Avrupa'da yabancı karşıtı partiler yükselişte
Avrupa'ya yönelik sığınmacı akını özellikle Batı Avrupa'da yabancı karşıtı partilerin oy patlaması yaşamasına yol açıyor. Her fırsatta farklı kültürlere hoşgörü ile yaklaştıklarını seslendiren Hollanda, Avusturya ve İsviçre'de yabancı karşıtı partiler iktidarın en güçlü adaylarından biri olarak öne çıkıyor.
Bu partilerin mevcut durumlarını özetleyen ve yükselişte olmalarının neden bu denli bir endişe kaynağı olduğuna dair bazı hatırlatmalar yapmakta fayda var.
Aşırı sağın sayısal yükselişi
Almanya'da ise Müslüman karşıtı PEGIDA hareketinin kazandığı ivmenin açtığı alan sayesinde, "Almanya için Alternatif" (Die Alternative für Deutschland - AfD) isminde, sadece üç yıl önce kurulmuş olan sağcı parti, şimdiden Alman eyalet meclislerinin yarısında sandalyeye sahip.
İtalya'daki göçmen karşıtı Kuzey Ligi (Lega Nord) geçen seneki yerel seçimlerde ciddi oranlarda oy aldı ve bu durum artık Venedik'teki geleneksel tabanıyla sınırlı değil. Hollanda'da Müslüman karşıtı milliyetçi Geert Wilders'in Özgürlük Partisi (PVV) son zamanlarda Hollanda kamuoyu yoklamalarında zirveye tırmanmış bulunuyor. 2014'teki İsveç genel seçimlerinde ise milliyetçi ve göçmen karşıtı İsveç Demokratları (SD) Partisi yüzde 13 oy alarak üçüncü büyük parti oldu.
İsviçre'de ise durum daha da kötü: İsviçre Halk Partisi (SVP) geçen seneki seçimlerde meclisteki 200 sandalyenin 65'ini kazandı. Avusturya'da aşırı sağcı Özgürlük Partisi'nin (FPOe) adayı Norbert Hofer geçtiğimiz Nisan ayında neredeyse cumhurbaşkanı oluyordu. Danimarka'da ise Avrupa'ya şüpheyle yaklaşan Danimarka Halk Partisi (DPP) geçen seneki genel seçimlerden yüzde 21 oyla ikinci olarak çıktı. Göçmen ve Müslüman karşıtı sağcı partiler Kıbrıs, Yunanistan, Finlandiya, Macaristan, Slovakya ve diğer bazı ülkelerde yükselişte. İngiltere'de ise sağcı Birleşik Krallık Bağımsızlık Partisi (UKIP) Avrupa Parlamentosu'ndaki en büyük parti durumunda ve oy çokluğu ilkesine göre işleyen ulusal seçim sisteminde henüz ciddi bir atılım yapamamış olsa da, aldığı oy itibariyle üçüncü parti konumunda.
İslam karşıtlığı tırmandırılıyor
Alman AfD'nin başkanı Frauke Petry, İslâm'ın "Almanya'ya ait olmadığını" ilan etti ve sınır polisine, icap ettiği durumlarda kaçak göçmenleri vurması çağrısında bulundu. Batılı hükümetlerin ve Avrupa'daki ana akım medyanın, bu sağcı partilerin yükselişine yaptığı gizli katkıları incelemek de önemli.
Sözde merkez partiler, seçmenlerini, uzun bir süre boyunca "nasıl olsa bizi destekliyorlar" yaklaşımıyla hafife aldı ve toplumlarında artmakta olan sosyal eşitsizlikleri göz ardı etti. Bu merkez partiler, doğru bir politika izleyerek göçmen nüfusun büyümesine müsaade etti. Ama diğer yandan halklarını, göçmenlerin toplumlara sağladığı faydalar konusunda ikna etmekte başarısız oldular.
Selman Azami/MANCHESTER
















































































