Değerli dostlar,
Bir bebeğin dünyaya gelişi, bir ailenin en büyük sevinçlerinden biridir. Ancak bu sevinç, beraberinde yeni sorumluluklar ve masraflar da getirir. Beslenme, giyim, sağlık ve bakım ihtiyaçları daha ilk günden başlar. Ailenin ekonomik imkânları yetersizse bu güzel başlangıç, geçim kaygısıyla gölgelenebilir.
Prof. Dr. Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli kapsamında ortaya koyduğu Doğum İkramiyesi projesi, tam da bu soruna köklü bir çözüm getirir. Mesele, doğum yapan anneye bir defaya mahsus para vermekten ibaret değildir. Asıl hedef, aileyi ekonomik güvenceye kavuşturmak, çocuğun sağlıklı şartlarda yetişmesini sağlamak ve anne babanın çocuk sahibi olma kararını ekonomik kaygılardan kurtarmaktır.
Prof. Dr. Haydar Baş, Milli Ekonomi Modeli'nde doğum yapan anneye 15 bin liralık doğum ikramiyesi öngörmüştür.
11 Haziran 2007: BTP projelerinin İstanbul 16. Noterliği'nde tasdik edildiği, tarih ve yevmiye numarasıyla kayda geçirilmişti.
Bu rakam, projenin açıklandığı dönemin ekonomik şartlarına ve satın alma gücüne göre değerlendirilmelidir. Burada esas olan, yalnızca belirli bir miktarın telaffuz edilmesi değil, doğum yapan aileye güçlü bir ekonomik destek sağlanmasıdır.
15 bin lira, her dönemde değişmeden kalacak bir rakam değildir. Ekonomik şartlar, fiyatlar ve ailelerin ihtiyaçları değiştikçe doğum ikramiyesi de artırılacak, desteğin satın alma gücü korunacaktır. Milli Ekonomi Modeli'nin amacı, geçmişte açıklanmış bir rakamı tekrarlamak değil, aileye gerçek anlamda ekonomik güvence sağlamaktır.
Aile bütçesine doğumla birlikte sağlanacak bu güçlü destek, çocuk yetiştirmenin ekonomik yükünü hafifletecek; ailelerin geleceğe daha güvenle bakmasını sağlayacaktır. Doğum ikramiyesi, çocuk maaşı ve aileyi destekleyen diğer sosyal devlet projeleri birlikte uygulandığında çocuk sahibi olmak aileler için ağır bir geçim hesabı olmaktan çıkacaktır.
Bir ülkenin en büyük gücü yalnızca yer altı kaynakları, sanayisi veya sahip olduğu sermaye değildir. Nüfus da millî gücün en önemli unsurlarından biridir. Üretim yapacak, ülkeyi geliştirecek, kültürü ve medeniyeti geleceğe taşıyacak olan insandır.
Ancak nüfusun artması için ailelerin çocuk sahibi olabilecek ekonomik şartlara kavuşması gerekir. Geçim sıkıntısı, barınma masrafları ve çocuk yetiştirmenin maliyeti ailelerin kararlarını doğrudan etkiler. Devlet, aileleri bu yük altında yalnız bıraktığında doğurganlığın artmasını beklemek gerçekçi değildir.
Milli Ekonomi Modeli'nin doğum ikramiyesi ve çocuk maaşı projeleri, bu soruna doğrudan çözüm getirir. Aile bütçesi güçlenecek, çocukların ihtiyaçları güvence altına alınacak, anne babaların gelecek kaygısı azalacaktır. Böylece ailelerin daha fazla çocuk sahibi olabilmelerinin ekonomik zemini hazırlanacak, doğurganlığın artması ve nüfusun güçlenmesi desteklenecektir.
Burada amaç yalnızca nüfus sayısını artırmak da değildir. Önemli olan, sağlıklı, eğitimli, güvenli şartlarda yetişen ve ülkesinin geleceğine katkıda bulunan nesiller yetiştirmektir.
Milli Ekonomi Modeli, sosyal devlet projelerini uygulanamaz vaatler olarak görmez. Prof. Dr. Haydar Baş'ın ortaya koyduğu ekonomik sistem; millî kaynakların değerlendirilmesine, millî para anlayışına ve devletin senyoraj hakkını kullanmasına dayanır. Bu yaklaşımda ülkenin kaynakları, milletin refahını artırmak ve vatandaşların temel ihtiyaçlarını karşılamak için harekete geçirilir.
