logo
24 AĞUSTOS 2026

Artvin'in dünyaca ünlü "Cehennem Deresi" kanyonu tahrip mi ediliyor ?

31.08.2020 23:57:00
 
Artvin'in dünyaca ünlü "Cehennem Deresi" kanyonu tahrip mi ediliyor ?
Artvin'in dünyaca ünlü "Cehennem Deresi" kanyonu tahrip mi ediliyor ?











Dünyanın en büyük kanyonları arasında gösterilen ve doğal yapısıyla hayranlık uyandıran Artvin'in Ardanuç ilçesindeki Cehennem Deresi Kanyonu'nun iki yakasını birleştirecek olan cam köprü ve sosyal tesislerinde için yer aldığı "Cehennem Deresi'nde cennet yaşanıyor" isimli proje bazı vatandaşlar tarafından tepki topladı.

İlçeye 7 kilometre uzaklıktaki bulunan doğal SİT alanı olan Cehennem Deresi Kanyonu'nun, turizme kazandırılması için Ardanuç Kaymakamlığı ve İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü bünyesinde başlatılan çalışma kapsamında, "Cehennem Deresi'nde cennet yaşanıyor" isimli bir proje hazırlandı.

"Cehennem Deresi" tahrip mi ediliyor ?

Yapılacak proje kapsamında 2,5 kilometre uzunluğu, 200 metre yüksekliği ve 70 metre genişliği ile dünyanın ve Türkiye'nin en büyük kanyonlarından olan kanyonun çevresinde gezi ve yürüyüş yolları planlanıyor. Kanyonun iki yakası ayrıca inşa edilecek 80 metre uzunluğunda, 2,5 metre genişliğinde cam köprü ile birleştirilecek. Proje etap etap ihaleye çıkarken,

Cehennem Deresi Kanyonu, turistler için cazip hale de getirilmesi hedefleniyor. Projenin inşaatı devam ederken, kanyonun üst bölgesinde bulunan taş duvarları gören bazı bölge halkı projeye tepki gösterdi.

   "İnsanlar kanyonun doğal halini görmek için buraya geliyor"

Ardanuç ilçesinde esnaflık yapan aynı zamanda mimar olan Kamile Kaya, yaptığı açıklamada "İlçemizin doğal sit alanı olan Cehennem deresi kanyonu dünyanın sayılı kanyonlarından biri. Teknik olarak ne kadar doğru bilmiyorum ama dünyanın ikinci büyük kanyonu olduğu söyleniyor. Turist buraya doğal dokusunu görmek için geliyor, biz oysa bunun mevcut halini bozduk ve bozmaya devam ediyoruz. Ben çok rahatsızım bu konudan. Yapılacaksa eğer bu proje sit alanı içerisinde değil farklı bir bölgede yapılsın. Derenin yatağını değiştirip yol yapıp park alanı oluşturmak imara açmak bunların olmaması gerekiyor. İnsanlar doğal halini merak edip gelip görmek istiyorlar. Bozulmuş halinin neyini görmek isteyecekler ki. Burayı böyle görünce kahroldum. Ben bu kadar olduğunu bilmiyordum tanıtım fotoğraflarında daha farklı görmüştüm. Ne yazık ki mahvolmuş bir durumda. Ağlamamak için zor tutuyorum kendimi şu anda. Bir an önce bu yanlıştan dönülmesi gerekiyor. Bu haliyle dahi bir an önce bırakılması gerekiyor" dedi.

Bölge halkından Gürsel Kaya ise yaptığı açıklamada "İnsanlar burayı o doğal haliyle görmek istiyorlar ama günümüzde kale gibi surlarla çevrilmiş durumda. 'Turizme açacağız' diye böyle bir proje yaptıklarını söylüyorlar. Ama insanların buraya gelmelerinin amacı bu surları inşaatı görmek değil, bu kanyonun doğal yapısını görmek. Burada esas görülmesi gereken yer Cehennem deresinin doğal yapısıdır, o yapıyı bozmamaya itina gösterilmeliydi. Elbette turizm amaçlı faaliyetler gerçekleştirilmelidir Artvin'e Ardanuç'a turistler gelmelidir ama geldiklerinde tahrip olan bir doğayı gezmemeleri gerekiyor" ifadelerini kullandı. (Haber ve Foto: İHA)


Artvin'in dünyaca ünlü "Cehennem Deresi" kanyonundan fotoğraflar:














Paşalık bitti, partizanlık başladı!

Eski Genelkurmay Başkanı, eski Milli Savunma Bakanı ve AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar, vatan için canını ortaya koyan gazilerin ve şehit ailelerinin anayasal hak taleplerini hedef aldı

24.08.2026 21:50:00
Haber Merkezi
 
Paşalık bitti, partizanlık başladı!
Paşalık bitti, partizanlık başladı!
Eski Genelkurmay Başkanı, eski Milli Savunma Bakanı ve AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar, vatan için canını ortaya koyan gazilerin ve şehit ailelerinin anayasal hak taleplerini hedef aldı.

