logo
23 OCAK 2026

Avrupa çöküşten asla kurtulamaz

50 Euro'nun üzerinde bir kapı fotoğrafı vardır. O kapı Notre Dame Kilisesi'nin kapısıdır. AB, bize diyor ki, burada olabilmeniz için Notre Dame'ın kapısından geçmeniz lazım

30.11.2020 00:10:00
Avrupa çöküşten asla kurtulamaz
Avrupa çöküşten asla kurtulamaz
Biz 30 küsur yıldan beri değişik vesilelerle Avrupa Birliği'nin mahiyetini ortaya koymaya çalıştık. Ve sadece bununla da kalmadık AB'nin akıbetiyle de ilgili olarak bazı tespitlerde bulunduk. Ne hazin tecellidir ki, yaptığımız bu tespitler gereken karşılığı görmedi.
 
Ülkeyi yönetenler yapılan ikazlardan gerekli dersi çıkarmadı ve ülkemizi boyunduruğu altına alan anlaşmaların altına imzalar atıldı. Bu imzalar ülkeyi derin bir vesayet altına alırken, millet başta ekonomik olarak, ailevi olarak, sosyal olarak, kültürel olarak vs. çok şey kaybetti.
 
Buna rağmen, bu konudaki ısrarı anlamak mümkün değildir. Bu ısrar öyle boyutlara getirildi ki AB'nin temelini oluşturan prensipler de yok farzedilmeye başlandı. İşte size çarpıcı bir örnek. Bir süre önce bu memleketin camilerinde "AB'nin Hıristiyan kulübü olmadığına" dair hutbeler okundu. Halbuki Avrupa Birliği bayrağında 12 yıldız bulunmaktadır. Bu 12 yıldız Hz. İsa'nın havarilerini temsil eder.
 
Euro, AB'nin inanç sembolüdür
 

 
AB'nin parası olan Euro'ya bakmak dahi yeterli aslında. 50 Euro'nun üzerinde bir kapı fotoğrafı vardır. O kapı Notre Dame Kilisesi'nin kapısıdır. AB, bize diyor ki, burada olabilmeniz için Notre Dame'ın kapısından geçmeniz lazım.
 
Şimdi şu soruyu soralım kendimize: AB bir Hıristiyan kulübü müdür, değil midir? AB diyor ki, Euro'yu taşıyarak bu kapıyı cebinde ve gönlünde gezdireceksin; birliğe girmek istiyorsan da bu kapıdan geçeceksin!
 
İşin bir başka cephesi de, geçmişte AB'ye hıristiyan kulübü diyenlerin bugün ülkeyi AB'ye sokmak için camilere kadar el uzatmasıdır.
 
 
Sürekli kilise restore ediliyor
 

 
Bir diğer önemli husus da AB uyum sürecinde yapılan çalışmalardır. Bunlardan en önemlisi hummalı kilise restorasyon faaliyetleri...
 
Kamuoyuna yansıyan ve yansımayan haberlere göre, bir sürü kilise büyük paralar harcanarak restore edilmektedir. Bu kiliselerden bazıları vatanımız üzerinde hesabı olanlar açısından sembolik değer taşımaktadır.
 
 Van'daki Akdamar Kilisesi bunlardan bir tanesidir. Bu kilisenin Ermeniler açısından anlamı ortadadır. Maalesef kilise büyük paralar harcanarak ve üstelik devlet töreniyle açılmıştır.
 
Batının soykırımdan kastettiği
 

 
İşin vahim tarafı, biz Ermenistan'a yaranmak için kiliseler onarırken, Ermenilerin, stratejik müttefik olarak kabul ettiğimiz ABD'nin ve bizi içlerine kabul etsinler diye kapılarını aşındırdığımız ve taviz üstüne taviz verdiğimiz AB'ye bağlı ülkelerin sözde soykırım konusundaki tutumlarıdır. Parlamentolarında 'Türkler soykırım yapmıştır' yalanını geçiren ülkeler siyasilerin 'dost' diye tanımladığı ülkelerdir.

Aslında batının soykırım dediği şey, Anadolu'da yaşayan gayrimüslim grupların Türk–İslam medeniyetine hayran kalarak Müslüman olmasıdır. Osmanlı soykırım yapmak isteseydi, bunu en zor günlerinde değil, en güçlü döneminde yapardı.
 
