logo
24 HAZİRAN 2026

Aren bebek davasında annenin de tutuklanması istendi

Denizli'de 2 yaşındaki Aren bebeği darp ederek hastanelik eden annesinin sevgilisi ve annesinin yargılandığı davanın devam eden duruşmasında avukatlar, annenin de tutuklu yargılanarak cezalandırılmasını talep etti

22.08.2025 10:49:00
İhlas Haber Ajansı
Aren bebek davasında annenin de tutuklanması istendi
Aren bebek davasında annenin de tutuklanması istendi
Denizli'de 2 yaşındaki Aren bebeği darp ederek hastanelik eden annesinin sevgilisi ve annesinin yargılandığı davanın devam eden duruşmasında avukatlar, annenin de tutuklu yargılanarak cezalandırılmasını talep etti.

Tanık doktorlar Aren bebeğin hastaneye kaldırıldığı gün annesinin çocukla ilgilenmediğini ve bir üzüntü yaşamadığına dikkat çekerek, anne S.D.B.'ye Aren bebeğin vücudundaki geçmişe yönelik darp izlerini sorduklarını, annenin ise ısrarla Aren'in daha önce darp edilmediğini ifade ettiğini söyledi. Aren'i darp eden sanık ise suçlamaları kabul etmeyerek kendisini aklaması için tahliyesini talep etti.

30 Nisan 2025 tarihinde Sarayköy ilçesine bağlı Aşağımahalle'de meydana gelen olayda; eşinden bir süre önce boşanan S.B.D., başı, yüzü, sırtı ve vücudunun çeşitli yerlerinde darp izleri bulunan 2 yaşındaki oğlu Aren'i Sarayköy Devlet Hastanesi'ne getirdi. Aldığı darbe nedeniyle sağ gözü tamamen kapanan ve sağ kolunda yara oluşan bebeğin vücudunda oluşan darp izlerinden şüphelenen hastane personellerinin durumu polis ekiplerine bildirmesi üzerine araştırma başlatıldı. Konuyla ilgili olarak ifadesine başvurulan anne S.B.D., çocuğunu birlikte yaşadığı erkek arkadaşı S.D.'nin darp ettiğini öne sürdü. Yaşanan olayın ardından başlatılan soruşturmada Aren bebek koruma altına alınırken, sanık S.D tutuklanarak cezaevine gönderildi.



Sarayköy 2. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen duruşmada Aren bebeği temsilen avukatı Ecem Çağatay, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının avukatları, sanık S.D.'nin avukatı salonda hazır bulundu. Sanık S.D., tutuklu bulunduğu cezaevinden anne S.B.D.'nin avukatı ise SEGBİS (Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi) aracılığıyla duruşmaya katılırken anne S.B.D., duruşmaya katılmadı. Narin Güran cinayetinde Diyarbakır Baro Başkanlığının davaya katılmasıyla başarılı sonuçlar elde edildiğini ve bu durumun emsal niteliğine sahip olduğunu ifade eden Denizli Baro Başkanlığı ile Saadet Öğretmen Çocuk İstismarı ile Mücadele Derneği davaya katılma talebinde bulundu. Mahkeme heyeti ise Denizli Baro Başkanlığı ile Saadet Öğretmen Çocuk İstismarı ile Mücadele Derneği'nin davaya katılma talepleri suçtan zarar gören sıfatlarının bulunmadığı gerekçesiyle reddetti.

