logo
13 HAZİRAN 2026

Ata yadigârına bu reva mı?

08.08.2007 00:00:00
Bu fotoğraflar bizim değerlerimize yabancı bir ülkede çekilmedi. Bu fotoğraf tarihi eserleriyle inci gibi süslenmiş, Osmanlı'nın yadigarı, payitahtı olan Bursa'da çekildi. Burası tarihi İncirli Dergahı.

Mustafa SabriSiz hüzün nedir bilirsiniz? Hüzün çiçekleri diye şiirler bile duymuşsunuzdur. Sözü uzatmayayım ve ben bugün içimi ezen, derinlemesine yaralayan, düşünce yığınları altında sırtıma tonlarca ağırlık bırakan bir fotoğraftan bahsedeceğim?Erzurum'da dünyaca ünlü Çifte Minare'yi de gördüğüm zaman aynı duyguları yaşamıştım.Bu fotoğraf bizim değerlerimize yabancı bir ülkede çekilmedi. Bu fotoğraf tarihi eserleriyle inci gibi süslenmiş, Osmanlı'nın yadigarı, payitahtı olan Bursa'da çekildi. Bursa'nın merkezine yakın bir yerde. Bursa'nın Yıldırım Camii ile Yeşil Türbe'nin tam ortasında. Burası tarihi İncirli Dergahı. Bursa'nın tarihi eserleri içerisinde dergahlar önemli yer tutar. Dergahların işlevleri hakkında geniş bilgi şu anki yazımızın amacını aşacağından kısaca şunu söyleyeyim. Tekkeler aynı zamanda o mahallenin sosyal hizmetlerini gören kurumlardı. İnsan kalitesine önem veren çırağını, öğrencisini, anne ve babayı "en olgun insan'' seviyesine çıkarmak için çalışan şefkatli yüksek terbiye pınarlarıydı. Osmanlı sadece bedenen yıkılmadı. İnsanıyla, kurumlarıyla yıkıldı. Bugün; kurtlara yiyecek bırakıp, aç kalmasından dolayı benim insanıma zarar verebilir düşüncesinde bir faaliyet, bir dernek var mı? Onlar en mükemmellikleri yakaladı, yaşadı ve gittiler. Bize düşen onlara saygı duymak, vefalı davranmaktır.Bahsi geçen İncirli Dergahı hakkında kısa bir araştırma yaptım.Mirat-ı Burusa adlı eserde şöyle deniyor:"Şeyh Mehmet Efendi, Abdülkadir Efendi, Necmettin Efendi bu dergahta gömülüdür. Dergahın tevhidhanesi geniş ve güzeldir. Minberin arkasında çeşitli konularda pek çok kitap içeren bir de kütüphanesi vardır. Postnişini Eşrefzadelerden Ziyaeddin Efendidir. Bu zat son derece iyi huylu ve sağlam ahlaklıdır. Cuma geceleri Eşrefi kolunun usulünce zikir icra olunur" ( Bursa'nın Aynası, Hasan Taib Efendi. İl. Öz. İdaresi yy. Haz. M. Fatih. Birgül s.145 Setbaşı Büyükşehir Bld. Şehir Kütüphanesi).Bu dergahta görevli şeyhler şöyle sıralanır:'"Mehmet Efendi (öl. 1061-1650)İzzettin Efendi (öl. 1152-1739)Abdülkadir Necip Efendi (öl. 1202-1787)Safiyyeddin Efendi (öl. 1205-1790)Necmettin Efendi (öl. 1217-1802)Mehmet Habib Efendi (öl. 1218-1803)Fahrettin Efendi (öl. 1227-1812)Nafiz Efendi (öl. 1282-1865)Ahmet Ziyaeddin Efendiİsmail Galip Efendi (öl. 1284-1867)Ali Sırrı Efendi (öl. 1322-1904)Ahmet Ziyaeddin Efendi (öl. 1324-1907)Fahrettin Efendi (öl. 1354-1935)" (Bursa'da Tarikatlar ve Tekkeler, Prof. Dr. Mustafa Kara. Setbaşı  Büyükşehir Bld. Şehir Kütüphanesi. Demirbaş no 234).