HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 25 TEMMUZ 2021, PAZAR

Arıyorum…

14.04.2021 00:00:00
'Arıyorum…' seslendirme dosyası:

Zaman nasıl geçer ki diyorduk ama, göz açıp kapayana kadar geçti, bir yıl oldu. Ve zaman akıp gitmeye devam ediyor.

O gün, ah o gün sığamadık koca dünyaya, sanki penceresi olmayan karanlık bir odada, bir oraya bir buraya çarpıyorduk kendimizi. Telefon acı acı çaldı derler ya, hiç inanmazdım, meğer gerçekmiş, yaşadım.

O gün acı acı çalan telefonla uykudan uyandığıma uzun süre inanamadım. Rüya içinde başka bir rüyaya dalmış olmalıydım. Öyle olmasını o kadar arzuladım ki…

Aldığım haberle, yaşadıklarım, hissettiklerim hepsi üzerime karabasan gibi çöktü. Bir kâbusun içinde kaçmaya çalışıp kaçamamaktan, çaresizlikle çırpınıştan farklı bir şey değildi bu. Gerçek olmaktan çok uzaktı, öyle olmalıydı, ama olmadı…

Gözüm açık, bütün gerçekliğiyle yaşadım o günü… 

Kâbusu bizzat yaşadım. Üzerime çöken karabasanları gördüm, nefes alamadığımı yalnız hissetmedim, gırtlağımdan ciğerime yaşadım o gün…

Telefondaki ses konuştukça, Hocam, Haydar Hocam dedikçe, kulağıma ulaşan her kelime bir top mermisi gibi çarpıyordu hem bedenime, hem ruhuma. O an, yeni doğmuş bir bebeğin ihtiyaç duyduğundan daha çaresiz, daha sahipsiz, daha muhtaç ve çok daha aciz olduğumu iliklerime kadar hissettim.

Ve koskoca bir yıl geride kaldı. Nasıl geçti zaman anlayana aşk olsun. Hayatımda oluşan boşluk kara delik gibi büyürken, kendi kendime "yokluğunda köpük köpük erimek" böyle bir şey midir diye sormadan edemiyorum. Gözyaşlarımı bazen dışarıya bazen içeriye akıttım geride kalan hüzün yılında.

Sonra arayışım başladı. Sevdiğin şarkılarda, kızıl goncalarda aradım Seni…

Asmanın altında, kuşların cıvıltılarında aradım. "Dünyaya bir daha gelsem …" diye başlayan ve hafızamda derin iz bırakan cümlelerinin içinde aradım Seni… 

"Ruh neyi arıyor?" diye yazmıştın ya, işte oralarda aradım Seni…

Makalat, Mektubat, onlarca eser, on binlerce sayfanın arasında aradım.

Yumruğunu havaya kaldırıp, "Korkmaz İbrahim olan Nemrud'un ateşinden" diye haykırmanda aradım Seni… Sarp kayalıklarda açan çiçeklerde aradım. 

Çağlayan'da, Tandoğan'da, Cevahir'de aradım, Anıtkabir'de, Şehitlik tepesinde aradım…

Dalgalanan bayraklarda, Tuna nehrinde, 29 Ekim'de, 19 Mayıs'ta hep Seni aradım. 

Arayışlarım arttıkça, arama isteğimde bir o kadar artıyor. Aramanın mutluluğunu, huzurunu yaşıyorum, vazgeçmek, yorulmak asla olmayacak. 

Çünkü, gördüm ki, aradığım her yerde Sen varsın. Nereye baksam, neyi düşünsem Sen oradasın. Şarkılarda türkülerde, horonda halayda, düğünümüzde bayramımızda Sen hep oradasın. Dostlarla bir araya geldiğimizde, uykuya dalıp rüya âleminde gezerken Sen oradasın.

Nasıl aramam ben Seni?  Aradıkça bulurken vazgeçmek olur mu? Hem Sen bize insanlığın arayışta olduğunu söylemedin mi? Aramadan nasıl bulunur? Aşık maşukuna nasıl kavuşur?

Aradıkça zaman genişliyor, günler su gibi akıp geçiyor. Her yerde Seni görmek için aramaktan başka çarem yok. Aradıkça Sana her an daha çok yaklaştığımı hissediyorum. Hasretinden yanan gönlüm sükûn buluyor.

Arayışım bir ömür devam edecek Üstadım ta ki kavuşana kadar…

 
İbrahim Fatih Ekici / diğer yazıları


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.