Aren'i tedavi eden doktorlar tanık oldu

Aren'in vücudundaki geçmişe yönelik yaralanmaları anne S.B.D.'ye sorduklarında ısrarla darp edilmediğini yanıtını aldıklarını ifade eden Acil Servis Doktoru Neslihan Sağlam, "Aren'in her yerinde çok sayıda darp izi mevcuttu. Uyku halindeydi, genel durumu çok kötüydü. Tomografisinde kırıkları olduğunu ve eski yaralanmaları olduğunu gördüm. İç organlarının yaralanmaması, beyin kanamasının olmaması şans eseriydi. Çocuğun ihtiyaçlarını biz karşıladık, kendi çocuğumun kıyafetlerini getirip verdim. Anne S.B.D., sadece ara ara bize Aren'in sağlık durumunu soruyordu. İfade vermek üzere gittiğini söyledi ve bir daha hastaneye uğramadı. Anons yapılmasına rağmen Aren'in yanına gelmedi. Anne S.B.D., bize ilk defa böyle bir olayın olduğunu, geçmişte herhangi bir darbın olmadığını söyledi. Aren'in kalçasında ve kolunda kırık olmuş ve iyileşmişti ancak daha önce bir hastaneye başvurusu yoktu. Anne S.B.D.'ye çocuğun vücudundaki geçmişe yönelik yaralanmaları sorduğumuzda ısrarla geçmişte darp edilmediğini söyledi. Aren'in vücudundaki yaralanmalar düşme sonucu oluşan yaralanmalar değildi. Vücudunda fazlaca darp izi mevcuttu" dedi.

"Annenin tavırları oldukça soğukkanlıydı"

Acil Servis asistan doktorlarından Ömer Faruk Aytürk ise "Aren'in vücudunda morluklar mevcuttu. İlk değerlendirmeme göre kafatasında kırık olabileceğini düşündüm. Çocuğun annesine hayati tehlikesinin bulunduğunu ilettim. Anne S.B.D.'nin canı acıyan ve canı yanan anne üzüntüsü yoktu. Ne olduğunu sorduğumda, "Ne olacak, babası dövdü" dedi. Babası nerede diye sorduğumda ise "İçmiştir, evde sızmıştır" yanıtını verdi. Annenin tavırları oldukça soğukkanlıydı. Aren'in kolunda bir kırık olduğunu ve kaynama olduğunu gördük. Çocuğun vücudunda küçük küçük hem yeni hem de geçmişe ait sigara ile uyumlu yanık izleri vardı. Sırtında noktasal morluklar vardı" ifadelerini kullandı.

"Annesi bana iftira atıyor, tutuklu bulunduğum sürece kendimi ispatlayamam "

Suçlamaları kabul etmeyen sanık S.D., "Olay günü S.B.D.'nin hesabında ama bana ait olan parayla kendisine otobüs biletini ben aldım. S.B.D.'ye bilezik vermiştim, bunları da götürmüş. Ben burada tutuklu bulunduğum sürece suçsuzluğumu ispatlayamam. S.B.D., bana iftira atıyor. Aramızda bir husumet bulunmuyor, neden yaptığını bilmiyorum. Aren'i ben darp etmedim. Serbest bırakılmayı talep ediyorum" dedi.

Anne S.B.D.'nin avukatı ise, "Adli bir vaka olduğu için anne polislerin yanına giderek ifade vermiştir. Tanıklar bu durumu Aren ile ilgilenmedi olarak anlamışlar. Daha sonra ise Aren'e kıyafet getirmek için hastaneden ayrılmıştır" diyerek savunma yaptı.

"Sanıkların olayı kapatmaya çalıştıkları ortadır"

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı avukatları ise kasten öldürme suçunun oluştuğunu düşündüklerini, iki sanığında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan yargılanmaları gerektiğini ifade ederek, "2 sanıktan da şikayetçiyiz. S.B.D.'nin tutuklanmasını talep ediyoruz. S.B.D., suçtan kurtulmaya çalışıyor. Sanıklar bebeğe eziyet suçunu işlemişlerdir. S.B.D.'nin annesiyle mesajlaşmalarından da anlaşılacağı üzere çocuğun farklı tarihlerde farklı yaralanmaların görülüyor. Sanıkların olayı kapatmaya çalıştıkları ortadır. S.B.D.'nin ifadesinin aksine korkmuş ve endişeli bir anne görünmediği ortadadır. Aren'in ölebileceğini öngörmelerine rağmen kafasına darbelerde bulunmuşlardır. Sanıkların en ağır cezayla cezalandırılmalarını talep ediyoruz" dedi.

