logo
28 EYLÜL 2026

Atatürk, Haçlıya haddini bildirdi

Atatürk Vatandır Sempozyumu'nda bir sunum gerçekleştiren Yeni Mesaj Gazetesi Başyazarı Muharrem Bayraktar, "Atatürk'ün hayatı cephelerde emperyalizmle savaşarak geçti. Emperyalizmin yedi düveliyle savaştı. Bugün O'na sövenler Batılılarla Medeniyetler İttifakı yaparken, Haçlı masasında yan yana otururken, o Haçlıya haddini bildirdi" dedi.

08.09.2017 00:00:00
 
Gazetemizin Başyazarı Muharrem Bayraktar'ın Trabzon'da gerçekleştirilen Atatürk Vatandır Sempozyumu'nda sunduğu önemli tespitler içeren tebliğini aynen aktarıyoruz:

30 Ağustos, milli mücadelenin yıldönümü, İngiliz emperyalizminin önümüze attığı son işgalci güç olan Yunan ordusunu hezimete uğratarak, bu toprakları özgür ve egemen bir vatan haline getirişimizin yıldönümü.

İngiliz'in ve onun uşağı olan Yunan'ın Türklere bakışı nasıldı, nasıl bir dünya ve nasıl bir Anadolu hayal ediyorlardı sorularına cevap vererek konuya girelim. Öyle ya bugün ortalıkta "keşke Yunan gelseydi", "keşke İngiliz gelseydi" diyen soysuzlar cirit atıyor, bakalım Yunan gelseydi, İngiliz gelseydi ne olacaktı, Türklere nasıl bir bakış açısı sergiliyorlardı:

İngiliz yazar William Barry, 1920'de yazdığı Constantinople adlı kitabında şöyle yazar:

"Türkleri sistemimize katmak ve yok etmek için yapılan girişimlerin tümü başarısız olmuştur ve ileride de başarısız olacaktır. Onlar Orta Asya platolarından yola çıkmış ve Doğu Roma İmparatorluğu'nun sonunu hazırlamışlardır. Er ya da geç geldikleri yere dönmelerini sağlamak, uygarlığın üzerimize yüklediği zorunlu bir görevdir.

Ben, Hıristiyan halkların bir gün birleşip Anadolu'yu bin yıl öncesi gibi süt ve bal taşınan şehirlerle dolu hale getirmesini istiyorum."

Aynı yıl, Yunanlı yazar Moskopulos, Tarih Tarafından Mahkum Edilen Türkler adlı kitabında ise şöyle yazar:

"Bu yağmacı ve katiller milletinin (yani Türklerin!) Avrupa'da oturmaya hakkı yoktur. Atalarının yaşadığı yere gitmelidirler."

Yunanistan eski dışişleri bakanlarından Teodoros Pangolos'un şu sözlerini hatırlatalım:

"Bizim Türklerle görüşme yapmamız mümkün değildir. Hırsızla, katille, ırza geçen tecavüzcüyle görüşmemiz olanaksızdır."

Avrupalı birçok düşünür, politikacı, sanatçı kesimi Türkleri aynı şekilde değerlendirir; "yıkıcı, yağmacı, barbar" olarak nitelendirir, uygarlığın dışında kalması gereken insanlığın alt unsurları olarak görür.

Martin Luther, Pierre Ronsard, Fransois Voltaire, Immanule Kant, Friedrich Gegel, George Byron ve daha bir sürü kişi.

İşte Anadolu'yu işgale gelenler Türk'ü böyle görüyorlardı, "tecavüzcü, hırsız, katil, yağmacı, Anadolu'dan kovulması gereken barbar sürüsü" olarak görüyorlardı. Ve zaten geldikleri zaman yani Anadolu'yu işgal ettikleri zaman en büyük vahşet, tecavüzü onlar gerçekleştirdiler.

'Babası belli olmayan bir nesil peydah olacaktı'



"Keşke Yunan galip gelseydi, keşke İngiliz gelseydi" diyenler bilmeli ki, emperyalizmin Anadolu'yu işgal planı başarıya ulaşsaydı, bu topraklarda babası belli olmayan bir nesil peydah olacaktı. Bu zavallılar, yoksa bunun özlemini mi duyuyorlar?

Bundan dolayıdır ki, 30 Ağustos, emperyalizmin bu menfur emellerine ulaşmasını engelleyen en büyük zaferlerden biridir.

Peki, Mustafa Kemal Atatürk, Türkü ve Türkiye'yi yutmak için pusuda bekleyen Avrupa'nın bu çatışmacı mantığını nasıl analiz ediyordu?

