logo
21 NİSAN 2024

Arıcılar zor günlerden geçiyor

 
Küresel iklim değişikliği arıcıları derinden etkiliyor. Polen kıtlığı nedeniyle yavru yapamayarak kışa yorgun giren arı kovanlarında ciddi kayıplar yaşanıyor. Ayrıca parazitsel hastalıkla mücadelede yaşanan sorunlar da arıcılara darbe vuruyor.
 
02.04.2024 13:53:00
HABER MERKEZİ/AA
Arıcılar zor günlerden geçiyor
Arıcılar zor günlerden geçiyor

Polen kıtlığı nedeniyle kışa 'yorgun' giren arılardaki kayıplar üreticileri endişelendiriyor. Kayseri'de 35 yıldır arıcılık yapan İsmail Genç, Esenyurt Mahallesi'ndeki alana 3 yıl önce 200 kovan yerleştirdiğini, çeşitli nedenlerle yaşanan arı ölümlerinden dolayı bu yıl elinde 10 kovan kaldığını belirtti. Arı kayıplarının zamanla arttığına ve bu durumun endişe verici olduğuna dikkati çeken Genç, "Bu yılki arı ölüm oranı yüzde 90 civarında. Sonbaharda yağışların olmaması ve polen eksikliğinden dolayı bu arılar güz yavrusunu atamadı. Havalar soğuk gitseydi ve arılar uyuşmuş olsaydı yani salkım yapmış olsaydı o zaman bu arı ölmezdi. Hava bu şekilde gittiği, üretim yani yavru olmadığı için ölüyorlar" diye konuştu. Metin Kirazgiller de 29 yıldır arıcılık yaptığını, geçen yıl arı zararlısı varroa (parazit) ile mücadele ettiklerini ve kovanlarda önemli kayıplar yaşadıklarını söyledi. Bu sezon da arı ölümleri yaşadıklarına değinen Kirazgiller, "Havalar iyi gidiyor, ağaçlar uyanıyor. Arılar kış uykusuna tam geçemedi, bu da üremeyi olumsuz etkiledi" ifadelerini kullandı.

Güneşli hava aldatıyor!

Süleyman Sanoğlu da Kocasinan ilçesi Mollahacı Mahallesi'nde 14 yıldır arıcılık yaptığını dile getirdi. Arıların havanın güneşli olmasına aldandığına işaret eden Sanoğlu, dışarı çıkan arıların geri gelmediğini ve öldüklerini bildirdi. Sanoğlu, 2023 yılının arıcılar için sıkıntılı geçtiğini belirterek, "Bizim de hatalarımız var, parazitle mücadeleyi fazla yapamadık, geç kaldık, balı erken alamadık" dedi. Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Veteriner Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Necati Muz ise arıcıların 2023 yılını ciddi kuraklık neticesinde polen kıtlığı yaşayarak geçirdiklerini hatırlattı. Bu durumdaki arı kolonilerinin sonbaharda kendilerini yeterince toparlayamadıklarını ve yavru yapamayarak kışa yorgun, yaşlı arı nüfusuyla girmek zorunda kaldıklarını belirten Muz, "Arıcılar parazit mücadelesini de ihmal edebiliyorlar. Bal hasadından sonra etkili parazit tedavisi yapılamayan ve sonbaharda yeterince polen bulamayan kolonilerde viral hastalık rastlanma oranı ciddi şekilde artıyor. Bu da arı kayıplarına yol açıyor" değerlendirmesinde bulundu.

Tarım ilaçları arılar için risk!

