Avrupa Birliği'nde yeni dönem hazırlığı
Avrupa Birliği (AB) liderleri, Avrupa Parlamentosu (AP) seçimlerinin ardından Belçika’nın başkenti Brüksel’de akşam yemeğinde bir araya geldi.





Gayriresmi bir zirve için akşam yemeğinde buluşan liderler, Avrupa Parlamentosu (AP) seçimleri sonuçlarını değerlendirerek, Avrupa Birliğinin (AB) yeni başkanlarını belirlemek için zorlu ve uzun soluklu olması beklenen müzakere sürecini başlattı.
Brüksel'deki toplantının ardından basın toplantısı düzenleyen AB Konseyi Başkanı Donald Tusk, AP seçimlerine katılım oranının son 25 yılın en yükseği olduğuna değinerek, bundan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Tusk, seçim sonuçlarına göre AP'nin seçmenleri daha iyi temsil eden bir şekil aldığını belirterek, Parlementonun ulusal hassasiyetlere dayalı farklılıkları daha iyi yansıtacağı değerlendirmesinde bulundu.
Yeni AB Komisyonu başkanının, seçilebilmesi için Birliğin kurucu anlaşmaları gereği AP'nin ve AB Konseyinin de onayını alması gerektiğini anımsatan Tusk, bundan sonraki süreçte AB kurumlarının başkanlarının belirlenmesi için AP ve AB üyesi ülkelerin temsil edildiği Konsey ile istişarelere başlayacağını ifade etti.
Tusk, "Bugünkü toplantıda sadece süreci ele aldık, başkanlıklar için isimler ise gündeme gelmedi." dedi.
Öte yandan, Tusk, seçmenlerin Avrupa yanlısı partilere oy vermesinin önemli bir nedeninin de Brexit olduğunun altını çizdi.
Merkel'den aşırı sağ açıklaması
Almanya Başbakanı Angela Merkel, Avrupa'da ve ülkesinde aşırı sağın yükselişine dikkat çekerek, "Özellikle Almanya'da onları (aşırı sağcıları) kendi geçmişimiz bağlamında görmemiz gerekiyor, dolayısıyla bu konuda diğer herkesten daha uyanık olmalıyız." dedi.
Amerikan CNN televizyonuna konuşan Almanya Başbakanı Merkel, AB ülkelerindeki son seçimleri ve genel anlamda kıtadaki aşırı sağın yükselişini değerlendirdi.
Seçim sonuçlarının yakından ve dikkatle ele alınması gerektiğini kaydeden Merkel, yükselen aşırı sağ konusunun tüm Avrupa için rahatsızlık verici olduğunu ve ülkesinin kendini bu gelişmelerden ayıramayacağını söyledi.
Ülkesinde her zaman kayda değer sayıda antisemitik grupların olduğunu belirten Merkel, "Evet kabul etmek gerekir ki burada hala yapmamız gereken işler var." değerlendirmesinde bulundu.
"Trump'ın kendi görüşleri var, benim de kendi görüşüm"
ABD Başkanı Donald Trump ile ilişkisine de dair yorumlar da yapan Merkel, İkinci Dünya Savaşı sonrasındaki Marshall yardımlarına dikkat çekerek tüm Alman başbakanlarının Amerikan başkanlarıyla iyi ilişki kurmak istediğini belirtti.
"Başkan Trump'ın kendi görüşleri var, benim de kendi görüşlerim var. (Siyasette) Her zaman bir yüzleşme durumu olur, ben bunları karşılamaya hazırım." ifadelerini kullanan Merkel, Trump'la belli konularda ayrışma yaşadıklarını ama sonunda ortak bir zemin bulabildiklerini anlattı.
Merkel, ocak ayında parti genel başkanlığı ve 2021'de başbakanlık görevleri için yeniden aday olmayacağını açıklamış, aralık ayında düzenlenen Hristiyan Demokrat Birlik Partisinin (CDU) kurultayında Annegret Kramp-Karrenbauer, Merkel'in yerine CDU Genel Başkanı seçilmişti.
Merkel ayrıca önceki hafta yaptığı açıklamayla, başbakanlık görevinden ayrıldıktan sonra Avrupa Birliği'nde bir görev üstlenmeyeceğini bildirmişti.















































