Doğum ikramiyesi de bu bütünün bir parçasıdır. Çocuk maaşı, ev hanımı maaşı ve vatandaşlık maaşıyla birlikte düşünüldüğünde aileyi ekonomik bakımdan güçlendiren kapsamlı bir sosyal devlet anlayışı ortaya çıkar.
Milli Ekonomi Modeli, aileyi kendi kaderine terk etmek yerine devletin imkânlarını milletin hizmetine sunar. Doğum ikramiyesi her dönemin şartlarına göre artırılacak, ailelerin alım gücü korunacak ve çocuk yetiştirmenin ekonomik yükü hafifletilecektir.
Çünkü yeni bir hayatın başlangıcında aileyi güçlendirmek, yalnızca bugünün ihtiyaçlarını karşılamak değil, milletin geleceğini güvence altına almaktır. Güçlü aile, güçlü nüfus; güçlü nüfus ise güçlü Türkiye demektir. Vesselam…
Bir bebeğin dünyaya gelişi, bir ailenin en büyük sevinçlerinden biridir. Ancak bu sevinç, beraberinde yeni sorumluluklar ve masraflar da getirir. Beslenme, giyim, sağlık ve bakım ihtiyaçları daha ilk günden başlar. Ailenin ekonomik imkânları yetersizse bu güzel başlangıç, geçim kaygısıyla gölgelenebilir.
Prof. Dr. Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli kapsamında ortaya koyduğu Doğum İkramiyesi projesi, tam da bu soruna köklü bir çözüm getirir. Mesele, doğum yapan anneye bir defaya mahsus para vermekten ibaret değildir. Asıl hedef, aileyi ekonomik güvenceye kavuşturmak, çocuğun sağlıklı şartlarda yetişmesini sağlamak ve anne babanın çocuk sahibi olma kararını ekonomik kaygılardan kurtarmaktır.
Rakamın ötesinde bir sosyal devlet anlayışı
Prof. Dr. Haydar Baş, Milli Ekonomi Modeli'nde doğum yapan anneye 15 bin liralık doğum ikramiyesi öngörmüştür.
11 Haziran 2007: BTP projelerinin İstanbul 16. Noterliği'nde tasdik edildiği, tarih ve yevmiye numarasıyla kayda geçirilmişti.
Bu rakam, projenin açıklandığı dönemin ekonomik şartlarına ve satın alma gücüne göre değerlendirilmelidir. Burada esas olan, yalnızca belirli bir miktarın telaffuz edilmesi değil, doğum yapan aileye güçlü bir ekonomik destek sağlanmasıdır.
15 bin lira, her dönemde değişmeden kalacak bir rakam değildir. Ekonomik şartlar, fiyatlar ve ailelerin ihtiyaçları değiştikçe doğum ikramiyesi de artırılacak, desteğin satın alma gücü korunacaktır. Milli Ekonomi Modeli'nin amacı, geçmişte açıklanmış bir rakamı tekrarlamak değil, aileye gerçek anlamda ekonomik güvence sağlamaktır.
Aile bütçesine doğumla birlikte sağlanacak bu güçlü destek, çocuk yetiştirmenin ekonomik yükünü hafifletecek; ailelerin geleceğe daha güvenle bakmasını sağlayacaktır. Doğum ikramiyesi, çocuk maaşı ve aileyi destekleyen diğer sosyal devlet projeleri birlikte uygulandığında çocuk sahibi olmak aileler için ağır bir geçim hesabı olmaktan çıkacaktır.
Aile güçlenecek, nüfus artacak
Bir ülkenin en büyük gücü yalnızca yer altı kaynakları, sanayisi veya sahip olduğu sermaye değildir. Nüfus da millî gücün en önemli unsurlarından biridir. Üretim yapacak, ülkeyi geliştirecek, kültürü ve medeniyeti geleceğe taşıyacak olan insandır.
Ancak nüfusun artması için ailelerin çocuk sahibi olabilecek ekonomik şartlara kavuşması gerekir. Geçim sıkıntısı, barınma masrafları ve çocuk yetiştirmenin maliyeti ailelerin kararlarını doğrudan etkiler. Devlet, aileleri bu yük altında yalnız bıraktığında doğurganlığın artmasını beklemek gerçekçi değildir.