Gazilerimizin yıllardır süregelen ekonomik ve sosyal hak mücadelelerini "şahsi ve siyasi kazanç peşinde koşmak" olarak nitelendiren Akar, hak arayan malul sayılmayan gazileri ve ailelerini adeta "siyasi provokatör" ilan etti.

Yıllarca Türk Silahlı Kuvvetleri'nin en üst kademesinde görev yapmış eski bir genelkurmay başkanının, gazilerin ve şehit yakınlarının yaşadığı mağduriyetlere çözüm üretmek yerine, talepleri "istismar ve tahrik" olarak yaftalaması kamuoyunda ve gazi camiasında büyük bir tepki dalgasına yol açtı.

Kendi askerlerinin hak mücadelesini "azınlık" diyerek küçümsedi



Savaşta ya da terörle mücadelede yaralanıp vücudunda kurşun ve şarapnel parçalarıyla yaşayan ancak mevzuattaki yüzde 40 engellilik sınırı nedeniyle "Gazi" unvanı alamayan binlerce malul sayılmayan gazi bulunuyor.

Bu kahramanların protez, maaş ve istihdam gibi en temel insani ve hukuki hakları için yürüttüğü hak mücadelesi, eski Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar tarafından "küçük bir azınlığın siyasi faaliyeti" olarak basitleştirildi.

Geçmişte bu askerlerin komutanlığını yapan bir ismin, emir komutası altındaki kahramanların hak taleplerine bu denli dışlayıcı ve suçlayıcı bir dille yaklaşması "tarihi bir vefasızlık" olarak yorumlandı.

Siyaset Kürsüsünden Kahramanlara İtham



Hulusi Akar'ın açıklamaları, iktidarın gaziler arasında ayrımcılık yaptığı ve hak arama hürriyetini bastırmaya çalıştığı eleştirilerini yeniden alevlendirdi. Gazilerin hak mücadelesini yürüten dernekler ve muhalefet temsilcileri, eski Genelkurmay Başkanı Akar'ın sözlerine sert tepki göstererek şu vurguları yaptı:

Gazilerin anayasal haklarını talep etmesi bir istismar değil, devletin onlara olan borcudur.

Akar'ın eski bir asker ve genelkurmay başkanı gibi değil, tamamen partizan bir refleksle hak arayan askerlerini hedef aldığı belirtildi.

Kahramanların mağduriyetlerini dile getirmesini "tahrik" olarak nitelendirmek, gazilik makamının ruhuna ayar vermeye çalışmaktır.

Vatan savunmasında göğsünü siper edenlerin haklı taleplerini siyasi bir tehdit veya provokasyon olarak görmek, bu ülkenin değerleriyle bağdaşmamaktadır. Eski Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar'ın bu suçlayıcı ifadeleri, haklarını almak için yıllardır çabalayan gazilerimizin ve şehit ailelerimizin vicdanında derin bir yara açmıştır.

Başkentte yürek sızlatan tablo

Eşit özlük hakları talebiyle Ankara'da haftalardır eylem yapan er gaziler ve şehit aileleri, şafak operasyonuyla parklardan çıkarıldıktan sonra şimdi de bakanlıklar önünde abluka altına alındı. Gazilerin "Şehit olsaydık da bugünleri görmeseydik" haykırışı Başkent'te tansiyonu yükseltti

24.08.2026 19:20:00
Haber Merkezi
 
Başkentte yürek sızlatan tablo
Başkentte yürek sızlatan tablo
Türkiye'nin 81 ilinden rütbe ayrımı yapılmaksızın eşit özlük ve sosyal haklara sahip olmak amacıyla Ankara'ya gelen erbaş ve er statüsündeki gaziler ile er şehit yakınları, haftalardır Başkent'te seslerini duyurmaya çalışıyor.

İlk olarak Kızılay Güvenpark'ta oturma eylemi başlatan ve taleplerine karşılık alamadıkları için açlık grevine giden gazilerin direnişi, kolluk kuvvetlerinin sert müdahaleleri ve yoğun ablukasıyla karşı karşıya kaldı.

Sabaha karşı "şafak baskını" ve Güvenpark'ın kapatılması

Güvenpark'ta 38 gün boyunca gece gündüz demeden bekleyişini sürdüren şehit yakınları ve gazilere, sabaha karşı saat 04.45 sularında çok sayıda emniyet gücünün katılımıyla ani bir müdahale gerçekleştirildi.

Alanda çadır kurup nöbet tutan eylemciler, polis zoruyla bulundukları yerden çıkarılarak otobüslere bindirildi ve Bilkent'teki Gazi Uyum Evi'ne götürüldü. Operasyonun ardından Ankara Güvenpark yaya trafiğine kapatılarak tamamen polis bariyerleriyle çevrildi.