Aktaralım:

27 Eylül 1923'de Ankara'da Neue Freic Preese muhabirine ve 2 Şubat 1923'te İzmir'de halka yaptığı konuşmalarda şöyle der:

"Yüzyıllardan beri düşmanlarımız Avrupa milletleri arasında Türklere karşı kin ve düşmanlık düşüncesi aşılamışlardır. Batı anlayışına yerleşmiş olan bu düşünceler, hala her şeyde ve bütün olaylarda varlığını sürdüren, özel bir bellek oluşturmuşlardır. Bizi alt aşamada (madun) olmaya mahkûm bir millet olarak kabul etmekle yetinmeyen Batı, çöküşümüzü hızlandırmak için ne gerekiyorsa yapmıştır." (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, I-III, Atatürk Araştırma Merkezi, 5.Baskı, s.87, 88).

İzmir'deki konuşması ise şöyledir:

"Batı, Osmanlı devletinin yıkılması, tarihten, coğrafyadan, haritadan çıkarılarak silinmesi için şiddetli bir arzu duymuştur. Avrupa'da, Doğu sorunu adı altında Türk milletini yok etmek konusundaki istek çok derindir. Bugünkü Avrupa diplomatlarının bilinçlerinde var olan bu görüş noktası, bugün değil çok önceki zamanlarda yerleşmiş bir düşüncedir.

Bu adeta babadan oğula geçen kalıtımsal bir anlayış, alışkanlık bir gelenek olmuştur. Dolayısıyla Batı'nın soyaçekimle gelen bu anlayışı değiştirmek kolay olmayacaktır." (Atatürk'ün Resmi Yayınlara Girmemiş Söylev ve Demeçleri, Sadi Borak, Kaynak Yayınları, İstanbul 1997, s.198).

'Emperyalizm soya çeker, kalıtımsaldır'

Şu sözlerin muhteşemliğine bakın, siz hiç emperyalizmi tarihini böyle güzel anlatan ifadeler duydunuz mu?

Ne diyor: Emperyalizm genetiktir, emperyalizm soya çeker, emperyalizm kalıtımsaldır.

Bu emperyalist deyyusların dedeleri de, babaları da emperyalistti kendileri de emperyalist diyor, daha ne desin Mustafa Kemal!

Yunanı da, İngiliz'i de, Amerikalı'yı da bundan güzel özetleyen cümleler duydunuz mu?

Avrupa Birliği'ne girmek için her şeylerini feda eden siyasetçiler keşke Atatürk'ü biraz okusalardı.

Biraz geriye gidelim; 1897 Türk-Yunan savaşında galibiyet elde etmemiz üzerine masa başında Teselya, Yunanistan'a verilince o tarihte henüz 16 yaşında olan Mustafa Kemal, askerî okuldan kaçarak savaşa katılmayı planlar ancak arkadaşları onu vazgeçirir.

Ve 26 Ağustos 1922 sabahı, Büyük Taarruz için bekleyen askerlerine şu konuşmayı yapar: "Yunanlıların kazandığını görmektense gökkubbe başımıza yıkılsın".

Yani henüz 16 yaşında iken Yunana karşı savaşmak için bilenen bir Mustafa Kemal ve "keşke Yunan gelseydi" diyen saçını başını ağartmış koca koca adamlar!

"Yunan'ın galip gelmesini görmektense gökkubbe başımıza yıkılsın" diyen Mustafa Kemal ve "Keşke Yunan galip gelseydi" diyen soysuzlar.

"Siz hayat süren leşler sizi kim diriltecek."

Masa başında değil, cephede savaşmış lider

Mustafa Kemal, sadece masa başında değil cephede de Batılı ülkeler ve onların emperyalist emelleriyle savaşmış bir liderdi.

28 Eylül 1911 günü İtalya, Osmanlı Devleti'ne nota vererek 362 yıldan beri ellimizde bulunan Trablusgarp'tan 24 saat içinde çıkmamızı ister. İtalyanlar haksız yere Trablusgarp'ı işgal edince buradaki işgale karşı halkı örgütlemek için bir grup Osmanlı subayı sivil kıyafetlerle Libya'ya hareket eder. Yüzbaşı Ali Çetinkaya, Yüzbaşı Mümtaz Bey, Binbaşı Enver Bey, Yüzbaşı Nuri Conker ve Kıdemli Yüzbaşı Mustafa Kemal. Bu kahraman subaylar halkı İtalyanlara karşı gerilla savaşı vermek üzere eğittiler.

Mustafa Kemal, 1912 yılında Balkanlarda karışıklıklar ve isyanlar başlayınca derhal İstanbul'a döndü ve Gelibolu Harekat Dairesi Başkanlığı'na atandı. Bu defa Bulgarları durdurmak için savaşmak isteyecek ancak hazırladığı savaş raporlarının kabul görmemesi üzerine Sofya'ya atanacaktı.

Buradan sonra Çanakkale savaşında aktif olarak savaşma isteğini iletti ve 1915'te Çanakkale 19. Tümen Komutanlığı'na atandı. Çanakkale, onun başta İngilizler olmak üzere yedi düvele karşı savaştığı cephenin adıdır.

Daha sonra Edirne'den Diyarbakır'a kaydırılan 16. Kolordu'nun başına getirildi ve 7/8 Ağustos'ta Muş ve Bitlis'i Ruslardan kurtardı.

