logo
26 EKİM 2026

Emanet, imtihan ve tevekkül

26.10.2026 00:00:00
 
Tevekkül kelime olarak 'işi ve sonucu birine bırakmak, vekil edinmek, güvenerek teslim olmak' gibi anlamlara geliyor.

Dini anlamda ise tevekkül, insanın üzerine düşen sebepleri ve çabayı yerine getirdikten sonra sonucu Allah'a bırakması ve O'na güvenmesidir.

Kuran'da onlarca ayette: 'Kararını verdiğin zaman Allah'a tevekkül et'

'İnananlar yalnız Allah'a tevekkül etsinler'

'Allah'a tevekkül et. Vekil olarak Allah yeter'

'Eğer müminlerseniz Allah'a tevekkül edin."

'Onlar, Rablerine tevekkül ederler'

'Biz, Allah'a tevekkül ettik'

'Kim, Allah'a tevekkül ederse, O ona yeter' buyuruyor Yüce Allah (c.c)

Bize düşen hayatın hangi alanı olursa olsun maddi-manevi gereğini yerine getirmek. Sonuç Allah'a aittir.

Tevekkülün kapsama alanı

Hayatın maddi-manevi her alanı dedik. Bu alanı anlayabilmemiz için 'ben neyim, kimim, nereden, niçin geldim, ne yapıyorum ve nereye gideceğim' sorularının cevabını bulmamız ve bilmemiz lazımdır.

Birde emanet başlığı var

Tevekkülü yerine getiremememizin asıl sebebi en sıradan bireyden en yetkiliye kadar hepimizin emanetçi olduğumuzu, emanet taşıdığımızı unutmamızdır, diye düşünüyorum.

Ha! Bu emanetlerde hem maddidir hem de manevidir. Tabi emanet deyince ilk aklıma gelin 'Sakaleyn Hadisidir' ki, zaten işin anahtarı orası olsa gerek!

Sevgili Peygamberimiz Veda Hutbesinde: 'Ben size iki ağır, çok değerli emanet bırakıyorum: Allah'ın Kitabı'nı ve Ehl-i Beytimi. Onlara sarıldığınız sürece benden sonra asla sapıtmazsınız. Bu ikisi Kevser Havuzu'nun başında bana gelinceye kadar birbirinden ayrılmayacaktır' buyurdu.

Bu noktada! Bugün bireysel olarak toplumsal olarak, devlet olarak ve İslam dünyası olarak huzursuz isek paramparça isek işte o iki emanete sarılmadığımız içindir!

Diğer emanetler

Bireyden tepeye doğru gidelim; Canımız emanet, eşimiz emanet, çocuklarımız emanet, sahip olduğumuz mallar emanet, işimiz, makamımız emanet, çalıştırdıklarımız emanet, hükmettiklerimiz emanet, devletimiz emanet, devlet malı emanet, millet emanet, bayrak emanet…

Emanete sahip çıkarsak (ki, Yüce Allah ve Habibi, kesin olarak 'sahip çıkın' buyuruyor) mutlu oluruz, güçlü oluruz. Çıkmaz isek emanetin sahibi onu alır, zelil oluruz, rezil oluruz.

Emanete nasıl sahip çıkacağız?

Tedbir ve tevekkül başlığı yine devrede. Kul olduğunu bileceksin. Emanetlerin hesabının sorulacağı şuurunda olacaksın.

Maddi-manevi eğitimini öğreneceksin. Maddi-manevi sağlığını korumak için tedbirlerini alacaksın. Helal kazanç için çalışacaksın.

Kapitalizme, faizli sisteme teslim olmayacaksın. Adaletle hükmedeceksin. Vatandaşın canını, malını, namusunu Kabe'den kutsal bileceksin, devletin malının canından kıymetli göreceksin, satmayacaksın, zarar görmesine izin vermeyeceksin.

Allah'ın hasımlarını-düşmanlarını (iman etmeyenleri) dost edinmeyeceksin, onların arzu ve isteklerine uymayacaksın. Şeytanın, 'dünyanın düzeni böyle' fısıltısına inanıp, nefsinin 'elimizden bir şey gelmiyor' vesvesesi ile kendini, devletini, milletini ateşe sürüklemeyeceksin.