"Terörist muamelesi görüyoruz" isyanı

Uyum Evi'ne götürüldükten sonra serbest kalan gaziler, mücadelelerinden vazgeçmeyerek bu kez İçişleri Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı (MSB) önüne yürümek istedi. Ancak gazilerin ve şehit ailelerinin önü her adımda çevik kuvvet barikatları ve kalkanlarla kesildi.

Milli Savunma Bakanlığı önünde açıklama yapılmasına izin verilmemesi üzerine yol üzerinde oturma eylemi başlatan gaziler, yollara yatarak trafiği durdurdu. Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Genel Başkanı Erdem Çerçioğlu, etraflarını saran yoğun polis ablukasına isyan ederek şu açıklamayı yaptı:

"Şu anda teröristbaşına statü verilmesi tartışılırken, bizlere burada adeta terörist muamelesi yapılıyor. Bakanlığın önüne gitmemize, sesimizi duyurmamıza izin verilmiyor."

Arbede esnasında yürek burkan anlar: "Cudi'ye gönderilirken rütbe sormadınız"

Polis barikatları önünde yaşanan arbede sırasında tansiyon sık sık yükselirken duygusal anlar da yaşandı. Müdahale esnasında bazı er gaziler fenalık geçirerek yere yığıldı ve çevredekilerin yardımıyla hastaneye kaldırıldı. Koltuk değnekleri ve protezleriyle hak aramaya çalışan gazilerden birinin feryadı ise kameralara şöyle yansıdı:

"Bizi de 20 yaşında Cudi Dağı'na gönderdiler. Oraya gönderirken rütbe sormadınız, şimdi hak verirken neden ayırıyorsunuz? Şehit olsaydık da bugünleri görmeseydik! Vatan sağ olsun, devlet sağ olsun ama bu yapılanlar yazıklar olsun."

Olay yerindeki gazileri ziyaret eden bazı siyasetçiler ve muhalefet milletvekilleri de polis barikatlarına tepki gösterirken gözyaşlarını tutamadı. Gazilerin karşısına dikilmek zorunda kalan bazı polis memurlarının da duygusal anlar yaşadığı ve ağladığı görüldü.

Gaziler ve şehit aileleri, kendilerine uygulanan tüm engellemelere ve ablukaya rağmen, rütbe ayrımına dayanan yasal adaletsizlikler tamamen ortadan kaldırılana ve talepleri resmi olarak kabul edilene kadar Ankara meydanlarını ve bakanlık önlerini terk etmeyeceklerini ilan etti.

"Suç örgütü" iddiaları çöktü

Kamuoyunda geniş yankı uyandıran 200 sanıklı "Aziz İhsan Aktaş" davasında 7 ay süren yargılama maratonu tamamlandı. İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi, davanın temelini oluşturan "örgüt kurma ve üyelik" suçlamalarından tüm sanıkların beraatine hükmederken; yargılanan belediye başkanları hakkında rüşvet ve ihaleye fesat iddialarına ilişkin kararını açıkladı

24.08.2026 18:30:00
Haber Merkezi
 
"Suç örgütü" iddiaları çöktü
"Suç örgütü" iddiaları çöktü
Türkiye gündemini aylardır meşgul eden, aralarında görevden uzaklaştırılmış belediye başkanlarının da bulunduğu 200 sanıklı "Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü" davasında nihai karar, bugün Silivri'deki Marmara Ceza İnfaz Kurumu yerleşkesi karşısındaki duruşma salonunda açıklandı. 60 sayfalık kısa kararını okuyan İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi, davanın merkezinde yer alan "suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme" iddiasını tamamen düşürdü.

"Örgüt" suçlamalarından toplu beraat

Davanın bir numaralı sanığı olan, soruşturma aşamasında etkin pişmanlık hükümlerinden yararlandığı belirtilen iş insanı Aziz İhsan Aktaş ve sanık Baki Nugay, üzerlerine atılı "suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme" suçlamasından beraat etti. Mahkeme heyeti, bu suçun işlendiğinin sabit olmadığına kanaat getirdi.

Aynı karar doğrultusunda, dava kapsamında aylardır tutuklu bulunan Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat'ın da aralarında bulunduğu tüm sanıklar, "suç örgütüne üye olma" suçlamasından beraat etti. Ayrıca Aziz İhsan Aktaş ve Rıza Akpolat, "resmi ve özel belgede sahtecilik" suçlamalarından da aklandı.

Belediye başkanlarına çıkan cezalar ve beraat kararları

Toplamda 52 farklı eylemle suçlanan ve savcılık mütalaasında 234 yıla kadar hapsi istenen Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, örgüt ve sahtecilik iddiaları dahil 18 suçlamadan beraat ederken, mahkeme tarafından "ihaleye fesat karıştırma" suçundan 2 yıl 8 ay 15 gün hapis cezasına çarptırıldı. Yargılandığı davanın 44 ve 45. eylemleri kapsamında "rüşvet almak" suçundan 12 yıl 6 ay hapis cezası aldı.