1918'te Filistin cephesinde İngilizlerle savaştı.

Ardından Büyük Taarruz'la son bulan Kurtuluş Savaşı'nda Yunanla savaştı.

Atatürk'ün hayatı cephelerde emperyalizmle savaşarak geçti.

Gazi Mustafa Kemal, emperyalizmin yedi düveliyle; Yunan'la, İngiliz'le, Bulgar'la, İtalyan'la, Rus'la savaştı. O'na sövenler Batılılarla Medeniyetler İttifakı yaparken, Haçlı masasında yan yana otururken, O Haçlıya haddini bildiriyordu.

Birileri bugün Büyük Ortadoğu Projesi adına Müslüman kıyımına izin verirken, O, Müslümanlara tek kurşun sıkmadı, BOP'un 20. yüzyılın başındaki planlarını yırtıp çöpe attı.

İstanbul işgal altındaki İstanbul yıllarında birçok kişi Osmanlının kurtuluşunu Amerikan ya da İngiliz mandasında görürken Mustafa Kemal, Sivas Kongresi'nde onlara şu konuşmayla karşı çıkar:

"İstanbul'dan gelen arkadaşlar manda konusunda hala nasıl ısrar ediyorlar ve mandanın bağımsızlığı bozan bir unsur olmadığına halkı inandırmak istiyorlar. İstanbul'dakiler ve buradaki mandacılar umutsuz ve hasta insanlardır. Yabancı işgalin baskısı altında cesaret ve umutlarını yitirmiş olmanın verdiği üzüntüyle ve marazi bir ruh hali içinde hareket ediyorlar."

Bakın devamında ne diyor Gazi:

"Şerefsiz ve istiklalsiz esir bir milletin çocukları olarak yaşamak yerine efendice ve kahramanca ölmek bize yakışandır."

Demek ki neymiş, emperyalizme esir olmak, hürriyetini kaybetmek ve bu durumu kabul etmek "şerefsizliktir." (Erzurum'dan Ölümüne Atatürk'le Beraber, Mazhar Müfit Kansu, 1. Cilt, Türk Tarih Kurumu Yay. Ankara, 1988, s.233).

Bütün şerefsizlere ve "Keşke Yunan gelse, keşke İngiliz gelse" diyen emperyalizm hayranlarına duyurulur.

'Bunlar Mussolini'nin ardından geliyorlar'

Bu bölümde Atatürk'ün Batı, Amerika ve emperyalizm hakkındaki sözlerinden bir demet aktarmak istiyorum:

"Bizler, Meclisçe, ulusça bizi yok etmek isteyen emperyalizme karşı, bizi yutmak isteyen kapitalizme karşı ulusça savaşı uygun gören bir doktrini izleyen insanlarız." (Aralık 1921, D. Avcıoğlu, Milli Kurtuluş Tarihi).

"Ulusumuz, bağımsızlığımıza vurulan darbeler ve varlığında açılan yaralar karşısında gözyaşı döküyordu. Emperyalizm kararını verdi, hareket başladı, artık maskeler atıldı. Türkiye parçalanacak, Türk halkı köle, aşağılık, sefil ve perişan edilecekti. Amaç bu idi.

Bu acımasız amaca ulaşmak için akla ve hayale gelmeyen her türlü yola başvuruldu. Özellikle Batı'nın kimi hükümetleri, kimi politikada adamları bunun böyle olmasında diretiyorlardı. Her türlü yalan dolanı kullandılar. Türkler vahşidir, acımasızdır, uygarlığın gereklerini benimsemeye yatkın değildir, dediler. Asıl vahşi, acımasız ve saldırgan kendileriydi." (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, 2. Cilt, s.3535).

Bakın Gazi Hazretleri, Amerika için ne diyor:

"Amerika, Avrupa ve bütün Batı dünyası bilmelidir ki, Türkiye halkı kayıtsız ve şartsız özgür yaşamaya kesin karar ermiştir. Bu meşru kararı ihlale yönelik her kuvvet Türkiye'nin ebedi düşmanı kalır." (Atatürk Biyografisinin Esasları, N. Hakkı Alp, s.217).

"Dünya iki gruba ayrılmaktadır. Birincisi Doğu ki, kendi varlığını bağımsızlığını artık kavramıştır. Bu bilinçle el ele vermiştir. Diğer bir grup daha var ki, bunlar sırf kendi hırslarını tatmin için çalışmaktadır. Bunların amacı zulüm ve baskı olduğu için onları lanetle anmakta kendimizi haklı görüyoruz." (Atatürk'ün Resmi Yayınlara Girmemiş Söylev, Demeç, Yazışma ve Söyleyişleri, Sadi Borak).

"Sömürgecilik ve emperyalizm yeryüzünden yok olacak ve yerlerine milletler arasında hiçbir renk, din ve ırk farkı gözetmeyen yeni bir ahenk ve işbirliği çağı geçecektir." (Atatürk'ün Bütün Eserleri, c. 26, Kaynak Yayınları, s.144).

