YENİ MESAJ / ANALİZ HABER
ABD'de George Floyd'un 25 Mayıs'ta polis şiddeti sonucu hayatını kaybetmesiyle başlayan kitlesel protestolarda güvenlik güçleri ile gösteriler arasında tansiyon tırmandığı sırada ABD'nin eski başkanı Barack Obama'dan dikkat çeken bir açıklama geldi.
Obama, geçen Çarşamba akşamı canlı yayımlanan video konuşmasında, Afroamerikalılara şu sözlerle seslendi: "Önemli olduğunu bilmeni istiyorum. Hayatının ve hayallerinin önemli olduğunu bilmeni istiyorum."
Ancak ABD'deki pek çok Afroamerikalı, kendilerine önem verildiğine, hayallerini gerçekleştirmelerine fırsat verileceğine inanmıyor. Bu nedenle ülke geneline yayılan kitlesel gösterilerde ırkçılığın ve bunun yol açtığı sosyal adaletsizliğin giderilmesi beklentisi dile getiriliyor.
Irkçılık kanunen yasak fakat...
Yurttaş Hakları Kanunu'nun 1964 yılında kabul edilmesinden bu yana ABD'de ırk ayrımı yasak. Buna rağmen günümüzde, çoğunluk toplumunu oluşturan beyazların refah ve eğitim düzeyi siyahilere kıyasla daha yüksek, sağlık durumları da daha iyi.
Afroamerikalı halkın son 10 yıldaki ortalama geliri, beyazların gelirinden yüzde 20-25 oranında daha az artış gösterdi. Bunun nedeni onlar arasından Mark Zuckerberg, Bill Gates ya da Jeff Bezos gibi multi milyarderler çıkmıyor.
Üstelik yoksul ailelerden gelen siyahilerin çok az bir bölümü daha yüksek bir gelir grubuna geçiş yapabiliyor. Brookings Enstitüsü'nün verilerine göre, en düşük gelir grubundan daha iyi bir gelir grubuna çıkabilen beyazların oranı siyahilerden iki kat fazla. Peki ırk ayrımının kanunen yasak olduğu bir ülkede, bu adaletsizlik nasıl açıklanıyor? Uzmanlar bu durumu 'kurumsal ırkçılık' kavramıyla izah ediyor. ABD'de kurumsal ırkçılığın uzun bir geçmişe sahip olduğuna dikkat çeken uzmanlar; yargı süreçleri, eğitim fırsatları ve sağlık hizmetleri gibi konularda Afroamerikalıların daha dezavantajlı konumda bulunduğunu kaydediyor.
Parası olan sigorta yaptırıyor
Sağlık politikaları da Afroamerikalıları dezavantajlı konuma iten nedenler arasında. ABD'de ancak iyi gelire sahip olanlar, işvereni olan ya da kendi imkânlarıyla sağlık sigortasını ödeyebilenler sağlık güvencesine sahip.
Kaiser Aile Vakfı'nın bir araştırmasına göre 2018 yılında siyahilerin yüzde 11.5'i sağlık güvencesine sahip değildi. Beyazlar arasında bu oran yüzde 7.5... Üstelik ABD'deki sağlık sistemi, dünyanın en pahalıları arasında yer alıyor. ABD'deki kişisel iflasların yaklaşık üçte ikisi sağlık harcamalarından kaynaklanıyor ve bunda siyahilerin oranı daha yüksek.
Ayrı mahallelerde yaşıyorlar
ABD'de ırk ayrımı hukuken yasak olsa da fiilen var ve Afroamerikalılar ile beyaz Amerikalılar genelde ayrı mahallelerde yaşıyor. Sağlık hizmetlerinden yararlanmakta güçlük çeken siyahiler beyazlarla eşit eğitim fırsatlarından da yararlanamıyor.
Genelde siyahilerin mahallerindeki okulların kalitesi, beyazların mahallerindeki okulların kalitesine kıyasla daha kötü. Bunun sonucunda siyahilerin iş piyasasındaki şansları da azalıyor. ABD'deki etnik grupların sahip olduğu imkân ve fırsatlar arasındaki bu farklar, gelir adaletsizliğinin hem nedeni hem de sonucu oluyor ve eşitsizlik bir kısır döngüyü yansıtıyor.
Siyahlar her açıdan dezavantajlı
• Siyahilerin yaşam koşulları, ortalama yaşam sürelerini de olumsuz yönde etkiliyor. Afroamerikalılar daha sık kronik hastalıklarla mücadele etmek zorunda kalıyor. Yetişkin siyahiler arasındaki diyabet oranı, beyazlardan iki kat fazla. Ulusal Sağlık Merkezi'nin istatistiklerine göre siyahilerin yaşam süresi beyazların 4 yıl gerisinde.
• Siyahiler genelde hava kirliliğin yoğun olduğu mahallelerde yaşıyor, daha az sağlıklı gıda tüketebiliyor, dondurulmuş yemek ile beslenmek zorunda kalıyor.
• ABD'de Covid 19 nedeniyle hayatını kaybedenler arasında Afroamerikalıların sayısı daha yüksek. Bunun gerisinde hem çok sağlıklı olma koşullarına sahip olmamaları, hem sağlık hizmetlerinden yararlanamamaları, hem de para kazanmak için kolayca virüs enfekte olabilecekleri ortamlarda çalışmak zorunda kalmaları yatıyor. Bu da zaten sosyal adaletsizliğin bir yansıması olarak değerlendiriliyor.