Eşi Yeşim Akpolat'a da aynı dava kapsamında 4 yıl 2 ay hapis ve 781 bin TL para cezası verildi, ayrıca 3 ev ve aracına el konulması kararlaştırıldı.

Davada yargılanan diğer belediye başkanlarına yönelik kararlar ise şu şekilde gerçekleşti:

Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer: Yargılandığı maddeler uyarınca mahkeme tarafından 8 ay 10 gün hapis cezasına çarptırıldı.

Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara: Yakın tarihte sağlık gerekçesiyle tahliye edilen Çaykara, bu dava kapsamında üzerine atılı tüm suçlamalardan beraat etti. Mahkeme, Eylem 58 yönünden Çaykara'yı "rüşvet almak" suçundan 6 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırdı. Hapis cezasının yanı sıra, Çaykara hakkında 3 yıl 4 ay süreyle memuriyetten yasaklanma kararı da verildi.

Diğer Sanıklar: Görevden uzaklaştırılan Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar ve Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere hakkındaki rüşvet ve usulsüzlük iddialarına dair hükümler de mahkeme başkanı Oğuzhan Gül tarafından detaylıca zapta geçirildi.

59 duruşmalık maraton Silivri'de noktalandı

13 Ocak 2025'teki ilk operasyon ve 20 Ekim 2025'te hazırlanan 579 sayfalık iddianame ile başlayan hukuki süreç, 27 Ocak 2026'dan itibaren 59 duruşma boyunca devam etmişti. Beşiktaş, Avcılar, Esenyurt belediyeleri ile İSFALT ve İETT'nin "suçtan zarar gören kurumlar" olarak yer aldığı dosyada, başlangıçta 40 olan tutuklu sayısı zamanla 5'e kadar düşmüştü.

Karar duruşmasını İBB Başkan Vekili Nuri Aslan, Dilek İmamoğlu, çok sayıda milletvekili, belediye başkanı ve sanık yakını da salonda izleyici olarak takip etti. Örgüt iddialarının çökmesiyle birlikte hukuki sürecin istinaf aşamasına taşınması bekleniyor.

Eski bakana tahsisli 2 araç daha kullanılmış

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Alihan Kuriş Suç Örgütü soruşturmasında yeni bir skandal patlak verdi. Firari Hilmi Tuna Kuriş'in kaçışında kullanılan çakarlı aracın ardından, eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin adına tahsisli iki lüks aracın daha tahsis amacı dışında ve şüpheli/suç içerikli faaliyetlerde kullanıldığı tespit edildi. Yeni bulgular doğrultusunda operasyon genişletilirken bir şüpheli gözaltına alındı, bir diğeri için yakalama kararı çıkarıldı

24.08.2026 16:30:00
Haber Merkezi
 
Eski bakana tahsisli 2 araç daha kullanılmış
Eski bakana tahsisli 2 araç daha kullanılmış
Kamuoyunda "Süleymancılar" olarak bilinen dini cemaatin lideri Alihan Kuriş'e yönelik yürütülen "Çıkar Amaçlı Suç Örgütü" soruşturması, her geçen gün yeni boyutlar kazanıyor. Geçtiğimiz günlerde Alihan Kuriş'in firari kardeşi Hilmi Tuna Kuriş ve Erhan Yılmaz'ın İstanbul'dan Muğla'nın Marmaris ilçesine kaçırılmasında kullanılan 34 SL 313 plakalı aracın, eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin adına 2030 yılına kadar tahsisli olduğu ortaya çıkmıştı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı talimatıyla Şahin adına tahsis edilen diğer araçları da mercek altına alan emniyet güçleri, çarpıcı verilere ulaştı. Yapılan teknik ve fiziki incelemeler sonucunda, eski bakana tahsisli 34 S 7815 ve 34 RM 8677 plakalı iki aracın daha tahsis amacı dışında, suç içerikli ve şüpheli faaliyetlerde aktif olarak kullanıldığı belirlendi.

Bir gözaltı, bir firari daha

Araçların izini süren ekipler, suç örgütü ile bağlantılı yeni isimlere ulaştı. Soruşturma kapsamında söz konusu yapıyla organik bağı bulunduğu değerlendirilen Ömer Yücel adlı şüpheli düzenlenen operasyonla yakalanarak gözaltına alındı. Araçların kullanım organizasyonunda yer aldığı iddia edilen bir diğer şüpheli Ömer Sipahioğlu'nun yakalanması için ise geniş çaplı bir çalışma başlatıldı.

Şahin "haberim yok" demişti

Daha önce yakalanan çakarlı firar aracının ardından açıklama yapan eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, suç örgütü üyelerini tanımadığını iddia etmişti. Şahin savunmasında, aracı kiraladığı şirketin sahibi Mehmet Özmen'i uzun yıllardır tanıdığını ancak aracın kendisinden izinsiz şekilde firarilere tahsis edildiğini basından öğrendiğini öne sürerek suç duyurusunda bulunduğunu belirtmişti.