Son söz:

Bugün Atatürk'e en çok kim saldırıyor ve hangi cepheden saldırıyor?

Sözde dindar geçinenler dini zaviyeden saldırıyor.

Peki, Gazi, bunu 1930'larda nasıl gördü, nasıl uyarılarda bulundu, onu da aktaralım:

"İnkılabımızın tam dönüm anında topraklarımıza göz dikerek saldırmak isteyen düşmanın, dini ele alarak birçok fitne ve fesatla halkı kandırmaya kalkıp, türlü entrikalar çevirmekten çekinmeyeceği de muhakkaktır. Biliyor musunuz ki Mussolini peşindekilerle buraya gelirse nasıl gelecektir? Önünde dervişler, hacılar, hocalarla gelecektir. Din adamlarını elinde silah olarak kullanacaktır." (Atatürk'ün Bütün Eserleri, c.18, Kaynak Yayınları, s.182).

Bugünün din adamlarına, Atatürk'e saldıran yobazlara ne güzel bir uyarı:

"Bunlar Mussolini'nin ardından geliyorlar."

OKAN EGESEL

Gaziantep’teki kazada ölen 7 kişinin kimlikleri belli oldu

Gaziantep-Nurdağı kara yolunda yolcu otobüsü ile otomobilin kafa kafaya çarpıştığı feci kazada hayatını kaybeden 2'si çocuk 7 kişinin kimlikleri belirlendi. Otomobilde bulunan ve aynı aileden olan kurbanların cenazeleri otopsi işlemlerinin ardından Hatay'a gönderilirken, hastaneye kaldırılan 16 yaralıdan birinin durumunun ciddiyetini koruduğu açıklandı

28.09.2026 11:40:00 / Güncelleme: 28.09.2026 11:43:58
Haber Merkezi
 
Gaziantep’teki kazada ölen 7 kişinin kimlikleri belli oldu
Gaziantep’teki kazada ölen 7 kişinin kimlikleri belli oldu
Gaziantep'in Şehitkamil ilçesi kırsal Acaroba Mahallesi yakınlarında dün akşam saat 18.06'da meydana gelen, 34 HBS 100 plakalı yolcu otobüsü ile 31 AHB 98 plakalı otomobilin çarpıştığı feci kazanın bilançosu netleşti.

Hatalı sollama sonucu kontrolden çıkan otomobilin şerit ihlali yaparak otobüsün önüne kırılmasıyla gerçekleşen kazada, adli tıp kurumundaki kimlik tespit çalışmaları tamamlandı.

Aynı aileden 7 can yok oldu

Yapılan incelemelerin ardından otomobilde can veren sürücü ve yolcuların tamamının Hatay nüfusuna kayıtlı akrabalar olduğu belirlendi. Feci kazada hayatını kaybeden vatandaşların isimleri şu şekilde açıklandı:

• Gülistan Özdemir (46)

• Nisanur Özdemir (23)

• Zeynep Alin Özdemir (6 - Çocuk)

• Senem Gökşen (44)

• Atakan Gökşen (1 - Bebek)

• Fatma Balık (73)

• Gülhan Yaman (47) 

Gaziantep Adli Tıp Kurumu morgunda geceden bu yana süren otopsi işlemlerinin tamamlanmasının ardından, 7 kişinin cenazesi ailelerine teslim edilerek defnedilmek üzere memleketleri Hatay'a uğurlandı.

1 kişinin hayati tehlikesi sürüyor

Kazanın ardından yan yatan midibüsten çıkarılarak kentteki çeşitli hastanelere sevk edilen 16 yaralının tedavisi hassasiyetle sürdürülüyor. Gaziantep Vali Yardımcısı İlker Eker, ilk saatlerde otobüsteki yolcuların büyük bölümünün hafif ve orta dereceli yaralanmalara sahip olduğunu bildirmişti.

Ancak gelişmeleri yakından takip eden İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi sosyal medya hesabından yaptığı son güncellemede, yaralılardan 1 vatandaşın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğunu ve hayati tehlikesinin devam ettiğini duyurdu. Diğer 15 yaralının ise genel durumlarının iyi olduğu ve hayati risklerinin bulunmadığı öğrenildi.

Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından görevlendirilen 1 Başsavcı Vekili ve 2 cumhuriyet savcısı eşliğinde, otobüs içi kameralar ve çevre güvenlik kameraları incelenerek kazayla ilgili geniş çaplı adli tahkikat sürdürülüyor.

İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu

İstanbul'da, haftanın ilk iş günü sabah saatlerinde yağışın da etkisiyle bazı bölgelerde trafik yoğunluğu oluştu

28.09.2026 09:10:00 / Güncelleme: 28.09.2026 09:35:10
AA
 
İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu
İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu

Anadolu Yakası'nda, D-100 kara yolunda Tuzla'da başlayan yoğunluk Avrasya Tüneli girişine kadar ulaşıyor.

