Avrupa’nın en kötü emeklilik sistemi bizde
Marsh ve CFA Institute tarafından yayımlanan 2026 Küresel Emeklilik Endeksi raporu, Türkiye’deki emeklilik sisteminin yapısal krizini gözler önüne serdi. Değerlendirmeye alınan 19 Avrupa ülkesi arasında sonuncu sırada yer alan Türkiye, küresel ligde de "D" kategorisine gerileyerek en riskli ülkeler arasına girdi
26.10.2026 17:10:00
Haber Merkezi
Haber Merkezi





Küresel danışmanlık firması Marsh ile CFA Institute'un ortaklaşa hazırladığı ve dünya genelindeki emeklilik sistemlerini mercek altına alan 2026 Küresel Emeklilik Endeksi (Global Pension Index) raporu yayımlandı. Küresel çapta 55 ülkenin, Avrupa genelinde ise 19 ülkenin incelendiği raporda Türkiye, hem gelir yeterliliği hem de finansal sürdürülebilirlik kriterlerinde sınıfta kalarak Avrupa'nın en kötü emeklilik sistemine sahip ülkesi oldu.
Genel sıralamada 100 üzerinden 46,6 puan alabilen Türkiye, sistem kalitesi açısından en alt basamak olan "D Kategorisi" ülkeler arasında yer aldı.
Raporda ülkelerin emeklilik sistemleri üç ana başlık altında puanlandı. Türkiye'nin karne detayları, sistemin geleceğine yönelik ciddi endişeleri ortaya koydu.
Gelir yeterlilik 46,5 puan. Emekli maaşlarının mevcut hayat pahalılığı ve enflasyon karşısındaki alım gücünü ölçen bu alanda Türkiye, yüksek enflasyonun da etkisiyle Avrupa'nın en düşük skorunu elde etti.
Sürdürülebilirlik 29,4 puan. Sistemin gelecekte de bu maaşları ödeme kapasitesini ve demografik dengesini ölçen bu kriter, Türkiye'nin en zayıf halkası oldu. Doğum oranlarındaki düşüş, erken emeklilik uygulamaları (EYT vb.) ve çalışan nüfusun emekli nüfusu finanse edememesi (aktif/pasif oranının bozulması) bu ölümcül puan düşüşünün ana nedeni olarak gösterildi.
Yönetim ve güvenilirlik 71,0 puan. Türkiye'nin rapordaki tek güçlü kası yasal altyapı oldu. Sistemin hukuki korunması, denetimi ve kurumsal yönetimi geçer not alsa da, finansal yetersizlikler bu başarıyı gölgede bıraktı.
Avrupa kıtasında emeklilik sisteminin "altın standardı" bu yıl da değişmedi. Hollanda (85,8 puan), güçlü devlet emekliliğini zorunlu kurumsal şirket fonlarıyla destekleyerek üst üste dördüncü kez hem Avrupa'nın hem de dünyanın en iyi emeklilik sistemine sahip ülkesi unvanını korudu. Hollanda'yı Danimarka ve İzlanda takip ederek "A Grubu"nun elit üyelerini oluşturdu.
Almanya, Fransa ve Birleşik Krallık gibi büyük ekonomiler "B" kategorisinde (sağlam ve güçlü sistemler) kendilerine yer bulurken; İspanya, İtalya ve Avusturya gibi ülkeler ise mevcut maaş ödemelerinde iyi olmalarına rağmen yaşlanan nüfus nedeniyle "C" (kırılgan) kategorisinde listelendi. Türkiye ise Avrupa kıtasında "D" kategorisinde yer alan tek ülke olarak listenin en sonuna (19. sıraya) demir attı.
Raporda dikkat çekilen bir diğer önemli unsur ise fiili çalışma süreleri oldu. Avrupa genelinde yasal emeklilik yaşları kademeli olarak 65-67 yaş bandına çekilmişken, Türkiye'de kağıt üzerinde yaş sınırı artsa da sahada uygulanan erken emeklilik formülleri nedeniyle fiili emeklilik yaşı Avrupa ortalamasının çok altında kalıyor.
Uzmanlar, az süre prim ödeyip uzun yıllar boyunca maaş alma modelinin hazine üzerindeki yükü artırdığını ve acil yapısal reformlar yapılmazsa sistemin sürdürülemez hale geleceğini vurguluyor.
Genel sıralamada 100 üzerinden 46,6 puan alabilen Türkiye, sistem kalitesi açısından en alt basamak olan "D Kategorisi" ülkeler arasında yer aldı.
Sürdürülebilirlik puanı alarm veriyor: 29,4
Raporda ülkelerin emeklilik sistemleri üç ana başlık altında puanlandı. Türkiye'nin karne detayları, sistemin geleceğine yönelik ciddi endişeleri ortaya koydu.
Gelir yeterlilik 46,5 puan. Emekli maaşlarının mevcut hayat pahalılığı ve enflasyon karşısındaki alım gücünü ölçen bu alanda Türkiye, yüksek enflasyonun da etkisiyle Avrupa'nın en düşük skorunu elde etti.
Sürdürülebilirlik 29,4 puan. Sistemin gelecekte de bu maaşları ödeme kapasitesini ve demografik dengesini ölçen bu kriter, Türkiye'nin en zayıf halkası oldu. Doğum oranlarındaki düşüş, erken emeklilik uygulamaları (EYT vb.) ve çalışan nüfusun emekli nüfusu finanse edememesi (aktif/pasif oranının bozulması) bu ölümcül puan düşüşünün ana nedeni olarak gösterildi.
Yönetim ve güvenilirlik 71,0 puan. Türkiye'nin rapordaki tek güçlü kası yasal altyapı oldu. Sistemin hukuki korunması, denetimi ve kurumsal yönetimi geçer not alsa da, finansal yetersizlikler bu başarıyı gölgede bıraktı.
Avrupa liginin zirvesinde Hollanda var
Avrupa kıtasında emeklilik sisteminin "altın standardı" bu yıl da değişmedi. Hollanda (85,8 puan), güçlü devlet emekliliğini zorunlu kurumsal şirket fonlarıyla destekleyerek üst üste dördüncü kez hem Avrupa'nın hem de dünyanın en iyi emeklilik sistemine sahip ülkesi unvanını korudu. Hollanda'yı Danimarka ve İzlanda takip ederek "A Grubu"nun elit üyelerini oluşturdu.
Almanya, Fransa ve Birleşik Krallık gibi büyük ekonomiler "B" kategorisinde (sağlam ve güçlü sistemler) kendilerine yer bulurken; İspanya, İtalya ve Avusturya gibi ülkeler ise mevcut maaş ödemelerinde iyi olmalarına rağmen yaşlanan nüfus nedeniyle "C" (kırılgan) kategorisinde listelendi. Türkiye ise Avrupa kıtasında "D" kategorisinde yer alan tek ülke olarak listenin en sonuna (19. sıraya) demir attı.
Yaş ve prim çelişkisi krizi büyütüyor
Raporda dikkat çekilen bir diğer önemli unsur ise fiili çalışma süreleri oldu. Avrupa genelinde yasal emeklilik yaşları kademeli olarak 65-67 yaş bandına çekilmişken, Türkiye'de kağıt üzerinde yaş sınırı artsa da sahada uygulanan erken emeklilik formülleri nedeniyle fiili emeklilik yaşı Avrupa ortalamasının çok altında kalıyor.
Uzmanlar, az süre prim ödeyip uzun yıllar boyunca maaş alma modelinin hazine üzerindeki yükü artırdığını ve acil yapısal reformlar yapılmazsa sistemin sürdürülemez hale geleceğini vurguluyor.









































