Ancak iki aracın daha benzer şüpheli faaliyetlerde kullanıldığının ortaya çıkması, soruşturmanın seyrini Şahin'in tahsisli araç envanteri üzerinde yoğunlaştırdı.

Dev operasyonun geçmişi

Ankara merkezli yürütülen ve 17 ile yayılan Alihan Kuriş soruşturmasında, örgüt yöneticilerine şu ağır suçlamalar yöneltiliyor:

• Çıkar amaçlı suç örgütü yöneticiliği ve kuruculuğu,

• Nitelikli dolandırıcılık,

• Vergi Usul Kanunu'na muhalefet,

• Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama (Kara para aklama).

13 Ağustos'ta başlatılan ilk dalga operasyonda, aralarında cemaat lideri Alihan Kuriş'in de bulunduğu 38 kişiden 32'si çıkarıldıkları mahkemece tutuklanmıştı. Operasyonlarda yapılan aramalarda lüks villaların gizli bölmelerine saklanmış, piyasa değeri 1,34 milyar TL olan 200 kilo külçe altın ele geçirilmişti.

Savcılık, örgütle mali ve ticari bağı olan; tekstil, inşaat, gıda, kuyumculuk ve eğitim gibi farklı sektörlerde faaliyet gösteren 32 dev şirketi (Armine Giyim, Ayakkabı Dünyası, Verona Ev Tekstili vb.) mercek altına almış durumda. Yurt dışına yapılan milyonlarca avroluk şüpheli para transferlerinin incelenmesine ve genişletilen araç soruşturmasına titizlikle devam ediliyor.

Aziz İhsan Aktaş suç örgütüne ilişkin 6'sı görevinden uzaklaştırılan 7 belediye başkanının da aralarında bulunduğu, 5'i tutuklu 200 sanığın yargılandığı davanın karar duruşması başladı

Aziz İhsan Aktaş suç örgütüne ilişkin 6'sı görevinden uzaklaştırılan 7 belediye başkanının da aralarında bulunduğu, 5'i tutuklu 200 sanığın yargılandığı davanın karar duruşması başladı

24.08.2026 12:52:00
AA
 
 Aziz İhsan Aktaş suç örgütüne ilişkin 6'sı görevinden uzaklaştırılan 7 belediye başkanının da aralarında bulunduğu, 5'i tutuklu 200 sanığın yargılandığı davanın karar duruşması başladı
 Aziz İhsan Aktaş suç örgütüne ilişkin 6'sı görevinden uzaklaştırılan 7 belediye başkanının da aralarında bulunduğu, 5'i tutuklu 200 sanığın yargılandığı davanın karar duruşması başladı
Aziz İhsan Aktaş suç örgütüne ilişkin 6'sı görevinden uzaklaştırılan 7 belediye başkanının da aralarında bulunduğu, 5'i tutuklu 200 sanığın yargılandığı davanın karar duruşması başladı.

İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesince Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan 60. duruşmaya, görevlerinden uzaklaştırılan Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer ve Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara'nın aralarında bulunduğu bazı tutuksuz sanıklar katıldı.

Duruşmada, bazı sanıkların avukatları hazır bulunurken, sanık yakınları da izleyici olarak yer aldı. Tutuklu 5 sanık ise salona getirilmedi.

Duruşma başlarken açıklamalarda bulunan Mahkeme Heyeti Başkanı Oğuzhan Gül, ulaşamadıkları sanık müdafileri olduğunu belirterek, "Yaklaşık 7 kişi, yolda olanlar var." dedi.

Yolda olanların gelmesinin yaklaşık 45 dakika süreceğini söyleyen Gül, bu süreyi tutuklu sanıklar için öğle arası olarak değerlendireceklerini dile getirdi.

Karar günü belirlemenin asıl sebebinin tüm avukatların ve sanıkların katılmasını sağlamak olduğunu belirten Gül, "Amaç sanıklara son sözlerini sormak. Avukatlara önceki beyanlarının geçerli olup olmadığı sorup, tahliye ve adli kontrol taleplerini toplayacağız." ifadelerini kullandı.

Gül, duruşma savcısına, esas hakkındaki mütalaasında değişiklik olup olmadığını sordu.

Cumhuriyet savcısı, değişiklik olmadığını, mütalaasını tekrar ettiğini söyledi.

Duruşmaya yaklaşık bir saat ara verildi.

İddianameden
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 579 sayfalık iddianamede Beşiktaş Belediyesi, Avcılar Belediyesi, Esenyurt Belediyesi, İstanbul ASFALT Fabrikaları San. ve Tic. AŞ ile İstanbul Elektrik Tramvay ve Tünel İşletmeleri Genel Müdürlüğü "suçtan zarar gören", 19 kişi "mağdur", 200 kişi ise "sanık" olarak yer alıyor.