TEM Otoyolu'nda Sultanbeyli'de yoğunlaşan trafik, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'ne kadar devam ediyor.

Otoyolda Fatih Sultan Mehmet Köprüsü istikametinde, Şile Otoyolu'nda ise Altunizade'den Ümraniye'ye kadar araçlar ağır seyrediyor.

Avrupa Yakası'nda D-100 kara yolunda Haliç Köprüsü, Halıcıoğlu, Edirnekapı ve Cevizlibağ çevresinde trafik yoğunluğu yaşanıyor.

Mecidiyeköy'de yağışın da etkisiyle trafik yoğunluğu çift yönlü etkili oluyor.

TEM Otoyolu Bahçeşehir, Saadetdere ve Beylikdüzü'nde trafik ağır seyrediyor.

Öte yandan tramvay, metro, otobüs ve metrobüs duraklarında yolcu yoğunluğu yaşanıyor.

Zincirlikuyu, Cevizlibağ, Uzunçayır ve Altunizade gibi aktarma merkezlerine gelen vatandaşlar araçlara binmek için sıra bekliyor.

Metro İstanbul'un sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, "Hava muhalefeti nedeniyle TF1 Maçka-Taşkışla Teleferik Hattı'nda seferler yapılamamaktadır." ifadesi kullanıldı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Cep Trafik Haritası verilerine göre, kent genelindeki trafik yoğunluğu sabah saatlerinde yüzde 72'ye kadar çıktı.

Yoğunluk, Anadolu Yakası'nda yüzde 89, Avrupa Yakası'nda ise yüzde 58 olarak ölçüldü.
 

İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oldu

İstanbul'da gök gürültülü sağanak hayatı olumsuz etkiledi, birçok ilçede su baskınları yaşandı

28.09.2026 06:30:00
AA
 
İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oldu
İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oldu

Meteoroloji Genel Müdürlüğünün uyarılarının ardından kentteki bazı bölgelerde kısa süreli etkili olan kuvvetli yağış nedeniyle cadde ve sokaklarda su birikintileri oluşurken bazı alt geçitleri, evleri ve iş yerlerini su bastı.

Avrupa Yakası'nda Beşiktaş, Fatih, Şişli, Bakırköy, Sultangazi, Eyüpsultan, Esenler, Küçükçekmece ve Kağıthane ilçelerinde gök gürültülü sağanak etkisini gösterdi.

Yoğun yağış nedeniyle Zincirlikuyu'daki su basan alt geçitte ekiplerin çalışmaları devam ediyor. Araç trafiğine kapatılan alt geçidin su tahliyesinin sabah saatlerine kadar süreceği öğrenildi.

Fatih'teki Zeyrek Mahallesi Eski Mutaflar Caddesi'nde bir otomobil ile kamyonet çökme sonucu meydana gelen çukura girdi. Çevredeki vatandaşlar araçları iterek, bulundukları yerden çıkardı. Yola şerit çekilerek trafiğe kapatıldı.

Eyüpsultan Merkez Mahallesi Sayfiye Sokak'ta ise binaların arasında kalan arsada yağışın etkisiyle toprak kayması yaşandı. İhbar üzerine bölgeye gelen itfaiye ve AFAD ekiplerince çevredeki binalarda yaşayan 25 kişi tahliye edildi. Bölge, şerit çekilerek emniyete alındı.

Esenler'de Mehmet Akif İnan Caddesi'nde seyir halindeki motosiklet, yağış nedeniyle sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu devrildi. Kazada sürücü ve motosiklet savrulurken, olay anı güvenlik kamerasınca kaydedildi.

Küçükçekmece Kanarya Mahallesi Çalıkuşu Sokak'ta ise bir binanın bodrum katındaki otoparkı su bastı. Vatandaşlar otoparktaki araçlarını kendi imkanlarıyla dışarı çıkardı.

Yağış aralıklarla etkisini sürdürüyor. 

İstanbul'daki sağanak nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı

İstanbul'da etkili olan sağanak nedeniyle su basan Zincirlikuyu'daki alt geçit, araç trafiğine kapatıldı

28.09.2026 00:10:00
AA
 
İstanbul'daki sağanak nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı
İstanbul'daki sağanak nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Afet Koordinasyon Merkezinin (AKOM) uyarılarının ardından kentteki bazı bölgelerde sağanak etkisini gösterdi.

Yağış nedeniyle caddelerde su birikintileri oluştu, sürücüler ve yayalar zor anlar yaşadı.

Yoğun yağış nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı. Alt geçidin araç trafiğine kapatılması nedeniyle bazı otobüsler seferlerini yapamadı.

Kağıthane'de de Güzeldere Caddesi'nde su birikintisi oluştu. Caddede ilerleyen araçlar güçlük çekti.

Beylikdüzü, Esenyurt ve Sultangazi'de de yağış aralıklarla etkisini sürdürüyor.

