11.2015
- Dünya cennetine hasret gidecekler / 29.10.2015
- Anlatabildim mi? / 19.10.2015
- İşler duyuna kaldı / 16.10.2015
- Sayılı günler / 15.10.2015
- Eyvah / 13.10.2015
- Gerçekler / 11.10.2015
- Fiyasko / 30.07.2015
- Alay / 20.07.2015
- Meclis'teki trafik (2) / 30.06.2015
- Meclisteki trafik (1) / 29.06.2015
- Tantana ve borç yan yana / 18.06.2015
- Pes doğrusu / 11.06.2015
- Yalancının mumu / 30.05.2015
- Panik -2- / 21.05.2015
- Panik 1 / 20.05.2015
- Uyuyan dev / 09.05.2015
- Felaket / 30.04.2015
- Büyük hata / 22.04.2015
- Hesap zamanı / 17.04.2015
- Kemirgenler / 04.04.2015
- Yalanın doğrusu doğrunun yalanı / 22.03.2015
- Durmaz geçer zaman / 17.03.2015
- Ülkem / 09.03.2015
- Gümm / 28.02.2015
- Büyük darbe (2) / 25.02.2015
- Büyük darbe (1) / 24.02.2015
- Bitikler / 14.02.2015
- Mağdurlar / 08.02.2015
- Bağımsızlık / 29.01.2015
- Açılım mı? Hee... / 28.01.2015
- Dam üstünde saksağan / 09.01.2015
- Terazi / 05.01.2015
- Neyi bekliyoruz / 01.01.2015
- Zül / 19.12.2014
- Ümit / 14.12.2014
- Hedefe doğru / 09.12.2014
- Asla olamaz / 05.12.2014
- Taşlar yerine oturdu / 19.11.2014
- Ülkenin gururu / 10.11.2014
- Görev / 07.11.2014
- Şu hale bakın / 03.11.2014
- Atasözleri / 22.10.2014
- Durum vahim / 16.10.2014
- Son durak / 11.10.2014
- Emir erleri / 02.10.2014
- Kader / 27.09.2014
- Bir koy... / 21.09.2014
- Kilit cümle / 15.09.2014
- Pes birader / 11.09.2014
- Acı gerçek / 26.07.2014
- Tek çözüm / 06.07.2014
- Tuzak / 02.07.2014
- Hamallık / 25.06.2014
- Bilim ve teknolojide MEM / 18.06.2014
- Dinlenmezse Ata sözü sonuç haktır / 03.06.2014
- Bu nasıl ülke? / 01.06.2014
- Olmasaydı kömür nasıl geçerdi ömür / 26.05.2014
- Kapasite / 22.05.2014
- Bu ne iştir / 12.05.2014
- 1 Mayıs / 01.05.2014
- İbret / 26.04.2014
- Kayıplar aranıyor / 20.04.2014
- Halka hizmet / 28.03.2014
- Dikkat / 23.03.2014
- Uyuturlar / 12.03.2014
- Sahtekarlık / 08.03.2014
- Baştanbaşa Kasımpaşa / 07.03.2014
- Terör açılımı / 18.02.2014
- Nerede çokluk orada yokluk / 16.02.2014
- Başlıksız / 12.02.2014
- Kapris / 09.02.2014
- Baştanbaşa Kasımpaşa / 07.02.2014
- Entegrasyon / 07.02.2014
- Her şey ortada / 06.02.2014
- Çok acil / 02.02.2014
- Ne dersiniz? / 29.01.2014
- İster inan, ister inanma / 26.01.2014
- İnanma / 21.01.2014
- Tokat / 16.01.2014
- Büyük darbe / 10.01.2014
- Gizlenenler / 03.01.2014
- Vatan-millet-Sakarya / 29.12.2013
- İnsaf, hak, hukuk, vicdan... / 14.12.2013
- Ortası yok / 10.12.2013
- Sahipsiz kalamaz / 07.12.2013
- Pes doğrusu / 22.11.2013
- Bu ne rezalet! / 10.11.2013
- Sonuç / 07.11.2013
- Daha bitmedi / 30.10.2013
- Yemin / 26.10.2013
- Atam izindeyiz / 19.10.2013
- Andımız / 13.10.2013
- Tarih böylesini yazmadı / 07.10.2013
- İmkansız / 02.10.2013
- Hiç mi haysiyet kalmadı? / 28.09.2013
- Tencere dibin kara / 26.09.2013
- Gökkubbede boş bir seda / 22.09.2013
- Bunların derdi ne? / 21.09.2013
- Hak, inadı sevmez / 19.09.2013
- İsrail takkesi / 12.09.2013
- Bu kaçıncı koalisyon / 09.09.2013
- Bilen ya da anlayan var mı? / 30.08.2013
- İşin aslı / 22.08.2013
- Ya hep ya hiç / 03.08.2013
- Sevsinler demokrasiyi / 23.07.2013
- Yanlış duymadınız / 15.07.2013
- Yalan / 12.07.2013
- Suçlu ayağa kalk / 05.07.2013
- Büyük sınav / 01.07.2013
- Yalan dünya / 30.06.2013
- Neden ve sonuç / 15.06.2013
- Problem ve çözüm / 12.06.2013
- Kahramanlar / 05.06.2013
- Vazife / 03.06.2013
- İş çığırından çıktı / 07.05.2013
- Bu nasıl mantık! / 17.04.2013
- Kefen / 05.04.2013
- Tarlada petrol / 04.04.2013
- Ortaya çıkan gerçekler / 21.03.2013
- Korku / 18.03.2013
- Yol çatımı / 03.03.2013
- Bedel / 27.02.2013
- Dur yolcu / 21.02.2013
- Sallanan temel / 15.02.2013