Şu anda yok olmaya yüz tutmuş mezar taşlarından birinde şunlar yazmaktadır:"Hüvel Hayyul BakıEşrefzade Eşşeyh Muhammed Fahreddin Efendi'ninhalifesi merhumeMağfirun leha Habibe Hanım?"Burada sadece erkekler değil, kadınlar da gereği gibi istifade etmektedir. Bu dergahlar vesilesi ile nice kadınlar, ilimde, musikide, ahlak ve fazilette mükemmel seviyelere çıkmışlardır. Mevlit okunması, hatim cemiyetlerinin tertiplenmesi, yoksul, borçlu, hasta olanlara yardım gibi konularda kadınlar da çalışırlardı.Yukarıda ismi geçen zatlar içerisinde, Sırrı Efendi'nin bir başka özelliğine daha rastlıyoruz. Hattat olduğunu öğreniyoruz. Tekkelerde, meslek öğrenmek, ya da ilmi çalışma yapmak isteyenler, ya bir üstadı ya da ona giden yolu bulabiliyordu.SIRRI EFENDİ: Bursalı hattat. Künyesi Şeyh Ali Sırrı Efendi'dir. Şeyh Galip Efendi'nin oğludur. Ana tarafından Niyazi Mısri, baba tarafından Eşrefoğlu soyundandır. 1853 yılında Bursa'da, Setbaşı'ndaki Şabaniye Dergahı'nda doğdu. İncirli Eşrefiye ve Ulucami yakınındaki Ahmed Gazzi Dergahı'nda şeyhlik yaptı. Osman Şems Efendi'den el almıştır. Mevlevi şeyhlerinden Bursalı Zeki Dede ile İranlı hattat Hasan Efendi'den ders gördü. Talik ve Sülüs yazıda usta idi. Ulucami ile Muradiye Camii'nde büyük birer levhası vardır. Çok sayıda çeşmede de yazıları vardır. Ayrıca bazı kitaplar da yazmıştır. 1325/1905 yılında İstanbul'da Hakka yürümüştür. Yadigar-ı Şemsi'ye göre ise 1322/1902 yılında ölmüştür. Mezarı, Karacaahmed yakınlarında Hz. Şemsi'nin türbesi yakınlarındadır. Sırrü'l-erkan adlı bir kitabı vardır. (Bursa YABEK O. 697, www.kaplanoğlu.org).Mahalle sakinlerinden 87 yaşlarında bir amcanın anlattıkları konuyu özetliyordu: "Tekkeler kapandıktan sonra burası bakımsızlığa terk edildi. Burada Cuma günleri sohbetler olurdu. Ben hocaları görüyordum. Bir zaman saman deposu olarak kullanıldı. Daha sonra bir kişi buraya makineleri getirip atölye kurdu. Yıllarca öyle gitti. Şimdi her şey harap vaziyette. Duyduğuma göre buraya bina yapılacakmış."Bursa'nın Orhangazi semtinde Gökdere Medresesi de böyle harap vaziyetteydi. Şimdi tamir edildi. Yenilendi. Güzel bir salonu var. Kültür faaliyeti olarak da hizmet veriyor. Bu eser kazanıldı. Ve hatırası korundu. Bu hatıraların her biri bu milletin dininin, kültürünün, kimliğinin, bağımsızlığının, devletinin canlı şehitleridir.Bu güzide mekan bir sosyal müessese olarak insanların niye hizmetine sunulmasın. Amcanın söylemesine göre buralara bina yapılacakmış. Hem şehir yük kaldırmıyor, insanlar nefes alacak temiz havayı bulamıyor deniyor, bir yandan da en küçük köşelere bile bina yapılmaya kalkılıyor, hem de tarih kokan bir mekan.Umarız ki yetkililer bu esere gereği gibi sahip çıkar. Ya da bu köşede bir garip yazı kalır.       