Muz, Türkiye'de 12 farklı bal arısı virüsü tespit edildiğini belirterek, erken ilkbaharla özellikle şeftali, kayısı gibi meyve ağaçlarına kullanılan zirai ilaçların arıların kimyasal kalıntı içeren polenleri kovana getirmesine sebep olduğunu, bu ilaçların kovanın sıcak ortamında buharlaşarak arıların tamamını etki altına aldığını ve küresel ölçekte ciddi kayıplar yaşadığını vurguladı. Prof. Dr. Muz, arıların milyonlarca yıldır her türlü iklim değişikliğine karşı dayanabilen, buz devrini bile atlatan ve günümüze kadar ulaşabilen canlılar olduğunun altını çizerek, "Türkiye'deki meteorolojik verilere göre arıların ölümüne sebep olacak çok ciddi ortalama ısı farkları resmi kayıtlarda yer almamaktadır. Ölümlerin kontrol altına alınabilmesi için arıcıların, yetiştiricilerin, üreticilerin farklı şekillerde desteklenmesi ve eğitilmesine önem verilmesi gerekmektedir. Aksi takdirde insanların ihtiyaç duyacağı kalıntıdan uzak gıda güvenliği yüksek bal, polen, arı sütü, propolis gibi ürünler yerli kaynaklardan yeterince temin edilemeyecektir" diye konuştu. TÜİK verilerine göre geçen yıl Türkiye'de bal üretimi 2022'ye göre yüzde 2.9 azalarak 114 bin 886 ton olmuştu.


Bal üretimi bu yıl da azalacak


Sinop Arıcılar Birliği Başkanı Metin Oktay Fındık, bal rekoltesinin bu yıl da iyi olmasını beklemediklerini söyledi. Fındık, iklim şartları ve Gal arısı böceğinin rekolteyi olumsuz etkilediğini belirtti. İklim şartları nedeniyle arıların çoğalamadığını, bitkilerde de ballaşmanın azaldığını ifade eden Fındık, "Oluşan bu etkenlerin yanı sıra son yıllarda en önemlisi Gal arısı böceği problemi yaşanması. Bu böcek kestane çiçek ve yapraklarına larvalarını bırakarak çoğalıyor, kestane ağaçlarının kurumasına sebep oluyor" dedi. Fındık, kestane ile kestane balı üreticisinin bu nedenle mağduriyet yaşadığını belirterek, "Önceki yıllarda 300-500 kilogram bal alan bal üreticilerimiz, son yıllarda yaşanan rekoltedeki düşüş nedeniyle ancak 30 ile 50 kilogram arasında bal alabiliyor" dedi.
Aslan evinde rakip tanımıyor
Taraftarı önünde 17'de 17 yaptı
'Yapılan yanlış tercihler beni ayrılmaya itiyor'
İYİ Parti'de beklenen istifa
Bakan Özhaseki açıkladı
'İstanbul'u dönüştürmeye gayret edeceğiz'
Tokat'ta bir deprem daha
Turhal 4.1 ile sarsıldı
İYİ Parti'de Akşener'li denklem
Aday olursa seçilme şansı var mı?
Uludağ İstanbul'dan görüldü
3 şehir tek karede
Bu karenin nedenini açıkladı
Baş'tan dikkat çeken IMF göndermesi
Ukrayna, İsrail ve Tayvan'a ABD desteği
95 milyar dolarlık tarihi yardım
ÇAYKUR'dan çağrı
'Çayınızı kendiniz toplayın'
Bakan Göktaş açıkladı
10 binden fazla çocuk!
Belediyelerde borç enkazı
Yeni başkanlar kamuoyu ile paylaştı
İsrailliler yine sokaklara indi
Binlerce kişi Netanyahu'yu protesto etti
Seçim sonucunu böyle yorumladı
Boş havuza atladım düşene kadar doldu
Çok sayıda şehidin cesedine ulaşıldı
İsrail, Refah'ta katliam yaptı
Hamas'ın Kuvay-i Milliye memnuniyeti
'Bizim için övünç kaynağı'
Aslan evinde rakip tanımıyor
Taraftarı önünde 17'de 17 yaptı
'Yapılan yanlış tercihler beni ayrılmaya itiyor'
İYİ Parti'de beklenen istifa
Bakan Özhaseki açıkladı
'İstanbul'u dönüştürmeye gayret edeceğiz'
Tokat'ta bir deprem daha
Turhal 4.1 ile sarsıldı
İYİ Parti'de Akşener'li denklem
Aday olursa seçilme şansı var mı?
Uludağ İstanbul'dan görüldü
3 şehir tek karede
Bu karenin nedenini açıkladı
Baş'tan dikkat çeken IMF göndermesi
Ukrayna, İsrail ve Tayvan'a ABD desteği
95 milyar dolarlık tarihi yardım
ÇAYKUR'dan çağrı
'Çayınızı kendiniz toplayın'
Bakan Göktaş açıkladı
10 binden fazla çocuk!
Belediyelerde borç enkazı
Yeni başkanlar kamuoyu ile paylaştı
İsrailliler yine sokaklara indi
Binlerce kişi Netanyahu'yu protesto etti
Seçim sonucunu böyle yorumladı
Boş havuza atladım düşene kadar doldu
Çok sayıda şehidin cesedine ulaşıldı
İsrail, Refah'ta katliam yaptı
Hamas'ın Kuvay-i Milliye memnuniyeti
'Bizim için övünç kaynağı'