Milli Ekonomi Modeli'nin doğum ikramiyesi ve çocuk maaşı projeleri, bu soruna doğrudan çözüm getirir. Aile bütçesi güçlenecek, çocukların ihtiyaçları güvence altına alınacak, anne babaların gelecek kaygısı azalacaktır. Böylece ailelerin daha fazla çocuk sahibi olabilmelerinin ekonomik zemini hazırlanacak, doğurganlığın artması ve nüfusun güçlenmesi desteklenecektir.
Burada amaç yalnızca nüfus sayısını artırmak da değildir. Önemli olan, sağlıklı, eğitimli, güvenli şartlarda yetişen ve ülkesinin geleceğine katkıda bulunan nesiller yetiştirmektir.
Kaynak var, çözüm Milli Ekonomi Modeli'nde
Milli Ekonomi Modeli, sosyal devlet projelerini uygulanamaz vaatler olarak görmez. Prof. Dr. Haydar Baş'ın ortaya koyduğu ekonomik sistem; millî kaynakların değerlendirilmesine, millî para anlayışına ve devletin senyoraj hakkını kullanmasına dayanır. Bu yaklaşımda ülkenin kaynakları, milletin refahını artırmak ve vatandaşların temel ihtiyaçlarını karşılamak için harekete geçirilir.
Doğum ikramiyesi de bu bütünün bir parçasıdır. Çocuk maaşı, ev hanımı maaşı ve vatandaşlık maaşıyla birlikte düşünüldüğünde aileyi ekonomik bakımdan güçlendiren kapsamlı bir sosyal devlet anlayışı ortaya çıkar.
Milli Ekonomi Modeli, aileyi kendi kaderine terk etmek yerine devletin imkânlarını milletin hizmetine sunar. Doğum ikramiyesi her dönemin şartlarına göre artırılacak, ailelerin alım gücü korunacak ve çocuk yetiştirmenin ekonomik yükü hafifletilecektir.
Çünkü yeni bir hayatın başlangıcında aileyi güçlendirmek, yalnızca bugünün ihtiyaçlarını karşılamak değil, milletin geleceğini güvence altına almaktır. Güçlü aile, güçlü nüfus; güçlü nüfus ise güçlü Türkiye demektir. Vesselam…
Uğur Kepekçi / diğer yazıları
- Doğum İkramiyesi: Yeni bir hayata başlarken ailenin yanında olmak / 26.10.2026
- Çocuk Maaşı: Her çocuk toplumun geleceğidir / 25.10.2026
- Ev Hanımı Maaşı: Evin içindeki emek görülmeli / 24.10.2026
- Vatandaşlık Maaşı: Her vatandaşın hakkı / 23.10.2026
- Yoksullukla mücadele ‘sosyal devlet’in sorumluluğu / 22.10.2026
- Gençler gelecek kurmakta neden zorlanıyor? / 21.10.2026
- Borç sarmalı: İnsan geçinmek için borçlanıyor / 20.10.2026
- Geçim sıkıntısı aileyi nasıl etkiliyor? / 19.10.2026
- Geçim derdi insanı yalnız ve çaresiz bırakmamalıdır / 18.10.2026
- İnsan kendisine ayna tutabilmeli / 17.10.2026
- Çocuk Maaşı: Her çocuk toplumun geleceğidir / 25.10.2026
- Ev Hanımı Maaşı: Evin içindeki emek görülmeli / 24.10.2026
- Vatandaşlık Maaşı: Her vatandaşın hakkı / 23.10.2026
- Yoksullukla mücadele ‘sosyal devlet’in sorumluluğu / 22.10.2026
- Gençler gelecek kurmakta neden zorlanıyor? / 21.10.2026
- Borç sarmalı: İnsan geçinmek için borçlanıyor / 20.10.2026
- Geçim sıkıntısı aileyi nasıl etkiliyor? / 19.10.2026
- Geçim derdi insanı yalnız ve çaresiz bırakmamalıdır / 18.10.2026
- İnsan kendisine ayna tutabilmeli / 17.10.2026























