 

 

Gaziantep 4.6 ile sallandı

Gaziantep’in Nurdağı ilçesinde, 13 Haziran 2026 Cumartesi günü saat 00:08'de 4.6 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi

13.06.2026 00:26:00
Haber Merkezi
Gaziantep 4.6 ile sallandı
Gaziantep 4.6 ile sallandı
Gaziantep'in Nurdağı ilçesinde, 13 Haziran 2026 Cumartesi günü saat 00:08'de 4.6 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) tarafından paylaşılan verilere göre, yer sarsıntısı yerin 7.01 kilometre derinliğinde gerçekleşti.

Deprem, Gaziantep merkezinin yanı sıra çevre il ve ilçelerde de hissedildi. Sarsıntının ardından bölgedeki ekipler hızla saha tarama çalışmalarına başladı.

İlk belirlemelere göre deprem nedeniyle herhangi bir can kaybı ya da binalarda yıkım bildirilmedi.

Sarsıntı sebebiyle Nurdağı ve çevre bölgelerdeki vatandaşlar kısa süreli panik yaşayarak evlerinden sokaklara çıktı. Resmi makamlar ve bölgedeki ekipler gelişmeleri yakından takip etmeye devam ediyor.

Türkiye’yi sarsan suikastta skandal karar

Diyarbakır’da 24 Ocak 2001 tarihinde düzenlenen hain pusuda şehit edilen Emniyet Müdürü Ali Gaffar Okkan ve 5 polis memurunun suikastına ilişkin davada skandal bir hukuki gelişme yaşandı

12.06.2026 20:08:00
Haber Merkezi
Türkiye’yi sarsan suikastta skandal karar
Türkiye’yi sarsan suikastta skandal karar
Diyarbakır'da 24 Ocak 2001 tarihinde düzenlenen hain pusuda şehit edilen Emniyet Müdürü Ali Gaffar Okkan ve 5 polis memurunun suikastına ilişkin davada skandal bir hukuki gelişme yaşandı.

Yaklaşık çeyrek asırdır kırmızı bültenle aranan terör örgütü Hizbullah mensubu firari iki sanık hakkındaki kamu davası, yasal zaman aşımı süresinin dolması gerekçesiyle tamamen düşürüldü.

Kırmızı bültenler kaldırıldı, dosya kapatıldı



Saldırının ardından yürütülen soruşturmalar kapsamında, suikastın asli faillerinden oldukları gerekçesiyle 25 yıldır gıyaplarında yargılanan firari sanıklar Haşim Alabalık ve Murat Aktaş hakkındaki hukuki süreç son buldu.

Mahkeme, mevzuatta öngörülen zaman aşımı süresinin dolduğuna hükmederek sanıklar hakkındaki davayı düşürdü. Bu kararla birlikte, çeyrek asırdır yürürlükte olan yakalama emirleri ve uluslararası kırmızı bülten kararları da iptal edildi.

Hapiste tek bir sanık bile kalmadı



Diyarbakır Emniyet Müdürü Ali Gaffar Okkan ile birlikte polis memurları Mehmet Kamalı, Sabri Kün, Mehmet Sepetçi, Atilla Durmuş ve Selahattin Baysoy'un şehit edildiği pusu, Türkiye tarihinin en karanlık suikastlarından biri olarak kayıtlara geçmişti.

Olayın ardından yakalanan ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan Hizbullah hükümlüleri, ilerleyen yıllarda "yeniden yargılama" talebinde bulunmuştu.

Mahkemelerin bu talepleri kabul etmesi üzerine, infazı durdurulan son sanıklar da Ocak 2019'da tahliye edilmişti. Cezaevinde hiçbir tutuklu veya hükümlünün kalmadığı dosyada, son firari iki sanığın davasının da zaman aşımıyla düşmesiyle birlikte, 6 şehidin verildiği Gaffar Okkan suikastı davası hukuken tamamen kapanmış oldu. Karar, kamuoyunda ve şehit ailelerinde büyük bir üzüntü ve tepkiyle karşılandı.