"Mağdura sanıklar tarafından sistematik olarak şiddet uygulanmıştır"

Aren bebeğin annesinin de tutuklu yargılanmasını talep eden Aren bebeğin avukatı Ecem Çağatay, "Yargıtay'ın emsal kararına göre kasten öldürmeye teşebbüs suçunun oluştuğunu düşünüyoruz. Mağdura sanıklar tarafından sistematik olarak şiddet uygulanmıştır. S.B.D.'nin ifadesinde çelişkiler mevcuttur. Anne koruma yükümlülüğünü ihlal etmiştir. Anne bu duruma göz yummuştur. Annenin de tutuklu yargılanması kanaatindeyiz. Bu olaylarda Aren'in şiddet görmesine göz yumulduğu aşikardır. Davanın kasten öldürmeye teşebbüsten görülmesini, eğer bu reddedilirse çocuğa eziyet suçundan sanıkların yargılanmasını ve en üst hadden cezalandırmalarını talep ediyoruz" ifadelerini kullandı.

Tarafların dinlenmesinin ardından mahkeme heyeti sanık S.D.'nin tutuklu yargılanmasının devamına, S.B.D.'nin tutuklanması talebinin reddine, S.B.D.'nin tutuksuz yargılanmasının devamına karar vererek duruşmayı erteledi.

"Annenin bu şiddete göz yumduğu görülmektedir"

Duruşma sonrası İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirlerine açıklamalarda bulunan Aren bebeğin avukatı Ecem Çağatay, "Burada bizim için önemli olan çocuğun üstün yararıdır ve sanıkların bu dosyada gerekli cezayı alması için elimizden geleni yapacağız. Tüm duruşma ve celse boyunca müvekkil Aren için annenin de tutukluluğunun gerektirdiğini yeniledik. Mahkeme tutukluluk talebimizi reddetti. Annenin adli kontrol kararının devamını sürdürdü. Burada gelmiş olan kati raporlara da baktığımızda çocuğun defalarca şiddete maruz bırakıldığı, gerek kalça kırığı gerek kemik kırığı, kolunda kaynamaya başlayan eski yaralanmalara işaret eden raporları gördük. Burada çocuğa yönelik bu şiddetin aylarca sürdüğü fakat annenin bu şiddete göz yumduğu görülmektedir, apaçık aşikardır. Biz bunu yineleyerek annenin burada adli kontrolle değil, tutukluluk şeklinde yargılamasını istedik. Sürecin en başından beri bunu düşünüyorduk. Aynı şekilde çocuğun üvey baba yönünden de şiddete maruz kaldığı açıktır. Raporlarla da sabittir şu an. Fakat biz bu süreç boyunca annenin ihmalini tekrar tekrar yineleyeceğiz" şeklinde konuştu.

"İkisi de birbirine suçu atarak bu olaydan sıyırmaya çalışıyorlar"

Anne ve üvey babanın birbirlerini suçlayarak olaydan sıyrılmaya çalıştığını vurgulayan avukat Çağatay, "Annenin beyanları şu yönde, "Sadece bu darp olayı bir kere oldu. Bu sebeple hastaneye geldik" diyor. Bütün aslında bu soruşturma aşaması bunun üzerine başlıyor. Fakat hastanede alınan işte gerek ilk Basit Tıbbi Müdahale ile giderilebilir olan rapora bakıldığında gerek kati rapora bakıldığında burada çocuğun geçmişe yönelik yaralanmaları göz önüne alınıyor. Anne tabiri caizse burada ilk açığını veriyor. Yani çocuk muhtemelen artık ciddi yaralanmalar sonucunda koma haline döneceği için anne korkuyor.