 

Yeni Parti milletvekili Mustafa Erdem hakkında rüşvet soruşturması başlatıldı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Yeni Parti Antalya Milletvekili Mustafa Erdem hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 252. maddesi kapsamında resen soruşturma başlattı. Başsavcılığın açıklamasında soruşturmanın ayrıntılarına yer verilmedi

27.09.2026 21:00:00
Haber Merkezi
 
Yeni Parti milletvekili Mustafa Erdem hakkında rüşvet soruşturması başlatıldı
Yeni Parti milletvekili Mustafa Erdem hakkında rüşvet soruşturması başlatıldı
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Yeni Parti Antalya Milletvekili Mustafa Erdem hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 252. maddesi kapsamında resen soruşturma başlattı. Başsavcılığın açıklamasında soruşturmanın ayrıntılarına yer verilmedi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Yeni Parti Antalya Milletvekili Mustafa Erdem hakkında "rüşvet" suçundan resen soruşturma başlattı. Başsavcılık açıklamasında, soruşturmanın TCK'nin 252. maddesi uyarınca yürütüldüğü belirtildi.

Soruşturmayı ekonomik suçlar bürosu yürütüyor
Açıklamaya göre dosya, Başsavcılığın Kaçakçılık, Narkotik ve Ekonomik Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülüyor. Soruşturma kapsamında elde edilen deliller üzerine resen işlem başlatıldığı bildirildi.

Başsavcılık ayrıntı paylaşmadı
Başsavcılığın kamuoyuna duyurduğu açıklamada, iddianın dayanağına, soruşturmanın kapsamına veya izlenecek adımlara ilişkin ek bilgi verilmedi.

Kabine yarın Beştepe'de Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplanacak. Toplantıda öncelikli gündem başlığı fon soruşturmaları olacak

Kabine yarın Beştepe'de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanacak. Toplantıda öncelikli gündem başlığı fon soruşturmaları olacak

27.09.2026 19:57:00
Haber Merkezi
 
  Kabine yarın Beştepe'de Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplanacak. Toplantıda öncelikli gündem başlığı fon soruşturmaları olacak
  Kabine yarın Beştepe'de Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplanacak. Toplantıda öncelikli gündem başlığı fon soruşturmaları olacak
Kabine yarın Beştepe'de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanacak. Toplantıda öncelikli gündem başlığı fon soruşturmaları olacak.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlık edeceği toplantıda öncelikli gündem başlığı fon soruşturmaları olacak. Konunun mali ve adli boyutlarına ilişkin son durum hakkında Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile Adalet Bakanı Akın Gürlek'in kurul üyelerine bilgi vermesi bekleniyor.

Toplantıda fon krizi nedeniyle mağdur olanlar için atılacak adımlarla, benzer sorunların yaşanmaması için alınacak idari ve finansal tedbirler değerlendirilecek.

Toplantıda terörsüz Türkiye sürecinde terör örgütünün silah bırakma süreci de değerlendirilecek. Sincar dahil Irak'ın kuzeyindeki PKK unsurlarının silah bırakma süreci ile Suriye'de YPG'nin entegrasyonuna ilişkin süreçteki son durum istihbarat raporları eşliğinde masada olacak.

Kabine toplantısında dış politika başlıkları da konuşulacak. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Birleşmiş Milletler Zirvesi'nde gerçekleştirdiği görüşmeler konusunda kurul üyelerini bilgilendirmesi bekleniyor.

Ukrayna-Rusya savaşı ve Karadeniz'deki seyir güvenliği, ABD-İran gerilimi ve ateşkes çabaları, Husilerin Suudi Arabistan'a dönük saldırıları, ve Gazze gibi başlıkların da kabinede değerlendirileceği belirtiliyor.

Toplantıda 1 Ekim'de başlayacak yeni yasama yılı öncesinde meclis gündemine getirilecek öncelikli yasa teklifleri de masada olacak.

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Erzurum İl Kongresi'nde "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin konuştu

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Erzurum İl Kongresi'nde "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin konuştu. Hatimoğulları, ekim ayının silahların sustuğu yeni bir dönemin başlangıcı olmasını istediklerini söyledi

27.09.2026 18:00:00
Haber Merkezi
 
 DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Erzurum İl Kongresi'nde "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin konuştu
 DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Erzurum İl Kongresi'nde "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin konuştu
Erzurum'daki bir otelde düzenlenen DEM Parti 2. Olağan İl Kongresi'ne katılan Hatimoğulları, Türkiye'deki sürecin toplumun tüm kesimleri tarafından yakından takip edildiğini belirtti.

Süreç kapsamında bir çerçeve yasanın ortaya çıktığını ifade eden Hatimoğulları, yasanın ne zaman uygulanacağı ve sonuçlarının nasıl hayata geçirileceği konusunda toplumda beklenti bulunduğunu söyledi.

Hatimoğulları, yasanın Türkiye açısından önemli bir fırsat sunduğunu belirterek, demokratik, adil ve eşit bir yaşamın önünün açılabileceğini dile getirdi.

