logo
21 MAYIS 2026

Ayağımızı denk alalım

29.11.2011 00:00:00
Dersim konusu ısıtılarak önümüze konmaya devam ediyor. Genç Cumhuriyetin kuruluş dönemlerinde meydana gelen olaylarda devletin tavrı, bu yeni Cumhuriyetin devamını sağlamaya yöneliktir. Ve doğrudur.  Yapılan devlete karşı isyan hareketidir. Ve alınan tedbirlerle bastırılmıştır. Devletin bekasını garanti altına alan böyle bir hareket tartışmaya açılamaz. Ancak burada üzerinde durulabilecek konu "doz aşımı" meselesidir. Yani, silahlı direniş bastırılırken haddinden fazla kişi öldürülmüşse yanlış olan budur. Bu tartışılabilir. Yoksa, devletin direnişe müdahalesi hukuk açısından sorgulanamaz.  Siz eğer tarihe mal olmuş bu müdahaleyi, oradaki vatandaşlarımıza katliam yapıldığı noktasına taşırsanız, geçmişinizi karalamış olursunuz. Bu iş, bugün sıkça gündem edilen "soykırımı kabul" meselesine kadar gider. Bedeli de ağır olur.    Biz 80 sene önce meydana gelen bir isyan hareketini, bugünlerde yine dillendirilen başka bir olayla birleştirmek istiyoruz. Geçtiğimiz haftalarda Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy, "Ermeni soykırımı yoktur demek suçtur" şeklinde bir yasa tasarısından bahsetti.  Bilindiği gibi Fransızlar Ermeni meselesinde çok hassastır. Hatırlanacaktır, "Ermeni soykırımını inkar edenlere ceza verilmesini öngören" yasa tasarısı Fransız Parlamentosundan geçtikten sonra geçtiğimiz Mayıs ayında Fransız Senatosunda reddedilmişti. Şimdi devlet başkanlığı seçimleri öncesinde bir kez daha "Ermeni soykırımı yoktur" demeyi suç haline getirmeye çalışıyorlar. Türkiye, henüz Batıyı, tarihi belgelerle sabit olmasına rağmen, Ermenilere soykırım yapmadığına ikna edebilmiş değilken, kendi tarihçimizin, siyasimizin, vatandaşımızın iradesiyle kabul ettiği başka bir soykırım oyunu ile karşı karşıyadır.  Ermenilerin  "4T" formülü yani "tanıtım, tanınma, tazminat ve toprak" talepleri, Osmanlı arşivlerini açmamıza, resmi belgeleri ortaya koymamıza rağmen halen devam etmektedir. Hal böyle iken, kendiliğimizden kabul edeceğimiz bir "Dersim katliamı", yeni talepleri ile başımızı ağrıtabilir. Bütün bu gelişmeleri göz önüne alarak, siyasetin milletin menfaati yönünde tavır belirlemesi, ortak zeminde devleti milleti ile barıştırması gerekir. Siyasetten beklenilen de budur. Olayları kaşıyarak niçin bunlar gündeme geliyor sorusunu sıkça sorduğumuz bu günlerde, devleti "insanlara hürriyet veriyoruz" adı altında parçalamaya teşebbüs etmek, altından kimsenin çıkamayacağı bir sonuca gitmektir ki, o zaman neyin ne olacağı hiç de belli olmaz. Dikkat edelim, ayağımızı denk alalım.
 
Prof. Dr. Ali Ünal Emiroğlu / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.