Cinayet suçunu işlemekle yargılanmak yerine ihmalden ceza alacağını düşünerek çocuğu hastaneye getiriyor. Fakat burada dediğim gibi açığa çıkmış bulunuyor. Çocuğun üzerindeki yaralanmalarda raporlarla sabit. Tutuklu sanık, duruşmanın en başından beri hatta soruşturma aşamasının en başından beri bunu kabul etmiyor fakat burada tanıklarını da ifadeleri mevcut. Kendilerine ilk Sarayköy'e geldiklerinde kendilerini bir aile olarak, sanığı ise çocuğun öz babası olarak tanıtıyorlar. Dolayısıyla 3 kişilik bir ailede yaşıyorlar. Dışarıdan bir müdahale yok. Bunu gerek tanıklar da ikrar ediyor. Dolayısıyla bu ailenin içinde tek bir kişi zarar görüyor. Burada kim sorumlu ya anne ya baba dolayısıyla ikisi de birbirine suçu atarak bu olaydan sıyırmaya çalışıyorlar. Fakat burada aşikar olan ikisinin de bir işbirliği içerisine istikrarlı olarak çocuğa istismarda bulunduklarıdır" diye konuştu.

Mahkemeden Ümit Özdağ'a Şeyh Said cezası

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, sosyal medya üzerinden yaptığı Şeyh Said paylaşımları nedeniyle yargılandığı davada "kişinin hatırasına alenen hakaret" suçundan adli para cezasına çarptırıldı. Erzurum Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada Özdağ'a 87 gün karşılığı toplam 8 bin 700 TL adli para cezası verilirken, hükmün açıklanması 5 yıl süreyle ertelendi. Özdağ, kararın ardından sert açıklamalarda bulundu

24.06.2026 16:20:00
Haber Merkezi
Mahkemeden Ümit Özdağ'a Şeyh Said cezası
Mahkemeden Ümit Özdağ'a Şeyh Said cezası
Dava, Şeyh Said'in 3 yakınının şikayeti üzerine açılmıştı. Savunmasında "Vatan hainine vatan haini demenin hatıraya hakaret oluşturmayacağını" savunan Özdağ'ın bu talebi mahkeme heyeti tarafından kabul görmedi.

Erzurum Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi, paylaşımdaki ifadelerin kanunda yer alan "kişinin hatırasına alenen hakaret" suçunun unsurlarını oluşturduğuna hükmetti. Mahkeme, Özdağ'ı adli para cezasına çarptırırken sabıkasızlık durumunu gözeterek Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı uyguladı. Kararın ardından  konuşan Özdağ, davayı tamamen "siyasi bir süreç" olarak nitelendirdi ve avukatları aracılığıyla üst mahkemeye (istinafa) taşıyacaklarını duyurdu.

"Bu ceza Türkiye Cumhuriyeti'ne verilmiştir"

Adliye çıkışında karara oldukça sert tepki gösteren Zafer Partisi lideri, cezanın hukuki değil ideolojik bir alt metni olduğunu iddia etti. Özdağ, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

"Bu karar kabul edilebilir bir ceza değil. Çünkü mahkeme bu kararla Şeyh Said'in hakaret edilebilecek muteber bir hatırası olduğunu kabul ediyor. Biz bunu reddediyoruz. Bu ceza bana değil; esasen Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne ve o dönem bu kanlı ayaklanmayı bastıran Türk Silahlı Kuvvetleri'ne verilmiştir. Bu karar, yarın bebek katili terörist elebaşı Öcalan'a da aynı hakkı vermek demektir. Biz teröriste terörist, haine hain, salağa salak demekten asla vazgeçmeyeceğiz!"

Şeyh Said'i tarihte ait olduğu vatan hainliği yerinde değerlendirmeye devam edeceklerini vurgulayan Özdağ, Cumhuriyet değerlerini savunmaktan geri adım atmayacaklarını yineledi.

Hukuk tarihsel gerçeklerin neresinde?

Ümit Özdağ'a verilen bu ceza, hukuk sistemi ile tarihi/siyasi gerçekliklerin çarpışmasını bir kez daha gündeme taşıdı.