Tokat'ta 4,1 büyüklüğünde deprem

Tokat'ın Turhal ilçesinde 4,1 büyüklüğünde deprem meydana geldi.
21.04.2024 15:46:00
Haber Merkezi
Tokat'ta 4,1 büyüklüğünde deprem
Tokat'ta 4,1 büyüklüğünde deprem

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgiye göre, saat 15.03'te merkez üssü Turhal olan 4,1 büyüklüğünde deprem kaydedildi.

Depremin 12,38 kilometre derinlikte meydana geldiği belirlendi. 
 

Bakan Göktaş: Koruyucu aile yanında bakımı sağlanan çocuk sayımız 10 bin 84'e ulaştı

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, koruyucu aile yanında bakımı sağlanan çocuk sayısının 10 bin 84'e ulaştığını açıkladı.
21.04.2024 10:09:00
İhlas Haber Ajansı
Bakan Göktaş: Koruyucu aile yanında bakımı sağlanan çocuk sayımız 10 bin 84'e ulaştı
Bakan Göktaş: Koruyucu aile yanında bakımı sağlanan çocuk sayımız 10 bin 84'e ulaştı
Bakan Göktaş, aile odaklı hizmet modelleri kapsamında uygulanan koruyucu aile sisteminde gelinen son duruma ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Göktaş, koruyucu aile hizmet modelinin çeşitli nedenlerle biyolojik ailesi yanında bakımları sağlanamayan çocukların aile ortamlarında eğitim, bakım ve yetiştirilmesine yönelik aile odaklı bir hizmet modeli olduğunu söyledi. Bakan Göktaş, koruyucu aile hizmet modeli ile Bakanlık tarafından belirlenen güvenli ve destekleyici bir aile ortamında çocukların gelişimine katkı sağlandığını kaydetti.

8 bin 140 koruyucu aile bulunuyor

Koruyucu aile hizmet modelinin, biyolojik ailelerinin yanında bakımı sağlanamayan çocuklar için bir umut kaynağı olduğunu ifade eden Bakan Göktaş, şunları söyledi:
'Koruyucu ailelerimiz çocuklarımıza sadece bir yuva sunmakla kalmıyor, aynı zamanda onların hayallerini ve umutlarını yeşertiyor. Koruyucu aile hizmet modelimiz kapsamında 2002 yılında 500 ailemizin yanında 515 çocuğumuzun bakımı sağlanırken, bugün 8 bin 140 koruyucu ailemizin yanında bakımı sağlanan çocuk sayımız 10 bin 84'e ulaştı.'

Çocukların gelişimleri takip ediliyor

'Sosyal hizmet anlayışımız gereği bütün çocuklarımız için aynı şartları oluşturmaya çalışıyoruz' diyen Bakan Göktaş, 'Koruyucu aile yanına yerleştirildikten sonra çocuklarımızı ilk bir yılda her ay, ikinci yıldan itibaren de 3 ayda bir yerinde ziyaretler yaparak izliyoruz. İzlemelerde çocuklarımızın psikososyal gelişimlerini ve eğitime devam durumlarını değerlendiriyoruz' ifadelerini kullandı.