Onların soykırım olarak adlandırdığı olayın arka planı başka. Topraklarımız üzerinde yaşayan insanların isteyerek Müslüman ve Türk olması gerçeğidir bu. Batının soykırım dediği budur. 1915 yılları, imparatorluğun çöküş yıllarıdır. Eğer bu milletin böyle bir derdi olsaydı, bunu böyle zayıf düştüğü bir zamana mı bırakırdı?
 
Avrupa çökmeye mahkum
 

 
Biz yıllar önce AB'nin çökeceğini söylediğimizde bazıları istihza ile gülmüştü. Ama bugün gelinen nokta bizi haklı çıkarmıştır. Kaynakları tükenen, nüfusu yaşlanan ve para basamayan Avrupa Birliği dağılacak, bu dağılma AB için bir kaderdir.
  
Ortak para birimi Euro'ya geçiş tek devlet olma hayali kuran Avrupa Birliği'nin sonunu getiriyor. Gayri safi milli hâsılasının karşılığı olarak kendi milli parasını basamayan birlik ülkeleri, ardı ardına büyük bir sıkıntıya girdi. Buna bir de küresel ekonomik kriz eklenince
ülkeler tek tek iflas noktasına geldi. İzlanda'nın ardından şimdi de Yunanistan, İspanya, Portekiz ve İrlanda çok ağır bir ekonomik krizle karşı karşıya.
 
Üstelik yakında bu listeye birçok ülkenin daha ekleneceği belirtiliyor. Durum bu kadar ciddi olunca da Amerika'dan Asya'ya tüm ekonomistler ve analistler AB çöküyor mu sorusunu tartışmaya başladı.
 
Avrupa tabir–i caizse patır patır dökülmeye başladı. Aynı zamanda Avrupa'da gençlik diye bir şey kalmadı. Bir coğrafyası var ama bazı ülkelerinki tarıma müsait, bazılarınki değil.
 
Batı dünyasında insanlar ya patrondur veya işçidir. Bu ikisinin arasında bir sınıf batıda yoktur. Eğer şirketler batarsa işçiler açıkta kalacak. Bankaları da çökmeye başladı. Böyle bir birliğin ila nihaye devam etmesi mümkün değildir. Küresel kriz baş gösterdiği zaman dört Avrupa ülkesinin liderleri bir araya geldiler. Almanya Başbakanı Merkel bu toplantıda, "Herkes kendi başının çaresine baksın. Her koyun kendi bacağından asılır" dedi.
 
Yıllar önce 'Ekonomik şartları oluşturmadan gerçekleştirilen bu şekildeki birliktelik Avrupa'nın yıkılışına sebep olacaktır' demiştik. Öngördüğümüz şekilde de gerçekleşti.
 
Çöken Avrupa Birliği'nin elinde Türkiye oyuncak
 

 
Manzara böyleyken siyasilerimizin AB ısrarı daha da anlaşılmaz hale geliyor. Avrupa Birliği dağılıyor, siyasilerimiz Avrupa Birliği'nden gelen talimatlara göre ülkeyi idare ediyorlar.
 
Halbuki birliğin kuruluş amacı ve geldiği durum itibariyle ülkemize zarardan başka verecek bir şeyi yoktur. Ayrıca milli mücadele vermiş bir ülkenin tehdit algılamasının getirildiği durum da içler acısıdır. Ülkemizin menfaatleri açısından 'dost' tanımının doğru
yapılması gerekir. Türkiye'nin hukukunun bir devletle iyi olması için, o devletin Türkiye coğrafyası üzerinde hesabının olmaması gerekir.
 
Bunlar kimlerdir? Uzakdoğu'da, Hindistan, Tayland, Tayvan, Kore, vs. Niye bunları sayıyorum. Bu ülkelerin bizim ülkemiz üzerinde şu ana kadar hesabı olduklarını duymadık. Peki aynı şeyi Avrupa için söyleyebilir miyiz? Hayır, söyleyemeyiz. Hem toplu halde, hem de teker teker ülkemiz üzerinde hesapları var.
 