Bireyden tepeye herkes üzerine düşeni yaptığında tevekkül devreye girecek. Yani; 'Allah'ım, benim gücüm buraya kadar. Bundan sonrasını Sana bırakıyorum' diyeceksin.

Ama bitmedi

Hatalık gelebilir, yokluk gelebilir, fitnelere maruz kalabiliriz, sevdiklerimizi kaybedebiliriz, hatalar yapabiliriz…

Bakara 155 ve 156 ayette Yüce Allah: 'Andolsun ki sizi biraz korku, açlık, mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltmekle imtihan edeceğiz. Sabredenleri müjdele. Onlar, başlarına bir musibet geldiğinde, 'Şüphesiz biz Allah'a aitiz ve şüphesiz O'na döneceğiz' derler.' Buyuruyor.

İşte imtihan! Bu musibetlerle ya Yüce Allah, bizdeki günahları peşin tahsil edip, bizi temizliyor. Ya da derecemizi yükseltiyor.

Bitmedi

Ahir zamanda yaşıyoruz. Haramlar her yeri sarmış. Faiz her kapıya dayanmış. Fuhuş, hırsızlık, gasp, cinayet sıradanlaşmış. Dinsiz dindarlar söz sahibi olmuş. Adalet kaybolmuş…

Peygamber Efendimiz tabiri ile:

'İslamcı kamuflajlı' Deccallar türeyecek; bunlar hakkı batıl, batılı ise hak gösterecekler. Bunların çabalarıyla Ümmet-i Muhammed bölük bölük müşriklere, Hıristiyanlara ve Yahudilere iltihak edecektir (Buhari, Fiten, 26; Müslim, İmaret, 170 ; Ebu Davut, Fiten, 1)

'Müslümanlar, sabah, evlerinden mü'min olarak çıkacak, akşam ise kâfir olarak dönecekler. Dinlerini beş paraya satacaklar" (Müslim, İman, 186).

'Bu deccallare uymaları yüzünden Müslümanlar, birbirlerinin boynunu vuran kafirlere dönecekler'. (Buhari, Fiten, 8).

'Mescitleri şatafatlı ama kalpleri harap olacak; elbiselerine, cüppe-şalvarlarına gösterdikleri ihtimamı, din-iman ölçülerine göstermeyecekler.' (Gümüşhanevî, Ramuz, 2/3768).

'Ahir zamanın ulema taslakları, gök kubbenin altındaki insanların en şerlileri olacaktır. Fitne onlardan baş gösterecek, yine onlara dönecektir." (Gümüşhanevî, Ramuz, 2/3741).

'Bunların lafları güzel, Kur'an okumaları mükemmel olacak; lakin Kur'anın ölçüleri hançerelerinden aşağı inmeyecek; onlar, okun yaydan çıktığı gibi İslam'dan çıkacaklar. Bunlar, insanların en şerlileridir" (Ebu Davud, 31/4765; Müslim, Zekat, 143-148).

E! Ne yapacağız?

'Ey iman edenler! Siz kendinize bakın. Siz doğru yolda olduğunuz müddetçe sapan kimse size zarar veremez. Hepinizin dönüşü Allah'adır. O, yapmakta olduklarınızı size bildirecektir.' (Maide 105)

'Yavrucuğum! Namazı dosdoğru kıl, iyiliği emret, kötülükten sakındır ve başına gelene sabret.' (Lokman 17)

Hz. Muhammed (s.a.a.v): 'Sizden kim bir kötülük görürse onu eliyle değiştirsin. Buna gücü yetmezse diliyle değiştirsin. Buna da gücü yetmezse kalbiyle buğzetsin. Bu ise imanın en zayıf derecesidir'.

'Cihadın en faziletlisi, zalim bir hükümdarın-yöneticinin yanında adalet sözünü söylemektir.' (Ebû Dâvûd 4344)

Sonuç

'Onu beklemediği yerden rızıklandırır. Kim, Allah'a tevekkül ederse, O kendisine yeter. Şüphesiz Allah, emrini yerine getirendir. Allah, her şeye bir ölçü koymuştur.' (Talak 3)

 
Akın Aydın / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.