- Kahramanlar / 28.01.2013
- Muhalefet / 25.01.2013
- Maşallah, maşallah / 16.01.2013
- İstediğin çözüm olsun / 11.12.2012
- Gençlere nasihat / 05.12.2012
- İntihar / 30.11.2012
- Başımıza geleceklere hazır mısınız? / 19.11.2012
- Dikkat! / 10.11.2012
- Yapışın yakasına tarihin / 30.10.2012
- Çılgınlık (2) / 17.10.2012
- Çılgınlık / 16.10.2012
- Misyoner (2) / 27.09.2012
- Misyoner / 26.09.2012
- Kimse kimseyi uyutmasın / 26.02.2012
- Devrim / 18.02.2012
- İşin özü / 07.02.2012
- Bu kadarı fazla / 30.01.2012
- Var mı duyan? / 05.01.2012
- Sıfır aşkı / 29.12.2011
- YORUM SİZİN / 21.12.2011
- And içtiniz bir kere / 12.12.2011
- Kendini aldatma / 04.12.2011
- Hazır mısınız? / 01.12.2011
- Hakikatler / 27.11.2011
- Pes doğrusu / 19.04.2011
- Ufukta görüneni görmek gerek / 02.04.2011
- Demokratik davranış / 26.03.2011
- Hedef / 02.03.2011
- Allah rızası için bir kere.. / 23.02.2011
- Gaflet, dalalet, sonuç rezalet / 26.01.2011
- Biat ve inat / 31.12.2010
- Uçak dağa düşende / 07.07.2010
- Nutkumuz tutulmuştu / 01.07.2010
- İşte bu kadar / 27.06.2010
- Ayinesi iştir kişinin / 22.06.2010
- Acaba ne zaman / 21.06.2010
- Acaba ne zaman? / 17.06.2010
- Allah aşkına / 08.06.2010
- Görmezler Duymazlar Aymazlar / 28.05.2010
- Çocuk aklı demeyin / 23.04.2010
- Misyonun sonu / 06.04.2010
- Sıfır sorun / 02.04.2010
- Kırmızı değil kara / 23.03.2010
- Kara sevda / 23.02.2010
- Gaflet uykusu / 09.02.2010
- Şaşmamak imkansız / 29.12.2009
- Bu günleri de mi görecektik / 22.12.2009
- Kimi Kandırıyorsunuz? / 14.12.2009
- Delikanlı adın ne? / 12.06.2009
- Beterin en beteri / 02.06.2009
- Diplomatik şantaj / 06.03.2009
- Diplomatik şantaj - I / 27.02.2009
- Aklımıza ne oldu / 22.02.2009
- Pes doğrusu! / 25.01.2009
- Kim demiş! / 10.01.2009
- Bu saçmalığa bir son gerekir / 01.01.2009
- Gaflet sonucu ihanet / 19.12.2008
- Buna ne dersiniz' / 14.12.2008
- Her zaman olduğu gibi / 26.11.2008
- Öncelikle şunu idrak edelim / 13.11.2008
- İhanet / 05.11.2008
- Hatırlatma / 28.02.2008
- Laiklik - Layıklık (2) / 12.01.2008
- Laiklik - Layıklık - 1 / 11.01.2008
- Başka türlü olamaz / 19.12.2007
- Gözdağı / 12.12.2007
- Ne aradığını bilmeyen bulduğunu anlamaz / 06.12.2007
- BİLMECE / 04.12.2007
- Yalanın anası yalandır / 27.11.2007
- Demokrasinin demosu / 09.06.2007
- Artık oylar bölünmesin / 03.06.2007
- Her şey planlı programlı / 01.05.2007
- Bak şu tesadüfe / 22.04.2007
- Bu nasıl iştir / 18.04.2007
- Uyanış / 29.03.2007
- Dikkat! / 25.03.2007
- Her biri bir kere / 15.03.2007
- İşin aslı / 11.03.2007
- Açıklık / 04.03.2007
- Mağduriyet / 03.03.2007
- Sonuç / 18.02.2007
- Yazıklar olsun / 13.02.2007
- Bereden nereye / 05.02.2007
- Esas cinayete dikkat / 04.02.2007
- Elimizdeki koz / 29.01.2007
- Acı gerçek / 24.01.2007
- Durum çok vahim / 19.01.2007
- Bu bir görevdir / 16.01.2007
- Bu bir görevdir / 16.01.2007
- Hayırdır inşallah / 11.01.2007
- Bu kadarına pes doğrusu / 06.01.2007
- Akıntıya kürek çekmek 2 / 29.12.2006
- Akıntıya kürek çekmek / 28.12.2006
- Şu garib Dünya / 01.08.2006
- Sıra sende TPAO: Hazır mısın? / 20.07.2006
- Dost acı söyler / 15.04.2006
- Sorun bütünlüğümüz / 07.04.2006
- Size aydın demek, aydına haksızlıktır / 03.04.2006
- Dost zorda belli olur / 04.03.2006
- Hakikatler / 15.02.2006
- Bana sen diyemezsin / 10.02.2006
- Oduncu / 08.11.2005

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

18.12.2015, 18.12.2014, 18.12.2013, 18.12.2012, 18.12.2011, 18.12.2010, 18.12.2009, 18.12.2008, 18.12.2007, 18.12.2006, 18.12.2005, 18.12.2004, 18.12.2003, 18.12.2002, 18.12.2001, 18.12.2000, 18.12.1999, 18.12.1998, 18.12.1997


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.