Sözün özü; yaşananlar bize her şeyi apaçık gösteriyor. Her ne kadar bizden gizlenmeye çalışılsa da, ülkesine samimi duygularla bağlı gerçek vatan evlatları bunları görüyor. Fakat bunları görmek, tespit etmek yetmez. Eğer gerekli tedbirler alınmaz, ülkeyi bölüp parçalayan siyasi anlayışlar yerine milli politikaları ihdas edecek kadrolar sorumluluk almazsa, yeniden bir milli mücadele ortamıyla karşı karşıya kalabiliriz.
 
Burada, milletimize tarihi bir görev düşmektedir. Oy avcılarına vatan menfaatlerini feda etmek yüce milletimizin karakterine uygun düşmez. Artık ayıkmanın zamanıdır. Gereken kuvvet ve hassasiyet milletimizin sahip olduğu değerlerde meknuzdur. (Prof. Dr. Haydar Baş İcmal Dergisi Mayıs 2010)
 
Hazırlayan; AknAydn
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--
Barış adı altında çöktüler... Gazze artık Filistinlilerin değil
ABD'den 'Yeni Gazze' planı... Filistinlilerin mülkiyet hakkı yok
Milleti 'şükürsüzlükle' itham etmişti, kumar masasında görüntülendi
MHP Aydın İl Başkanı Haluk Alıcık istifa ettiğini duyurdu
Atatürk’ün hazırlattığı hutbeler
Namaz ve hikmeti
Cesaret edebiler mi?
Avrupa, iki kozla ABD'yi can evinden vurabilir
Trump, Avrupa'dan destek bulamadı
Gazze Barış Kurulu'na Avrupa ilgi göstermedi
2026 hiç de kolay geçmeyecek
İhracatta şampiyonlar ligi desteğe bağlı
Kadıköy’de gayret çok sonuç yok
Fenerbahçe, Aston Villa'ya 1-0 mağlup oldu
Minguzzi cinayetinde karar
İstinaf 24'er yılı onadı
Merkez Bankası kararını açıkladı
Yılın ilk faiz kararı belli oldu
Dünyanın gözü Davos'ta
Barış Kurulu için imzalar atıldı
Irak yargısının DEAŞ'lı kararı
Haklarında adli işlem başlatılacak
Libya uçağının ön raporu soruşturma dosyasına girdi
"Motorları çalışır durumda ve yüksek hızla bütün halinde çarptı"
Süleyman Şah Türbesi'ne ilişin açıklama
'Gerekli adımlar atılacak'
Ocak ayındaki 4. artış olacak
Motorine bir zam daha geliyor
ABD'de göçmen politikaları sertleşiyor
Polise, yargıç izni olmadan konutlara girme yetkisi verildi
Barış adı altında çöktüler... Gazze artık Filistinlilerin değil
ABD'den 'Yeni Gazze' planı... Filistinlilerin mülkiyet hakkı yok
Milleti 'şükürsüzlükle' itham etmişti, kumar masasında görüntülendi
MHP Aydın İl Başkanı Haluk Alıcık istifa ettiğini duyurdu
Atatürk’ün hazırlattığı hutbeler
Namaz ve hikmeti
Cesaret edebiler mi?
Avrupa, iki kozla ABD'yi can evinden vurabilir
Trump, Avrupa'dan destek bulamadı
Gazze Barış Kurulu'na Avrupa ilgi göstermedi
2026 hiç de kolay geçmeyecek
İhracatta şampiyonlar ligi desteğe bağlı
Kadıköy’de gayret çok sonuç yok
Fenerbahçe, Aston Villa'ya 1-0 mağlup oldu
Minguzzi cinayetinde karar
İstinaf 24'er yılı onadı
Merkez Bankası kararını açıkladı
Yılın ilk faiz kararı belli oldu
Dünyanın gözü Davos'ta
Barış Kurulu için imzalar atıldı
Irak yargısının DEAŞ'lı kararı
Haklarında adli işlem başlatılacak
Libya uçağının ön raporu soruşturma dosyasına girdi
"Motorları çalışır durumda ve yüksek hızla bütün halinde çarptı"
Süleyman Şah Türbesi'ne ilişin açıklama
'Gerekli adımlar atılacak'
Ocak ayındaki 4. artış olacak
Motorine bir zam daha geliyor
ABD'de göçmen politikaları sertleşiyor
Polise, yargıç izni olmadan konutlara girme yetkisi verildi
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.