Fethiye'de Daltonlar ve Casperlar soruşturmasında yeni operasyon: 22 gözaltı

Fethiye merkezli 7 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda, suç örgütleri adına keşif ve eylem yaptığı ve azmettirme faaliyetlerinde bulunduğu tespit edilen 22 şüpheli gözaltına alındı

12.06.2026 19:01:00
İHA
Fethiye'de Daltonlar ve Casperlar soruşturmasında yeni operasyon: 22 gözaltı
Fethiye'de Daltonlar ve Casperlar soruşturmasında yeni operasyon: 22 gözaltı
Muğla'nın Fethiye ilçesinde, suç örgütlerinin adını kullanarak suç işleyen şüphelilere yönelik başlatılan soruşturmada yeni bir aşamaya geçildi. Geçtiğimiz 20 Ocak'ta Muğla merkezli gerçekleştirilen ilk operasyonda "Daltonlar" ve "Casperlar" adlı yapılanmalara yönelik çalışmalarda 15 şüpheli yakalanmış, bunlardan 8'i tutuklanmıştı.






Alınan ifadeler ve ele geçirilen dijital materyallerin incelenmesi sonucu, suç örgütü adına keşif ve eylem gerçekleştirdiği ve azmettirme faaliyetlerinde bulunduğu tespit edilen şüphelilere yönelik 7 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 22 şüpheli gözaltına alındı.








Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından sağlık kontrollerinden geçirilerek adliyeye sevk edildi.

‘Çıplak arama’ iddiasına soruşturma

İBB davası tutuklularından eski Medya A.Ş. Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker’in mahkemedeki "çıplak arama ve kötü muamele" beyanlarının ardından İçişleri Bakanlığı harekete geçti. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin talimatıyla iddiaların tüm yönleriyle araştırılması için Mülkiye ve Polis Müfettişleri görevlendirildi

12.06.2026 15:40:00
Haber Merkezi
‘Çıplak arama’ iddiasına soruşturma
‘Çıplak arama’ iddiasına soruşturma
Kamuoyunun yakından takip ettiği İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davası kapsamında 15 aydır tutuklu yargılanan eski Medya A.Ş. Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker, Silivri'de görülen duruşmadaki savunmasında sarsıcı iddialarda bulundu. Türker, gözaltına alındığı süreçte İstanbul Emniyet Müdürlüğü yerleşkesinde "çıplak arama" adı altında insan onuruna aykırı uygulamalara maruz kaldığını ve bir savcı tarafından çocuklarının velayetiyle tehdit edildiğini öne sürdü. Çığ gibi büyüyen tepkilerin ardından İçişleri Bakanlığı, iddialarla ilgili idari soruşturma başlatıldığını duyurdu.

Bakan Çiftçi'den şeffaf soruşturma talimatı

İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan resmi açıklamada, isim verilmeden bir ceza davası kapsamında tutuklu yargılanan bir şahsın gözaltı sürecindeki usulsüzlük iddialarına değinildi. Açıklamada, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin doğrudan talimatıyla konunun hukuki, teknik ve idari açıdan tam bir şeffaflıkla incelenmesi amacıyla Mülkiye Müfettişi ve Polis Müfettişi görevlendirildiği belirtildi.

Duruşma salonundaki savunma gündem yarattı

İBB davasının 47. gününde hakim karşısına çıkan Fatoş Pınar Türker, Vatan Emniyet Müdürlüğü'ndeki kamerasız bir arşiv odasında bir kadın polis memuru tarafından kıyafetlerini ve iç çamaşırını çıkarmaya zorlandığını detaylarıyla anlattı. Türker, savunmasında, "Bana 'Cinsel organını aç, arkanı dön ve eğil' dendi. Bunu insanların onurunu kırmak için yapıyorlar. Yapan utansın, ben utanmıyorum" ifadelerini kullandı. Ayrıca, soruşturma savcısının kendisini "Bu kafayla çocuklarını asla göremeyeceksin, onları Sosyal Hizmetler alır" diyerek itirafçılığa zorladığını da iddia etti.