Sürecin başarıya ulaşması için somut adımlar atılması gerektiğini vurgulayan Hatimoğulları, "Ekim ayı silahların sonsuza dek sustuğu, gençlerin çatışmalar yaşamadığı bir dönemin miladı olsun istiyoruz" dedi.

Sürecin yalnızca Türkiye açısından değil, bölge açısından da önemli olduğunu ifade eden Hatimoğulları, DEM Parti tabanının süreci izlemekle yetinmemesi gerektiğini söyledi.

Barış sürecinin kendiliğinden gerçekleşmeyeceğini belirten Hatimoğulları, geçmişte yürütülen mücadelelere ve ödenen bedellere dikkat çekerek daha güçlü bir örgütlenme ve çalışma yürütülmesi gerektiğini kaydetti.

Fon soruşturmasında, hakkında yakalama kararı çıkarılan Tera Portföy CEO'su Emir Münir Sarpyener da gözaltına alındı

Sermaye piyasalarını sarsan dev operasyonda çember daralıyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen fon soruşturmasında, hakkında yakalama kararı çıkarılan Tera Portföy CEO'su Emir Münir Sarpyener da gözaltına alındı

27.09.2026 16:08:00
Haber Merkezi
 
Fon soruşturmasında, hakkında yakalama kararı çıkarılan Tera Portföy CEO'su Emir Münir Sarpyener da gözaltına alındı
Fon soruşturmasında, hakkında yakalama kararı çıkarılan Tera Portföy CEO'su Emir Münir Sarpyener da gözaltına alındı
Finans çevrelerinde geniş yankı uyandıran dev soruşturmada yeni bir aşamaya geçildi. Yürütülen çok yönlü mali takip ve analizler neticesinde savcılık düğmeye bastı.
Daha önce şüpheli sıfatıyla hakkında adli kontrol hükümleri kapsamında yurt dışına çıkış yasağı tedbiri uygulanan Tera Portföy CEO'su Emir Münir Sarpyener, kolluk kuvvetlerinin düzenlediği operasyonla yakalanarak emniyete götürüldü. Gözaltı kararıyla birlikte piyasalardaki dikkatler dosyadaki gizemli para akışına çevrildi.

Şüpheli fon hareketleri ve para trafiği masada
Aklama Suçları Soruşturma Bürosu koordinesinde yürütülen operasyonda, kurulan fon mekanizmaları üzerinden gerçekleşen devasa finansal transferler ile şüpheli işlem trafiği titizlikle taranıyor. Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporları, dijital incelemeler ve hesap hareketlerinin dosyanın seyrinde kilit rol oynadığı ifade ediliyor.
Gözaltındaki Sarpyener'in emniyetteki sorgu ve ifade işlemlerinin devam ettiği öğrenilirken, soruşturmanın aracı kurumlar ve portföy şirketleri ayağında yeni adımların atılabileceği belirtiliyor.

Milyarlık iddia yanıtsız kaldı

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya, fon ve borsa işlemleriyle ilgili tartışmaların ardından görevlerinden istifa etti

27.09.2026 12:56:00
Haber Merkezi
 
Milyarlık iddia yanıtsız kaldı
Milyarlık iddia yanıtsız kaldı
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya, fon ve borsa işlemleriyle ilgili tartışmaların ardından görevlerinden istifa etti. Kaya, hakkındaki iddiaların tüm yönleriyle açıklığa kavuşturulması amacıyla görevlerinden ayrıldığını belirtti.

Ancak istifanın ardından gözler, YENİ Parti Sözcüsü Zeynel Emre'nin Kaya ve eşi İlyas Kaya'nın Özata Denizcilik hisselerindeki işlemlerine ilişkin ortaya attığı milyarlık iddialara çevrildi.

Emre, Kaya'nın 8 Nisan'da yaklaşık 255 lira seviyesinden 250 bin adet Özata Denizcilik hissesi aldığını, bunun için yaklaşık 63 milyon 359 bin lira yatırdığını ve hisseleri eylül ayında yaklaşık 4 bin 482 liradan satarak 1 milyar 344 milyon lira çektiğini ileri sürdü. Emre, Kaya'nın eşi İlyas Kaya için de benzer işlemler yapıldığı ve yaklaşık 826 milyon lira çekildiği iddiasında bulundu.

Emre ayrıca işlemlerin fon soruşturmasının kamuoyuna yansımasından önce gerçekleştirildiğini savunarak, paraların eylül ayında peş peşe çekildiğini iddia etti.

Şamil Tayyar: "Doğruysa hemen istifa etmeli"

İddiaların ardından AK Parti eski Gaziantep Milletvekili Şamil Tayyar da dikkat çeken bir açıklama yaptı.

Tayyar, Kaya ve eşine ilişkin iddiaların "çok vahim" olduğunu belirterek, iddialar doğruysa istifa edilmesi gerektiğini, doğru değilse de iddiaların derhal yalanlanarak hukuki yollara başvurulması gerektiğini söyledi.