'Çocukları yetiştirme sorumluluğu, devlet ile koruyucu aileler arasında paylaşılıyor'

Aileleri, üstlendikleri bu özel sorumluluktan ötürü maddi olarak da yalnız bırakmadıklarını ve çocukların ihtiyaçlarını karşılamaları amacıyla ekonomik olarak desteklediklerini ifade eden Bakan Göktaş, 'Koruyucu ailelere sigorta ödemeleriyle birlikte aylık ortalama 8 bin 895 lirayı bulan miktarda destek sağlıyoruz. Engel durumu olan çocuğa bakan koruyucu ailelere de engel durumundan dolayı bakım desteği sağlıyoruz. Böylece çocukları yetiştirme sorumluluğu, devlet ile koruyucu aileler arasında paylaşılıyor' dedi.

'Koruma altındaki çocuklarımıza sıcak bir yuva sunmaya devam edeceğiz'

Koruyucu ailelerin ve hizmetten yararlandırılan çocukların karşılaştıkları sorunları gidermek için çeşitli çalıştaylar ve toplantılar gerçekleştirdiklerini ifade eden Bakan Göktaş, 'Koruyucu aile hizmet modelimizin kalitesini artırmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu kapsamda Ocak Ayında 'Çocuk Koruma Temelli Koruyucu Aile Çalıştayı'mızın ikincisini gerçekleştirdik. Bu çalıştaydan elde ettiğimiz çıktıları hayata geçirmeye başladık. Birçok ilimizde tematik toplantılar ile koruyucu aile hizmetinden yararlanan ergenlik dönemindeki ve yabancı uyruklu çocuklarımız başta olmak üzere tüm çocuklarımız için hizmetimizi güçlendiriyoruz' dedi.

Bakan Göktaş, son olarak "Geçici Koruyucu Aile Çalıştayı" düzenlediklerini belirterek, 'Geçici koruyucu aile modelinin faaliyete geçmesi ile ülkemizde koruyucu aile hizmetinin kapsamını daha da genişleterek bakım ve korunma altındaki çocuklarımıza sıcak bir yuva sunmaya devam edeceğiz' ifadelerini kullandı.

Azerbaycan'da örnek uygulama olarak görülüyor

Öte yandan, koruyucu aile hizmet modelinin Azerbaycan'da da örnek alındığını ve ülkeye adapte edilmek üzere çalışmalar yürütüldüğünü ifade eden Bakan Göktaş, alanda görev yapan uzmanların Azerbaycan'da koruyucu aile hizmetinin oluşturulmasında yardımcı olduklarının bilgisini verdi.

Bakan Yerlikaya: 'Narkoçelik-13' operasyonlarında 194 şüpheli yakalandı

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya 81 ilde uyuşturucu madde imalat ve satışını yapan şahıslara yönelik düzenlenen 'Narkoçelik-13' operasyonlarında 194 şüphelinin yakalandığını açıkladı.
21.04.2024 09:59:00
İhlas Haber Ajansı
Bakan Yerlikaya: 'Narkoçelik-13' operasyonlarında 194 şüpheli yakalandı
Bakan Yerlikaya: 'Narkoçelik-13' operasyonlarında 194 şüpheli yakalandı
İçişlerini Bakanı Ali Yerlikaya'nın paylaştığı bilgilere göre; Jandarma Genel Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı koordinesinde İl Jandarma Komutanlıklarınca, 4 bin 289 ekip, 14 bin 108 personel ve 196 narkotik dedektör köpeğinin katılımıyla 81 ilde "Narkoçelik-13' operasyonları düzenlendi.

Düzenlenen operasyonlar sonucu 451 kilogram uyuşturucu madde ve 87 bin adet uyuşturucu hap ele geçirildi. 194 şüpheli ise yakalandı.