Emniyet ve Başsavcılık iddiaları yalanlamıştı

Türker'in mahkemedeki yankı uyandıran bu ifadelerinin ardından ilk olarak İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü bir açıklama yayınlayarak iddiaları "asılsız" olarak nitelendirmiş, tüm işlemlerin insan hakları ilkelerine uygun yapıldığını savunmuştu. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı da Türker'in Marmara Cezaevi'ne girişte çıplak aranmadığını beyan ederek iddiaları reddetmişti. Ancak Türker'in avukatları, kötü muamele şikayetinin cezaevi girişine değil, emniyetteki ilk gözaltı anına ait olduğunu belirterek şeffaf bir soruşturma yürütülmesi çağrısını yinelemişti.

Siyaset ve hukuk dünyasında geniş yankı bulan olayla ilgili görevlendirilen müfettişlerin, emniyetteki kamera kayıtlarını inceleyerek ve ilgili personelin ifadelerine başvurarak hazırlayacağı rapor doğrultusunda adli sürecin seyrinin netleşmesi bekleniyor.

Fenalaşan yolcu için şoför ve yolcular seferber oldu

Sakarya'da belediye otobüsünde seyir halindeyken fenalaşan yolcu için şoför ve yolcular adeta seferber oldu. Güzergahını değiştirerek otobüsü hastaneye süren şoför ile yolcuların örnek dayanışması araç kamerasına yansıdı

12.06.2026 15:30:00
İhlas Haber Ajansı
Fenalaşan yolcu için şoför ve yolcular seferber oldu
Fenalaşan yolcu için şoför ve yolcular seferber oldu
Sakarya Büyükşehir Belediyesi'ne ait 9-B Maltepe Hattı'nda sefer yapan belediye otobüsünde meydana gelen olayda, seyir halindeki otobüste bulunan bir yolcu aniden fenalaştı. Durumu fark eden yolcular, vakit kaybetmeden otobüs şoförüne haber verdi. İhbar üzerine harekete geçen şoför, güzergahını değiştirerek otobüsü Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne yönlendirdi.

Hastaneye ulaşıncaya kadar yolcular fenalaşan vatandaşın yere düşmesini engellemek için destek olurken, sakinleştirmeye çalışarak ilk müdahaleyi gerçekleştirdi. Kısa sürede hastanenin acil servis girişine ulaşan otobüste bulunan yolcular, sağlık ekiplerinin getirdiği sedyeye kadar fenalaşan vatandaşa eşlik etti. Yaşanan toplumsal duyarlılık anları saniye saniye araç içi kamerasına yansıdı.

Muhsin Yazıcıoğlu dosyasında yeni gelişme

Büyük Birlik Partisi (BBP) Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin Kahramanmaraş'ta yürütülen ana soruşturma dosyası, "yetkisizlik" kararı verilerek Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderildi. Bu kritik kararla birlikte, yıllardır aydınlatılamayan karanlık noktalar başkentte yeniden mercek altına alınacak

12.06.2026 15:10:00
Haber Merkezi
Muhsin Yazıcıoğlu dosyasında yeni gelişme
Muhsin Yazıcıoğlu dosyasında yeni gelişme
Türk siyasi tarihinin en tartışmalı olaylarından biri olan Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasında bugün çok önemli bir hukuki kırılma noktası yaşandı. 25 Mart 2009 tarihinde Kahramanmaraş'ın Göksun ilçesinde meydana gelen ve BBP Lideri Muhsin Yazıcıoğlu ile beraberindeki 5 kişinin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan helikopter kazasına dair yürütülen ana soruşturmada yetkisizlik kararı çıktı.

Dosyadaki tüm deliller başkente taşınıyor

Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından uzun yıllardır sürdürülen geniş kapsamlı ana soruşturma dosyası, alınan yetkisizlik kararının ardından resmi olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na devredildi. Kararla birlikte; olay gününe ait tüm radar kayıtları, teknik raporlar, tanık ifadeleri, dijital materyaller ve bugüne kadar toplanan tüm deliller Ankara'ya ulaştırılacak.