Şeyh Said, 1925 yılında genç Türkiye Cumhuriyeti'ne karşı silahlı isyan başlatmış ve Şark İstiklal Mahkemesi tarafından "vatan hainliği" suçundan idam edilmiştir. Devletin resmi mahkemelerince tescillenmiş bir isyancı liderin "korunmaya değer bir hatırası" olup olmadığı tartışması, yargının kendi geçmişiyle çelişmesi olarak yorumlanıyor.

Siyasi parti liderlerinin tarihi figürler ve terör eylemleri hakkında yaptıkları sert tanımlamaların "hakaret" potasında eritilmesi, siyaset yapma ve ifade özgürlüğünün alanını daraltıyor.

Kararın ardından sosyal medyada, iktidara yakın bazı gazetecilerin Şeyh Said hakkında benzer veya daha sert ifadeler kullanmasına rağmen takipsizlik kararı aldığı, buna karşın muhalif bir parti liderine ceza kesilmesinin "düşman ceza hukuku" izlenimi yarattığı eleştirileri yükseliyor.

Sonuç olarak Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi'nin kararı, teknik olarak hukuki bir sınır çizmiş gibi görünse de siyaset sahnesinde ve toplumsal hafızada Cumhuriyet'in kurucu değerleri üzerinden yeni bir kutuplaşma ve tartışma dalgası başlattı.

Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet

Bayraktar KIZILELMA'dan ASELSAN'ın geliştirdiği Düşük Görünürlüklü Elektro-Optik Hedefleme Sistemi TOYGUN ile yapılan test atışlarında, milli güdüm kitleri TEBER-82 ve LGK-82 hedefi tam isabetle vurdu

24.06.2026 13:50:00
AA
Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet
Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet
Bayraktar KIZILELMA'dan ASELSAN'ın geliştirdiği Düşük Görünürlüklü Elektro-Optik Hedefleme Sistemi TOYGUN ile yapılan test atışlarında, milli güdüm kitleri TEBER-82 ve LGK-82 hedefi tam isabetle vurdu

Baykar'dan yapılan açıklamaya göre, Bayraktar KIZILELMA'nın gerçekleştirdiği test atışlarında, hedefleme ve işaretleme milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN tarafından yapıldı.

ASELSAN'ın LGK-82 ve ROKETSAN'ın TEBER-82 güdüm kitleriyle sabit kara hedefine yönelik gerçekleştirilen test atışı başarıyla tamamlandı.

ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Bayraktar KIZILELMA'nın keskin gözünün ASELSAN TOYGUN olduğunu belirterek, "Düşük görünürlük avantajını koruyarak hedefleme ve işaretleme, LGK ve TEBER ile vuruş. Bu başarı, milli mühendisliğimizin geldiği seviyenin ve güçlü işbirliğimizin somut bir göstergesidir. Emeği geçen tüm ekiplerimizi yürekten kutluyorum." ifadesini kullandı.

ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci de KIZILELMA'dan yapılan test atışında TEBER-82 Güdüm Kiti'nin hedefi başarıyla vurduğunu aktararak, "Birlikte geliştirdiğimiz milli teknolojilerimizle gücümüze güç katmaya devam ediyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Grand Kartal Otel'de 21 Ocak 2025'te çıkan yangında yakınlarını kaybedenler, Bolu Adliyesi önünde açıklama yaptı

23.06.2026 17:00:00
AA
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Adliye önünde pankart açan aileler adına konuşan, olayda 8 yakınını kaybeden avukat Yüksel Gültekin, yangının üzerinden 17 ay 2 gün geçtiğini belirtti.