Düzenlenen operasyonlar sonucu Ankara'da 40 kilogram esrar ele geçirildi, 6 şüpheli ise yakalandı. İstanbul'da ise 7 kilogram kokain ele geçirilirken 1 şüpheli yakalandı.

Edirne’den gelen görüntü tartışma yarattı: Uyarıcı ilaç satmak suç olmaktan mı çıktı?

Edirne'de polisin üzerinden yeşil reçete ile satılan ilaç çıkan kadını gözaltına alırken eşine de 'Yarım saat sonra gelin alın' demesi tartışmalara neden oldu.
20.04.2024 14:03:00 / Güncelleme: 20.04.2024 14:09:53
Atakan Akbal
Edirne’den gelen görüntü tartışma yarattı: Uyarıcı ilaç satmak suç olmaktan mı çıktı?
Edirne’den gelen görüntü tartışma yarattı: Uyarıcı ilaç satmak suç olmaktan mı çıktı?
Uyuşturucu ile mücadele konusunda Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığı kanalıyla her gün onlarca operasyon düzenlenirken, bir yandan uyuşturucu ve uyarıcı maddelerin kullanımı ve ticaretindeki artış da devam ediyor.

Çocukları uyuşturucu satıcılarının pençesine düşen aileler, cezaların yeterince caydırıcı olmamasından veya uyuşturucu satıcılarının çoğu zaman cezasız kalmasından şikayetçi.

"Yarım saat sonra gelir alırsın"

Edirne'de kaydedilip sosyal medyada paylaşılan bir görüntü ise tartışmayı yeniden başlattı.

Görüntülerde, üzerinde bağımlılık ve kötüye kullanma potansiyeli olduğu için yeşil reçete ile satılması gereken 12 adet ilaç çıkan bir kadın polis tarafından gözaltına alınarak polis aracına bindiriliyor.

Kaydı yapan kişi kişi de gözaltına alınan eşine "Sen nasıl gittiysen gelir alırım oradan" diyor. Gözaltı işlemini yapan polis memuru ise "Yarım saat sonra gelir alırsın" diyor.

Cezasızlık mı var?

Görüntüler üzerine sosyal medyada 'torbacılık suç olmaktan çıktı mı?', 'tweet atan tutuklanırken torba tutan yarım saat sonra serbest mi kalıyor?' eleştirileri eşliğinde tartışma başladı.

Konuyu sorduğumuz kendisi de eski bir emniyet mensubu olan Güvenlik Politikaları Uzmanı ve DP GİK Üyesi Mustafa Böğürcü, uyuşturucu satışının suç olmaktan çıkmadığını ve suçun işleniş biçimi ve tekrarlanma durumuna göre 20 yıla kadar cezalarla yargılama ve mahkumiyet olduğunu söyledi.



Uygulama sorunlu

Söz konusu görüntüden, gözaltına alınan şahsın daha önce uyuşturucu veya yasaklı madde satışı yaptığının anlaşılmasının mümkün olmadığına dikkat çeken Böğürcü, "Polisin yaptığı işlem hakkında savcılık ifadesi için arama kaydı olan birinin mevcutlu olarak savcılığa sevk işlemi gibi görünüyor. Ancak bunun için ikamete gidildiğinde şahsın üzerinden yasaklı madde çıkmış da olabilir. Olaydan bağımsız olarak, orada görev yapan polis memurunun görüntü kaydı yapan kişiye 'Yarım saat sonra gelir alırsın' gibi bir ifade kullanması doğru değil. Bu görüntü, 'suç işleyenler ön kapıdan alınıp arka kapıdan salınıyor' algısının pekişmesine neden olur. Zaten vatandaşların adli sisteme olan inancı bu kadar zayıflatılmışken, kolluk güçlerinin de kamuoyunda farklı algılara neden olacak söylem ve hareketlerden kaçınması gerekir" diye konuştu.


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2024

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.