Tayyar ayrıca kamuoyuna yansıyan iddialara o aşamada Kaya ve eşinden açıklama gelmemesine dikkat çekerek, "Açıkçası yorum için biraz da onu bekledim" ifadelerini kullandı.

Tayyar'ın değerlendirmesinin ardından Kaya'nın istifa etmesi dikkat çekti.

"Neden ayrıntılı açıklama yapılmadı?"

Söz konusu iddialar kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, Kaya'nın ilk aşamadaki yanıtı ise ayrıntılı bir açıklama yerine "Müsait değilim" şeklinde oldu. Kaya'nın daha sonra yaptığı istifa açıklamasında da Emre'nin gündeme getirdiği 63 milyon liralık alım, 1 milyar 344 milyon liralık çekim ve işlem tarihleri gibi somut iddialara tek tek yanıt verilmedi.

Dolayısıyla kamuoyunun yanıt beklediği temel sorular arasında, hisse alım-satımlarının gerçekleşip gerçekleşmediği, işlemlerin hangi tarihlerde yapıldığı, satışlardan ne kadar gelir elde edildiği ve iddialarda belirtilen para transferlerinin doğru olup olmadığı bulunuyor.

Öte yandan iddialar şu aşamada Zeynel Emre'nin açıklamalarına dayanıyor; kamuoyuna açık MKK veya aracı kurum kayıtlarıyla bağımsız biçimde doğrulanmış değil. Ayrıca SPK'nın 25 Eylül tarihli kararında OZATD pay piyasasındaki işlemler nedeniyle 11 kişi hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verildiği, ancak Kaya ve eşinin isimlerinin bu kararda yer almadığı bildirildi.

Ömer Çelik: "Tavizsiz mücadele"

İstifanın ardından AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik ise fon tartışmasına ilişkin açıklamasında, "Her türlü yanlış, yolsuzluk, istismar ve usulsüzlükle mücadele tavizsiz verilecektir" mesajını verdi.

Çelik ayrıca fon krizi olarak adlandırılan gündemin her bir maddesinin, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla ilk andan itibaren partinin yetkili kurumlarınca takip edildiğini söyledi.

Kaya'nın istifasıyla siyasi sorumluluk tartışması yeni bir boyut kazanırken, kamuoyunda milyarlık hisse işlemi iddialarının belgeleri ve ayrıntıları konusunda yapılacak açıklamalar bekleniyor.

Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 2 şüpheli hakkında yakalama kararı

İstanbul'da sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar kapsamında 2 şüpheli hakkında yakalama kararı çıkarıldı

27.09.2026 01:15:00
AA
 
Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 2 şüpheli hakkında yakalama kararı
Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 2 şüpheli hakkında yakalama kararı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca, sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar sürüyor.

Soruşturma kapsamında hakkında yurt dışı çıkış yasağı uygulanan Tera Yatırım CEO'su Emir Münir Sarpyener ve Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel hakkında yakalama kararı çıkarıldı.

Soruşturma

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının MASAK'a 17 Eylül'de gönderdiği müzekkerede, Pusula Finans Holding AŞ, Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ, Hedef Holding AŞ ve Bulls Yatırım Menkul Değerler AŞ ile bunların alt şirketlerinin yöneticilerine ilişkin mali verilerin temin edilmesi talep edilmişti.

Şirketlerin tüm yöneticilerinin açık kimlik bilgilerinin tespit edilmesi, bunların 2024'ten bugüne kadar yurt dışına gerçekleştirdikleri para ve kripto varlık transferleri ile tüm para giriş-çıkışlarının ham veri halinde Başsavcılığa gönderilmesi istenmişti.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yapılan soruşturmada, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Üyesi Emre Alkin, Tera Yatırım Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi Kerem Alkin, Tera Portföy Genel Müdürü Alper Öztürk, Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan, Pusula Portföy Yönetimi AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız, Namık Kemal Gökalp, Altunç Kumova ve İbrahim Bekçi tutuklanmıştı.

Gözaltına alınan Enver Çevik ve Kemal Akkaya, savcılıktaki ifadelerinin ardından serbest bırakılmıştı.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Doğa Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Kırmızı, Tera Yatırım Yönetim Kurulu üyeleri Bülent Uygun ve Abdulkadir Özkan da adliyeye sevk edilmiş ve tutuklanmıştı.

Adliyeye sevk edilen şüphelilerden Furkan Baki, Murat Keçeci, Ramazan Erbey, İlhan Aygül, Salih Can Bülbül, Selçuk Kahya, Uğur Akkafa, Samet Çetinel, Celal Yarız, İsmail Ege, Mehmet Yıldırım, Lütfi Çetinel, Berkan Gülen ve Mehmet Erbey'in tutuklanmasına, 3 şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verilmişti.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edilen 19 şüphelinin tutuklanmasına, 2 zanlının ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına karar verilmişti.

Devam eden soruşturmada 8 şüpheli daha gözaltına alınmış, 6'sının tutuklanmasına hükmedilmişti.

Böylece soruşturmada tutuklananların sayısı 51'e ulaşmıştı.

 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.