"Davada birinci derece kusurlu gösterilen Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeliyle ilgili maalesef bugüne kadar herhangi bir hukuki gelişme olmadı." diyen Gültekin, 40 yıllık avukat olarak ilgili personel hakkında iddianame düzenlenmemesini izah edemediğini söyledi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek'e kurulan komisyonla aydınlatılan cinayetler dolayısıyla bir vatandaş olarak teşekkür ettiğini belirten Gültekin, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ayrıca 'Suç işleyen herkes yakasından tutulacak ve yargı önüne çıkarılacak.' sözünü de önemsiyorum ve güven duyuyorum. Sayın Adalet Bakanım, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Kültür ve Turizm Bakanlığının 1. derece kusurlu olduğunu tespit etti. Netice itibarıyla Turizm Bakanı yargılama müsaadesi vermedi, buna rağmen Danıştay bu kararı kaldırarak, 'Yargılanmalılar, hesap vermeliler.' dedi. Sayın Bakanım, sizden 78 canımız adına rica ediyorum. Gecikmeden, mümkünse bugün, değilse yarın bu dosyanın iddianamesinin düzenlenmesi için talimat verin. Aksi halde bu sürecin ilerlemeyeceğini düşünüyoruz."

Devletine ve milletine bağlı insanlar olduklarını vurgulayan Gültekin, "17 aydır sabırla bekliyoruz ancak bu duyarsızlık karşısında sabrımız tükenmiştir. Savcılığa gidiyoruz, 'Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeli bekleniyor.' deniyor. Diğerlerinde beklenmezken burada neden bekleniyor'" ifadelerini kullandı.

Gültekin, ailelerin 17 ay 2 gündür uyumadıklarını dile getirerek, "Nefesimiz yettiği sürece bu davanın takipçisi olacağız. Evlatlarıma her gün söz veriyorum ve sözümü tutacağım. Bu olayda zerre kadar ihmali olan herkes yargı önüne çıkacak ve hesap verecek. Biz davamızdan vazgeçmeyiz." dedi.

"Gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır"

Yangında kardeşi ve iki yeğenini kaybeden Çiğdem Sarıtaş da "Kültür ve Turizm Bakanlığı görevlileri hakkında soruşturma izni verilmiş olmasına rağmen neden hala iddianame hazırlanmadığını" sordu.

Sarıtaş, İl Özel İdaresi ve Bolu Belediyesi görevlilerinin Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandığını hatırlatarak, şöyle devam etti:

"Aynı bilirkişi raporlarında aynı derecede sorumlu gösterilen bakanlık görevlileri için hukuk neden aynı şekilde işletilmemektedir' Bizim talebimiz ayrıcalık değil, eşitliktir. İl Özel İdaresi ve Belediye görevlileri için işletilen hukuk, Bakanlık görevlileri için de işletilmelidir. Birinci dosyada esas alınan sorumluluk tespitleri doğrultusunda Bakanlık görevlileri hakkında gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı görevlileri hakkındaki soruşturma izinleri derhal tamamlanmalıdır."

Sarıtaş, Bakanlık yetkililerinin önceki dosyayla paralel şekilde Ağır Ceza Mahkemesi önünde yargılanmalarının sağlanması gerektiğini söyledi. 

Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesindeki imha sahasında, Assan Grup isimli firmanın patlatma faaliyeti sırasında meydana gelen patlamada özel şirket çalışanı 2 personelin hayatını kaybettiği açıklandı

23.06.2026 16:59:00
Anadolu Ajansı
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesinde imha sahasında mühimmatın kazara patlaması sonucu 2 kişi yaşamını yitirdi.

Valilikten yapılan yazılı açıklamada, saat 14.00 sıralarında Yahşihan ilçesi Bedesten mevkisindeki imha sahasında, gerçekleştirilen AR-GE faaliyetleri esnasında mühimmatın kazara patlaması sonucu özel şirket çalışanı 2 personelin vefat ettiği belirtildi.

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Olayın ardından AFAD başta olmak üzere ilgili kurumlar süratle bölgeye sevk edilmiş, bölgede gerekli güvenlik tedbirleri alınmıştır. Meydana gelen olayla ilgili adli ve idari inceleme başlatılmış olup süreç ilgili makamlarca titizlikle takip edilmektedir. Vefat eden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, kederli ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz."