Soruşturma sil baştan incelenecek

Kamuoyunda suikast şüphelerinin ve ihmal iddialarının hiçbir zaman dinmediği olayla ilgili soruşturmanın yeni aşamasının başkentte yürütülecek olması, davanın seyri açısından tarihi bir dönüm noktası olarak görülüyor. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, özellikle geçmiş dönemde dosyaya yön veren şüpheli yapıların ve FETÖ müdahalesi iddialarının üzerine giderek soruşturmayı sil baştan, derinlemesine ele alması bekleniyor.

Yazıcıoğlu ailesi ve kamuoyu adalet bekliyor

Aradan geçen 17 yıla rağmen maddi gerçeğin gizlendiğini ve delillerin karartıldığını savunan Yazıcıoğlu ailesi ile BBP camiası, bu gelişmenin ardından hukuki sürecin hızlanmasını umut ediyor. Ankara'daki özel birimlerin koordinasyonunda yürütülecek yeni soruşturma sürecinde, helikopterin düşüş nedeninden arama-kurtarma faaliyetlerindeki gecikmelere kadar karanlıkta kalan tüm soru işaretleri tek tek masaya yatırılacak.

Adalet arayışı bürokrasiye mi takıldı?

Büyük Birlik Partisi (BBP) Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki 5 kişinin hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin yürütülen ana soruşturmada önemli bir hukuki gelişme yaşandı

12.06.2026 14:56:00
Haber Merkezi
Adalet arayışı bürokrasiye mi takıldı?
Adalet arayışı bürokrasiye mi takıldı?
Büyük Birlik Partisi (BBP) Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki 5 kişinin hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin yürütülen ana soruşturmada önemli bir hukuki gelişme yaşandı.

Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı, dosya hakkında "yetkisizlik" kararı vererek soruşturmayı Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na devretti.

Yetkisizlik kararı verildi



25 Mart 2009 tarihinde Kahramanmaraş'ın Göksun ilçesindeki Keş Dağı'na düşen helikopterde Muhsin Yazıcıoğlu, pilot Kaya İstektepe, gazeteci İsmail Güneş, BBP yöneticileri Erhan Üstündağ, Yüksel Yancı ve Murat Çetinkaya hayatını kaybetmişti.

Olayın ardından Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı bünyesinde başlatılan ve yıllardır titizlikle yürütülen geniş kapsamlı ana soruşturma dosyasında yeni bir hukuki safhaya geçildi. Başsavcılık, yaptığı son incelemelerin ardından dosya üzerinde yetkisizlik kararı aldı.

Soruşturma başkentte devam edecek



Alınan yetkisizlik kararının ardından Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindekilerin ölümüne ilişkin tüm evrak ve delillerden oluşan ana soruşturma dosyası, resmi işlemlerin sürdürülmesi amacıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderildi.

Türkiye siyaset tarihinin en çok tartışılan adli süreçlerinden biri olan bu soruşturma, bundan sonraki aşamada Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülecek ve başkent merkezli olarak derinleştirilecek.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekili Aykut Çelik, Ankara Başsavcısı oldu

İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekili Aykut Çelik, Ankara Başsavcısı oldu

12.06.2026 11:26:00 / Güncelleme: 12.06.2026 11:32:06
Haber Merkezi
İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekili Aykut Çelik, Ankara Başsavcısı oldu
İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekili Aykut Çelik, Ankara Başsavcısı oldu
İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekili Aykut Çelik, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na atandı. Çelik, İBB Baikanı Ekrem İmamoğlu ile diğer CHP'li belediye başkanları hakkında başlatılan İBB soruşturması ve Aziz İhsan Aktaş soruşturmalarında da görev yapmıştı. Çelik, CHP lideri Özgür Özel hakkındaki iki dosyayı da fezleke düzenlenmek üzere Ankara'ya gönderen isimdi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Gökhan Karaköse, önceki gün Yargıtay üyeliğine seçilerek görevine veda etti.