İddianamede, sanıklardan Aziz İhsan Aktaş'ın "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", 42 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma", 4 farklı fiilden "edimin ifasına fesat karıştırma", 5 farklı fiilden "resmi belgede sahtecilik", 21 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", 10 farklı fiilden "rüşvet verme", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "gerçeğe aykırı fatura düzenleme" suçlarından 187 yıldan 450 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve suçtan sağladığı mal varlıklarının müsadere edilmesi isteniyor.

Avcılar Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Utku Caner Çaykara'nın 2 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma" ve "rüşvet alma" suçlarından 5 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilen iddianamede, Esenyurt Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ahmet Özer'in 2 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma" ve 2 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik" suçlarından 3 yıldan 9 yıla kadar hapisle cezalandırılması öngörülüyor.

İddianamede, görevlerinden uzaklaştırılan Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile hakkındaki adli kontrolün kaldırılmasının ardından görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere'nin "rüşvet alma" suçundan 4'er yıldan 12'şer yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Ayrıca iddianamede, tutuklanmasının ardından Beşiktaş Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Rıza Akpolat'ın "suç örgütüne üye olma", 26 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma", 3 farklı fiilden "resmi belgede sahtecilik", 19 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 4 farklı fiilden "rüşvet alma", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "haksız mal edinme" suçlarından 133 yıldan 337 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve suçtan elde ettiği mal varlıklarının müsadere edilmesi isteniyor.

Mütalaadan
Cumhuriyet savcısının 14 Mayıs'ta mahkeme heyetine sunduğu mütalaada ise tutuksuz sanık Aziz İhsan Aktaş'ın "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", 29 kez "ihaleye fesat karıştırma", 19 kez "özel belgede sahtecilik", 4 kez "resmi belgede sahtecilik", 3 kez "rüşvet" ve 3 kez "edimin ifasına fesat karıştırma" suçlarından toplam 103 yıldan 280 yıla kadar hapsi talep ediliyor.

Mütalaada, tutuksuz sanık Baki Nugay'ın "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", 30 kez "ihaleye fesat karıştırma", 19 kez "özel belgede sahtecilik", 4 kez "resmi belgede sahtecilik", 7 kez "rüşvet", 3 kez "edimin ifasına fesat karıştırmak" ve "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçlarından toplam 119 yıldan 328 yıla kadar hapsi isteniyor.

Aziz İhsan Aktaş ve Baki Nugay'ın soruşturma aşamasında yakalanarak tutuklandıktan sonra dosyaya konu örgüt faaliyeti çerçevesinde gerçekleşen rüşvet eylemleri hakkında savcılığa verdikleri bilgiler nedeniyle haklarında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması talep ediliyor.

Tutuklu sanık Rıza Akpolat'ın 30 kez "ihaleye fesat karıştırma", 17 kez "özel belgede sahtecilik", 2 kez "resmi belgede sahtecilik", 1 kez "nitelikli dolandırıcılık", 2 kez "rüşvet", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "haksız mal edinme, mal kaçırma veya gizleme" suçlarından toplam 86 yıldan 234 yıla kadar hapsi istenen mütalaada, tutuksuz sanık Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Ali Rıza Yılmaz'ın 21 kez "ihaleye fesat karıştırma", 17 kez "özel belgede sahtecilik", 2 kez "resmi belgede sahtecilik" ve "nitelikli dolandırıcılık" suçlarından toplam 64 yıl 6 aydan 179 yıla kadar hapsi öngörülüyor.

Tutuksuz sanık Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Alican Abacı hakkında mütalaada, "ihaleye fesat karıştırma", "özel belgede sahtecilik", "resmi belgede sahtecilik", "nitelikli dolandırıcılık" ve 3 kez "rüşvet" suçlarından toplam 21 yıl 6 aydan 75 yıla kadar hapis cezası isteniyor.

Mütalaada, adli kontrolün kaldırılmasının ardından görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, görevlerinden uzaklaştırılan tutuksuz sanıklar Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, görevinden uzaklaştırılan tutuklu sanık Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin ile eşi tutuklu sanık Celal Tekin'in "rüşvet" suçundan 4'er yıldan 12'şer yıla kadar hapisle cezalandırılması talebinde bulunuluyor.

Esenyurt Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan tutuksuz sanık Ahmet Özer'in 2 kez "ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma" suçundan 6 aydan 2 yıla kadar hapisle cezalandırılmasının istendiği mütalaada, Avcılar Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan tutuksuz sanık Utku Caner Çaykara'nın "ulaşım araçlarının hareketinin engellenmesi, kaçırılması veya alıkonulması" suçundan beraatiyle, "rüşvet" suçundan ise 4 yıldan 12 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Toplam 26 sanık hakkında "örgüte üye olma" suçundan 2'şer yıldan 5'er yıla kadar hapis cezası talebinde bulunulan mütalaada, diğer sanıkların da farklı suçlardan değişen oranlarda hapisle cezalandırılması isteniyor.

'Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'un yürürlüğe girmesinin ardından kurulan İzleme Kurulu, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında ilk toplantısını gerçekleştiriyor

İmralı Süreci'nde yasal altyapının tamamlanmasının ardından yeni bir aşamaya geçiliyor. Süreç yasasının kanunlaşmasıyla birlikte oluşturulan İzleme Kurulu, bugün ilk toplantısını yapmak üzere bir araya geliyor

24.08.2026 11:11:00
Haber Merkezi
 
 'Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'un yürürlüğe girmesinin ardından kurulan İzleme Kurulu, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında ilk toplantısını gerçekleştiriyor
 'Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'un yürürlüğe girmesinin ardından kurulan İzleme Kurulu, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında ilk toplantısını gerçekleştiriyor
İmralı Süreci'nde yasal altyapının tamamlanmasının ardından yeni bir aşamaya geçiliyor. Süreç yasasının kanunlaşmasıyla birlikte oluşturulan İzleme Kurulu, bugün ilk toplantısını yapmak üzere bir araya geliyor.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında yapılacak toplantıda, sürecin işleyişine ve takip mekanizmalarına ilişkin kritik başlıklar masaya yatırılacak.

Kurulda Cevdet Yılmaz'ın yanı sıra Adalet Bakanı, Dışişleri Bakanı, İçişleri Bakanı, Milli Savunma Bakanı, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı, Milli Güvenlik Kurulu (MGK) Genel Sekreteri de hazır bulunacak.

ALT KURULLAR OLUŞTURULUYOR
İlk toplantının en önemli gündem maddelerinden birini, sürecin farklı aşamalarını koordine edecek alt kurulların oluşturulması oluşturuyor. Bu kapsamda silahların teslimi ve sahadaki teyit mekanizmaları, adli süreçler, sosyal uyum ve rehabilitasyon başlıklarına yönelik ayrı çalışma gruplarının kurulması öngörülüyor.

Bu kurullar aracılığıyla silahların teslim süreçlerinin yanı sıra teslim olan örgüt mensuplarının hukuki durumlarının da yakından takip edileceği belirtiliyor.

Ayrıca ihtiyaç duyulması halinde yeni alt komisyonlar kurma yetkisine sahip olan kurula, bakanlıklar, kamu kurumları ve kuruluşlarının temsilcileri ile gerekli görülen uzman isimlerin de davet edilebileceği ifade edildi. Toplantının ardından sürecin işleyişine ilişkin yazılı bir açıklama yapılması bekleniyor.

Bursa'nın Kestel ve Yıldırım ilçelerinde 3 farklı alanda çıkan orman yangınlarına havadan ve karadan müdahale ediliyor

Bursa'nın Kestel ve Yıldırım ilçelerinde 3 farklı alanda çıkan orman yangınlarına havadan ve karadan müdahale ediliyor

24.08.2026 10:55:00
AA
 
Bursa'nın Kestel ve Yıldırım ilçelerinde 3 farklı alanda çıkan orman yangınlarına havadan ve karadan müdahale ediliyor
Bursa'nın Kestel ve Yıldırım ilçelerinde 3 farklı alanda çıkan orman yangınlarına havadan ve karadan müdahale ediliyor
Kestel'e bağlı Derekızık ve Aktaştepe mahalleleri ile Yıldırım ilçesine bağlı Karapınar Mahallesi'ndeki ormanlık alanda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.

İhbar üzerine bölgelere Bursa Orman Bölge Müdürlüğü ekipleri sevk edildi.

Ekiplerin alevlere 2 helikopter, 8 arazöz, 3 su tankeri, 6 ilk müdahale ve hizmet aracı, 4 dozerle müdahalesi sürüyor.

Ayvacık'ta 15'i çocuk 32 kaçak göçmen yakalandı

Çanakkale'nin Ayvacık ilçesi açıklarında Sahil Güvenlik Komutanlığı ekiplerince 15'i çocuk toplam 32 kaçak göçmen yakalandı

24.08.2026 10:24:00
İhlas Haber Ajansı
 
Ayvacık'ta 15'i çocuk 32 kaçak göçmen yakalandı
Ayvacık'ta 15'i çocuk 32 kaçak göçmen yakalandı
Çanakkale'nin Ayvacık ilçesi açıklarında Sahil Güvenlik Komutanlığı ekiplerince 15'i çocuk toplam 32 kaçak göçmen yakalandı.

Sahil Güvenlik Kuzey Ege Grup Komutanlığı ekipleri, Ayvacık ilçesi açıklarında lastik bot içerisinde kaçak göçmenler olduğu bilgisi üzerine harekete geçti.

Sahil Güvenlik Gemisi 'TCSG-61' ve Sahil Güvenlik Botu 'KB-103' tarafından hareket halinde durdurulan lastik bot içinde 15'i çocuk toplam 32 kaçak göçmen yakalandı.

Kaçak göçmenler işlemlerinin ardından Ayvacık Göçmen Ön Kabul ve Sevk Merkezine (GÖKSEM) teslim edildi.