Van'da kahreden kaza: 1 şehit

Van-Erciş kara yolunda meydana gelen trafik kazasında 1 jandarma personeli şehit oldu, 5 kişi yaralandı

23.06.2026 14:00:00 / Güncelleme: 23.06.2026 14:02:45
Haber Merkezi
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'ın Erciş ilçesinde Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğu trafik kazasında 3'ü jandarma personeli 5 kişi yaralandı.

Van-Erciş kara yolunda sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 06 DJA 494 plakalı hafif ticari araç, jandarma personelinin bulunduğu araca arkadan çarptı.

Çevredekilerin haber vermesi üzerine kaza yerine 112 Acil Sağlık, polis, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Kazada yaralanan 3 jandarma personeli ile hafif ticari araçta bulunan 2 kişi, ambulanslarla Erciş Şehit Rıdvan Çevik Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Bir süre trafiğe kapanan yol, araçların kaldırılması ve incelemelerin tamamlanmasının ardından geçişlere açıldı.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, kazada Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğunu açıkladı.

Şehit olan jandarma personelinin Adana nüfusuna kayıtlı olduğu öğrenildi.

6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden sahte fatura ve hayali ihracat işlemlerinin yapıldığının tespit edilmesi üzerine düzenlenen operasyonda, 6 şirkete el konulduğunu, 10 şirkete kayyum atandığını, 27 zanlı hakkında adli işlem başlatıldığını bildirdi

23.06.2026 12:00:00
AA
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada,  suç, kaçakçılık, vergi usulsüzlükleri ve kamu kurumlarını hedef alan nitelikli dolandırıcılıkla mücadeleyi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, İçişleri, Hazine ve Maliye, Ticaret, Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanlıklarıyla eş güdüm içinde kararlılıkla sürdürdüklerini vurguladı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul Jandarma Komutanlığı, Vergi Denetim Kurulu, MASAK, Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü, EPDK ve TMSF ile koordineli şekilde önemli bir operasyon gerçekleştirdiklerini belirten Gürlek, şunları kaydetti:

"Soruşturma kapsamında, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden yıllık yaklaşık 350-400 bin ton LPG ithalatı gerçekleştirildiği, doğan ÖTV ve KDV yükümlülüklerinin sahte fatura organizasyonu ve hayali ihracat işlemleriyle bertaraf edilmeye çalışıldığı tespit edilmiştir. Bu kapsamda bu sabah İstanbul, Ankara, Bursa, Kırıkkale, Kırşehir, Mardin, Konya, Hatay ve Niğde illerinde eş zamanlı operasyon düzenlenmiş, toplam 6 şirkete el konulmuş, 10 şirkete kayyum atanmış, 27 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmıştır. Devletimizin vergi güvenliğini, ekonomik düzenini ve kamu kaynaklarını hedef alan hiçbir organize yapıya müsamaha göstermeyeceğiz. Suçtan elde edilen gelirlerin izini sürecek, sahte fatura ve hayali ihracat düzenekleriyle kamu zararına sebep olan yapılara karşı hukuki süreçleri kararlılıkla işleteceğiz."

Gürlek, soruşturma ve operasyon sürecinde görev alan kurum ve kamu görevlilerine teşekkür etti.

AVM'de racon kesenler enselendi


 
Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

23.06.2026 10:54:00
HABER MERKEZİ/AA
AVM'de racon kesenler enselendi
AVM'de racon kesenler enselendi

Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında hakkında soruşturma başlatılan Ferhat A. ve 5 şüpheliyle ilgili gözaltı kararı, arama ve el koyma talimatı vermişti.

Bugün düzenlenen operasyonla Ferhat A, Ergin V, Seyit Ahmet A, Mustafa G, Eyüp V. ve Yusuf Y. gözaltına alındı.

Zanlılar, sağlık kontrolünün ardından emniyete götürüldü.

Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son


 
Adalar Belediyesinde rüşvet karşılığı ruhsat iddialarına ilişkin gözaltına alınan 35 şüpheli tutuklandı. Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat da tutuklanan isismler arasında yer alıyor. 