Karaköse, "Başkentimizde Cumhuriyet Başsavcılığı görevini yaptığım süre boyunca şahsıma güvenini ve desteğini her zaman hissettiğim sayın Cumhurbaşkanımıza şükranlarımı arz ediyorum" dedi ve Adalet Bakanı Akın Gürlek'e de teşekkür etti.

Akın Gürlek'in kendi kadrosunu kuracağı konuşuluyordu
Gürlek'in Adalet Bakanlığı'na getirilmesinin ardından yargı kulislerinde Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Gökhan Karaköse'nin Yargıtay üyeliğine seçileceği konuşuluyordu.

Karaköse'nin yerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekili Can Tuncay'ın ismi öne çıkıyordu. Ancak Can Tuncay, Adalet Bakan Yardımcısı olarak atanmıştı.

İstanbul'dan atama
Ancak bugün Hâkimler ve Savcılılar Kurulu (HSK) kararnamesiyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na, İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekili Aykut Çelik atandı.

HSK Birinci Dairesi'nin Adli Yargı Kararnamesi kapsamında HSK Genel Sekreter Yardımcısı Ömer Örücü ise Ankara Cumhuriyet Başsavcı Vekilliği görevine getirildi.

Ankara Cumhuriyet Savcısı olarak görev yapan ve Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nde vekaleten Genel Müdür Yardımcılığı görevini yürüten Ahmet Akdeniz de Ankara Cumhuriyet Başsavcı Vekilliği'ne atandı.

Uyuşturucu soruşturmasında 10 şüpheliye tutuklama talebi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında gözaltına alınan 23 şüpheliden 10'u tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi. Bir şüpheli hakkında ev hapsi, diğer şüpheliler hakkında ise adli kontrol uygulanması istendi

12.06.2026 06:00:00
İHA
Uyuşturucu soruşturmasında 10 şüpheliye tutuklama talebi
Uyuşturucu soruşturmasında 10 şüpheliye tutuklama talebi
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında gözaltına alınan ve aralarında ünlü isimlerin de bulunduğu 23 şüphelinin emniyetteki işlemleri tamamlanmıştı.

Sağlık kontrolünün ardından şüpheliler adliyeye sevk edilmişti. Savcılık ifadeleri tamamlanan şüphelilerden Tolga Çam, Ferhan Kaya, Murat Saygı, Enis Ahmet Onat, Emre Tari, Hasan Vatan, Reyhan Küçükyeğen, Mehmet Yıldız, Tessy Ramos Correira ve Rafet Eren Yorulmazer tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi.

Şüphelilerden Ali Efe Bezci hakkında konutu terk etmeme şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanması talep edilirken, Ayşe Hatun Önal, Ahmet Karoğlu, Kerimcan Durmaz, Kenan Doğulu, Beren Saat, Mehmet Cem Karcı, Berdan Mardini, Ozan Doğulu, Yaşar İpek, Enis Arıkan ve Selin Ciğerci'nin de aralarında bulunduğu kişiler hakkında yurt dışına çıkış yasağı uygulanması istendi.

Erden Timur için tahliye kararı

"Kara para aklama" suçlamasıyla tutuklanan eski Galatasaray yöneticisi ve NEF Holding Yönetim Kurulu Başkanı Erden Timur hakkında tahliye kararı verildi

11.06.2026 16:56:00
Haber Merkezi
Erden Timur için tahliye kararı
Erden Timur için tahliye kararı
26 Aralık 2025'te "Futbolda bahis" soruşturması kapsamında gözaltına alınan, 29 Aralık'ta "Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçundan tutuklanan Galatasaray Sportif AŞ Başkan Vekili Erden Timur, "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçundan tutuklanan eski Galatasaray yöneticisi ve NEF Holding Yönetim Kurulu Başkanı Erden Timur için tahliye kararı verildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.