Ankara Mamak'ta yangın

Ankara'nın Mamak ilçesinde ağaçlık alanda çıkan yangına itfaiye ekipleri müdahale ediyor.

23.08.2026 23:39:00 / Güncelleme: 23.08.2026 23:42:48
İhlas Haber Ajansı
 
Ankara Mamak'ta yangın
Ankara Mamak'ta yangın
Ankara'nın Mamak ilçesinde ağaçlık alanda çıkan yangına itfaiye ekipleri müdahale ediyor.

Yangın, Mamak ilçesi Başak Mahallesi Hüseyingazi semtinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, ormanlık alanda henüz bilinmeyen bir nedenden ötürü saat 18.00 sıralarında yangın çıktı.

İhbar üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye ekibi sevk edildi. İtfaiye ekipleri yangını söndürmek için müdahale devam 

Adana'daki evlerine düzenlenen operasyon ile geçtiğimiz hafta gözaltına alınan Furkan Vakfı Kurucu Başkanı Alparslan Kuytul ve eşi Semra Kuytul tutuklandı

Furkan Vakfı Kurucu Başkanı Alparslan Kuytul ile eşi Semra Kuytul, Adana merkezli 6 ilde düzenlenen operasyonda gözaltına alınmıştı

23.08.2026 15:00:00
Haber Merkezi
 
Adana'daki evlerine düzenlenen operasyon ile geçtiğimiz hafta gözaltına alınan Furkan Vakfı Kurucu Başkanı Alparslan Kuytul ve eşi Semra Kuytul tutuklandı
Adana'daki evlerine düzenlenen operasyon ile geçtiğimiz hafta gözaltına alınan Furkan Vakfı Kurucu Başkanı Alparslan Kuytul ve eşi Semra Kuytul tutuklandı
Adana'daki evlerine düzenlenen operasyon ile geçtiğimiz hafta gözaltına alınan Furkan Vakfı Kurucu Başkanı Alparslan Kuytul ve eşi Semra Kuytul tutuklandı.

Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kamuoyunda "Kuytulcular" olarak bilinen yapılanmaya yönelik başlatılan soruşturma kapsamında ilk etapta 32 kişi gözaltına alınmıştı. Takip eden 3 günde yapılan ek gözaltılarla birlikte adliyeye sevk edilen 56 kişiden 3'ü serbest bırakılırken, 51 şüpheli hakkındaki işlemler devam ediyor.

Adana merkezli 6 ilde 49 adrese eşzamanlı olarak gerçekleştirilen operasyonda gözaltına alınanlara, "suç örgütü kurma ve yönetme," "örgüt üyeliği," "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama," "nitelikli dolandırıcılık," "resmi belgede sahtecilik" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlamaları yöneltiliyor.

'Furkan Hareketi'ne operasyon
Geçen hafta vakfın kurucusu ve başkanı Alparslan Kuytul'un evinin önüne çok sayıda polis ekibi sevk edilerek arama yapıldı. Arama işlemlerinin ardından Alparslan Kuytul ve eşi Semra Kuytul ile birlikte çok sayıda vakıf üyesi gözaltına alındı.

Gözaltı kararlarına Furkan Hareketi ve Kuytul'un sosyal medya hesapları üzerinden tepki gösterildi. Kuytul adına 22 Ağustos'ta X platformundan yapılan açıklamada suçlamalar reddedilerek şu ifadelere yer verildi: "Bu hareket alnının akıyla, suç işlemeden mücadelesiyle; emniyet de bu zulmüyle Türkiye tarihine geçiyor."

Ayrıca operasyon sürecinde Kuytul'un avukatlarının da gözaltına alındığı ve ifadesinin avukatsız alındığı öne sürüldü. Kuytul'un bu uygulamayı "savunma hakkının gaspı" olarak değerlendirdiği aktarıldı.

'Furkan Hareketi' ve Kuytul'un sosyal medya hesaplarına şu anda Türkiye'den erişim sağlanamıyor.

Soruşturmanın hukuki boyutuna ilişkin açıklama yapan Adalet Bakanı Akın Gürlek, Adana Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü dosya kapsamında 32 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldığını ve vakıfla bağlantılı 5 şirkete kayyum atandığını duyurdu. Bakan Gürlek, operasyonun niteliğine dair yaptığı değerlendirmede soruşturmanın "herhangi bir dini grubu, inancı veya düşünceyi" hedef almadığının altını çizdi.

Suçlamalar neler?
Adana merkezli faaliyet gösteren Furkan Vakfı, bünyesinde "Hocaefendi" olarak anılan kurucusu Alparslan Kuytul ile özdeşleşmiş bir yapı olarak biliniyor.

Grup, son yıllarda iktidara yönelik sert eleştirilerinin yanı sıra sık sık karşı karşıya kaldığı polis müdahaleleri ve adli soruşturmalarla gündeme geliyordu.

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.