23.06.2026 10:42:00
AA
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son

İstanbul'un Adalar Belediyesinde sit alanı statüsündeki yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verilip usulsüzlük yapıldığı iddiasına yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 42 zanlıdan, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'i tutuklandı. Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen 39 şüpheliden Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'inin tutuklanmasına, 4'ünün ise adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılmasına karar verildi.

Ne olmuştu?

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Adalar Belediye Başkanı Akpolat, Belediye Başkan Yardımcıları Hüseyin Yılmaz ve Fırat Durak'la ilgili birim amirleri ve personelinin doğal ve arkeolojik sit alanı statüsünde bulunan Adalar bölgesinde usulsüz yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verdikleri belirtilmişti.

Dosyaya yansıyan delillere göre, belediye yetkilileri ile iş sahiplerinin rüşvet konusunda pazarlık yaptıkları, rüşvete konu paranın belediye yetkililerine veya belediye yetkilileriyle irtibatlı kişilere elden tesliminin sağlandığının anlaşıldığı aktarılan açıklamada, bu aşamada tespit edilen 40 eylemde 47 şüphelinin suça karıştığının tespit edildiği ifade edilmişti.

Delillerin ele geçirilmesi ve şüphelilerin yakalanması amacıyla 19 Haziran'da İstanbul ve 3 ilde 90 adrese eş zamanlı yapılan operasyonda, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 42 şüpheli gözaltına alınmıştı. Öte yandan, eski Adalar Meclis Üyesi olan müteahhit M.Ö'nün ikametinde yapılan aramada bulunan 258 bin dolar ve 13 bileziğe el konulmuştu.


Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı

Ankara'da seyir halindeki Berşan Yücel idaresindeki 06 FFA 414 plakalı otomobil, akaryakıt istasyonunun önünde park halindeki 04 AAV 432 plakalı kamyona çarptı. Feci kazada 4 kişi hayatını kaybetti

23.06.2026 10:30:00
Haber Merkezi
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Ankara'nın Polatlı ilçesinde otomobilin kamyona çarpması sonucu 4 kişi hayatını kaybetti.  

Kaza, Polatlı ilçesi İstiklal Mahallesi Borsa Yolu üzerinde meydana geldi.

Seyir halindeki bir otomobil henüz bilinmeyen bir nedenle önünde bulunan kamyona çarptı. Çarpmanın etkisiyle otomobil hurdaya dönerken, araçta bulunan 4 kişiden Hasan Devran Kart (20), Berşan Yücel (24) ve Şükran Yanok (21) olay yerinde hayatını kaybetti. Kazada ağır yaralanan 1 kişi ise olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı.

Araçtan ağır yaralı halde çıkarılan Raziye Yanok (21) ise kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı ve hayatını kaybetti.

İhbar üzerine bölgeye sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edilirken ekipler olay yerinde güvenlik önlemleri aldı. Hayatını kaybedenlerin cenazeleri yapılan incelemelerin ardından morga kaldırıldı.

Kaza anı güvenlik kamerasına da yansıdı.

Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İBB Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı

 

23.06.2026 10:13:00
Anadolu Ajansı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, Maltepe'de kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca Karaal'ın kaçırıldığı iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında adliyeye götürülen şüphelilerin buradaki işlemleri tamamlandı.

Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen zanlılardan 6'sının tutuklanmasına, 6'sının ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına hükmedildi.

Ne olmuştu?

Başsavcılık, Karaal'ın Maltepe'de kaçırıldığı iddiasına ilişkin soruşturma başlatmış, mağdurun bulunması ve şüphelilerin yakalanması için polise talimat vermişti.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerinin çalışmalarının ardından Tuzla'da bir inşaat alanında bulunan Karaal'ın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilmişti.

Soruşturma kapsamında olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen toplam 12 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler, Anadolu Adalet Sarayı'na sevk edilmişti. Savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden 6'sı tutuklama, 6'sı ise adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.